🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Ferâsiyûn
Serbest metin
Boz Otu / Ferâsiyûn (Marrubium vulgare)
Mahiyeti Hakkında: O deva bir çeşit ot ve çiçektir ki rengi kırmızı ve tadı acı olur.
Tabiatı Hakkında: Artiyasus dedi ki onun ısıtması ve kurutması kuvvetli değildir, ama o otçuların gayrıları dediler ki üçüncü derecede sıcak ve ikinci derecede kurudur.
Fiilleri ve Özellikleri Hakkında: Açıcıdır(müfettih) ve yıkayıcılığı(cila) vardır, tıkanıklığı eritir ve eritir/çözer(tahlil eder) ve parçalar.
Baş Azaları Hakkında: Onun özsuyu burunda olan eski ağrı için kullanılır ve işitme deliklerini temizler ve açar ve işitmenin eski olan ağrısını giderir.
Göz Azaları Hakkında: Özsuyu bal ile gözü keskinleştirmek için kullanılır.
Göğüs Azaları Hakkında: Göğsü ve akciğeri tükürmekle temizler.
Gıda Azaları Hakkında: Karaciğer ve dalak tıkanıklıklarını(südde) açar.
Atım/Boşaltım Azaları Hakkında: Adet kanını indirip rahmi temizler.
Zehirler Hakkında: Ferasiyun tuz ile kuduz köpek ısırması için kullanılır.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Haşişetü'l-kelb: Ferasiyun derler. Fe babında üç çeşidiyle tafsil olunur.
Sindiyanü'l-arz: Ferasiyundur. Fe babında zikrolunur. Şeyh Davud sendiriti demiş.
Şerbet: Ferasiyundur. Zikrolunur.
Şinar: Ferasiyundur. Fe babında ferasiyun diye zikrolunur.
Süfü'l-arz: Oğul otunun yabanisidir. Yaramaz kokar. Üç çeşit olur. Ferasiyun derler. Fe babında çeşitleri zikrolunur.
Ferasiyun-ı ebyaz: Oğul otunun yabanisidir derler Türkçe
Ferasiyun üç çeşittir, bir çeşidi kullanılmaz, ama iki çeşidi ak ve kara ferasiyundur, kullanılır. İşbu zikrolunan ak ferasiyundur, alası Rumidir, beyaz ki kırmızıya meyilli ola ve çiçeği gök ve küçük ola, tohumu tabaka tabaka ayrı ayrı durur, dikenli kıyas olunur. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve üçüncüde kurudur. Birinci kuvveti ısıtıcıdır, ikinci kuvveti yıkayıcıdır(cila), üçüncü kuvveti adet kanını söktürür ve anne karnında çocuğu ifsat eder ve çocuk sonunu(meşime) çıkarır ve açıcıdır(müfettih). Eğer bunun özsuyunu eski kulak ağrısına ve bal ile göze çekseler göze keskinlik verir ve ciğer ve dalak tıkanıklıklarını(südde) açar ve kuduz it daladığına gayet faydalıdır. Ve göğse ve öksürüğe ve astıma(rebv) ve nefes darlığına(ziku'n-nefes) ve akciğer çıbanlarına gayet uygundur. Eğer yaprağını bal ile yaramaz yaralara vursalar temizler ve dolamaya(dahısa) ve yiyici/kangren(akile) yaralara vursalar çürük etlerini yer ve yan başı ağrılarını sakin eder. Eğer yaprağının güneşte kurumuşunu dahi kullansalar yine bu amelleri eder. Bunun özsuyu göz devalarındandır ve gözün eski ve yeni uyuzlarına faydalıdır. Gözün uyuzu üç çeşit olur, cümlesine dahi faydalıdır. Ekşi nar suyuyla karıştırıp göz kapağını döndürüp süreler, uyuzları giderir ve göz yaralarına ve beyazlık illetlerine fitiller edeler. Mide bulantısına dahi faydalıdır ve görme nuru kuvveti için kullanılır. Eğer ferasiyunu kurutup ve su ile pişirip bal ile macun gibi edip yeseler akciğer çıbanına ve astıma(rebv) ve öksürüğe fayda eder. Eğer gök süsen kökü ile karıştırılıp kullanılsa göğüste olan artık yoğun kıvamlı(galiz) hıltları giderir. Ve kadınlar yeseler doğuracak mahalde vereler ki çocuğu kolay doğura ve çocuk sonunu(meşime) çıkara. Ve öldürücü otların zararını defeder ve yaprağının suyunu bal ile göze sürtseler gözü keskin edip ve göz sarılığını giderir. Eğer bir dirhemini zufa suyu ile ezseler ve tatlı badem yağıyla içseler akciğeri ve göğsü arıtır, öksürüp tükürmekle yaramaz hıltları çıkara. Eğer buçuk dirhemini menekşe şarabında veyahut gül suyunda ezip içseler öksürüğe ve göğüs çıbanlarına fayda eder ve suyunu yiyici/kangrene(akile) ve domuzcuk/lenf bezi şişliklerine(hanazir) ve çene çıbanlarına vursalar bitire ve taze otunu böbrek yağıyla