Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Mersin , Murt, Myrtus communis 🌿

Mersin , Murt, Myrtus communis 🌿 — 1
1 / 2
Mersin , Murt, Myrtus communis 🌿 — 2
2 / 2
Serbest metin
Mersin , Murt, Myrtus communis 🌿
Not: Mersin, günümüzde bilinen "blueberry" yani Yaban Mersini değildir.(Onun bir çeşididır, muhtemelen dağ mersini olarak geçen ile blueberry kast edilir.) Ayrıca metinlerde "yaban mersini" olarak geçen bitki de günümüzdeki yaban mersini yani blueberry değildir. Eski metinlerdeki yaban mersini: Ruscus aculeatus'tur. Resimleri ile kanıtları mevcut, "Yaban Mersini" başlığında ayrıntıları ile okunabilir.
Âs: Mersindir. Yaş yemişini yiyeler kan tükürmeye fayda ede. Ve mesane(kavuk) yanmasına fayda eder. Ve mideyi iyi eyler. Sidiği yürütür. Ve yemişini sıkalar suyunu şaraba katalar içeler akrep ve yılan soktuğuna fayda ede. Ve yemişini pişirip suyunu kıllara tutalar kararta. Eğer şarapla pişireler yakı eyleyeler topukta ve ayakta olan çıbanlara vuralar gidere. Ve arpa unuyla yakı eyleyip gözdeki sıcak şişliklere vuralar fayda ede. Ve yemişini sıkalar hafifçe pişireler şarap içmezden önce içeler akşamdan kalmalığı(humarı) defeder. Ve eğer yemişini ve yaprağını kaynatalar içine gireler rahim çıktığına ve makat çıktığına ve rahimden akan rutubete son derece fayda ede. Ve dahi başı o suyla yıkayalar konağını ve baş çıbanlarını ve beneklerini gidere. Ve kılını sağlam ede. Ve yaprağını kurutup döveler diş diplerine koyalar sağlam eyleye. Ve yaprağını kaynatalar eklemleri(bendükşeleri) gevşek-zayıf(süst) olan kişi içine gire otura fayda bula ve bu suyu kırılmış kemiğe tazeyken vuralar fayda ede. Ve beyaz lekeyi(behakı) bu suyla yıkayalar gidere. Ve kulağa damlatalar kulaktan akan irini defede. Eğer yaprağını döveler üzerine su koyalar hafifçe zeytinyağı veya gül yağı karıştıralar yakı eyleyeler yaş çıbanlara vuralar fayda eder ve testis(haya) şişliklerine ve basura(bevasire) vuralar fayda ede. Eğer kurusunu döveler (kurulgana) ekeler fayda ede. Koltuk altı ve kulak ardı ve kasık pişip kokusu azdığına ekeler gidere. Ve yüreği oynayan kişi gövdesine saça terlediğini ve yüreği oynamasını gidere. Ve eğer yakalar(göyündüreler) veya kuru iken mumla zeytinyağıyla karıştırıp ateş yanığına ve sivilceye(kurulgana) vuralar gidere. Ve safradan olan ishali kese. Ve yemişini yiyeler veya suyunu içeler bazıları bunu yakarlar. Ve mazı suyunu alalar karıştıralar tabletler(kurslar) eyleyeler gölgede kurutalar ihtiyaç vaktinde kullanalar. Yaprağı yemişi gibi fayda eder. Ve koklamak sıcak buharı defede. Ve yemişi öksürüğe fayda ede. Eğer sirkeyle karıştıralar başa vuralar burun kanını kese ve yemişi susuzluğu kese. Ve kusmayı defeder. Eğer kadın kişiler tütsü eyleyeler tütününe oturalar rahimlerinden sızlayan kanı kese. Eğer pancar(çügündür) suyuyla pişireler başa vuralar baştaki sivilceyi(baş bertin) gidere. Ve eğer bakla suyuyla döveler yüze vuralar çili/lekeyi(çığıdı) gidere. Ve yiyeler mideyi kuvvetli eder, bağırsağı ve mesaneyi(kavuğu) dahi kuvvetli ede. Ve yürek oynamasına(hafakana) iyidir. Ve akciğer ağrısını giderir. Öksürüğe fayda eder. Ve eğer yaprağını pişireler şarapla yakı eyleyeler başa vuralar baş ağrısını gidere. Ve eğer kaynatalar ve suyunu kıvama getireler kullanalar mideye inen maddeyi defeyleye ve sidik yanmasını gidere. Ve adet kanı(hayız kanı) aktığını kese. Ve yaprağını döveler suyunu sıkalar içeler içi tuta (kabz eyleye). Ve susam yağına(şırlugana) katıp içeler balgamı ishal ede. Eğer ağacından bir halkacık eyleyip ayağının serçe parmağına geçireler bezler şişliğini gidere.
