Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🫙 Yağlar 🫙

Gül yağı

Serbest metin
Gül yağı (rose oil) dühnül verd
Eğer gül yağını bir kimse başına sürse sıcakca, aklı ve anlayışı ziyade ola ve sersam ve sevdaya fayda ede. İbn Sina der, gül yağı aklı ve anlayışı ziyade eder, eğer ılıcakla başa sürseler iyidir. Eğer çörek otunu yumuşak dövüp gül yağıyla sürtseler gevşekliği/güçsüzlüğü(süstlüğü) gidere. (-Gevşeklik/güçsüzlük(süst) organlar bölümü-)
[Havabi Risalefittıb]

Gül Yağı
Güzel kokuların şahı olarak nitelendirilen değerli bir yağdır. En iyisi Hindistan’dan gelirmiş. Sonra bir adam bu değerli yağı Rumeli’de Kızanlık denilen yerde üretmiş. O günden bu güne Kızanlık’tan İstanbul’a gelen bu değerli yağ, buradan diğer memleketlere gider. Kimyevi tıp kitaplarında çeşitli şekilleri yazılmıştır. Ancak acizane ben 1220 [1805-6] senesi’nde Allah’ın fakir kullarından değerli bir zattan işittiğim yöntemi aynen yazıyorum. Yapılışı: 5 veya 10 vukıyye henüz açılmış gül, yaprak olarak bir havana konulup gül suyu ile hamur olana kadar dövülür. Daha sonra üzerine 4 parmak kadar gül suyu konulup onun üzerine 10 dirhem yürek yağı da ilave edilerek imbiğe konulur. Önce taşmayacak kadar sıkı ateşte, sonra yavaş yavaş suyu kalmayıncaya kadar damıtılır. Eğer bu damıtmada yağ çıkmazsa işlem tekrar edilir. Yani önceki kadar gül, bu damıtılmış su ile imbiğe konulup bir daha damıtılır. Yağ çıkmazsa bu işlem 3 kez tekrar edilir. Yağ çıkarsa işlem tamamlanmış olur. Eğer 3 defadan sonra da yağ çıkmazsa, tekrar çıkan su, buharla hafif ateşte damıtılır. Su çıkar damıtma kabının(kar'anın) dibinde yağı kalır. Yürek yağı 10 dirhem olarak bir kere katılır, tekrar katılmaz. Verdiği nimet ve iyiliklerden dolayı Allah’a hamd olsun âlemin sığınağı azamet ve heybet sahibi padişahımız efendimizin kendine yakışan yol göstermesi sayesinde her sene biner miskal olarak Kızanlık’tan gelmektedir. Bazen yüzer, ikişer ve beşer yüzer miskal de getirirler. 3 miskal lazım diye bu işleme girişmek akıl kârı değildir.
Şemsiyye Gül Yağı
Gül yağının tabiatı soğuktur. Bütün sıcak şişlere, tüm sıcak hastalıklara faydalıdır. Bilhassa makat ağrısı ve basurlara(hemoroide), özellikle de darbe almış organa çok yararlıdır. Yapılışı: Gül yağının şemsiyyesini hekimler birkaç şekilde uygularlar. Acizane elde ettiğim ve tercih ettiğim şekli şudur: Tam olarak açılmamış gonca güllerden bir vukıyye alınıp 100’er dirhemlik dört bölüme ayrılıp ayrı ayrı dövüldükten sonra menekşe yağı gibi işleme tabi tutulur. Eğer tekrar edilip 1 vukıyye gül daha ilave edilirse daha güzel ve kuvvetli olur. Tek başına kullanıldığı hastalıklardaki faydası da daha çok olur. Gül yaprağı yağının tabiatı soğuk olup cümle hararetli şişlere ve cümle sıcak hastalıklara faydalıdır. Gül yağı: Bütün hararetli şişlere ve tüm sıcak hastalıklara, makat hastalıklarına, basurlara(hemoroide) ve özellikle de darbe almış uzva çok yararlıdır. Tek başına kullanıldığında tıbbi etkisi daha fazla görülür. Gül yağı (şemsiyye) da darbeye maruz kalmış azalar ve şişler için tavsiye edilir. Basur ve makat hastalıkları için şemsiyye gül yağ kullanılır.
Damıtık Gül Ağacı Yağı
Hindistan’dan gelir. Kızdırıcı bir yağdır. Bazı hekimlere göre bunun bedeli mersin yağıdır. Ancak araştırma imkânım olmadı.
[Neşati Yağı]

Eğer gül yağını sıcakla başına sürseler aklı ve anlayışı ziyade ola. Şimdi bir kimse gece gül yağını başına sürseler uyku getire, eğer ve gül yağını damlatsalar sıcaktan olan kulak ağrısına faydalıdır. Dahi gül yağını sıcak edip başına sürseler aklı ve anlayışı ziyade eyleye.
[Hükemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]