şişlere vursalar gidere. Eğer yeri insan boyunca kazıp ve altına kum döşeyip ve ateş yakıp ateşi çektikten sonra bu otu döşeyip kötürüm kimseyi içine yatırsalar ve üstüne dahi bu ottan koyup dahi üstüne elbiseler örtseler soğuyana kadar dursa kötürüm şifa bula. Otunun şerbet miktarı bir dirhemden iki dirheme değin caizdir, ziyadesi İhtiyarat sözü üzere sinire ve mesaneye ve böbreğe zarar eder, illa sümbülü't-tib ve şeker islah eder. Bunun bedeli Takvim sahibi sözü üzere zufadır, beden gevşekliğine ve kasılmaya(teşennüc) ve eski kaşıntıya dahi faydalıdır. İbni Baytar sözü üzere bunun suyunu içip ve otunu karın üstüne vursalar ağrılarını ve sancısını sakin eder ve mide sancısına dahi faydalıdır. İbni Baytar sözü üzere zararını rezen tohumu giderir der. Ve bunun şarabını ederler ve terkibi budur ki taze yaprağını dövüp suyunu sıkalar, yüz yirmi dirhemine beş o kadar şıra katıp güneşte üç ay dura yahut ateşte edeler, ondan kullana, bütün bu zikrolunan hastalıklara faydalıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Ferasiyun: Türkçe kokaz derler. Meşhurdur. Yaprağını kurutsalar suyla pişirseler tohumuyla bile yahut yaşken alsalar dövseler suyunu çıkarsalar balla karıştırıp yalasalar akciğer çıbanlarına ve astım(rebv) zahmetine ve öksürüğe fayda ede. Eğer gök süsen kökü ile karıştırıp kullansalar göğüste olan artık yoğun kıvamlı(galiz) hıltları gidere ve çocuk sonunu çıkara çocuk doğmasını kolay eyleye. Dahi öldürücü otların zararını defeder evet mesaneye ve böbreğe yaramazdır. Eğer yaprağını yakı etseler balla yaramaz çıbanlara ve dolamaya ve eti yiyen çıbanlara vursalar fayda ede. Ve böbrek ağrısını sakin ede. Eğer yaprağının suyunu balla karıştırıp göze sürtseler keskin ede. Ve gözde olan sarılığı gidere. Yoğun kıvamlı(galiz) yelleri dağıta. Eğer kulağa damlatsalar fayda ede. Eğer lavman(hukne) etseler arka ağrısına fayda ede. Evet iç ağrısına zarar eder gerektir ki lavmana bir dirhem veya miskal koyalar yalnız kullanmayalar. Eğer badem yağı ile ve sirke ile pişirseler ağızda tutsalar diş ağrısına fayda ede ve kökü balgamı ishal eder ve hıyarının suyu safra ishal eder. Eğer yaprağını ve kökünü pişirseler içseler cüzzam hastalığına fayda ede. Eğer kökünü ezip kulak ardında olan şişlere ve boyunda olan balgami şişlere fayda ede. Eğer meypuhte ile pişirseler eklem ağrısına(mefasıl) ve nikrise ve arka ağrısına fayda ede. Eğer yağını eski eklem ağrısına sürtseler fayda ede. Eğer iki dirhemini içseler yüz felcine(lakva) fayda ede. Evet arpa unuyla karıştırıp içseler ham ve yapışkan hıltları ishal ede ve astım(rebv) zahmetine ve nefes darlığına(ziku'n-nefes) fayda ede. Eğer suyunu balla karıştırıp yakı edip yaramaz cerahate vursalar fayda ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Ferasiyun: Dört köşeli bir köktür. Çok dalları olur ve çiçekleri gök veya sarıdır ve tadı acı. Harabelerde ve dağlarda olur, güneş boğada ve ikizlerde oldukta yetişir. Ve kuvveti yedi yıla değin kalır. İkincinin ahirinde sıcak ve evvelkinde kurudur. Ve şırası, göz ilaçlarının(eşyaf) en büyük unsurlarındandır, göz kapağı kalınlaşmasını ve göz sulanmasını ve göze inen suyu giderir. Ne zaman ki damlatsalar, o şart ile ki kirpikleri nar yağı ile yağlamış olalar ve kulak sağırlığını açar ve ağrısını giderir damlatmak ile lakin çiğneseler dişler ağrısını da giderir. Ve astımı(rebv) ve öksürüğü ve göğüs ağrısını ve midedekini ve ciğerdekini ve dalağı giderir ve taşları ezer ve adet kanını ve diğer atık-fazlalık maddeleri akıtır ve cenini düşürür, şiddetle idrar ettirir mutlaka gerçi buhur etmek ile ve yoğun kıvamlı(galiz) yelleri dağıtır/çıkarır(hallider). Ve o, bedeni temizleyenlerin en büyüğüdür. Ve nefesin yollarını onunla tedavi ederler. Ve o, kırık olanları bağlar ve sert olan şeyleri açar. Ve eğer bir çukuru kazıp ve onun ile kızdırsalar ve ateşi götürseler ve kötürüm olanları o çukura koysunlar ve bastırsınlar terleyince iyi olur. Ve o, tiryaklara ve macunlara dahil olur ve idrar zorluğunu(usr-ı bevl) eritir/çözer ve rahmi ve makadı islah eder ve yaralara şifa verir ve etlendirir, bal ile ve köpek ısırmasını giderir ama böbreklere ve mesaneye zararı vardır. Kitre islah edicisidir. Sümbül ve rezene fiilini kuvvetli eder. Ve şerbeti: Üçe değindir. Ve bedeli: Eritmede/çözmede(tahlil) çadıruşağı ve asarun, sancıyı teskinde ve baldırıkara göğüs ağrısında.