[İbn-i Baytar]

Mersin ağacıdır ki çok yeryüzü cevherinden ve az latif cevherden mürekkeptir. Birinci derecede soğuktur, ikincide kurudur ve tutuculuğu/büzücülüğü(kabzı) kuruluğundan fazladır, ishali ve teri ve her akmayı (Gerek burundan gerek kulaktan gerek gözden.) hapseder ve ne zaman bununla hamamda ovulsa beden kuvvetli olur ve yabancı rutubetleri emer/kurutur(neşf eder). Ve kuru yaprağı koltuk kokusunu engeller bilhassa yakılıp ekilse. Ve kılı kuvvetli eder ve karartır ve sıyrığa(sahca) fayda eder ve şişlikleri ve ateş yanığını(cemreyi) (Ateş yanığı(Cemre) ateş yanığı derler ki sivilcedir kabarcıklar olur yakar kaşındırır.) ve kurdeşeni(şirayı) (Kurdeşen(Şira) kurdeşeni derler yassı yassı kızıllığa meyilli kabarcıklardır ki kaşındırır ve gönül daralır.) ve ateş yanığını sakinleştirir. Ne zaman yaprağı şarap ile pişirilse ve yakı kılınsa şiddetli baş ağrısına fayda eder ve yemişi öksürüğe ve yürek oynamasına fayda eder ve onun şarabı kalbi kuvvetli eder ve diş etini sağlam eder ve ne zaman şaraptan evvel içilse akşamdan kalmalığı(humarı) engeller ve yemişinin özsuyu sidiği söktürür ve sidik keskinliğine fayda eder. (Diş eti(Lise) diş dibinde olan etlere derler.)
[Şerh-i Mûcez fi't-Tıbb]

Eğer mersin tohumunu ziyade ishal olan adama yedireler kurtula(halas ede).
[Hukemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]

Mersin yemişi soğuk ve kurudur.
[Kitâb-ı Güzîde-i İlmi't-Tıbb]

Mahiyeti Hakkında: Mersinin mahiyeti meşhurdur ve onda burukluk ve tatlılık ile acılık vardır. Ve mersinin sapında avuç(keff) gibi yani elin içi suret ve şeklinde bir nesne vardır ki ona kök(bünk) ("Bünk" ba-i muvahhada ve nun ile koku(tib) manasına olduğu Kamus'ta açıklanmıştır. Halimi Lügatı'nda bünk kök(bih) manasına olduğu zikredilmiştir. Mersinin zikrolunan cüzüne bünk ismini ödünç alma iki manaya dahi münasiptir.) derler ve o kök(bünk) diğer parçalarından daha kuvvetli(akva) olur. Ve mersinin kökünden buruk şarap ile tablet(kurs) yapılır. Ve mersinde yeryüzü/ cevheri olur ve az latif cevher dahi olur. Ve mersinin gelecekte zikredilecek her ne kadar faydası var ise mersinde olan yağlılık sebebiyledir.
Seçimi Hakkında: Mersinin ziyade kuvvetlisi rengi karaya meyilli olandır bilhassa Hüsrevani dedikleri sınıfı ve yaprakları yuvarlak(değirmi) olan ziyade kuvvetli olur ve bilhassa dağda(cebeli) olan diğerlerinden ziyade kuvvetli olur. Ve siyah olan mersinin yemişi beyazın yemişinden daha iyi olur. Ve çiçeğinin en iyisi ve üstünü beyaz olandır. (Ve zikrolunur ki mersinin renkleri üç renktir: Biri yeşildir ve bu çeşit görünen mersindir (murt meyvesi yaz çıkar) ve Rum mavisidir(azrak-ı Rumi'dir), bunun varlığı olmamaya yakındır ve biri dahi sarıdır(kızıldır), (kırmızı yaban mersini yaz çıkar) bu çeşit uzak arazilerde olur. Ve mersinin fesleğen çeşidi(reyhanisi) iki cinstir, biri Hüsrevani'dir, yaprağı enli(ariz) olur ve biri incedir(dakiktir).) Ve yemişinin özsuyu daha iyi olur ve özsuyu eski olduğunda zayıf olur ve bozulup küflenir. Ve vacip olur ki o özsudan tabletler(kurslar) yapıla ta ki bozulmaya.
Tabiatı Hakkında: Mersinde hafif hararet vardır, tabiatının galibi soğukluktur ve tutuculuğu/büzücülüğü(kabzı) soğuğundan fazladır ve benzer ki soğuğu birinci derecede olup kuruluğu ikinci derece sınırına dahil ola.
Fiilleri ve Özellikleri Hakkında: İshali ve teri hapseder ve keza rutubetin bir uzva sızmasını ve akışını hapseder ve engeller. Mersin ile hamamda beden ovulsa bedeni kuvvetlendirir ve deri altında olan rutubeti emip/kurutup yok eder. Ve suda kaynatıp suyu ile kırılmış olan kemiklere ilaçlarla kaynatıp malul kişinin "az az organına dökülen su"(natul) kılınsa kırılan kemikleri süratle onarır yani bitiştirir. Ve külü bedenin kokusunu hoş etmekte tutyaya bedel olur. Ve her kanama(nezf) için mersin ile olan sürgü ve yakının faydası olur, keza içilerek dahi faydası olur. Ve mersinin kendi gibi olur mersinin yoğun şurubu(rubbu) ve yemişinin meyve suyu. Ve meyve suyunun(rubbunun) tutuculuğu/büzücülüğü soğutmasından daha kuvvetli olur ve besleyiciliği az olur. Ve tutucu şuruplarda mersin şarabına hem tabiatı tutmada hem akciğer ağrılarına, öksürüğe olmakta denk bir şarap olmaz.
