Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Akırı Karha, Anacyclus pyrethrum

Akırı Karha, Anacyclus pyrethrum — 1
1 / 2
Akırı Karha, Anacyclus pyrethrum — 2
2 / 2
Serbest metin
Akırkarha (Anacyclus pyrethrum):
Bu kök dağ tarhunu (tarhun-ı cebeli) köküdür derler. Bunun a'lası uzunca ve pıtraklaşmış (pıtraklı) ve ağır ve içi beyaz ve gayet keskin tatlı, sıcak ve yakıcı (muhrik) olmaktır. Fules'in sözü üzere tabiatı üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Dımışki'nin sözü üzere dördüncü derecede sıcak ve kurudur ve eriticidir (muhallildir) ve çekicidir (cezzabdır). Eğer bundan bedene ekseler ter (arak) getirir yani terletir. Ve eskiden uyuşmuş sinirlere dahi faydası vardır, hususan bunun yağı ola, gayet faydalıdır. Ve yaz gününde hasıl olan tıkanıklıkları (süddeleri) ve kuluncu açar (feth eder). İçilecek miktarı yarım (nısf) dirhemdir, ama akciğere (öykene) bir miktar zararı vardır, illa nöbet şekeri (nebat) ve tebaşir ve şeker ıslah eder ve İshak'ın sözü üzere mevizek ıslah eder. Ve beyni (dimağı) dahi soğuktan olan marazlardan pak eder. Gargara ederlerse balgamı beyinden aşağı indirir ve siyatiğe (ırku'n-nisaya) ve soğuk galebe eden uzva dahi muvafıktır, zira soğuk eserini iptal eder. Ve felçliye ve saralıya (masru'a) dahi faydalıdır. Ve eğer bal ile macun ederlerse balgamı zail eder ve yaş ve soğuk mizaçlılara kuvvet vericidir (mukavvidir), cinsel ilişkiyi (cimaı) ziyade ettirir. İshak bin İmran'ın sözü üzere eğer bunu sirke ile ağızda çalkalasalar (mazmaza eyleseler), boğaz ağrılarına ve şişlerine ve balgami mizaçtan dil uyuştuğuna ve dil ağırlığına faydalıdır. Ve yağı yüz felcine (lakveye) ve gevşemeye (istirhaya) ve felce gayet faydalıdır. Ve eğer bal ile macun gibi edip penise (zekere) vursalar şehvet artırıcıdır (şehvet-engizdir) ve cinsel ilişkiye acayip lezzet gösterir(çok zevk almayı sağlar.). Afıki'nin sözü üzere bal ile akırkarha yeseler saralıya (masru'a) gayet fayda verir. Eğer sirke ile pişirip ağızda tutsalar diş ağrılarına fayda edip ve muhkem eder ve balgam indirir. Ve bunun damıtmasını (taktirini) ederler yani suyunu çıkarırlar, diş ağrısına sürüp gayrı dişe sürmeyeler, zira gayet kuvvetlidir ve o su çare yoktur ki ter kokusu gibi kokusu (rayihası) olur. Eğer nezleler (nezelat) için çiğnemek lazım gelirse damla sakızı (mastaki) ile bile çiğnemek dahi münasiptir. Eğer ziftle dahi çiğneseler kabildir. Beyin damarlarını (ev'iye-i dimağı) yani beyin çanağını kızdırır. Ve eğer bundan dövüp (sahk edip) bakla unuyla macun gibi edip hayaların ve penisin içine koyup bir torba gibi bez bağlayıp bir gün bir gece tursa gevşek endamlılara (süst-endamlara) ve iktidarsızlık (ınnin) illetine yani cinsel ilişkiye kadir olmayanlara faydalıdır. Oribasius'un sözü üzere eski baş ağrılarına ki balgamdan ve sevdadan ola, bir cüz bundan, iki cüz kızıl üzüm ile karıştırıp yiyeler. Bunun bedeli gargarada yarpuzdur, mide marazlarına andızdır ve andızın bedeli darülfülfül ve baldır. Bazıları şeytarac dahi bunun bedelidir dediler. Akırkarha yağı (Dühnü’l-âkırkarhâ): Akırkarha (Udü’l-kahr) yağıdır.
[Süleyman Efendi - Nizamü'l-Edviye]



