🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Şebboy
Serbest metin
Şebboy / Hîrî (Erysimum cheiri - syn. Cheiranthus cheiri)
Ebû als: Mantı çiçeğidir. Şebboy dahi derler. Çok nevi olur....
..
Hîrî: Mantı çiçeği Türkçe; şebboy çiçeği Türkçe; sarı mantı Türkçe; hîrî-yi zerd Farsça; viyâvletâs Frenkçe.
Hîrî dedikleri şebboy çiçeği çok nevi(çeşidi) olur. Bir nevi gök şekil olur, mesela mor gibi olur. Acem içinde ona hîrî-yi hıtâyî derler. Ve bir nevi menekşe renk olur, ona Acem içinde kîrdenî derler. Ve yedi renk dahi derler, zira alaca renkli olan şebboy bu nevidendir. Ve bir nevi kırmızı olur. Onun yabani nevi vardır. Ona hirâmî derler. Şirazlılar dervâne derler. Hı babında hirâmî diye zikrolunmuştur. Ve bir nevi beyaz olur. Taşlı yerlerde çok olur. Gerçi bostani nevidir, ama taşlı yerleri sever. Ekser hisar ve eski duvarlarda kendiliğinden biter. Ve bir nevi sarı olur, Türkçe Mısır menekşesi derler. Tabipler ekser kullanıp yağını aldıkları bu nevidir. Acem içinde ona hîrî-yi şîrâzî derler. Alası bu nevidir. Ve Bağdat ve Hille ve Mısır’da çok olur. O mahallerde bu nevine azîfer derler.
Elhasıl hîrînin yani sarı şebboyun tabiatı sıcaktır. Bazıları birinci derece sıcak ve kurudur dediler. Ve bazıları ikinci derecede demişler. Eğer bunu koklasalar yoğun kıvamlı/kalın yelleri beyinden eritir/çözer(tahlîl eder) ve soğuk beyine ve rutubetlerine dahi faydalıdır. Eğer çiçeğini kurutsalar kuvveti eksik olmaz, belki ziyade olur. Hayızı akıtır ve rahim veremlerine fayda eder. Ve cenini ve ölmüş oğlanı dışarı çıkarır. Ve eğer suyundan hamile avrat içse içeride oğlancığı ifsat eder. Zira bunun hararetinin kuvvetinin fiili oğlancığı ifsat etmektir. (Hamileler çayından uzak durmalı) Eğer tohumunun ve eğer çiçeğinin kuvveti yeknesaktır yani hep birdir. Eğer tohumundan iki miskal içseler hayızı akıtır ve midede ve bağırsaklarda olan yellere faydalıdır ve hıçkırık illetini dahi giderir. Eğer avratlar bal ile kendilerinde fitil veya lavman yoluyla götürse sağ oğlancığı helak eder ve oğlancık ölmüş ise dışarı çıkarır. Ve kökü dahi yine böyledir, belki dahi daha kalındır. Eğer bunu kurutup sirke ile sert dalak üzerine yakı eyleseler dalağı arıtır ve nikrise dahi yakısı faydalıdır. Ve mafsallarda olan sert şişlere dahi yakı eyleseler faydalıdır. Ve pişmiş suyundan sirke ile diş ağrısı için sürseler faydalıdır. Eğer çiçeğinden mumlu yağ edip makat ve parmak ve ökçe yarıklarına yakı eyleseler faydalıdır. Eğer bal ile karıştırıp ağız içinde olan pamukçuk illetine dürtseler faydalıdır. Ve mor ve siyah şekil olan hîrî ki Şirazlılar hîrî-yi hıtâyî derler demiş idik, onun tabiatı mutedildir. Başta olan yelleri giderir. Bunun menfaati dahi çoktur derler. O bir cins şebboylardan dahi artıktır demişler. Takvim sahibi sözü üzere sarı şebboyu koklamak baş ağrısı hasıl eder. İllaki gül yağı ve sirke ıslah eder der.
Asfara: Asîfara dahi derler, sarı çiçekli şebboydur. Mısır menekşesi dahi derler, Musul ve Bağdat lisanı üzeredir. Hı babında hîrî diye zikrolunmuştur.
Lıhyetesü’l-eklîle: Yaban şebboyudur, hîrî-yi berrî derler. İki nevi olur. Asıl yabani nevine lıhyetes-i agriyâ derler yani yabani demek olur. Hâ babında huzâmâ(lavanta) diye zikrolunmuştur.
