Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

Madenler, Mineraller, Taş ve Topraklar

Cibsin (Alçı ve Kireç)

Serbest metin
Cibsin (Alçı ve Kireç)
500 sene önce kolun kırılsaydı kabilede ölüme terkedilirdin diyen tayfaya yönelik 1000 sene önceden bazı alıntılar:
"Ve ne zaman ki yumurtanın beyazı ile yoğurup kırılmış olan şeye kosalar cebreder."
"Ve kırılmış ve yerinden ayrılmış kemiklere faydalıdır." Bunları özellikle spota koymak istedik :) Şimdi, metinler:

Alçı(Cibsîn):
Alçıyı Hacı Paşa kireç taşı diye tefsir eder.
İbn Kütbi der ki alçı üç kısımdır: Biri gevrek olmayan sert beyazdır ve parlak değildir, bu kısım kireçtir.
Ve ikincisi parlak beyazdır ve levha gibidir, o kısım kireççiler üstübecidir.
Ve üçüncüsü taş kızıllığıdır.
Alçı kireç taşı ki ona alçı derler.
Musannifin kelamından zahir olan mutlak kireç olur, alçı özel olmaktır.
Bazıları tersini söyler ve alçıyı üç kısma taksim ederler, biri kireç ve biri kireççiler üstübeci ve biri küçük alçıdır derler.

Mahiyeti Hakkında: Alçı, kireç taşıdır, tahta gibi yassı olur , beyaz ve şeffaflı olur ve yakılsa inceliği dahi ziyade olur.

Tabiatı Hakkında: Soğuk ve kurudur.

Fiilleri ve Özellikleri Hakkında: Tabiplerin sözleri üzere yapıştırıcıdır.
Kanamalı olan mahallin etrafına konulsa tutucu/büzücü(kabız) eder, zira alçıda yapıştırıcılık olduğundan başka yapışma kuvveti vardır ve şüphesiz onda yapışkanlık ile tutucu/büzücülük olur.
Yakıldığında inceliği ziyade olur ve kurutması dahi ziyade olur.

Baş Azaları Hakkında: Alçı ile alın sıvanır veyahut başa kılıf kılınır yani takke gibi alçı ile baş örtülür ve burun kanaması olan kimsenin kanamasını keser.
Keza o kılıf ve sıva kireç ile olsa kanamayı keser hususan o sıvaya Ermeni kili ve mercimek ve az miktar sirke karıştırılsa kanamayı kesme fiili ziyade olur.
Heyüfestidas ile mersin suyu dahi karıştırılır.

Göz Azaları Hakkında: Alçıya taşlaşma eylemesin diye yumurta akı karıştırılıp kanlı göz ağrısı için gözler üzere konulur.

Zehirler Hakkında: Alçı boğucu zehirler cümlesindendir, yiyen kimseyi boğup helak eder ve boğmakta fiili son dereceye varır.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]