Süsleme/Güzellik Hastalıklarına Faydası Hakkında: Mersinin yağı ve özsuyu ve pişirilmiş suyu saçın ve tüylerin kökünü kuvvetlendirip pekiştirir ve tüyleri dökülmekten engeller ve tüyleri uzatır ve karartır, bilhassa bu fiili mersinin yemişi ziyade işler. Ve yemişinin zeytinyağı içinde pişirilmişi teri engeller ve damarlarda meydana gelen sıyrığı(sahcı) düzeltir. (2090: nüshalarda "zeytinyağı" yerine "tereyağı" vaki olmuştur.) Ve mersin yaprağının kurusu koltukta olan ve uylukta kısık mahalde olan kötü kokuyu yok eder. Ve külü tutyaya bedel olur, çili(kelefi) ve çili(nemeşi) arıtır/temizler(tenkiye eder) ve beyaz lekeyi(behakı) yıkayıcı/temizleyici(cali) olur.
Şişlikler ve Sivilceler Hastalıklarına Faydası Hakkında: Mersin zeytinyağı ile kullanılsa şişlikleri ve yılancık/kızarıklık(humreti) ve sivilceyi(nemleyi) ve sivilceleri(besreleri) ve yaraları ve kurdeşeni(şerayı) ve iki elde meydana gelenleri ve ateş yanmasını tamamen sakinleştirir. Keza mersinin şarabı ve yaprağı dahi zeytinyağı ile ve şarap ile karıştırılıp yakı olunsa o afetlere faydası olur. Ve keza onlara mersin yağının ve yağından yapılmış olan merhemlerin dahi faydası olur. Ve dolama üzere yani parmaklarda ortaya çıkıp dolama tabir olunan şişliklerin üzerine mersinin kurusu ekilse faydası olur, keza mersinden yapılmış olan merhemin(kayrutinin) dahi faydası olur. Ve ne zaman mersinin yemişi şarap ile pişirilip yakı yapılsa elde ve ayakta olan yaraları ve ateş yanığını sağaltır ve kabarcıklanmaktan yani kabarcıklar meydana gelmesinden Allahü tealanın dilemesiyle engeller ve keza külünden merhem(kayruti) yapılsa o merhem dahi bu fiili işler.
Eklem Organlarına Faydası Hakkında: Mersinin yemişi şarap ile pişirilse o pişmiş ile yakının eklem gevşemesine faydası olur, keza o pişmiş yaralanan ve kırılmış olan kemiğin kırığı üzerine dökülse faydası olur.
Baş Organlarına Faydası Hakkında: Mersin burun kanını hapseder ve kepeği(hazazı) ("Kepek(Hazaz)" baştan kepek misalinde dökülen konaklardır.) yıkayıcı/temizleyici(cali) olur ve başta ortaya çıkan yaraları kurutur. Ve kulakta olan yarayı ve irini mersin suyu damıtılsa kurutur. Ve mersin şarabı diş etlerinin gevşemesine faydalı olur. Ve yaprağı şarap ile pişirilip yakı olunsa şiddetli baş ağrısına faydası olur. Ve şarabı şarap(nebiz) içmezden önce içilse akşamdan kalmalığı(humarı) engeller.
Boşaltım Organlarına Faydası Hakkında: Mersinin yemişinin özsuyu sidiği söktürür ve mersinin kendisi sidik yanmasını ve mesane yanmasını engeller ve adet kanının(hayzın) akmasını engellemeye faydalı olur. Ve mersin suyu tabiatı tutar(akl eder, yani dışkı yapmayı zorlaştırır yani ishal olunursa faide eder) ve SÜRÜLSE safravi ishali ve sevdavi ishali hapseder. Ve yağı sirke ile kullanılsa balgamı sıkıp ishal eder. Ve yemişinin pişmişi rahim rutubetlerini akmaktan engeller. Ve yakısının basura faydası olur ve testisin(husyenin) şişliğine ve şişine faydası olur ve makatın çıkmasına. Ve keza rahime pişmişinin faydası olur.