Verd-i hîrî: Sarı mantı çiçeğidir. Mısır menekşesi ve Farsçada şebbû-yı zerd derler. Bağdat’ta şebboy nevinden katı çok olur. Tabiatı birinci derecede sıcak ve kurulukta mutedildir, inceltici ve eritici/çözücüdür(muhallildür). Koklaması yaş beyine faydalıdır ve yelleri eritir/çözer(tahlîl eder) ve suyunun kaynatılmışını içseler hayızı akıtır ve eşini çıkarır ve kasığa yakı olunsa rahim şişlerini eritir/çözer(tahlîl eder).
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Hayri [Hîrî]: Meşhur ottur kim türlü türlü çiçekleri olur. Bazı ak ve bazı sarı ve mor olur. Evet kullanılan sarısıdır. Kurusunu yumuşak dövüp göze sürme eyleseler fayda ede. Eğer suyunu içseler hayız kanını yürüte. Ölü oğlanı çıkara. Eğer içine girip otursa bu faydayı ede. Ve eğer suyunu rahim üzerine dökseler rahimde olan şişlere fayda ede. Eğer suyunu mumla karıştırıp çıbanlara dürtseler bitire. Eğer balla karıştırıp fitil gibi avretler fitil veya lavman yoluyla götürse karında olan ölü oğlanı ve diriyi çıkara. Eğer kökünü sirkeyle karıştırıp katı dalak şişine vursalar fayda ede. Eğer balla karıştırıp ağız ağrısına dürtseler fayda ede. Eğer tohumundan iki miskal içseler hayız kanını yürüte. Ve mafsalda olan şişlere dahi dürtseler fayda ede. Eğer kökünü sirkeyle pişirip gargara etseler diş ağrısını gidere.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Hayrî bir çiçektir ki şebboy derler tabiatı birinci derecede sıcak ve kurudur eğer bunu koklasalar yoğun kıvamlı/kalın yelleri beyinden eritir/çözer(tahlîl ider) ve soğuk beyine ve rutubetlerine dahi faydalıdır eğer çiçeğini kurutsalar kuvveti eksik olmaz belki ziyade olur eğer tohumundan iki miskal içseler hayızı akıtır ve midede bağırsakta olan yellere faydalıdır hıçkırık illetini dahi giderir ve kökünü kurutup sirke ile diş ağrısı için sürseler ve sert dalak üzerine yakı eyleseler dalakları arıtır.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]
Hîrî: Yunanca isimdir. Bazıları demişler Nabatça isimdir. Kitap sahibi der: Hîrî, bizim vilayetimizde mensûr dedikleri çiçek ismidir, Türkçe şebboy dedikleri çiçektir. Birkaç renkte olur. Bazısı beyaz ve bazısı sarı ve bazısı kızıl ve bazısı menekşe renk olur ve alaca olur. Ama siyahı malum değildir. Cümlesinin tabiatı sıcak ve kurudur, cilalayıcı ve eritici/çözücüdür(tahlîl edicidür). Cümlesinden ziyade kavi olanı sarısıdır, kuru olunca ziyade kavi olur. Hîrî diye denilse sarısı murat olunur. Sarısı ziyade cilalayıcı(yıkayıcı, temizleyici) ve hıltları incelticidir. Harareti üçüncü dereceye ve kuruluğu ikinci dereceye erişir. Eğer ziyade ince dövüp göze sürme gibi çekseler gözde olan yoğun kıvamlı/kalın nişanları inceltip gidere. Eğer suyundan üç dirhem içseler veyahut dövülmüşünden iki dirhem miktarı yeseler veyahut pişmişi içine otursalar hayız kanını yürüte ve oğlan sonu dedikleri deriyi çıkara ve ölmüş oğlanı karından dışarı çıkara. Eğer gebe olan avrat ondan içse oğlanı ifsat edip düşüre. (Hamileler dikkat etmeli) Tohumunun dahi kuvveti bu kuvvettir. İki miskal miktarını içseler veyahut dövüp fitil veya lavman yoluyla götürseler karından ölmüş oğlanı düşüre ve diri olanını ifsat edip düşüre.
