🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Şimşir Ağacı (Buxus)
Serbest metin
Şimşir Ağacı (Buxus)
Baks: Şimşir ağacı / çimşir ağacı Türkçede; şimşat Şam ehlinde; şimşat ağacı(dıraht-ı şimşâd) Farsçada. Buna çimşir ağacıdır demişler. Ama şairler sevgilinin boyunu ona benzetip zülfünü dahi ona teşbih etmişler. Bu surette boylu bir kara ağaç olmak gösterir. Merhum Halimi dahi böyle beyan eylemiş. Çimşirin eğer yaprağı eğer yemişi mersine benzer. Tabiatı tutucudur/büzücüdür(kabızdır). Ama çimşirin nevi çoktur. Rum’da olan böyledir. İlla bir nevi olur, Nişaburi derler. Bir nevi Heryun ve bir nevi Bağdadi olur. Yağını aldıkları Nişaburi nevidir. Ve Heryun nevinin tabiatı sıcak ve nemlidir. Ve Bağdadi çimşir bütününden büyük olur ve yaprakları nar yaprağından dahi büyük olur. Yerden bittiği zaman doğru biter ve tepesi siyah olur ve soğuğa çok takat getirmez, kararır. Şerif sözü bunun talaşını kına ile karıştırıp başa yakı eyleseler ağrısını sakin eder ve kılları muhkem eder. Ve yumurta akıyla ve değirmen tozuyla sinirler zahmetine yakı eyleseler fayda eder.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Bakas: Şimşir ağacıdır. Eğer yemişinden yeseler içi tutar.(kabız eder) Ve bağırsakta olan yaşları tutar-keser. Yaşlığını gidere. Eğer törpüleseler ufağını kınaya katsalar başa dürtseler kıllarını muhkem eyleye. Ve ağrısını gidere. Ve dağılmış saçları toplaya. Eğer yumurta akıyla ve değirmen tozuyla yakı edip sinirler zahmetine vursalar fayda ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Bakas: Yunan lisanında lıkıs lafzından Arapçalaştırılmıştır. Lıkıs, büyük ve budakları çok mersin gibi yaprakları ince maruf ağaçtır. Türkçede çimşir dedikleridir. Kitap sahibi der: Şu an bizim şehirlerimizde ve Şam-ı Şerif’te şimşar demekle maruftur. Çimşir, ondan galattır. Rum vilayetinde çok olur. Derelerde ve sularda ve derya kenarlarında biter. Yemişi, mersin yemişine benzer. Ağacı kuru olunca sarılığa meyilli olur. Ondan taraklar ederler. Ondan olan tarak saçlara faydalıdır, saçları kavi eder, güzel tarak olur, saçların fesadını düzeltir. Çimşir, bütün eczasıyla tabiatı soğuktur, tutucudur(kabızdır), tanesi karnı tutar. Eğer üç miskal miktarını içseler veyahut tazesinden çekirdeğini yabana atıp bir vakıyye yani on iki dirhem miktarı yeseler bağırsaklarda olan fasit yaşlıkları kuruta. Eğer çimşiri eğeleyip ufağını kına ile başa yakı etseler kıllara kuvvet vere ve baş ağrısına fayda eyleye ve başta olan dikişler/eklemler birbirinden ayrılmış olsa geri bitiştire. Eğer yumurta akıyla ve kabuğu çıkıp muhkem yıkanıp ondan sonra kurumuş buğdaydan olan un tozuyla yakı edip yerinden oynamış olan kemik başı üzerine vursalar fayda eyleye.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Baks: Şimşir ağacı / çimşir ağacı Türkçede; şimşat Şam ehlinde; şimşat ağacı(dıraht-ı şimşâd) Farsçada. Buna çimşir ağacıdır demişler. Ama şairler sevgilinin boyunu ona benzetip zülfünü dahi ona teşbih etmişler. Bu surette boylu bir kara ağaç olmak gösterir. Merhum Halimi dahi böyle beyan eylemiş. Çimşirin eğer yaprağı eğer yemişi mersine benzer. Tabiatı tutucudur/büzücüdür(kabızdır). Ama çimşirin nevi çoktur. Rum’da olan böyledir. İlla bir nevi olur, Nişaburi derler. Bir nevi Heryun ve bir nevi Bağdadi olur. Yağını aldıkları Nişaburi nevidir. Ve Heryun nevinin tabiatı sıcak ve nemlidir. Ve Bağdadi çimşir bütününden büyük olur ve yaprakları nar yaprağından dahi büyük olur. Yerden bittiği zaman doğru biter ve tepesi siyah olur ve soğuğa çok takat getirmez, kararır. Şerif sözü bunun talaşını kına ile karıştırıp başa yakı eyleseler ağrısını sakin eder ve kılları muhkem eder. Ve yumurta akıyla ve değirmen tozuyla sinirler zahmetine yakı eyleseler fayda eder.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Bakas: Şimşir ağacıdır. Eğer yemişinden yeseler içi tutar.