Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Yarpuz - Mentha pulegium ve Tüm Yarpuz Çeşitleri

Yarpuz - Mentha pulegium ve Tüm Yarpuz Çeşitleri — 1
1 / 1
Serbest metin
Nemmâm / Sîsenber / Marsama (Yarpuz / Mentha pulegium)
Fûdenc-i Nehrî, Necm, Feleskun (Filiskun), Pûzîne, Pûnyâ, Bûdine, Bûdenc, Galicen, Sa'ter, Habakü'l-ma', Habakü't-timsah, Irmak yarpuzu, Büyük kekik, Baklatel ades, Pulejyum, Mezâdis, Hizâram, Necmâ, Sâlâyî, Zavmurân, Kûnyâşâ, Kâlmînî, Sefînuh, Agristas, Filiskunî, Pâpânasgîn, Pulî, Pulec, Buhra, Öregânô, Ôrîgân, Pulce, Agre, Bugarez, Seyâh: Mentha pulegium (Su / Nehir Yarpuzu)
Fûdenc-i Cebelî, Mânte-i cebelî, Tag yarpuzu, Bûdine-i kûhî, Maşkataram mişigi, Maşkataram mişigi zür, Tarâgûrîgâlîs, Karşiyâtûrâ, Sinhiyâ rulûsî, Gıleyçun, Ôrîgânûs vûnî, Ôrîgânûsî agriyâ, Ôrîgânûm laventâyne, Fulleyâ, Feresk: Clinopodium nepeta (Dağ Yarpuzu)
Fûdenc-i Berrî, Gâlihûn (Gâliçun), Yaban yarpuzu, Yaban nanesi, Celencûne, Sa'ter-i fârisî, Zafîrâ, Guleycîn, Pûzîne-i sahrâyî, Müşk-i tarâmşî', Belâne, Kûsâlây, Agriyâ rôgnû, Terrâgû rîgânô: Calamintha / Origanum vulgare / Mentha arvensis (Yaban Yarpuzu)
Füzenecü'l-biş: Zehirli Yarpuz Sınıfı, Aconitum olması ihtimaller dahilinde ancak çok düşük bi ihtimal.
Hamâhim, Habak-ı Nabatî, Habak-ı bostânî, Yassı yapraklı yarpuz, Reyhânü'l-hamâhim, Bostan-efruz, Beg börki çiçeği, Duhhü'l-emîr, Dühnü'l-hamâhim, Hamâmâ, Benâfûtis, Semnâfiyûn: Mentha / Ocimum Varyasyonları (Bostan Yarpuzu)
Merv, Mars, Mirres, Habakü'ş-şüyûh, Berhüfânec, Hurunbâs, Marmâhûr, Mürr-i mâhûz, Merv-i telh, Darma, Darmek, Erde-şîr-dârû, Erde-şîrân, Merv-i hâmân, Mahat, Eşmûsâ, Mervvâ, Dâmiren, Semûsâ, Setûrdenis, Mâlselûkun, Mîrâsîre, Agriyûşa, Rûye, Ûsûbûz: Salvia / İri Mentha Varyasyonları (Kocalar Yarpuzu)

◈ Ne Olduğu: Onun bir sınıfı nehirde yetişen (nehri) ve diğer sınıfı dağda yetişen (cebeli) olur, tadı züfa tadına ve yaprağı züfa yaprağına benzer. Ve yarpuzun (fûdencin) diğer bir sınıfı dahi olur ki ona galihün denir ve bu ismin imlası nüshalarda muhteliftir. Ve yarpuzun dördüncü bir sınıfı dahi vardır ki ona füzenecü'l-biş derler ve onun kuvveti diğer sınıfların kuvveti gibidir, yakıcı (hırrif) olur ve şarabının kuvveti kekik (haşa) şarabının kuvveti gibidir. Ve yarpuz latif (hafif/ince) cevherdir ve dağda yetişeni (cebelisi) suda yetişeninden (nehrisinden) daha kuvvetlidir (akvadır).
Havası (Özellikleri): Keskinliği (hiddet) ve acılığı (merareti) hasebiyle kuvvetlice inceltir (kaviyyen teltif eder) ve hususan yabani yarpuzda (füzenec-i berride) inceltme daha çok olur ve kezalik yarpuz kızartıcı (muhammir) ve yara açıcıdır (mukarrihtir) ve tek başına (vahdehu) içilse teri idrar eder (söktürür) ve şiddetli sıcaklık ile ısıtır bedenin derinliğinden çekmesi hasebiyle ve keser (kat' eder) ve kurutur ve cidden ısıtır.
Zineti: Yarpuz ve hususan tazesi (tarisi) şarap ile pişirilip yakı (dimad) olunsa bedenden siyah izleri (asar-ı südu) ve göz altında meydana gelen kan morluklarını (kühbe-i demi) giderir ve yok eder.
Çıbanlar ve Yaralarda: Dağ yarpuzu (cebelisi) baş yaralarına (şücuc) ve fıtıklara faydalı olur. Ve dağ yarpuzunun pişirilmiş suyu ile kaşıntı (hikke) ve uyuza bağlı kaşıntısı (cereb) olanlar yıkanır (istihmam eder).
Eklem Aletlerinde: Onun pişirilmiş suyunu (tabihini) içmek kas etlerinde ve etrafında olan eziklere/kırıklara (radda) faydalı olur ve onun ile siyatik (ırku'n-nesa) üzerine yakı olunur ve o yakı cildi yakar ve uzvun mizacını değiştirir ve eziyet veren maddeleri (mevadd-ı müziyeyi) bedenin derinliğinden çeker ve ondan sonra peynir suyu (ma-ı cübn) dahi bir kaç gün peş peşe (mütevaliyen) içilse fil hastalığı (daü'l-fil) ve varis (devali) hastalıklarına dahi faydalı olur. Ve yarpuz sınıflarından galihün sınıfı içilse kasılmaya (teşennüce) faydalı olur ve onunla gut hastalığı (nikris) sürülür (tıla olunur) ve tütsüsü (tebhiri) dahi faydalıdır. Ve yarpuz içmek cüzzama faydalı olur velakin o menfaati yalnız tahlil etmesiyle (dağıtmasıyla) olmaz belki tahlilinden başka kesmesiyle (takti'i) ve inceltmesiyle (teltifi) dahi faydalı olur.