Akırkarha:
Meşhurdur. Eğer sirkeyle pişirip ağızda çalkalasalar (mazmaza etseler) diş ağrısına gayet fayda ede ve ağrıyan dişleri muhkem ede ırgalandığını gidere. Eğer çiğneseler balgamı çeke çıkara. Eğer zeytinyağı ile dövüp karıştırıp gövdeye sürtseler teri yürüte(terletir) ve tüy ürperdiğini ve gövde gevşeklik/güçsüzlüğünü (süstlüğünü) ve soğuktan olan zahmetleri gidere. Eğer dövseler alna vursalar kızdıra nezleye fayda ede, felce ve uçuk tutana fayda ede ve beyinden (dimağdan) yoğun kıvamlı (galiz) hıltı eritip çıkara(tahlil ede). Eğer ziftle ya sakızla karıştırıp çiğneseler yapışkan (yelmeşik) balgamı çeke çıkara. Eğer balla karıştırıp yalayarak (luuk) etseler mide balgamlarını arıta, soğuk mizaçlı ve semiz kişilerin cinsel ilişkisini (cimaını) ziyade eyleye. Eğer dövüp bakla unuyla karıştırıp bir keseye kosalar bir gün gece hayayı ve penisi içine koysalar yatsa soğuk mizaçlı kişilerin cinsel ilişkisini kuvvetli eyleye. Eğer sirke ile iki dirhemini pişirseler ağızda çalkalasalar çene düştüğüne ve dil gevşeklik/güçsüzlüğüne (süstlüğüne) fayda ede. Eğer iki dirhemini içseler balgamı ishal ede. Yağı felce ve yüz felcine (lakvaya) gevşek (süst) olan uzva sürtseler fayda ede. Eğer cinsel ilişkiden evvel penise sürtseler cinsel ilişki arzusunu getire. Ve inzali (boşalması) tez(çabuk) olduğuna gayet fayda ede.(ERKEN BOŞALMA)
Yağının terkibi budur ki, on iki dirhem döveler. Yüz yirmi dirhem suda pişireler. Yirmi dört dirhem kalınca ondan sonra beraberi zeytinyağı koyalar. Şol kadar kaynatılar ki, yağı kala. Hacet vaktinde kullana. Eğer balla karıştırıp içseler uçuk tutana gayet fayda ede.

Akırkarha Yağı (Dühnü âkırkarhâ): Akırkarha yağıdır. Fayda ede üşüyen uzva ve felce ve sinir gevşeklik/güçsüzlüğüne (süstlüğüne) ve arka ağrısına ve gövde gevşeklik/güçsüzlüğüne (süstlüğüne) ve soğuktan uzuv tutmadığına ve ısıtmalara ve gövde sancısına sürtseler ve ovsalar fayda ede. Mideyi kuvvetli eder uyuşmuş yerlere sürtseler fayda eder, eğer uçuk tutan kişinin burnuna damlatsalar fayda eder. Terkibi budur ki, otuz dirhem akırkarhayı döveler. Yumuşak reyhani şarabında ıslatalar. Bir gün bir gece ondan sonra yüz dirhem zeytinyağına katıp kaynatalar. Zeytinyağı kalınca ondan kullanalar.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]



Akırkarha (Udü’l-kahr):
Sıcak ve kurudur. Balgamı gövdeden sürer, mideyi arıtır, diş ağrısını giderir, gevşeklik/güçsüzlük (süstlük) olan bedenlere iyidir. Eğer akırkarhayı yumuşak dövüp ondan zeytinyağı katıp soğuk vurmuş uzva sıcak hamamda süre ve terlete çok (katı) faydalıdır. Eğer akırkarhayı dövüp zeytinyağıyla karıştırıp gövdeye sürseler, tüy ürpermesini ve gövde gevşeklik/güçsüzlüğünü (süstlüğünü) ve soğuktan olan zahmetlerini gidere.
[Havabi Risale Fi't-Tıb]



Akırkarha:
Eğer bir parça akırkarhayı dövüp (sahk edip) sirke ile karıştırıp dişi üstüne sürseler faydalıdır.
[Hukema-yı Tertib-i Mualice]