Hıyar tohumu içi ile hîrî yağı böbrekte ve mesanede olan taşlara faydalıdır. Kökünün kuvveti dahi böyledir ama ziyade yoğun kıvamlı/kalın olmakla eseri yani tesiri tez zahir olmaz. Eğer kökünü dövüp sirke ile karıştırsalar katılanmış olan dalağa iyi yakı ola. Kezalik katılanıp taş gibi olan kasık yeri şişlerine merhem etseler ziyade fayda eyleye. Kezalik kurutup ve pişirip içinde otursalar fayda ede ve rahimde olan şişleri eritir/çözer(tahlîl edüp) indirir ve hayız kanını yürüte. Eğer dövüp bazı zamk ve zeytinyağı ile olan merhemlere karıştırsalar ve parmaklarda ve oturakta olan çatlakları iyi ede. Çiçeğini koklamak beyinden yoğun kıvamlı/kalın yelleri ve balgamlari eritir/çözer(tahlîl eyleye). Ama bazı kimselerde beyini buhar doldurur. Eğer kökünü pişirip sirke ile karıştırıp mazmaza etseler ve dişler üzerlerine sürseler soğuk sebebi ile olan dişler ağrılarını sakin eyleye.
[Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Ebû als: Mantı çiçeğidir. Şebboy dahi derler. Çok nevi olur....
..
Hîrî: Mantı çiçeği Türkçe; şebboy çiçeği Türkçe; sarı mantı Türkçe; hîrî-yi zerd Farsça; viyâvletâs Frenkçe.
Hîrî dedikleri şebboy çiçeği çok nevi(çeşidi) olur. Bir nevi gök şekil olur, mesela mor gibi olur. Acem içinde ona hîrî-yi hıtâyî derler. Ve bir nevi menekşe renk olur, ona Acem içinde kîrdenî derler. Ve yedi renk dahi derler, zira alaca renkli olan şebboy bu nevidendir. Ve bir nevi kırmızı olur. Onun yabani nevi vardır. Ona hirâmî derler. Şirazlılar dervâne derler. Hı babında hirâmî diye zikrolunmuştur. Ve bir nevi beyaz olur. Taşlı yerlerde çok olur. Gerçi bostani nevidir, ama taşlı yerleri sever. Ekser hisar ve eski duvarlarda kendiliğinden biter. Ve bir nevi sarı olur, Türkçe Mısır menekşesi derler. Tabipler ekser kullanıp yağını aldıkları bu nevidir. Acem içinde ona hîrî-yi şîrâzî derler. Alası bu nevidir. Ve Bağdat ve Hille ve Mısır’da çok olur. O mahallerde bu nevine azîfer derler.
Elhasıl hîrînin yani sarı şebboyun tabiatı sıcaktır. Bazıları birinci derece sıcak ve kurudur dediler. Ve bazıları ikinci derecede demişler. Eğer bunu koklasalar yoğun kıvamlı/kalın yelleri beyinden eritir/çözer(tahlîl eder) ve soğuk beyine ve rutubetlerine dahi faydalıdır. Eğer çiçeğini kurutsalar kuvveti eksik olmaz, belki ziyade olur. Hayızı akıtır ve rahim veremlerine fayda eder. Ve cenini ve ölmüş oğlanı dışarı çıkarır. Ve eğer suyundan hamile avrat içse içeride oğlancığı ifsat eder. Zira bunun hararetinin kuvvetinin fiili oğlancığı ifsat etmektir. (Hamileler çayından uzak durmalı) Eğer tohumunun ve eğer çiçeğinin kuvveti yeknesaktır yani hep birdir. Eğer tohumundan iki miskal içseler hayızı akıtır ve midede ve bağırsaklarda olan yellere faydalıdır ve hıçkırık illetini dahi giderir. Eğer avratlar bal ile kendilerinde fitil veya lavman yoluyla götürse sağ oğlancığı helak eder ve oğlancık ölmüş ise dışarı çıkarır. Ve kökü dahi yine böyledir, belki dahi daha kalındır. Eğer bunu kurutup sirke ile sert dalak üzerine yakı eyleseler dalağı arıtır ve nikrise dahi yakısı faydalıdır. Ve mafsallarda olan sert şişlere dahi yakı eyleseler faydalıdır. Ve pişmiş suyundan sirke ile diş ağrısı için sürseler faydalıdır. Eğer çiçeğinden mumlu yağ edip makat ve parmak ve ökçe yarıklarına yakı eyleseler faydalıdır. Eğer bal ile karıştırıp ağız içinde olan pamukçuk illetine dürtseler faydalıdır. Ve mor ve siyah şekil olan hîrî ki Şirazlılar hîrî-yi hıtâyî derler demiş idik, onun tabiatı mutedildir. Başta olan yelleri giderir. Bunun menfaati dahi çoktur derler. O bir cins şebboylardan dahi artıktır demişler. Takvim sahibi sözü üzere sarı şebboyu koklamak baş ağrısı hasıl eder. İllaki gül yağı ve sirke ıslah eder der.
