🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Hint yağı bitkisi, Ricinus communis

Serbest metin
Hint Yağı Bitkisi (Ricinus communis / Hırva)
(Kene tohumu (Hırva). Ricinus communis.)
Not: Burada yağına da değiniliyor ve bilgi veriliyor ancak SADECE yağı ile ilgili daha fazla, daha detaylı ve ayrıntılı bilgi için "Hint Yağı Bitkisi Yağı" başlığına mücacat edilsin.
Mahiyeti: Dioskorides dedi ki; incir ağacının (şecere-i tinin) küçüğü (sağiri) kadrinde onun ağacı olur ve onun yaprağı çınar yaprağı gibidir velakin ondan daha büyük, düz (emles) ve siyahlığı daha şiddetli olur. O ağacın gövdesi (sakı) ve dalları (ağsanı) kamış misali boştur (mücevveftir). Ve onun meyvesi pürüzlü salkımlarda (anakid-i haşinede) olur ve ne zaman salkım bölünse içinden tohumu (habbı) ve meyvesi kene (kurad) şekli üzere çıkar ve ondan kene yağı (dühn-i hırva) sıkılır (asr olunur) veyahut senin bildiğin minval üzere onun yağı pişirmek (tabh) ile çıkarılır (istihrac olunur). Ve denildi ki kene yağı yemeğe salih olmaz, belki o yağdan kandil ve lamba yapılır ve bazı merhemlerin hıltlarına ve ilaçlarına katılır (idhal olunur).
Tabiatı ve Hassaları: Dımaşki dedi ki; hırva eriticidir (muhallildir) ve yumuşatıcıdır (müleyyindir) ve yağı incelticidir (mülattıftır), saf/katıksız (sazec) zeytinyağından daha incedir (eltaftır). Dioskorides dedi ki; hırvadan otuz tane (habbe) alınıp kabuğu giderilip dövülüp ezildikten (sahk olunduktan) sonra içilse (şürb olunsa) ondan tam/baliğ bir fayda zahir olur.
Zinet Organlarındaki Etkisi: Ne zaman dövülüp siğillere yakı (dimad) olunsa onu ve kezalik çilleri (kelefi) dahi koparıp atar (kal eder).
Şişlikler (Evram) Üzerindeki Etkisi: Onun yaprağı dövülüp arpa unu (dakik-ı şar) ile karıştırılsa (halt olunsa) balgami şişlikleri (evram-ı balgamiyyeyi) cidden sakinleştirir (teskin eder).
Yaralar (Kuruh) Üzerindeki Etkisi: Onun yağı uyuza (cerebe) ve akıntılı yaralara (kuruh-ı ratbeye) faydalıdır.
Beslenme/Hazım Organlarındaki Etkisi: Otuz adet kene tohumu (habb-ı hırva) dövülüp içilse kusmayı (kay'ı) tahrik eder, zira mideyi cidden gevşetip salıverip (irha edip) kuvvetlice kusturur.
Göğüs Organlarındaki Etkisi: Onunla veyahut sirke (hall) ile yakı yapılsa (tadmid olunsa) meme şişliklerini (evram-ı sedyi) sakinleştirir.
Atım Organlarındaki Etkisi: Hırvanın tohumu ezilip içilse balgamı ve safrayı (mirreyi) ishal eder ve karın kurtlarını (dud-u batnı) cidden çıkarır. Ve denildi ki karın ağrısına/burusuna (magsa) dahi faydalı olur. Ve yine denildi ki lavmanlara (hukneye) katılırsa faydası zahir olur, hususan bağırsaklarda (em'ada) hasıl olan hamlıktan (ham cihetinden) faydası ziyade olur.