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Ferasiyun: İşbu zikrolunan ak ferasiyundur alası Rumi ve beyaz kırmızıya meyilli ola çiçeği küçük olur tohumu tabaka tabaka iri iri durur dikenli kıyas olunur tabiatı ikinci derecede sıcak ve üçüncüde kurudur birinci kuvveti ısıtıcıdır, ikinci kuvveti yıkayıcıdır(cila), üçüncü kuvveti adet kanını söktürür ve açıcıdır(müfettih). Eğer bunun özsuyunu eski kulak ağrısına ve bal ile göze çekseler göze kuvvet verir ve ciğere ve dalak tıkanıklıklarını(südde) açar ve göğse ve öksürüğe ve astıma(rebv) ve nefes darlığına(ziku'n-nefes) ve akciğer çıbanlarına gayet uygundur eğer ekşi nar suyu ile karıştırıp göz kapağını döndürüp süreler uyuzları giderir eğer gök süsen ile karıştırıp kullanılsa göğüste olan yoğun kıvamlı(galiz) hıltları giderir eğer bir dirhemini zufa suyu ile ezseler ve tatlı badem yağıyla içseler akciğeri ve göğsü arıtır. Otun şerbet miktarı iki dirheme değin caizdir ziyadesi sinire ve mesaneye zarar eder illa şeker islah eder.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]
Ferasiyun: Budakları çok sümnüşi bir nebattır ki bir kökten çıkar. Üzerinde azıcık ufak tüyleri vardır. Rengi beyaza meyillidir ve budakları dört köşelidir. Baş parmak denli yuvarlağa meyilli yaprakları vardır. Üzerlerinde ufak tüyleri vardır, eli tırmalar, acıdır. Çiçeği ve yaprakları ve budakları üzerinde dağılmıştır. Bu nebat harabe yerlerde biter. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Harareti kuruluğundan bir miktar kuvvetlidir. Dalak ve ciğer tıkanıklıklarını(südde) açar ve göğüs ve akciğeri tükürtme ile temizler. Yakı etmekle ve pansuman etmekle ve suyuna oturmakla ve kendinden içmekle adet kanını yürütür. Özsuyu gözleri keskin etmeye iyidir. Sarılığı olanların burunları içine özsuyundan kosalar fayda eyleye. Eskiden olan kulak ağrısına fayda eder. Şu vecihle ki kulak temizleyici nesneye muhtaç olursa özsuyundan veyahut şarap ile pişmişinden kulak içine damlatalar. Eğer pişmişini şeker veyahut bal ile veyahut incir ile tatlı edip güçle nefes almak veyahut öksürük olana içirseler fayda eyleye. Eğer gök süsen kökü ile karıştırsalar yoğun kıvamlı(galiz) olan hıltları kopara. Bazen olur adet kanını yürütmek için ve rahimden çocuğu ve çocuk sonunu(meşime) çıkarmak için ve zehirli nesneler içenlere ferasiyundan içirirler. Ama böbreklere ve mesaneye zararı vardır. İslahı kitre ve sümbül iledir. Eğer yaprağını bal ile yakı etseler kirli ve irinli yaramaz çıbanları ve yaraları ve dolama dedikleri çıbanı ve yanmış olan etleri koparıp temiz eyleye ve yan ağrılarını sakin eyleye. Eğer özsuyuyla sarılığı olan göze sürme gibi çekseler veyahut su içinde pişirip buharı üzere gözleri tutsalar sarılığı gidere. Eğer gözde olan kaşıntıyı ekşi nar suyu ile kaşıyıp ve göz kapağını devirip üzerine ferasiyun özsuyundan sürseler kaşıntıyı gidere. Ferasiyun göz nuruna kuvvet verip göze yıkayıcılık(cila) veren göz ilaçlarına(şiyaf) yani göze müteallik olan devalara girer. Ferasiyun tamamen içte olan azaları yıkayıp(cila edip) kuvvet verir. Eğer yarım miskalden bir dirheme dek varınca miktarını zufa pişmişi ve tatlı badem ile göğsünde ağrısı olana içirseler ağrıyı ve elemi giderip göğsü ve akciğeri ziyade temiz eyleye. Eğer