Zehirlere Faydası Hakkında: Zehirli örümcek(ruteyla) ısırmasına mersinin faydası olur, keza yemişini şarap ile içmenin zehirli örümcek(ruteyla) ısırmasına faydası olur ve akrep sokmasına dahi faydası olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Büyük Mersin(Âs-ı nebke): Büyük mersin. Aşı mersini derler. Mersinin bostanisidir. Bazıları çiçeğine dahi büyük mersin(as-ı nebke) demişler. Nar ağacı kadar olur, yemişi zeytin kadar olur. Ve o bir mersin ki dağlarda biter ve su yatağı yerlerde olur ona yaban mersini(as-ı berri) derler ve yabani mersin(murd-isferem) dahi derler. Her biri yerinde zikrolunur. Geldik büyük mersinin(as-ı nebkenin) mahiyeti odur ki kaytis ve amar ve ismar ve rend dahi derler. Farsçada bostani mersin(murd-ı bostani) derler; Frenkçede muvrat(murt); Bunun iyisi Hüsrevani olur ve yaprakları iri olur. Adana(Atana) bahçelerinde bulunur, müşahede eyledik. Tabiatı birinci derecede rutubetli, ikincide kurudur. Tabiatı tutar(imsak eder), damardan ve uzuvdan akan kanı tutar ve uzuv kırıklığına ilaçlarla kaynatıp malul kişiye-organa "az az dökülen su"(natul) edeler faydalıdır. Eğer yakıp bedene süreler ve yakı dahi edeler beden kokusuna faydalıdır. Ve sıcak şişliklere ve ateş yanığına ekeler faydalıdır. Yaş yemişi kan tükürmeye ve mesane(kavuk) yanmasına fayda eder, mideyi dahi iyi eder, sidiği yürütür. Ve yemişi suyunu şarapla içeler yılan ve akrep soktuğuna fayda eder. Yemişinin ve yaprağının suyu kılları karartır. Ve gözde olan sıcak şişlikler için arpa unuyla yakı edeler. Ve yemişi suyunu şaraptan evvel içeler akşamdan kalmalık(humar) vermeye. Ve yemişi ve yaprağının kaynamış suyuna oturalar rahim ve makat çıktıklarına ve rahimden akan rutubetlere fayda eder. Ve o suyla baş yıkayalar konağını ve baş çıbanlarını giderip kılını sağlam eder. Ve kuru yaprağını dövüp diş diplerine süreler dişleri sağlam eder. Ve yaprağı suyuna eklemleri gevşek-zayıf(süst) olan kişiler oturalar fayda bulalar. Ve bu suyu kırılmış kemiğe taze iken dökeler ve üstüne vuralar fayda eder. Ve beyaz lekeyi(behiki) dahi yıkayalar faydalıdır. Ve kulağa damlatalar kulaktan akan irini defeder. Ve yaprağı suyunu zeytinyağı veya gül yağıyla baş çıbanlarına yakı edeler kurdeşen(şira) zahmetine, testis(haya) şişliklerine ve makat basuruna dahi fayda eder. Kurusunu parmakta çıkan sivilce(kurulgan) hastalığına ekeler fayda eder. Ve kulak ve koltuk ve kasık araları eğer sıcaktan pişip kızarırsa ve azarsa ona yaprağının kurusundan ekeler, faydalıdır ve yürek oynamasına gövdesine saçalar. Ve yakıp yahut kuru yaprağını mum ve zeytinyağı ile karıştırıp ateş yaktığına ve sivilceye(kurulgana) süreler giderir. Ve safradan olan ishalleri keser ve yemişi dahi bu haldedir. Ve bazıları bunu yakıp(göyündürüp) mazı suyuyla tabletler(kurslar) ederler, ishal makulesine iyidir, tutar/büzüştürür(kabz eder). Ve mersin yaprağını koklamak sıcak buharları defeder. Yemişi öksürüğe fayda eder. Ve sirke ile yaprağını başına vuralar burun kanını keser. Ve yemişi baş bitlerini giderir. Ve eğer bakla suyuyla çili/lekeyi(çığıdı) yıkayalar giderir. Ve özsuyunu göze çekeler kuvvet verir ve gözden akan suyu engeller. Ve saç ve sakalı tez bitirir. Ve yaprağını sirke ile pişirip baş ağrısı için başına vuralar ve suyunu kaynatıp şeker ile kıvama getireler mideden akan maddeyi engeller. Ve sidik yanmasını ve adet kanını keser. Ve yaprağı ve suyu içi tutar/büzüştürür(kabz eder). Eğer susam yağıyla içeler balgam ishal eder. Ve dallarından bir halka edip ayağının serçe parmağına geçireler bezler(pirler) şişliklerini giderir. Ve hülasa mersinin bostani ve yabani çeşidi ishale ve kanlı ishale(zahire) münasiptir, bilhassa meyve suyu(rubbu) ola. Ona sultanların devası(devaü’l-müluk) derler, o anda tutar/büzüştürür(kabz eder). Ve bir risalede gördüm ki mersin suyundan ishal ve kanlı ishal için lavman(hukne) eylemişler, uygun geldi. Zira onun için sultanların ilacı(ilacü’l-müluk) ve ilaçların sultanı(mülukü’l-ilac) demişler. Ve bunun yağı saç ve sakalı siyah eder. Bunun bedeli dut yaprağıdır ve derler ki kadın tuzluğu(zirişk) özsuyudur. Bundan çok yemek kabız eder ve uykusuzluk getirir, ancak menekşe düzeltir.
...
İsferem ve İsmar: Mersindir ki ikisi dahi mersin ismidir. Bazısı zikrolundu ve bazı dahi zikrolunur.
...
İsferem Cevizi(Cevz-i isferem): Mersin yemişidir. Minhac sahibinin sözü isferem ve ismar mersin ismidir. Elifte isferem, mimde yabani mersin(murd-isferem) diye zikrolunur.
...
