🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Badrencbuye (Oğul otu, Kedi otu)

Serbest metin
Bâdrencbûye / Oğul Otu / Kovan Otu / Baklatü'l-ütrüciyye / Mâlînûklun:
Burada bahsedilen otun kedi otu olanı; Kedi Otu / Haşîşetü’s-Sinnevr / Ferencmüşk: Kesinlikle Nepeta cataria (Kedi nanesi / Catnip)'dir.
Bahsedilen o "muhabbete sebep olan, turunç kokan" badrencbuye, yani bu otun diğer çeşidi sayılan o ot ise;
Ya Limon Kokulu Kedi Otu(catnip) Denilen: Nepeta citriodora'dır,
Ya: Melissa officinalis (Limon Otu / Melisa)'dır,
Ya da; Düşük bir İhtimal Dracocephalum moldavica (Turkish lemon balm / Moldavian dragonhead) veya Nepeta parnassica'dır.
Bunların hepsini tek tek tüm eczaları ile yanında bir bezin içinde taşıyıp o efsanevi ve binlerce kişinin tecrübe ettiği belirtilen "muhabbet" olayını deneyip, hangisinin kast edilmiş olduğunu bulmak gerekir. Bu otu tamamıyla ücretsiz yapıyoruz, artık siz de ilim hakkı için bu otun muhabbet verici olduğunu kendi deneyimlerinizle tespit eder iseniz, geri bildirim ver butonundan bizlere iletebilirsiniz :)
Haşîşetü’s-Sinnevr / Bâdrencbûye / Oğul Otu
Haşîşetü’s-sinnevr: Kedi otluğu demektir, kastedilen şey bâdrencbûye bitkisidir. Çünkü kedi bu otun yanında olduğunda neşelenip oynar, otu koklar ve yanında yatıp uyur.
Bâdrencbûye: Türkçede; oğul otu, kovan otu. Arapçada; müferrih-i kalbüʼl-mahzûn, baklatüʼl-ütrüciyye. Süryanicede; tarûhiyyâ. Latincede; melîssô fîlôrum, abiyâstrûm. Frenkçede; melîsun. En kalitelisi taze olanıdır. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Balgami ve sevdavi hastalıklara son derece faydalıdır. Ağız kokusunu güzelleştirir. Uyuza ve beyin tıkanıklıklarına iyi gelir. Kalbe ve karaciğere güç verir, tam bir ferahlık sağlar; öyle ki kalbe ferahlık ve güç verme konusunda belki de dengi, eşi benzeri yoktur. Hafakân hastalığını giderir. Zihni berraklaştırır. Suyunun içilecek miktarı yirmi dirhemdir. Ancak yaprağını genellikle salata yaptıkları ota katarlar. Çok fazla yerlerse kalça başlarına zarar verir, bu yan etkisini yalnızca Arap zamkı düzeltir. Eğer yaprağını şarapla içerlerse ve yakı yaparlarsa akrep, yılan ve kuduz hayvan ısırmalarına iyi gelir; kaynatıp suyunu yine bu ısırılan yerlere sürerlerse fayda sağlar. Kaynatılmış suyuyla diş ağrısı için ağızda çalkalama yaparlarsa fayda verir. Tuzla pişirilmiş yaprağını hanâzîr hastalığına yakı yaparlarsa fayda eder, eklemlere de yakı yapıldığında iyi gelir. Tohumunun özelliklerindendir ki; yaprağından, kökünden ve tohumundan bir miktar kurutup cebinde taşıyan kişiye herkes muhabbet besler, o kişinin ferahlığı hiç gitmez ve daima neşeli olur. İhtiyârât-ı Bedî'î kitabının yazarı, "Bunu ben defalarca kez bizzat tecrübe ettim" der. Ferahlık verme konusunda bunun yerine geçecek olan şey; kendi ağırlığı kadar ibrişim ile dört dank ağırlığında turunç kabuğudur. İbni Baytar'ın sözüne göre, suyuna kadınlar girip otururlarsa adet kanamasını söktürür. Yaprağını natrun ile içerlerse iç ağrılarına, bağırsak çıbanlarına ve hunnâk hastalığına fayda eder. Astım(nefes darlığı,ziku'n-nefes) için yalayarak yedirirlerse faydalıdır, hıçkırığı ve balgamı giderir. Bunun bir çeşidi daha vardır ki, tıpkı turunç gibi kokar. İbni Baytar'ın sözüne göre, daha önce anlattığımız "her kim üzerinde taşırsa herkes muhabbet eder" özelliği işte bu turunç gibi kokan çeşit içindir der. Bu çeşidine Rumlar pâlûte derler. Ağır basma durumlarına da fayda eder. Bunun suyuyla hamamın ortanca odasını sularlarsa tüy ürpermesini ve sıtmayı giderir.
Baklatüʼl-ütrüciyye: Ağaç kavunu demişlerdir, fakat en doğrusu oğul otu ve kovan otu dedikleridir. İhtiyârât kitabının ve İbni Baytar'ın sözüne göre bu bâdrencbûye ve bâdrengbûyedir.
Müferrih-i kalbü’l-mahzûn: Sûrıncân ve bâdrenbûye dedikleri oğul otudur. Mahzun kalplerin ferahlatıcısı ismi çoğunlukla bu ot için kullanılır.
Baklatüʼz-zabb: Oğul otu ve kovan otunun bir çeşididir demişlerdir.
Tûruncân: Oğul otu ve kovan otu derler.
Kizvân: Oğul otudur.
Mâlisûfulun: Bâdrenbûye bitkisidir.
[Nizamü'l-Edviye]
Eğer bâdrencbûye, yani oğul otu (fakat turunç gibi kokan çeşidi), kökünden, yaprağından veya tohumundan kurutup bir beze bağlarlarsa, üzerini de ibrişimle sarıp ceplerinde taşırlarsa, kişi halkın gözüne son derece sevimli görünür ve bu ot üzerinde bulunduğu sürece ferahlığı hiç gitmez.
