Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Ökse otu - Viscum album

Ökse otu   - Viscum album — 1
1 / 1
Serbest metin
Dıbk / Eksûs / Öksü (Ökse Otu - Viscum album)
Frenkçede visko, Arapçada dıbk, Türkçede pelit burcu. Tabiatı hararet kuruluğu birinci derecededir. Faydası: Eğer zikrolunan dıbkın pişmişini sara(epilepsi) hastalıklarında kullansalar faydası müşahede olunur ve masumlarda çocuk havalesi(ümmü's-sıbyan) dedikleri hastalığa zikrolunan ağacın burcundan(muhtemelen meyvesinden demek isteniyor) ezip bir dirhem üzüm suyuyla içirseler söz konusu hastalığı defeder. Söz konusunun gerek pişmişi ve gerek tozu(süfufu) baş dönmesine ve felç dedikleri hastalığa birkaç gün devam etmek ile gayet fayda verir. Ve söz konusu dıbkın özsuyunu şişlikler üzerine vursalar şişliklerini çözüp/eritip(tahlil edip) elemlerini defeder. Eğer özsuyunu merhemlere dahi dahil etseler sevdavi yaralara dahi uygundur, Allah'ın emriyle iyileşmesine sebep olur. Eğer söz konusu bitkiyi taze iken toplayıp bir semiz emcek ile bir toprak çömlek içinde gayet iyi pişinceye kadar pişirip söz konusunun suyunu süzüp alıp hastalıktan kalkmış zayıf kimselere ve yaşlılara içirseler bedenlerine kuvvet verip yine asıl tabiatına döndürmeye sebep olur, Allah'ın emriyle gaflet olunmaya.
[Terceme-i Cedîde Fi'l-Havâssi'l-Müfrede]

Dıbk: Hükmü ağaçta bulunması ağaç yosunu gibidir, lakin danesi nohut gibidir ve pürüzlüdür. Ve içinde rutubet vardır. Ele yapışır. Ve iyisi, yumuşağıdır ve rutubeti çok olanıdır ve kabuğu yeşil. Ve çoğu palamutta bilinir. Ve bazıları demişler ki o, bir müstakil budaktır ki o ağaçta biter. Ve çoğu yaz zamanında olur. O sıcaktır ikincinin ahirinde ve kurudur evvelinde. Böyle demişler. Ve Hekim Davud katında ki palamuttan olanın harareti evvelkiden geçmez ama kuruluğu üçüncüye yakındır ve elmada olanı ikincide. O tez çözücü/eritici(seri'ü't-tahlil) ve çekicidir, şişlikleri tez yetiştirir ve irinli yaraları söktürür ve uzuvlara hareket getirir ve tırnakları zırnık ve zift ile keser ve kireç ve bal ile bitirir. Ve ne zaman ki içseler balgamı ve sevdayı saf eder ve siyatik ağrısını ve eklemleri sakin eder ve tıkanıklıkları açar. Ve ne zaman ki bal ile ve pekmez ve sebestan ile pişirseler ve bir ağaca yapıştırsalar ona konan kuşlar onda asılı kalır. Ve bu denenmiştir. Ve eğer kınaya karıştırıp kepek hastalığına ve ebreyelye'ye sürseler uzak eder. Ve eğer gül yağı ile çözüp/eritip(hal edip) ve kadınlar saçlarına sürseler gayet ile uzatır. Ve eğer kırmıza karıştırsalar rengini kuvvetli eder. Belki kırmızının onsuz eseri olmaz. Ve o, yoğun kıvamlı yeller ve gurultu tevellüt eder. Ve kalbe zararı vardır. Ve onu suda ıslatıp kabuğu çıkıp çözülünce/eriyince düzeltici olur veya hint yağıyla(hırva' ile) veya fesleğen tohumunu üzerine alalar. Şerbeti: Yarım miskaldir. Ve bedeli: Veznince ve yarısınca dağ ardıcı(übhül).
[Davud-u Antaki - El Tezkire]

