🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Tereyagı, Kaymak
Serbest metin
🧈 Tereyağı, Kaymak (Zübd / زبد)
"Zübd" zı harfinin ötresi(zammı) ve be harfinin cezmi(sükûnı) ile tereyağıdır, Vankulu lügatında mezkurdur. İbni Kütbi der ki zübd sütün yağı ve sade yağıdır(semnidir), sütün üzerine su koyup mütevatiren dövmek(darb) ve hareket(tahrîk) ile istihraç olunur(çıkarılır) ve her hayvanın sütünden zübd istihraç olunmaz ve çıkarılan tereyağından(zübd-i müstahrecden) ekseri halde kullanılan koyun ve keçi ve sığır sütleri olur. İnteha. Mahiyeti Hakkında: Malumdur. Tabiatı Hakkında: İlk derecede sıcaktır ve nemliliği hararetinden daha fazladır. Kanun'un bu sözü icmallidir(kısadır/mücmeldir). İbni Kütbi tasrih eder ki nemliliği dahi ilk derecededir ve hararetinden daha çok ve galiptir.
Fiilleri ve Özellikleri Hakkında: Tereyağı olgunlaştırıcı/pişiricidir(mündicdir) ve eritici/çözücüdür(muhallildir) ve gevşetmesi(irhâsı) dahi vardır lakin orta halli bedenlerden(ebdân-ı mütevassıtadan) çözer/eritir(tahlil eder), sert bedenleri(ebdân-ı sulbeyi) çözmez/eritmez(tahlil eylemez) ve yumuşak bedenlerde(ebdân-ı nâ'imede) yani çocuklar(etfâl) ve kadınlar(nisvân) misillilerin bedenlerinde çözmesi/eritmesi(tahlîli) ve tesiri kolaylık ile olur. Ve dumanı(duhânı) kurutucudur(müceffifdir), yumuşaklık(rıfk) ile tutar/büzüştürür(kabz eder) ve uzuvlara dökülen maddelerin ağrısını teskin eder. Tereyağından(Zübdden) duman(duhân) çıkarılmasının yolu budur ki tereyağı alevlendirilip(iltihâb olınıp) üzeri bir kap ile örtülür ve sönmesin diye bir tarafı açık konur ve lamahale o duman üzerine örtülen kaba taalluk edip cisimleşir(tecessüm eder) ve alınıp kullanılır. Ziynet Hakkında: Tereyağı ile beden sıvanır(tatliye olunur) ve sürüldükte gözeneklerden(mesâmâttan / menâfizden) içeriye nüfuz edip bedeni besler(tagziye eder) ve semirtir(kilo aldırır). Çıkışlar ve Yaralar Hakkında: Sinirlerde olan cerahatlara faydası olur ve yiyici yaralara(kurhalara) nüfuz edip maddelerini olgunlaştırmakla(indâc etmekle) temizler(tenkıye eder). Baş Organları Hakkında: Dimağ perdelerinde(hicâblarında) olan şişler(veremler) için terkip olunan devalar tereyağı ile içirilir(saky olunur), keza kulak ardında olan şişler(veremler) için ve kasık(ürbiyye) şişleri(veremleri) için ve ağızda ve diş etlerinde olan şişler(veremler) için ve kulak için terkip olunan devalar bilcümle tereyağı ile içirilir. Çocukların(Etfâlün) dişleri bitecek zaman işleri yani dişlerinin biteceği yerler(menbiti) tereyağı ile sürülür(tılâ olunur) ve dişleri kolaylık ile biter. Nefes ve Göğüs Organları Hakkında: Soğuktan arız olan kuruluğu olan(yübûsetli) öksürüğe faydası olur hususen badem ve şeker ile yense faydası ziyade olur, keza mezkur vecih üzere yenmesi zatülcenbe ve zatürriyeye faydalı olur ve faydası kolaylıklı olur olgunlaştırması(indâcı) olmak hasebiyle. Tereyağı badem yağı ile ve şeker ile kullanılır ise olgunlaştırması ziyade olur, ama tereyağı yalnız kullanılsa temizlemesi(tenkıyesi) olgunlaştırmasından az(ekall) olur ve tereyağı şeker ile kullanılır ise aksine olup olgunlaştırması temizlemesinden az(ekall) olur ve kan tükürmeyi meneder. Bir vakiyye ve yarım vakiyye tereyağı bal ile kullanılsa irin(kîh / middi) tükürmeyi meneder. Boşaltım Organları Hakkında: Tereyağı yumuşatır(telyîn eder), çok yense ishal eder. Bağırsaklarda olan hararetli ve sertlikli(salâbetli) şişler için tereyağı ile lavman(ihtikân) olunur ve rahimde ve husyede olan o misilli şişler için dahi lavman(ihtikân) olunur. Ve mesane ağzında olan cerahatların devalarına tereyağı girdirilir(idhâl olunur). Zehirler Hakkında: Zehirlere(Sümûma) karşı durucu(mukâvim) olur, yılan soktuğu yere bırakılsa faydalı olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Sıfat-ı Rûgan-ı Ter (Tereyağı/Taze Yağ): Mutedil durur tabiatta gerek / Sıcaklığa dahi meyli var gerek / Göğüs darlığına(Kıllet-i sîneye) faydalıdır o / Hem mesaneye zararlıdır kıl kabul / Pes yemek gerektir onu balla / Ta ki onun zararını def kıla.
