Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

Beyin Hastalıkları

Sersam (Sersem / Menenjit)

Serbest metin
Sersam (Sersem / Menenjit)
Sersemliği ve sevdavi olanlara münasip tedavileri bildirir. Eğer kabak yağını başa sürse sersemliği giderir ve baş ağrısını def eder. Eğer sevdavi olsa, alameti odur ki sürekli fikirde ve kederde ola ve benzi donuk ola ve parlaklığı olmaya ve karalığa meyyal ola. O makule kimseye ilaç mühimlerin en mühimidir ve şol alametler ki bildirdik, ne zaman bir kimsede zahir olsa veya yüzü ve gözü eğilse veya bir uzvu ziyade seğirse, korkudur ki kasılma(teşennüc) ola ve hem yüzü ve gözü kızıl ola. Eğer gözden yaş çok aka ve aydınlıktan incine, ihtimaldir ki sersam ola ve sürekli baş dönmesi ve tez tez ağırlık basması ve kederlenmek ve uzun uzadıya fikirler etmek malihulya alametidir ve gözüne bazı hayalet görünmek sevdaya işarettir ve göze su inmek korkusu vardır ama, kim alnı geceleyin mide buharı olmuş olur, su inmek korkusu gider. Eğer beden gevşeklik/güçsüzlük(süstlük) bulup ve duyuları zayıflayıp(künd olup) cümle azalar seğirse, inme(sekte) mukaddemesi ola ve sevdadan olan Sara(epilepsi)'nın alametleri yüzünün rengi sarıya meyyal kara ola ve gözleri içeri batmış ola. İlacı kara halile ve eftimun ve garikun ve karabaş otu(ustuhudus) ile şerbet verip badem yağını ısıtıp başına süreler ve hem beynini eyaric hapı(habb-ı eyaric) ile ve sarısabır hapı(habb-ı sabr) ile nemli edeler ki başı sevda maddesinden arıta, ziyansızdır. Terkibi budur, eftimun 2 dirhem, garikun 2 dirhem, besfayic 1 dirhem, kızmış şarap 1 dirhem, karabaş otu(ustuhudus) 1 dirhem bu mecmuunu dövüp elekten geçirip rezene suyuyla yoğurup haplar ederler ve yutalar, bu cümle bir şerbettir. Eğer sersamın daima tabiatını fitil(şaf)la ve orta halli lavman(hukne) ile yumuşatıp(telyin eyleyip) kabız olmaya komayalar. Ellerin ve ayakların tuzla ve kepekle, ayak taşıyla sürüp ovalar ve sıcak suya koyalar ama agah ol kim sevdaya gayetle faydalıdır. Bir akçalık eftimun ki iki avuç dolusu olur, bir akçalık badem yağıyla muhkem ovalar kuruluğu gide. Ondan bir çanak süt ocakta kaynatalar ve bir iki damla sirke sepeler o süt kesile, o kesilen sütü alıp bir çölmeğe koyup sabahtan ikindiye dek ıslata. Ondan muhkem kaynatıp sonrasında bir astardan bu eftimunu sıkalar dura. Sabah aç karnına biraz o sudan ki sütten kesilmiştir, bir ayrı kaba idhal edip sıcakla bolca içe ta tamam olunca bu üslup üzere içe sevdası gide, ara sıra bu minval üzere etmek caizdir, ziyade faydası vardır. Bir kimsenin sevdası olsa evvel birkaç gün bu manayı içireler, anason, rezene, kuru üzüm, incir ve tatlı meyan kökü bu cümleyi katı kaynatalar ve süzeler. On beş gün sabah erkenden o kaynatılmış sudan(muğlabın suyundan) içe ve kuru nesnelerden perhiz ede. Peynir gibi ve keçi eti ve yoğurt ve ekşi nesneler yemeyeler, sonrasında müshil vereler, mesela bir dirhem pak ezilmiş lacivert taşı ve bir dirhem mahmude, iki dirhem damla sakızı(mastaki) bu cümlesini havanda ezip ılıcak suyla bir defada içeler. Eğer az amel ederse peynir suyuna şeker katıp ardınca