Bedeli: Denildi ki onun bedeli bir vezni ve yarım vezni miktarı fıstıktır bir kavm katında.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Hırva: Bir ottur, sular yakınında (kurbında) olur ve bir arşından (ziradan) ziyade uzanır. Ve aslı kamıştır. İçi boştur ve yaprakları düz (emles) ve geniştir (arizdir). Ve tohumları kene (kurad) gibi nakışlıdır ve yağlıdır. Temmuzda yetişir ve bir yıldan ziyade kalmaz. Ol, üçüncüde sıcak ve ikincide ya üçüncüde kurudur veya evvelkide rutubetlidir. Soğuk hıltları eritir (tahlil eder). Ve ne zaman ki zeytinyağında iyice yumuşayana kadar (müherra olunca) pişirseler baş ağrısını ve felci ve yüz felcini (lakveyi) ve nikrisi ve siyatik ağrısını (ırkın nisayı) izale eder yağlamak ile ve buruna damlatmakla. Ve ne zaman ki yeseler balgamı ve yapışkan hıltları (ahlat-ı lezceyi) yavaş yavaş (tedric ile) çıkarır (ihraç eder) ve adet kanamasını (hayzı) yürütür (cari eder) ve plasentayı (meşimeyi) çıkarır. Ve onun yağı sert (pek) olan şeyleri yumuşatır, hatta madeni şeyleri hususan turp suyu ile. Ve eğer onu ve hardal ile bile bedeni yıkasalar (yaykasalar) safi eder. Ve havasta mezkurdur. Ne zaman onu hardal ile sarımsak ve cıva ile damlatsalar müşteriyi kamer eder ve bağlar (ta'kid eder). Ve onda çok hassa vardır lakin zahmetli eder ve şehveti düşürür (sakıt eder). Ve eğer kabuğunu alıp kitre (ketire) ile kullansalar ıslah edicisi olur. Ve şerbeti: On taneye değin. Ve yirmisi sarhoş edicidir (müsekkirdir). Ve ellisi öldürücüdür (katildir). Ve onun yağı pırasa (kürras) suyu ile basuru söker atar (kal' eder) içmek ile ve yağlamak ile. Ve ne zaman ki kaynatalar yılanın kabuğu ve hardal ile ve saçkırana (daü's-sa'lebe) ve temriyeye (kavabeye) ve konağa (hazaza) sürseler cümlesinden beri eder.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Hırva: Türkçe dilinde kene tohumu dedikleridir, meşhurdur. Kene tohumunun ağacı bitmez illa sıcak olan yerlerde ve sıcağı ve soğuğu mutedil olan yerlerde ve ziyade soğuk olmayan yerlerde biter. Yaprağı incir yaprağı gibidir amma ondan büyücek ve düzcedir; ve yeşil (yaşıl) ve yeşilliği koyu ve kendisi yumuşaktır. Ağacının baldırı ve budakları zayıftır, içleri boş gibidir. Yemişi salkımlardır, dikenli ve yuvarlaktır (değirmidir). İçinde yemişi keneye benzer, üstü beyaz ve siyah noktalar ile alacadır. Yemişinden sıkmak ile yağ çıkarırlar. Yağı bezir yağı gibi yanıp ışık verir (şule verir), aydınlığı güzeldir amma tez yanıp gider. Gah olur onunla bazı hastalıklara (emraza) ilaç ederler. Hırva denildiğinde (ıtlak olunsa) tanesi murat olunur. Tanesinin içinin tabiatı ikinci derecenin sonunda sıcak ve kurudur, eriticidir (tahlil edicidir), sinirleri yumuşatır, karnı ishal eder, damarları temizleyicidir (pak edicidir). Organ (aza) içerisinde olan soğuklukları ve çiğ hıltları ziyade yıkayıp (cila edip) pak eder. Amma yaprağı tanesinden çok zayıftır. Eğer on adet tanesinden alıp ve dövüp bal suyuyla (asel suyu) içseler balgami ve su gibi olan yaşlıkları ishal ile çıkara amma mideyi gevşetir (gevşeldür) ve tasalandırır ve gönlü döndürür. Bundan dolayı lazımdır ki deva için kullanıldığında (istimal olundukta) mideyi ondan tam pak eyleyeler ve yemek iştahını giderir. Eğer dövüp sulanır makulesi olan siğillere vursalar giderip iyi ede. Yüzde olan lekeyi dahi giderir. Eğer yaprağını dövüp arpa kavutu ile karıştırıp gözlerde olan sıcak (ıssı) şişliklere ve balgamdan olan sair şişliklere dahi vursalar ağrılarını giderir. Eğer ondan sirke ile veyahut yalnız