Dıbk: Türkçede kökçe dedikleridir ki ağaçlarda bitip onun yemişinden öksü dedikleri tutkal gibi kuşlar avlayacak nesne hasıl olur. Kitap sahibi der: Ekseriya palamut ağaçlarında olur bazı dağlarda ben kendim gördüm. Palamut ağacının kendisinin bir yerinden bir yere toplanmış doğru budaklar biter, güya ki başka, bu küçük ağaçtır, ufak yaprakları olur. Yaprakları saf yeşildir, mersin ve nar yapraklarının küçüğüne benzer, nohut danesinden küçürek yeşil daneler yemiş verir. Yemişi kuru olunca kabuğu siyah olup buruşur, içinde kuvvetli, sarı koyuluğu vardır ki öksü ondan olur. Şu veçhle ki daneleri dövüp ve yıkayıp daha sonra pişirilir ve öksü olur. Bazıları demişler şimşir ve armut ve diğer ağaçlarda dahi olur. Öksünün kuvveti havai sıcak cevherden ve sulu(mai) soğuk cevherden ve topraksı tutucu(kabız) cevherden terkip olunmuştur. Her cevher kendine lazım olan tesiri eder. Tabiatı ikinci derece ahirinde sıcak ve birinci derecede kurudur. Bedende olan yaşlıkları çekip getirir, yaşlık gerek yoğun kıvamlı ve gerek ince olsun ve eritip indirir ve hafif eder. Onun içindir ki büyük sivri çıbanlara ve şişliklere yakı etseler pişirip bir yere getirip deşe. Uzuv üzerine kondukta derhal harareti zahir olmaz belki durdukça zahir olup ziyade olur. Diğer devalardan her deva ki ısıtıcı olup artık rutubet yani sinmeyip kalmış yaşlığı ona dahi hassası böyledir yani derhal ısıtmayıp giderek sıcak eder. Eğer çam sakızı ve bal mumu ile beraber karıştırıp kulak diplerinde zahir olan büyük şişliklere ve büyük çıbanlara ve diğer bedende olan şişliklere vursalar pişirip deşe. Eğer kızarıklık/isilik üzerine onunla yakı etseler gidere. Eğer günlük ile karıştırsalar eskiden olan uyuzları giderip pak ede. Eğer kireç yani hırızma taşı veyahut zift taşı(hacer-i zifti) dedikleri taş ile ki Yunan lisanında ona gagatis derler ve bu taş Irak vilayetinde Hit dedikleri şehirde çok bulunur veyahut isyus dedikleri taş üzerinde bulunan pas/zehir ile karıştırıp pişirip dağılır makulesi olan şişliklere ve katılaşmış olan dalağa vursalar şişlikleri indirip dalak katılığını gidere. Eğer sarı veyahut kızıl zırnık ile karıştırıp fasit olup düşürülmesi murat olunan tırnaklara vursalar koparıp düşüre. Eğer alçı ile karıştırıp şıraya katsalar ziyade kuvvetli eyleye. Eğer bazı devalarla kullanımı murat olunursa sıcak su içinde ıslatıp dura ta kabuğu ayrılıp çekirdeği çıka. Daha sonra ceviz veyahut hint yağı(kene tohumu) dedikleri danelerin içi ile dövüp ve bal ile macun ettikten sonra murat olunan devalara katıp kullanalalar. Eğer susam yağı(şir-i rugan yagı) ile dahi ıslatıp koysalar ıslanır. Daha sonra kuru olan devalara karıp kullanalalar. Bir miskalden ziyade miktarını kullanmayalar. Ama kalbe yani yüreğe zarar etmekte ziyade tesiri vardır, oğul otu(badrencbüye) zararını defeder. Gah olur kullanımından karında gurultular ve bağırsak ağrısı ve baş dönmesi ve bedende ağırlık hasıl olur. İlacı budur ki bal suyu verip kusturalar ve lavman edip sirkencübin içireler. Şişlikleri indirmekte bedeli ardıçtan vezninin üç payından iki payı ve buçuk payıdır.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]


