Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Tenbül (Piper betle)

Serbest metin
Tenbül (Piper betle)
Mahiyeti Hakkında: Bir nev yapraklardır ki onun ağacı Hint diyarında ve gayrı mevzilerde dahi biter ve onun yaprağı limon yaprağına ve dallarına benzer. Ve Hint ehli o yaprağı tüy dökücü(nûre) ile ve fufel ile yerler ve çiğnedikte o yaprak dişlerini kızıl boyaya boyar. Ve onun hoş rayihası vardır ve Hint ehli onu yemeye muhabbet ederler ve ekseri vakitlerde onu yerler ve onunla övünürler.
Tabiatı Hakkında: Bazıları dediler ki birinci derecede soğuk ve ikinci derecede kurudur ve bazı başkaları aksederler yani ikinci derecede soğuk ve birinci derecede kurudur derler.
Hassaları Hakkında: Tutucu/büzücü(kabız) ve kurutucudur.
Zinet Hakkında: Nefesi güzel kokulu eder ve ağız kokusunu giderir, dili ve dişleri kızıl kılar. Ve denildi ki o yaprağın özsuyu şarap ile alaca hastalığına(bahaka) cila edicidir.
Baş Organları Hakkında: Dişler arasında olan etleri ve diş etlerini kuvvetlendirir ve tıkar, ona binaen Hint daima onu çiğner.
Gıda Organları Hakkında: Mide ağzını ve hazmı kuvvetlendirir ve yelleri kırar ve geğirtiyi hoş eder.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Tânbûl: Tânbûl Türkçe; tenbîl Arapça; sâdec-i hindî İbni Baytar sözü. Hint'ten gelir bir yapraktır. Turunç yaprağı gibi kokar ve tadı ve kokusu karanfile benzer. Bazıları buna sâdec-i hindîdir demişler, ama sadec sin babında inşallahü teala zikrolunur. Geldik maksudumuz olan tanbul ki tenbîl dahi derler, bu tanbul ağaçlara dolaşır. Razi sözü evvel derecede sıcak, ikincide kurudur. Tutucu/büzücü(kabız) ve kurutucudur. Bazıları evvelde soğuk ikincide kurudur demişler. Eğer çiğneseler ağız ağrısına ve ağız kokusuna ve diş diplerine faydalıdır. Yemek iştahını getirir, cinsel gücü ziyade eder. Hint ehli bunu şarap yerine kullanırlar, adetçe keyif verir ve yüzü ve dudağı kızartır. Balık yedikleri vakit Hint ehli bundan çok çiğnerlermiş. Balık zararını defeder ve mideye kuvvet verir ve dişlere ve zayıf karaciğere kuvvet verir. İbni Baytar çene şişlerine ve kan sızdığına faydalıdır demiş. Eğer yaprağını çiğneyip üzerine su içseler nefesi hoş kokulu eder ve kalbi kavi eder, vahşeti giderir. Bunun bedeli kuru karanfildir ve yarım vezni kadar emlec kabuğudur derler.
Varakü't-tânbûl: Hint tanbulu yaprağıdır. Dengeli hararettedir ve tutuculuğu/büzücülüğü(kabzı) vardır. Ve diş diplerine ve mideye kuvvet verir ve dudağı kızdırır. Ve denizde çok gezenler çok balık yedikleri için bunu dahi çok yerler, uyku getirmez.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]

Tanbûl [Tânbûl]
Halk buna Tenbûl derler. Yaprağı turunç yaprağına benzer, külüçür gibi biter. Ağaçlara dolaşır. Ve yaprağının tadı karanfil tadına benzer. Eğer yaprağını çiğneseler ağız kokusunu iyi eyleye. Ve iştah getire. Ve dişleri kızdıra. Ve nefsi ferah eyler. Ve bedeni kavi eyler. Ve çene şiştiğine ve kan sızdığına fayda ede. Ağız ve diş etlerini ve mideyi kavi eyler. Eğer yaprağını yeseler üzerine su içseler nefesi kokulu eyleye ve ferah eyleye ve kalbi kavi ede, vahşeti gidere. Bazıları buna sâdec-i Hindî derler. Bedeli karanfildir. Ağız ve diş etlerini iyi eyler. Ve mideyi kavi eyler. Yaprağını yeseler üzerine su içseler nefesi kokulu eyleye ve ferah eyleye. Ve kalbi kavi ede. Vahşeti gidere. Bazıları buna sâdec-i Hindî derler. Bedeli karanfildir.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]



