Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Şübrüm - Şebrem

Serbest metin
Muhtemelen; Euphorbia pithyusa, Euphorbia cyparissias (Çam yapraklı sütleğen) veya Euphorbia characias (Çalı sütleğeni)

Şübrüm (Sütleğen)
Sütleğen türlerinin ikincisi şübrümdür. Bu bitki, yaklaşık yarım metre (bir zira) uzayan, boğumlu ve küçük yapraklı bir türdür. Yaprakları çam veya tarhun yaprağına benzer. Mor çiçekleri, mercimere benzeyen ince, sarımsı tohumları vardır; bazı kitaplarda meyvesinin küçük bir nohut kadar olduğu yazılıdır. Kökü kalındır ve kesildiği zaman içinden peynir gibi beyaz bir süt akar. Bahçelerde ve verimli topraklarda yetişir. Diyarbakır’dan getirilenler kaliteli, Fars diyarından getirilenler ise kalitesizdir. Kökü meyvesinden, meyvesi de yaprağından daha etkilidir. Bitkiden sütünün nasıl çıkarılacağı ilgili bölümde anlatılmıştır.
Mahiyeti: Bahçelerde yetişir; ince, nazik ve düzgün dalları vardır. Üzeri tüylüdür ve yaprakları yazarın belirttiğine göre tarhun yaprağını andırır, ayrıca sütleğen sütü içerir.
Seçimi: En kaliteli olanı hafif, kırmızımsı rengi olan, dürülmüş bir zarf gibi duran ve kabuğu ince olandır. İki boğumlu, kalın, az kırmızı ve sert lifli olanlar kalitesizdir; Fars diyarından gelenler de aynı şekilde kötüdür ve bunları tıpta kullanmak caiz değildir.
Tabiatı: Huneyn, üçüncü derecenin sonunda sıcak ve kuru olduğunu söyler ancak bitkinin sütündeki bu sıcaklık ve kuruluk dördüncü dereceye kadar ulaşır.
Özellikleri: Büzücü, keskin ve damar ağızlarını tahrip edip kanatma (patlatma) gücü vardır. Şübrüm, zorunlu kalmadıkça tıpta kullanılmaması gereken ve terk edilmesi daha doğru olan ilaçlardandır; çünkü zararlarını gidermek için ıslah edildiğinde faydalı etkileri de yok olur. Genel olarak tehlikeli bir bitkitir ve özellikle sıcak mizaçlı kişilere çok daha fazla zarar verir.
Baş Organları: Sütü çürük dişlerin kolayca çekilmesine (sökülmesine) yardımcı olur.
Besin Organları: Karaciğere ve mideye zarar verir, genellikle istiska tedavisinde içirilir. Güvenli kullanabilmek için öncelikle hindiba, rezene ve köpek üzümü sıkılmış özsularında üç gün bekletilmelidir. Ardından kurutulup biraz Hint tuzu, türbit, halile ve sarısabır (sabır otu) ile karıştırılarak hap haline getirilmeli ve ihtiyaç anında öyle içirilmelidir. Bu yöntemle kullanıldığında faydası güçlü olur.
Boşaltım Organları: Sevdayı, balgamı ve vücuttaki fazla suyu ishal yoluyla dışarı atar. Eski çağlarda çok kullanılmış olsa da, hem cinsel güce ve meniye zarar verdiği hem de makat damarlarını tahrip edip patlattığı için sonradan terk edilmiştir. Bitkiyi ıslah edip bu zararlarını önleyerek kullanmak pek mümkün değildir; çünkü zararını gideren düzeltici maddeler (muslihler), bitkinin tedavi edici gücünü de tamamen yok eder. Eğer illa ıslah edilmesi gerekiyorsa yöntemi şudur: Dövülmemiş şübrüm bir gün bir gece taze sütte bekletilir ve bu sütün birkaç kez değiştirilmesi gerekir. Bu ıslatma işlemi tekrarlandığında bitkinin zayıf olan tedavi gücü ve kötü hıltları atma özelliği bozulur. Kullanılması kesinlikle gerekirse içine anason, rezene ve kimyon katılarak içilir. Tek seferlik içim miktarı bir ile dört danık (yaklaşık 0.5 - 2 gram) arasındadır. Bunlar bitkinin otuyla ilgili kurallardır.