Mersin Yemişi(Habbüʼl-âs): Türkçede mersin yemişi. Aşı mersinine büyük mersin(as-ı nebki) derler. Bazıları nebki diye çiçeğine demişler. Elifte zikrolundu. Ve yabani ufak mersinin yemişine yabani mersin(murd-isferem) derler. Mimde zikrolunur. Farsçada murd-dane; Süryanicede daberasa; Rumcada mirsinu kuki; Latincede mirtus; Nemse ve Macarcada visek heldeber; İspanyolcada murta; Frenkçede mivrat; İbranicede hadas; Rumcada mirsin. Mersin dört çeşit olur. İyisine büyük mersin(as-ı nebki) derler ki aşı mersinidir. Horasanidir. Ve Anadolu’da Adana bahçelerinde olur ve bazı vilayetlerde dahi olur. Ağacı ve yaprağı nar ağacına benzer, yemişi zeytin kadar olur ve çoğu beyaz olur. Siyahı dahi olur. Tabiatı soğuk ve kurudur, tutucudur/büzücüdür(kabızdır). Hipokrat'ın(Bukrat'ın) sözü ikincide soğuk ve kurudur. Bazıları harareti dahi vardır dediler, ama derece tayin etmediler. Elbette tabiatı tutar(imsak eder) ve kan tükürmeyi giderir. Mideye ve yüreğe kuvvet verir, sidiği söktürür(idrar eder), öksürüğe uygundur. Şerbet miktarı beş dirhemden on dirheme varıncaya caizdir. İçte olan yaralara faydalıdır. Akrep ve böğ ve diğer canavarlar ısırdığına şarapla içireler faydalıdır. Ve mesane yarasına dahi fayda verir. Eğer tazesi ve eğer kurusu faydalıdır. Eğer bunu şarapla pişirip elde ve ayakta olan yaralara yakı eyleyeler faydalıdır. Minhac'ın sözü tazesini dövüp süt ile göz şişliklerine vuralar uygundur. İhtiyarat'ın sözü mutlak tüm şişliklere yakı oluna münasiptir. Basura ve makat şişliklerine bal ile sürülse faydalıdır. Ve ezip uyuz olan çile(kelefe) süreler uygundur. Ve suyu ağızda olan sivilcelere faydalıdır. İshak'ın sözü bundan yemek mesaneye zararlıdır, ancak Arap zamkı düzeltir. Bunun bedeli yaprağı suyudur yahut yarım ağırlığı kadar kekiktir(sa'terdir). Bazıları kendi ağırlığı kadar kekik dediler.
...
Çin Kamışı(Hayzuran): Şeyh Davud çini ağacıdır der ve Ma La Yesa' yaban mersini demiş der.
...
Yerli Çin Kamışı(Hayzuran-ı beledi): Mersindir, ama yaban mersinine derler. Zira bostani mersin ki aşı mersinidir ki büyük mersin(as-ı nebke) derler. Elif babında mersin diye ve büyük mersin diye dahi zikrolundu. Ve yabani mersine yabani mersin(murd-isferem) diye mim babında zikrolunur.
...
Kaytis: Türkçede mersindir. Elif babında mersin diye zikrolundu.
...
Mersin Yaprağı(Varakü’l-âs): Türkçede mersin yaprağıdır; Frenkçede feyil murat; Mersin yaprağının tabiatı Yuhanna'nın sözü üzere birinci derecede soğuk ve kurudur. Galenos'un sözü üzere özsuyunu ve pişmişini kulağa damlatalar irin akan kulağa uygundur ve mersin şarabı dahi böyledir. Ve eğer ağızda çalkalayalar(mazmaza eyleyeler) uyuşmuş dişleri düzeltir. Hipokrat'ın sözü üzere pişirip kadınlar suyuna oturalar makat çıktığına ve rahme ve kanamaya faydalıdır. Ve kepeğe(hazaza) ve baş çıbanlarına ve sivilcelerine dövüp kurusunu ekeler dahi fayda verir. Rufes'in sözü üzere şarapla pişireler yaralara yakı eyleyeler kurutur. Ve darbe üzerine arpa unuyla yakı eyleyeler sıcak şişlikleri sakinleştirir. Ve kış günlerinde azıcık kahveye ve sıcak şerbetlere koyalar sıcaklığı ve harareti artık olur ve kokusunu güzel eder. Yabani ve bostani mersinin yaprağı hep birdir. Şerbet miktarı dört dirhemdir. Fazlası sinirleri kurutur, ancak katmer nergis yağı düzeltir.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]



Mersin: Mersin ağacıdır, meşhurdur. İki çeşittir. Biri bostanidir ki meşhurdur, Yunan lisanında imirsin derler. Şam’da kıf ve anzhur demekle meşhurdur yani torbak demektir. Mersin, tüm parçaları ile soğuk ve kurudur, ziyade kurutucudur. Bununla beraber bir miktar harareti dahi vardır, bilhassa yaprağında ve olgunluğunu(kemalini) bulmuş olan yemişinde ziyadedir. Soğukluğu ve kuruluğu dahi çiçeğinde ve yemişinde ve danesinde ve kökünde ve yaprağında azlık ile ve çokluk ile muhtelif olur yani bazısında çok bazısında ziyade olur. Bostanisinin iyisi odur ki yeşilliği koyu olup siyaha meyilli ola. Yemişinin eğer tazesi ve eğer kurusu kan tükürmeye ve mesanede olan yangına iyidir. Özsuyunda dahi bu fayda vardır. Mideye iyidir, mideye kuvvet verip sağlam eder ve sidiği yürütür. Ve eğer şarapla karıştıralar akrep ve zehirli örümcek(ruteyla) dedikleri