Asfara: Asîfara dahi derler, sarı çiçekli şebboydur. Mısır menekşesi dahi derler, Musul ve Bağdat lisanı üzeredir. Hı babında hîrî diye zikrolunmuştur.
Lıhyetesü’l-eklîle: Yaban şebboyudur, hîrî-yi berrî derler. İki nevi olur. Asıl yabani nevine lıhyetes-i agriyâ derler yani yabani demek olur. Hâ babında huzâmâ(lavanta) diye zikrolunmuştur.
Verd-i hîrî: Sarı mantı çiçeğidir. Mısır menekşesi ve Farsçada şebbû-yı zerd derler. Bağdat’ta şebboy nevinden katı çok olur. Tabiatı birinci derecede sıcak ve kurulukta mutedildir, inceltici ve eritici/çözücüdür(muhallildür). Koklaması yaş beyine faydalıdır ve yelleri eritir/çözer(tahlîl eder) ve suyunun kaynatılmışını içseler hayızı akıtır ve eşini çıkarır ve kasığa yakı olunsa rahim şişlerini eritir/çözer(tahlîl eder).
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Hayri [Hîrî]: Meşhur ottur kim türlü türlü çiçekleri olur. Bazı ak ve bazı sarı ve mor olur. Evet kullanılan sarısıdır. Kurusunu yumuşak dövüp göze sürme eyleseler fayda ede. Eğer suyunu içseler hayız kanını yürüte. Ölü oğlanı çıkara. Eğer içine girip otursa bu faydayı ede. Ve eğer suyunu rahim üzerine dökseler rahimde olan şişlere fayda ede. Eğer suyunu mumla karıştırıp çıbanlara dürtseler bitire. Eğer balla karıştırıp fitil gibi avretler fitil veya lavman yoluyla götürse karında olan ölü oğlanı ve diriyi çıkara. Eğer kökünü sirkeyle karıştırıp katı dalak şişine vursalar fayda ede. Eğer balla karıştırıp ağız ağrısına dürtseler fayda ede. Eğer tohumundan iki miskal içseler hayız kanını yürüte. Ve mafsalda olan şişlere dahi dürtseler fayda ede. Eğer kökünü sirkeyle pişirip gargara etseler diş ağrısını gidere.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Hayrî bir çiçektir ki şebboy derler tabiatı birinci derecede sıcak ve kurudur eğer bunu koklasalar yoğun kıvamlı/kalın yelleri beyinden eritir/çözer(tahlîl ider) ve soğuk beyine ve rutubetlerine dahi faydalıdır eğer çiçeğini kurutsalar kuvveti eksik olmaz belki ziyade olur eğer tohumundan iki miskal içseler hayızı akıtır ve midede bağırsakta olan yellere faydalıdır hıçkırık illetini dahi giderir ve kökünü kurutup sirke ile diş ağrısı için sürseler ve sert dalak üzerine yakı eyleseler dalakları arıtır.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]
Hîrî: Yunanca isimdir. Bazıları demişler Nabatça isimdir. Kitap sahibi der: Hîrî, bizim vilayetimizde mensûr dedikleri çiçek ismidir, Türkçe şebboy dedikleri çiçektir. Birkaç renkte olur. Bazısı beyaz ve bazısı sarı ve bazısı kızıl ve bazısı menekşe renk olur ve alaca olur. Ama siyahı malum değildir. Cümlesinin tabiatı sıcak ve kurudur, cilalayıcı ve eritici/çözücüdür(tahlîl edicidür). Cümlesinden ziyade kavi olanı sarısıdır, kuru olunca ziyade kavi olur. Hîrî diye denilse sarısı murat olunur. Sarısı ziyade cilalayıcı(yıkayıcı, temizleyici) ve hıltları incelticidir. Harareti üçüncü dereceye ve kuruluğu ikinci dereceye erişir. Eğer ziyade ince dövüp göze sürme gibi çekseler gözde olan yoğun kıvamlı/kalın nişanları inceltip gidere. Eğer suyundan üç dirhem içseler veyahut dövülmüşünden iki dirhem miktarı yeseler veyahut pişmişi içine otursalar hayız kanını yürüte ve oğlan sonu dedikleri deriyi çıkara ve ölmüş oğlanı karından dışarı çıkara. Eğer gebe olan avrat ondan içse oğlanı ifsat edip düşüre. (Hamileler dikkat etmeli) Tohumunun dahi kuvveti bu kuvvettir. İki miskal miktarını içseler veyahut dövüp fitil veya lavman yoluyla götürseler karından ölmüş oğlanı düşüre ve diri olanını ifsat edip düşüre.