dirhem miktarını menekşe şarabı veyahut şeker cüllabı içinde ıslatıp içseler rutubetten olan öksürüğe fayda edip göğüste olan çıbanları ve yaraları iyi edip onara. Tükürtme ile göğüste olan yaramaz rutubetleri çıkara. Eğer özsuyunu azıcık gül suyu ile ve bal ile karıştırıp eski ve dağılır makulesi olan çıbanlara ve yaralara yakı etseler temizleyip yıkaya(cila eyleye) . Eğer büyük bez dedikleri şişlere ve diğer büyük şişlere ve domuzcuk/lenf bezi şişlikleri(hanazir) dedikleri çıbanlara yakı etseler eritip/çözüp(tahlil edip) pişire ve deşip işlete ve elem vermeye. Eğer tazesini keçi böbreğinin yağıyla dövüp şişlere yakı etseler şişleri ziyade eritip/çözüp(tahlil edip) indire ve fayda eyleye. Keza yelden olan büyük şişe ve havalanmış olan yaralara faydalıdır. Eğer yeri kazıp insan boyunca çukur edip çukur dibine kum döşeyip ondan sonra çukur içinde ateş yakıp ta muhkem kızdıktan sonra ateşi giderip ve taze yeşil ferasiyunu çukur aşağısında bol kalın döşeyeler yellerden ve soğuklardan kötürüm olmuş olan kimseyi o çukur içinde yatırıp ve giysilere sarıp ve üzerine ve çevresine bol ferasiyun koyup ve tekrar bol giysiler ile sarıp ta çukur soğuk oluncaya dek içinde bu vecihle yatsa kötürümlükten ve marazdan tez halas ola bi-iznillahi teala, tecrübe edilmiştir. Eğer kepeği su ile ezip boza gibi koyu suyuna yarım okka yani altı dirhem kuru ferasiyun katıp safisini içseler ziyade elem verici olan öksürüğü gidere. Bu bapta acayiptir, faydalıdır, tecrübe edilmiştir. En çok altı kere edeler elbette faydalı ola. Pişmişini veyahut özsuyunu gül yağı veyahut zeytinyağı ile içseler bağırsaklarda olan ağrıyı gidere. Ferasiyunun büyük hassası eğer içmekle ve eğer yakı etmekle yoğun kıvamlı(galiz) olan yelleri gidermektir. Her nerede olursa, hususan göbek ve yanlarda ve boş böbreklerde olan yelleri ziyade giderir. Eğer su ile pişirip yelden ağrısı olan dalak üzerine yakı etseler sakin eyleye. Göz kapakları şişlerini giderir, hususan menekşe yağıyla ziyade giderir. Eğer iç yağıyla muhkem ezip bir yer burkulmadan veyahut kemikte olan vurulmak veyahut düşmekten olan şiş üzerine yakı etseler şişi gidere. Eğer çiğneyip suyunu yutsalar mide ağrılarına fayda eyleye. Eğer su ve zeytinyağı veyahut yalnız su ile pişirip kasıklarında ağrısı olan kadın ve eğer kasıklarına yakı etseler ağrılarına fayda edip mesanede olan yeli gidere ve sidik tutulmasına fayda eyleye. Böbreklere ve mesaneye zararı olmakla bazen olur ki kan işetir. Bazıları demişler bostanlarda olan rezen zehiridir(bad-ı zehridir). Evvel veyahut beraber veyahut sonra kullana. Bazıları ferasiyundan şarap ederler, şu vecihle ki üzüm şırasına ferasiyundan katıp üç ay miktarı durur ondan sonra saf edip hıfzederler. Bu makule şarabı içeride olan şişlere ve yaramaz hıltlara ve göğüste olan yaramaz maddelere ve soğukluklara ziyade faydalı devalardan olur.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Ferasiyun göğse faydalıdır.
[Kitab-ı Tıbb]
Mahiyeti Hakkında: O deva bir çeşit ot ve çiçektir ki rengi kırmızı ve tadı acı olur.
Tabiatı Hakkında: Artiyasus dedi ki onun ısıtması ve kurutması kuvvetli değildir, ama o otçuların gayrıları dediler ki üçüncü derecede sıcak ve ikinci derecede kurudur.
Fiilleri ve Özellikleri Hakkında: Açıcıdır(müfettih) ve yıkayıcılığı(cila) vardır, tıkanıklığı eritir ve eritir/çözer(tahlil eder) ve parçalar.
Baş Azaları Hakkında: Onun özsuyu burunda olan eski ağrı için kullanılır ve işitme deliklerini temizler ve açar ve işitmenin eski olan ağrısını giderir.
Göz Azaları Hakkında: Özsuyu bal ile gözü keskinleştirmek için kullanılır.
Göğüs Azaları Hakkında: Göğsü ve akciğeri tükürmekle temizler.
Gıda Azaları Hakkında: Karaciğer ve dalak tıkanıklıklarını(südde) açar.
Atım/Boşaltım Azaları Hakkında: Adet kanını indirip rahmi temizler.
