Manevi / Zihinsel / Psikolojik Rahatsızlıklar
Uykusuzluk (Seher / Uyuyamama)
Serbest metin
Uykusuzluk (Seher / Uyuyamama)
Uyanıklılıktır ziyade hararetten ve kuruluktan (Hararet ve kuruluk alameti hararet ve yanma ve susuzluktur ve gözlerin ve dilinin ve burun deliklerinin kuruluğudur.) ki hiddet verirler ruha ve ruhun dışarı hareket etmesini icap ederler.
Sebeplerinin Alametleri
Bilinir hararet ve kuruluk alameti ile, ya da hıltın tuzluluğundan(mülûhatından) bilinir ya da borakslık(bûrakiyyeti) vasfından bilinir (Hıltın (bûrakiyyeti) odur ki hıltda tuzluluk ola.) yaşlık bulunmak ile burun deliklerinde(burun tıkanıklığı) ya da gam verici fikirden olur ya da aydınlık şiddetinden olur uykusuzluğa(sehere) müsait olana. Ya da hazım fesadından ya da şişkinlikten(nefhden) yani yel-gaz (rîh) elem verip uyku gelmez ya da gıdadan ki uykuyu karıştıran(müşevviş-i nevm) ola bakla gibi. Bunların hepsi bilinir var oluş şekli ile ya da sevda hıltından olur. (Zira ruh nuraniyeti sebebiyle siyah sevdadan dışarı kaçar, öyleye uyku(nevm) gerçekleşmesi olmaz). İmdi olur bu uykusuzluk(seher) ile melankoli(mâlîhûlyâ).
İlacı
İlacı, bir nesne yoktur ki hamam gibi ola(Not: Su dökünmek vücudu en nemlendiren şeylerden birisidir ve bu nem uyku getirir. Hamama gitmeye gücü veya imkanı yetmeyenler evde duşa girmelidir), ve eğer uyumazsa yani hamam sebebi ile düzelmezse; Sade mizaç bozukluğu ya da hıltların fesadı güçlü demektir ve saf arpa suyunu(mâ-i şa'îr-i sâzeci) kullanmak ya da tohumlu(mübezzeri) şeker ile ya haşhaş şarabı ile ve bazen olur ihtiyaç olur afyon gibiye ve burun yağlamak gerekir menekşe yağı ile(veya nilüfer yağı) ve azıcık afyon ve safran ile baliğ ilaçtır. Ve biz zikreyledik baş ağrısı(sudâ') ilacında yakılar(zımâdlar) ve natullar ki uyutucudur(münevvimdir) kullanılsın bunda.
[Şerh-i Mûcez fî't-Tıbb]
Haşhaş... ve hem başını dövseler suyla karıştırıp uyumayanın şakak(tulun) yerine dürtseler uyuya. Ravendi ağızda tutsalar veya içseler uykusuzluğu gidere ve eğer sarısabırı(saburu) katsalar fiili dahi ziyade ola. Tahrim Suresi her kim bu sureyi okusa uykusunu getire, hekim der ki kim Yüce Allah sözü Amme Suresini okusa uykusunu getire.
[Kitab-ı Tıbb]
Haşhaşın başını dövüp uyumayanın şakağına(dalugına) dürteler uyuya.
[İbda'i'l-A'raz]
Eğer menekşe yağını sürünse, uyku getirir ve gül yağı ve suyu uyku getirir. Her kim niyet edip Amme Suresini okusa, uykusu gele. Eğer haşhaş kabuğunu dövüp suyla yoğurup şakaklarına(tolunlarına) sürse, iyidir. Eğer marulu hastanın yastığı altına koysalar ve ondan marul suyuyla hastanın yüzünü yıkasa, rahat olup uyuya.
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
İmdi bir kimse gece menekşe yağını başına sürseler uyku getire, gül yağını dahi kezalik uyku getire ve dahi Tebbet ve Amme-yi Şerife Suresini okuyup yatsalar gerek hasta gerek sağ olsun uykusu gelip uyuya, ve eğer haşhaş dövüp bir pare suyla karışık(mahlût) edip iki topuklarına sürseler uykusu gele, ve eğer yengeç gözünü getirseler uyumaya, eğer sol gözünü getirseler uyuya. Eğer kurdun sağ gözünü getirse uyumaya ve sol gözünü getirseler uyuya. Baykuş öldüğünde gözünün ikisini çıkarıp suya bırakalar. Biri suya batıp biri batmaya. İmdi, o batmayan gözü götüren insan asla uyumaya ve o batanı getirseler uykusu ola. [Hukemayi Tertibi Mualice]
Acayip sır(sırr-ı acîb): Eğer bir kişi nergis tohumunu ve üzerlik tohumunu süt ile üç payda bir payı kalıncaya kadar kaynatıp içse uykusunu getire.