içeler, bir nice kere böyle edeler. Eğer mizacı pek ise ve murat üzere amel etmediyse bir dirhem mahmude ziyade ede ondan içe. Eğer mizacında kan galebe kalsa gözü damarları kızıl olup marazı şiddetlense, baş damarından kan alalar. Ve eğer safra ve sevda galip olsa bu ikisini def etmeye müshil içe, mahmude bir denk, türbüt bir dirhem, damla sakızı(mastaki) buçuk dirhem, lacivert taşı bir dirhem cümlesi şerbettir. Eğer safra ve sevda ve balgamı gidermek murat ederse bir dirhem mahmude, iki dirhem Ebu Cehil karpuzu(hanzal) kökü içi, dört dirhem damla sakızı(mastaki) ezip cümlesini suyla hamur edip nohut denli haplar edip tamam birden yuta. Ve onlardan kolay bir şerbet dahi budur, bir dirhem türbüt, üç dirhem mahmude, buçuk miskal lacivert taşı ezip cümlesini suyla içeler. Eğer pek kavi isterlerse mahmudesini ziyade ede, ama şerbetten önce birkaç gün hamama varıp ondan içe, zira halleder, yumuşar, çıkması asan olur. Bil ki sersam bir illettir kim dimağın perdesinde olur. Alameti odur kim kelamları karıştırır ve bu illete ibtida kafa damarından kan alalalar. Ve eğer illet şiddetlenirse kan almayalar, meğer alnın damarından kan alalar ve başını tıraş edip gül yağını sirkeyle çalkayalar ta kim karışmış(amihte) ola, ondan başına sürteler ve kabak yağı ve menekşe yağı sürteler ve sabahın nilüfer şarabı veya menekşe şarabı içireler. Ama kepek ve tuz ve hatmi kaynatıp her vakitte ayaklarını yıkayalar ondan sonra vadem yağını faydalı. Ama safradan ise Hafif(latif) gıdalar yiyip Yoğun kıvamlı/kalın(galiz) taamdan perhiz edeler ve karanlık evde koyalar, kimse onunla söyleşmeye ve söyleyince ağaçla korkutalar ta kim konuşma(mükaleme) eylemeye ve yanında hoş nefesle saz çalalar. Ama mayhoş nar suyuyla acı badem yağıvereler. Ama safradan olanın alameti budur kim benzi sararır ve dilinin üstü soğuk ve yaş ve uykusuz olur ve gözlerine yaş gelir ve başını aşağı tutar dürtmeyince başını kaldırmaz. İlacı evvel dediğimizdir ama hoşluğa döndükte ıspanak yemeğini(müzevveresini) koruk suyuyla veya ekşi nar suyuyla vereler.
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]

Eğer sersem olana badem yağını yemeğe ya şaraba katıp içse fayda ede.
[İBDA'İ'L-A'RAZ]

Istılahta sıcak veremdir ki beynin ince perdesinde ya Yoğun kıvamlı/kalın(galiz) perdesinde olur. (İnce perde beynin kendini bürüyendir, Yoğun kıvamlı/kalın(galiz) perde baş kasesine mücavir olandır.) Sıcak veremdir, safradan ya safravi kandan hasıl olur dimağın iki perdesinin birinde ki o iki perde dahildir baş kasesinde ve bu veremin ekseri dimağın(beynin) ön tarafında veya ortasına varıncaya dek olur ve az olur sersam dimağın nefesi olan vereme denilir ve az olur dimağın bütününe genel(am) olur, öyleye afet bütün nefsani fiillere genel olur. Sersamın alameti ayrılmayan hummadır ve baş ağrısıdır ve baş ağırlığıdır ve uyku bozukluğu/uykusuzluktur ve karışık düşlerdir ve zihin fesadıdır ve akıl karışıklığıdır ve nefes ıstırabıdır ve idrarın İnce/Sulu-İnce Kıvamlı(rakik) olmasıdır. Ne zaman idrar sulu olsa yani su gibi olsa helake delalet eder ve nabızdır testere