[Tutmacı - Tabî'atnâme]
Tereyağını bedene sürseler semirtir(kilo aldırır).
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
Tereyağını bedene sürseler semirtir.
[Hukemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]
Zübd: O, sütten alınandır. Ve iyisi, tazesi koyun sütünden alınandır sonra sığırdan alınanıdır ve tuzsuz ola. O, sıcaktır evvelkide icma ile ve nemlidir ikincide sahih olana göre. Gayetle semiz eder bedene sürmek ile ve şeker ve haşhaş ve badem ile yemek. Ve tıkanıklıkları(süddeleri) açar ve sesi ıslah eder ve soluk borusunu(kasabayı) ve ses kalınlığını(huşûnet-i savtı) safi eder ve kuru öksürüğü(yâbis su'leyi) keser ve şişleri zahiren ve batınen çözer(halleder) ve atık-fazlalık maddeleri(fazalâtı) yürütür ve batında kalan kanı ihraç eder ve zahirde olanı meneder ve bal ve acı badem ile nefes organlarında kalan şeyleri ihraç eder ve her iki zatülcenbi(zâtü'l-cenbeyni) zail eder. Ve pek olan şeylerde, sidik tutukluğunda(hasr-ı bevlde) onunla lavman(hukne) ederler. Ve eğer kaşıntıya(hikkeye) ve uyuza(cerebe) ve isiliğe(hasafa) sürseler ve örtseler terleyince onları zail eder. Ve eğer çırakta yaksalar ve tütününden tutalar gözde olan yiyici yaralara(kurûha) ve uyuza iyi devadır(devâ-i ceyyiddür). Ve gözü ruşen eder ve Malayesa'da mezkurdur ki zübd gül şarabıyla devalardan hasıl olan ishali keser. Eğer bu, sahih ise acayip hassalardandır. Mideyi gevşek eder ve iştahı zayıf eder. Ve tutucu/büzücü(kâbız) olan şeylerin koruk şarabı gibiler onun düzelticisidir. Ve kullanılmasının haddi otuz dirhemdir. Bedeli: Süt.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Zübd: Kaymaktır. Kaymak, sütün yağı ve semizliğidir. Sütün üzerinden suyunu alıp ondan sonra kalan koyu sütü birbiri ardınca çalkalayıp oynatmak ile çıkarılır. Nitekim malumdur kaymak her sütten çıkarılmaz, ekseriya koyun ve keçi ve sığır sütlerinden çıkarılan kullanılır. Tabiatı ilk derecede sıcak ve nemlidir, nemliliği ziyadedir. Kaymak maddeleri pişirici ve ısıtıcıdır. Yumuşak olan bedenlerde, tesiri kuru ve sıkı olan bedenlerde olan tesirden ziyadedir. Onun içindir ki oğlancıklar ve avratlarda olan irinli şişlere(dübeylâta) ve şişlere fayda edip iyi eder. Zira onların bedenleri gevşek ve yumuşaktır. Dübeyle soğuk olan hıltlardan olan şişe ve çıbana derler. Galiba Türk lisanında bez dedikleri şişlerdir. Eğer henüz dişleri biten oğlancıkların dişleri diplerini kaymakla sürseler dişlerini tez bitire. Kaymakta pişirmek olmakla ağızda olan diğer şişlere dahi fayda etse olur. Kaburgalar(Eyegüler) uçlarında olan ağrılara ve uyluk aralarında ve diğer bedende olan şişlere dahi korlar, fayda eder. Eğer bal ile koyu edip zatülcenp ve zatürriye hastalıkları olanlara fayda eyleye ve hastalık maddesi olan hıltın pişmesine ve tükürmekle taşra çıkmasına yardım eyleye. Yalnız olunca pişirmeye yardımı ziyadedir ve tatlı ile olunca tükürmeye yardımı ziyadedir. Eğer bal ve acı badem ile karıştırsalar hıltları tükürmeye ziyade kuvvet vere ama pişirmesi az