Sütüne gelince; şübrümün sütünde hiçbir hayır yoktur ve içilmesine kesinlikle izin verilmez. Eğer şübrüm içilir de ishal aşırıya kaçarsa, hastayı soğuk suya oturtmak ishali keser. Kulunç tedavisinde kullanılacaksa; uşşak reçinesi, mukl (belesan zamkı), sekbinec reçinesi ve kurt dışkısı ile karıştırılarak kulunç bölümünde anlatıldığı şekilde hastaya verilir.
Sıtmalar: Şübrüm sıtma nöbetlerine yol açtığı için kullanımından kaçınılmalı ve terk edilmelidir.
Zehirler: İki dirhemi (yaklaşık 6 gram) ölümcül bir zehirdir.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb Cilt 2]

İhlebdiyâ: Ağaç sütleğeni denir ve şın harfi bölümünde "şebrem" başlığında anlatılmıştır.
Şebrem: Ağaç sütleğenidir. Bahçelerde ve su kenarlarında yetişir. Boğumlu bir kamışa, yaprakları ise tarhuna benzer. Farsçada şebrem denildiği gibi, Şirazlılar "gav-ı nebtusek" veya "gav-ı nebtumek" de derler; çünkü sığırlar bunu yerse zehirlenip ölür ancak koyunlara bir zarar vermez. Bitkinin en kalitelisi hafif ve kızılımsı dalları olan Anadolu türüdür. Kırmızılığı az olanlar ve Fars diyarından gelenler kötüdür, tıpta kullanılmamalıdır. Minhac kitabına göre kaliteli olanının tabiatı ikinci derecenin başında sıcak, üçüncü derecenin sonunda kurudur. Bazılarına göre üçüncü derecede sıcak, ikinci derecenin sonunda kurudur. Muhammed Temimi, sütünün dördüncü derecede sıcak ve kuru olduğunu söyler. Bir dirhemi şarapla ya da bal şerbetiyle içilirse ishal yapar. Eğer mukl, uşşak reçinesi ve sirkencübin (sirke-bal şurubu) ile karıştırılıp hap haline getirilirse iki dirhemi güçlü bir ishal sağlar ve kulunç hastalarına iyi gelir. Hindiba, marul, rezene ve köpek üzümü suyuyla karıştırılıp sütü kurutulduktan sonra Hint tuzu, türbit, sarı halile ve sarısabır katılarak iki-üç danık içilirse ödemlere, istiskalara, vücuttan sarı su akmasına, veremlere ve tıkanıklıklara fayda eder.

Zararını hafifletmenin (ıslah etmenin) bir yolu da şudur: Dövülmemiş ot bir gün bir gece taze sütte bekletilir; böylece acılığı ve tahrip edici gücü azalarak kötü hıltları (atıkları) güvenle dışarı atması sağlanır. En doğru yöntem taze sütte ıslatmaktır. Ardından hastanın mizaç durumuna göre içine anason, kimyon, halile ve hindiba suyu katılarak çok küçük dozlarda (kırat hesabıyla) verilir; çünkü bu bitkinin kullanım dozu hakkında hekimler arasında çok büyük görüş ayrılıkları vardır. Bu şekilde haplar ve kurslar (pastiller) hazırlanıp verilirse son derece faydalı olur. Bitkinin bekletildiği süt kesinlikle dökülmelidir, çünkü o süt zehirli hale gelmiştir; amaç sadece sütleğeni sütün içinde ıslah etmektir. Minhac yazarı, zararlı ve özellikle sıcak mizaçlılar için tehlikeli olduğu gerekçesiyle sütünün içim dozunu sadece bir danık olarak belirlemiştir. Bitkiyi fazla içenlerin midesine, karaciğerine, cinsel gücüne, menisine, sinirlerine ve makat damarlarına zarar gelir, damarları patlatır; eğer hastada şiddetli bir rahatsızlık ve sancı oluşursa soğuk suya oturtulmalıdır. Bu uygulama ishali ve sancıyı keser. Sütünün iki dirhemi öldürücüdür.