Ve bazı kuvvet verici ilaçların mizaçlarında itidal olur ve itidali hasebiyle mülaki olduğu uzuvda hararet ve soğukluktan hangisi ifrat üzere olur ise uzvun o mizacını mutedil eder, mizacın mutedil olması hasebiyle kuvvetlendirme hasıl olur. Galenos'un görüşü üzere gül yağında olan kuvvetlendirme bu nevi kuvvetlendirme olur. (Ki yine Galenos'un dediği şudur ki herhangi bir mizaç ifrat olur ise o kuvvete eksiklik verir. En kuvvetlisi en mutedilidir). Gül yağı dimağın iltihabına cidden faydalıdır ve şişlerin ilk çıkışında dahi faydalıdır ve dimağın kuvvetlerini ziyade eder ve anlayışı dahi ziyade eder. Ve gül yağı itidale meyillidir, binaenaleyh Galenos meyil etti ki gül yağı şiddetli soğuk olan bedeni ısıtır ve sıcak bedeni soğutur. İbni Sina(Şeyh-i Reis) der ki benim katımda gül yağının sıcak bedenleri mutedil etmesi soğuk bedenleri mutedil etmesinden ekser olur. Ve gül yağı kaydırmaya muhtaç olan maddeye tesadüf olur ise onu açar(ıtlak eder) ve bazı kere safravi ishali hapseder ve tutar(kabz eder). Gül yağı ve gülün kendisini koklamak aksırtıcıdır(muattıstır). Ve bir kavim der ki gülün yağında iki kuvvet vardır ki o kuvvetler biri birine zıt olurlar, o kuvvetlerin biri çekici güçtür ve biri dahi tutucu/engelleyici güçtür. Pes kullanılan gülün evvela çekici gücü ince atık-fazlalık maddeleri buharı olanı dimağa çeker ve çektiği buharı dimağda hapseder ve sonra yine o gülün tutucu/engelleyici gücü mahpus olan buharı dimağda aksırtmak ile defeder. Pes gülün aksırtması kendinin dimağda haps eylediği buharı defetmek ve açmak için olup kendi zararına ilaç yine kendisi olur ve gülün kendisi dimağı hararetli olan kimseleri aksırtır, aksırtıcıdır(muattıstır). Ve gül yağı karnı ishal eder.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]

Gül yağı(Dühnü’l-verd): Gül yağıdır. Farsçada revgan-ı gül derler. Tutucu(kabız) gücü vardır. Ama içseler yüreği ishal eder ve mide alevini söndürür. Gül yağının tabiatı soğuktur. Ve cümle sıcak hastalıklara faydalıdır ve basurlara(bevasire) ve sıcak şişlere ve yılancık hastalığına(humreye) ve darbe dokunmuş azaya ve hamam otu(nure) sürünmüş iken elem veren yere faydalıdır. Bunun faydası gayet çoktur. Vav babında verd diye gül yazıldığında mahallinde zikrolunmuştur. Dühnü’l-cül: Gül yağıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]

Dühnü’l-verd
Gül yağıdır. Eğer içseler içi ishal ede. Ve midenin alevini sakin eder. Dimağa kuvvet verir. Anlayışı ziyade eyler. Başa sürseler ağrısını sakin eder. Başta olan yaş çıbanları giderir. Ve eski çıbanlara sürtseler yeni et bitirir. Ve ağızda çalkalasalar(mazmaza etseler) diş ağrısını sakin eyler. Ve Yoğun kıvamlı/kalın(galiz) olan göz kapaklarına sürtseler ve göze sürme etseler fayda ede. Ve lavman(hukne) etseler bağırsak ve rahim ağrısına ve çıbanlara fayda eder. Ve safravi ishali keser. İçseler azayı kavi eder. Karıştırıp enseye sürtseler dimağı(beyni) arıta. Ve sıcak ve soğuk şişlerine fayda ede eğer sirkeyle karıştırıp kiremidi kızdırsalar tekrar bitirseler dimağ şişlerine kosalar fayda eder. Eğer ılıtsalar pamukçukla damlatsalar sancısını sakin eyleye ve sıcak şişlerden olan sancıları ve ağrıları sakin eyleye eğer gövdeye ve cemi azaya yaş mersin ve tatlı şarap(süci) sirkeyle karıştırıp sürtseler damardan kan sızdığını kese eğer turunç içiyle karıştırıp sıtma tutanın tabanına sürtseler sıtmadan olan baş dönmesini ve ağrısını sakin eyleye eğer ılıcak eyleyip yumurta sarısıyla karıştırıp lavman(hukne) etseler uzun bağırsakta olan çıbanlara ve kanlı ishale(zahireye) fayda eder. Eğer hure hastalığı zahmetlerine sürtseler et bitire hasılı kelam cemi yaramaz çıbanlara ve binbirlere ve yılan hastalığına(daü'l-hayyeye) ve deri soyulduğuna sürtseler fayda ede eğer süzme yoğurtla(kırutla) ezip sıcak şişlere ve kurdeşene(ısırguya) fayda ede vursalar eğer iki dirhemini dereotu suyuyla kullansalar dahi kosalar ondan beş dirhemini bir dirhem tiryak-ı faruk ile içseler emin olalar. Terkibi budur ki, beş yüz seksen dirhem ıdhırı döveler, iki bin elli dirhem zeytinyağı ile karıştırıp, ondan sonra yatacakca su koyalar, karıştırıp pişireler. Ondan süzeler. Bin dirhem gül yaprağını içine koyalar. Ele bal sürüp karıştıralar, usulca usulca sıkıca sıkıca. Ondan sonra bir gün bir gece dura. Ertesine dek üç kez öyle edeler. Ondan sonra kullansalar. Bir türlü dahi budur ki, gülü döveler, zeytinyağına ıslatalar. Yedi günde bir tazeleyeler üç kereye dek.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]