gibi(minşariyye) ve dalga gibi(mevciyye) ortasında, dalga gibi olan dimağda olan veremde ekserdir ve testere gibi olan perdede olan veremde ekserdir ve dil karasıdır sarardıktan ve kızardıktan sonra ve iradesiz idrar damlamasıdır ve acı veren azalarına yapışmayı bilmemektir. Ne zaman tabiat kabız olsa şiddetli(hadd) hummada idrar inceliği ile ve baş ağırlığı ile ve ziyade baş ağrısı ile ve burun kanamak vaki olmaya sersam ile korkutsun. Demevi sersamdan akıl karışıklığı ile gülme(dıhk) olur ve dil kızarıklığı ve yüz kızarıklığı ve göz kızarıklığı olur ve damarlar dolu olur ve burun kanı damlaları olur ve göz yaşarmak olur. Ve safravi sersamdan olur onda gece uyumamak ve delilik ve sıçramak ziyade sanki cenk eder heyetinde hiddet ve cüret ve huylar yırtıcılığı ile ve yüz ve göz ve dil sarılığı ile ve olur ağırlık ve çekilmek daha az ve sancımak ve alevlenmek ekser. Bu sersamın iki kısmının ilacı safravi humma ilacıdır dahi sıcak baş ağrısı ilacıdır, hararetlerde ziyadelikle dahi su çokluğunda ve maddeyi lavmanlar(hukneler) ve fitiller(şaflar) ile ve etrafı ovmak ile ve bağlamak ile aşağıya çekmektir(cezbdir).
[Şerhi Mücez Fittıb]

Sersam hastalığına yakalananların nabzı ya titrek olur ya da kasıntılı olur. Eğer nabız titrek olursa bu, meydana gelmek üzere olan bir bayılmaya (havale) delalet eder. Eğer nabız kasıntılı olursa bu, meydana gelmek üzere olan bir kasıntıya delalet eder. Dimağda (beyin) meydana gelen hastalıklar ya beynin kendi cevherinde ya onda bulunan damarlarda ya beyin karıncıklarında ya da ruhun, dimağdan sinire aktığı kanallarda meydana gelir. Beynin kendi cevherinde meydana gelen hastalıkların örneği, orada meydana gelen şişliktir. Bu şişlik, soğuk bir maddeden kaynaklanırsa buna soğuk sersam adı verilir. Bu hastalık özellikle beynin ön kısmında meydana gelen hastalıklardandır. Eğer şişlik sıcak bir maddeden kaynaklanırsa buna da sıcak sersam adı verilir. Bu şişlik, söz konusu iki şişlikten mürekkep bir maddeden kaynaklanırsa buna ağır koma(es-sübâtü’l-erâkî) adı verilir. Soğuk sersam olan kişilerin nabzı, büyüklük, zayıflık, dalgalılık, yumuşaklık bakımından zatürre olan kişilerin nabzı ile ortaktır. Oldukça yavaş olması bakımından ise zatürre olan kişilerin nabzından ayrışır. Bunun sebebi, bu hastalığın soğuk bir maddeden kaynaklanmasıdır. Yine soğuk sersam olan kişilerin nabzı, daha düzensiz olması bakımından zatürre olanların nabzından farklılaşır. Bunun sebebi, yukarıda geçen sebebin aynısıdır. Soğuk sersam olan kişilerin nabzı, az miktarda değişken olması bakımından zatürre olanların nabzından ayrışır. Bunun sebebi, hastalığın kalbe yakın olmamasıdır. Yine soğuk sersam olan kişinin nabzı, sükûn beklendiği yerde vuruşlar olmasından dolayı özellikle onda meydana gelen fetret bakımından zatürre olan kişinin nabzından farklılaşır. Zira yaşamsal kuvve, zatürre hastalığında olduğu gibi bu hastalıkta baskı altında kalmaz. Yine bazı zamanlar sersam olan hastaların nabzı iki vuruşlu olmak bakımından zatürre olan hastaların nabzından ayrışır. Şişlik, kendisi sebebiyle beyin zarı genişleyene kadar