[Acebül-uccab]
Uyutucu(Münevvim) olan devalardır: üşne, mürsafi(mürr), afyon, badrencbuye, insan(insan nasıl olucak anlamadık, sarılınca olsa gerek :D), kavun/karpuz(battîh), tatula(cevz-i mâsil), marul(hass), haşhaş, derûfiyûn, nilüfer, menekşe yağı(dühnü’l-benefsec), kabak yağı(dühnü’l-kar'), banotu yağı(dühnü’l-benc), dereotu(şebis), köpek üzümü(inebü’s-sa'leb), kafur.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Bu fasıl ağrıları teskin edicidir ve uyku getiricidir onların beyanındadır. Malum ola kim bazı maraz vardır ki ağrı gerektiği gibi(kemâ-yenbagî) sakin olmazsa ilaç mümkün değildir ve bazen hastaya uykusuzluk ve zayıflık arız olduğu gibi o vakitte bir uyku getirici ve uyutucu şeye muhtaç olur, ondan ötürü Hipokrat(Bukrât) der ki: "Er-râhatü sadîku't-tabî'at" yani rahat tabiatın devasıdır ve dahi Galenos kavmi uyku getirici ve uyuşturucu şeyler ile kullanırlardı lakin onların zehirliliği(semmiyeti) üzerinde baki idi zira devadan zehirliliği ayırmayı bilmezlerdi ama biz bu uyku getirici üzerine devalar kullanırız lakin tedbir edip zehirliliğini kendilerinden ayırdıktan sonra.
Lüvnüvâ hapı(habb-ı lüvnüvâ): Ağrıları teskin eder ve gayetle uyku getirir. Paracelsus(Parasulse) sanatlarındandır yapılışı odur: Tedbir edilmiş afyon otuz altı dirhem yani afyon rubbu(rubb: bal gibi viskoz olana dek buharlaştırılmış şurup) ve beç(penc) dedikleri otun kökünün rubbu on sekiz dirhem ve amber devası tozu(devâ-i anber sefûfı) ve misk devası tozu(devâ-i misk sefûfı) her birinden otuz dirhem, mumya altı dirhem, inci tuzu ve mercan tuzu her birinden üç dirhem ve kehribar ve geyik kalbi(kalb-i iyyel) dedikleri bir kemiktir ki geyik içinden çıkar ve panzehir(bâd-zehr) ve gergedan boynuzu her birinden bir dirhem, misk ve amber her birinden üçte bir dirhem ve anason yağı ve frenk kimyonu(kerâviyâ) yağı ve turunç kabuğunun yağı ve ağaç kavunu yağı ve küçük hindistan cevizi(cevz-i bevvâ) yağı ve karanfil yağı ve tarçın yağı ve kehribar yağı her birinden on ikişer damla zamk ile cümlesini bir yerde hamur edip dura ta ki hap etmek mümkün ola ve lüvnüvâ hapı eczaların tedbirinin keyfiyeti ve ameli: Evvela beç kökünü alırsın ama ay(kamer) terazi burcunda ola yahut koç burcunda ola taş havana koyup gayet döversin sonra sıkıp usaresini alırsın o usareyi güneşte(şemsde) veyahut sıcak külde katılaştırıp bağlarsın(akdedersin) ve adamotu(lüffâh) rubbu çıkarmak murat ettikte o dahi böyledir ama afyonun rubbunu rakı/damıtılmış su(arak) ile karıştırıp on dört gün bir sıcak yerde koyarsın sonra latifini ve hallolanı süzüp alırsın ve sıcak kül üzerinde akdedersin ta ki rubb oluncaya kadar. Kezalik amber devası tozu ve misk devası tozu böyle tedbir edersin. Kaçan terkip murat ettiğin vakitte o afyon rubbu ile beç rubbunu bir yerde cemedip hamur edersin, on gün miktarı durur sonra baki eczaları karıştırırsın beraberce hamur olup kalır. Bazı kimse amberi bu vakit koymaz kullandığı vakitte koyar. Kaçan rahim boğulması(ihtinâk-ı rahm) marazına kullanılmak murat olunsa amber yerine kunduz hayasıdır(cünd-i bîdesterdir). Bazı kimse bu eczaların posasını(nuklını) yakıp ve tuzunu(milhini) çıkarıp bu terkibe zamm ederler.