Alçı(Cibsîn): Alçı dedikleri kireç gibi taştır
Alçının alası Beypazarı'nda çıkandır ki talk derler.
Yani evren gibi şaşaası olup katmer katmer olur.
Bazıları mermerden dahi alçı ederler.
Yanmışının tabiatı Erbiyasüs sözü üzere soğuk ve kurudur.
Alnına yakı eyleseler burun kanını keser ve kanlı göz ağrısına dahi faydalıdır.
Bazıları göz ağrısına yumurta akıyla yazmışlardır, alnına yakı edeler ve göz kapakları altına ve üstüne azıcık süreler.
Yanmışı her kandan kan gelirse ki tutulmak kabil değildir, yumurta beyazıyla vuralar, tutar.
İçmeyeler, yakıcıdır ve sinirleri kurutur.
İlla kabak yağı ve söğüt ağacı islah eder.
Zinhar içmeyeler, helak eder.
Ve sirke ile başa yakı eyleseler burun kanını tez tutar.
Her kanda yakı olunsa üç dört dirhemi kifayet eder, ama kan sızan yerlere bir dirhemini ekeler kanını tutar.
Kireç: Alçı kirecidir.
Bazıları mutlak kirece cass derler, alçıya cibs ve cibsin derler.
İhtiyarat ve İbni Baytar ashabı sözü üzere cibsin diye tayin eylemişler.
Tabiatı soğuk ve kurudur.
Sirke ile kaynatıp yahut karıştırıp biraz tuzlayıp ondan burun kanı için başa ve alnına sürseler kanı tutar.
Ve kırılmış ve yerinden ayrılmış kemiklere faydalıdır.
Kireç: Kireçtir Türkçe; cir Arapça...
Kirecin alası mermerden yaktıkları kireçtir ve dağlarda gün yüzü görmemiş toprak içinden çıkan taştan dahi olur.
Sönmemiş kirecin tabiatı İsa sözü üzere dördüncü derecede sıcak ve kurudur ve yakıcıdır.
Ve sönmüşü inceltici ve yakıcı ve ısıtıcıdır.
Yıkanmışı can yakıp acı vermeksizin kurutucudur.
Fazla eti yiyip islah eder ve ateş yanığına bazı yağlar ile uygundur.
Eğer yıkanmışına yağlar katsalar Takvimü'l-Edviye sözü üzere olgunlaştırıcı/pişirici(munzic) olur yani her çıbanı ve yarayı pişirir yani oldurur demek olur.
İhtiyarat sözü üzere yıkanmışının tabiatı mutedil ve kurudur.
Her mevziden akan kana kosalar kanı tutar.
Temimi sözü üzere yıkanmışına zeytinyağı ve iç yağı gibiler katsalar olgunlaştırıcı/pişirici(munzic) ve eritici/çözücü(muhallil) ve yumuşatıcı olur ve onarıcı olur, cerahate vursalar etini bitirir ve kanını ve suyunu keser.
Ve ateşte zifte karıştırıp diş deliğine kosalar kurdunu öldürür ve deliğini kapar ve yemek girmeden meneder.
Ve hamamda kuru kireçten sönmemiş kireç terkip edip sürünürler, mesela on iki dirhem kuru sönmemiş kireç ve iki dirhem dövülmüş zırnık ve kireç olup hamamda sürünseler kılı yolar ama bedeni yakar.
Evla budur ki bundan sonra menekşe yağı ve gül suyu ve aspur tohumu ve pirinç unu ve gül suyu ile yıkayalar.
Eğer o mevziyi yakmış ise mercimek unu ve gül suyu ve azıcık sirke süreler.
Eğer bundan hataen içseler yaramazdır, öldürücüdür.
Alameti budur ki ağzı kurutur ve mideyi yakar, ağrılar peyda olur, zor idrar etme ve sancı ve kanla karın geçmesi dahi eder ve kirecin kendisi yine idrarda bile çıkar ve aza soğuk olup bayılmak ve çarpıntı arız olur.
Buna ilaç odur ki sıcak suyla ve yağ ile ve taze süt ile tekrar kusturup geri taze süt ve badem yağı ve cüllab ve yağlı tavuklar çorbası gibiler vereler ve luablar dahi vereler.
Takvim sözü üzere yaramaz çıbanlara faydalıdır, kişniş suyuyla saçkıran(da'ü's-sa'lebe) hastalığına ve başın çıbanlarına ve siğillere faydalıdır.
Meme ağrısına bal ile yarım saat süreler ve yakı dedikleri yemek fazlalığından olan ağrıya dahi karnı üzerine yakı olunsa defeder.
Ve dalak üzerine dahi bal ile ve tavuk pisliği ile yakı edeler.
Ve Temimi sözü üzere bir kısım kireç ve bir kısım sülüğen ve bir kısım sabun ile karıştırılsa hamamdan sonra alacası(baras) ve sedef hastalığı(behak) ve alaca bedeni olanlar ve çıbanlı uyuzu olanlar veya derisi soyulup eti şöyle baki durur bir illet dahi vardır, onun gibilere sürüp buçuk saatten sonra pak silip ve eğer kaymuliya dedikleri kil toprağıyla karıştırıp cümlesini sürseler dahi uygundur, bedende ve elde olan lekeleri bir miktar islah eder.
Eğer bu illete önce temizlik etseler dahi aladır.
Sönmemiş Kireç Taşı: Sönmemiş kireçtir.
Kireç ve ahek derler.
İhtiyarat sözü üzere kilstir.
Kireç: Kireçtir.
Nure diye zikrolunur.
Ve her yaktıkları nesneye teklis derler.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]