Bâdrencbûye iki çeşittir; biri oğul otudur, diğerinin kokusu ise turunç kokusuna benzer. Eğer bunu aç karnına yerlerse, mide soğukluğuna, kalp zayıflığına ve ağrısına fayda sağlar. Yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yiyecekleri hazmettirtir, bel ağrılarını ve yelleri dağıtır; ayrıca bağırsaklardaki rahatsızlıkları giderip fayda sağlar. Sevdadan kaynaklı iç sıkıntılarını yok eder, balgamdan kaynaklanan hafakân hastalığına iyi gelir. Beyne güç verir ve ağır basmasına karşı da faydalıdır. Tohumundan yarım miskal yerlerse tam bir ferahlık verir; ferahlatma konusunda bunun yerine geçecek şey ibrişimdir.
[Havâss-ı Risâle Fi't-Tıb]
Bâdrencurik diye oğul otuna derler; onun bir çeşidi vardır ki kokusu turunç kokusu gibidir. Her kim onun kökünden, yaprağından veya tohumundan alıp kurutursa, bir beze bağlayıp ibrişimle sararak kendi üzerinde taşırsa; halk arasında son derece hürmet gören ve saygı duyulan biri olur. Bir ihtiyaçları için nereye giderlerse gitsinler ihtiyaçları karşılanır ve bu karışım üzerlerinde oldukça daima neşeli ve mutlu olurlar. Bu durum defalarca denenmiştir. Yıllık ve otsu bir bitki, kovan otu, melisa. "Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Balgami ve sevdavi hastalıklara son derece faydalıdır, ağız kokusunu güzelleştirir. Kalbe ve karaciğere iyi gelir. Aşırı derecede ferahlatma özelliği vardır ve hafakân hastalığını giderir."
[Lehçetü'l-Lügat]
Bâzrencbûyâ, ki buna tatrunbû da denir, balgami hastalıkların tümüne faydalıdır.
[Müntehab-ı Şifa]
Oğul otunun yaprağını taze iken kullanmak, koklamak ve şarabını içmek kalp çarpıntısına son derece faydalıdır.
[Hukemâ-yı Tertîb-i Muâlece]
Mahiyeti Hakkında: Bu bitki bilinen, meşhur bir bitkidir.
Tabiatı Hakkında: İkinci derecede sıcak ve kurudur.
Etkileri ve Özellikleri Hakkında: Balgamdan ve sevdadan kaynaklanan hastalık ve rahatsızlıkların tamamına faydalıdır.
Süs/Güzellik Hakkında: Ağız kokusunu güzelleştirir.
Yaralar ve Ülserler Hakkında: Sevdadan kaynaklanan cereb (uyuz) hastalığına faydalıdır.
Baş Organları Hakkında: Beyindeki tıkanıklıkları açar ve ağzın kötü kokusunu giderir.
Göğüs Organları Hakkında: Ferahlatıcıdır, kalbe güç verir ve kalpteki hafakân hastalığını yok eder.
Beslenme Organları Hakkında: Sindirime yardımcı olur ve hıçkırığı giderir.
Yerine Geçecekler Hakkında: Kalbi ferahlatma konusunda yerine geçecek şey; kendi ağırlığı kadar ibrişim ve ağırlığının üçte ikisi kadar ağaç kavunu kabuğudur.
[El-Kanun Fi't-Tıb]
Bâzrencbûye (Bâdrencbûye)
Türkçede oğul otu derler. Eğer yaprağını şarapla içerlerse veya yakı yapıp sürerlerse, akrep ile yılan sokmasına ve kuduz hayvan ısırmasına son derece fayda eder. Kaynatıp suyunu o yerlere sürerlerse iyi gelir. Kadınlar bu suyun içine girip otururlarsa adet kanamasını söktürür. Suyuyla ağızlarını çalkalarlarsa diş ağrılarına fayda sağlar. Yaprağını natrunla birlikte içerlerse bağırsak çıbanlarına, hunnâk hastalığına, iç ağrısına ve astım(nefes darlığı,ziku'n-nefes) hastalığına fayda eder. Nefes darlığı için yalayarak yedirirlerse de faydalıdır. Eğer tuzla yakı yapıp hanâzîr hastalığına ve kötü huylu çıbanlara koyarlarsa fayda sağlar. Yakı yapıp eklem ağrılarına koyarlarsa da iyi gelir. Yaprağının suyundan yirmi dirhem içerlerse kalbi ferahlatır. Balgami ve sevdavi rahatsızlıklara fayda sağlar, ağız kokusunu giderir. Sevdadan kaynaklanan uyuza iyi gelir ve beynin tıkanıklıklarını açar. Sindirimi güçlendirir, tazesini çiğneyip kulağa damlatırlarsa kulak ağrılarını dindirir.
Bunun bir çeşidi daha vardır, kokusu turunç kokusu gibidir. Kökünden, yaprağından ve tohumundan kurutup bir beze bağlarlarsa, üzerine de ibrişim sarıp ceplerinde taşırlarsa kişi son derece sevimli ve makbul görünür. Her görenin yanında tüm işleri halledilir, ferahlığı gitmez. Ot üzerinde olduğu sürece böyle devam eder; eğer aç karnına yerlerse mide soğukluğuna ve ıslaklığına fayda eder. Kalp zayıflığını ve ağrısını giderip fayda sağlar. Yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yiyecekleri hazmettirtir. Güzel kokulu geğirtir. Yelleri dağıtır ve bağırsak rahatsızlıklarına fayda eder. Sevdavi iç sıkıntılarına, sevdadan ve balgam yanmasından kaynaklanan kalp çarpıntısına iyi gelir, korku ve endişeyi giderir. Beyne güç verir. Mideyi ve karaciğeri de kuvvetlendirir. Ağır basmasına fayda sağlar. Tohumundan yarım miskal yerlerse veya yaprağının suyuyla hamamın ortanca odasını sıvarlarsa tüy ürpermesini ve sıtmayı kesinlikle giderir. Ferahlatma konusunda bunun yerine geçecek şey ibrişimdir.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami]
Bâzerencûye, bâzerenbûye de derler; anlamı kalbi ferahlatıcı demektir. Yunan dilinde mâliyûkaln derler; arı balı anlamına gelir, çünkü arılar bunu çokça otlar. Kendi kendine yetişen bir ottur. Yeşil ve latif yaprakları vardır, çiçeği kırmızıya dönüktür. İlkbaharda ve yaz aylarında bulunur. İkinci derecede sıcak ve kurudur. Faydası oldukça büyüktür; kalbi ferahlatmada, duyuları güçlendirmede, zekayı ve hafızayı artırmada, nefes darlığını gidermede, çeşitli yelleri yok etmede son derece etkilidir. Bedene nüfuz eden özelliklerde, temel ana organların hastalıklarında, böbreklerde, uyluklarda, topuklarda ve her türlü zehirlenmenin giderilmesinde kullanılır. Hafakân, baygınlık, iç sıkıntıları ve sevda ile bunlardan kaynaklanan rahatsızlıkları def etmede güçlüdür. Sürüldüğünde yılan ısırmasına, şişliklere ve ekle hastalığına iyi gelir. Midedeki yaralara/ülserlere, hıçkırığa, tıkanıklıklara ve beyne faydalıdır. Ancak zarar verici bir yönü de vardır ki; Arap zamkı bu yan etkisini düzeltir. İçilecek miktarı, bir miskal natrun ile birlikte iki miskala kadardır; suyundan ise yirmi miskala kadardır. Yerine geçecek devası; kendi ağırlığının iki katı kadar ibrişim ve üçte ikisi kadar ağaç kavunu kabuğudur.