[Gayetü'l-Münteha]
Uyanıklılıktır ziyade hararetten ve kuruluktan (Hararet ve kuruluk alameti hararet ve yanma ve susuzluktur ve gözlerin ve dilinin ve burun deliklerinin kuruluğudur.) ki hiddet verirler ruha ve ruhun dışarı hareket etmesini icap ederler.
Sebeplerinin Alametleri
Bilinir hararet ve kuruluk alameti ile, ya da hıltın tuzluluğundan(mülûhatından) bilinir ya da borakslık(bûrakiyyeti) vasfından bilinir (Hıltın (bûrakiyyeti) odur ki hıltda tuzluluk ola.) yaşlık bulunmak ile burun deliklerinde(burun tıkanıklığı) ya da gam verici fikirden olur ya da aydınlık şiddetinden olur uykusuzluğa(sehere) müsait olana. Ya da hazım fesadından ya da şişkinlikten(nefhden) yani yel-gaz (rîh) elem verip uyku gelmez ya da gıdadan ki uykuyu karıştıran(müşevviş-i nevm) ola bakla gibi. Bunların hepsi bilinir var oluş şekli ile ya da sevda hıltından olur. (Zira ruh nuraniyeti sebebiyle siyah sevdadan dışarı kaçar, öyleye uyku(nevm) gerçekleşmesi olmaz). İmdi olur bu uykusuzluk(seher) ile melankoli(mâlîhûlyâ).
İlacı
İlacı, bir nesne yoktur ki hamam gibi ola(Not: Su dökünmek vücudu en nemlendiren şeylerden birisidir ve bu nem uyku getirir. Hamama gitmeye gücü veya imkanı yetmeyenler evde duşa girmelidir), ve eğer uyumazsa yani hamam sebebi ile düzelmezse; Sade mizaç bozukluğu ya da hıltların fesadı güçlü demektir ve saf arpa suyunu(mâ-i şa'îr-i sâzeci) kullanmak ya da tohumlu(mübezzeri) şeker ile ya haşhaş şarabı ile ve bazen olur ihtiyaç olur afyon gibiye ve burun yağlamak gerekir menekşe yağı ile(veya nilüfer yağı) ve azıcık afyon ve safran ile baliğ ilaçtır. Ve biz zikreyledik baş ağrısı(sudâ') ilacında yakılar(zımâdlar) ve natullar ki uyutucudur(münevvimdir) kullanılsın bunda.
[Şerh-i Mûcez fî't-Tıbb]
Haşhaş... ve hem başını dövseler suyla karıştırıp uyumayanın şakak(tulun) yerine dürtseler uyuya. Ravendi ağızda tutsalar veya içseler uykusuzluğu gidere ve eğer sarısabırı(saburu) katsalar fiili dahi ziyade ola. Tahrim Suresi her kim bu sureyi okusa uykusunu getire, hekim der ki kim Yüce Allah sözü Amme Suresini okusa uykusunu getire.
[Kitab-ı Tıbb]
Haşhaşın başını dövüp uyumayanın şakağına(dalugına) dürteler uyuya.
[İbda'i'l-A'raz]
Eğer menekşe yağını sürünse, uyku getirir ve gül yağı ve suyu uyku getirir. Her kim niyet edip Amme Suresini okusa, uykusu gele. Eğer haşhaş kabuğunu dövüp suyla yoğurup şakaklarına(tolunlarına) sürse, iyidir. Eğer marulu hastanın yastığı altına koysalar ve ondan marul suyuyla hastanın yüzünü yıkasa, rahat olup uyuya.