olur. Kaymak ile bedene yakı etseler yani sürseler bedene gıda vere ve yeme ile bedeni semirtir. Evvela zikrolunan hüküm yani bedene sürünmekle gıda vermesi hükmü garip hükümdür yani kıyasa muvafık değildir. Keza bedene kaymak ile sürünmek isilik(hasaf) dedikleri kuru kaşıntıyı giderir. Eğer tazesiyle lavman(hukne) etseler rahim içinde olan katı şişlere ve bağırsaklarda olan çıbanlara fayda edip yaraya. Eğer açıcı devalara katsalar ziyade fayda eyleye, hususen kavukta olan irinli büyük çıbanlara ve dimağ perdelerinde ve sinirlerde olan şişlere ziyade fayda eder. Engerek(Ef'â) dedikleri yaramaz siyah yılan ısırdığı yere sürmekle fayda eder. Eğer kaymağı yakıp dumanı(dütüni) üzre bir kap kapasalar şu vecihle ki duman boğulmaya ve kap üzerinde duman yapışıp kala o kaba yapışanı kurutucu ve yavaşlığıyla tutucu/büzücü(kabz edicidir). Göze sürme gibi çekseler göze maddeler inmesini menede ve çıbanlarını tez doldura. Kaymak kuru öksürüğe faydalı devadır, hususen badem ve şeker ile ziyade fayda eder ve boğazın iriliğine fayda eder ve temriyeye ve kuru ufak sivilceler ve çıbanlara ve iriliklere sürüp ovmakla fayda eder ama hazmı ağırdır, mide ağzına yukarı gelir ve yemek iştahını düşürür. Mizacı sıcak olanlarda şeker ve bal ve tuz ile ıslah olunur. Bir kimsede kuru kaşıntı hareket etse yani zahir olsa evla budur ki o kimsenin bedenini soğuk su ile yıkayalar. Ondan sonra bedenini kaymak ile sürüp sıvayalar ve bol(vâfir) giyesiler ile sarıp örteler ta terleye. Eğer lazım olursa birkaç kere böyle edeler. Eskiden ve yeniden olan kaşıntıları giderip iyi ede. Eğer tutucu/büzücü(kâbız) nesneler ile içseler hıltlar keskinliğinden olan bağırsak sıyrıntısına(sahca) ve ishale fayda eyleye. Ama bağırsaklarda nesne durmayıp sıyrılıp çıkan(zelaku’l-em'â) marazı olanlara ve mideleri zayıf olan kimselerde ishali ziyade eder. Eğer gül şarabı ile içseler ifratla ishal eden devanın kuvvetini gidere. Eğer koyu edip içilen nesneler ki ona bulamaç(hasv) derler ona katıp içseler koyu ve yoğun kıvamlı/kalın(galiz) olan hıltları eritip tükürmekle kolay çıkara. Eğer yumurta sarısıyla çalkalayıp rafadan pişirip yeseler yaramaz hıltlar yakıp acıtmasını sakin eyleye. Bu vecihle ki zikrolundu daha önce tümüyle zikrolunan devalarda faydası ziyade olur. Mideyi gevşettiği tutucu/büzücü(kâbız) nesneler ile defolunup ıslah olunur. Kaymak bulunmasa sığır sütünü beş paydan biri kalınca pişirseler bedeli olur.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Ve tereyağını kullansalar başta olan çıbanları giderir. Tereyağı pişiricidir kulak ardında olan şişe fayda eder. Tereyağı göğüsteki hıltı çözer/eritir(tahlil eder) pişirir. Eğer tereyağını oğlancıkların ve hatun kişilerin bedeninde olan şişe(vereme) dürtseler fayda eder ve hem yakı eyleyip her yerde olan çıbana vursalar fayda eder. Ve eğer çirkin kokusu olmaya ve eski olmaya lavman(hukne) etseler bağırsakta olan çıbanların çirkini çıkarıp etini bitire. Ve hem bu yağı balsız yalasalar şişi(veremi) gidere.
