Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Sazec

Serbest metin
Sazec (ساذج)
MUHTEMELEN Cinnamomum tamala'dır, wikipedia'ya göre Sazec (ساذج) budur.
Mahiyeti: Onun kuvveti sümbül kuvvetine yakındır velakin Hafif(latif) olur. Sazec o yapraklardır ki su üzere zahir olur, fesleğen gibi sapları olur ve onun müteferrik çiçeği vardır, Hint beldelerinde durgun sularda yani akıcı olmayan durgun su olan sönük arazilerde vaki göllerde biter ve su mercimeği denmekle maruf bitki gibi suyun yüzünde kaim olur ve bir köke onun taalluku olmaz. Ve bazı kere bir mekan üzere bağlanıp kurutulur. Ve bazı insanlar evhamlandı ki sazec Hint sümbülünün yaprağıdır kuvveti Hint sümbülü kuvvetine benzemekle. Ve sazec yağı papatya yağına ve safran yağına kuvvette benzerdir ve belki onlardan daha kavidir. Seçimi: Onun iyisi yeni olup ve beyaza çalan ve ufalanmamış olup rayihası Hint sümbülü rayihası gibi olanlar ve küflü, tuzlu ve gevşek olmayanlardır. Tabiatı: İkinci derecede sıcak ve kurudur. Hassaları: Elbiseye serpilse güvelenmekten hıfz eder. Ziynet: Dil altında tutulsa ağız kokusunu güzelleştirir, aşınmayı men eder. Şişler ve Sivilceler: Gül suyunda pişirilip ezildikten sonra sıcak şişlere pansuman(tıla) olunur ve sıcak olmayan şişlere iyi deva olur. Gıda Azaları: Mideye ve karaciğere Hint sümbülünden faydalı olur. Dışarı Atım Azaları: İdrar söktürmesi Hint sümbülünün idrar söktürmesinden şiddetlidir. Bedelleri: Onun bedeli bir ağırlığı talisfer veyahut bir ağırlığı sümbül olur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]

Sadec: Hint sadeci Türkçe ve Rum sadeci Türkçe; belun hindvaya Süryanice; mela idia Latince. Hindistanlılar mamestan derler ve mala serun dahi derler. Yaprağı ceviz yaprağı gibi olur, su yüzünde peyda olur, su mercimeği gibi kökü olmaz derler. İyisi taze ola ve bir yüzü sarıya meylede ve bir yüzü yeşil ola ve kokusu kavi olup rengi siyah karanfil gibi siyah olmaktır. Ve Rumisi bir köktür ki Şeyh Davud'un sözü: Zerneb gibidir. Üçüncü derecede sıcak ve ikincide kurudur. Eşyalar içine kosalar güve dedikleri kurttan o eşyalar emin olur. Ve dil altına kosalar ağız kokusunu iyi eder ve mideye ve karaciğere ve soğukluğuna fayda eder. Çarpıntı(hafakan)'ya dahi faydalıdır ve böbrek ve dalak ağrılarına dahi müfittir ve bedeni kuvvetlendiricidir, bedeni semirtir ve sidiği yürütür. Ve avrat oğlan doğururken zorlansa, içirseler müfittir ve sonunu dahi tez düşürür, çıkarır. Ve avratlar buhur eyleseler ve sirke ile yahut karnına yakı eyleseler hayzı ve sütü akıtır. Ve sevda safrasına dahi faydalıdır ve koltuk rayihasını giderir. Bunun kuvveti Hint sümbülü kuvvetinden ziyadedir derler, ama ondan daha yumuşaktır. Bundan bir miskal istimal olunur. İshak'ın sözü: Akciğere ziyan eder, illa damla sakızı ıslah eder. Bazıları mesaneye ziyan eder dediler, illa ayva şarabı ıslah eder. Bunun bedeli kendi kadar Hint sümbülüdür ve bazıları bunun bedeli seliha ya talisferdir dediler. Ve bunun kuvveti otuz yıl bakidir.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]

Sazec: Meşhurdur. Sidiği yürütür. Mideye iyidir. Gözde olan sıcak şişlere vursalar fayda eder. Eğer şarapla karıştırıp kaynatıp dürtseler, dil altında kosalar ağız kokusunu iyi eyleye. Ve dişler dibine fayda ede. Ve çarpıntı(hafakan)'ya fayda ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]