Zehirler Hakkında: Ferasiyun tuz ile kuduz köpek ısırması için kullanılır.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Haşişetü'l-kelb: Ferasiyun derler. Fe babında üç çeşidiyle tafsil olunur.
Sindiyanü'l-arz: Ferasiyundur. Fe babında zikrolunur. Şeyh Davud sendiriti demiş.
Şerbet: Ferasiyundur. Zikrolunur.
Şinar: Ferasiyundur. Fe babında ferasiyun diye zikrolunur.
Süfü'l-arz: Oğul otunun yabanisidir. Yaramaz kokar. Üç çeşit olur. Ferasiyun derler. Fe babında çeşitleri zikrolunur.
Ferasiyun-ı ebyaz: Oğul otunun yabanisidir derler Türkçe
Ferasiyun üç çeşittir, bir çeşidi kullanılmaz, ama iki çeşidi ak ve kara ferasiyundur, kullanılır. İşbu zikrolunan ak ferasiyundur, alası Rumidir, beyaz ki kırmızıya meyilli ola ve çiçeği gök ve küçük ola, tohumu tabaka tabaka ayrı ayrı durur, dikenli kıyas olunur. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve üçüncüde kurudur. Birinci kuvveti ısıtıcıdır, ikinci kuvveti yıkayıcıdır(cila), üçüncü kuvveti adet kanını söktürür ve anne karnında çocuğu ifsat eder ve çocuk sonunu(meşime) çıkarır ve açıcıdır(müfettih). Eğer bunun özsuyunu eski kulak ağrısına ve bal ile göze çekseler göze keskinlik verir ve ciğer ve dalak tıkanıklıklarını(südde) açar ve kuduz it daladığına gayet faydalıdır. Ve göğse ve öksürüğe ve astıma(rebv) ve nefes darlığına(ziku'n-nefes) ve akciğer çıbanlarına gayet uygundur. Eğer yaprağını bal ile yaramaz yaralara vursalar temizler ve dolamaya(dahısa) ve yiyici/kangren(akile) yaralara vursalar çürük etlerini yer ve yan başı ağrılarını sakin eder. Eğer yaprağının güneşte kurumuşunu dahi kullansalar yine bu amelleri eder. Bunun özsuyu göz devalarındandır ve gözün eski ve yeni uyuzlarına faydalıdır. Gözün uyuzu üç çeşit olur, cümlesine dahi faydalıdır. Ekşi nar suyuyla karıştırıp göz kapağını döndürüp süreler, uyuzları giderir ve göz yaralarına ve beyazlık illetlerine fitiller edeler. Mide bulantısına dahi faydalıdır ve görme nuru kuvveti için kullanılır. Eğer ferasiyunu kurutup ve su ile pişirip bal ile macun gibi edip yeseler akciğer çıbanına ve astıma(rebv) ve öksürüğe fayda eder. Eğer gök süsen kökü ile karıştırılıp kullanılsa göğüste olan artık yoğun kıvamlı(galiz) hıltları giderir. Ve kadınlar yeseler doğuracak mahalde vereler ki çocuğu kolay doğura ve çocuk sonunu(meşime) çıkara. Ve öldürücü otların zararını defeder ve yaprağının suyunu bal ile göze sürtseler gözü keskin edip ve göz sarılığını giderir. Eğer bir dirhemini zufa suyu ile ezseler ve tatlı badem yağıyla içseler akciğeri ve göğsü arıtır, öksürüp tükürmekle yaramaz hıltları çıkara. Eğer buçuk dirhemini menekşe şarabında veyahut gül suyunda ezip içseler öksürüğe ve göğüs çıbanlarına fayda eder ve suyunu yiyici/kangrene(akile) ve domuzcuk/lenf bezi şişliklerine(hanazir) ve çene çıbanlarına vursalar bitire ve taze otunu böbrek yağıyla şişlere vursalar gidere. Eğer yeri insan boyunca kazıp ve altına kum döşeyip ve ateş yakıp ateşi çektikten sonra bu otu döşeyip kötürüm kimseyi içine yatırsalar ve üstüne dahi bu ottan koyup dahi üstüne elbiseler örtseler soğuyana kadar dursa kötürüm şifa bula. Otunun şerbet miktarı bir dirhemden iki dirheme değin caizdir, ziyadesi İhtiyarat sözü üzere sinire ve mesaneye ve böbreğe zarar eder, illa sümbülü't-tib ve şeker islah eder. Bunun bedeli Takvim sahibi sözü üzere zufadır, beden gevşekliğine ve kasılmaya(teşennüc) ve eski kaşıntıya dahi faydalıdır. İbni Baytar sözü üzere bunun suyunu içip ve otunu karın üstüne vursalar ağrılarını ve sancısını sakin eder ve mide sancısına dahi faydalıdır. İbni Baytar sözü üzere zararını rezen tohumu giderir der. Ve bunun şarabını ederler ve terkibi budur ki taze yaprağını dövüp suyunu sıkalar, yüz yirmi dirhemine beş o kadar şıra katıp güneşte üç ay dura yahut ateşte edeler, ondan kullana, bütün bu