[İbni Baytar - Kitab-ı Tıbb]
"Zübd" zı harfinin ötresi(zammı) ve be harfinin cezmi(sükûnı) ile tereyağıdır, Vankulu lügatında mezkurdur. İbni Kütbi der ki zübd sütün yağı ve sade yağıdır(semnidir), sütün üzerine su koyup mütevatiren dövmek(darb) ve hareket(tahrîk) ile istihraç olunur(çıkarılır) ve her hayvanın sütünden zübd istihraç olunmaz ve çıkarılan tereyağından(zübd-i müstahrecden) ekseri halde kullanılan koyun ve keçi ve sığır sütleri olur. İnteha. Mahiyeti Hakkında: Malumdur. Tabiatı Hakkında: İlk derecede sıcaktır ve nemliliği hararetinden daha fazladır. Kanun'un bu sözü icmallidir(kısadır/mücmeldir). İbni Kütbi tasrih eder ki nemliliği dahi ilk derecededir ve hararetinden daha çok ve galiptir.
Fiilleri ve Özellikleri Hakkında: Tereyağı olgunlaştırıcı/pişiricidir(mündicdir) ve eritici/çözücüdür(muhallildir) ve gevşetmesi(irhâsı) dahi vardır lakin orta halli bedenlerden(ebdân-ı mütevassıtadan) çözer/eritir(tahlil eder), sert bedenleri(ebdân-ı sulbeyi) çözmez/eritmez(tahlil eylemez) ve yumuşak bedenlerde(ebdân-ı nâ'imede) yani çocuklar(etfâl) ve kadınlar(nisvân) misillilerin bedenlerinde çözmesi/eritmesi(tahlîli) ve tesiri kolaylık ile olur. Ve dumanı(duhânı) kurutucudur(müceffifdir), yumuşaklık(rıfk) ile tutar/büzüştürür(kabz eder) ve uzuvlara dökülen maddelerin ağrısını teskin eder. Tereyağından(Zübdden) duman(duhân) çıkarılmasının yolu budur ki tereyağı alevlendirilip(iltihâb olınıp) üzeri bir kap ile örtülür ve sönmesin diye bir tarafı açık konur ve lamahale o duman üzerine örtülen kaba taalluk edip cisimleşir(tecessüm eder) ve alınıp kullanılır. Ziynet Hakkında: Tereyağı ile beden sıvanır(tatliye olunur) ve sürüldükte gözeneklerden(mesâmâttan / menâfizden) içeriye nüfuz edip bedeni besler(tagziye eder) ve semirtir(kilo aldırır). Çıkışlar ve Yaralar Hakkında: Sinirlerde olan cerahatlara faydası olur ve yiyici yaralara(kurhalara) nüfuz edip maddelerini olgunlaştırmakla(indâc etmekle) temizler(tenkıye eder). Baş Organları Hakkında: Dimağ perdelerinde(hicâblarında) olan şişler(veremler) için terkip olunan devalar tereyağı ile içirilir(saky olunur), keza kulak ardında olan şişler(veremler) için ve kasık(ürbiyye) şişleri(veremleri) için ve ağızda ve diş etlerinde olan şişler(veremler) için ve kulak için terkip olunan devalar bilcümle tereyağı ile içirilir. Çocukların(Etfâlün) dişleri bitecek zaman işleri yani dişlerinin biteceği yerler(menbiti) tereyağı ile sürülür(tılâ olunur) ve dişleri kolaylık ile biter. Nefes ve Göğüs Organları Hakkında: Soğuktan arız olan kuruluğu olan(yübûsetli) öksürüğe faydası olur hususen badem ve şeker ile yense faydası ziyade olur, keza mezkur vecih üzere yenmesi zatülcenbe ve zatürriyeye faydalı olur ve faydası kolaylıklı olur olgunlaştırması(indâcı) olmak hasebiyle. Tereyağı badem yağı ile ve şeker ile kullanılır ise olgunlaştırması ziyade olur, ama tereyağı yalnız kullanılsa temizlemesi(tenkıyesi) olgunlaştırmasından az(ekall) olur ve tereyağı şeker ile kullanılır ise aksine olup olgunlaştırması temizlemesinden az(ekall) olur ve kan tükürmeyi meneder. Bir vakiyye ve yarım vakiyye tereyağı bal ile kullanılsa irin(kîh / middi) tükürmeyi meneder. Boşaltım Organları Hakkında: Tereyağı yumuşatır(telyîn eder), çok yense ishal eder. Bağırsaklarda olan hararetli ve sertlikli(salâbetli) şişler için tereyağı ile lavman(ihtikân) olunur ve rahimde ve husyede olan o misilli şişler için dahi lavman(ihtikân) olunur. Ve mesane ağzında olan cerahatların devalarına tereyağı girdirilir(idhâl olunur). Zehirler Hakkında: Zehirlere(Sümûma) karşı durucu(mukâvim) olur, yılan soktuğu yere bırakılsa faydalı olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Sıfat-ı Rûgan-ı Ter (Tereyağı/Taze Yağ): Mutedil durur tabiatta gerek / Sıcaklığa dahi meyli var gerek / Göğüs darlığına(Kıllet-i sîneye) faydalıdır o / Hem mesaneye zararlıdır kıl kabul / Pes yemek gerektir onu balla / Ta ki onun zararını def kıla.