Sadec: Nunsuz, beşnin gibi bir ottur, su olduğu yerlerde biter. Ve onun menbaı Hint vilayetinde olur. Ne zaman ki kurur ateşe yakarlar. Ve suda biter. Yaprakları su üzerine dağılır. Ve yassıdır. Hiç çizgileri yoktur. O sebeple sadec isimlendirildi. Ve iyisi, rayihası kavi olup siyah olanıdır. Ve onun bir nevi olur. Ona Rumi derler. İnce köklerdir zerneb gibi. Mendeb'de ve Mendeb'in etrafında olur ve Rum diyarında olmaz. Ve Rumi dedikleri ancak ona bir lakaptır. Ve iplere taktıkları budur ve Hindisi değildir. Ve sadec, mısırda ve tütte yetişir. Ve kuvveti otuz yıl kalır. Ve sümbülün yaprağına karıştırılır ona benzerliği olduğu sebebiyle ve kezalik küçük hindistan cevizi yaprağına karıştırılır. Ve fark bunun yaprağında çizgiler olmamak iledir. Ve gahi olur ki yaprağında bir çizgi olur. O, sıcak ve kurudur üçüncüde. Mahzun olana ferah getirir ve vesveseyi ve deliliği ve vahşeti ve ağızda ve midede olan kötü rayihayı zail eder tecrübe ile ve kezalik bütün fasit buharları zail eder. Ve bağlanan dili açar ve duyuları kavi eder ve zekavet getirir ve iştahı açar ve sarılık(yerekan)'ı ve su toplanması hastalığı(istiska)'nı ve dalağı ve makat hastalıklarını ve rahmi zail eder içmek ile ve bele taşımak ile. Ve sürmelere dahi idhal ederler. Gözde olan beyazı ve karanlığı ve göz kapağı dökülmesini ve göz etini zail eder göze çekmek ile ve kirpiklerin kalınlığını dahi zail eder sürmek ile. Ve hassalarındandır ki eşyaları güve yemekten hıfz eder ve güveyi men eder. Ve onun karaciğere zararı vardır. Damla sakızı ıslah edicisidir. Ve mesaneye zararı vardır. Ayva şarabı ıslah edicisidir. Şerbeti: Bir miskale değindir. Ve bedeli: Hint sümbülü.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]

Sadec: Sadec Hindi ve Rumi olur, yaprağı ceviz yaprağı gibi olur, su yüzünde peyda olur, su mercimeği gibi kökü olmaz derler. İyisi taze ola ve bir yüzü sarıya meylede ve bir yüzü yeşil ola. Tabiatı üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Eşyalar içine kosalar eşyaları güve dedikleri kurttan emin olur ve mideye ve karaciğere ve soğukluğuna fayda eder. Çarpıntı(hafakan)'ya dahi müfittir ve böbrek ve dalak ağrılarına dahi fayda eder ve bedeni kuvvetlendiricidir, bedeni semirtir ve sidiği yürütür ve sevda safrasına dahi faydalıdır. Bundan bir miskal istimal olunur, bedeli kendi kadar Hint sümbülüdür ve kuvveti otuz yıl bakidir.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]