büyük olduğu zaman bundan dolayı atardamar sertleşir. Sıcak sersam olan kişilerin nabzına gelecek olursak bunların nabzı, sert, küçük, az kuvvetli, oldukça hızlı, kesintisiz ve hafif dalgalı olur. Ateşlere özgü semptomlar, bu hastalıkta da mevcuttur. Nabzın sert olmasının sebebi, şişlikten kaynaklanan genişlemedir. Çünkü özellikle genişleyen şey, beyin zarıdır. Nabzın küçük olmasının sebebi, kuvvet zayıf olduğu için yayılmaya cevap vermeyen atardamarın sert ve uyumsuz olmasıdır. Nabzın kuvvetinin az olmasının sebebi kuruluğun, toplaması ve germesidir. Nabzın hızlı ve kesintisiz olmasının sebebi maddesinin, sıcak safra cinsinden olmasıdır. Nabzın dalgalı olmasının sebebi, beynin tabiatının rutubetli olmasıdır. Ateşlerin tümünde ya ateşin maddeye baskın olması ya maddenin ateşe baskın olması ya da bunların her ikisinin yani madde ve sıcaklığın baskın ve çok olması kaçınılmazdır. Eğer sıcaklık baskın gelip söndürmeye ve soğutmaya fazlasıyla gerek duyulursa kasılmanın(inkıbazın) sonu ve yayılmanın başlangıcı nabzın diğer kısımlarından daha hızlı olur. Çünkü tabiat, -kalbi soğutan- soğuk bir hava cezbetmek için yayılmaya doğru meyleder. Fazla dumanı dışarı çıkarma ihtiyacı oldukça şiddetli olursa yayılmanın sonu ve kasılmanın başı, nabzın diğer parçalarından daha hızlı olur. Tabiat, -kalbi oldukça soğutan- soğuk bir hava cezbetmek için yayılmaya doğru meyleder. Eğer madde daha baskın olursa ve fazla olan dumanı dışarı çıkarma ihtiyacı fazla olursa, yayılmanın sonu ve kasılmanın başlangıcı, nabzın diğer parçalarından daha hızlı olur. Çünkü, fazla dumanı sıkıştırmak, defetmek ve dışarıya atmak için tabiat tutucu/büzücü(kabız) etmeye doğru meyleder. Eğer her ikisi yani madde ve sıcaklık yüksek olursa -sıcak sersam hastalığında meydana gelen belirtiler gibi- yukarıda belirtilen iki durum ortaya çıkar. Ancak yayılmanın sonu ve kasılmanın başlangıcı, kasılmanın sonundan ve yayılmanın başlangıcından daha hızlı olur. Çünkü sıcak sersam hastalığında madde, hararetten daha fazladır. Sıcak sersam hastası olan kişilerin nabzı ya sürekli olur ya da bazı zamanlarda meydana gelir. Sürekli meydana gelen nabzı daha önce açıklamıştık. Bazı zamanlarda meydana gelen nabza gelecek olursak bu nabızdan bazıları, titrek nabız olur. Titrek nabız, kuvvet oldukça güçlü ve damar sert olduğu zaman meydana gelir. Bu nabızdan bazıları ise kesik ve kasıntılı olur. Kesik ve kasıntılı nabız, nabzı kasacak bir hastalık meydana geldiği zaman olur. Bu nabızdan bazıları, damarın konumu bakımından değişkenlik arz eder. Bu tür nabız, ya bir kısmı yukarıda bir kısmı aşağıda olan damarın parçalarında olur; ya da damarın tümünde olur. Şöyle ki bu, tümünü kabzetme durumunda olduğu gibi yukarıya doğru yükselme şeklinde olur; ya da çekiliyormuş gibi aşağı inme şeklinde olur. Bu nabızdan bazılarının kesintisizliği çok olur. Bu tür nabız, kuvvetin zayıflığına işaret ettiği için ileride meydana gelecek bir havaleye/bayılmaya delalet eder. Ağır koma(es-sübâtü’l-erâkî) hastalığından kaynaklanan belirtiler, -katelepsi(el-cumûd) hastası olarak bilinen kişilerde