Baş Organlarında: Yarpuzun bitki suyu (usaresi) kulak kurtlarını öldürür (katl eder) ve onda baş ağrısı (tasdi') vardır. Ve dağ yarpuzu ağız yaralarına (kurüh-ı feme) faydalıdır ve fazlalıkları (fudülü) iki burun deliğinden (munhureynden) indirir. Ve galihün yakıcılığı (harafeti) ile diş etini (liseyi) sertleştirip muhkem eder (şedd eder).
Nefes Organlarında: Yarpuzun pişirilmiş suyu nefes darlığına (intisab-ı nefese) faydalıdır ve göğüste olan koyu (galiza) ve yapışkan (lezice) hıltları (maddeleri) çıkarmaya yarpuz kuvvetli olur, hususan kil (tin) ile yenirse kuvveti daha çok olur ve kaburga ağrısına (veca-ı adla'a) dahi faydalı olur ve dağ yarpuzunun o fiilleri diğerinden daha kuvvetli olur ve zikrolunan faydalar galihunda dahi mevcuttur. Ve galihün üzerine sirke saçılarak yakın zamanda o dağıtılmış/çözülmüş (muhallel) hali alınıp ve koklanılsa bayılan kimselerin (ashab-ı gaşye) ayılmasına (ifakatine) sebep olur. Ve füzenec-i biş kalp çarpıntısına (hafakana) faydalı olur.
Gıda Organlarında: Şehvet azlığına (iştahsızlığa) ve mide zayıflığına faydalı olur hususan yabani olanın (berrinin) faydası daha çok olur ve hıçkırığa (füvaka) dahi faydalıdır. Ve yarpuz tıkanıklıkları açması (teftihi) ve inceltmesi (teltifi) hasepleri ile sarılığın (yerekanın) safravi ve sevdavi olanlarına cemi'an faydalı olur, pişirilmiş suyu (tabihi) dahi o illete faydalıdır. Ve pişirilmiş suyu ile sarılık için yıkanılır (istihmam olunur) ve istiskaya (Ödem, şişkinlik ve benzeri durumlara yol açan, çeşitleri olan bir hastalık, ayrıntı için "istiska" bölümümüze bakılsın) dahi faydalı olur ve kil (tin) ile yenilse yemeğe iştah getirir ve haşlanmış suyu (sülakası) sarılığa faydalıdır. Ve galihün mide bulantısını (gaseyani) sakin eder. Ve yarpuzdan balmumu merhemi (ma'a'l-kayrüti) ile dalak üzerine yakı olunup dalağı zayıflatır/küçültür (ıdmar eder) ve füzenec-i biş dahi onun gibidir ve mideden olan kalp çarpıntısına (hafakanmi'adiye) ve iç sıkıntısına (kerbe) ve bulantıya (gaseyana) onun menfaati şiddetli olur.
Nefz (Atım) Organlarında: Pişirilmiş suyu idrar söktürür (bevli idrar eder) ve bağırsak sancısına (mags) ve koleraya/kusmalı ishale (heydaya) faydalı olur ve olduğu gibi (ala-halihi) dövülse (dakk olunsa) veyahut pişirilip içilse rahimde olan cenini katleder (düşürür) ve hayzı idrar eder (söktürür) ve bazı kere dahi balgamı kusturur (takyi' eder). Ve bazıları dediler ki bahçe yarpuzu (füzenec-i ehli) cinsel gücü (bahı) keser hususan yabani olanın (berrinin) cinsel gücü (bahı) kesmesi daha çok olur ve ihtilamı men eder. Ve yabani yarpuz (füzenec-i berri) karnı iyi bir ishal (ıtlak-ı salih) ile yumuşatır (ıtlak eder) ve rahime faydalı olur ve kurtları (didanı) hususan küçük kurtları öldürür. Ve dağ yarpuzu (cebeli olan fütenec) kara safra (mirar-ı esvedi) ishal eder ve o bahçe yarpuzundan (fütenec-i ehliden) içilen miktar on sekiz kirattır, cüllab ile içilir. Ve yabani yarpuzun bir sınıfı dahi bu fiili işler. Ve bilcümle yarpuz sınıfları sirke (hall) ile ve azıcık kaynatılmış şıra (yesir meyfuhtec) ile karıştırılsa (halt olunsa) daha kuvvetli (akva) olur. Ve onu kullanmakta sevap (doğru olan) budur ki yarpuz ezilip (sahk olunup) su ile ve tuz ile karışmış (memzüc) olan sirke üzerine serpilip (nesr olunup) içile. Ve galihün denmekle bilinen yarpuz idrar yoluyla (tarik-i bevlden) safravi fazlalıkları (fudül-i safraviyi) çıkarır ve yabani yarpuz bu fiillerin tamamını işler.
Hummalarda (Sıtmalarda): Titreten sıtma (nafız) için yarpuzun pişirilmiş suyu içilir ve kezalik içinde yarpuz olan yağ ile ovulur (temrih olunur).
Zehirlerde: Yarpuz içilse veyahut onunla yakı olunsa zehirli böceklerin sokmasına (nehş-i hevamma) faydalı olur ve onunla ısırılan yere sürülse dağlama (keyy) mecrasına cari olur; öldürücü zehirlerin (sümüm-ı kattale) isabetinden önce şarap ile içilse zararını def eder. Ve yaprağı ile yağlanmak veya yaprağını yere sermek böcekleri (hevamı) def eder. Ve yabani yarpuz akrep sokmasına (lez'-i akaribe) iyi (ceyyid) olur. Ve dağ yarpuzunun haşlanmış suyu (sülakası) pişirilmiş su/şıra (maa'l-matbuh) ile içilse yırtıcı hayvanların ısırmasına (add-ı siba'a) faydalıdır.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

◈ Yarpuz denen yaban nanesidir. Akciğer (öyken) hastalığına ve öksürük ile nefes darlığı (zıykü'n nefes) durmak ve solumak türünden olan hastalıklara devadır. Hemen erişince bal ile veyahut tuzla döküp içireler şifa bula.