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
İmdi bir kimse gece menekşe yağını başına sürseler uyku getire, gül yağını dahi kezalik uyku getire ve dahi Tebbet ve Amme-yi Şerife Suresini okuyup yatsalar gerek hasta gerek sağ olsun uykusu gelip uyuya, ve eğer haşhaş dövüp bir pare suyla karışık(mahlût) edip iki topuklarına sürseler uykusu gele, ve eğer yengeç gözünü getirseler uyumaya, eğer sol gözünü getirseler uyuya. Eğer kurdun sağ gözünü getirse uyumaya ve sol gözünü getirseler uyuya. Baykuş öldüğünde gözünün ikisini çıkarıp suya bırakalar. Biri suya batıp biri batmaya. İmdi, o batmayan gözü götüren insan asla uyumaya ve o batanı getirseler uykusu ola. [Hukemayi Tertibi Mualice]
Acayip sır(sırr-ı acîb): Eğer bir kişi nergis tohumunu ve üzerlik tohumunu süt ile üç payda bir payı kalıncaya kadar kaynatıp içse uykusunu getire.
[Acebül-uccab]
Uyutucu(Münevvim) olan devalardır: üşne, mürsafi(mürr), afyon, badrencbuye, insan(insan nasıl olucak anlamadık, sarılınca olsa gerek :D), kavun/karpuz(battîh), tatula(cevz-i mâsil), marul(hass), haşhaş, derûfiyûn, nilüfer, menekşe yağı(dühnü’l-benefsec), kabak yağı(dühnü’l-kar'), banotu yağı(dühnü’l-benc), dereotu(şebis), köpek üzümü(inebü’s-sa'leb), kafur.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Bu fasıl ağrıları teskin edicidir ve uyku getiricidir onların beyanındadır. Malum ola kim bazı maraz vardır ki ağrı gerektiği gibi(kemâ-yenbagî) sakin olmazsa ilaç mümkün değildir ve bazen hastaya uykusuzluk ve zayıflık arız olduğu gibi o vakitte bir uyku getirici ve uyutucu şeye muhtaç olur, ondan ötürü Hipokrat(Bukrât) der ki: "Er-râhatü sadîku't-tabî'at" yani rahat tabiatın devasıdır ve dahi Galenos kavmi uyku getirici ve uyuşturucu şeyler ile kullanırlardı lakin onların zehirliliği(semmiyeti) üzerinde baki idi zira devadan zehirliliği ayırmayı bilmezlerdi ama biz bu uyku getirici üzerine devalar kullanırız lakin tedbir edip zehirliliğini kendilerinden ayırdıktan sonra.
Lüvnüvâ hapı(habb-ı lüvnüvâ): Ağrıları teskin eder ve gayetle uyku getirir. Paracelsus(Parasulse) sanatlarındandır yapılışı odur: Tedbir edilmiş afyon otuz altı dirhem yani afyon rubbu(rubb: bal gibi viskoz olana dek buharlaştırılmış şurup) ve beç(penc) dedikleri otun kökünün rubbu on sekiz dirhem ve amber devası tozu(devâ-i anber sefûfı) ve misk devası tozu(devâ-i misk sefûfı) her birinden otuz dirhem, mumya altı dirhem, inci tuzu ve mercan tuzu her birinden üç dirhem ve kehribar ve geyik kalbi(kalb-i iyyel) dedikleri bir kemiktir ki geyik içinden çıkar ve panzehir(bâd-zehr) ve gergedan boynuzu her birinden bir dirhem, misk ve amber her birinden üçte bir dirhem ve anason yağı ve frenk kimyonu(kerâviyâ) yağı ve turunç kabuğunun yağı ve ağaç kavunu yağı ve küçük hindistan cevizi(cevz-i bevvâ) yağı ve karanfil yağı ve tarçın yağı ve kehribar yağı her birinden on ikişer damla zamk ile cümlesini bir yerde hamur edip dura ta ki hap etmek mümkün ola ve lüvnüvâ hapı eczaların tedbirinin keyfiyeti ve ameli: Evvela beç kökünü alırsın ama ay(kamer) terazi burcunda ola yahut koç burcunda ola taş havana koyup gayet döversin sonra sıkıp usaresini alırsın o usareyi güneşte(şemsde) veyahut sıcak külde katılaştırıp bağlarsın(akdedersin) ve adamotu(lüffâh) rubbu çıkarmak murat ettikte o dahi böyledir ama afyonun rubbunu rakı/damıtılmış su(arak) ile karıştırıp on dört gün bir sıcak yerde koyarsın sonra latifini ve hallolanı süzüp alırsın ve sıcak kül üzerinde akdedersin ta ki rubb oluncaya kadar. Kezalik amber devası tozu ve misk devası tozu böyle tedbir edersin. Kaçan terkip murat ettiğin vakitte o afyon rubbu ile beç rubbunu bir yerde cemedip hamur edersin, on gün miktarı durur sonra baki eczaları karıştırırsın beraberce hamur olup kalır. Bazı kimse amberi bu vakit koymaz kullandığı vakitte koyar. Kaçan rahim boğulması(ihtinâk-ı rahm) marazına kullanılmak murat olunsa amber yerine kunduz hayasıdır(cünd-i bîdesterdir). Bazı kimse bu eczaların posasını(nuklını) yakıp ve tuzunu(milhini) çıkarıp bu terkibe zamm ederler.