zikrolunan hastalıklara faydalıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Ferasiyun: Türkçe kokaz derler. Meşhurdur. Yaprağını kurutsalar suyla pişirseler tohumuyla bile yahut yaşken alsalar dövseler suyunu çıkarsalar balla karıştırıp yalasalar akciğer çıbanlarına ve astım(rebv) zahmetine ve öksürüğe fayda ede. Eğer gök süsen kökü ile karıştırıp kullansalar göğüste olan artık yoğun kıvamlı(galiz) hıltları gidere ve çocuk sonunu çıkara çocuk doğmasını kolay eyleye. Dahi öldürücü otların zararını defeder evet mesaneye ve böbreğe yaramazdır. Eğer yaprağını yakı etseler balla yaramaz çıbanlara ve dolamaya ve eti yiyen çıbanlara vursalar fayda ede. Ve böbrek ağrısını sakin ede. Eğer yaprağının suyunu balla karıştırıp göze sürtseler keskin ede. Ve gözde olan sarılığı gidere. Yoğun kıvamlı(galiz) yelleri dağıta. Eğer kulağa damlatsalar fayda ede. Eğer lavman(hukne) etseler arka ağrısına fayda ede. Evet iç ağrısına zarar eder gerektir ki lavmana bir dirhem veya miskal koyalar yalnız kullanmayalar. Eğer badem yağı ile ve sirke ile pişirseler ağızda tutsalar diş ağrısına fayda ede ve kökü balgamı ishal eder ve hıyarının suyu safra ishal eder. Eğer yaprağını ve kökünü pişirseler içseler cüzzam hastalığına fayda ede. Eğer kökünü ezip kulak ardında olan şişlere ve boyunda olan balgami şişlere fayda ede. Eğer meypuhte ile pişirseler eklem ağrısına(mefasıl) ve nikrise ve arka ağrısına fayda ede. Eğer yağını eski eklem ağrısına sürtseler fayda ede. Eğer iki dirhemini içseler yüz felcine(lakva) fayda ede. Evet arpa unuyla karıştırıp içseler ham ve yapışkan hıltları ishal ede ve astım(rebv) zahmetine ve nefes darlığına(ziku'n-nefes) fayda ede. Eğer suyunu balla karıştırıp yakı edip yaramaz cerahate vursalar fayda ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Ferasiyun: Dört köşeli bir köktür. Çok dalları olur ve çiçekleri gök veya sarıdır ve tadı acı. Harabelerde ve dağlarda olur, güneş boğada ve ikizlerde oldukta yetişir. Ve kuvveti yedi yıla değin kalır. İkincinin ahirinde sıcak ve evvelkinde kurudur. Ve şırası, göz ilaçlarının(eşyaf) en büyük unsurlarındandır, göz kapağı kalınlaşmasını ve göz sulanmasını ve göze inen suyu giderir. Ne zaman ki damlatsalar, o şart ile ki kirpikleri nar yağı ile yağlamış olalar ve kulak sağırlığını açar ve ağrısını giderir damlatmak ile lakin çiğneseler dişler ağrısını da giderir. Ve astımı(rebv) ve öksürüğü ve göğüs ağrısını ve midedekini ve ciğerdekini ve dalağı giderir ve taşları ezer ve adet kanını ve diğer atık-fazlalık maddeleri akıtır ve cenini düşürür, şiddetle idrar ettirir mutlaka gerçi buhur etmek ile ve yoğun kıvamlı(galiz) yelleri dağıtır/çıkarır(hallider). Ve o, bedeni temizleyenlerin en büyüğüdür. Ve nefesin yollarını onunla tedavi ederler. Ve o, kırık olanları bağlar ve sert olan şeyleri açar. Ve eğer bir çukuru kazıp ve onun ile kızdırsalar ve ateşi götürseler ve kötürüm olanları o çukura koysunlar ve bastırsınlar terleyince iyi olur. Ve o, tiryaklara ve macunlara dahil olur ve idrar zorluğunu(usr-ı bevl) eritir/çözer ve rahmi ve makadı islah eder ve yaralara şifa verir ve etlendirir, bal ile ve köpek ısırmasını giderir ama böbreklere ve mesaneye zararı vardır. Kitre islah edicisidir. Sümbül ve rezene fiilini kuvvetli eder. Ve şerbeti: Üçe değindir. Ve bedeli: Eritmede/çözmede(tahlil) çadıruşağı ve asarun, sancıyı teskinde ve baldırıkara göğüs ağrısında.