Akırkarha:
Mahiyeti: O nebattan kullanılan (müsta'mel olan) aslı ve köküdür ve akırkarha o köktür. Seçimi: Onun iyisi sıcak olup dili yakıcı (muhrik) olanlarıdır ve onun hacmi parmak kadrinde olur. Tabiatı: Benim güvenip itimat eylediğim bazı kimse zannetti ki akırkarha sıcak ve latiftir velakin emir onun dediği gibi değildir belki akırkarha üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Fiilleri ve Hassaları: Çiğnense balgamı çeker ve yakıcı kuvveti vardır. Ve zeytinyağı ile bedene sürülse teri (arakı) söktürür. Eklem Organları: Akırkarhanın kendi ile ve pişmişi ile ve yağı ile ovmak sinirlerde olan müzmin gevşemeye (istirhaya) ve uyuşukluğuna faydalı olur ve tetanos (küzaz) mutadı olanlara tetanos gelmesine mani olur. Baş Organları: Kalbur kemiği (misfat) tıkanıklıklarını ve burun tıkanıklığını açması şiddetlidir. Ve pişmişi diş ağrısına ve hususan soğuktan arız olan diş ağrısına faydalıdır. Ve akırkarhanın sirkesi hareket eden dişleri pekiştirir (şedd eder) yani akırkarha sirke ile pişirilip o pişmiş ağızda tutulsa o menfaat hasıl olur. Sıtmalar: Titremesi (nafizi) olan kimse nöbetten evvel akırkarha ve zeytinyağı ile beraber ovulsa (delk olunsa) titremeye faydalı olur gerek o titreme sıtma ile beraber ve gerek sıtmasız olsun ikisine dahi faydalı olur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]



Akırkarha:
O, Arapçalaşmıştır. Ve ekseri Afrika'da olur. Ve demişler ki o yeryüzünde uzanır. Ve çok budakları olur, başında kozaları olur ve çiçekleri sarı ve papatya gibidir. İlla o, sarıdır. Ve onun Şamlısı dahi olur. Ona udü'l-karh derler. O, tarhunun aslıdır. Ve bu ot çok faydalıdır. Kuvveti yedi yıla değin kalır. Yengeç burcunda yetişir. Sıcak ve kurudur dördüncüde. Ve Şamlı olanı üçüncüde. Balgamı baştan safi eder ve diş ağrısını ve sızlamayı (süleyi) ve göğüs ağrılarını ve mide soğukluğunu ve ciğeri zail eder ve tıkanıklıkları (süddeleri) açar ve hıltları (fazalatı) tamamen yürütür (cari eder) içmek ile ve dili açar ve boğmaca/anjini (hınakı) zail eder gargara eylemek ile. Ve yüz felcini (lakveyi) ve felci ve titremeyi (ra'şeyi) ve siyatiği (nisayı) ve eklemleri (mefasılı) ve gutu (nikrisi) ve bel ağrısını içmek ile ve sürmek ile, hususan eğer on mislince su ile pişirip hatta birisinin mislince kalınca sonra zeytinyağı ile pişirip suyu gidince. Ve o, gayetle faydalıdır soğuk ağrılara ve şehvete kuvvet verir egerçi sürmekle olursa da. Ve hassalarındandır ki kaçan sirke ile pişirip hamur edeler ve kurtlu olan dişe kosalar dişi kazar. Ve eğer böylece zeytinyağında pişirip hissi giden uzva sürseler hissini geri döndürür (avd ettirir). Ve eğer nişadır ile karıştırıp (mezc edip) ve ağızda saklasalar ağızda olan harareti men eder eğerçi dili yakar ise de. Ve eğer yalasalar keza harareti men eder ama böbreklere zararlıdır. Mevizek ıslah edicisidir. Ve şerbeti: Bir miskale değindir. Ve bedeli: Ağız marazlarında yarpuz (fütenc) ve gayrısında andız (er-rasen) ve darülfülfül.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]