Hıyar tohumu içi ile hîrî yağı böbrekte ve mesanede olan taşlara faydalıdır. Kökünün kuvveti dahi böyledir ama ziyade yoğun kıvamlı/kalın olmakla eseri yani tesiri tez zahir olmaz. Eğer kökünü dövüp sirke ile karıştırsalar katılanmış olan dalağa iyi yakı ola. Kezalik katılanıp taş gibi olan kasık yeri şişlerine merhem etseler ziyade fayda eyleye. Kezalik kurutup ve pişirip içinde otursalar fayda ede ve rahimde olan şişleri eritir/çözer(tahlîl edüp) indirir ve hayız kanını yürüte. Eğer dövüp bazı zamk ve zeytinyağı ile olan merhemlere karıştırsalar ve parmaklarda ve oturakta olan çatlakları iyi ede. Çiçeğini koklamak beyinden yoğun kıvamlı/kalın yelleri ve balgamlari eritir/çözer(tahlîl eyleye). Ama bazı kimselerde beyini buhar doldurur. Eğer kökünü pişirip sirke ile karıştırıp mazmaza etseler ve dişler üzerlerine sürseler soğuk sebebi ile olan dişler ağrılarını sakin eyleye.
[Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
♦ Şebboy / Hîrî
Ebû als: Mantı çiçegidür. Şebboy dahı derler. Çok nev' olur. Fârisîde gül-i hîrî derler. Hı bâbında hîrî deyü inşâ'llâhu te'âlâ zikr olınur.
Hîrî: Mantı çiçegi Türkî; şebboy çiçegi Türkî; sarı mantı Türkî; şebbû-yı zerd Fârisî; hîrî-yi zerd Fârisî; hîrûyâ yûbvârak Süryânî; anâgûlis Rûmî; mendelînâ Rûmî; heşmâgûn Yûnânî; hîrma' Süryânî; necînes Yûnânî; lûkûyûs Rûmî; vîyâvlâ ilyâ Lâtîn; vuvusveyl Mâcar, Nemse; viyâvlâtâs ermârliyâs İspânya; viyâvletâs Fırânca; filyûfâ M.; ferdûcilâ M.; fereh filâ M.; fîsgûn Temîmî. Hîrî dedükleri şebboy çiçegi çok nev' olur. Bir nev'i gök şekl olur, meselâ mor gibi olur. Acem içinde ana hîrî-yi hıtâyî derler. Ve bir nev'i benefşe reng olur, ana Acem içinde kîrdenî derler. Ve heft-reng dahı derler, zîrâ alaca renklü olan şebboy bu nev'dendür. Ve bir nev'i kırmızı olur. Anun berrî nev'i vardur. Ana hirâmî derler. Şîrâzîler dervâne derler. Hı bâbında hirâmî deyü zikr olınmışdur. Ve bir nev'i beyâz olur. Taşlu yerlerde çok olur. Gerçi bôstânî nev'idür, ammâ taşlu yerleri sever. Ekser hisâr ve eski dîvârlarda kendüden biter. Ve bir nev'i sarı olur, Türkçe Mısır benefşesi derler. Etibbâ ekser isti'mâl edüp yagın aldukları bu nev'dür. Acem içinde ana hîrî-yi şîrâzî derler. Alâsı bu nev'dür. Ve Bagdâd ve Hille ve Mısır’da çok olur. Ol mahallerde bu nev'ine azîfer derler. El-hâsıl hîrînün yani sarı şebboyun tabî'atı hârdur. Ba'zılar evvel derece hâr u yâbisdür dediler. Ve ba'zılar ikinci derecede