Alçı(Cibsîn): Alçıdır.
Eğer yumurta akıyla karıştırıp yakı edip cerahate vursalar fayda ede.
Eğer göyündürseler kan sızan yerlere ekseler derhal tuta.
Eğer sirkeyle karıştırsalar başa sürtseler burun kanını kese.
Evet zinhar içmeyeler helak eyler.
Kireç: Kireçtir.
Eğer kireci cerahate ekseler bitire.
Ve kan sızdığını kese.
Eğer suyla bir nice kere yıkasalar gayet fayda ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]

Alçı(Cebsîn): O kireçtir.
Ve bir kavilde demişler cıvadır.
Topraksı eczası ona galip olmakla taşlaşır.
Ve bundan daha garip olan odur ki bazıları demişler ki o, taştır ki aslında iyi pişmiş ola.
Ve o, tuzlu olmaktan hali değildir.
Ve onun bazısının beyazı şiddetlidir ki ona isfidac derler lakin hapis dedikleri hepsinden güzeldir, sonra kızıla meyilli olanıdır.
Ve onun sanatı: Safi taşları toplayıp birbirinin üzerine dizip ara yerlerini boş koyalar, sonra altına ateş yakalar ta beyaz oluncaya kadar, sonra saklayalar.
O, soğuktur ikincinin evvelinde ve kurudur dördüncünün evvelinde.
Gayet ile yapışıcıdır, akan kanı tutar ve şişleri ve su toplanması hastalığını(istiska) eritir/çözer(hall eder) sirke ile sürseler.
Ve onun yemesi belki de katleder.
Ve ilacı çivit hapı ve kuşeg.
Ve onun özelliklerindendir ki ne zaman zeytinyağı ile bir miktar tuzla ve şap ile ezip yazının üzerine yapıştıralar o yazıyı siler.
Ve eğer basurlara sürseler basurları zayıf eder ve eğer esbaba sürseler onda kiri ve yağları ve terleri kazır, hususan Mısır'da Masisiyye ile meşhur olanı.
Ve ne zaman ki yumurtanın beyazı ile yoğurup kırılmış olan şeye kosalar cebreder.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]

Alçı: Arapçada Türkçede alçı dedikleri kireç gibi taştır, yanmışının tabiatı soğuk ve kurudur.
Her kandan kan gelirse ki tutmak kabil olmaya bunu yumurta beyazı ile vuralar tutar ama içmeyeler yaramazdır yakıcıdır ve sinirleri kurutur ve sirke ile başa yakı eyleseler burun kanını tez tutar ve alnına dahi yakı eyleseler yine burun kanını keser ve her kanda yakı olunsa üç dört dirhemi kifayet eder ama kan sızan yerlere bir dirhemini eke kanını tutar.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]