[Risale fi't-Tıbb]

◈ Eğer yarpuzun (püzinenin) kurusunu dövüp şekerle yese, kaygısını ve gönül darlığını giderip sevinç (şadlık) getire. Eğer püzinenin kurusunu dövüp şekerle yeseler, her ne denli gam ve gussa ve gönül darlığı varsa sevince tebdil ola. Eğer yarpuz suyunu sirkeyle karıştırıp aklı gitmişken (zail olmuşken) burnuna damlatsalar, aklı gele.
[Havabi Risale fi't-Tıbb]

◈ Akıl zail olması bölümü: İmdi her kim yarpuz suyunu bir miktar sirke ile karıştırıp (mahlat edip) burnuna damlatsalar akla faydalıdır.
[Hukema-yı Tertib-i Mualice]

◈ Yarpuz (füdenc) dedikleri ot ve suda biten yarpuza nehir yarpuzu (füdenc-i nehr) derler. Hipokrat'ın (Bukrat) sözü üzere tabiatı üçüncü derecede sıcak ve kurudur, iyisi taze ve yeşil olmaktır. Eğer bunu peynir suyu (maü'l-cübn) ile birkaç gün peş peşe içseler saçkıran (daü's-sa'leb) ve varis (tevali) dedikleri baldırda olan hastalıklara faydalıdır ve pişmiş suyu nefes darlığına (intisab-ı nefese) faydalıdır. Eğer bayılmış kişiye sirke ile kokutsalar aklı gele, dirile. Hastanın bileğine ve pazusuna sirke ile sıcak edip bağlasalar anında (fi'l-hal) terleye, amma hastanın başlangıç günlerinde koymak olmaz, kriz (buhrani) günlerinde gerektir ki bahane ile anında terleye. Eğer ağızda çiğneseler sarımsak kokusunu giderir ve dalağa dahi faydalıdır. Bunun şerbet miktarı bir dirhemden üç dirheme varınca caizdir, ziyadesi böbreğe ziyan eder ve cinsel gücü (bahı) keser, ancak kitre (kesira) zararını giderir. İbn Baytar'ın sözü üzere kurusunu ezip (sahk edip) diş diplerine sürseler muhkem edip ve pişirip suyunu kaşıntıya (giciyiğe) vursalar giderir.
[Tuhfetü'l-Erib]

◈ Berhüfanec: Yarpuz (merv) çeşidindendir yani yarpuzdur demişler. İki çeşit olur. Bir çeşidi güzel kokar, marmahür derler. (Önceki/sonraki bölümde bir miktar zikrolunmuştur).
Celencüne: Yarpuzdur. Fars kekiği (Sa'ter-i farisi) derler.
Habak: Çiçek ve rayihalı ota dahi derler. Amma bu hususta yarpuza habak derler. Farsçada füdenc ve Şiraz'da pünya ve bazı Farslar püzine derler.
Habakü'l-ma': Su kenarında olan yarpuzdur. Nehir yarpuzu (Fütenc-i nehri) derler ve Mısır'da timsah fesleğeni (habakü't-timsah) derler. Bazıları timsah balığı Nil'den çıkıp bundan yer, o sebeple eti gayet sıcak olur derler. Amma bazıları habakü't-timsah değildir, cim ile cabakü't-timsacdur derler.
Habak-ı nabati: Küçük yapraklı fesleğendir demek isterler. Bazıları küçük yapraklı yarpuzdur derler. İbni Baytar'ın sözü üzere reyhanü'l-hamahimdir. (İhtiyarat kavli üzere) hamahim, bahçe yarpuzudur (fudenc-i bostanidir).
Hurunbas: Yarpuz çeşidindendir. Marmahür derler.
Zadc: Bazıları yemen baklasıdır (bakla-ı yemani) derler. Bazıları yarpuzdur derler.
Taragürigalis: Dağ yarpuzudur.
Zafira: Zafir dahi derler bir ottur. İbni Baytar'ın sözü üzere bu ot yaban yarpuzudur dediler.
Gaga: Yarpuzdur.
Guleycin: Yaban yarpuzudur.