[Tezkire-i Davut]
Bâdrencbûye: Oğul otu ve kovan otu derler. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Balgami ve sevdavi hastalıklara son derece faydalıdır, ağız kokusunu güzelleştirir. Beyin tıkanıklıklarına iyi gelir; kalbe ve karaciğere güç ile tam bir ferahlık verme konusunda belki de dengi yoktur. Hafakân hastalığını giderir ve zihni berraklaştırır. Suyunun içilecek miktarı yirmi dirhemdir. Tohumunun özelliklerindendir ki; yaprağından, kökünden ve tohumundan bir miktar kurutup cebinde taşıyan kişiye herkes muhabbet besler, ferahlığı hiç gitmez ve daima neşeli olur. İhtiyârât kitabının yazarı, "Bunu ben defalarca kez bizzat tecrübe ettim" der.
[Tuhfetü'l-Eribin]
Bâdrencbûye: Farsça bir kelimedir. Anlamı "ütrücciyyü’r-râyiha", yani ağaç kavunu kokulu demektir. Bakla-i ütrüciyye de derler. Bahsedilen bu anlamından dolayı Irak Arapları bunu Arapçalaştırıp "bezrenbû" demişlerdir. Bal arısı bu bitkiyi çok sever, bu yüzden içine girip yuva yapar ve çiçeğinden otlar. Bu yüzdendir ki Yunan dilinde arı balı anlamına gelen "mâlînûklun" derler. Eski dönemlerde hekimler buna "müferrihü’l-kalb" (kalbi ferahlatıcı) derlerdi, zira kalbe ferahlık vermek onun ayrılmaz bir özelliğidir. Hekim Galenos bu bitkiden bahsetmemiştir. Tabiatı ikinci derecenin ortalarında sıcak ve kurudur. Kullanım vaktinin ve yaprağının en iyi olduğu zaman bahar mevsimidir. Yaprağını çiğnerlerse ağızdaki şarap kokusunu giderir. Bu konuda güyegü otu dedikleri yaban kekiği(sa'ter), menekşe kökü, sedef dedikleri bitki ve mavi süsen kökünden daha etkilidir. Yaprağını dövüp şarapla birlikte beş dirhemden on dirheme kadar içerlerse; kuduz hayvan ısırmasına, akrep ve zehirli örümcek (ruteylâ) sokmasına fayda eder. Aynı şekilde ısırılan yerin üzerine yakı yaparlarsa veya pişirip üzerine koyarlarsa iyi gelir. Pişirip de kadınlar bu suyun içine otururlarsa adet kanamasını söktürmeye yarar. Eğer ağızda çalkalanırsa dişlerin bozulmasını engeller. Yaprağını natrun ile içerlerse bağırsaklardaki çıbana ve yaralara fayda sağlar. Bu işlem için yarım dirhem natrun ile üç dirhem bâdrencbûye içmelidirler. Natrun, kırmızı Ermeni boraksı dedikleri tuza benzeyen bir maddedir. Bir kimse zehirli mantar yiyip boğulma tehlikesi ya da boğaz ağrısı yaşarsa, bir miskal natrun ile üç miskal bâdrencbûyeyi içirirlerse boğulmayı giderir ve bağırsak ağrılarına fayda eder. Yaprağını dövüp balla yalayarak yedirirlerse, dik durmadıkça nefes alamayan kişiye büyük fayda sağlar. Tuzla karıştırıp hanâzîr hastalığı üzerine yakı yaparlarsa bunu Eritir/Çözer(tahlil eder); çıbanları ve yaraları temizler. Eñ yerleri üzerine yakı yaparlarsa ağrısını dindirir. Kalbe güç vermesi bizzat kendi kuvveti, özelliği ve kalpteki sevdayı gidermesi sebebiyledir. Kalbe güç vermek için tazesinden yirmi dirheme kadar, kurusundan ve suyundan ise on dirheme kadar kullanılır. Çiğnemesi ağız kokusunu güzelleştirip kötü kokuyu giderir. Suyuyla sevdadan kaynaklanan uyuza pansuman yaparlarsa fayda eder. Yenmesi ve koklanması beyindeki tıkanıklıkları açar, yemeği hazmettirtir; hıçkırığa ve zayıflıktan kaynaklanan baygınlığa faydalıdır. Aç karnına yenmesi, midedeki soğukluğa ve ıslaklığa iyi gelir, Yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yemekleri sindirtip geğirtir. Kalp zayıflığından kaynaklanan uykusuzluğu giderip uyku getirir; sevda veya başka bir hılt sebebiyle oluşan hafakân hastalığını (kalp çarpıntısını) yok eder. Suyuyla nemle ve nâr-ı Fârisî üzerine pansuman yaparlarsa bu hastalıkları giderir. Nemle; son derece keskin ve yakıcı safradan kaynaklanan ufak çıbanlara derler ki bunun birçok çeşidi vardır. Nâr-ı Fârisî ise sevdayla karışmış ve yanmış safradan oluşan bir kabarcıktır; bedende ortaya çıktığı gibi keskinliğinden dolayı deriyi yakar ve buruşturur. Tohumundan yarım miskal kadarını kuru toz haline getirip yerlerse, sıtmadan kaynaklanan deri ürpermesini ve titremesini giderir. Aynı şekilde ılıman bir hamamda suyuyla bedenlerine pansuman yaparlarsa veya kurusunu pişirip bu pişmiş suyla ovalanırlarsa fayda eder. Ancak kurusu ile olan yöntem bu üç yöntemin en zayıfıdır. Yenmesi beyne güç verir, ağır basmayı engeller, mide ağzını kuvvetlendirip karaciğere güç verir. Bâdrencbûye bulunmazsa, ferahlık verme konusunda yerine geçecek şey onun ağırlığı kadar ibrişim ve ağırlığının üçte ikisi kadar en kaliteli yeşil ağaç kavunu kabuğudur; fakat bazıları bâdrencbûye kullanımının kalça başlarına zarar verdiğini söylemişlerdir. Günlük bu yan etkiyi düzeltir. Bazıları da Arap zamkı düzeltir demiştir. Bâdrencbûyenin özelliklerindendir ki; eğer bitkinin tamamını çiçeği, tohumu ve bütün kısımlarıyla kurutup bir bez içine koyarak ibrişimle bağlayıp cepte taşırlarsa, bunu taşıyan kişi halka sevimli ve heybetli görünür demişlerdir.
[Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Bâz-u rencubûyâ beynin tıkanıklıklarını açar, zihni berraklaştırır. Bâdrencubûyâ (tatranbû) sevdavi hastalıkların tümüne faydalıdır. Oğul otunu alıp yaş yaprağını yerlerse mideye güç verir, yemeği hazmettirtir ve ağız kokusunu güzelleştirir. Bâdrenbûyâ sıcak ve kurudur; karaciğeri ve kalbi kuvvetlendirir, kalp titremesini giderir. Eğer oğul otunu herhangi bir eve asıp koyarlarsa, o eve yılan, çıyan ve akrep girmez.
[Kitabı Tıbb - Kitabı İbnBytr2]
Ezrenbûyâ: Üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Panzehir özelliği vardır. Kalbe güç verir. Fakat ruhun mizacını ferahlık tarafına değil öfke tarafına yöneltir.
Bâzrencbûye: İkinci derecede sıcak ve kurudur. Kalbe ferahlık vermede ve kalbi güçlendirmede şaşırtıcı bir özelliği vardır. Güzel kokusu, inceltici özelliği, ferahlatıcılığı ve tutucu/büzücü(kabız) özelliği onun bu gücüne yardım eder. Bununla beraber bütün iç organlara faydalıdır. Hafif derecede ishal yapıcı özelliği de vardır. Ruhtan ve kalpteki kandan gelen sevdavi buharı ishal yoluyla çıkarmaya yeterlidir. Ancak bu buharı organlardan ve bedenin tamamından söküp atmaya yetmez.
[İbni Sina Edviye-i Kalb]
Burada bahsedilen otun kedi otu olanı; Kedi Otu / Haşîşetü’s-Sinnevr / Ferencmüşk: Kesinlikle Nepeta cataria (Kedi nanesi / Catnip)'dir.
Bahsedilen o "muhabbete sebep olan, turunç kokan" badrencbuye, yani bu otun diğer çeşidi sayılan o ot ise;
Ya Limon Kokulu Kedi Otu(catnip) Denilen: Nepeta citriodora'dır,
Ya: Melissa officinalis (Limon Otu / Melisa)'dır,
Ya da; Düşük bir İhtimal Dracocephalum moldavica (Turkish lemon balm / Moldavian dragonhead) veya Nepeta parnassica'dır.
Bunların hepsini tek tek tüm eczaları ile yanında bir bezin içinde taşıyıp o efsanevi ve binlerce kişinin tecrübe ettiği belirtilen "muhabbet" olayını deneyip, hangisinin kast edilmiş olduğunu bulmak gerekir. Bu otu tamamıyla ücretsiz yapıyoruz, artık siz de ilim hakkı için bu otun muhabbet verici olduğunu kendi deneyimlerinizle tespit eder iseniz, geri bildirim ver butonundan bizlere iletebilirsiniz :)
Haşîşetü’s-Sinnevr / Bâdrencbûye / Oğul Otu
Haşîşetü’s-sinnevr: Kedi otluğu demektir, kastedilen şey bâdrencbûye bitkisidir. Çünkü kedi bu otun yanında olduğunda neşelenip oynar, otu koklar ve yanında yatıp uyur.
Bâdrencbûye: Türkçede; oğul otu, kovan otu. Arapçada; müferrih-i kalbüʼl-mahzûn, baklatüʼl-ütrüciyye. Süryanicede; tarûhiyyâ. Latincede; melîssô fîlôrum, abiyâstrûm. Frenkçede; melîsun. En kalitelisi taze olanıdır. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Balgami ve sevdavi hastalıklara son derece faydalıdır. Ağız kokusunu güzelleştirir. Uyuza ve beyin tıkanıklıklarına iyi gelir. Kalbe ve karaciğere güç verir, tam bir ferahlık sağlar; öyle ki kalbe ferahlık ve güç verme konusunda belki de dengi, eşi benzeri yoktur. Hafakân hastalığını giderir. Zihni berraklaştırır. Suyunun içilecek miktarı yirmi dirhemdir. Ancak yaprağını genellikle salata yaptıkları ota katarlar. Çok fazla yerlerse kalça başlarına zarar verir, bu yan etkisini yalnızca Arap zamkı düzeltir. Eğer yaprağını şarapla içerlerse ve yakı yaparlarsa akrep, yılan ve kuduz hayvan ısırmalarına iyi gelir; kaynatıp suyunu yine bu ısırılan yerlere sürerlerse fayda sağlar. Kaynatılmış suyuyla diş ağrısı için ağızda çalkalama yaparlarsa fayda verir. Tuzla pişirilmiş yaprağını hanâzîr hastalığına yakı yaparlarsa fayda eder, eklemlere de yakı yapıldığında iyi gelir. Tohumunun özelliklerindendir ki; yaprağından, kökünden ve tohumundan bir miktar kurutup cebinde taşıyan kişiye herkes muhabbet besler, o kişinin ferahlığı hiç gitmez ve daima neşeli olur. İhtiyârât-ı Bedî'î kitabının yazarı, "Bunu ben defalarca kez bizzat tecrübe ettim" der. Ferahlık verme konusunda bunun yerine geçecek olan şey; kendi ağırlığı kadar ibrişim ile dört dank ağırlığında turunç kabuğudur. İbni Baytar'ın sözüne göre, suyuna kadınlar girip otururlarsa adet kanamasını söktürür. Yaprağını natrun ile içerlerse iç ağrılarına, bağırsak çıbanlarına ve hunnâk hastalığına fayda eder. Astım(nefes darlığı,ziku'n-nefes) için yalayarak yedirirlerse faydalıdır, hıçkırığı ve balgamı giderir. Bunun bir çeşidi daha vardır ki, tıpkı turunç gibi kokar. İbni Baytar'ın sözüne göre, daha önce anlattığımız "her kim üzerinde taşırsa herkes muhabbet eder" özelliği işte bu turunç gibi kokan çeşit içindir der. Bu çeşidine Rumlar pâlûte derler. Ağır basma durumlarına da fayda eder. Bunun suyuyla hamamın ortanca odasını sularlarsa tüy ürpermesini ve sıtmayı giderir.