Tânbûl: Tenbül ve tâbûl dahi derler, Hintçeden Arapçalaştırılmış isimdir. Türkçede dahi bu isimle meşhur latif devadır. Tanbul kabakgiller makulesindendir. Kabakgiller diye her nebat ki baldırı olmayıp yanında bulunan nesneye sarmaşıp bite ona kabakgiller derler. Onun içindir ki kabak böyle olmakla kabakta kabakgiller isim gibi olmuştur. Tanbul, Arap vilayetinde Umman nahiyelerinde ve Hint vilayetlerinde biter, yaprağı ağaç kavunu yaprağının küçüklerine benzer, nebatı börülce nebatına benzer, ağza alılıp çiğnense karanfil gibi lezzeti ve rayihası vardır. Tabiatı birinci derecede sıcak ve ikinci derecede kurudur. Ağız rayihasını güzel eder. Ağızda ve dişlerde olan yaramaz yaşlıkları giderir ve yemek iştahını getirir. Eğer çiğneseler dişleri kızartır. Yeseler cimayı tahrik eder ve bedeni kavi eder ve insan nefsinde şenlik ve ferah hasıl eder, hususan çok zaman çiğneyip suyunu yutsalar ziyade tesir eder.

Ağzı kavi eder, diş etlerini fasit(bozulmuş) olmaya komaz. Taze yaraları yapıştırır, küçük dillerden kan akmayı meneder ve şişlerini indirir ve mide yaşlığını kurutur ve zayıf olan karaciğeri kavi eder. Diş diplerini ıslah eder ve kavi eder. Eğer yedi tane yaprağını yiyip üzerine su içseler sarhoş eyleye. Hint ehli tanbulu şarap yerine kullanırlar. Her yaprağına kireç(kils) yani şaraba Yahudiler kattıkları topraktan çeyrek dirhem katıp yerler. Onunla olunca lezzeti hoş olup ruhlara karışması tez olur ve akıl ile karışıp şen etmesi tez olur. Bazen olur ki fufel dahi katıp kuvvet vermesi ve organı muhkem etmesi ziyade olur. Tanbul bulunmasa sarhoş etmekten gayrı hususlarda bedeli ağırlığınca karanfildir. Bazıları hile edip habbü'l-gâr yani defne dedikleri ağaç yaprağına benzer bir yaprak ki Kamer adası derler adadan alıp deniz suyu ile terbiye ederler. Ve bazı tutucu/büzücü başka yaprak dahi katarlar, o yapraklara bazı attarlar varak-ı hımârî derler, onların rayihaları dahi hoştur ve kuvvet vermeleri vardır lakin sarhoş etmez ve ferah vermez. Bazı cahiller tanbulu sâdec-i hindî dedikleri yaprak yerine kullanırlar ve zannederler ki tanbul dahi sâdec-i hindîdir.
[Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]

Erişim kontrol ediliyor…

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Tanbul (Tenbül / Betel)
el-Mâhiyyetü: Bir nev' evrâktır ki onuñ şeceri diyâr-ı Hind'de ve gayrı mevâzı'da dahi nâbit olur ve onuñ varakı leymûn varakına ve agsânına müşâbihtir. Ve ehl-i Hind o varakı nûre ile ve fûfel ile ekl ederler ve madg eyledikte o varak dişlerini sıbğ-ı ahmere boyar. Ve onuñ râyiha-i tayyibesi vardır ve ehl-i Hind onu tenâvüle muhabbet ederler ve ekser-i evkâtta onu tenâvül ederler ve onuñla tefâhur ederler.
et-Tab'ı: Ba'zılar dediler ki derece-i ûlâda bârid ve derece-i sâniyede yâbistir ve ba'zı âherler aks ederler ya'nî derece-i sâniyede bârid ve derece-i ûlâda yâbistir derler.
el-Havâssu: Kâbıd ve müceffiftir.
ez-Zînetü: Nükheyi tatyîb ve baharı izâle eder, lisânı ve esnânı ahmer kılar. Ve denildi ki o varakın usâresi şarâb ile bahakı câlî olur.
A'zâu'r-Re'si: Umûru ya'nî esnân arasında olan etleri ve lisâtı takviye ve sedd eder, oña binâen Hind dâimâ onu madg eder.
A'zâu'l-Gıdâi: Fem-i mi'deyi ve hazmı takviye eder ve riyâhı kesr eder ve cüşâyı tatyîb eder.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.