Sadec: Farsça sade lafzından Arapçalaşmıştır. Murat, Hint vilayetinde sıcak sulu pınarlar balçıklarında su yüzünde bitip zahir olan bir yapraktır. Sadec yalnız bir şekil demektir. Bu devaya onun için sadec diye isim vermişler. Zira sair nebatat yaprakları gibi budak üzerinde olmaz yani budağı yoktur. Demişler ki kökü dahi yoktur ama çiçeği ve yemişi olmadığında şüphe yoktur. Buldukları zamanda ipliğe dizip kuruturlar ve sair vilayetlere alıp giderler. Sadec olduğu vilayet halkı derler ki sadec bittiği çukurların suları çekilip kalmadıkta o çukurlar içinde büyük ateşler yakarlar. Zira böyle ateş etmeseler gelesi yılda asla sadec bitmez. İyisi odur ki taze ola. Tazesi odur ki üzerinde siyaha meyyal toz gibi beyazı ola ve tez ufalanmayıp rayihası güzel ve belli ola, lezzeti tuzlu olmaya. Ama şol ki gevşemiş ve ufalanmış olup rayihası fasit ola, o makulesi yaramazdır. Sadecin tabiatı üçüncü derecede sıcak ve ikinci derecede kurudur. Sidiği yürütür ve midede olan fesadı giderip ıslah eder, göğüs perdelerine kuvvet verir, bedende olan faydalı hıltları ve ruhları yani kuvvetleri hıfz eder. Eğer dil altına kosalar ağız rayihasını hoş edip dil hareketini tez eyleye ve akan salyaları tutup kese. Eğer şarap ile kaynatıp ve ezip şişi olan göz kapaklarına sürseler şişlerini indirip gidere. Eğer giysiler içine kosalar rayihaları güzel edip yenip çürümeden hıfz eyleye. Yürek oynamasını giderir, nefse ferah verir. Daima istimal etseler mide fesadından olan buharı yani ağızdan çirkin rayihayı gidere. Sadec cemi ahvalinde Hint sümbülüne şeriktir yani fiili ve kuvveti onun gibidir. Onun içindir ki bazıları galat edip demişler ki sadec Hint sümbülünün yaprağıdır. Andız otu kökü ve gök süsen kökü, onların rayihaları dahi sadec gibidir. Sadec bulunmasa iki ağırlığı miktarı Hint sümbülü bedelidir.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]

Sümbül, Topalak, Sazec: Bunların tabiatları birbirine yakındır. Hararet ve kurulukta ikinci derecede olmaları mümkündür. Bunların hükümleri, kendisinde Hafifletici(taltif) ile beraber tutucu/büzücü(kabız) bulunan kokulu nezle otunun hükümleri gibidir. Hassaları takviye ve ferahlıktır. Kokulu devalar hakkındaki şeyler burada bilinsin.
[İbni Sina - Edviye-i Kalb]

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Sazec (ساذج)
el-Mahiyyetü: Onun kuvveti sünbül kuvvetine karibdir velakin leyyin (yumuşak, hafif) olur. Sâzec o evraktır ki su üzere zâhir olur, sahisferem gibi kudbanı olur ve onun müteferrik (çeşitli, başka başka, dağınık) zehri (çiçeği) vardır, bilâd-ı Hind'de miyâh-ı müstenka'da yani ma-ı râkid-i gayr-i câri olan arâzi-i hâmidede vâki' göllerde nâbit olur ve ades-i mâ (عدس الما) denmekle ma'rûf nebat gibi suyun yüzünde kâim olur ve bir asla onun taalluku olmaz. Ve ba'zı kerre bir mekân üzere şedd olunup tecfif olunur. Ve ba'zı nâs tevehhüm (evhamlanmak) eyledi ki sâzec nardin-i Hindinin varakıdır kuvveti nârdin kuvvetine benzemekle. Ve dühn-i sâzec dühn-i ukhuvâna ve dühn-i zaferana kuvvette müşâbihtir ve belki onlardan akvâdır.
el-İhtiyâru: Onun ecvedi hadis olup ve beyaza dârib ve gayr-i mütefettit olup râyihası nârdin râyihası gibi olanlar ve mütekerric ve mâlih ve müsterhi olmayanlardır.
et-Tab'u: Derece-i sâniyede hârr ve yâbistir.
el-Havâssu: Siyaba nesr olunsa tesevvüsten hıfz eder.
ez-Zînetü: Taht-ı lisanda imsak olunsa nükheyi tatyib eder, te'ekkülü men' eder.
el-Evrâmu ve'l-Büsûru: Mâ-ı verdde tabh olunup bade’s-sahk evram-ı hârreye dımâd olunur ve evram-ı gayr-i hârra devâ-i ceyyid olur.
A'zâu'l-Gıdâ: Mideye ve kebide nardinden enfa' olur.
A'zâu’n-Nefzi: Bevli idrârı nârdinin idrârından eşeddir.
el-Ebdâlü: Onun bedeli bir vezni talisfer veyâhüd bir vezni sünbül olur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.