Akırkarha:
Akırkarha (Udü’l-kahr) dedikleri kök dağ tarhununun (tarhun-ı cebelinin) köküdür derler Fules'in sözü üzere tabiatı üçüncü derecede sıcak ve kurudur eriticidir (muhallil) ve çekicidir (cezzabdır) eğer bundan bedene ekseler ter (arak) getirir derletir ve uyuşmuş sinirlere faydası vardır hususan bunun yağı ola gayet faydalıdır içilecek miktarı yarım dirhemdir ama akciğere (öykene) bir miktar zararı vardır illa nöbet şekeri (nebat) ve şeker ve tebaşir ıslah eder ve beyni (dimağı) soğuktan olan marazlardan pak eder gargara ederlerse balgamı beyinden indirir yaş ve soğuk mizaçlılara kuvvet vericidir (mukavvidir) cinsel ilişkiyi ziyade ettirir ve eğer bal ile macun gibi edip ısırdığı mahalle bunun kökünü yakı eyleseler ve hem içirseler zehirlerin tüm çeşitlerine iki dirhemini içirseler gayet muvafıktır Venedik panzehirine (tiryâkına) o ecilden bu otu koymuşlar derler, zira bu otun evveli Yeni Dünya'da zuhur eylemiştir.
[Tuhfetü'l-Eribin]



Akırkarha:
Nebati ismidir. Bazıları demişler Arabi ismidir. "Akr" yani dalmak ve "takrih" yani kabartıp çıban etmek lafızlarından alınmıştır (müştaktır). Zira bu devada bu manalar vardır ve bu isim nebatının ismidir lakin söylendiğinde kökü murat olunur. Zira kullanılan köküdür. Hakim Dioskorides baḳūryūn isimli bir devayı zikredip mahiyetini zikreyledikte tefsir edenler onu akırkarha ile tefsir eylediler ama böyle değildir, belki akırkarha bir nebattır ki Mağrip taraflarında çok bulunur, hususan Afrika taraflarında çok olur. Bazıları demişler o yerlerden gayrı yerlerde bulunmaz. Bu nebat şekli ve budakları ve yaprağı ve çiçeği Mısır'da kerkaş demekle maruf olan beyaz çiçekli büyük papatyaya benzerdir lakin akırkarha budaklarının üzerinde beyaz ufak kıllar vardır. Ve bu yer üzere döşenip uzanır ama papatya (babünec) doğru durur. Ve bu bir kökten çıkar çok budaklardır, her budak üzerinde papatyada olduğu gibi yuvarlak sarı baş vardır ve çepçevre sarı dişleri vardır ve papatyada olan dişler beyazdır ve yer tarafında olanı kızıldır ve yukarıda olanı beyazdır, parmak kalınlığında uzunluğu bir karış ve ziyadece kökü vardır, tez ve keskin ve yakıcıdır. Ve Dioskorides zikrettiği mahiyet için dedi ki rezene büyüğüne benzer ve dereotu (torak otu) tacına benzer tacı vardır ve kıl gibi ince sarı çiçeği vardır ve kökü keskindir. Bu zikrolunan vasıflar dağ akırkarhası (udü’l-karh-ı cebeli) dedikleri deva sıfatlarıdır. Şam-ı Şerif’te çok bulunur, yemişi dahi vardır. Vadi-i Bürdebaşı dedikleri yerde çok olur. Bu dahi bazı ahvalde akırkarha makamına kaim olur. Akırkarha üçüncü derece ahirinde veyahut dördüncü derece evvellerinde sıcaktır. Soğuktan olan diş ağrılarını sakin eder, hususan eğer sirke içinde ıslatıp ve ısırıp tutsalar nöbet ile tutup üşütüp titretir sıtması olan kimselerin bedenlerini onun ile ve zeytinyağı ile ovsalar veyahut sıcak iken bedene vursalar ziyade fayda eyleye ve eskiden gevşemiş olan bedene fayda eder. Eğer ısırıp tatsalar balgamı eritip çeke. Eğer çiğneseler balgamı ziyade çekip getire. Eğer tetanos (küzaz) marazı olan kimse onun zeytinyağı ile sürünse fayda eyleye. Eğer su ile pişirip his ve hareketi gitmiş olan uzvu onun içine kosalar veyahut yağı ile yağlasalar ziyade fayda eyleye. Eğer pişirilmişini ağızda tutsalar ırgalanmış olan dişleri muhkem eyleye. Burun içinden beyne giden yollarda olan tıkanıklıkları ziyade açıcıdır. Eğer dövüp beyin üzerine ekseler beyni kızdırıp nezlelere fayda eyleye. Yoğun kıvamlı (galiz) hılt sebebi ile saralı olanlara fayda eder. Çiğnemesi dahi onlara faydalıdır, hususan damla sakızı (mastaki) ve zift ile çiğneseler ziyade fayda eder. Eğer bal ile koyu edip içeride olan soğukları gidere ve mideden balgamları cila eyleye. Cinsel ilişkiyi ziyade eder, hususan mizaçları soğuk ve rutubet üzere olanlarda ziyade eder. İçilecek miktarı yarım dirhemdir. Eğer bakla unu ile dövüp bir kaba veyahut bir keseye doldurup soğukluk (bürudet) sebebi ile cinsel ilişki kuvveti gitmiş olan kimse penisini ve hayalarını o kese veyahut kap içine koyup tamam bir gün tursa cinsel ilişkiye geri kudret gele. Eğer su ile pişirip balgam sebebi ile küçük dili (dilciği) düşmüş olan ve dili gevşemiş olan onunla ve sirke ile ağızda çalkalasa fayda eyleye. Eğer ondan bir buçuk dirhem miktarı içseler balgamı zorluk (unf) ile yani yavuzlukla çıkara. Eğer yağı ile cinsel ilişkiden evvel penisi yağlasalar penise kuvvet verip cinsel ilişki iştahını tahrik eyleye ve penisi kıvama getire ve tez boşalttıra (inzal ettire).(Yüksek ihtimalle burada da erken boşalmaya iyi geldiği kastedilmiş olabilir, yazım veya okuma hataları çok muhtemeldir, diğer kaynaklara itafen belirtmek istedik)