Füdenc (Yarpuz): Türkçede yarpuz çeşididir; ırmak yarpuzu derler; büyük kekik dahi derler. Yarpuz üç çeşit olur. Bu çeşidine iri yapraklı kekik dahi derler, bu çeşidi nehirde olandır (nehridir). Bir çeşidi yabanidir (berridir) ve bir çeşidi dahi dağlıktır (cebelidir). Hipokrat'ın (Bukrat) sözü üzere tabiatı üçüncü derecede sıcak ve kurudur, iyisi taze ve yeşil olmaktır. Eğer bunu peynir suyu (maü'l-cübn) ile birkaç gün peş peşe (mütevaliyen) içseler fil hastalığına (daü'l-file) ve varis (tevali) dedikleri baldırda olan hastalıklara faydalıdır ve pişmiş suyu nefes darlığına (intisab-ı nefese) faydalıdır. Eğer bayılmış kişiye sirke ile kokutsalar aklı gele ve terleme hastasının bileğine ve pazusuna sirke ile sıcak edip bağlasalar anında (fi'l-hal) terleye, amma hastanın başlangıç günlerinde koymak olmaz, kriz (buhrani) günlerinde gerektir ki bahane ile anında terleye ve doluluk (imtila) çeşitlerine yemeğe katsalar hazma yardımcı (mu'in) olur ve doluluğu men eder derler ve pişmişini içseler ve yağı ile yağlansalar titreten sıtmaya (humma-yı nafızaya) dahi faydalıdır ve canavarlar ısırdığına yakı eyleseler faydalıdır ve şarapla içseler öldürücü zehirleri (sümüm-ı kattaleyi) def eder. Bunun yaprağının dumanı (tütünü) dahi ısırıcı canavarları dağıtır. Eğer ağızda çiğneseler sarımsak kokusunu giderip ve dalağa dahi faydalıdır. Eğer şarapla pişirip cüzzama sürseler faydalıdır. Ve bunun şarabını ederler, kuvveti kekik (haşa) şarabı kuvveti gibidir. Bunun şerbet miktarı bir dirhemden üç dirheme varınca caizdir, ziyadesi böbreğe ziyan eder ve cinsel gücü (bahı) keser, ancak kitre (kesira) zararını giderir. İbni Baytar'ın sözü üzere eğer bunu bal ile içseler mideden artık hıltları çıkara ve suyla ve sirke ile içseler gönül döndüğünü (mide bulantısını) gidere ve mide yanmasına (göyündüğüne) fayda ede ve sevdavi koyu (galiz) hıltları ishal ede. Eğer kurusunu ezip (sahk edip) diş diplerine sürseler muhkem ede. Eğer guta (nikrise) kararınca nice kere vursalar gayet fayda ede ve balmumu merhemi (müm-ı kirüti) ile siğillere vursalar koparır ve dalağa sirke ile vursalar giderir ve pişirip suyunu kaşıntıya (giciyiğe) vursalar giderir. Suyuna avrat otursa rahim katılarını ve yellerini giderir. Bu cins yarpuz kurutucudur ve yıkayıcılığı/temizleyiciliği (cilası) vardır ve incelticidir (mülattıfdır) ve kesicidir (mukattı'dur). Eğer yaprağını ballı su (maü'l-asel) ile içseler Muhammed Temimi'nin sözü üzere teri idrar eder (söktürür) ve yan başı ağrılarına zeytinyağı ile pişirip sürseler ve siyatik (ırku'n-nisa) üzerine dahi fayda eder, ziyade menfaatlidir ve ayaklar yarığına pişmiş suyuna ayağını birkaç defa soksalar yarıklarını giderir. Eğer bir miktarını buğday unuyla ve azıcık maya (hamir) ile pişirip ekmek gibi yedirseler bel ağrısına (zahire) faydalıdır. Eğer aşağısından lavman (şaf) gibi götürseler (vajinal fitil veya lavman yoluyla) menfaat verir. Bedende dahi ne kadar sevdavi izler (asar) var ise şarapla vursalar giderir ve göz altında olan gök (morluk) alameti dahi giderir ve eğer yarpuz şarabını evvel içseler ağılar (zehirler) kar etmeye. Şarabı tohumundan ve yaprağından olur, evvel yarpuz yiyip üzerine süt içseler fil hastalığına (daü'l-file) faydalıdır. Takvim'in sözü üzere saraya ve burun kokusuna bitki suyu (usaresi) faydalıdır. Sancıya ve sarılığa ve istiskaya (Ödem, şişkinlik ve benzeri durumlara yol açan, çeşitleri olan bir hastalık, ayrıntı için "istiska" bölümümüze bakılsın) ve idrar zorluğuna (usr-ı bevle) ve hıçkırığa (ınçkıruğa) dahi faydalıdır. Bunun bedeli acı yavşandır (ca'dedir).
Füdenc-i cebeli: Dağ yarpuzudur Türki. Dağ yarpuzunun yaprağı küçük olur ve nehir yarpuzundan kuvvetlidir. İyisi taze ve kokusu keskin olmaktır, tadı züfaya benzer ola. İki çeşit olur. Bir çeşidine habak derler ve filcümle İhtiyarat'ın sözü üzere dağlı (cebeli) çeşidi dahi iki çeşittir. Bir çeşidine kekik (haşa) derler ve bir çeşidine felfelmün derler. Ve bir çeşidi dahi iki çeşit olur, bir çeşidine müşk-i taramşi' derler ve bir çeşidine dahi yaban yarpuzu derler ve Farsçada püzine-i sahrayi derler. Bunun iyisi dağlı (cebeli) çeşididir. Tabiatı üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Takvimü'l-Edviye'nin sözü üzere dördüncü derecenin evvelinde sıcak ve kurudur, kuvvetli inceltmesi (taltif-i kaviyyesi) vardır. Ve ağız kokusuna ve cüzzama faydalıdır ve Hipokrat'ın (Bukrat) sözü üzere başta meydana gelen illetlere faydalıdır ve zihni kuvvetli eder. Eğer yonca (iklilü'l-melik) ile kaynatıp sevdavi vesvese ve bunaltıları (vesvas-ı sevdavileri) olanların başına suyunu dökseler faydalıdır, amma gayet hareket eylediği zamanda dökeler. Dioscorides'in sözü üzere eski ciğer ağrılarına hususan delik delik olmuş ciğere (kebed-i mütesakkıb) faydalıdır. Fules'in sözü üzere öldürücü (katil) devaların mizacını ıslah eder ve bedeni kuvvetli (kavi) eder. Eğer kara boya (kulkand) ile ve bal ile macun gibi karıştırıp makat (mak'ad) üzerine koysalar basurlara (bevasire) ve fistüllere (nevasire) faydalıdır.
Füdenc-i berri: Yaban yarpuzudur. Fiili ve faydası dağ yarpuzu gibidir.