Özetle, bitki bir gün bir gece sütte bekletilmeli, bu esnada süt birkaç kez değiştirilmeli ve asla bir günden fazla bekletilmemelidir. Yedi farklı sütleğen türünün ortak özelliği; hangi tür temriye (deri hastalığına) sürülürse sürülsün onu iyileştirmesidir. Ancak küçük çocuklara çok acı ve rahatsızlık verir, çocuk bedenleri buna dayanamaz. Temriyi geçirse bile deride yara açabilir. Sonuç olarak, sütleğen içen birinde şiddetli sancı ve rahatsızlık gelişirse hemen taze süt, köpek üzümü suyu, kaymak veya tereyağı içirilmelidir; diğer zehirlenmelerde hangi tedaviler uygulanıyorsa bunda da aynıları yapılmalıdır. Keskin ve zehirli etkisi giderilmeden (ıslah edilmeden) asla şuruplara katılmamalıdır. Eğer bir hastaya verildiğinde ishal yapması beklenirken kabızlık yaparsa, bitkide hâlâ tahrip edici bir keskinlik olduğu anlaşılır; hastaya sancı vermesine fırsat kalmadan hemen taze süt içirilerek bitkinin zehirli gücü iptal edilmeli ve gereken tedavi uygulanmalıdır. Bedeli mezeryon bitkisidir. Takvim yazarının belirttiğine göre eşek hıyarı da buna bedel olabilir.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]

Şibrem (Şebrem): Sütleğendir. Kökünden iki miskâl şarapla veya bal şerbetiyle içilirse içi temizleyerek ishal yapar. Meyvesinden iki dirhem, yaprağından üç dirhem ya da üç miskâl içmek de aynı şekilde ishal etki gösterir. Mukl, sirkencübin ve uşşak reçinesiyle karıştırılıp hap yapılarak kulunç hastasına yedirilirse çok fayda eder. Hindiba, marul, rezene ve köpek üzümü suyunda bekletilip sütü kurutulduktan sonra Hint tuzu, türbit, sarı halile ve sarısabır ile karıştırılarak iki veya üç danık içilirse ödemi olanlara, vücuttan sarı su akıtanlara, veremlere ve organ tıkanıklıklarına şifa olur.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]

Şebrem (Sütleğen): Mısır’da buna "Hicaz şurubu" denir. Irak ve Hicaz yörelerinde yetişen bir bitkitir. Kamışa benzer ancak daha incedir ve yarım metre kadar uzar. Sarı çiçekleri, mercimere benzeyen tohumları ve tarhun yaprağını andıran yaprakları vardır. En güçlü yeri kökü, en zayıf yeri ise yapraklarıdır. En iyisi hafif, kızılımsı ve dürülmüş bir zarı andıran türüdür. Buna benzemeyenler kalitesizdir ve öldürücü olabilir. Üçüncü veya ikinci derecede sıcak, birinci derecede kurudur. Vücuttaki üç temel hıltı (sevda, balgam, safra) harekete geçirir ve tıkanıklıkları açar. Özellikle balgamı söker, mideyi güçlendirir ve damar ağızlarını açar. Çok güçlü ve keskin bir çözücü olduğu için bazen baygınlığa, iç sıkıntısına ve ağır hastalıklara yol açabilir. Nitekim Peygamber Efendimiz’den (sallallahu aleyhi esellem) bu bitkinin meniyi zayıflattığına dair hadis-i şerif rivayet edilmiştir. Bitkinin tedavi edici gücünü yok etmeden zararını önleyen maddeler (muslihler); anason, mukl ve sarı haliledir. Eğer bitki, bir gün bir gece boyunca sürekli değiştirilen sütte bekletilirse faydalı gücü iki katına çıkar. Belirlenen güvenli içim miktarı bitkinin kendisi için bir dirheme, sütü için ise yarım dirheme kadardır. Bazen kaynatılmış suyundan on dirhem, bitkinin kendi gövdesinden iki dirhem içildiği de olmuştur. Bedeli, kendi miktarı kadar türbit ve yarısı kadar sarı haliledir.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]