Türkçe lisanı üzere ökse derler diye işaret olunmuştur. Manası tutkal gibi bir yapışkan nesnedir ki onunla kuş avlarlar. Dıbk, kökçe ağaçlar kuruyunca biter. Bazı yerlerde burç derler ki kuş bokundan olur, öksü onun yemişinden olur, bu sebepten öksüye dahi dıbk derler. Mahiyeti malumdur, biraz dallardır ki zikredilen ağaçların sapında filiz gibi biten olur; bittiği ağacın cinsi ve kendi filizi gibi değildir belki birleşmiş dallardır ve sebat olur, tek bir yerde toplanıp tek bir asıldan top top biter, her topu bir küçük ağaç gibidir, yaprakları küçük ve hafif ve renginin yeşilliği saf olur, nar ve mersin ağaçlarının(asın) yapraklarının küçüğüne benzer olur. Ve Kanun sahibi der ki dıbkın meyvesi siyah nohut gibi olur, yuvarlaklığı halis ve tam değildir, büzüşmüş(mütegazzın) olur yani dalları çok olur. Ve bazı nüshalarda noktalı harfle "mütegazzın" vaki olmuştur yani büklümlü olur. Ve kırılıp sütü ele bulaştıkta tutkal bulaşan el gibi olup her ne alırsa o alınana eli yapışır. Ve madeni yani bittiği mahalli palamut(bellut) ve elma ve armut ağaçları olur. Ve dıbkda sululuk ve havalılık(havaiyyet) kuvvetleri olur. Seçimi Hakkında: Dıbkın iyisi taze olup pürüzsüz olan ve içi pırasa renkli ve dışı sırf yeşil olandır. Evvela dıbk dövülüp yıkanır ve daha sonra pişirilir. Tabiatı Hakkında: Isıtması çok bekleme ile zahir olur yani bir uzva yakı olunsa uzun zaman o uzuv üzere eğlenmedikçe uzvu ısıtmaz. Dıbk ısıtmada söğüt çiçeği(safsiya) gibidir ve söğüt çiçeğinden dahi zayıftır. Ve dıbkda artık rutubet vardır ve rutubeti olgun/pişmiş (nazıc) bir rutubet değildir. Ve dıbk üçüncü derecede sıcak kurudur. Fiilleri ve Özellikleri Hakkında: Dıbk çözücüdür/eriticidir(muhallildir), çekmesi kuvvetli olmakla bedenin derinliğinden yoğun kıvamlı rutubetleri çeker ve çözer/eritir(tahlil eder) ve yumuşatır dahi. Ve bazıları dediler ki ince rutubetlerde dıbkın fiili olmaz. Süs Hakkında: Zırnık ile beraber kötü tırnaklar üzerine konsa tırnakları söker. Şişlikler ve Çıbanlar Hakkında: Soğuk şişlikleri çözer/eritir(tahlil eder) hususen kireç(nure) ile kuvvetlendirilse çözmesi ziyade olur, yengeç(seratan) ve gece kızları(benatü'l-leyl) dedikleri sivilcelerden faydası olur. Çıbanlar ve Yaralar Hakkında: Eski yaraları ve kötü cerahati yumuşatır. Eklem Organları Hakkında: Dıbk bir misli çam sakızı ve bir misli mum ile eklemleri yumuşatır. Baş Organları Hakkında: Mum ve çam sakızı ile dıbk birleştirilse kulak ardında hasıl olan soğuk şişliklere faydalı olur. Beslenme Organları Hakkında: Kireç misilli dıbkı kuvvetlendiren eşyaların bazısı ile dıbk kuvvetlendirilse ve o dıbk dalak üzere konsa dalağı eritir.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Debak (Dıbk): Türkçede ökse derler. İyisi odur ki yeni ola. Dışarısı kızıl içerisi kendire benzer. Eğer çam sakızı ile ve mumla karıştırıp yakı eyleseler döküntülere(hurelere) ve kulak dibinde olan ve gayrı yerde olan şişliklere vursalar gidere. Eğer yakı edip döküntü hastalığına vursalar gidere. Eğer günlükle karıştırıp eski çıbanlara vursalar fayda ede. Eğer günlük ile karıştırıp pişirip yaramaz şişliklere vursalar kopara ve katı dalak şişliklerine vursalar çöze/erite(hal ede). Eğer sarı zırnık ile veya kızıl zırnık ile karıştırıp yaramaz tırnaklara vursalar kopara. ...Gıra: Yelimdir. Eğer değirmen tozundan olan yelimi şişliklere vursalar pişire. Eğer pelte(harire) etseler içseler göğüsten kan tükürmeye fayda eder. Eğer sığır gönünden olan yelimi sirkeyle demreviye ve çıbanlı uyuza sürtseler fayda ede. Eğer döküntülere sıcak suyla ezip ateş yanığına vursalar fayda ede. Eğer balla ve sirkeyle ezip cerahate vursalar bitire. Eğer balık kursağını ezseler baş merhemlerine ve çıbanlı uyuz otlarına katsalar fayda ede. Eğer kulunç otlarına katsalar fayda ede. Eğer sirkeyle ezip tavşan derisi üzerine yakı eyleyip ateş yanığına vursalar fayda ede. Eğer göyündürüp sürme yerine kullansalar fayda ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]

Erişim kontrol ediliyor…

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Dıbk / Eksûs / Öksü (Ökse Otu - Viscum album)
Frengî vîskô, Arabî dıbk, Türkî pelit burcı. Tabî'atı harâret yübûseti derece-i ûlâdadur. Fâ'idesi: Eger zikr olınan pelit burcınuñ matbûhını sar'a illetlerinde isti'mâl etseler nef'i müşâhede olınur ve ma'sûmlarda ümmü's-sıbyân dedükleri illete zikr olınan agacuñ burcından sahk edüp bir dirhem üzüm suyıyla içürseler mezkûr illeti def' eder. Mezkûruñ eger matbûhu ve eger süfûfı baş dönmesine ve felc dedükleri illete birkaç gün müdâvemet etmek ile gâyet fâ'ide verür. Ve mezkûruñ usâresin şişler üzerine ursalar şişlerin tahlîl edüp elemlerin def' eder. Eger zikr olınan eşyânuñ usâresin merhemlere dahı idhâl etseler sevdâvî yârelere dahı münâsibdür, bi-emri'llâhi te'âlâ ıslâhına bâ'is olur. Eger mezkûr eşyâyı tâze iken cem' eyleyüp bir semiz emcek ile bir toprak çölmek içinde gâyet müherrâ olınca tabh eyleyüp mezkûruñ suyın süzüp alıp hastalıktan durmuş za'îf kimselere ve pîrlere içürseler bedenlerine kuvvet verüp yine tabî'at-ı asliyyesine avdet etdürmeye bâ'is olur, bi-emri'llâhi te'âlâ gaflet olınmaya.
[Terceme-i Cedîde Fi'l-Havâssi'l-Müfrede]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.