Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

Kimyevi ve Kimyasala Yakın Olanlar

Nişadır (Amonyum Klorür)

Serbest metin
Nişadır (Amonyum Klorür)
Nişadır: Nişadırın madenisi ve amelisi olur. İhtiyarat ve İbni Tilmiz sözü üzere alası Horasani ve saf billur gibi olmaktır. Sanatla yapılan nişadırı sanatı ile mürekkeplerde beyan ederiz. Sanatla yapılan madeninden iyidir. Güvercin çok olduğu yerlerden dışkısından duman ederler, yukarıda olan hanenin tavanı ve bazı kemer virane midir ev midir her ne ise üstünde nişadır olur, Mısır’da böyledir. Galenos sözü üzere üçüncü derecede sıcak ve kurudur, incelticidir, kazıyıp gidericidir ve yıkayıcıdır. Eğer küçük dil düşse kamışçık ile azıcık boğaza üfürseler küçük dil ve boğaz ağrısına faydalıdır. Eğer su ile ezip ev içine saçsalar yılanlar girmez. Ve yılan ağzına nişadır tükürseler yılan kendinden geçer, bazıları helak olur derler. Ve yılan yuvalarına koysalar bir daha gelmez. Ve boğaza sülük yapışsa masura ile azıcık üfüreler yahut suyla gargara gibice içeler, düşer. Eğer yumurta yağıyla sevdavi uyuza hamamda sürseler zail eder ve temizlemeden sonra hamamda gül yağıyla sedef hastalığına sürseler giderir, hususan birkaç defa sürseler giderir. İbni Baytar sözü üzere eğer tutiya ile katıp göze çekseler aklık illetini giderir. Ve boğaza üfürseler boğmacaya ve çene düşüğüne fayda edip muhkem ede. Takvimü’l-Edviye sözü üzere yellerden ve istifrağdan ve hararetten arız olan hıçkırığa kekik ile ve bal ile karıştırıp içseler uygundur. Takvim sözü üzere göz beyazına ve fistülüne ve uyuzuna ve küçük dil düşüğüne ve dil ağırlığına faydalıdır ve hayalar uyuzuna dahi münasiptir. Eğer hayvan ödü ile sürseler kılları geç bitire. Şerbet miktarı yarım dirhemdir. Ziyadesi bağırsağa ve ciğere zarar eder, illa taze süt ve gül yağı islah eder. Bazıları sinirleri kurutur derler, illa zambak ve badem yağı islah eder. Bunun bedeli kendi kadar şap ve kendi kadar sodyum karbonat ve kendi kadar tuzdur. Bazıları kalye taşı bedeldir dediler.
Ermina: Nişadır derler, taya dahi derler. Nişadır diye zikrolunur.
Katun: Nişadır derler. Elif babında ermina ve nun babında nişadır diye zikrolunur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]

Amonyak. Meşhurdur. İki nevidir. Bir nevi madeni bir nevi amelidir. Madenisi Semerkant nahiyesinde bir dağdır. Bir mağaradan çıkar ve donmuş olur. Amelisi kiremit ocağından ve hamam külhanından hasıl olur.
Özelliği: Meşhurdur.
Seçimi: En iyisi Beykani ve saf ve billuri olanlardır.
Tabiatı: Üçüncü derecede sıcak ve kurudur.
Hassaları: İnceltici ve eriticidir.
Göz Azaları: Göz beyazına faydalıdır.
Göğüs Azaları: Düşen küçük dili yukarı kaldırır ve boğmacalara(hunnaklara) faydalı olur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]

Nişadır eğer tutiyaya katıp kullansalar gözde olan aklığa fayda ede. Eğer boğaza üfürseler boğmacaya fayda ede ve düşen çeneleri muhkem eder. Hıltları hafif eder, gövdenin içinden hıltları çeker dışarı çıkarır. Eğer suyla ezip eve saçsalar yılan yakın gelmeye, eğer yılan inine dökseler öldüre. Eğer sedef otu suyla ezip içseler boğazdaki sülüğü öldüre çıkara. Eğer zeytinyağıyla ezip hamamda dürtseler sevdavi uyuzları gidere. Eğer çiğneseler yılanlar ağzına tükürseler öldüre. Eğer yumurta yağıyla karıştırıp bedeni temizleme ettikten sonra sedef hastalığına dürtseler gidere, evet birkaç gün edeler. Bedeli şaptır veya borakstır veya yalama tuzudur.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]

