🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Hallaf, Willow Söğüt Ağacı, Salix aurita
Serbest metin
Hilaf,Hallafخلاف Willow Söğüt Ağacı,Salix aurita
Mahiyeti: Bilinendir. Ve bazen onun yaprağı yarılsa ondan kavi zamk çıkar.
Hassaları: Onun meyvesi ve yaprağı sızısız tutucu/büzücüdür(kabızdır) ve onda kifayet miktarı kurutma vardır. Ve onun yaşı ile pansuman olunsa kanamayı hapseder. Ve bazen yaprağı yarılıp ondan şiddetli yıkayıcı(cali) ve hafifletici zamk çıkar.
Süs / Zinet: Onun külü sirke ile pansuman olunsa siğilleri söker.
Çıbanlar ve Kurdeşenler: Kemiklerde vaki olan cerahatlere pansuman olur ve hususan meyvesi ve yaprağı ve külü sirke ile karınca şeklindeki şişlere(nemleye) pansuman olunsa onu izale eder.
Baş Azaları: Söğüdün(hilafın) çiçeği ve suyu yarım baş ağrısını sakin edicidir ve yaprağının salgısı burundan akan irine yetkin ilaçtır ki ona denk bir ilaç olmaz.
Göz Azaları: Onun meyvesi ve suyu darbe isabet eden göz bebeği üzere konur. Ve zamkı zayıf olan görmeye cidden faydalı olur.
Sindirim Azaları: Karaciğer tıkanıklıklarına ve sarılığa onun suyu faydalı olur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Safsaf: Söğüt nevidir, galiba söğüt ağacının küçük nevidir. Hı babında söğüt(hilaf) diye zikrolunmuştur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Hilaf: Arapça isimdir. Ağaç parelerinden sel getirdiği ağaç ismidir ki sair ağaçlar hilafına biter yani başı yerde olup ayağı dışarı iken tazelenip biter ve yaprak verir, mesela söğüt ağacı böyledir. Bu hali olan sair ağaçlara dahi hilaf derler ama ıstılah bunun üzerinedir ki ekseriya safsaf ki söğüt envalarındandır, ona hilaf derler zira bu hal onda mevcuttur. Ama bu makamda hilaftan murat söğüt envalarının beyazıdır ki badamek derler ancak onun ahvali hala zikrolunur. Safsaf ve sair envalarının ahvali sat harfinde, babında zikrolunur inşallahü teala. Bu söğüt(hilaf) çiçeği gayetle hafif(latif) ve rayihası ziyade güzel ve hoştur ve yüreğe ziyade faydalıdır. Mutedil üzere sıcaktır, rutubeti ve kuruluğu dahi mutedil üzeredir. Azıcık ve gizlice tutuculuğu/büzücülüğü(kabızlığı) dahi vardır. Bazıları tabiatı soğuktur demişler, zahir dahi budur yani soğukluğu mukarrerdir. Söğüdün(hilafın) çiçeği yaprağından evvel çıkıp biter, çiçeği yumuşak başaklardır, kadifenin havı gibi havlıdır ve sarıcadır, başında siyah ve gizli noktalar vardır, rayihası keskindir yapışıldıkta yumuşak görünür. Rayihası gönlü hoş eder ve nefsin kuvvetlerini harekete getirir ama safsafın çiçeği budakları baldırı üzerinde ve ince budakları uçlarında uzunca ve beyaz danelerdir ve tıp ilminde faydası yoktur ama hilaf dedikleri söğüt çiçeği, mizacı sıcak olan beyne faydalıdır ve safravi buhardan olan ziyade muhkem baş ağrısını sakin eder ve bu çiçekten yağ dahi ederler nitekim beyan olunur inşallahü teala. O yağı dahi çiçeği faydalı olduğu nesnelere faydalıdır. Gah olur çiçeğine gül suyu katıp beraber sıkıp güzel ve hoş rayihalı suyu çıkar, o su eğer içmekle eğer koklamakla kalbe kuvvet verir, mideyi islah edip rayihasını güzel eder, göğüste olan perdelere kuvvet verir. İçmekle içeride olan azaya ziyade fayda eder. Bazıları demişler kaburga altı kıkırdaklarına(şerasife) yani eğeler uçlarına zarar eder, şeker ve gül suyu islah eder. Ama yaprağı ikinci derece evvellerinde soğuk ve kurudur. Sıkıntısı kulaklar ağrılarına fayda eder ve kulaklarda olan irini kurutur ve akar kanı tutar.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa'u't-Tabîbe Cehluhu]
Bu ağaç hassası çok bir ağaçtır. Evvela yaprakları dallarını günaşırı sıtması ile sıtmalı olan kimsenin altına döşeseler büyük faydası vardır. Eğer yapraklarını su ile kaynatıp nikrisi olanın ayaklarına kosalar defeyler.