meydana gelen semptomlar gibi- çoğu zaman hastanın gözlerini kapatması, uyuklaması ve uyuya kalması, sonrasında gözünü kırpmadan uzun bir süre sabit bir noktaya bakmasıdır. Yine bir kişinin hastaya bir şey sorup onu konuşmaya zorlaması halinde hastanın zorlanarak cevap vermesi, hastanın cevabının, oldukça yavaş ve müphem olmasıdır. Çoğu durumda böyle bir hasta, belirli bir düzen olmayacak şekilde karma karışık konuşur ve saçmalar. Sıcak sersam ile soğuk sersam hastalığının birleşmesinden kaynaklanan ağır koma(es-sübâtü’l-erâkî) olarak bilinen hastalığa yakalanmış kişinin nabzı, sıcak sersam hastası olan kişinin nabzı ile hız, kesintisizlik, kuvvet ve özellikle -hâricî hareket ile aniden meydana gelen kesilme hariç- ateşe yakalanmış kişilerin nabzının niteliği bakımından ortaktır. Yine ağır koma(es-sübâtü’l-erâkî) hastasının nabzı, soğuk sersam hastalarının nabzının, sıcak sersam hastalarının nabzının kuvvet, kesintisizlik ve hız bakımından daha az olması, yine genişlik açısından daha fazla ve daha kısa olması hasebiyle ortaklık arz eder. Nabzın geniş olmasının sebebi, balgamın rutubetidir. Kısa olmasının sebebi, nabzın oldukça geniş olmasıdır. Çünkü cismin çaplarından biri arttığında diğeri kısalır. Katelepsi(el-cumûd) hastalığı olarak bilinen hastalığa tutulmuş kişinin nabzına gelecek olursak, soğuk sersam hastalarının nabzı ile büyüklük, yavaşlık ve düzensizlik bakımından ortaktır. Çünkü her iki hastalık, soğuk bir sebepten dolayı meydana gelir. Bunların nabzı şu açılardan farklılaşır: Donukluk hastalığına tutulmuş kişinin nabzı, soğuk sersam hastası olan kişinin nabzı gibi zayıf ve yumuşak değildir. Çünkü soğuk sersam, soğukluk ve rutubetten; donukluk hastalığı ise soğuk ve kuru bir hastalıktan kaynaklanır. Damarların yumuşak ve kuvvetin gevşek olması rutubetin gereğidir. Damarların sert olmasıyla birlikte damarın dolu (şişkin) ve sağlıklı olması, kuruluğun gereğidir. Katelepsi(el-cumûd) ve soğuk sersam hastalığı arasında üç şeyde fark vardır: Birincisi, fail sebep, ikincisi hastalığın konumu, üçüncüsü doğurduğu semptomlardır. Fail sebebe gelecek olursak fail sebep, soğuk sersam hastalığının çürümüş ve rutubetli-soğuk bir sebepten; donukluk hastalığına kuru-soğuk bir sebepten dolayı meydana gelmesi hasebiyle farklılaşır. Hastalığın konum bakımından farklılaşması şu şekilde olabilir: Soğuk sersam hastalığı, beynin ön kısmında olur. Bu hastalık, beynin karıncıklarında değil, beynin kendi cevherinde meydana gelir. Donukluk hastalığı ise beynin arka kısmında olur. Bu hastalık, beynin kendi cevherinde değil, beynin arka karıncığında meydana gelir. Donukluk ve soğuk sersam hastalığının her ikisinden kaynaklanan semptomlar da farklılık arz eder. Soğuk sersam hastalığına, bedenin gevşekliği ve yumuşaklığı eşlik ederken, donukluk hastalığına bedenin doluluğu(imtilası) ve sertliği eşlik eder. Yine soğuk sersam hastalığına, kesinlikle ateş eşlik eder. Bundan dolayı bu hastalığa tutulmuş kişinin nabzı, değişken olur. Donukluk hastalığına ateş eşlik etmez, bundan dolayı bu kişinin nabzı, dengeli(müstevi) olur.