demişler. Eger bunı şemm eyleseler galîz yelleri dimâgdan tahlîl eder ve sovuk dimâga ve rutûbâtına dahı nâfi'dür. Eger çiçegini kurutsalar kuvveti eksik olmaz, belki ziyâde olur. Hayzı akıdur ve rahm veremlerine fâ'ide eder. Ve meşîmeyi ve ölmiş oglanı taşra çıkarur. Ve eger suyından hâmile avrat içse içerüde oglancıgı ifsâd eder. Zîrâ bunun harâretinün kuvvetinün fi'li oglancıgı ifsâd etmekdür. Eger tohmınun ve eger çiçeginün kuvveti yeksândur yani hep birdür. Eger tohmından iki miskâl içseler hayzı akıdur ve mi'dede ve bagırsaklarda olan yellere nâfi'dür ve ınçkıruk illetini dahı giderür. Eger avratlar asel ile kendülerinde götürinse sag oglancıgı helâk eder ve oglancık ölmiş ise taşra çıkarur. Ve köki dahı yine böyledür, belki dahı galîzrekdür. Eger bunı kurıdup sirke ile berk talak üzerine zımâd eyleseler talagı arıdur ve nıkrîse dahı zımâdı nâfi'dür. Ve mafâsılda olan berk şişlere dahı zımâd eyleseler müfîddür. Ve bişmiş suyından sirke ile diş agrısıyçün sürseler müfîddür. Eger çiçeginden mûm-revgan edüp mak'ad ve barmak ve ökçe yaruklarına yaku eyleseler nâfi'dür. Eger asel ile karışdurup agız içinde olan kulâ' illetine dürtseler nâfi'dür. Ve mor ve siyâh şekl olan hîrî ki Şîrâzîler hîrî-yi hıtâyî derler demiş idük, anun tabî'atı mu'tedildür. Başda olan yelleri giderür. Bunun menfa'atı dahı çokdur derler. Ol bir cins şebboylardan dahı artıkdur demişler. Sâhib-i Takvîm kavli üzere sarı şebboyı şemm etmek yani kokmak sudâ' hâsıl eder. İllâ gül yagı ve sirke ıslâh eder der.
Asfara: Asîfara dahı derler, sarı çiçeklü şebboydur. Mısır benefşesi dahı derler, Mûsul ve Bagdâd lisânı üzeredür. Hı bâbında hîrî deyü zikr olınmışdur.
Lıhyetesü’l-eklîle: Yabân şebboyıdur, hîrî-yi berrî derler. İki nev' olur. Asıl berrî nev'ine lıhyetes-i agriyâ derler yani yabânî demek olur. Hâ bâbında huzâmâ deyü zikr olınmışdur.
Verd-i hîrî: Sarı mantı çiçegidür. Mısır benefşesi ve Fârisîde şebbû-yı zerd derler. Bagdâd’da şebboy nev'inden katı çok olur. Tabî'atı evvel derecede hâr ve yübûsetde mu'tedildür, mülattıf ve muhallildür. Şemm etmesi dimâg-ı râtıbeye nâfi'dür ve riyâhı tahlîl eder ve suyınun matbûhını içseler hayzı idrâr eder ve meşîmeyi çıkarur ve kasuga yaku olınsa rahm şişlerin tahlîl eder.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Ebû als: Mantı çiçegidür. Şebboy dahı derler. Çok nev' olur. Fârisîde gül-i hîrî derler. Hı bâbında hîrî deyü inşâ'llâhu te'âlâ zikr olınur.