Necm: Bazıları ayrık çeşidindendir demişler, amma değildir. Asıl sahih feleskun budur Türki. Bazıları bu ot ayrık yani sil otu çeşididir dediler, amma değildir. Bu ot feleskundur, yarpuz ve nane gibi kokar. Bunun yabani (berri) çeşidine yabani tohum (tohm-ı berri) derler, müşk-i taramşi' dedikleri ottur. Geldik maksadımız olan necme, tabiatı sıcak ve kurudur amma Ebu Cerih'in sözüne göre soğuk ve kurudur. Erjicanis'in sözüne göre kanlı yaraları yapıştırır ve sıcak şişlere dahi fayda eder. Razi'nin sözü ve Takvimü'l-Edviye'nin sözü üzere bunun pişirilmiş suyu mesane ve böbrek taşlarını çıkarır ve bunun tohumu idrar söktürür ve hayzı indirir ve tabiatı bağlar ve bel ağrısına (zur) ve safralı ishale faydalıdır. Fules ve Erbiyasus'un sözü üzere bunun tohumu ve kökü kusmayı (kay') men eder ve tohumu mideye uygundur (salihdir) ve kökünün pişirilmiş suyu mesane çıbanlarına faydalıdır ve bitki suyu (usaresi) içeride maddeleri çeker (celb eder) ve kuvvet verir. Habak diye ilk başta çiçeği demiştik. Rum ve Firenk kitaplarında kadimden habak lafzını yabani fesleğen türüne derler. Ve bir lisan üzere dahi yaban fesleğeni feleskun otuna derler ki ferenc-müşk ve berenc-müşk derler.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Frenkçede sisenbörö, Arapçada nemmam, Farsçada sisenber, Türkçede marsama. Tabiatı hararet kuruluğu birinci derecededir, üçüncü dereceye dahi varır demişler. Faydası: Eğer zikrolunan otun tohumunu dövüp sidiği damla damla gelen kimselere bir uygun su ile içirseler sidiği tutup ve ağrısını sakin eder. Eğer zikrolunan otun yaprağını kaynatıp içseler böbrek ve mesane ağrılarını ve bağırsaklarda olan ağrıları sakin eder ve kusmayı engeller ve yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yelleri çözer/eritir(tahlil eder) ve bedenin içinde olan kurtları kırar ve mesanede olan taşı eritir ve çıkarır. Eğer zikrolunan otu damıtıp suyunu içseler söz konusu hastalıklara hafiflik(letafet) üzere fayda verir. Eğer zikrolunan otun taze iken yaprağını mide üzerine yakı edip vursalar mideyi kızdırıp kuvvete sebep olur Allah'ın izniyle. Eğer söz konusu otun yaprağını ve çiçeğini yine kendi damıtılmış suyuyla kaynatıp ve sıkıp süzüp süzdükten(cerr-i alaka ettikten) sonra kaide üzere şeker ile şerbetini pişirip mesane hastalığına müptela olanlara yine kendi suyuyla ezip sabahta ve akşamda birkaç gün kullanılsa önceki hastalıkların tümüne gayetlerin gayesi lütuf ile ve kolaylıkla(sühület ile) fayda eder inşallahü teala.
[Terceme-i Cedîde Fi'l-Havâssi'l-Müfrede]

Farsçada sisenber ve Türkçesi marsamadır ve nemmam asılda ispiyoncu manasınadır. Buna nemmam dedikleri kokusu ile kendini ve götüreni bildirdiği içindir. Sıcaktır üçüncüde, kurudur birincide. Öldürür biti ve fayda eder soğuk veremlere, dahi; uykululuk-unutkanlık hastalığına(lisergusa) dahi, hıçkırığa şarap ile dahi, ciğerin soğuk veremlerine.
[Şerh-i Mûcez Fi't-Tıbb]

Mahiyeti Hakkında: Sisenberdir. Tabiatı Hakkında: Üçüncü derecede sıcaktır ve üçüncü dereceye varıncaya kadar kurudur, enfeksiyon/bozulma/çürümelere (ufunata) mukavemet eder. Süs Hakkında: Biti öldürür. Şişlikler ve Çıbanlar Hakkında: İçteki şişliklere ve kandan olan şişlikten(falgamuniden) şiddetli sertlik olanlara faydalıdır. Baş Organları Hakkında: Sirke ile pişirilir. Ve gül yağı ile karıştırılıp başa yakı(teltih) olunur ise unutkanlığa faydalı olur ve keza zihin karışıklığına ve uykululuk-unutkanlık hastalığına(lisergusa) ve beyin zarı iltihabına(karanitusa) dahi faydalıdır. Ve keza nemmam sirke ile pişirilip gül yağı ile baş ağrısında(suda'da) kullanılır ve ona faydalı olur. Ve yabanisinin yaprağı ile alın ve baş yakı olunsa baş ağrısını(suda'ı) yok eder. Göğüs Organları Hakkında: Şarap ile içilse hıçkırığa faydalı olur. Ve tohumu kuvvetlidir ve karaciğer şişliklerine faydalıdır. Boşaltım Organları Hakkında: Normal kurtlara ve kabak çekirdeği gibi kurtlara(habbü’l-kar'a) faydalıdır ve ölü cenini düşürür ve o kurtları söktürür(ishal eder) hususen nemmam sahri ola. Ve yabani nemmam şarap ile içilse sidiği damla damla gelene(taktir-i bevle) faydalı olur ve taşı çıkarır ve şarap ile içilse karın ağrısına(magsa) faydalı olur. Zehirler Hakkında: Sokmalara(lüsu'a) faydalı olur. Arı sokmasına(zenabir les'asına) onunla yakı olunur ve arı sokması için ondan iki dirhem miktarı sirkencübin içinde içilir.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Sasenber: Sisenber derler, marsama derler, hoş kokulu bir yapraktır. parsama dahi derler, aşık yaprağıdır. Nemmam ve nemmame ve nemmamü’l-melik dahi derler. Alat: Marsama ve aşık yaprağı dahi derler. Nemmam ve nemmamü’l-melik ve herfüliyun derler ki sisenberdir. Farsçada sih-sünbül derler. Sisenber diye sin babında zikrolunur.