[Galenos Külliyatı]

Sersam sıcak veremdir, beyinde olur tez (keskin) kan ve safra olmasındandır. Alameti ayrılmayan humma yani bütün gövdede daima kızgın olmak ve akıl karışıklığı ve hezeyan söylemektir ve söz işitmek sevmemektir ve nefes almakta solumak ve uykuda sayıklamak ve dil evvel kızarıp ya sararıp sonra kara olmaktır ve idrar İnce/Sulu-İnce Kıvamlı(rakik) olmak ve nabız muhtelif olmaktır. Eğer kandan olursa alameti gülmek ve dil ve yüzü gözü kızıl olmaktır ve damarlar dolu olmak ve burundan katre katre kan akmak ve gözü yaşarmaktır. Eğer safradan olursa alameti uyumamak ve delirmek ve katı seğirmek ve öfkelenmek(kakımak) savaş eder gibi hareket eylemek hep yüzü ve gözü sarı olmaktır. İlacı budur ki evvel eğer kan galip olursa baş damarından tezcek kan alalar iki nevine dahi humma ve safrayı diyeceğimiz ve sıcak baş ağrısı dediğimiz ilacı edeler tabiatı daima fitil(şaf)la ya orta halli lavman(hukne)la yumuşatıp(telyin eyleyip) kabız olmaya komayalar daima başına kabak çekirdeği yağını ya menekşe ve nilüfer ve tatlı badem yağını damlatalar ayva çekirdeği sıvısını(luabını) nöbet şekeriyle mutlaka içeler mutedil yere yatırtalar ki soğukluğa meyyal ola aşına şerbetine haşhaş katmaktan sakınalar elini ayağını ovalar ayaklarını tuz ile köpükle yuyup ayak taşıyla süreler sıcak suya koyalar.
[Mebahis-i Emraz]

İmdi her kim kabak yağını sersem olanın başına sürseler sersemliği def olup ve baş ağrısına dahi faydalıdır. Sersem olanın tabiatını daima şad eyleye, dahi orta halli lavman(hukne) ile yumuşatıp(telyin edip) kabız olmayalar ve sonrasında ellerini ve ayaklarını tuz ve köpük ve hamamda olan ayak taşıyla ovdurup ve sıcak suya koyalar, dahi akşamdan bir miktar sütü sabaha dek kaynatıp ve bir iki damla sirke katıp süt kesile ve o kesilen sütü alıp bir çölmeğe koyup sonrasında bir akçalık eftimun ile bir akçalık badem yağıyla muhkem bulaştırıp o kesilen süt ile bir çölmeğe sabahtan ikindiye dek durup sonrasında kaynatıp dahi indirip ve bir parça bezden eftimunu sıkıp sabah aç karnına ziyadece içeler, biiznillah sevdayı def eder. Ara sıra bu ahvalleri etmek aladır, zira sevdaya ziyade faydası zahir olur ve bu zikrolunan kaynatılmış suyu(muğlabı) içmek lazımdır ki, sevdadan halas ola. O kaynatılmış su(muğlab) budur: Anason, incir, rezene, kızıl üzüm, meyan kökü. İmdi bunları her birinden bir miktar alıp cümlesini muhkem kaynatıp on beş gün sabah ve akşam suyundan içeler, velakin peynir ve keçi eti ve sığır etini yemeyeler, hazer eyleyeler ve dahi sevdavi müshil vardır. Lacivert taşı ile onu içe. Mesela bir dirhem ezilmiş lacivert taşı ve bir dirhem mahmude, bir dirhem damla sakızı(mastaki). Bu cümlesinden birer miktar adedi üzere alıp ve ezip birbiri içine koşup cümlesini bir kereden su ile içeler, ama eğer az sürerse bir parça şeker katıp birkaç defa dahi bu minval üzere içeler, ve eğer mizacı pek olup o kadar sürmedi ise nihayet bu iki kök mahmude dahi koyup içeler, ama mahmudeyi katı ziyade katmayalar ve eğer kan galebe eylese mizacında gözü damarı kızıl olup ve düşünde kendini kan içinde