Eğer yağı murat olunup tazesi bulunmasa kurusundan bir (vakıyye) yani on iki dirhem miktarını irice dövüp bir rıtl su içinde ta iki okka kalıncaya dek pişireler. Ondan sonra üzerine iki vakıyye miktarı zeytinyağı koyalar ve tekrar şol denli pişireler ki bütün su gidip ancak zeytinyağı kala. Ondan sonra süzüp hıfzedeler. Eğer akırkarha bulunmasa onunla gargara etmek faydasında bedeli bir buçuk ağırlığı dağ yarpuzudur (fudenc-i cebeli), bazıları demişler boğaz ağrılarına kebabiye (kebabe) ve kakule bedelidir ve gargara için bedeli tarhun kökleridir. Midede olan yaşlığa bedeli andızdır ve ciğere faydada bedeli darülfülfüldür. O dahi olmaz ise zencefilden yarım ağırlık ve karabiberden (fülfülden) yarım ağırlık bedelidir. (Öyle mübarek bitki ki, her bir özelliği için o özelliğe bedel olarak bir başka bitki anca kar ediyor, ve bu bitki tüm bu şifaları kendinde toplamış vaziyette. Cinsel olan etkileri ise bedelsizdir, illede bu bitki olmak zorunda, bunları anlayan kardeşlerimiz kızgınlığımızın az bile olduğunu hemen idrak edeceklerdir.)
[Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]