yakı etseler memelerde olan şişliği sakin eyleye ve nikris ve karakabarcık (cemre) marazlarının nihayetlerinde fayda eyleye. Yirmi tanesini yeseler ziyade sarhoş eyleye ve elli tanesi adamı ve köpekleri katleder. Deva için beş taneden on bir tane miktara dek kullanım (istimal) caizdir. İçi eğer yakı etmekle ve eğer içmekle katılıkları yumuşatmakta ziyade tesir eder. Başka (aher) deva ona beraber olamaz. İçmekle kuluncu ve felci eritir (tahlil eder). Yakı etmekle dahi eder. Hıltları eritmek ve inceltmek ve organlara (azaya) kuvvet vermek hassasıdır. Evla budur ki kullanan (istimal eden) kimse kabuğunu giderip ve mastıka (mastaki) ve nane (na'na) ile ıslah edip kullana (istimal eyleye). Eğer çok kullansalar (istimal etseler) tatula yemekten ne arız olursa ondan dahi ol arız ola; ve kullanıldığında (istimal olundukta) yağ ve yağlı nesneler ne yiyeler ve ne dışarıdan (taşradan) yağlanalar zira kendisi yağlıdır, başkasına (ahere) ihtiyaç yoktur. Işkın (ribas) ki Türkide aşhun dedikleri ekşi nebattır, onun tohumu zararını def edip panzehridir (bad-ı zehridir). Kezalik ışkın sıkıntısı (posası/suyu) dahi böyledir, tecrübe olunmuştur. Eğer yaprağını dövüp ve ısıtıp küçük dildeki (dilçüklerdeki) yoğun (galiz) ve soğuk şişliklere yakı etseler bir haftada her gün ve her gecede üçer kere vursalar eritip (tahlil edip) indire.
[Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Frenkçe (Frengi) riçino, Arapça hırva, Türkçe kene tohumu. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Faydası: Eğer zikrolunan otun tohumunu kabuğundan çıkarıp pak eyleyip dörder parça (pare) edip bir gün bir gece keskin sirkede koyup, daha sonra (badehu) çıkarıp kurutup ezip (sahk edip) bazı münasip ilaçlar (edviyeler) ekleyip (zamm eyleyip) haplar dizip, uzman hekimin (tabib-i hazıkın) görüşüne (re'yine) göre kullansalar (istimal etseler) göğüste olan ham hıltları ve yanmış (muhterik) safrayı ve safradan olan yanmış sevdayı kolaylık (sühület) ile çıkarır (ihraç eder); böbreği ve kavuğu taştan pak eder ve idrarı (bevli) söktürür (idrar eder) ve yanmasını keser (kat' eder) ve rahim illetlerini izale eder. Eğer mezkur tohumu bol (vafir) toplayıp (cem eyleyip) kabuğunu ayırıp pak eyleyip ezip mengeneden sıkıp yağını çıkarsalar, ağrılara ve sızılara sürseler Allahü Teala'nın emriyle belesandan ziyade menfaati müşahede olunur. Ve bu mezkur tohumun menfaati çoktur; hatta hekimler (hükema) zikretmişler ki eğer mezkur tohumun bir tanesini bir hatuna yedirseler hassası sebebiyle Allahü Teala'nın emriyle bir yıla dek hamile olmaz demişler. Ve dahi mezkur tohumun yağından kel merhemlerine ekleseler (zamm etseler) kel başı tezcek ıslaha sebep olur, gayet akla yatkın (makul) devalardandır, gaflet olunmaya.
[Terceme-i Cedide Fil Havassil Müfrede]
Kene tohumunu döveler, siğil üzerine vuralar düşüre. Eğer yaprağını döveler, suyunu siğile, uyuza dürteler gidere. Eğer kene tohumunu balgam gidermek için (gidermegiçün) içeler, on bir tane (habbe) vereler; eğer mizacı kuvvetli (kavi) olursa on yedi tane vereler, içe; kabuğunu gidereler ondan (andan) içeler.
[Kitabı Tıbb - Kitabı İbnBytr2]
Böbreğin ve mesanenin soğukluğundan kaynaklanan hastalıklara kurs-ı kâkûnec ve hintyağı(duhn-ı hırvâ) son derece faydalıdır.
[Tuhfetü'l-Eribin]
(Kene tohumu (Hırva). Ricinus communis.)
Not: Burada yağına da değiniliyor ve bilgi veriliyor ancak SADECE yağı ile ilgili daha fazla, daha detaylı ve ayrıntılı bilgi için "Hint Yağı Bitkisi Yağı" başlığına mücacat edilsin.