[Lehçetül lügat]
Eğer bir miktar söğüt yaprağını muhkem dövüp dalak üzerine vursalar yahut yaprağının suyundan bir dirhem içseler ağrısına faydalıdır. Eğer söğüt ağacı kökünü kurutup dövüp bir dane it kafasını bulup onu dahi dövüp un gibi oldukta bir miktar esrar alıp hepsini birkaç dane yumurta akıyla karıştırıp merhem gibi oldukta bir parça bez üzerine yakı edip evvel dalağın üzerine bal sürüp ve üzerine bu zikrolunan yakıyı yapıştırıp yedi güne dek dalağın üzerine dura, ta ki acayip göre, mahvolup halas olalar. Eğer söğüt ağacını yakıp külünü sirke ile karıştırıp bedende zahir olmuş temriyeye sürseler defedip ve sair temriyeye benzemez nesnelere dahi faydalıdır.
[Hükemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]
Safsaf Hilafa derler, biz ona müteallik olan kelamı ha babına tehir eyleriz. Badamek: Söğüdün bir nevidir. İbni Baytar'ın sözü safsaf nevindendir. Zikrolunur.
Hilaf: Söğüt ağacıdır Türkçe; hilafa Süryanice; salis Latince; filoz saliz Frankça; salic Latince. Minhac'ın sözü üzere söğüt ağacı safsaf nevindendir. Söğüdün zamkı yaprağından çıkar, ondan alırlar. Ve söğüdün iyisi su ve dere kenarlarında olur. Zira söğüt birkaç nevi vardır. Bazıları bu nevine sorgun derler. Çiçeği olur. Söğüdün ise çiçeği olmaz derler. Söğüdün tabiatı soğuk ve kurudur. Ebu Cerih ve Akakir sahibi sözü sıcak ve yaştır. Yemişi ve yaprağı ikisi dahi tutucu/büzücüdür(kabızdır). Kurutması dahi vardır. Bunun kökü gayet kurutucudur. Kanı tutar. Bundan yaş iken pansuman edeler. Ve yaprağının zamkı gayet yaraları onuldurur. Ve külünü sirke ile siğile ve karınca şeklindeki şişlere(nemleye) pansuman eyleseler faydalıdır. Ve meme şişlerine tazesini vuralar. Ama yara olduktan sonra söğüdün dallarını yakıp külünü ekseler yaramaz ve çürük etleri yiyip yeniden et bitirir. Cümle yaramaz yaralara ki eğer kanser(seretan) ve eğer yiyici yara(akile)dır, cümlesine söğüt külü gibi olmaz. Bu makule yaralar ki göreler pisliği ve siyahlığı vardır, elbette kansere(seretana) veyahut yiyici yaraya(akileye) döner. Kırk elli gün onulmaya, mutlaka iyi yara ve iyi çıban değildir. Çok tutmak hatadır, tımar gerektir. Söğüdün külünü ekeler, çürük etlerini yer, ondan sonra münasip merhem ile bitireler. Ama söğüdün külü gayet kuvvetlidir. Yara olmadık yere değdirseler asla nişan bile etmez, ama yaş yara üzerine kosalar kezzaptan, eğer kuvvette eksik ise pasdan(jengardan) ziyadedir. Üvez-i kebir kadar vardır. Hasılı