[Tutmacı - Tabî'atnâme]
Tereyağını bedene sürseler semirtir(kilo aldırır).
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
Tereyağını bedene sürseler semirtir.
[Hukemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]
Zübd: O, sütten alınandır. Ve iyisi, tazesi koyun sütünden alınandır sonra sığırdan alınanıdır ve tuzsuz ola. O, sıcaktır evvelkide icma ile ve nemlidir ikincide sahih olana göre. Gayetle semiz eder bedene sürmek ile ve şeker ve haşhaş ve badem ile yemek. Ve tıkanıklıkları(süddeleri) açar ve sesi ıslah eder ve soluk borusunu(kasabayı) ve ses kalınlığını(huşûnet-i savtı) safi eder ve kuru öksürüğü(yâbis su'leyi) keser ve şişleri zahiren ve batınen çözer(halleder) ve atık-fazlalık maddeleri(fazalâtı) yürütür ve batında kalan kanı ihraç eder ve zahirde olanı meneder ve bal ve acı badem ile nefes organlarında kalan şeyleri ihraç eder ve her iki zatülcenbi(zâtü'l-cenbeyni) zail eder. Ve pek olan şeylerde, sidik tutukluğunda(hasr-ı bevlde) onunla lavman(hukne) ederler. Ve eğer kaşıntıya(hikkeye) ve uyuza(cerebe) ve isiliğe(hasafa) sürseler ve örtseler terleyince onları zail eder. Ve eğer çırakta yaksalar ve tütününden tutalar gözde olan yiyici yaralara(kurûha) ve uyuza iyi devadır(devâ-i ceyyiddür). Ve gözü ruşen eder ve Malayesa'da mezkurdur ki zübd gül şarabıyla devalardan hasıl olan ishali keser. Eğer bu, sahih ise acayip hassalardandır. Mideyi gevşek eder ve iştahı zayıf eder. Ve tutucu/büzücü(kâbız) olan şeylerin koruk şarabı gibiler onun düzelticisidir. Ve kullanılmasının haddi otuz dirhemdir. Bedeli: Süt.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Zübd: Kaymaktır. Kaymak, sütün yağı ve semizliğidir. Sütün üzerinden suyunu alıp ondan sonra kalan koyu sütü birbiri ardınca çalkalayıp oynatmak ile çıkarılır. Nitekim malumdur kaymak her sütten çıkarılmaz, ekseriya koyun ve keçi ve sığır sütlerinden çıkarılan kullanılır. Tabiatı ilk derecede sıcak ve nemlidir, nemliliği ziyadedir. Kaymak maddeleri pişirici ve ısıtıcıdır. Yumuşak olan bedenlerde, tesiri kuru ve sıkı olan bedenlerde olan tesirden ziyadedir. Onun içindir ki oğlancıklar ve avratlarda olan irinli şişlere(dübeylâta) ve şişlere fayda edip iyi eder. Zira onların bedenleri gevşek ve yumuşaktır. Dübeyle soğuk olan hıltlardan olan şişe ve çıbana derler. Galiba Türk lisanında bez dedikleri şişlerdir. Eğer henüz dişleri biten oğlancıkların dişleri diplerini kaymakla sürseler dişlerini tez bitire. Kaymakta pişirmek olmakla ağızda olan diğer şişlere dahi fayda etse olur. Kaburgalar(Eyegüler) uçlarında olan ağrılara ve uyluk aralarında ve diğer bedende olan şişlere dahi korlar, fayda eder. Eğer bal ile koyu edip zatülcenp ve zatürriye hastalıkları olanlara fayda eyleye ve hastalık maddesi olan hıltın pişmesine ve tükürmekle taşra çıkmasına yardım eyleye. Yalnız olunca pişirmeye yardımı ziyadedir ve tatlı ile olunca tükürmeye yardımı ziyadedir. Eğer bal ve acı badem ile karıştırsalar hıltları tükürmeye ziyade kuvvet vere ama pişirmesi az