görürse ziyade sevdadandır. İmdi o mahalde baş damarından kan alıp ve dahi bir dirhem türbüt(tirid) ve üç kök mahmude, buçuk miskal, lacivert taşı bu cümlesini bir miktar su ile içeler, ama evvel hamama girip sonrasında ertesi gün içeler, zira içirtir, insan hıltı kolay(asan) olur ve dahi sersem bir illettir ki beynin perdesinde olur, ama safradan veyahut kandan olup anlamsız(malayani) söyler. İmdi bu illete dahi o sefalik(kifal) damarlardan kan alalar, ve eğer illet muhkem ise alın damarından kan alıp sonrasında başını muhkem tıraş edip ve gül yağını sirke ile çalkayıp ta kim karışmış(amühte) oldukta başına süreler ve dahi bir miktar kabak yağını ve menekşe yağını içireler, velakin bir miktar hatmi ve kepek ve tuz ve dahi katıp ve kaynatıp orta hallice ayaklarını yuyup ve sonrasında yine başına süreler, ama eğer safradan ise Hafif(latif) gıdalar verip Yoğun kıvamlı/kalın(galiz) taamlardan hazer edeler ve yine bir karanlık odaya koyup her defa yanına kimesne varmayıp söyletmeyeler ve kendisi söylemek istediği mahalde dahi söyletmeyip bir ağaç ile korkutalar, velakin bir miktar güzel sesle(hüb-avaz ile) yanında saz çalalar, faydalıdır ve bu safradan olanın alameti odur ki benzi sarı olup gözlerinin başı dahi aşağı döner. İmdi ilacı zikrolunan üzere edeler.
[Hükemayı Tertibi Mualice]

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Sersam (Sersem / Menenjit)
Sersemligi ve sevdâyî olanlara münâsib muʿâleceleri bildürür. Eger kabak yagın başa sürse sersemligi giderür ve baş agrısın defʿ eder. Eger sevdâyî olsa, ʿalâyimi oldur ki muttasıl fikirde ve gussada ola ve beñzi tonuk ola ve revnakı olmaya ve karalıga mâʾil ola. O makûle kimseye ʾilâc ehemm-i mühimmâtdandur ve şol alâmetler ki bildirdük, kaçan bir kimsede zâhir olsa veyâ yüzi ve gözi egilse veyâ bir ʿuzvı ziyâde segirse, korkudur ki teşennüc ola ve hem yüzi ve gözi kızıl ola. Eger gözden yaş çok aka ve aydınlıkdan incine, yahtemil ki sersâm ola ve muttasıl baş çevzinmek ve tîz tîz agırlık basmak ve gussalanmak ve dûr u dirâz fikirler etmek ʿalâmet-i mâlihulyâdur ve gözine baʿzı hayâlet görünmek sevdâya işâretdür ve göze su inmek havf vardur ammâ, kim alnı gecicek buhâr-ı miʿde olmış olur, su inmek korkusı gider. Eger beden süst ve havâss künd olup cemîʿ endâmlar segirse, sekte mukaddemesi ola ve sevdâdan olan sarʿıñ ʿalâyimi yüzünüñ rengi saruya mâʾil kara ola ve gözleri içerü batmış ola. ʿİlâc kara helîle ve eftîmûn ve gârîkûn ve ustuhudûs ile şerbet verüp badem yagın ısıdup başına süreler ve hem dimâgını habb-ı eyâricle ve habb-ı sabr ile ter edeler ki başı mâdde-i sevdâdan arıda, ziyânsızdur. Terkîb budur, eftîmûn direm 2, gârîkûn direm 2, besfâyic direm 1, kızmış şarâb direm 1, ustuhudûs direm 1 bu mecmûʿın dögüp elekden geçürüp râziyâne suyıyla yogurup hablar ederler ve yudalar, bu cümle bir şerbetdür. Eger sersâmun dâʾim tabîʿatı şafla ve hukne-i mutavassıta ile telyîn eyleyüp kabz olmaga komayalar. Ellerin ve ayakların tuzla ve kepekle, ayak taşıyla sürüp ovalar ve issi suya koyalar ammâ agâh ol kim sevdâya gâyetle nâfʿidür. Bir