Bezrüʼn-nemmam: Marsama tohumu Türkçede; Farsçada tohm-ı sisenber ; Latincede de semenza bakara, serpuliyum; Frenkçede de semenza perpiyum. Bu ot iki çeşit olur. Bir çeşidinin yaprakları büyük olur, ona aşık yaprağı derler. Uzun yaprakları olur. Ve bir çeşidi ufak yapraklı fesleğen(sa'teri) şekli olur, kekik yaprağı gibi güya kekik otudur, ona dahi nemmam ve sisenber derler. Tüm Rum ve Frenk tabipleri asıl sisenber ve nemmam o çeşide derler. Geldik maksadımız olan nemmam tohumunun tabiatı sıcak ve kurudur. Adet kanını ve kanı akıtır, hamileyi indirmeyi kolay(asan) ettirir. Şerbet miktarı üç dirhemdir. Yürekte olan yellere faydalıdır ve hazımsızlıktan(imtiladan) olan hıçkırığa faydalıdır. Ama akciğere zararlıdır, ancak kitre düzeltir. Bunun bedeli nane ile ağaç kavunudur. Dübab: Marsama yaprağıdır. Sin babında sisenber ve nun babında nemmam diye zikrolunur. Nemmam: Türkçede marsamadır, aşık yaprağı; Arapçada nemmamü’l-melik; Farsçada sisenber; Süryanicede nemmami, radumya; Rumcada simara, serpuliyus; Yunancada urfilis, kabaka ve radusa (Temimi'nin sözü), arfeles ve abrum febulas; Latincede serpuliyum; Macar ve Nemse dilinde kendel, manteri dank; İspanyolcada serpuliyu; Frenkçede serpulet, kelement. Marsama dedikleri kokusu güzel ottur. Üç türlü olur. Bir çeşidinin yaprağı büyük olur, uzun olur. Temimi ve Cülcül'ün sözü üzere yaprağı büyük yapraklı tereye benzer. Yunancalar sisberin derler ve kardamus dahi derler, zira yaprağı su teresi(kardamu) yani roka(circir) teresine benzer. İstanbul’da ve bu etraflarda ekseri bu çeşidine marsama derler. Ama bir çeşidi dahi vardır, yabanidir. Temimi'nin sözü üzere arkiş derler. Daima taze/diri(zinde) durur, yaprağı sedef otu(sezab) yaprağına benzer yani sedef yaprağına benzer, ufak olur. Bunun kökü kullanılmaz. Bunun sıcaklığı bostani ve zikredeceğimiz marsamadan fazladır. Tabiatı üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Şarapla içirseler sidiği yürütür. Ve bağırsak sancısına ve soğuk hastalıklara ve haşere(hevam) zararına suyunu içirirler ve yaprağını yakı(zımad) ederler. Ve sirke ve gül yağı katıp soğuk baş ağrılarına yakı ederler. Ve uykululuk-unutkanlık hastalığı(lisergus) ve beyin zarı iltihabı(meranitis) dedikleri hastalığa faydalıdır. Ve dört dirhemini sirke ile içseler kanı sakin eder. Ama bu mahalde maksadımız olan nemmam ki marsama derler, Farsçada sisenber derler ki gayet tez biter. Yaprağı ve dalları ve kökü ve çiçeği ve tohumu iri yapraklı kekik gibidir ki ona origanus derler ve dağ kekiği(sa'ter-i cebeli) derler. Bu çeşidinin Rufes'in sözü üzere tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur, ama İhtiyarat üçüncü derecede demiş. Şeyhü’r-re'is'in sözü üzere enfeksiyon/bozulma/çürümeleri (ufunatı) defeder ve bitleri öldürür. Dışarıda olan sert şişliklere ve içeride olan şişliklere dahi ve kandan olan şiddetli ve azgın şişliklere gayet faydalıdır, hem içip ve hem yakı edeler. Eğer içseler hıçkırığı giderir. Ve eğer pişmişini gül yağıyla başa sürme/yakı(tıla) eyleseler unutkanlığa ve baş ağrısına(suda'a) ve akıl karışıklığına faydalıdır. Ve şarapla hıçkırığa ve hazımsızlığa(imtilaya) gayet faydalıdır ve tohumu dahi faydalıdır. Ve böbreğe ve mesaneye faydalıdır ve ölü çocuğu ve solucan çeşitlerini ve mesane taşlarını dahi çıkarır. Ve koklasalar ve yaprağını başa yapıştırsalar soğuk baş ağrılarına faydalıdır ve beyinden balgami fazlalıkları/atık-fazlalık maddeleri çözer/eritir(tahlil eder). Ve suyunu badem yağıyla veya sığır ödüyle kulağa damlatsalar tüm dertlerine faydalıdır. Bunun şerbet miktarı iki dirhemdir. Ziyadesi ciğere zarar eder, ancak yaban hindibası(hindiba) veya sirkencübin düzeltir. İbni Baytar'ın sözü üzere eğer içseler ciğerin sıcak şişliklerine fayda ede. Ve gül yağıyla isiliğe(ısırguya) faydalıdır. Eğer sirke ile dört dirhemini içseler kan kusmayı sakin eder. Eğer menekşe yağıyla saça ve sakala sürseler kokusunu hoş eder ve mülayim ede. Eğer bir miskalini sirkencübin ile içseler baş ve burun tıkanıklıklarını açar. Takvim'in sözü üzere bunun pişmişi kılları siyah eder. Ve eğer içseler kalbi kuvvetli eder ve ferah verir ve zeki eder. Bunun bedeli yarım vezni kadar oğul otu ve yarım kadar nanedir. Herfüliyun: Marsamadır. Sin babında sisenber ve nun babında nemmam diye zikrolunmuştur. [Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Sisenber: Marsamadır. Kızdırıcıdır. Eğer tohumunu şarapla içseler sidik damladığına ve mesanede ve böbrekte olan taşları dağıtır. İç ağrısını sakin eder. Ve hıçkırığa fayda ede. Eğer yaprağını yakı edip şakağına(toluna) ve alnına vursalar baş ağrısını sakin eyleye. Eğer yakı edip arı sokmasına vursalar fayda ede. Eğer içseler gönül dönmesini sakin ede. Nemmam: Eğer suyunu içseler sidiği ve adet kanını yürütür ve iç ağrısına ve kasık(ardale) ağrısına fayda eder ve ciğerin sıcak şişliklerine fayda ede ve ağılı canavarlar soktuğuna fayda ede. Eğer sirke ile pişirseler, gül yağı katsalar, başa dökseler ağrısını sakin eyleye, uykululuk-unutkanlık hastalığı(lisergus) zahmetine fayda ede. Eğer sirkeyle dört dirhemini içseler kan kusmayı sakin eyleye, bitleri öldüre. Soğuk şişliklere fayda ede. İçteki kurtları çıkara ve ölü çocuğu çıkarır. Eğer menekşe yağıyla karıştırıp hamamdan çıktığı vaktin baştaki ve çenedeki(enekdeki) kıllara sürtseler gayet iyi kokulu eyleye. Eğer bir miskalini sirkencübin ile içseler beyinde ve burunda olan tıkanıklıkları aça ve arı soktuğuna fayda eder.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]