olur. Kaymak ile bedene yakı etseler yani sürseler bedene gıda vere ve yeme ile bedeni semirtir. Evvela zikrolunan hüküm yani bedene sürünmekle gıda vermesi hükmü garip hükümdür yani kıyasa muvafık değildir. Keza bedene kaymak ile sürünmek isilik(hasaf) dedikleri kuru kaşıntıyı giderir. Eğer tazesiyle lavman(hukne) etseler rahim içinde olan katı şişlere ve bağırsaklarda olan çıbanlara fayda edip yaraya. Eğer açıcı devalara katsalar ziyade fayda eyleye, hususen kavukta olan irinli büyük çıbanlara ve dimağ perdelerinde ve sinirlerde olan şişlere ziyade fayda eder. Engerek(Ef'â) dedikleri yaramaz siyah yılan ısırdığı yere sürmekle fayda eder. Eğer kaymağı yakıp dumanı(dütüni) üzre bir kap kapasalar şu vecihle ki duman boğulmaya ve kap üzerinde duman yapışıp kala o kaba yapışanı kurutucu ve yavaşlığıyla tutucu/büzücü(kabz edicidir). Göze sürme gibi çekseler göze maddeler inmesini menede ve çıbanlarını tez doldura. Kaymak kuru öksürüğe faydalı devadır, hususen badem ve şeker ile ziyade fayda eder ve boğazın iriliğine fayda eder ve temriyeye ve kuru ufak sivilceler ve çıbanlara ve iriliklere sürüp ovmakla fayda eder ama hazmı ağırdır, mide ağzına yukarı gelir ve yemek iştahını düşürür. Mizacı sıcak olanlarda şeker ve bal ve tuz ile ıslah olunur. Bir kimsede kuru kaşıntı hareket etse yani zahir olsa evla budur ki o kimsenin bedenini soğuk su ile yıkayalar. Ondan sonra bedenini kaymak ile sürüp sıvayalar ve bol(vâfir) giyesiler ile sarıp örteler ta terleye. Eğer lazım olursa birkaç kere böyle edeler. Eskiden ve yeniden olan kaşıntıları giderip iyi ede. Eğer tutucu/büzücü(kâbız) nesneler ile içseler hıltlar keskinliğinden olan bağırsak sıyrıntısına(sahca) ve ishale fayda eyleye. Ama bağırsaklarda nesne durmayıp sıyrılıp çıkan(zelaku’l-em'â) marazı olanlara ve mideleri zayıf olan kimselerde ishali ziyade eder. Eğer gül şarabı ile içseler ifratla ishal eden devanın kuvvetini gidere. Eğer koyu edip içilen nesneler ki ona bulamaç(hasv) derler ona katıp içseler koyu ve yoğun kıvamlı/kalın(galiz) olan hıltları eritip tükürmekle kolay çıkara. Eğer yumurta sarısıyla çalkalayıp rafadan pişirip yeseler yaramaz hıltlar yakıp acıtmasını sakin eyleye. Bu vecihle ki zikrolundu daha önce tümüyle zikrolunan devalarda faydası ziyade olur. Mideyi gevşettiği tutucu/büzücü(kâbız) nesneler ile defolunup ıslah olunur. Kaymak bulunmasa sığır sütünü beş paydan biri kalınca pişirseler bedeli olur.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Ve tereyağını kullansalar başta olan çıbanları giderir. Tereyağı pişiricidir kulak ardında olan şişe fayda eder. Tereyağı göğüsteki hıltı çözer/eritir(tahlil eder) pişirir. Eğer tereyağını oğlancıkların ve hatun kişilerin bedeninde olan şişe(vereme) dürtseler fayda eder ve hem yakı eyleyip her yerde olan çıbana vursalar fayda eder. Ve eğer çirkin kokusu olmaya ve eski olmaya lavman(hukne) etseler bağırsakta olan çıbanların çirkini çıkarıp etini bitire. Ve hem bu yağı balsız yalasalar şişi(veremi) gidere.