Alçı(Cebsîn): Türkçede kireç dedikleridir.
Kireç, taşlardan olur nesnedir nitekim malumdur.
Üç türlüdür: Birisi beyaz ve katıdır, hafif ve parlak değildir ki ona kireç derler.
Ve birisi dahi beyaz ve parlak ve tahta gibi yassıdır, ona kireççiler üstübeci derler.
Ve birisi dahi kızıla meyilli taş gibidir.
Hepsinin tabiatı üçüncü derecede soğuk ve kurudur.
Yalnız ve ayrı nesne ile karışmış iken kan akmasına faydalıdır, birlikte karıştırılan nesnelerin iyisi yumurta beyazıdır.
Bazen olur ki ikisine değirmen tozu ki paspal derler, onu dahi katıp tesiri ziyade ve tez olur zira hafif(latif) eder.
Eğer alçıyı yaksalar hafif(latif) olup kuruluğu ziyade ola ve ateşten hararet dahi kesbede yani harareti dahi ola.
Eğer sirke ile macun etseler tutucu/büzücü(kabız) etmesi ve menetmesi ve toplaması ve kurutması ziyade olup kuvvetli ola.
Eğer bedene sıva etseler terlemeyi meneyleye.
Eğer sirke ile macun edip başa sıvasalar burun kanını dindire.
Keza alnına etseler fayda eyleye, hususan isfidac dedikleri bu bapta faydalıdır.
Eğer Ermeni kili ve mercimek ve teke sakalı ve mersin suyu ve bir miktar sirke dahi katıp yumurta akıyla karıştırsalar bozuk rutubetlerin aktığı yerlere ve kandan olan göz ağrılarına yakı etseler ziyade ve aşikaren fayda eyleye.
Alçı, bütün çeşitleriyle yani hiç birisi içeriden kullanılması caiz değildir zira zehirdir.
Karında taş olur ve tıkanıklık eder ve kurutma ve germesi ile katleder.
Yemesinden ağızda ziyade kuruluk ve karında ağırlık ve susuzluk ve göz domalmak ve kararmak ve ağırlık ve baygınlık ve boğaz ağrısı arız olur.
İlaç budur ki kusmakla ve lavman etmekle giderip karnı temizleye ve çivit hapı yani çivit, ondan ettikleri nebatın tohumundan içeler ve bizzat sıcak, tabiatı sıcak ve yağlı olan çorbalar yiyeler ve yutalar.
Kireç: Kireç yani sönmemiş kireçtir.
Kireç taşlarını ziyade yakıp ta kül olup ağardığında kireç olur.
İyisi odur ki temiz olup beyaz ola.
Sönmemiş kireç yakıcıdır, şu mertebede ki üzerine su serpildiğinde ziyade sıcak dumanı çıkar ki azayı yakar ve yumurtayı pişirir.
Tıp ilminde kullanılmaz illa sönmüşü kullanılır.
Sönmüşünün tabiatı sıcaktır, ısıtıcıdır.
Yıkanmış olunca itidale meyilli olur.
Her halde ikinci derecede kurudur lakin yıkanmış olunca kuruluğu sönmüşünden az olur ve sönmüşünün sönmemişinden az olur.
En iyisi odur ki beyaz mermerden ola.
Bu çeşidin yıkanmışı akar kanları tutar ve azayı sağlam eder.
Bazıları sönmemiş kireç ile oynar damarlar üzere dağ etmeyi caiz görmüşler ama yaramazdır, tehlikelidir.
Eğer sönmüş kirece iç yağı veyahut kuru üzüm katsalar olgunlaştırıcı/pişirici ve yumuşatıcı ola.
Kireç ne denli eski olursa ona göre kuvveti kalmayıp topraklığı kalır.
Sönmüş kireçte dahi yakıcılık vardır lakin azdır.
Hemen söndürüldüğü gibi yaraya ve çıbana vursalar üzerlerinde yanmış kabuk peyda eyleye yani mührelendire ama söndükten sonra iki üç gün dursa böyle etmez.