Nişadır: O, sanat ehli lügati ile kartal dedikleridir. Ve sanat kükürdü ve ateş tuzu ve selsafiyüs dahi derler. O, madenidir ve sıcak beldelerde olur Zenc ve Habeş gibi yerlerde. Bir dumanı buhardan hasıl olur ki kuyulardan yükselir. Ve barut gibi kıtalardır. Ve yine İsfahan dağlarında suyu acı sıcak çeşmelerde hasıl olur. Ne zaman ki tahrik edip kirpik gibi su üzerinde beyaz kıtalar hasıl olur. Ona su nişadırı derler. Ve nevlerinin ikisi tabiidir. Ve bunun bir nevi ameli olur ki yoğunlaşmış dumandan tütünlerde olur. Ve evvel kere bozuktur. Ve tekrarlandıkta beyaz olur. Ve sabit olmasının en azı sekizinci kerede olur. Ve menfaatlerde işaret olunan budur. Ve bazen taş idinden murat olan kızılıdır. Pes yükselir zaçtan veya onda biri oranında zengardan veya ondan baki kalandan. Evvelkisine belkaşam derler. Ve ikincisine el-avali derler. Ve bazen evvelkiye dahi ıtlak olunur. Ve kıl nişadırı dedikleri damıtmadan sonra cem olanıdır. Siyah üçüncüden sonradır. Ve nişadırın iyisi madeni olanıdır, sonra sanat ile üçüncü yapılandır. Ve bazıları demişler ki aksince. Ve kıl olanı rutubetlidir evvelkide ve sengari olanı dördüncüde. Balgamı zail eder ve yaraları kurutur ve kanı keser ve tıkanıklıkları açar ve göğüste olan balgamı ihraç eder ve dalağın pek olmasını eritip çözer ve siğilleri sedef otu suyu ile gargara eylemekle ve saçkıranı ve konağı bal ile ve kaşıntıyı susam yağı ile. Üçüncü yapılanı ne zaman ki veznince dışkı ile safi edeler ve iki miskal ondan içeler zehri ihraç eder mutlaka. Bu, denenmiştir. Ve sürmelere ithal ederler. Beyazı gözden yıkayıp temizler ve göz yaşarmasını keser ne zaman ki hararetten olmaya. Ve eğer çiğce veya sirkede onu halledip ve bir evde serpeler o eve yılan ve diğer haşereler yakın olmaz. Ve buhuru keza yılanı katleder. Olanların bazısı bunu dirhemlerde tılsım gibi yazarlar ve çevresine koyarlar. Bir yılan ona yakın olmaz. Ve bu, hassalarındandır. Ve hallolmasının(eritip çözmesinin) en iyisi odur ki safi olup sabit oluncaya dek(son derece saflaştırılmalıdır) sonra bir tavaya koyup yumurta ile batıralar ve içirip pişinceye dek ve sıkalar. Ebediyen donmaz. Eğer kıl ile damıtalar o, kükürdün beyazı için en büyük salahlıktır veya üç kere damıtalar altının sahteliğini zail eder cıva ile ezip ve mumlamakla. Ve damlatsalar onu sabit eder dördüncüde kabul olur mezç için. Ve bu damlayan maden unsurlarının aslını sabit eder meşhur kanun ile.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]

Nişadır, nişadır dedikleri şeydir Galenos sözü üzere üçüncü derecede sıcak ve kurudur. İncelticidir, iyileştiricidir ve yıkayıcıdır. Eğer küçük dil düşse kamışçık ile azıcık boğaza üfürseler küçük dil ve boğaz ağrısına faydalıdır ve boğaza sülük yapışsa ya masura ile azıcık üfüreler veyahut su ile gargara gibice içeler sülük düşer. Eğer yumurta yağıyla sevdavi uyuza hamamda sürseler zail eder. İbni Baytar'ın sözü eğer tutiya ile katıp göze çekseler aklık illetini gidere. Takvim sözü üzere göz beyazına ve fistülüne ve uyuzuna ve küçük dil düşmeye ve dil ağırlığına faydalıdır. Şerbet miktarı yarım dirhemdir ziyadesi bağırsağa ve ciğere zarar eder illa taze süt ve gül yağı islah eder.
[Tuhfetül Eribin]

Nişadır: Farsça isimdir, meşhurdur. İki türlüdür: Birisi tabiidir yani Allah Teala halk ettiği üzeredir ve birisi dahi yapaydır yani insan ameli ile olur. Tabiisi Horasan vilayeti dağlarında suyu sıcak ve çömlek gibi kaynar akar pınarlardan çıkar. Su kaynadığı yerde çevresinde nişadır cem olur. İyisi tabiidir ki saf ve şeffaf ola. Bazıları derler ki başka madeni vardır; yerden kazıp çıkarırlar, tuz parçaları gibi çıkar. Yapay odur ki şol hamamlar ki külhanlarda gübre yani dışkı yakarlar onun dumanından hamamlar bucaklarından ve katlarından cem olunup pişirirler nişadır hasıl olur. Bunun dahi iyisi odur ki beyaza meyilli boz ola. Tabiatı üçüncü derece ahirinde sıcak ve kurudur, hıltları inceltip hafifletici ve eriticidir, gözde olan beyaza fayda eder. Boğaz içine onu üfürmek ile düşmüş olan küçük dile fayda edip yerine getire ve dışarıdan üzerine sürmekle boğazda olan şişlere ve çıbanlara fayda eder ve duymak ve işitmek ve diğer kuvvetleri hafifletir. Hassası bedenin derin yerlerinden dışarısına çekilmektir. Pes onun içindir ki bedenin üstünü tamam pak edip cila edemez. Eğer su ile ezip ev içine serpseler o eve yılan girmeye ve yakın olmaya ve eğer yılan deliğine dökseler katleyleye ve eğer bir miktarını sedef otu suyu ile karıştırıp gargara etseler boğazda yapışmış olan sülüğü katledip dışarı eyleye ve eğer süt yağı içinde eritip gıcık olan kimse hamamda sürünse eritip/çözüp giderir, hususan sevdadan olanı ziyade giderir ve eğer ağzında nişadır olan kimse yılanın ağzı içine tükürse katloluna ve eğer yumurta akıyla karıştırıp bedeni tamamen hıltlardan pak ettikten sonra sedef hastalığı üzerine sürüp yağlasalar giderip iyi ede, hususan bunun üzerine idman olunsa ziyade fayda eyleye. Nişadır bulunmasa bedeli veznince şap ve veznince boraks ve veznince enderani tuzudur. Eğer nişadırdan bir kimse üç dirhem miktarı içse katleyleye. Kesip doğraması ile katleyleye. İlacı soğuk nesneler ve söndürücü nesneler verip ve nice kere sade yağ içirmekledir.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]