yiyici yaraya(akile yarasına) söğüdün külünden muvafık nesne olmaz, ama çok koyalar. Çürük eti kalırsa bir defa dahi koyalar. Kabil olursa yaranın etrafına hamurdan yahut ermeni kilinden halka gibi edeler ki etrafa o söğüt külü yayılmaya. Eğer söğüt yaprağı suyunu kurdeşene ve çiçeği ve kabarcıklara hamamda yıkasalar gayet muvafıktır ve münasiptir. Ve başı yıkasalar baş ağrısını giderir. Ve kulağa madde inip aksa yaprağının suyunu kulağa damlatsalar faydalıdır. Ve yemişini göze darp dokunsa siyah eser eylese, üzerine yakı edeler, çok tutmayalar. Eserini giderir. Ve bazı kimseler kadınının gerdanını veya gayrı bedenini emip siyah eser eyleseler bunun yemişinden sürseler giderir. Kan eseri var ise alır ve kan giden kimselere dahi faydalıdır. Ve zamkı göz karanlığına ve görme zayıflığına muvafıktır. Ve suyu ciğer tıkanıklığına ve sarılığa yirmi dirhem miktarı içireler. Ve bu söğüdün çiçeklisi olur. Çiçeğini koksalar sıcak mizaçlı kişilerin beynini iyi eder ve safra tıkanıklıklarından olan baş ağrılarına münasiptir. Ve eğer vaktinde çiçeğini devşirip susam ile terbiye edip yağını çıkarsalar gayet rayihalı hafif(latif) yağ olur. Hilaf yağı derler, bilinendir. İshak'ın sözü söğüdün ansızın kemikçiklere ziyanı vardır, illa gül suyu islah eder. Takvim sahibinin sözü soğuk beyne ziyanı vardır, illa mercanköşk islah eder. Akakir sahibinin sözü sinirlere ziyanı vardır, illa yel övünce kaçan diken ve kına çiçeği islah eder.
BUNUN YANİ SÖĞÜT ÇİÇEĞİ YAĞI
Dühn-i fukkahü’l-hılaf: Söğüt çiçeği yağıdır, ama sorgun söğüdüdür. Tabiatı soğuk ve kurutucudur. Sanatı terkiplerde mahallinden görüle.
SÖĞÜT YAPRAĞI
Varakü’l-hılaf: Söğüt yaprağıdır Türkçe; kalya de hılafi Süryanice; filo de salis Latince; filoz saliz Frankça; feyil şaveş Frankça. Söğüt yaprağının tabiatı ve hassası Ercicanis'in sözü üzere dalak sertliğine ve tıkanıklıklarına ve sıcak yaralara pansuman eyleseler faydalıdır. Razi'nin sözü üzere salgısı yanmış safra ve sevda ve yapışkan balgamı ishal eder ve noksan sıtmasına ve saraya(epilepsiye) ve akrep ısırdığına şarapla içireler. Huneyn'in sözü üzere salgısını sirkencübin ile rahim boğulmasına ve eklem ağrılarına ve nikrise ve öldürücü devalara ve yalnız salgısını kulaktan akan nesnelere damlatalar. Ve sıcak şişlerin envalarına suyunu ve pişmişini pansuman edeler. Miktar-ı şerbeti üç dirhemdir, ziyadesi ciğere ve etrafına ziyan eder, illa nergis çiçeği ve yaprağı islah eder.