zehirli, büyük örümcek ısırdığına fayda ede. Özsuyundan şerbet miktarı on iki dirhem miktara dektir. Bu miktarı birkaç defada kullanalar. Ve eğer yemişini pişirip sıcak iken saçlara vuralar kararta. Ve eğer şarap ile pişirip ayaklarda ve topuklarda olan çıbanlara yakı edeler giderip iyi ede. Ve eğer kavut ile gözde olan sıcak şişliklere yakı edeler çözüp/eritip sakin eyleye. Gah olur onunla gözde olan gözyaşı pınarı iltihabına(garba) yakı ederler. Gözyaşı pınarı iltihabı(Garb) diye göz pınarının ucunda veyahut ona yakın yerde sıcak çıban ortaya çıkıp onun ağrısından göz yaşarıp zayıf olmasına derler. Gah olur yemişini sıkıp ve ta koyu oluncaya dek pişirirler ve kaldırıp muhafaza ederler, bu çeşidine ham mersin meyve suyu(rubbu) derler. Meyve suyu(Rubb) mahallinde beyan olunur. Eğer meyve suyundan(rubbundan) şarap içmezden evvel on iki dirhem miktarını içeler akşamdan kalma(mahmur) etmeyip geç sarhoş eyleye. Ve eğer mersini su ile pişirip kadın içinde otura rahmi ve oturağı dışarı çıkmasına fayda edip rahimden rutubetler akmasına mani ola. Başta olan kepek ve çıbanları ve sivilceleri yıkayıp/temizleyip(cila edip) giderir ve saçlar dökülmesini engeller ve gevşemiş olan vücudun geniş kısımlarını(enlerini) sağlam eder. Ve eğer ufalanıp onulmayan kemikler üzerine dökeler fayda eyleye. Üzerine ondan sıcak pansuman(kümad) etmekle yani sıcak iken koymakla beyaz lekeyi(behakı) yıkar/temizler ve kulak içine ondan damlatmakla kulak içinden rutubetler akmasını engeller. Saçları karartmada diğer parçalarından yaprağı ziyadedir. Kadınlar ince budaklarını yakıp ondan rastık ederler. Ve eğer kuru yapraklarını dövüp ince edip ve üzerine su döküp ham zeytinden olan azıcık zeytinyağıyla veyahut gül yağı ve şarap ile karıştırıp yaş olan çıbanlara yakı edeler fayda eyleye ve sinmeyip kalan rutubetler akmasını engelleye. Ve içmekle eskiden olan ishali tutup keser. Ve sivilce(nemle) ve yılancık/kızarıklık(humre) dedikleri şişliklere ve çıbanlara ve testislerde(hayelerde) sıcaktan olan şişliklere ve kurdeşene(şeraya) ve deşilmiş olan ve deşilmemiş olan basur dedikleri çıbanlara eğer tazesi ve eğer kurusu ile hastalığa münasip nesne ile ıslatıp yakı edeler fayda eder. Ve eğer dövülmüşünü sivilce(kurulgan) dedikleri çıban üzerine ekeler fayda ede ve koltuklarda olan kokuyu giderir ve kalbe kuvvet verip oynamasını giderir. Ve eğer meyve suyundan(rubbundan) veyahut yaprağı özsuyundan yarım vakıyye içeler ziyade terlemeyi kese. Ve eğer yaprağını yakalar veyahut yakmadan onu bir miktar ham balmumu ve tatlı zeytinyağı ile karıştıralar ateş yanığını iyi eyleye. Ve yalnız balmumu ile sivilce(kurulgan) dedikleri çıbanı iyi ede. Gah olur taze yaprağını dövüp üzerine eski şarap veyahut yağmur suyu katıp ve beraber dövüp daha sonra sıkıp özsuyu her neye faydalı olursa bu çeşidi dahi fayda eder. Ve eğer şarap ile pişirilmiş yaprağı ile ağrısı olan başa yakı edeler sakin eyleye. Ve eğer yaprağı suyu ile göbek aşağısına süreler safradan olan ishali tuta. Külü gözde çıkar göz eti/kuşkanadı(zafere) dedikleri nesne devalarına girer. Göz eti/kuşkanadı(Zafere ve zufre), gözün konjonktiva tabakasında(tabaka-i mültehimesinde) tırnak gibi beyaz ve katıca ziyadeliktir. Eğer yaprağı suyundan çeyrek(rub') rıtl ki otuz altı dirhemdir, susam yağı ile içeler sağlam sıkmak ile ve kuvvet ile balgamı ishal eyleye. Eğer taze yaprağını dövüp yakı edeler göz fırlamasını(cuhuzu) engelleye. Göz fırlaması(Cuhuz), diye göz pörtleyip(tomalıp) dışarı çıkmasına derler. Gah olur mersin ağacının gövdesi(baldırı) üzerinde el ayasına benzer diş diş, mantar gibi nesne ortaya çıkar, ona nebk derler ve Yunanca manitayra derler, o nesnenin tabiatı mersin tabiatından ziyade tutucudur/büzücüdür(kabızdır). Eğer onu dövüp daha sonra yakıp buruk şarap karıştırıp çörekler edip gölgede kurutalar mersin yaprağında ve yemişinde ne çeşit fayda varsa o çöreklerde dahi o çeşit fayda ola, belki bunlarda ziyade ola. Mersinde hoş koku vardır, yaprağını koklamak buharlar beyne çıkmaya ve beynin buharı kabul etmesini engeller. Keza danelerinden yemek buhar yukarı çıkmasını engelleyip mide bozulup yemeğin midede eğlenmemesi hastalığına fayda