akçalık eftîmûn ki iki avuç tolusı olur, bir akçalık badem yagıyla muhkem ovalar kurulıgı gide. Andan bir çanak süd ocakda kaynadalar ve bir iki tamla sirke sepeler ol süd kesile, ol kesilen südi alup bir çölmege koyup sabâhdan ikindüye dek ıslada. Andan muhkem kaynadup baʿdehu bir astârdan bu eftîmûnı sıkalar tura. Sabâh aç karnına birez ol sudan ki südden kesilmişdür, bir ayrı kaba idhâl edüp ısıcakla vâfir içe tâ tamâm olınca bu üslûb üzere içe sevdâsı gide, ehyânen bu minvâl üzere etmek câʾizdür, ziyâde nefʿi vardur. Bir kimsenüñ sevdâsı olsa evvel birkaç gün bu maʿnâyı içüreler, anîsûn, râziyâne, kurı üzüm, encîr ve tatlu biyam köki bu cümleyi katı kaynadalar ve süzeler. On beş gün sabâh erteden ol muglâbun suyından içe ve huşk nesnelerden perhîz ede. Peynir gibi ve keçî eti ve yogurd ve ekşi nesneler yemeyeler, baʿdehu müshil vereler, meselâ bir direm pâk sahk olmış lâcverd ve bir direm mahmûde, iki direm mastakî bu cümlesin havânda sahk edüp ılıcak suyla bir defʿada içeler. Eger az ʿamel ederse peynîr suyına şeker katup ardınca içeler, bir nice kerre böyle edeler. Eger mizâcı berk ise ve murâd üzere ʿamel etmediyse bir direm mahmûde ziyâde ede andan içe. Eger mizacında kan galebe kalsa gözi tamarları kızıl olup marazı müşted olsa, baş tamarından kan alalar. Ve eger safrâ ve sevdâ gâlib olsa bu ikisin defʿ etmege müshil içe, mahmûde bir denk, türbüd bir direm, mastakî buçuk direm, lâcverd bir direm cümlesi şerbetdür. Eger safrâ ve sevdâ ve balgamı gidermek murâd ederse bir direm mahmûde, iki direm kök şahm-ı hanzal, dört direm mastakî sahk edüp cümlesin suyla hamîr edüp nohûd deñlü hablar edüp tamâm birden yuda. Ve anlardan âsân bir şerbet dahı budur, bir direm türbüd, üç direm mahmûde, buçuk miskâl lâcverd sahk edüp cümlesin suyla içeler. Eger pek kavî isterlerse mahmûdesin ziyâde ede, ammâ şerbetden mukaddem birkaç gün hammâma varup andan içe, zîrâ halt eder, yumşar, çıkması âsân olur. Bil ki sersâm bir ʿilletdür kim dimâgun perdesinde olur. ‘Alâyimi oldur kim halt-ı kelâm eder ve bu ʿillete ibtidâ kafa tamarından kan alalalar. Ve eger ‘illet müştedd olursa kan almayalar, meger alnuñ tamarından kan alalar ve başın tirâş edüp gül yagın sirkeyle çalkayalar tâ kim âmihte ola, andan başına sürteler ve kabak yagı ve benefşe yagı sürteler ve sabâhın şarâb-ı nîlûfer veyâ şarâb-ı benefşe içüreler. Ammâ kepek ve tuz ve hatmî kaynadup her vakitde ayakların yuyalar andan badem yagın sürteler, müfîd ola. Ammâ safrâdan ise latîf gıdâlar yiyüp galîz ta’âmdan perhîz edeler ve karañu evde koyalar, kimse anuñla söyleşmeye ve söyleyicek agaçla korkudalar tâ kim mükâleme eylemeye ve yanında hûb nefesle sâz çalalar. Ammâ may-hoş enâr suyıyla acı badem yagın vereler. Ammâ safrâdan olanuñ ‘alâmeti budur kim beñzi sararur ve dilinüñ üsti bârid ve ter ve uykusuz olur ve gözlerine yaş gelür ve başını aşaga tutar dürtmeyince başın kaldurmaz. ‘İlâcı evvel dedigimüzdür ammâ, hoşlıga döndükde ısfanâh müzevveresin koruk suyıyla veyâ ekşi enâr suyıyla vereler.

[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.