[İbni Baytar - Kitab-ı Tıbb]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Tereyagı, Kaymak (Zübd / زبد / زبد)
"Zübd" zânuñ zammı ve bânuñ sükûnı ile kere yagıdur, Vankulu lügatında mezkûrdur. İbn Kütbî der ki zübd südüñ yagı ve semnidür, südüñ üzerine su koyup mütevâtiren darb ve tahrîk ile istihrâc olınur ve her hayvânuñ südünden zübd istihrâc olınmaz ve zübd-i müstahrecden ekser-i hâlde müsta'mel olan koyun ve keçi ve sıgır südleri olur. İntehâ.
Fi’l-Mâhiyyeti: Ma'rûfdur.
Fi Tab'i: Derece-i ûlâda hârr'dur ve rutûbeti harâretinden a'dâdur. Kânûn'uñ bu makâli mücmeldür. İbn Kütbî tasrîh eder ki rutûbeti dahı derece-i ûlâdadur ve harâretinden ekser ve aglebdür.
Fi’l-Ef'âli ve’l-Havâssı: Zübd mündic ve muhallildür ve irhâsı dahı vardur lâkin ebdân-ı mütevassıtadan tahlîl eder, ebdân-ı sulbeyi tahlîl eylemez ve ebdân-ı nâ'imede ya'nî etfâl ve nisvân misillilerüñ bedenlerinde tahlîli ve te'sîri sühûlet ile olur. Ve duhânı müceffifdür, rıfk ile kabz eder ve a'zâya dökülen mevâddıñ agrısını teskîn eder. Zübdden duhân istihrâcınuñ tarîki budur ki zübd iltihâb olınup üzeri bir kap ile örtülür ve sönmesün içün bir tarafı açık konur ve lâ-mahâle ol duhân üzerine örtülen kaba ta'alluk edüp tecessüm eder ve ahz olınup isti'mâl olınur.
Fi’z-Zîneti: Zübd ile beden tatliye olınur ve tılâ olındukda mesâmâtdan (menâfizden) dâhile nüfûz edüp bedeni tagziye eder ve semridür.
Fi’l-Hurûcı ve’l-Kurûhı: Sinirlerde olan cerâhâta nef'i olur ve kurhalara nüfûz edüp mevâddını indâc etmekle tenkıye eder.
Fi A'zâ'i’r-Re'si: Dimâg hicâblarında olan veremler içün terkîb olınan edviye zübd ile saky olınur, kezâlik kulak ardında olan veremler içün ve ürbiyye veremleri içün ve agızda ve diş etlerinde olan veremler içün ve kulak içün terkîb olınan edviye bi'l-cümle zübd ile saky olınur. Etfâlüñ dişleri bitecek zamân umûru ya'nî dişlerinüñ menbiti zübd ile tılâ olınur ve dişleri sühûlet ile biter.
Fi A'zâ'i’n-Nefesi ve’s-Sadrı: Sovukdan ârız olan yübûsetli öksürüge nef'i olur husûsan bâdem ve sükker ile tenâvül olınsa nef'i ziyâde olur, kezâlik vech-i mezkûr üzere tenâvülü zâtü’l-cenbe ve zâtü’r-riyeye nâfi' olur ve nef'i sühûletli olur indâcı olmak hasebiyle. Zübd bâdem yagı ile ve sükker ile isti'mâl olınur ise indâcı ziyâde olur, ammâ zübd yalıñuz isti'mâl olınsa tenkıyesi indâcından ekall olur ve zübd sükker ile isti'mâl olınur ise aks üzere olup indâcı tenkıyesinden ekall olur ve kan tükürmegi men' eder. Bir vakıyye ve nısf vakıyye zübd bal ile isti'mâl olınsa kîh (irin/middi) tükürmegi men' eder.
Fi A'zâ'i’n-Nefzi: Zübd telyîn eder, çok tenâvül olınsa ishâl eder. Bagarsuklarda olan harâretli ve salâbetli şişler içün zübd ile ihtikân olınur ve rahimde ve husyede olan ol misilli şişler içün dahı ihtikân olınur. Ve mesâne agzında olan cerâhâtuñ edviyesinde zübd idhâl olınur.