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Ferasiyun: İşbu zikrolunan ak ferasiyundur alası Rumi ve beyaz kırmızıya meyilli ola çiçeği küçük olur tohumu tabaka tabaka iri iri durur dikenli kıyas olunur tabiatı ikinci derecede sıcak ve üçüncüde kurudur birinci kuvveti ısıtıcıdır, ikinci kuvveti yıkayıcıdır(cila), üçüncü kuvveti adet kanını söktürür ve açıcıdır(müfettih). Eğer bunun özsuyunu eski kulak ağrısına ve bal ile göze çekseler göze kuvvet verir ve ciğere ve dalak tıkanıklıklarını(südde) açar ve göğse ve öksürüğe ve astıma(rebv) ve nefes darlığına(ziku'n-nefes) ve akciğer çıbanlarına gayet uygundur eğer ekşi nar suyu ile karıştırıp göz kapağını döndürüp süreler uyuzları giderir eğer gök süsen ile karıştırıp kullanılsa göğüste olan yoğun kıvamlı(galiz) hıltları giderir eğer bir dirhemini zufa suyu ile ezseler ve tatlı badem yağıyla içseler akciğeri ve göğsü arıtır. Otun şerbet miktarı iki dirheme değin caizdir ziyadesi sinire ve mesaneye zarar eder illa şeker islah eder.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]
Ferasiyun: Budakları çok sümnüşi bir nebattır ki bir kökten çıkar. Üzerinde azıcık ufak tüyleri vardır. Rengi beyaza meyillidir ve budakları dört köşelidir. Baş parmak denli yuvarlağa meyilli yaprakları vardır. Üzerlerinde ufak tüyleri vardır, eli tırmalar, acıdır. Çiçeği ve yaprakları ve budakları üzerinde dağılmıştır. Bu nebat harabe yerlerde biter. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Harareti kuruluğundan bir miktar kuvvetlidir. Dalak ve ciğer tıkanıklıklarını(südde) açar ve göğüs ve akciğeri tükürtme ile temizler. Yakı etmekle ve pansuman etmekle ve suyuna oturmakla ve kendinden içmekle adet kanını yürütür. Özsuyu gözleri keskin etmeye iyidir. Sarılığı olanların burunları içine özsuyundan kosalar fayda eyleye. Eskiden olan kulak ağrısına fayda eder. Şu vecihle ki kulak temizleyici nesneye muhtaç olursa özsuyundan veyahut şarap ile pişmişinden kulak içine damlatalar. Eğer pişmişini şeker veyahut bal ile veyahut incir ile tatlı edip güçle nefes almak veyahut öksürük olana içirseler fayda eyleye. Eğer gök süsen kökü ile karıştırsalar yoğun kıvamlı(galiz) olan hıltları kopara. Bazen olur adet kanını yürütmek için ve rahimden çocuğu ve çocuk sonunu(meşime) çıkarmak için ve zehirli nesneler içenlere ferasiyundan içirirler. Ama böbreklere ve mesaneye zararı vardır. İslahı kitre ve sümbül iledir. Eğer yaprağını bal ile yakı etseler kirli ve irinli yaramaz çıbanları ve yaraları ve dolama dedikleri çıbanı ve yanmış olan etleri koparıp temiz eyleye ve yan ağrılarını sakin eyleye. Eğer özsuyuyla sarılığı olan göze sürme gibi çekseler veyahut su içinde pişirip buharı üzere gözleri tutsalar sarılığı gidere. Eğer gözde olan kaşıntıyı ekşi nar suyu ile kaşıyıp ve göz kapağını devirip üzerine ferasiyun özsuyundan sürseler kaşıntıyı gidere. Ferasiyun göz nuruna kuvvet verip göze yıkayıcılık(cila) veren göz ilaçlarına(şiyaf) yani göze müteallik olan devalara girer. Ferasiyun tamamen içte olan azaları yıkayıp(cila edip) kuvvet verir. Eğer yarım miskalden bir dirheme dek varınca miktarını zufa pişmişi ve tatlı badem ile göğsünde ağrısı olana içirseler ağrıyı ve elemi giderip göğsü ve akciğeri ziyade temiz eyleye. Eğer dirhem miktarını menekşe şarabı veyahut şeker cüllabı içinde ıslatıp içseler rutubetten olan öksürüğe fayda edip göğüste olan çıbanları ve yaraları iyi edip onara. Tükürtme ile göğüste olan yaramaz rutubetleri çıkara. Eğer özsuyunu azıcık gül suyu ile ve bal ile karıştırıp eski ve dağılır makulesi olan çıbanlara ve yaralara yakı etseler temizleyip yıkaya(cila eyleye) . Eğer büyük bez dedikleri şişlere ve diğer büyük şişlere ve domuzcuk/lenf bezi şişlikleri(hanazir) dedikleri çıbanlara yakı etseler eritip/çözüp(tahlil edip) pişire ve deşip işlete ve elem vermeye. Eğer tazesini keçi böbreğinin yağıyla dövüp şişlere yakı etseler şişleri ziyade eritip/çözüp(tahlil edip) indire ve fayda eyleye. Keza yelden olan büyük şişe ve havalanmış olan yaralara faydalıdır. Eğer yeri kazıp insan boyunca çukur edip çukur dibine kum döşeyip ondan sonra çukur içinde ateş yakıp ta muhkem kızdıktan sonra ateşi giderip ve taze yeşil ferasiyunu çukur aşağısında bol