Baklatüʼl-ütrüciyye: Ağaç kavunu demişlerdir, fakat en doğrusu oğul otu ve kovan otu dedikleridir. İhtiyârât kitabının ve İbni Baytar'ın sözüne göre bu bâdrencbûye ve bâdrengbûyedir.
Müferrih-i kalbü’l-mahzûn: Sûrıncân ve bâdrenbûye dedikleri oğul otudur. Mahzun kalplerin ferahlatıcısı ismi çoğunlukla bu ot için kullanılır.
Baklatüʼz-zabb: Oğul otu ve kovan otunun bir çeşididir demişlerdir.
Tûruncân: Oğul otu ve kovan otu derler.
Kizvân: Oğul otudur.
Mâlisûfulun: Bâdrenbûye bitkisidir.
[Nizamü'l-Edviye]
Eğer bâdrencbûye, yani oğul otu (fakat turunç gibi kokan çeşidi), kökünden, yaprağından veya tohumundan kurutup bir beze bağlarlarsa, üzerini de ibrişimle sarıp ceplerinde taşırlarsa, kişi halkın gözüne son derece sevimli görünür ve bu ot üzerinde bulunduğu sürece ferahlığı hiç gitmez.
Bâdrencbûye iki çeşittir; biri oğul otudur, diğerinin kokusu ise turunç kokusuna benzer. Eğer bunu aç karnına yerlerse, mide soğukluğuna, kalp zayıflığına ve ağrısına fayda sağlar. Yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yiyecekleri hazmettirtir, bel ağrılarını ve yelleri dağıtır; ayrıca bağırsaklardaki rahatsızlıkları giderip fayda sağlar. Sevdadan kaynaklı iç sıkıntılarını yok eder, balgamdan kaynaklanan hafakân hastalığına iyi gelir. Beyne güç verir ve ağır basmasına karşı da faydalıdır. Tohumundan yarım miskal yerlerse tam bir ferahlık verir; ferahlatma konusunda bunun yerine geçecek şey ibrişimdir.
[Havâss-ı Risâle Fi't-Tıb]
Bâdrencurik diye oğul otuna derler; onun bir çeşidi vardır ki kokusu turunç kokusu gibidir. Her kim onun kökünden, yaprağından veya tohumundan alıp kurutursa, bir beze bağlayıp ibrişimle sararak kendi üzerinde taşırsa; halk arasında son derece hürmet gören ve saygı duyulan biri olur. Bir ihtiyaçları için nereye giderlerse gitsinler ihtiyaçları karşılanır ve bu karışım üzerlerinde oldukça daima neşeli ve mutlu olurlar. Bu durum defalarca denenmiştir. Yıllık ve otsu bir bitki, kovan otu, melisa. "Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Balgami ve sevdavi hastalıklara son derece faydalıdır, ağız kokusunu güzelleştirir. Kalbe ve karaciğere iyi gelir. Aşırı derecede ferahlatma özelliği vardır ve hafakân hastalığını giderir."
[Lehçetü'l-Lügat]
Bâzrencbûyâ, ki buna tatrunbû da denir, balgami hastalıkların tümüne faydalıdır.
[Müntehab-ı Şifa]
Oğul otunun yaprağını taze iken kullanmak, koklamak ve şarabını içmek kalp çarpıntısına son derece faydalıdır.
[Hukemâ-yı Tertîb-i Muâlece]
Mahiyeti Hakkında: Bu bitki bilinen, meşhur bir bitkidir.
Tabiatı Hakkında: İkinci derecede sıcak ve kurudur.
Etkileri ve Özellikleri Hakkında: Balgamdan ve sevdadan kaynaklanan hastalık ve rahatsızlıkların tamamına faydalıdır.
Süs/Güzellik Hakkında: Ağız kokusunu güzelleştirir.
Yaralar ve Ülserler Hakkında: Sevdadan kaynaklanan cereb (uyuz) hastalığına faydalıdır.
Baş Organları Hakkında: Beyindeki tıkanıklıkları açar ve ağzın kötü kokusunu giderir.
Göğüs Organları Hakkında: Ferahlatıcıdır, kalbe güç verir ve kalpteki hafakân hastalığını yok eder.
Beslenme Organları Hakkında: Sindirime yardımcı olur ve hıçkırığı giderir.
Yerine Geçecekler Hakkında: Kalbi ferahlatma konusunda yerine geçecek şey; kendi ağırlığı kadar ibrişim ve ağırlığının üçte ikisi kadar ağaç kavunu kabuğudur.