Erişim kontrol ediliyor…

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

arapçası عاقرقرحا
Akırkarha (Udü'l-Kahr) Külliyatı (Saf Metinler)
ʿÂkırkarhâ: ʿÛdü’l-kahr Türkî; pıtrak kök Türkî; ʿûdü’l-kahr ehl-i Şâm; akakrâ Fârisî; kerkerâ Şîrâzî; penc-i tarhûn-ı kûhî Fârisî; ʿakârtarhûnâ Süryânî; fûrûtûn Rûmî; berûpiyâbin Yûnânî; ʿâkarkerhân Yûnânî; estremâd Hindî; kâkentast Berberiyye; tarhûnü’d-dûkus kavl-i Mesîh; tagtagân ve keker kerhân Hindî; akırkara Türkî ve avâm; pâjû Rûmî; pîletrûm Lâtîn; sâlîvâres Lâtîn; peretrâm Mâcar, Nemse; piletre İspânya; bebrekre Fırânca; kîkre Süryânî; kerkehân Süryânî; ferişkü’l-cevʿ ve feriryûn ve ferîdân Muhammed Temîmî. Bu kök tarhûn-ı cebelî kökidür derler. Bunuñ a'lâsı uzunca ve pıtraklu ve agır ve içi beyâz ve gâyet keskin tu'mlu, hâr ve muhrik olmakdur. Fûles kavli üzere tabî'atı üçünci derecede hâr u yâbisdür. Dımışkî kavli üzere dördünci derecede hâr u yâbisdür ve muhallil ve cezzâbdur. Eger bundan bedene ekseler arak getürür ya'nî derledir. Ve eskiden uyuşmış sinirlere dahı nef'i vardur, husûsan bunuñ yagı ola, gâyet nâfi'dür. Ve yaz güninde mütevellid olan süddeleri ve kûluncı feth eder. Mikdâr-ı şerbeti nısf dirhemdür, ammâ öykene bir mikdâr zararı vardur, illâ nebât ve tabâşîr ve şeker ıslâh eder ve İshak kavli üzere mevîzec ıslâh eder. Ve dimâgı dahı sovukdan olan emrâzdan pâk eder. Gargara ederlerse balgamı dimâgdan aşaga indürür ve ırku’n-nisâya ve sovuk galebe eden a'zâya dahı muvâfıkdur, zîrâ sovuk eserin bâtıl eder. Ve meflûca ve masrû'a dahı nâfi'dür. Ve eger asel ile ma'cûn ederlerse balgamı zâ'il eder ve yaş ve sovuk mizâclulara mukavvîdür, cimâ'ı ziyâde etdürür. İshak bin İmrân kavli üzere eger bunı sirke ile mazmaza eyleseler, bogaz agrılarına ve şişlerine ve balgamî mizâcdan dil uyuşdugına ve dil agırlıgına müfîddür. Ve yagı lakveye ve istirhâya ve fâlice gâyet nâfi'dür. Ve eger asel ile ma'cûn gibi edüp zekere ursalar şehvet-engîzdür ve cimâ'a acâyib lezzet gösterür. Âfıkî kavli üzere asel ile âkırkarhâ yeseler masrû'a gâyet nef' verür. Eger sirke ile bişürüp agızda tutsalar diş agrılarına fâ'ide edüp ve muhkem eder ve balgam indürür. Ve bunuñ taktîrin ederler ya'nî suyın çıkarurlar, diş agrısına sürüp gayrı dişe sürmeyeler, zîrâ gâyet kuvvetlüdür ve ol su çâre yokdur ki arak râyihası gibi râyihası olur. Eger nezelât içün çignemek lâzım gelürse mastakî ile bile çignemek dahı münâsibdür. Eger ziftle dahı çigneseler kâbildür. Ev'iye-i dimâgı ya'nî beyni çanagın kızdurur. Ve eger bundan sahk edüp bakla unıyla ma'cûn gibi edüp hâyalarıñ ve zekeriñ içine koyup bir torba gibi bez baglayup bir gün bir gece tursa süst-endâmlara ve ınnîn illetine ya'nî cimâ'a kâdir olmayanlara müfîddür. Erbiyâsûs kavli üzere eski baş agrılarına ki balgamdan ve sevdâdan ola, bir cüz' bundan, iki cüz' kızıl üzüm ile karışdurup yiyeler. Bunuñ bedeli gargarada yarpuzdur, mi'de emrâzına anduzdur ve anduzuñ bedeli dâr-ı fülfül ve aseldür. Ba'zılar şeytarac dahı bunuñ bedelidür dediler. Tâgandest: Âkırkarhâ. Lisân-ı Berberî üzere âkırkarhâ deyü ayın bâbında zikr olınur. Dühnü’l-âkırkarhâ: Ûdü’l-kahr yagıdur. Fârisîde revgan-ı ûdü’l-karh derler. Akâr kûhân: Asl kûhân dahı derler. Ûdü’l-kahr: Ûdü’l-kahr Arabî ve Yûnânî degildür, galat-ı meşhûre şeydür. Kerkerhin: Âkırkarhâdur.
[Süleyman Efendi - Nizamü'l-Edviye]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.