Mahiyeti: Dioskorides dedi ki; incir ağacının (şecere-i tinin) küçüğü (sağiri) kadrinde onun ağacı olur ve onun yaprağı çınar yaprağı gibidir velakin ondan daha büyük, düz (emles) ve siyahlığı daha şiddetli olur. O ağacın gövdesi (sakı) ve dalları (ağsanı) kamış misali boştur (mücevveftir). Ve onun meyvesi pürüzlü salkımlarda (anakid-i haşinede) olur ve ne zaman salkım bölünse içinden tohumu (habbı) ve meyvesi kene (kurad) şekli üzere çıkar ve ondan kene yağı (dühn-i hırva) sıkılır (asr olunur) veyahut senin bildiğin minval üzere onun yağı pişirmek (tabh) ile çıkarılır (istihrac olunur). Ve denildi ki kene yağı yemeğe salih olmaz, belki o yağdan kandil ve lamba yapılır ve bazı merhemlerin hıltlarına ve ilaçlarına katılır (idhal olunur).
Tabiatı ve Hassaları: Dımaşki dedi ki; hırva eriticidir (muhallildir) ve yumuşatıcıdır (müleyyindir) ve yağı incelticidir (mülattıftır), saf/katıksız (sazec) zeytinyağından daha incedir (eltaftır). Dioskorides dedi ki; hırvadan otuz tane (habbe) alınıp kabuğu giderilip dövülüp ezildikten (sahk olunduktan) sonra içilse (şürb olunsa) ondan tam/baliğ bir fayda zahir olur.
Zinet Organlarındaki Etkisi: Ne zaman dövülüp siğillere yakı (dimad) olunsa onu ve kezalik çilleri (kelefi) dahi koparıp atar (kal eder).
Şişlikler (Evram) Üzerindeki Etkisi: Onun yaprağı dövülüp arpa unu (dakik-ı şar) ile karıştırılsa (halt olunsa) balgami şişlikleri (evram-ı balgamiyyeyi) cidden sakinleştirir (teskin eder).
Yaralar (Kuruh) Üzerindeki Etkisi: Onun yağı uyuza (cerebe) ve akıntılı yaralara (kuruh-ı ratbeye) faydalıdır.
Beslenme/Hazım Organlarındaki Etkisi: Otuz adet kene tohumu (habb-ı hırva) dövülüp içilse kusmayı (kay'ı) tahrik eder, zira mideyi cidden gevşetip salıverip (irha edip) kuvvetlice kusturur.
Göğüs Organlarındaki Etkisi: Onunla veyahut sirke (hall) ile yakı yapılsa (tadmid olunsa) meme şişliklerini (evram-ı sedyi) sakinleştirir.
Atım Organlarındaki Etkisi: Hırvanın tohumu ezilip içilse balgamı ve safrayı (mirreyi) ishal eder ve karın kurtlarını (dud-u batnı) cidden çıkarır. Ve denildi ki karın ağrısına/burusuna (magsa) dahi faydalı olur. Ve yine denildi ki lavmanlara (hukneye) katılırsa faydası zahir olur, hususan bağırsaklarda (em'ada) hasıl olan hamlıktan (ham cihetinden) faydası ziyade olur.