Varakü’l-hılaf: Söğüt çiçeğidir ki salkım salkım olur. Soğukluğu elma ve armut çiçeğinden artıktır. Ve beyne ve kalbe kuvvet verir. Ve yağı dahi katı a'ladır. Dal babında bu zikrolunan çiçeklerin eğer şebboydur ve eğer papatyadır ve eğer gayrıdır, yağları "yağlar"da zikrolunmuştur. Ve Belhî söğüdün suyu dahi mim babında söğüt suyu diye zikrolundu.
Ma'ü’l-hılaf: Belhî söğüt çiçeğinden gül suyu gibi su çıkarırlar. Ma-La Yesa' kitabının sözü üzere tabiatı itidalle sıcak ve yaştır, bazıları soğuk dediler. Kalbe kuvvet verir ve çarpıntıya dahi bunun gibilere faydalıdır ve cinsel arzuyu artırır ve sıcak ve soğuk baş ağrılarına dahi faydalıdır. Bunun ferahı ve hafifliği(letafeti) belki gül suyundan yeğdir. Ve buna bazen misk karıştırırlar ve hoş kokulu sair nesneler katarlar, gayet hafif(latif) olur. Ve bunun yağını dahi alırlar. Dal babında söğüt yağı diye zikrolunmuştur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Hilaf: Söğüt ağacıdır eğer çiçeğini kokulasalar sıcak mizaçlı kişilerin beyinlerini iyi eyleye safra tıkanıklıklarından olan baş ağrısını sakin eyleye bazıları buna sorgundur derler eğer vaktinde çiçeğini devşirip susamla terbiye edip yağını çıkarsalar gayetle kokulu yağ ola.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Halaf: Hafifletme ile daha fasihtir. O, söğüt ağacıdır. Ve iyisi yabani olup sümbülleri ola ve rayihası iyi olanıdır. Ve o ağaç bir zamana mahsus değildir. Galiba sulu ve soğuk yerlerde olur. O, soğuktur ikinci derecede ve yaştır evvelkide ya ikincide yahut kurudur evvelkide. Ciğerin tıkanıklıklarını açar ve çarpıntıyı ve susuzluğu ve alevi ve mide zayıflığını, ki hararetten ola ve sıtmaları defeder. Ve yaprakları kaşıntıyı ve uyuzu defeder sürmek ile. Ve şişleri eritir/çözer(tahlil eder). Ve onun zamkı gözü aydın eder. Kaburga altı kıkırdaklarına(şerasife) zararı vardır. Gül suyu onun islah edicisidir. Şerbeti: Beşe değindir. Bedeli: Işgın.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Mahiyeti: Bilinendir. Ve bazen onun yaprağı yarılsa ondan kavi zamk çıkar.
Hassaları: Onun meyvesi ve yaprağı sızısız tutucu/büzücüdür(kabızdır) ve onda kifayet miktarı kurutma vardır. Ve onun yaşı ile pansuman olunsa kanamayı hapseder. Ve bazen yaprağı yarılıp ondan şiddetli yıkayıcı(cali) ve hafifletici zamk çıkar.
Süs / Zinet: Onun külü sirke ile pansuman olunsa siğilleri söker.
Çıbanlar ve Kurdeşenler: Kemiklerde vaki olan cerahatlere pansuman olur ve hususan meyvesi ve yaprağı ve külü sirke ile karınca şeklindeki şişlere(nemleye) pansuman olunsa onu izale eder.
Baş Azaları: Söğüdün(hilafın) çiçeği ve suyu yarım baş ağrısını sakin edicidir ve yaprağının salgısı burundan akan irine yetkin ilaçtır ki ona denk bir ilaç olmaz.
Göz Azaları: Onun meyvesi ve suyu darbe isabet eden göz bebeği üzere konur. Ve zamkı zayıf olan görmeye cidden faydalı olur.