[El-Kanun Fi't-Tıb]
Bâzrencbûye (Bâdrencbûye)
Türkçede oğul otu derler. Eğer yaprağını şarapla içerlerse veya yakı yapıp sürerlerse, akrep ile yılan sokmasına ve kuduz hayvan ısırmasına son derece fayda eder. Kaynatıp suyunu o yerlere sürerlerse iyi gelir. Kadınlar bu suyun içine girip otururlarsa adet kanamasını söktürür. Suyuyla ağızlarını çalkalarlarsa diş ağrılarına fayda sağlar. Yaprağını natrunla birlikte içerlerse bağırsak çıbanlarına, hunnâk hastalığına, iç ağrısına ve astım(nefes darlığı,ziku'n-nefes) hastalığına fayda eder. Nefes darlığı için yalayarak yedirirlerse de faydalıdır. Eğer tuzla yakı yapıp hanâzîr hastalığına ve kötü huylu çıbanlara koyarlarsa fayda sağlar. Yakı yapıp eklem ağrılarına koyarlarsa da iyi gelir. Yaprağının suyundan yirmi dirhem içerlerse kalbi ferahlatır. Balgami ve sevdavi rahatsızlıklara fayda sağlar, ağız kokusunu giderir. Sevdadan kaynaklanan uyuza iyi gelir ve beynin tıkanıklıklarını açar. Sindirimi güçlendirir, tazesini çiğneyip kulağa damlatırlarsa kulak ağrılarını dindirir.
Bunun bir çeşidi daha vardır, kokusu turunç kokusu gibidir. Kökünden, yaprağından ve tohumundan kurutup bir beze bağlarlarsa, üzerine de ibrişim sarıp ceplerinde taşırlarsa kişi son derece sevimli ve makbul görünür. Her görenin yanında tüm işleri halledilir, ferahlığı gitmez. Ot üzerinde olduğu sürece böyle devam eder; eğer aç karnına yerlerse mide soğukluğuna ve ıslaklığına fayda eder. Kalp zayıflığını ve ağrısını giderip fayda sağlar. Yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yiyecekleri hazmettirtir. Güzel kokulu geğirtir. Yelleri dağıtır ve bağırsak rahatsızlıklarına fayda eder. Sevdavi iç sıkıntılarına, sevdadan ve balgam yanmasından kaynaklanan kalp çarpıntısına iyi gelir, korku ve endişeyi giderir. Beyne güç verir. Mideyi ve karaciğeri de kuvvetlendirir. Ağır basmasına fayda sağlar. Tohumundan yarım miskal yerlerse veya yaprağının suyuyla hamamın ortanca odasını sıvarlarsa tüy ürpermesini ve sıtmayı kesinlikle giderir. Ferahlatma konusunda bunun yerine geçecek şey ibrişimdir.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami]
Bâzerencûye, bâzerenbûye de derler; anlamı kalbi ferahlatıcı demektir. Yunan dilinde mâliyûkaln derler; arı balı anlamına gelir, çünkü arılar bunu çokça otlar. Kendi kendine yetişen bir ottur. Yeşil ve latif yaprakları vardır, çiçeği kırmızıya dönüktür. İlkbaharda ve yaz aylarında bulunur. İkinci derecede sıcak ve kurudur. Faydası oldukça büyüktür; kalbi ferahlatmada, duyuları güçlendirmede, zekayı ve hafızayı artırmada, nefes darlığını gidermede, çeşitli yelleri yok etmede son derece etkilidir. Bedene nüfuz eden özelliklerde, temel ana organların hastalıklarında, böbreklerde, uyluklarda, topuklarda ve her türlü zehirlenmenin giderilmesinde kullanılır. Hafakân, baygınlık, iç sıkıntıları ve sevda ile bunlardan kaynaklanan rahatsızlıkları def etmede güçlüdür. Sürüldüğünde yılan ısırmasına, şişliklere ve ekle hastalığına iyi gelir. Midedeki yaralara/ülserlere, hıçkırığa, tıkanıklıklara ve beyne faydalıdır. Ancak zarar verici bir yönü de vardır ki; Arap zamkı bu yan etkisini düzeltir. İçilecek miktarı, bir miskal natrun ile birlikte iki miskala kadardır; suyundan ise yirmi miskala kadardır. Yerine geçecek devası; kendi ağırlığının iki katı kadar ibrişim ve üçte ikisi kadar ağaç kavunu kabuğudur.
[Tezkire-i Davut]
Bâdrencbûye: Oğul otu ve kovan otu derler. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Balgami ve sevdavi hastalıklara son derece faydalıdır, ağız kokusunu güzelleştirir. Beyin tıkanıklıklarına iyi gelir; kalbe ve karaciğere güç ile tam bir ferahlık verme konusunda belki de dengi yoktur. Hafakân hastalığını giderir ve zihni berraklaştırır. Suyunun içilecek miktarı yirmi dirhemdir. Tohumunun özelliklerindendir ki; yaprağından, kökünden ve tohumundan bir miktar kurutup cebinde taşıyan kişiye herkes muhabbet besler, ferahlığı hiç gitmez ve daima neşeli olur. İhtiyârât kitabının yazarı, "Bunu ben defalarca kez bizzat tecrübe ettim" der.