Gül yağı(Dühnü’l-verd): Gül yağı birkaç kuvvetten terkip olunmuştur. Onun içindir ki eğer sıcak ve soğuktan olan hastalıklara fayda eder. Tutuculuğu/büzücülüğü(kabızlığı) ve maddeleri menetmesi dahi vardır. Gül yağı, sair yağların iyisi ve en faydalısıdır. İshal etmesi dahi vardır. Midenin zatından olmayıp sonradan arız olan hararet ki ona hararet-i garibe derler, ol makule harareti söndürür ve yenip derin olan çıbanlarda et bitirir ve çıbanların yaramazlıklarını pak edip dağılmasını meneder ve yaşlıkları ziyade olan çıbanları ve uyuzları kurutur, henüz peyda olan baş ağrısını giderir. Eğer ısıtıp dimağ üzerine sıcak iken dökünseler dimağa kuvvet vere, safradan olan ishali tutar. Eğer yelmeşik hılta dokunursa ishal ile çıkara. Zayıf olan azaya sürseler kuvvet vere ve azaya etraftan dökülen hıltları menedip tutar ve mukaddema dökülmüş olanı eritip/çözüp(tahlil edip) eritir. Büyük şişler ve çıbanlar henüz zahir oldukça ağrılarını sakin etmekte gül yağından daha faydalı nesne yoktur. Bu babda sihir gibidir. Eğer sirke ile karıştırıp ve muhkem çalkayıp ağrısı olan dimağ üzerine kosalar ağrılarını sakin eyleye. Eğer sirke ile karıştırıp ve çalkayıp içine bez parçasını bulayıp şişi olan dimağ üzerine birkaç kere böyle kosalar şişine fayda eyleye. Eğer gül yağı şir-i rugan yağıyla olursa sakin etmesi ziyade olur. Eğer zeytinyağı ile olursa kuvvet vermesi ziyade olur. Damarları ağızlarını tutup sıvamak için olan tohumlar, mesela karnıyarık otu tohumu(bezr-i katuna) ve fesleğen ve kuzu kulağı dedikleri ekşi nebat tohumları ve bunlara benzer tohumlar vesair hıltları tutup hapsetmek için olan dövülmüş ilaçları(sefuf) bu yağla karıştırıp kullandıklarında kuvvetleri ziyade olup doğru bağırsak(mia-yı müstakim) dedikleri bağırsakta olan ağrıları sakin etmekte tesirleri ziyade olur. Eğer içine pamuk parçasını bulayıp ve ılıtıp sıcak sebebi ile ağrısı ve nabız gibi hareketi(darabanı) olan kulak içine damlaları birbirinden geç birkaç damlatsalar ağrısını ve nabız gibi hareketini sakin eyleye. Eğer şarap sirkesi ve taze mersin suyu ile karıştırıp muhkem çalkayıp cemian azaya ve bedene sürseler keskin ve dalayıcı kandan olan ağrıları gidere ve ifrat ile terlemeyi yani hadden ziyade olan terlemeyi giderir. Eğer hıyar içi sıkıntısı veyahut turunç ekşisi sıkıntısı ile karıştırıp ve çalkayıp ziyade baş ağrısı olan sıtmalı kimsenin ayakları tabanlarına onunla sürseler baş ağrısına sebep olan buharı menedip sakin eyleye. Eğer hemen yumurta sarısı ile karıştırıp lavman(hukne) eyleseler doğru bağırsak dedikleri bağırsakta olan çıbanlara fayda eyleye ve iç ağrısına ve bağırsaklar sıyrıntılarına fayda edip onuldur. Derin yaralara ve çıbanlara onunla ilaç etseler fayda edip onulda ve etlerini bitire. Sıcak hıltlardan olan çıbanlara ve kabarlara panzehir(bad-ı zehr) gibidir yani ziyade faydalıdır. Kuduz böceği(zerarih) dedikleri zehirli böcek ve sabun ve zırnık ve alçı içmiş olan kimselere fayda eder. Bu vechle fayda eder ki dereotu suyu ile karıştırıp ve ısıtıp on iki dirhem miktarını içirip kusturalar. Üç dört kere böyle verip kusturalar ta ıstırabı sakin ola. Ondan sonra bir dirhem tiryak-ı faruk ile gül yağından üç dirhem miktarı içireler. Zikrolunan zehirlerin zararı defoluna. Çıkarmasının yolu mukaddema defalarca beyan olunduğu üzere zeytinyağı veyahut şir-i rugan yağı içine gül yapraklarını koyup ve güneşe koyup birkaç kere yaprakları tebdil eyleyeler. Bazıları gül yapraklarını dövüp yağ ile pişirirler. Bazıları evvela zeytinyağını su ile dövülmüş ıdhir ile kekreltip ondan sonra üzerine gül yapraklarını koyup birkaç kere yaprakları tebdil edip yaprakları yağ dibine çöktükte yaprağı ayırıp sıkmayalar. Sair çiçeklerden dahi yağ ettiklerinde bu vechle ederler. Bazıları çiçeği tebdil ettikçe ayırdığı çiçeği sıkar, yedi kereye dek tebdil etmek caizdir. Bazıları sıcak otlardan dahi katarlar. Böyle olunca tabiatı sıcak olup zikrolunan faydaları geri verir, belki bazı faydası dahi ziyade ve iyi olur. Bazıları eşek marulu dedikleri nebat dahi katarlar, rengi güzel olup eritmesi/çözmesi(tahlil etmesi) kavi olur. Bazıları bozulmasın diye bir miktar tuz katarlar ama iyi olmaz. Gül yağı bulunmasa menekşe yağından yarım vezni ve söğüt yağından vezni miktarı bedelidir.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa'u't-Tabîbe Cehluhu]