[Gayetü'l-Münteha]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Uykusuzluk (Seher / Uyuyamama)
Uyanuklukdur ziyâde harâretden ve yübûsetden (Harâret ve yübûset alâmeti harâret mahsûsadur ve hurkat ve atşdur ve gözlerüñ ve lisânuñ ve burun delüklerinüñ kurılıgıdur.) ki hiddet verürler rûha ve îcâb ederler hareketi hârice. Bilinür harâret ve yübûset alâmeti ile yâ hıltuñ mülûhatından bilinür (Bûrakiyyet-i hılt oldur ki hıltda tuzluluk ola.) yaşluk bulunmak ile burun delüklerinde yâ gam verür fikrden yâ aydınlık şiddetinden sehere müsta'id olana yâ fesâd-ı hazmdan yâ nefhden ya'nî rîh elem verüp uyku gelmeye yâ gıdâdan ki müşevviş-i nevm (uykuyu karıştıran) ola bâkılâ gibi. Bu küllîsi bilinür vücûdı ile yâ hılt-ı sevdâvîden. (Zîrâ rûh nûrâniyyeti içün sevdâ sevdâdan zâhire kaçar, öyleye nevm mütehakkık olmaz). İmdi olur bu seher ile mâlîhûlyâ. İlâcı, bir nesne yokdur hammâm gibi ve eger uyumazsa ya'nî hammâm sebebi ile sû-i mizâc-ı sâzec yâ fesâd-ı ahlât kavîdür ve isti'mâl etmek mâ-i şa'îr-i sâzeci yâ mübezzeri sükker ile yâ şarâb-ı haşhâş ile ve gâh olur ihtiyâc olur efyûn gibiye ve burun yaglamak benefşe yagı ile ve azcuk efyûn ve za'ferân ile ilâc-ı bâligdür. Ve biz zikr eyledük ilâc-ı sudâ'da zımâdlar ve natûller ki münevvimdür isti'mâl olınsun bunda.
[Şerh-i Mûcez fî't-Tıbb]
Uyanuklukdur ziyâde harâretden ve yübûsetden (Harâret ve yübûset alâmeti harâret mahsûsadur ve hurkat ve atşdur ve gözlerüñ ve lisânuñ ve burun delüklerinüñ kurılıgıdur.) ki hiddet verürler rûha ve îcâb ederler hareketi hârice. Bilinür harâret ve yübûset alâmeti ile yâ hıltuñ mülûhatından bilinür (Bûrakiyyet-i hılt oldur ki hıltda tuzluluk ola.) yaşluk bulunmak ile burun delüklerinde yâ gam verür fikrden yâ aydınlık şiddetinden sehere müsta'id olana yâ fesâd-ı hazmdan yâ nefhden ya'nî rîh elem verüp uyku gelmeye yâ gıdâdan ki müşevviş-i nevm (uykuyu karıştıran) ola bâkılâ gibi. Bu küllîsi bilinür vücûdı ile yâ hılt-ı sevdâvîden. (Zîrâ rûh nûrâniyyeti içün sevdâ sevdâdan zâhire kaçar, öyleye nevm mütehakkık olmaz). İmdi olur bu seher ile mâlîhûlyâ. İlâcı, bir nesne yokdur hammâm gibi ve eger uyumazsa ya'nî hammâm sebebi ile sû-i mizâc-ı sâzec yâ fesâd-ı ahlât kavîdür ve isti'mâl etmek mâ-i şa'îr-i sâzeci yâ mübezzeri sükker ile yâ şarâb-ı haşhâş ile ve gâh olur ihtiyâc olur efyûn gibiye ve burun yaglamak benefşe yagı ile ve azcuk efyûn ve za'ferân ile ilâc-ı bâligdür. Ve biz zikr eyledük ilâc-ı sudâ'da zımâdlar ve natûller ki münevvimdür isti'mâl olınsun bunda.
[Şerh-i Mûcez fî't-Tıbb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