Bedeli: Denildi ki onun bedeli bir vezni ve yarım vezni miktarı fıstıktır bir kavm katında.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Hırva: Bir ottur, sular yakınında (kurbında) olur ve bir arşından (ziradan) ziyade uzanır. Ve aslı kamıştır. İçi boştur ve yaprakları düz (emles) ve geniştir (arizdir). Ve tohumları kene (kurad) gibi nakışlıdır ve yağlıdır. Temmuzda yetişir ve bir yıldan ziyade kalmaz. Ol, üçüncüde sıcak ve ikincide ya üçüncüde kurudur veya evvelkide rutubetlidir. Soğuk hıltları eritir (tahlil eder). Ve ne zaman ki zeytinyağında iyice yumuşayana kadar (müherra olunca) pişirseler baş ağrısını ve felci ve yüz felcini (lakveyi) ve nikrisi ve siyatik ağrısını (ırkın nisayı) izale eder yağlamak ile ve buruna damlatmakla. Ve ne zaman ki yeseler balgamı ve yapışkan hıltları (ahlat-ı lezceyi) yavaş yavaş (tedric ile) çıkarır (ihraç eder) ve adet kanamasını (hayzı) yürütür (cari eder) ve plasentayı (meşimeyi) çıkarır. Ve onun yağı sert (pek) olan şeyleri yumuşatır, hatta madeni şeyleri hususan turp suyu ile. Ve eğer onu ve hardal ile bile bedeni yıkasalar (yaykasalar) safi eder. Ve havasta mezkurdur. Ne zaman onu hardal ile sarımsak ve cıva ile damlatsalar müşteriyi kamer eder ve bağlar (ta'kid eder). Ve onda çok hassa vardır lakin zahmetli eder ve şehveti düşürür (sakıt eder). Ve eğer kabuğunu alıp kitre (ketire) ile kullansalar ıslah edicisi olur. Ve şerbeti: On taneye değin. Ve yirmisi sarhoş edicidir (müsekkirdir). Ve ellisi öldürücüdür (katildir). Ve onun yağı pırasa (kürras) suyu ile basuru söker atar (kal' eder) içmek ile ve yağlamak ile. Ve ne zaman ki kaynatalar yılanın kabuğu ve hardal ile ve saçkırana (daü's-sa'lebe) ve temriyeye (kavabeye) ve konağa (hazaza) sürseler cümlesinden beri eder.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Hırva: Türkçe dilinde kene tohumu dedikleridir, meşhurdur. Kene tohumunun ağacı bitmez illa sıcak olan yerlerde ve sıcağı ve soğuğu mutedil olan yerlerde ve ziyade soğuk olmayan yerlerde biter. Yaprağı incir yaprağı gibidir amma ondan büyücek ve düzcedir; ve yeşil (yaşıl) ve yeşilliği koyu ve kendisi yumuşaktır. Ağacının baldırı ve budakları zayıftır, içleri boş gibidir. Yemişi salkımlardır, dikenli ve yuvarlaktır (değirmidir). İçinde yemişi keneye benzer, üstü beyaz ve siyah noktalar ile alacadır. Yemişinden sıkmak ile yağ çıkarırlar. Yağı bezir yağı gibi yanıp ışık verir (şule verir), aydınlığı güzeldir amma tez yanıp gider. Gah olur onunla bazı hastalıklara (emraza) ilaç ederler. Hırva denildiğinde (ıtlak olunsa) tanesi murat olunur. Tanesinin içinin tabiatı ikinci derecenin sonunda sıcak ve kurudur, eriticidir (tahlil edicidir), sinirleri yumuşatır, karnı ishal eder, damarları temizleyicidir (pak edicidir). Organ (aza) içerisinde olan soğuklukları ve çiğ hıltları ziyade yıkayıp (cila edip) pak eder. Amma yaprağı tanesinden çok zayıftır. Eğer on adet tanesinden alıp ve dövüp bal suyuyla (asel suyu) içseler balgami ve su gibi olan yaşlıkları ishal ile çıkara amma mideyi gevşetir (gevşeldür) ve tasalandırır ve gönlü döndürür. Bundan dolayı lazımdır ki deva için kullanıldığında (istimal olundukta) mideyi ondan tam pak eyleyeler ve yemek iştahını giderir. Eğer dövüp sulanır makulesi olan siğillere vursalar giderip iyi ede. Yüzde olan lekeyi dahi giderir. Eğer yaprağını dövüp arpa kavutu ile karıştırıp gözlerde olan sıcak (ıssı) şişliklere ve balgamdan olan sair şişliklere dahi vursalar ağrılarını giderir. Eğer ondan sirke ile veyahut yalnız yakı etseler memelerde olan şişliği sakin eyleye ve nikris ve karakabarcık (cemre) marazlarının nihayetlerinde fayda eyleye. Yirmi tanesini yeseler ziyade sarhoş eyleye ve elli tanesi adamı ve köpekleri katleder. Deva için beş taneden on bir tane miktara dek kullanım (istimal) caizdir. İçi eğer yakı etmekle ve eğer içmekle katılıkları yumuşatmakta ziyade tesir eder. Başka (aher) deva ona beraber olamaz. İçmekle kuluncu ve felci eritir (tahlil eder). Yakı etmekle dahi eder. Hıltları eritmek ve inceltmek ve organlara (azaya) kuvvet vermek hassasıdır. Evla budur ki kullanan (istimal eden) kimse kabuğunu giderip ve mastıka (mastaki) ve nane (na'na) ile ıslah edip kullana (istimal eyleye). Eğer çok kullansalar (istimal etseler) tatula yemekten ne arız olursa ondan dahi ol arız ola; ve kullanıldığında (istimal olundukta) yağ ve yağlı nesneler ne yiyeler ve ne dışarıdan (taşradan) yağlanalar zira kendisi yağlıdır, başkasına (ahere) ihtiyaç yoktur. Işkın (ribas) ki Türkide aşhun dedikleri ekşi nebattır, onun tohumu zararını def edip panzehridir (bad-ı zehridir). Kezalik ışkın sıkıntısı (posası/suyu) dahi böyledir, tecrübe olunmuştur. Eğer yaprağını dövüp ve ısıtıp küçük dildeki (dilçüklerdeki) yoğun (galiz) ve soğuk şişliklere yakı etseler bir haftada her gün ve her gecede üçer kere vursalar eritip (tahlil edip) indire.
[Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Frenkçe (Frengi) riçino, Arapça hırva, Türkçe kene tohumu. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Faydası: Eğer zikrolunan otun tohumunu kabuğundan çıkarıp pak eyleyip dörder parça (pare) edip bir gün bir gece keskin sirkede koyup, daha sonra (badehu) çıkarıp kurutup ezip (sahk edip) bazı münasip ilaçlar (edviyeler) ekleyip (zamm eyleyip) haplar dizip, uzman hekimin (tabib-i hazıkın) görüşüne (re'yine) göre kullansalar (istimal etseler) göğüste olan ham hıltları ve yanmış (muhterik) safrayı ve safradan olan yanmış sevdayı kolaylık (sühület) ile çıkarır (ihraç eder); böbreği ve kavuğu taştan pak eder ve idrarı (bevli) söktürür (idrar eder) ve yanmasını keser (kat' eder) ve rahim illetlerini izale eder. Eğer mezkur tohumu bol (vafir) toplayıp (cem eyleyip) kabuğunu ayırıp pak eyleyip ezip mengeneden sıkıp yağını çıkarsalar, ağrılara ve sızılara sürseler Allahü Teala'nın emriyle belesandan ziyade menfaati müşahede olunur. Ve bu mezkur tohumun menfaati çoktur; hatta hekimler (hükema) zikretmişler ki eğer mezkur tohumun bir tanesini bir hatuna yedirseler hassası sebebiyle Allahü Teala'nın emriyle bir yıla dek hamile olmaz demişler. Ve dahi mezkur tohumun yağından kel merhemlerine ekleseler (zamm etseler) kel başı tezcek ıslaha sebep olur, gayet akla yatkın (makul) devalardandır, gaflet olunmaya.
[Terceme-i Cedide Fil Havassil Müfrede]
Kene tohumunu döveler, siğil üzerine vuralar düşüre. Eğer yaprağını döveler, suyunu siğile, uyuza dürteler gidere. Eğer kene tohumunu balgam gidermek için (gidermegiçün) içeler, on bir tane (habbe) vereler; eğer mizacı kuvvetli (kavi) olursa on yedi tane vereler, içe; kabuğunu gidereler ondan (andan) içeler.
[Kitabı Tıbb - Kitabı İbnBytr2]
Böbreğin ve mesanenin soğukluğundan kaynaklanan hastalıklara kurs-ı kâkûnec ve hintyağı(duhn-ı hırvâ) son derece faydalıdır.