Nemmam: Nebattan bir güzel kokulu ottur ki yaprağı ve dalları uzun uzun olur. Marsama dahi derler. Kokusu kendi vücuduna delalet ettiği için nemmam dahi derler. Rufes'in sözü üzere tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur ama İhtiyarat'ın sözü üçüncü derecede demiş. Şeyhü’r-Re'is'in sözü, enfeksiyon/bozulma/çürümeleri defeder ve bitleri öldürür. Dışarıda olan sert şişliklere ve içeride olan şişliklere dahi derler ve kandan olan şiddetli ve azgın şişliklere gayet faydalıdır, hem içip ve hem yakı edeler. Eğer pişmişini gül yağıyla başa sürme/yakı eyleseler akıl karışıklığına faydalıdır. Böbreğe ve mesaneye faydalıdır ve beyinden balgami fazlalıkları/atık-fazlalık maddeleri çözer/eritir(tahlil eder) ve suyunu badem yağıyla veya sığır ödüyle kulağa damlatsalar tüm dertlerine faydalıdır. Bunun şerbet miktarı iki dirhemdir. Ziyadesi ciğere zarar eder ancak yaban hindibası(hindiba) ve sirkencübin düzeltir. Takvim'in sözü pişmişi kılları siyah eder. Eğer içseler kalbi kuvvetli eder ve ferah verir ve zeki eder.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]

Nemmam: Arapça isimdir. Nemma lafzı ki koku zuhuru ve yukarı kalkması manasınadır, ondan türemiş isimdir. Merhum kitap sahibi bu vecihle zikretmiş. Ama fakir mütercim der ki nemma lafzı ki nemeytü-nümivven'den masdardır, koku zuhuru manasına olduğu Kamus'ta yazılı değildir. Ancak ziyade olmak ve başka manaya olduğu yazılıdır. Koku zuhuru manasına olduğu takdirce söz konusu isim şedde ile mimsiz nemma' veyahut nemmay olmak gerektir. Nemmam ondan türemiş olamaz. Pes nemmam nemm lafzı ki gıybet(nemime) manasınadır ondan türemiştir. Nitekim Kamus sahibi rahimehullahu teala açıkça belirtmiştir. Nemmam Türkçede marsıma dedikleri hoş kokulu nebattır. Yabanisi ve bostanisi olur. Bostanisine debbab derler. Zira her hangi budağı ki yere dokuna o dahi kök salıp yere döşenip biter. Yaprağı roka yaprağına benzerdir lakin ondan daha küçük ve beyazlığı ziyadedir, çorak yerlerde biter. Yabanisinin nebatı doğru biter ve budakları yaprak ile doludur. Yaprakları sedef otu dedikleri nebat yapraklarına benzerdir. Isırılıp tadıldıkta dili yakıp incitir. Yabanisinin kuvveti bostanisinden ziyadedir. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur, harareti ziyadedir. İkisi dahi içmekle adet kanını yürütür ve sidiği söktürürler. Yakı etmekle ve içmekle sinirli etlerde olan ağrılara ve ezilmelerine fayda eder ve bağırsaklar ağrılarını giderip sidiği söktürürler. İçmekle ve yakı etmekle ciğerde olan şişliklere fayda eder. İçmekle soğuk olan canavarlar sokmasından olan zararı defedip uygun olur ve yakı etmekle sıcak olanların zararlarını defeder. Eğer gül yağı ve sirke ile ağrısı olan başa yakı etseler veyahut pişirip sıcak iken başa vursalar ağrıyı sakin eyleye. Eğer iki miskal miktarını sirke ile içseler kan kusmayı sakin eyleye. Tümden enfeksiyon/bozulma/çürümeleri defedip mukavemet eder yani zarar ettirmez. Su ile pişirilmişinin suyu biti kırar ve yüzü gözü pak eder ve soğuk olan şişliklere fayda eder ve (falgamuni) ki kandan olan şişliktir ona fayda eder. Pişirilmişi içinde oturmakla solucanları ve kabak çekirdeği gibi kurtları(habbü’l-kar') dedikleri kurtları ve karında ölmüş olan çocuğu çıkarır. Eğer hararetini ve kuruluğunu menekşe yağıyla düzeltseler kalbe kuvvet verici ve beyinde olan ruhları düzeltici ola, hususen balgamlılara ve mizaçları soğuk olanlara bu vecihle ziyade fayda eder ve onlara düzeltmeye dahi ihtiyaç yoktur. Ama kalbinde olan ruhlara fayda etmekte faydası yoktur. Başta ve sakalda olan saçlara kına gibi vursalar saçlar kokusunu hoş eyleye. Keza hamamdan çıktıktan sonra yağı ile yağlasalar kokularını hoş eyleye. Yağının yolu budur ki susam yağıyla(şir-i rugan ile) pişireler veyahut çiçeğinden susam yağı içine koyup güneşte asakoyalar. Birkaç kere çiçeğini değiştireler, kuvveti ve keskinliği yağa gele. Beyinde olan yoğun kıvamlı/kalın(galiz) tıkanıklıklara ve burun içinde olan tıkanıklıklara fayda eder. Miskal miktarını sirkencübin ile içseler eşek arısı(zenbur) dedikleri zehirli büyük arı ve sinek soktuğuna ve bal suyu(ma-ı asel) ile akrep soktuğuna fayda etmekte büyük özelliği vardır.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]

Erişim kontrol ediliyor…

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Yabani kekik,Nemam نمام Sisenber

◈ el-Mahiyyeti: Onun bir sınıfı nehri ve sınıf-ı aheri cebeli olur, ta'mı ufa ta'mına ve varakı züfa varakına şebih olur. Ve füzenecin bir sınıf-ı aheri dahi olur ki ona galihün tesmiye olunur ve bu ismin imlası nüshalarda muhteliftir. Ve füzenecin dördüncü bir sınıfı dahi vardır ki ona füzenecü'l-biş derler ve onun kuvveti gayri asnafın kuvveti gibidir, hırrif olur ve şarabının kuvveti haşa şarabının kuvveti gibidir. Ve füzenec cevher-i latiftir ve cebelisi nehrisinden akvadır.