Hîrî: Mantı çiçegi Türkî; şebboy çiçegi Türkî; sarı mantı Türkî; şebbû-yı zerd Fârisî; hîrî-yi zerd Fârisî; hîrûyâ yûbvârak Süryânî; anâgûlis Rûmî; mendelînâ Rûmî; heşmâgûn Yûnânî; hîrma' Süryânî; necînes Yûnânî; lûkûyûs Rûmî; vîyâvlâ ilyâ Lâtîn; vuvusveyl Mâcar, Nemse; viyâvlâtâs ermârliyâs İspânya; viyâvletâs Fırânca; filyûfâ M.; ferdûcilâ M.; fereh filâ M.; fîsgûn Temîmî. Hîrî dedükleri şebboy çiçegi çok nev' olur. Bir nev'i gök şekl olur, meselâ mor gibi olur. Acem içinde ana hîrî-yi hıtâyî derler. Ve bir nev'i benefşe reng olur, ana Acem içinde kîrdenî derler. Ve heft-reng dahı derler, zîrâ alaca renklü olan şebboy bu nev'dendür. Ve bir nev'i kırmızı olur. Anun berrî nev'i vardur. Ana hirâmî derler. Şîrâzîler dervâne derler. Hı bâbında hirâmî deyü zikr olınmışdur. Ve bir nev'i beyâz olur. Taşlu yerlerde çok olur. Gerçi bôstânî nev'idür, ammâ taşlu yerleri sever. Ekser hisâr ve eski dîvârlarda kendüden biter. Ve bir nev'i sarı olur, Türkçe Mısır benefşesi derler. Etibbâ ekser isti'mâl edüp yagın aldukları bu nev'dür. Acem içinde ana hîrî-yi şîrâzî derler. Alâsı bu nev'dür. Ve Bagdâd ve Hille ve Mısır’da çok olur. Ol mahallerde bu nev'ine azîfer derler. El-hâsıl hîrînün yani sarı şebboyun tabî'atı hârdur. Ba'zılar evvel derece hâr u yâbisdür dediler. Ve ba'zılar ikinci derecede demişler. Eger bunı şemm eyleseler galîz yelleri dimâgdan tahlîl eder ve sovuk dimâga ve rutûbâtına dahı nâfi'dür. Eger çiçegini kurutsalar kuvveti eksik olmaz, belki ziyâde olur. Hayzı akıdur ve rahm veremlerine fâ'ide eder. Ve meşîmeyi ve ölmiş oglanı taşra çıkarur. Ve eger suyından hâmile avrat içse içerüde oglancıgı ifsâd eder. Zîrâ bunun harâretinün kuvvetinün fi'li oglancıgı ifsâd etmekdür. Eger tohmınun ve eger çiçeginün kuvveti yeksândur yani hep birdür. Eger tohmından iki miskâl içseler hayzı akıdur ve mi'dede ve bagırsaklarda olan yellere nâfi'dür ve ınçkıruk illetini dahı giderür. Eger avratlar asel ile kendülerinde götürinse sag oglancıgı helâk eder ve oglancık ölmiş ise taşra çıkarur. Ve köki dahı yine böyledür, belki dahı galîzrekdür. Eger bunı kurıdup sirke ile berk talak üzerine zımâd eyleseler talagı arıdur ve nıkrîse dahı zımâdı nâfi'dür. Ve mafâsılda olan berk şişlere dahı zımâd eyleseler müfîddür. Ve bişmiş suyından sirke ile diş agrısıyçün sürseler müfîddür. Eger çiçeginden mûm-revgan edüp mak'ad ve barmak ve ökçe yaruklarına yaku eyleseler nâfi'dür. Eger asel ile karışdurup agız içinde olan kulâ' illetine dürtseler nâfi'dür. Ve mor ve siyâh şekl olan hîrî ki Şîrâzîler hîrî-yi hıtâyî derler demiş idük, anun tabî'atı mu'tedildür. Başda olan yelleri giderür. Bunun menfa'atı dahı çokdur derler. Ol bir cins şebboylardan dahı artıkdur demişler. Sâhib-i Takvîm kavli üzere sarı şebboyı şemm etmek yani kokmak sudâ' hâsıl eder. İllâ gül yagı ve sirke ıslâh eder der.
Asfara: Asîfara dahı derler, sarı çiçeklü şebboydur. Mısır benefşesi dahı derler, Mûsul ve Bagdâd lisânı üzeredür. Hı bâbında hîrî deyü zikr olınmışdur.
Lıhyetesü’l-eklîle: Yabân şebboyıdur, hîrî-yi berrî derler. İki nev' olur. Asıl berrî nev'ine lıhyetes-i agriyâ derler yani yabânî demek olur. Hâ bâbında huzâmâ deyü zikr olınmışdur.
Verd-i hîrî: Sarı mantı çiçegidür. Mısır benefşesi ve Fârisîde şebbû-yı zerd derler. Bagdâd’da şebboy nev'inden katı çok olur. Tabî'atı evvel derecede hâr ve yübûsetde mu'tedildür, mülattıf ve muhallildür. Şemm etmesi dimâg-ı râtıbeye nâfi'dür ve riyâhı tahlîl eder ve suyınun matbûhını içseler hayzı idrâr eder ve meşîmeyi çıkarur ve kasuga yaku olınsa rahm şişlerin tahlîl eder.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