Sindirim Azaları: Karaciğer tıkanıklıklarına ve sarılığa onun suyu faydalı olur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Safsaf: Söğüt nevidir, galiba söğüt ağacının küçük nevidir. Hı babında söğüt(hilaf) diye zikrolunmuştur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Hilaf: Arapça isimdir. Ağaç parelerinden sel getirdiği ağaç ismidir ki sair ağaçlar hilafına biter yani başı yerde olup ayağı dışarı iken tazelenip biter ve yaprak verir, mesela söğüt ağacı böyledir. Bu hali olan sair ağaçlara dahi hilaf derler ama ıstılah bunun üzerinedir ki ekseriya safsaf ki söğüt envalarındandır, ona hilaf derler zira bu hal onda mevcuttur. Ama bu makamda hilaftan murat söğüt envalarının beyazıdır ki badamek derler ancak onun ahvali hala zikrolunur. Safsaf ve sair envalarının ahvali sat harfinde, babında zikrolunur inşallahü teala. Bu söğüt(hilaf) çiçeği gayetle hafif(latif) ve rayihası ziyade güzel ve hoştur ve yüreğe ziyade faydalıdır. Mutedil üzere sıcaktır, rutubeti ve kuruluğu dahi mutedil üzeredir. Azıcık ve gizlice tutuculuğu/büzücülüğü(kabızlığı) dahi vardır. Bazıları tabiatı soğuktur demişler, zahir dahi budur yani soğukluğu mukarrerdir. Söğüdün(hilafın) çiçeği yaprağından evvel çıkıp biter, çiçeği yumuşak başaklardır, kadifenin havı gibi havlıdır ve sarıcadır, başında siyah ve gizli noktalar vardır, rayihası keskindir yapışıldıkta yumuşak görünür. Rayihası gönlü hoş eder ve nefsin kuvvetlerini harekete getirir ama safsafın çiçeği budakları baldırı üzerinde ve ince budakları uçlarında uzunca ve beyaz danelerdir ve tıp ilminde faydası yoktur ama hilaf dedikleri söğüt çiçeği, mizacı sıcak olan beyne faydalıdır ve safravi buhardan olan ziyade muhkem baş ağrısını sakin eder ve bu çiçekten yağ dahi ederler nitekim beyan olunur inşallahü teala. O yağı dahi çiçeği faydalı olduğu nesnelere faydalıdır. Gah olur çiçeğine gül suyu katıp beraber sıkıp güzel ve hoş rayihalı suyu çıkar, o su eğer içmekle eğer koklamakla kalbe kuvvet verir, mideyi islah edip rayihasını güzel eder, göğüste olan perdelere kuvvet verir. İçmekle içeride olan azaya ziyade fayda eder. Bazıları demişler kaburga altı kıkırdaklarına(şerasife) yani eğeler uçlarına zarar eder, şeker ve gül suyu islah eder. Ama yaprağı ikinci derece evvellerinde soğuk ve kurudur. Sıkıntısı kulaklar ağrılarına fayda eder ve kulaklarda olan irini kurutur ve akar kanı tutar.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa'u't-Tabîbe Cehluhu]
Bu ağaç hassası çok bir ağaçtır. Evvela yaprakları dallarını günaşırı sıtması ile sıtmalı olan kimsenin altına döşeseler büyük faydası vardır. Eğer yapraklarını su ile kaynatıp nikrisi olanın ayaklarına kosalar defeyler.
[Lehçetül lügat]
Eğer bir miktar söğüt yaprağını muhkem dövüp dalak üzerine vursalar yahut yaprağının suyundan bir dirhem içseler ağrısına faydalıdır. Eğer söğüt ağacı kökünü kurutup dövüp bir dane it kafasını bulup onu dahi dövüp un gibi oldukta bir miktar esrar alıp hepsini birkaç dane yumurta akıyla karıştırıp merhem gibi oldukta bir parça bez üzerine yakı edip evvel dalağın üzerine bal sürüp ve üzerine bu zikrolunan yakıyı yapıştırıp yedi güne dek dalağın üzerine dura, ta ki acayip göre, mahvolup halas olalar. Eğer söğüt ağacını yakıp külünü sirke ile karıştırıp bedende zahir olmuş temriyeye sürseler defedip ve sair temriyeye benzemez nesnelere dahi faydalıdır.
[Hükemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]
Safsaf Hilafa derler, biz ona müteallik olan kelamı ha babına tehir eyleriz. Badamek: Söğüdün bir nevidir. İbni Baytar'ın sözü safsaf nevindendir. Zikrolunur.
Hilaf: Söğüt ağacıdır Türkçe; hilafa Süryanice; salis Latince; filoz saliz Frankça; salic Latince. Minhac'ın sözü üzere söğüt ağacı safsaf nevindendir. Söğüdün zamkı yaprağından çıkar, ondan alırlar. Ve söğüdün iyisi su ve dere kenarlarında olur. Zira söğüt birkaç nevi vardır. Bazıları bu nevine sorgun derler. Çiçeği olur. Söğüdün ise çiçeği olmaz derler. Söğüdün tabiatı soğuk ve kurudur. Ebu Cerih ve Akakir sahibi sözü sıcak ve yaştır. Yemişi ve yaprağı ikisi dahi tutucu/büzücüdür(kabızdır). Kurutması dahi vardır. Bunun kökü gayet kurutucudur. Kanı tutar. Bundan yaş iken pansuman edeler. Ve yaprağının zamkı gayet yaraları onuldurur. Ve külünü sirke ile siğile ve karınca şeklindeki şişlere(nemleye) pansuman eyleseler faydalıdır. Ve meme şişlerine tazesini vuralar. Ama yara olduktan sonra söğüdün dallarını yakıp külünü ekseler yaramaz ve çürük etleri yiyip yeniden et bitirir. Cümle yaramaz yaralara ki eğer kanser(seretan) ve eğer yiyici yara(akile)dır, cümlesine söğüt külü gibi olmaz. Bu makule yaralar ki göreler pisliği ve siyahlığı vardır, elbette kansere(seretana) veyahut yiyici yaraya(akileye) döner. Kırk elli gün onulmaya, mutlaka iyi yara ve iyi çıban değildir. Çok tutmak hatadır, tımar gerektir. Söğüdün külünü ekeler, çürük etlerini yer, ondan sonra münasip merhem ile bitireler. Ama söğüdün külü gayet kuvvetlidir. Yara olmadık yere değdirseler asla nişan bile etmez, ama yaş yara üzerine kosalar kezzaptan, eğer kuvvette eksik ise pasdan(jengardan) ziyadedir. Üvez-i kebir kadar vardır. Hasılı yiyici yaraya(akile yarasına) söğüdün külünden muvafık nesne olmaz, ama çok koyalar. Çürük eti kalırsa bir defa dahi koyalar. Kabil olursa yaranın etrafına hamurdan yahut ermeni kilinden halka gibi edeler ki etrafa o söğüt külü yayılmaya. Eğer söğüt yaprağı suyunu kurdeşene ve çiçeği ve kabarcıklara hamamda yıkasalar gayet muvafıktır ve münasiptir. Ve başı yıkasalar baş ağrısını giderir. Ve kulağa madde inip aksa yaprağının suyunu kulağa damlatsalar faydalıdır. Ve yemişini göze darp dokunsa siyah eser eylese, üzerine yakı edeler, çok tutmayalar. Eserini giderir. Ve bazı kimseler kadınının gerdanını veya gayrı bedenini emip siyah eser eyleseler bunun yemişinden sürseler giderir. Kan eseri var ise alır ve kan giden kimselere dahi faydalıdır. Ve zamkı göz karanlığına ve görme zayıflığına muvafıktır. Ve suyu ciğer tıkanıklığına ve sarılığa yirmi dirhem miktarı içireler. Ve bu söğüdün çiçeklisi olur. Çiçeğini koksalar sıcak mizaçlı kişilerin beynini iyi eder ve safra tıkanıklıklarından olan baş ağrılarına münasiptir. Ve eğer vaktinde çiçeğini devşirip susam ile terbiye edip yağını çıkarsalar gayet rayihalı hafif(latif) yağ olur. Hilaf yağı derler, bilinendir. İshak'ın sözü söğüdün ansızın kemikçiklere ziyanı vardır, illa gül suyu islah eder. Takvim sahibinin sözü soğuk beyne ziyanı vardır, illa mercanköşk islah eder. Akakir sahibinin sözü sinirlere ziyanı vardır, illa yel övünce kaçan diken ve kına çiçeği islah eder.