Bu fasıl nişadırın ruhunu çıkarmasının beyanındadır. Bir miktar nişadır alıp dört kendi kadar kül katasın bundan sonra matara ve imbik ile sıcak kül üzerinde yahut kum üzerinde damıtırsın(taktir edersin). Nişadır ruhunun faydası bazı uzuvda olan şeyler ve ağrılar üzerine ter ile (nemli şekilde?) koysalar ağrısını teskin eder.
[Gayetul Münteha]

Nişadır suyu: O su ki nişadır madeninden çıkar karın sürer iç yürütür.
[Tuhfe-i Mubarizi]

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Nişadır
Nûşâdır: Nişâdır derler Türkî; agş ehl-i Yemen ve Hicâz, Temîmî; şahâ Fârisî; nişâtir Fârisî; milhâ amînâkûn Süryânî; nişâdiriye Rûmî; amonâkiyûs Yûnânî; ûkâr Yûnânî; selmînât Lâtîn. Nişâdırun maʿdenîsi ve ʿamelîsi olur. İhtiyârât ve İbni Tilmîz kavli üzere aʿlâsı Horâsânî ve sâfî billûr gibi olmakdur. Masnûʿ olan nişâdırı sanʿatı ile mürekkebâtda beyân ederüz. Masnûʿ maʿdeninden yegdür. Gögercin çok oldugı yerlerden necesinden duhân ederler, yukarıda olan hânenün sakfı ve baʿzı kemer vîrâne midür ev midür her ne ise üstinde nişâdır olur, Mısır’da böyledür. Câlînûs kavli üzere üçünci derecede hâr u yâbisdür, mülattıfdur, müzeyyildür ve gassâldur. Eger dilcik düşse masîracık ile azacık bogaza üfürseler dilcik ve bogaz agrısına nâfiʿdür. Eger su ile ezüp ev içine saçsalar yılanlar girmez. Ve yılan agzına nişâdır tükürseler yılan bî-hod olur, baʿzılar helâk olur derler. Ve yılan yuvalarına kosalar gayrı gelmez. Ve bogaza sülük yapışsa mâsûre ile azacık üfüreler yâhûd suyla gargara gibice içeler, düşer. Eger yumurda yagıyla sevdâvî uyuza hammâmda sürseler zâʾil eder ve tenkıyeden sonra hammâmda gül yagıyla barasa sürseler giderür, husûsan birkaç defʿa sürseler giderür. İbni Baytâr kavli üzere eger tûtiyâ ile katup göze çekseler aklık ʿilletini giderür. Ve bogaza üfürseler hunnâka ve çene düşügine fâʾide edüp muhkem ede. Takvîmü’l-Edviye kavli üzere eryâhdan ve istifrâgdan ve harâretden ʿârız olan ınçkıruga saʿter ile ve ʿasel ile karışdurup içseler muvâfıkdur. Takvîm kavli üzere göz beyâzına ve nâsûrına ve uyuzına ve dilcik düşügine ve dil agırlıgına nâfiʿdür ve hâyalar uyuzına dahı münâsibdür. Eger hayvân ödi ile sürseler kılları geç bitüre. Mikdâr-ı şerbeti yarım dirhemdür. Ziyâdesi bagırsaga ve cigere zarar eder, illâ tâze süd ve gül yagı ıslâh eder. Baʿzılar sinirleri kurıdur derler, illâ zanbak ve bâdem yagı ıslâh eder. Bunun bedeli kendü kadar şeb ve kendü kadar bûre ve kendü kadar tuzdur. Baʿzılar kalye taşı bedeldür dediler.
Ermînâ: Nişâdır derler, tayâ dahı derler. Nûşâdır deyü zikr olınur.
Kâtûn: Nûşâdır derler. Elif bâbında ermînâ ve nun bâbında nûşâdır deyü zikr olınur.

[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.