eder ve sıcak bozuk rutubetlerden olan öksürüğe fayda eder, susuzluğu kesip kusmayı engeller. Eğer taze yaprağını dövüp deri soyulduğu yere ekeler veyahut münasip cıvık nesne ile üzerine süreler soyulmasına mani ola. Ve eğer sirke ile karıştırıp başa vuralar burundan akan kanı tuta. Ve eğer mersini pancar(çügündür) suyu ile pişireler başta iğne başı gibi olan ufak sivilceleri giderip pak eyleye. Ve eğer yaprağını dövüp bakla suyu ile macun edeler yani yoğuralar yüzde olan lekeyi giderip pak eyleye. Danesi göğüs perdelerini kazıyıp incittiğinden gayrı ondan hasıl olan gıda yaramazdır ve azdır. Ve eğer kuru yaprağını dövüp sıyrılmış olan yere ekeler fayda ede. Ve eğer onunla yerinden oynamış(ırgalanmış) olan kemiğe yakı edeler fayda ede. İncinme(Vesy), kemik veyahut bir uzvun azıcık yerinden oynamasına derler ki tamam yerinden çıkmaya, ama eğer yerinden tamam çıkmış olursa ona çıkık(hal') derler. Ve eğer danesiyle yakı ederlerse incinmeden olan ağrıyı ziyade sakin ede. Danesinin ham olanı saçları tutup dökülmeden engellemede ziyade fayda vardır. Ve eğer kadınlar danesiyle kendilere tütsü edeler adet kanı çok akmaya fayda eyleye. Keza su ile pişirip buharına dura fayda ede. Gah olur mersinin taze ve yumuşak budaklarını yaprağıyla ve danesiyle alıp ince oluncaya dek döverler ve daha sonra sıkıp suyundan on batman miktara üç saksı(kavus) yani saksı miktarı şıra katıp üç paydan bir pay kalıncaya dek pişirirler. Bu çeşit şarabı başta sulu olan çıbanlara ve sivilcelere ve diş etleri gevşemesine ve kulak kökünde(tözünde) olan şişliğe ve kulaklar akmasına faydalıdır. Bazıları dahi kuru danesinden alıp döverler ve dövülmüşünden bir kile(keyl) yani yarım rıtl miktara üç kile eski şarap katıp birkaç gün durduktan sonra sıkıp saf ederler ve muhafaza ederler. İmdi bu çeşit şarabı önceden zikrolunan faydaları verir, lakin zayıflıkla eder. Mersin özelliklerindendir ki eğer bostanisinin yaş ağacından yüzük edip uyluğu başı ağrıyan kimse, ağrı olan tarafta küçük parmağına takına ağrıyı sakin eyleye. Yaban mersini bölümünden şunu aktardık, bu cümlesi geneldi: "Mersinden iki sınıfını dahi çok koklamak beyne zarar eder, düzelticisi süsen ve menekşedir."
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]


Mersin: Öyle anlaşılıyor ki bunun karışımı(imtizacı) pek sağlam değildir. Bundan dolayıdır ki tabiatı galip sayılacak bir kuvvete indirgenemez(irca edilemez). Belki bunda iki cevher var. Cevherin birisinde soğukluk, ötekinde hararet galiptir. Bu iki cevher arasında karışım, etki, tepki(infial) sağlam olmadığından “galip olan şudur” denilemez ve bu hükümde buna benzer çok şeyler vardır. Zannedilmek mümkündür ki bunda harareti galip olan latif cevher az, soğukluğu galip olan yoğun cevher çoktur. İki cevherin karışımı pek kuvvetli olmadığı için bedenlerimizdeki doğal hararet(hararet-i gariziyye) bu cevherler arasını ayırmaktan(tefrik etmekten) mahrum bulunmuyor. Belki bunların arasını ayırıyor. Şöyle ki: Evvela sıcak olan cevher nüfuz ediyor, ısıtıyor(teshin ediyor). Sonra soğuk olan cevher geliyor, kuvvetlendiriyor(takviye ediyor), sıkıştırıyor. Bunun içindir ki bunun saç bitirmede faydası pek büyük olamıyor. Çünkü evvela sıcak olan cevher maddeyi çekiyor(cezbediyor), gözenekleri(mesamatı) genişletiyor; sonra soğuk olan cevher uzvu sıkıştırıyor, gözenekleri daraltıyor. Ve bu suretle evvelce çekilmiş olan saç olacak madde saç olarak düğümlenip kalıyor. Bundaki kokunun(ıtriyyetin) taşıyıcısı(hamili) kendisinde bulunan ve sıcak olan cevherdir. Bundaki burukluğun(ufusetin) taşıyıcısı ise kendisinde bulunan ve soğuk olan cevherdir. Bu en galip, en kuvvetli mizaç ile itibar edilecek olursa birinci derecede soğuk, ikinci derecede kuru sayılır. Bununla beraber bunda hafifleticilik(mülattıflık) özelliği de vardır. Hem de kokusu itibariyle ruh için yumuşaktır(mülayimdir). Kendisinde hafifleticilik(mülattıflık) ile beraber tutuculuk/büzücülük(kabz) da bulunduğu için ruha metanet verir. Ruhun cevherini arıtır/temizler(tenkiye eder). Ruha genişleme(inbisat) verir. İşte şu manaların toplanmasından(ictimaından) dolayı yürek oynaması(hafakan) ve kalp zayıflığı(za'f-ı kalb) için faydalı devalardandır.