(kabız eder) Ve bağırsakta olan yaşları tutar-keser. Yaşlığını gidere. Eğer törpüleseler ufağını kınaya katsalar başa dürtseler kıllarını muhkem eyleye. Ve ağrısını gidere. Ve dağılmış saçları toplaya. Eğer yumurta akıyla ve değirmen tozuyla yakı edip sinirler zahmetine vursalar fayda ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Bakas: Yunan lisanında lıkıs lafzından Arapçalaştırılmıştır. Lıkıs, büyük ve budakları çok mersin gibi yaprakları ince maruf ağaçtır. Türkçede çimşir dedikleridir. Kitap sahibi der: Şu an bizim şehirlerimizde ve Şam-ı Şerif’te şimşar demekle maruftur. Çimşir, ondan galattır. Rum vilayetinde çok olur. Derelerde ve sularda ve derya kenarlarında biter. Yemişi, mersin yemişine benzer. Ağacı kuru olunca sarılığa meyilli olur. Ondan taraklar ederler. Ondan olan tarak saçlara faydalıdır, saçları kavi eder, güzel tarak olur, saçların fesadını düzeltir. Çimşir, bütün eczasıyla tabiatı soğuktur, tutucudur(kabızdır), tanesi karnı tutar. Eğer üç miskal miktarını içseler veyahut tazesinden çekirdeğini yabana atıp bir vakıyye yani on iki dirhem miktarı yeseler bağırsaklarda olan fasit yaşlıkları kuruta. Eğer çimşiri eğeleyip ufağını kına ile başa yakı etseler kıllara kuvvet vere ve baş ağrısına fayda eyleye ve başta olan dikişler/eklemler birbirinden ayrılmış olsa geri bitiştire. Eğer yumurta akıyla ve kabuğu çıkıp muhkem yıkanıp ondan sonra kurumuş buğdaydan olan un tozuyla yakı edip yerinden oynamış olan kemik başı üzerine vursalar fayda eyleye.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Şimşir Ağacı (Buxus)
Baks: Şimşir agacı Türkî; çimşir agacı Türkî; şimşâd Ehl-i Şâm; dıraht-ı şimşâd Fârisî; baksîs Yûnânî. Bunı çimşir agacıdur demişler. Ammâ şu'arâ mahbûbuñ kaddini aña beñzedüp zülfün dahı aña teşbîh etmişler. Bu sûretde kâmetlü bir kara agaç olmak gösterür. Halîmî merhûm dahı böyle beyân eylemiş. Çimşirüñ eger yapragı eger yemişi mersîne beñzer. Tabî'atı kâbızdur. Ammâ çimşirüñ nev'i çokdur. Rûm’da olan böyledür. İllâ bir nev'i olur, Nîşâbûrî derler. Bir nev'i Heryûn ve bir nev'i Bagdâdî olur. Yagın aldukları Nîşâbûrî nev'idür. Ve Heryûn nev'inüñ tabî'atı hârr u ratbdur. Ve çimşîr-i Bagdâdî cümlesinden büyük olur ve yaprakları enâr yapragından dahı büyük olur. Yerden bitdügi zamân togrı biter ve depesi siyâh olur ve sovuga çok tâkat getürmez, kararur. Kavl-i Şerîf bunuñ nüşâresini hınnâ ile karışdurup başa zımâd eyleseler agrısın sâkin eder ve kılları muhkem eder. Ve yumurda agıyla ve degirmen tozıyla siñirler zahmetine yakı eyleseler fâ'ide eder. Şimşâr: Çimşir agacıdur. Baks deyu be bâbında zikr olınmışdur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Baks: Şimşir agacı Türkî; çimşir agacı Türkî; şimşâd Ehl-i Şâm; dıraht-ı şimşâd Fârisî; baksîs Yûnânî. Bunı çimşir agacıdur demişler. Ammâ şu'arâ mahbûbuñ kaddini aña beñzedüp zülfün dahı aña teşbîh etmişler. Bu sûretde kâmetlü bir kara agaç olmak gösterür. Halîmî merhûm dahı böyle beyân eylemiş. Çimşirüñ eger yapragı eger yemişi mersîne beñzer. Tabî'atı kâbızdur. Ammâ çimşirüñ nev'i çokdur. Rûm’da olan böyledür. İllâ bir nev'i olur, Nîşâbûrî derler. Bir nev'i Heryûn ve bir nev'i Bagdâdî olur. Yagın aldukları Nîşâbûrî nev'idür. Ve Heryûn nev'inüñ tabî'atı hârr u ratbdur. Ve çimşîr-i Bagdâdî cümlesinden büyük olur ve yaprakları enâr yapragından dahı büyük olur. Yerden bitdügi zamân togrı biter ve depesi siyâh olur ve sovuga çok tâkat getürmez, kararur. Kavl-i Şerîf bunuñ nüşâresini hınnâ ile karışdurup başa zımâd eyleseler agrısın sâkin eder ve kılları muhkem eder. Ve yumurda agıyla ve degirmen tozıyla siñirler zahmetine yakı eyleseler fâ'ide eder. Şimşâr: Çimşir agacıdur. Baks deyu be bâbında zikr olınmışdur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