[Tuhfetü'l-Eribin]
Bâdrencbûye: Farsça bir kelimedir. Anlamı "ütrücciyyü’r-râyiha", yani ağaç kavunu kokulu demektir. Bakla-i ütrüciyye de derler. Bahsedilen bu anlamından dolayı Irak Arapları bunu Arapçalaştırıp "bezrenbû" demişlerdir. Bal arısı bu bitkiyi çok sever, bu yüzden içine girip yuva yapar ve çiçeğinden otlar. Bu yüzdendir ki Yunan dilinde arı balı anlamına gelen "mâlînûklun" derler. Eski dönemlerde hekimler buna "müferrihü’l-kalb" (kalbi ferahlatıcı) derlerdi, zira kalbe ferahlık vermek onun ayrılmaz bir özelliğidir. Hekim Galenos bu bitkiden bahsetmemiştir. Tabiatı ikinci derecenin ortalarında sıcak ve kurudur. Kullanım vaktinin ve yaprağının en iyi olduğu zaman bahar mevsimidir. Yaprağını çiğnerlerse ağızdaki şarap kokusunu giderir. Bu konuda güyegü otu dedikleri yaban kekiği(sa'ter), menekşe kökü, sedef dedikleri bitki ve mavi süsen kökünden daha etkilidir. Yaprağını dövüp şarapla birlikte beş dirhemden on dirheme kadar içerlerse; kuduz hayvan ısırmasına, akrep ve zehirli örümcek (ruteylâ) sokmasına fayda eder. Aynı şekilde ısırılan yerin üzerine yakı yaparlarsa veya pişirip üzerine koyarlarsa iyi gelir. Pişirip de kadınlar bu suyun içine otururlarsa adet kanamasını söktürmeye yarar. Eğer ağızda çalkalanırsa dişlerin bozulmasını engeller. Yaprağını natrun ile içerlerse bağırsaklardaki çıbana ve yaralara fayda sağlar. Bu işlem için yarım dirhem natrun ile üç dirhem bâdrencbûye içmelidirler. Natrun, kırmızı Ermeni boraksı dedikleri tuza benzeyen bir maddedir. Bir kimse zehirli mantar yiyip boğulma tehlikesi ya da boğaz ağrısı yaşarsa, bir miskal natrun ile üç miskal bâdrencbûyeyi içirirlerse boğulmayı giderir ve bağırsak ağrılarına fayda eder. Yaprağını dövüp balla yalayarak yedirirlerse, dik durmadıkça nefes alamayan kişiye büyük fayda sağlar. Tuzla karıştırıp hanâzîr hastalığı üzerine yakı yaparlarsa bunu Eritir/Çözer(tahlil eder); çıbanları ve yaraları temizler. Eñ yerleri üzerine yakı yaparlarsa ağrısını dindirir. Kalbe güç vermesi bizzat kendi kuvveti, özelliği ve kalpteki sevdayı gidermesi sebebiyledir. Kalbe güç vermek için tazesinden yirmi dirheme kadar, kurusundan ve suyundan ise on dirheme kadar kullanılır. Çiğnemesi ağız kokusunu güzelleştirip kötü kokuyu giderir. Suyuyla sevdadan kaynaklanan uyuza pansuman yaparlarsa fayda eder. Yenmesi ve koklanması beyindeki tıkanıklıkları açar, yemeği hazmettirtir; hıçkırığa ve zayıflıktan kaynaklanan baygınlığa faydalıdır. Aç karnına yenmesi, midedeki soğukluğa ve ıslaklığa iyi gelir, Yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yemekleri sindirtip geğirtir. Kalp zayıflığından kaynaklanan uykusuzluğu giderip uyku getirir; sevda veya başka bir hılt sebebiyle oluşan hafakân hastalığını (kalp çarpıntısını) yok eder. Suyuyla nemle ve nâr-ı Fârisî üzerine pansuman yaparlarsa bu hastalıkları giderir. Nemle; son derece keskin ve yakıcı safradan kaynaklanan ufak çıbanlara derler ki bunun birçok çeşidi vardır. Nâr-ı Fârisî ise sevdayla karışmış ve yanmış safradan oluşan bir kabarcıktır; bedende ortaya çıktığı gibi keskinliğinden dolayı deriyi yakar ve buruşturur. Tohumundan yarım miskal kadarını kuru toz haline getirip yerlerse, sıtmadan kaynaklanan deri ürpermesini ve titremesini giderir. Aynı şekilde ılıman bir hamamda suyuyla bedenlerine pansuman yaparlarsa veya kurusunu pişirip bu pişmiş suyla ovalanırlarsa fayda eder. Ancak kurusu ile olan yöntem bu üç yöntemin en zayıfıdır. Yenmesi beyne güç verir, ağır basmayı engeller, mide ağzını kuvvetlendirip karaciğere güç verir. Bâdrencbûye bulunmazsa, ferahlık verme konusunda yerine geçecek şey onun ağırlığı kadar ibrişim ve ağırlığının üçte ikisi kadar en kaliteli yeşil ağaç kavunu kabuğudur; fakat bazıları bâdrencbûye kullanımının kalça başlarına zarar verdiğini söylemişlerdir. Günlük bu yan etkiyi düzeltir. Bazıları da Arap zamkı düzeltir demiştir. Bâdrencbûyenin özelliklerindendir ki; eğer bitkinin tamamını çiçeği, tohumu ve bütün kısımlarıyla kurutup bir bez içine koyarak ibrişimle bağlayıp cepte taşırlarsa, bunu taşıyan kişi halka sevimli ve heybetli görünür demişlerdir.
[Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Bâz-u rencubûyâ beynin tıkanıklıklarını açar, zihni berraklaştırır. Bâdrencubûyâ (tatranbû) sevdavi hastalıkların tümüne faydalıdır. Oğul otunu alıp yaş yaprağını yerlerse mideye güç verir, yemeği hazmettirtir ve ağız kokusunu güzelleştirir. Bâdrenbûyâ sıcak ve kurudur; karaciğeri ve kalbi kuvvetlendirir, kalp titremesini giderir. Eğer oğul otunu herhangi bir eve asıp koyarlarsa, o eve yılan, çıyan ve akrep girmez.
[Kitabı Tıbb - Kitabı İbnBytr2]
Ezrenbûyâ: Üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Panzehir özelliği vardır. Kalbe güç verir. Fakat ruhun mizacını ferahlık tarafına değil öfke tarafına yöneltir.
Bâzrencbûye: İkinci derecede sıcak ve kurudur. Kalbe ferahlık vermede ve kalbi güçlendirmede şaşırtıcı bir özelliği vardır. Güzel kokusu, inceltici özelliği, ferahlatıcılığı ve tutucu/büzücü(kabız) özelliği onun bu gücüne yardım eder. Bununla beraber bütün iç organlara faydalıdır. Hafif derecede ishal yapıcı özelliği de vardır. Ruhtan ve kalpteki kandan gelen sevdavi buharı ishal yoluyla çıkarmaya yeterlidir. Ancak bu buharı organlardan ve bedenin tamamından söküp atmaya yetmez.
[İbni Sina Edviye-i Kalb]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Badrencbuye (بادرنجبويه, oğul otu, Kedi otu)
Haşîşetü's-Sinnevr / Bâdrencbûye / Oğul Otu Külliyatı
Haşîşetü’s-sinnevr: Kedi otlugı demekdür murâd bâdrencbûyedür. Zîrâ kedi anuñ yanında olıcak şen olup oynar ve kokular ve yanında yatup uyur. Bâdrencbûye harf-i bâda beyân olınmışdur.