[İbni Sina - Edviye-i Kalb]

Erişim kontrol ediliyor…

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Mersin Meyvesi ve Mersin Ağacı (myrtus, âs,آس)
Myrtus communis

as ağacı as meyvesi vb vb
Âs
Mersindir. Yaş yemişin yiseler kan tükürmeğe fâide ide. Ve kavuk göyünmesine fâide ider. Ve mi‘deyi eyü eyler. Sidüğü yürüdür. Ve yemişin sıksalar suyun şarâba katsalar içseler akreb ve yılan sokduğuna fâide ide. Ve yemişini bişürüb suyun kıllara dürtseler-dutsalar- kararda. Eğer şarâbla bişürseler yaku eyleseler topukda ve ayakda olan çıbanlara ursalar gidere. Ve arpa unuyla yaku eyleyüb gözdeki ıssı şişlere ursalar fâide ide. Ve yemişini sıksalar sehilce bişürseler şarâb içmezden önürdi içseler humârı def‘ ider. Ve eğer yemişini ve yaprağını kaynatsalar içine girseler rahim çıkduğuna -tr ek:ve mak‘ad çıkduğuna- ve rahimden akan rutûbete be-gâyet fâide ide. Ve dahi başı ol suyla yusalar konağını ve baş çıbanların ve beneklerin-binbegleri- gidere. Ve kalbini-osm: KILINI🤦‍♂️- muhkem ide. Ve yaprağını kurudub döğseler diş diblerine kosalar muhkem eyleye. Ve yaprağını kaynatsalar bendkeşleri-bendükşeleri- süst olan kişi içine girse otursa fâide birle-bula- ve bu suyu sınmış sünüğe tâzeyken döğseler ursalar fâide ide.Ve behakı bu suyla yusalar gidere. Ve kulağa tamzursalar kulakdan akan irüni def‘ ide. Eğer yaprağını döğseler üzerine su koysalar sehilce zeyt ya gül yağı karışdırsalar -osm ek yaku eyleseler- baş-osm:YAŞ- çıbanlara ursalar fâide ider.-osm ek: ve haya şişlerine ve bevasıra vursalar faide ede- Eğer kurusun döğseler kuruluğuna-osm:kırlugana🤦‍♂️- ekseler-alsalar- fâide ide. Koltuk ve kulak-osm: kulak ardı- ve kasuk bişüb râyihası azduğuna ekseler gidere. Ve yüreği oynayan kişi gövdesine saçsa daraldığın-osm:derledügin- ve yüreği oynamağın gidere. Ve eğer göyündürseler ya kuru iken mumla zeytle karışdırub od yanuğuna ve kuruluğuna-osm:ḳurluġana- ursalar gidere. Ve safrâdan olan ishâli kese. Ve yemişin yiseler veya suyun içseler ba‘zılar bunu göyündürürler. Ve mazu suyun alsalar karışdırsalar-osm ek: ḳurslar eyleseler- gölgede kurutsalar-kurudalar- vakt-i hâcetde isti‘mâl ideler. Yaprağı yemişi gibi fâide ider. Ve kokulamak ıssı buhârı def‘ ide. Ve yemişi öksürüğe fâide ide. Eğer sirkeyle karışdırsalar başa ursalar burun kanın kese ve yemişi susalığı kese. Ve kusmağı def‘ ider. Eğer hatun kişiler tütsü eyleseler tütününe otursalar rahimlerinden sızlayan kanı kese. Eğer çügündür suyuyla bişürseler başa ursalar başdaki baş bartı-perti- gidere. Ve eğer bakla suyuyla döğseler yüze ursalar çığıdı gidere. Ve yiseler mi‘deyi kavî ider.-osm ek: baġırṣaġı ve ḳavuġı daḫı ḳavḭ ėde- Ve hafakâna eyüdür. Ve öyken ağrısın giderir. Öksürüğe fâide ider. Ve eğer yaprağını bişürseler şarâbla yaku eyleseler başa ursalar baş ağrısın gidere. Ve eğer kaynatsalar ve suyunu kıvâma getürseler isti‘mâl eyleseler madde kim mi‘deye iner def‘ eyleye ve sidük köpüğün-göyünügine- gidere. Ve hayız kanı akduğını kese. Ve yaprağın döğseler suyun sıksalar içseler içi kabz eyleye. Ve şıruğan-şḭrlūġāna- katub içseler balgamı ishâl ide. Eğer ağacında bir halkacuk eyleyüb yağının-ayağının- serçe parmağına geçürseler bezeler-bezler- şişini gidere.
-İbni Baytar

Mersīn aġacıdur ki mürekkebdür cevher-i arżı keŝīrden ve cevher-i laṭīf[i]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.