BUNUN YANİ SÖĞÜT ÇİÇEĞİ YAĞI
Dühn-i fukkahü’l-hılaf: Söğüt çiçeği yağıdır, ama sorgun söğüdüdür. Tabiatı soğuk ve kurutucudur. Sanatı terkiplerde mahallinden görüle.
SÖĞÜT YAPRAĞI
Varakü’l-hılaf: Söğüt yaprağıdır Türkçe; kalya de hılafi Süryanice; filo de salis Latince; filoz saliz Frankça; feyil şaveş Frankça. Söğüt yaprağının tabiatı ve hassası Ercicanis'in sözü üzere dalak sertliğine ve tıkanıklıklarına ve sıcak yaralara pansuman eyleseler faydalıdır. Razi'nin sözü üzere salgısı yanmış safra ve sevda ve yapışkan balgamı ishal eder ve noksan sıtmasına ve saraya(epilepsiye) ve akrep ısırdığına şarapla içireler. Huneyn'in sözü üzere salgısını sirkencübin ile rahim boğulmasına ve eklem ağrılarına ve nikrise ve öldürücü devalara ve yalnız salgısını kulaktan akan nesnelere damlatalar. Ve sıcak şişlerin envalarına suyunu ve pişmişini pansuman edeler. Miktar-ı şerbeti üç dirhemdir, ziyadesi ciğere ve etrafına ziyan eder, illa nergis çiçeği ve yaprağı islah eder.
Varakü’l-hılaf: Söğüt çiçeğidir ki salkım salkım olur. Soğukluğu elma ve armut çiçeğinden artıktır. Ve beyne ve kalbe kuvvet verir. Ve yağı dahi katı a'ladır. Dal babında bu zikrolunan çiçeklerin eğer şebboydur ve eğer papatyadır ve eğer gayrıdır, yağları "yağlar"da zikrolunmuştur. Ve Belhî söğüdün suyu dahi mim babında söğüt suyu diye zikrolundu.