Bâdrencbûye: Ogul otı Türkî; kogan otı Türkî; müferrih-i kalbüʼl-mahzûn Arabî; bâdrengbûye Fârisî; bâdrenbûye Fârisî; bâdreng Fârisî; tûruncân Fârisî; pâlengû Fârisî; tarûhiyyâ Süryânî; hartâryûs Rûmî; meserçîn Yûnânî; melîsa Rûmî; melîssô fîlôrum Lâtîn; abiyâstrûm Lâtîn; melîsun Nemse, Mâcar; tôrôncîl sîzrâ İspânya; melîsun Fırânca; sâlyûfilin Yûnânî; baklatüʼl-ütrüciyye Arabî. A'lâsı tâze olmakdur. Tabî'atı ikinci derecede hâr u yâbisdür. Balgamî ve sevdâvî illetlere gâyet nâfi'dür. Agız kokusın hoş eder. Uyuza ve dimâg süddelerine müfîddür ve kalbe ve cigere kuvvet ve ferah-ı tâmm verür, kalbe ferah ve kuvvet vermede belki nazîri (dengi, eşi benzeri) yokdur. Hafakânı zâ'il eder. Zihni sâf eder. Suyınuñ mikdâr-ı şerbeti yigirmi dirhemdür. Ammâ yapragını ekser sâlûta eyledükleri ota katarlar. Katı çok yeseler yan başlarına zararı vardur, illâ samg-ı arabî ıslâh eder. Yapragından şarâbla içseler ve yaku dahı eyleseler akreb ve yılan ve kuduz taladugına muvâfıkdur ve kaynadup suyını gerü bunlara dürtseler fâ'ide eder. Ve matbûhından diş agrısına mazmaza olınsa nef' verür. Ve tuzıla bişmiş yapragın hanâzîre yaku eyleseler fâ'ide eder ve mafâsıla dahı yaku olınsa nef' verür. Ve tohmınuñ hâssasındandur ki yapragından, kökinden ve tohmından bir mikdârın kurudup cebinde bile götürseler herkes muhabbet ede ve müferrihlıgı dahı gitmeye, dâ'im şâd-mân ola. İhtiyârât-ı Bedî'î’de mutlak ben kerrâtla tecribe eyledüm der. Bunuñ tefrîhde bedeli kendü vezni kadar ibrişîm ve dört dânk vezni kadar tûrunc kabugıdur. Kavl-i İbni Baytâr bunuñ suyına avratlar girüp otursalar hayızların akıda. Ve yapragın natrûn ile içseler iç agrılarına ve bagırsak çıbanlarına ve hunnâka fâ'ide eder. Ve zîkuʼn-nefese dahı lu'ûkın yedürseler müfîddür ve ınçkırugı ve balgamı giderür. Ve bunuñ bir nev'i dahı olur, asıl tûrunc gibi ol nev'i kokar. İbni Baytâr kavli üzere evvel nev'inüñ hâssası oldur ki bundan evvel, her kim götürürse [herkes]
Haşîşetü's-Sinnevr / Bâdrencbûye / Oğul Otu Külliyatı
Haşîşetü’s-sinnevr: Kedi otlugı demekdür murâd bâdrencbûyedür. Zîrâ kedi anuñ yanında olıcak şen olup oynar ve kokular ve yanında yatup uyur. Bâdrencbûye harf-i bâda beyân olınmışdur.
Bâdrencbûye: Ogul otı Türkî; kogan otı Türkî; müferrih-i kalbüʼl-mahzûn Arabî; bâdrengbûye Fârisî; bâdrenbûye Fârisî; bâdreng Fârisî; tûruncân Fârisî; pâlengû Fârisî; tarûhiyyâ Süryânî; hartâryûs Rûmî; meserçîn Yûnânî; melîsa Rûmî; melîssô fîlôrum Lâtîn; abiyâstrûm Lâtîn; melîsun Nemse, Mâcar; tôrôncîl sîzrâ İspânya; melîsun Fırânca; sâlyûfilin Yûnânî; baklatüʼl-ütrüciyye Arabî. A'lâsı tâze olmakdur. Tabî'atı ikinci derecede hâr u yâbisdür. Balgamî ve sevdâvî illetlere gâyet nâfi'dür. Agız kokusın hoş eder. Uyuza ve dimâg süddelerine müfîddür ve kalbe ve cigere kuvvet ve ferah-ı tâmm verür, kalbe ferah ve kuvvet vermede belki nazîri (dengi, eşi benzeri) yokdur. Hafakânı zâ'il eder. Zihni sâf eder. Suyınuñ mikdâr-ı şerbeti yigirmi dirhemdür. Ammâ yapragını ekser sâlûta eyledükleri ota katarlar. Katı çok yeseler yan başlarına zararı vardur, illâ samg-ı arabî ıslâh eder. Yapragından şarâbla içseler ve yaku dahı eyleseler akreb ve yılan ve kuduz taladugına muvâfıkdur ve kaynadup suyını gerü bunlara dürtseler fâ'ide eder. Ve matbûhından diş agrısına mazmaza olınsa nef' verür. Ve tuzıla bişmiş yapragın hanâzîre yaku eyleseler fâ'ide eder ve mafâsıla dahı yaku olınsa nef' verür. Ve tohmınuñ hâssasındandur ki yapragından, kökinden ve tohmından bir mikdârın kurudup cebinde bile götürseler herkes muhabbet ede ve müferrihlıgı dahı gitmeye, dâ'im şâd-mân ola. İhtiyârât-ı Bedî'î’de mutlak ben kerrâtla tecribe eyledüm der. Bunuñ tefrîhde bedeli kendü vezni kadar ibrişîm ve dört dânk vezni kadar tûrunc kabugıdur. Kavl-i İbni Baytâr bunuñ suyına avratlar girüp otursalar hayızların akıda. Ve yapragın natrûn ile içseler iç agrılarına ve bagırsak çıbanlarına ve hunnâka fâ'ide eder. Ve zîkuʼn-nefese dahı lu'ûkın yedürseler müfîddür ve ınçkırugı ve balgamı giderür. Ve bunuñ bir nev'i dahı olur, asıl tûrunc gibi ol nev'i kokar. İbni Baytâr kavli üzere evvel nev'inüñ hâssası oldur ki bundan evvel, her kim götürürse [herkes]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