[Tuhfetü'l-Eribin]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Hırva خروع
el-Mâhiyyetü: Disküridüs dedi ki şecere-i tinin sagiri kadrinde onun şeceresi olur ve onun varakı dülb varakı gibidir velâkin ondan ekber ve emles ve sevâdı eşedd olur ve o şecerenin sâkı ve ağsânı mücevveftir kaşab mislli ve onun semeresi ‘anakid-i haşinede olur ve kaçan “unkudu bölünse içinden habbı ve semeresi şekl-i kurâd üzere hurüc eder ve ondan dühn-i hirvac “asr olunur veyahiid senin bildiğin minval üzere onun dühnü tabh:'pişirmek' ile istihrâc olunur. Ve denildi ki dühn-i hırva taâma salih olmaz belki o dühnden sirâc ve misbâh ittihaz olunur ve ba‘dı merâhimin ahlâtına ve edviyesine idhâl olunur. el-Ef'alii ve I-Havâşşu: Dımaşki dedi ki hırva muhallil ve müleyyindir ve dühnü mülattıftır, zeyt-i sâzecden eltaftır. Disküridüs dedi ki hırvardan otuz habbe ahz olunup kışrı izâle olunup dakk ve sahk olunduktan sonra şürb olunsa ondan nef-i beliğ zâhir olur. ez-Zinetü: Kaçan dakk olunup siğillere dimad olunsa onu ve kezalik kelefi dahi kal eder. el-Evrâmu: Onun varakı dakk olunup dakik-ı şar ile halt olunsa evrâm-ı balğamiyyeyi cidden teskin eder. el-Kurühu: Onun dühnü cerebe ve kurüh-ı ratbeye naficdir. Acdau’l-Gidai: Otuz “aded habb-ı hirvac dakk olunup şürb olunsa kay”ı tahrik eder, zirâ mi‘deyi cidden irhâ:'gevşetip salıverme' edip bi-kuvvetin kay” ettirir. Asdâu'ş-Şadrı: Onunla veyâhüd hall ile tadmid olunsa evram-ı sedyi teskin eder. Asdâu'n-Nefdi: Hırva'ın habbı sahk olunup şürb olunsa balğamı ve mirreyi ishâl eder ve düdu batndan cidden ihrâc eder. Ve denildi ki magsa dahi nafic olur. Ve yine denildi ki hukunda idhal olunsa menfaati zahire olur huşüşan em“âda hasil olan ham cihetinden nef'i ziyâde olur. el-Ebdâlü: Denildi ki onun bedeli bir vezni ve nısf vezni mikdârı fustuktur bir kavm katında. [İbni Sina - El Kanun Fittıb]
el-Mâhiyyetü: Disküridüs dedi ki şecere-i tinin sagiri kadrinde onun şeceresi olur ve onun varakı dülb varakı gibidir velâkin ondan ekber ve emles ve sevâdı eşedd olur ve o şecerenin sâkı ve ağsânı mücevveftir kaşab mislli ve onun semeresi ‘anakid-i haşinede olur ve kaçan “unkudu bölünse içinden habbı ve semeresi şekl-i kurâd üzere hurüc eder ve ondan dühn-i hirvac “asr olunur veyahiid senin bildiğin minval üzere onun dühnü tabh:'pişirmek' ile istihrâc olunur. Ve denildi ki dühn-i hırva taâma salih olmaz belki o dühnden sirâc ve misbâh ittihaz olunur ve ba‘dı merâhimin ahlâtına ve edviyesine idhâl olunur. el-Ef'alii ve I-Havâşşu: Dımaşki dedi ki hırva muhallil ve müleyyindir ve dühnü mülattıftır, zeyt-i sâzecden eltaftır. Disküridüs dedi ki hırvardan otuz habbe ahz olunup kışrı izâle olunup dakk ve sahk olunduktan sonra şürb olunsa ondan nef-i beliğ zâhir olur. ez-Zinetü: Kaçan dakk olunup siğillere dimad olunsa onu ve kezalik kelefi dahi kal eder. el-Evrâmu: Onun varakı dakk olunup dakik-ı şar ile halt olunsa evrâm-ı balğamiyyeyi cidden teskin eder. el-Kurühu: Onun dühnü cerebe ve kurüh-ı ratbeye naficdir. Acdau’l-Gidai: Otuz “aded habb-ı hirvac dakk olunup şürb olunsa kay”ı tahrik eder, zirâ mi‘deyi cidden irhâ:'gevşetip salıverme' edip bi-kuvvetin kay” ettirir. Asdâu'ş-Şadrı: Onunla veyâhüd hall ile tadmid olunsa evram-ı sedyi teskin eder. Asdâu'n-Nefdi: Hırva'ın habbı sahk olunup şürb olunsa balğamı ve mirreyi ishâl eder ve düdu batndan cidden ihrâc eder. Ve denildi ki magsa dahi nafic olur. Ve yine denildi ki hukunda idhal olunsa menfaati zahire olur huşüşan em“âda hasil olan ham cihetinden nef'i ziyâde olur. el-Ebdâlü: Denildi ki onun bedeli bir vezni ve nısf vezni mikdârı fustuktur bir kavm katında. [İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