kalın döşeyeler yellerden ve soğuklardan kötürüm olmuş olan kimseyi o çukur içinde yatırıp ve giysilere sarıp ve üzerine ve çevresine bol ferasiyun koyup ve tekrar bol giysiler ile sarıp ta çukur soğuk oluncaya dek içinde bu vecihle yatsa kötürümlükten ve marazdan tez halas ola bi-iznillahi teala, tecrübe edilmiştir. Eğer kepeği su ile ezip boza gibi koyu suyuna yarım okka yani altı dirhem kuru ferasiyun katıp safisini içseler ziyade elem verici olan öksürüğü gidere. Bu bapta acayiptir, faydalıdır, tecrübe edilmiştir. En çok altı kere edeler elbette faydalı ola. Pişmişini veyahut özsuyunu gül yağı veyahut zeytinyağı ile içseler bağırsaklarda olan ağrıyı gidere. Ferasiyunun büyük hassası eğer içmekle ve eğer yakı etmekle yoğun kıvamlı(galiz) olan yelleri gidermektir. Her nerede olursa, hususan göbek ve yanlarda ve boş böbreklerde olan yelleri ziyade giderir. Eğer su ile pişirip yelden ağrısı olan dalak üzerine yakı etseler sakin eyleye. Göz kapakları şişlerini giderir, hususan menekşe yağıyla ziyade giderir. Eğer iç yağıyla muhkem ezip bir yer burkulmadan veyahut kemikte olan vurulmak veyahut düşmekten olan şiş üzerine yakı etseler şişi gidere. Eğer çiğneyip suyunu yutsalar mide ağrılarına fayda eyleye. Eğer su ve zeytinyağı veyahut yalnız su ile pişirip kasıklarında ağrısı olan kadın ve eğer kasıklarına yakı etseler ağrılarına fayda edip mesanede olan yeli gidere ve sidik tutulmasına fayda eyleye. Böbreklere ve mesaneye zararı olmakla bazen olur ki kan işetir. Bazıları demişler bostanlarda olan rezen zehiridir(bad-ı zehridir). Evvel veyahut beraber veyahut sonra kullana. Bazıları ferasiyundan şarap ederler, şu vecihle ki üzüm şırasına ferasiyundan katıp üç ay miktarı durur ondan sonra saf edip hıfzederler. Bu makule şarabı içeride olan şişlere ve yaramaz hıltlara ve göğüste olan yaramaz maddelere ve soğukluklara ziyade faydalı devalardan olur.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Ferasiyun göğse faydalıdır.
[Kitab-ı Tıbb]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Boz Otu / Ferâsiyûn (Marrubium vulgare)
el-Mâhiyyetü: O deva bir nev' hasîşe ve zehredir ki levni ahmer ve ta'mı mürr olur.
et-Tab'u: Artiyâsûs dedi ki onun ishânı ve tecfîfi kavî değildir, ammâ o 'aşşâbın gayrileri dediler ki derece-i sâlisede hârr ve derece-i sâniyede yâbistir.
el-Havâssu: Müfettihtir ve cilâsı vardır, süddeyi izâbe eder ve tahlîl ve taktî' eder.
A'zâü'r-Re'si: Onun 'usâresi enfte olan veca'-ı müzmin için isti'mâl olunur ve menâfiz-i sem'i tenkıye ve teftîh eder ve sem'in kadîm olan veca'ını izâle eder.
A'zâü'l-Ayni: 'Usâresi 'asel ile tahdîd-i basar için isti'mâl olunur.
A'zâü's-Sadrı: Sadrı ve riyeyi nefs ile tenkıye eder.
A'zâü'l-Gıdâi: Kebid ve tıhâl süddelerini teftîh eder.
A'zâü'n-Nefzi: Tamsı ihdâr edip rahmi tenkıye eder.
es-Sümûmu: Ferâsiyûn ma'a'l-milh kelb-i kelîbin 'addası için isti'mâl olunur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
el-Mâhiyyetü: O deva bir nev' hasîşe ve zehredir ki levni ahmer ve ta'mı mürr olur.
et-Tab'u: Artiyâsûs dedi ki onun ishânı ve tecfîfi kavî değildir, ammâ o 'aşşâbın gayrileri dediler ki derece-i sâlisede hârr ve derece-i sâniyede yâbistir.
el-Havâssu: Müfettihtir ve cilâsı vardır, süddeyi izâbe eder ve tahlîl ve taktî' eder.
A'zâü'r-Re'si: Onun 'usâresi enfte olan veca'-ı müzmin için isti'mâl olunur ve menâfiz-i sem'i tenkıye ve teftîh eder ve sem'in kadîm olan veca'ını izâle eder.
A'zâü'l-Ayni: 'Usâresi 'asel ile tahdîd-i basar için isti'mâl olunur.
A'zâü's-Sadrı: Sadrı ve riyeyi nefs ile tenkıye eder.
A'zâü'l-Gıdâi: Kebid ve tıhâl süddelerini teftîh eder.
A'zâü'n-Nefzi: Tamsı ihdâr edip rahmi tenkıye eder.
es-Sümûmu: Ferâsiyûn ma'a'l-milh kelb-i kelîbin 'addası için isti'mâl olunur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