Bu fasıl gül yağını çıkarmak keyfiyetidir, dilediğin kadar gülü alıp üzerine su saçarsın hatta ıslak ola ondan sonra bir büyük havana koyup at gübresi içinde(batn-ı fereste) on beş gün mayalandırıp(tahmir edip) ondan sonra çıkarıp sıcak kül veya sıcak kum üzerinde mutedil ateşle damıtırsın(taktir edersin) damıtma kabında(kar'ada) kalmayınca sonra ol çıkan suyu rutubet damıtmasıyla mutedil ateşte damıtırsın evvel su çıkar damıtma kabının(kar'anın) dibinde yağı kalır bu yağın rayihası kavidir keskindir misk rayihasından efdaldir kokmakta ve içmekte ve zahiri ve batıni hassaları kuvvetlendiricidir.
[Gayetul Münteha]

Verd: Mersin ağacı(as) hakkında söylediğimiz vechile bunun da cevherinin imtizacı sağlam değildir. Çünkü bunda bir cevher var, mizacı ikinci derecede soğuktur; bir cevher var, mizacı birinci derecede sıcaktır, bir cevher var hem yumuşatıcı hem rutubetlendiricidir; bir cevher var hem kalınlaştırıcı hem kurudur. Gül ıtriyet ile ruhun cevherine mülayimdir. Bahusus ruhun mizacı hararetli olursa daha mülayimdir. Gül soğukluğu hasebiyle ruha faydalıdır. Tutuculuğu/büzücülüğü(kabızlığı) ile ruha metanet verir. Bundan dolayı gül suyu azar azar içilirse sıcak olan bayılma(gaşy) için, sıcak olan çarpıntı(hafakan) için faydalıdır. Gül tekmil iç organları için faydalıdır.
[İbni Sina Edviye-i Kalb]

Erişim kontrol ediliyor…

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Gül yağı (rose oil) dühnül verd
Eger gül yagın bir kimesne başına sürse ısıcakla, 'aklı ve fehmi ziyâde ola ve sersâm ve sevdâya nef' ede. İbn Sînâ eydür, gül yagı 'aklı ve fehmi ziyâde eder, eger ılıcakla başa sürseler eyüdür. Eger çörek otın yumşak dögüp gül yagıyla sürtseler gidere. (-Süst endam bölümü-)
[Havabi Risalefittıb]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.