Ma'ü’l-hılaf: Belhî söğüt çiçeğinden gül suyu gibi su çıkarırlar. Ma-La Yesa' kitabının sözü üzere tabiatı itidalle sıcak ve yaştır, bazıları soğuk dediler. Kalbe kuvvet verir ve çarpıntıya dahi bunun gibilere faydalıdır ve cinsel arzuyu artırır ve sıcak ve soğuk baş ağrılarına dahi faydalıdır. Bunun ferahı ve hafifliği(letafeti) belki gül suyundan yeğdir. Ve buna bazen misk karıştırırlar ve hoş kokulu sair nesneler katarlar, gayet hafif(latif) olur. Ve bunun yağını dahi alırlar. Dal babında söğüt yağı diye zikrolunmuştur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Hilaf: Söğüt ağacıdır eğer çiçeğini kokulasalar sıcak mizaçlı kişilerin beyinlerini iyi eyleye safra tıkanıklıklarından olan baş ağrısını sakin eyleye bazıları buna sorgundur derler eğer vaktinde çiçeğini devşirip susamla terbiye edip yağını çıkarsalar gayetle kokulu yağ ola.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Halaf: Hafifletme ile daha fasihtir. O, söğüt ağacıdır. Ve iyisi yabani olup sümbülleri ola ve rayihası iyi olanıdır. Ve o ağaç bir zamana mahsus değildir. Galiba sulu ve soğuk yerlerde olur. O, soğuktur ikinci derecede ve yaştır evvelkide ya ikincide yahut kurudur evvelkide. Ciğerin tıkanıklıklarını açar ve çarpıntıyı ve susuzluğu ve alevi ve mide zayıflığını, ki hararetten ola ve sıtmaları defeder. Ve yaprakları kaşıntıyı ve uyuzu defeder sürmek ile. Ve şişleri eritir/çözer(tahlil eder). Ve onun zamkı gözü aydın eder. Kaburga altı kıkırdaklarına(şerasife) zararı vardır. Gül suyu onun islah edicisidir. Şerbeti: Beşe değindir. Bedeli: Işgın.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Hilaf,Hallafخلاف Willow Söğüt Ağacı,Salix aurita
el-Mâhiyyeti: Ma'rûftur. Ve ba'zı kerre onun varakı şedh olunsa ondan samg-ı kavî hurûc eder.
el-Havâssu: Onun semeresi ve varakı bilâ-lez' kâbızdır ve onda kifâyet mikdârı tecfîf vardır. Ve onun ratbı ile dımâd olunsa nezf-i demi habs eder. Ve ba'zı kerre varakı şedh olunup ondan şedîdü'l-cilâ' ve mülattıf samg hurûc eder.
ez-Zînetü: Onun remâdı hall ile tılâ olunsa se'âlîli ya'nî siğilleri kal' eder.
el-Hurâcu ve’l-Kurûhu: 'İzâmda vâki' olan cirâhâta dımâd olur ve husûsan semeresi ve varakı ve remâdı hall ile nemleye tılâ olunsa onu izâle eder.
A'dâü’r-Re’si: Hilâfın fıkâhı ve suyu sudâ'ı müsekkindir ve varakının 'asîri enften seyelân eden middeye 'ilâc-ı bâliğdir ki ona mu'âdil bir 'ilâc olmaz.
A'dâü’l-Ayni: Onun semeresi ve suyu darbe isâbet eden hadeka üzere vaz' olunur. Ve samgı za'f olan basara cidden nâfi' olur.
A'dâü’l-Gıdâi: Süded-i kebide ve yerekâna onun suyu nâfi' olur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
el-Mâhiyyeti: Ma'rûftur. Ve ba'zı kerre onun varakı şedh olunsa ondan samg-ı kavî hurûc eder.
el-Havâssu: Onun semeresi ve varakı bilâ-lez' kâbızdır ve onda kifâyet mikdârı tecfîf vardır. Ve onun ratbı ile dımâd olunsa nezf-i demi habs eder. Ve ba'zı kerre varakı şedh olunup ondan şedîdü'l-cilâ' ve mülattıf samg hurûc eder.
ez-Zînetü: Onun remâdı hall ile tılâ olunsa se'âlîli ya'nî siğilleri kal' eder.
el-Hurâcu ve’l-Kurûhu: 'İzâmda vâki' olan cirâhâta dımâd olur ve husûsan semeresi ve varakı ve remâdı hall ile nemleye tılâ olunsa onu izâle eder.
A'dâü’r-Re’si: Hilâfın fıkâhı ve suyu sudâ'ı müsekkindir ve varakının 'asîri enften seyelân eden middeye 'ilâc-ı bâliğdir ki ona mu'âdil bir 'ilâc olmaz.
A'dâü’l-Ayni: Onun semeresi ve suyu darbe isâbet eden hadeka üzere vaz' olunur. Ve samgı za'f olan basara cidden nâfi' olur.
A'dâü’l-Gıdâi: Süded-i kebide ve yerekâna onun suyu nâfi' olur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