Şebrem: Zehirli sütleğen türlerinden biridir. Zararı faydasından çok daha fazla olduğu için burada Türkçeye çevrilmemiştir; araştırmak isteyenler orijinal Arapça eserlere bakabilir.
[Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Şübrüm (Sütleğen)
Ve yedi yetûun ikincisi şübrümdür. İşbu şübrüm sütlügen envâ'ındandur, bir zira' mikdarı yukarı çıkar, boğumları olur, küçürek yaprağı olur, çam yaprağına veyahûd tarhûn yaprağına benzer, firfiri çiçeği olur, mercimek gibi incerek ve sarıca tohumu olur ve bazı kütübde küçürek nohûd kadar mivesi olur diye yazarlar ve yoğun kökü olur, kökünün içi ve etrafının kesilecek mahalli peynir gibi leben ile dolu olur, bostanlarda ve sair ma'mûr yerlerde biter; Diyar-ı Bekr'den meclûb olan ceyyid olur, Fürs diyarından meclûb olan redî olur. Ve kökü mivesinden kavî olur ve mivesi yaprağından kavî olur. Ve leben-i şübrüm istihracının tariki mahallinde mezkûrdur.
el-Mahiyyetü: Bostanlarda nabit olur, onun kadib-i dakiki (pek ince nazik dal) ve müstevisi vardır, zeğablıdır ve onun varakı tarhûn varakı gibidir musannifin takriri üzere ve leben-i yetû'u dahi vardır.
el-İhtiyaru: Onun ecvedi hafif ve humrete mail olup cümle melfûf (sarılı, zarf gibi) gibi ve rakiku’l-liha olanlardır. Amma o şübrüm ki iki kasabalı ve galiz ve kalilü’l-humret ve sulb huyûtu (sert, taş gibi lifleri) ola, cemi'an onlar redîlerdir ve Farisî dahi redîdir; bu mezkûrlardan birini isti'mal caiz değildir.
et-Tabi'u: Huneyn dedi ki salisenin ahirinde harr ve yabisdir, amma lebeninin o keyfiyyetleri derece-i mezkûrede belki derece-i rabiaya baliğdir.
el-Havassu: Onda kabd ve hiddet ve damarların ağzını tefcir kuvvesi vardır. Ve şübrüm o eşyadandır ki onları terk ve 'adem-i isti'mal layık olur ve ıslah olunsa onun menfa'ati kalmaz mevdi'inde zikr olunan sebeb için. Ve cemi'an şübrüm darrdır ve hususâ mizac-ı harr ashabına dararı ziyade olur.
A'dâu'r-Re'si: Onun lebeni kal'-ı esnana mu'in olur.
A'dâu'l-Gıdai: Kebid ve mi'deye mudırr olur ve istiska 'ilacında saky olunur. Ve vacib olur ki evvelâ şübrüm hindeba ve raziyanec ve 'inebü's-sa'leb 'asirlerinde (sıkılmış öz sularında) üç gün mikdarı nak' oluna ve ba'dehu kurutulup milh-i Hindiden bir şey' ve türbüd ve helilec ve sabır ile kurs ittihaz olunup vakt-i hacette saky oluna, bu vechle şübrüm şürbünün nef'i kavî olur.
A'dâu'n-Nefdi: Sevdayı ve balgamı ve ma'ı ishal eder. Ve kadimü’z-zamanda şübrüm isti'mal olunur idi, sonra terk olundu baha ve meniye dararı olduğu için ve 'urûk-ı mak'adeyi tefcir eylediği (yardığı) için. Ve ıslah olunup o madarratları def' ve şübrümü muslih ile isti'mal dahi mümkin olmaz ve muslih ile şübrümden intifa' olunmaz, zîrâ muslih ile onun nef' ve dararı cemi'an zail olur, zîrâ şübrümü ıslah eylemek tariki budur ki şübrüm-i gayr-i medkûk leben-i halibde (taze sütte) bir gün ve bir gece nak' (ıslatılma) olunur ve birkaç kerre o nak' tecdid olunur ve lâ-mahale tekerrür-i nak' ile kuvvet-i daife ve ahlat-rediyyeyi kalı batıl olur. Amma onu isti'malin lüzûmu olsa ona enisûn ve raziyanec ve kemmûn halt olunup mahlûtan şürb olunur ve onun şerbet-i vahidesi bir danıktan dört danıka varınca kadar kılınır. Ve bu mezkûrlar şübrümün haşişesi ahvali idi. Ve amma şübrümün lebeninde hayr yoktur ve onu şürb için ruhsat verilmez. Amma şübrüm şürb olunup ishali ifrat üzere olsa mâ-i baridde ku'ûd onu kat' eder. Ve şübrüm külınc için isti'mal olunsa uşşak ve mukl ve sekbînec ve zibl-i zi’b ile babu'l-külıncda vasf olunduğu üzere saky olunur.
el-Hummayatü: Şübrüm hummayatı tevlid etmekle onun isti'mali hecr ve terk olunur.
es-Sümûmü: Onun iki dirhemi katildir.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb Cilt 2]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.