el-Havasu: Hiddet ve merareti hasebiyle kaviyyen teltif eder ve hususan füzenec-i berride teltif ekser olur ve kezalik füzenec muhammir ve mukarrihtir ve vahdehu şürb olunsa arakı idrar eder ve sühünet-i şedide ile teshin eder umk-ı bedenden cezbi hasebiyle ve kat' ve tecfif eder ve cidden teshin eder.
ez-Zinetü: Füzenec ve hususan tarisi şarab ile tabh olunup dimad olunsa bedenden asar-ı südu ve taht-ı aynda hadis olan kühbe-i demi izhab ve izale eder.
el-Huracu ve'l-Kurühu: Cebelisi şücuc ve fütuka nafi' olur. Ve cebelinin tabihi ile hikke ve cereb ashabı istihmam eder.
Alatu'l-Mefasil: Onun tabihini şürb adalin luhumunda ve etrafında olan radda nafi' olur ve onun ile ırk-ı nesaya dimad olunur ve o dimad cildi ihrak eder ve mizac-ı udvu tebdil eder ve mevadd-ı müziyeyi umk-ı bedenden cezb eder ve ondan sonra ma-ı cübn dahi bir kaç eyyam mütevaliyen şürb olunsa daü'l-fil ve devali maradlarına dahi nafi' olur. Ve asnaf-ı füzenecden galihün sınıfı şürb olunsa teşennüce nefi' olur ve onunla nikris tıla olunur ve tebhiri dahi nafi' olur. Ve füzenec şürbü cüzama nafi' olur velakin o menfaati yalnız tahlili ile olmaz belki tahlilinden ma-ada takti'i ve teltifi ile dahi nafi' olur.
A'daü'r-Re'si: Füzenecin usaresi didan-ı üzünü katl eder ve onda tasdi' vardır. Ve cebelisi kurüh-ı feme nafi'dir ve fudülü munhureynden ihdar eder. Ve galihün harafeti ile liseyi şedd eder.
A'daü'n-Nefesi: Füzenecin tabihi intisab-ı nefese nafi'dir ve sadrda olan galiza ve lezice ahlatı ihraca füzenec kavi olur hususan tinle ekl olunur ise kuvveti ekser olur ve veca-ı adla'a dahi nefi' olur ve cebelinin o ef'ali sairinden akva olur ve zikr olunan menafi' galihunda dahi mevcüdedir. Ve galihün üzere sirke reşş olunup karibü'l-ahdde o muhallel ahz ve şemm olunsa ashab-ı gaşye bais-i ifakat olur. Ve füzenec-i biş hafakana nafi' olur.
A'daü'l-Gıdai: Killet-i şehvete ve da'f-ı mideye nafi' olur hususan berrinin nefi' ekser olur ve füvaka dahi nafi'dir. Ve füzenec teftihi ve teltifi hasebleri ile yerekanın safravi ve sevdavi olanlarına cemi'an nafi' olur, tabihi dahi o illete nafi'dir. Ve tabihi ile yerekan için istihmam olunur ve istiskaya dahi nafi' olur ve tin ile ekl olunsa ta'ama iştiha getirir ve sülakası yerekana nafi'dir. Ve galihün gaseyani teskin eder. Ve füzenecden ma'a'l-kayrüti tıhal üzere dimad olunup tıhali ıdmar eder ve füzenec-i biş dahi onun gibidir ve hafakanmi'adiye ve kerbe ve gaseyana onun menfaati şedide olur.
A'daü'n-Nefzi: Tabihi bevli idrar eder ve mags ve heydaya nafi' olur ve ala-halihi dakk olunsa veyahud tabh olunup şürb olunsa rahimde olan cenini katl eder ve tamsı idrar eder ve ba'zı kerre dahi balgamı takyi' eder. Ve ba'zılar dediler ki füzenec-i ehli bahı kat' eder hususan berrinin bahı kat'ı ekser olur ve ihtilamı men' eder. Ve füzenec-i berri batnı ıtlak-ı salih ile ıtlak eder ve rahime nafi' olur ve didanı hususan didanin sıgarını katl eder. Ve cebeli olan fütenec mirar-ı esvedi ishal eder ve o fütenec-i ehliden meşrub olan on sekiz kirattır, cüllab ile şürb olur. Ve füzenec-i berrinin bir sınıfı dahi bu fiili işler. Ve bi'l-cümle asnaf-ı füzenec hall ile ve yesir meyfuhtec ile halt olunsa akva olur. Ve onu istimalde savab budur ki füzenec sahk olunup ma ile ve milh ile memzüc olan hall üzere nesr olunup şürb oluna. Ve galihün denmekle ma'ruf füzenec tarik-i bevlden fudül-i safraviyi ihrac eder ve füzenec-i berri bu ef'alin küllisini işler.
el-Hummayatu: Nafız için füzenec tabihi şürb olunur ve kezalik içinde füzenec olan dühn ile temrih olunur.
es-Sümümu: Füzenec şürb olunsa veyahud onunla dimad olunsa nehş-i hevamma nafi' olur ve onunla nehşe tıla olunsa keyy mecrasına cari olur; sümüm-ı kattale isabetinden mukaddem şarab ile şürb olunsa madarratını def' eder. Ve varakı ile tedhin veya varakını iftiraş mevziinden hevamı def' eder. Ve füzenec-i berri lez'-i akaribe ceyyid olur. Ve füzenec-i cebelinin sülakası maa'l-matbuh şürb olunsa add-ı siba'a nafi'dir.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.