Fi’s-Sümûmi: Sümûma mukâvim olur, yılan sokdugı mahalle ıtlâk olınsa nef' olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
"Zübd" zânuñ zammı ve bânuñ sükûnı ile kere yagıdur, Vankulu lügatında mezkûrdur. İbn Kütbî der ki zübd südüñ yagı ve semnidür, südüñ üzerine su koyup mütevâtiren darb ve tahrîk ile istihrâc olınur ve her hayvânuñ südünden zübd istihrâc olınmaz ve zübd-i müstahrecden ekser-i hâlde müsta'mel olan koyun ve keçi ve sıgır südleri olur. İntehâ.
Fi’l-Mâhiyyeti: Ma'rûfdur.
Fi Tab'i: Derece-i ûlâda hârr'dur ve rutûbeti harâretinden a'dâdur. Kânûn'uñ bu makâli mücmeldür. İbn Kütbî tasrîh eder ki rutûbeti dahı derece-i ûlâdadur ve harâretinden ekser ve aglebdür.
Fi’l-Ef'âli ve’l-Havâssı: Zübd mündic ve muhallildür ve irhâsı dahı vardur lâkin ebdân-ı mütevassıtadan tahlîl eder, ebdân-ı sulbeyi tahlîl eylemez ve ebdân-ı nâ'imede ya'nî etfâl ve nisvân misillilerüñ bedenlerinde tahlîli ve te'sîri sühûlet ile olur. Ve duhânı müceffifdür, rıfk ile kabz eder ve a'zâya dökülen mevâddıñ agrısını teskîn eder. Zübdden duhân istihrâcınuñ tarîki budur ki zübd iltihâb olınup üzeri bir kap ile örtülür ve sönmesün içün bir tarafı açık konur ve lâ-mahâle ol duhân üzerine örtülen kaba ta'alluk edüp tecessüm eder ve ahz olınup isti'mâl olınur.
Fi’z-Zîneti: Zübd ile beden tatliye olınur ve tılâ olındukda mesâmâtdan (menâfizden) dâhile nüfûz edüp bedeni tagziye eder ve semridür.
Fi’l-Hurûcı ve’l-Kurûhı: Sinirlerde olan cerâhâta nef'i olur ve kurhalara nüfûz edüp mevâddını indâc etmekle tenkıye eder.
Fi A'zâ'i’r-Re'si: Dimâg hicâblarında olan veremler içün terkîb olınan edviye zübd ile saky olınur, kezâlik kulak ardında olan veremler içün ve ürbiyye veremleri içün ve agızda ve diş etlerinde olan veremler içün ve kulak içün terkîb olınan edviye bi'l-cümle zübd ile saky olınur. Etfâlüñ dişleri bitecek zamân umûru ya'nî dişlerinüñ menbiti zübd ile tılâ olınur ve dişleri sühûlet ile biter.
Fi A'zâ'i’n-Nefesi ve’s-Sadrı: Sovukdan ârız olan yübûsetli öksürüge nef'i olur husûsan bâdem ve sükker ile tenâvül olınsa nef'i ziyâde olur, kezâlik vech-i mezkûr üzere tenâvülü zâtü’l-cenbe ve zâtü’r-riyeye nâfi' olur ve nef'i sühûletli olur indâcı olmak hasebiyle. Zübd bâdem yagı ile ve sükker ile isti'mâl olınur ise indâcı ziyâde olur, ammâ zübd yalıñuz isti'mâl olınsa tenkıyesi indâcından ekall olur ve zübd sükker ile isti'mâl olınur ise aks üzere olup indâcı tenkıyesinden ekall olur ve kan tükürmegi men' eder. Bir vakıyye ve nısf vakıyye zübd bal ile isti'mâl olınsa kîh (irin/middi) tükürmegi men' eder.
Fi A'zâ'i’n-Nefzi: Zübd telyîn eder, çok tenâvül olınsa ishâl eder. Bagarsuklarda olan harâretli ve salâbetli şişler içün zübd ile ihtikân olınur ve rahimde ve husyede olan ol misilli şişler içün dahı ihtikân olınur. Ve mesâne agzında olan cerâhâtuñ edviyesinde zübd idhâl olınur.
Fi’s-Sümûmi: Sümûma mukâvim olur, yılan sokdugı mahalle ıtlâk olınsa nef' olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