Birkaç kere yıkanmış olan kireç ateş yanığına faydalıdır.
Bu bapta büyük devalardandır.
Eğer kirece zırnık katsalar saçları yola.
Hırızma dedikleri budur.
Hırızma tutunduktan sonra evla budur ki o yeri menekşe yağı veyahut gül yağı ile yağlayalar.
Eğer yakıp kabartırsa üzerine gül suyu veyahut gül yağıyla tutya süreler.
Hırızma deri altında olan hıltları dışarı çekip yumuşak edip yükseltir ve yapışkan ve yoğun kıvamlı(galiz) eder.
Bazıları kabarttığına gül yağı ve mercimek unu ile ilaç ederler.
Hırızma tutunduktan sonra bedende ondan kalan balçık gibi kokuyu aspur kiri ve şeftali yaprağı ufağıyla ovunmakla gider.
Kireçten yemek ve içmek katledicidir.
Yiyenin ağzında kuruluk ve mide ağrısı ve gerinmesi ve bağırsak ağrısı ve güçle idrar etmek arız olur.
Eğer su yollarında çıban ederse kan işetir ve el ve ayak soğuk olup us gider ve vefat eder.
İlaç budur ki sıcak su ve sade yağ içirip kusturalar ondan sonra taze süt ve badem yağı ve gül yağı ve cüllab ve yağlı çorbalar içireler.
Mesela semiz tavuk çorbası ve luablar içireler.
Birkaç kere kireç söndürdükleri su ile her nesne ki pişirip onu yeseler tez katleyleye.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Cibsin (Alçı ve Kireç)
Cibsîn:
Cibsîni Hâcî Paşa hacerü'l-cass diye tefsîr eder. İbn Kütbî der ki cibsîn üç kısımdır: Biri ebyaz-ı sulb-i gayr-i heşştir ve gayr-i berrâktır, bu kısım casstır. Ve ikincisi ebyaz-ı berrâktır ve safâyihîdir, o kısım isfîdâc-ı cassâşîndir. Ve üçüncüsü humret-i sahrîdir. Cibsîn kireç taşı ki ona alçı derler. Musannifin kelâmından zâhir olan cass-ı âmm olur, cibsîn hâss olmaktır. Ba'zılar aks ederler ve cibsîni üç kısma taksîm ederler, biri cass ve biri isfîdâc-ı cassâşîn ve biri cibsîn-i asgardır derler.
Fi’l-Mâhiyyeti: Cibsîn hacer-i casştır, safâyihi olur ya'nî tahta gibi yassı olur, ebyaz ve şeffâflı olur ve ihrâk olunsa letâfeti dahi ziyâde olur.
Fi't-Tab'ı: Bârid-i yâbistir.
Fi’l-Ef'âli ve’l-Havâssi: Etıbbânın akvâli üzere mugarrîdir. Nezfî olan mahallin etrâfına vaz' olunsa kabz eder, zîrâ cibsînde tagriye olduğundan mâ-adâ kuvve-i ilsâk vardır ve lâ-mahâle onda lüzûcet ile kabz olur. İhrâk olundukta letâfeti ziyâde olur ve tecfîfi dahi ziyâde olur.
Fi-A'zâi'r-Re'si: Cibsîn ile cebhe tılâ olunur veyâhûd başa gılâf kılınır ya'nî takye gibi cibsîn ile baş örtülür ve ru'âfı olan kimsenin ru'âfın kat' eder. Kezâlik o gılâf ve tılâ cass ile olsa ru'âfı kat' eder husûsan o tılâya tîn-i Ermenî ve ades ya'nî mercimek ve kalîlü'l-mikdâr sirke halt olunsa kat'-ı ru'âf fi'li ziyâde olur. Heyüfestîdâs ile mersin suyu dahi halt olunur.
Fi-A'zâi'l-Ayni: Cibsîne tahaccür eylemesin için beyâz-ı beyz ya'nî yumurta akı halt olunup demevî remed için gözler üzere vaz' olunur.
Fi's-Sümûmi: Cibsîn sümûm-ı hânika cümlesindendir, ekl eden kimseyi boğup helâk eder ve hânıkta ya'nî boğmakta fi'li gâyete bâliğdir.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.