Madenler, Mineraller, Taş ve Topraklar
Gümüş
Serbest metin
Gümüş (Fıdda / Fızza)
Fıdda: Mahiyeti Hakkında: Maruf, meşhur ve madenidir.
Tabiatı Hakkında: Soğutucu ve kurutucudur.
Fiilleri ve Hassaları: Gümüş cürufu cidden tutucudur/büzücüdür(kabızdır) ve onda çekme ve eritme/çözme(tahlil) vardır; ve onun eğe talaşı gayrı devalar ile yapışkan rutubetlere faydalı olur.
Yaralar Hakkında: Uyuz ve kaşınmaya cidden iyi olur.
Baş Organları Hakkında: Eğe talaşı gayrı hıltlar ile ağız kokusuna faydalı olur. Göz Organları Hakkında: Gümüşten yapılmış mil ile sürme çekilse görmeyi ziyade eder ve gözü cilalandırır.
Göğüs Organları Hakkında: Eğe talaşı gayrı hıltlar ile hafakana faydalı olur.
....
Gümüş Kılkuyruğu(Kılimiyâ-i fıdda):
Mahiyeti Hakkında: Gümüş kılkuyruğunun elde edilişi altın kılkuyruğunun elde edilişi gibi olur.
Tabiatı Hakkında: Tabiatta altın kılkuyruğuna yakın olur ve ondan daha soğuktur. Hassaları: Onda itidalle kurutma ve sızlatmadan cilalandırma olur; hususan yıkanmışında bu fiiller ekser olur, merhemlerde daha iyidir. Ve onun kurutması ve cilası mutedil bedenlerde olur, eti sert olan bedenlerde olmaz.
Yaralar Hakkında: Uyuza, zor yaralara ve yaş yaralara faydalıdır; merhemlere sokulmakla ve kuru toz olarak ekilmekle.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Hubsü'l-fızza: Gümüş çirkidir Türkçede; gümüş bokudur yine Türkçede; süfl-i nukre Farsça, Arapçada. Gümüş bokunun alası yeşil renk olmaktır. Tutucudur/büzücüdür(kabız), emip çekicidir ve kurutucudur. Uyuza, kafa derisi yarasına ve yaralara ekseler faydalıdır. Ve eğer sürseler ve eğer merhem edip fistüllü basurlara koysalar kanını keser, tecrübe edilmiştir.
...
Fızza: Gümüştür Türkçede; sîm Farsçada; nukre Farsçada. Gümüşün tabiatı soğuk ve kuru, hararet ile rutubette mutedildir. Mâsercûye sözü birinci derecede soğuk ve kurudur. Bazıları gayet tutucudur/büzücüdür(kabızdır) dediler. Takvîm sahibi sözü ikinci derecede soğuk ve kurudur ve kuvvet vericidir. Erbiyâsûs sözü hüzün ve gam illeti için büyük macunlara koyarlar, mizacı düzeltir ve yaramaz hıltlardan kalbi saklar. Teyâdûk sözü bütün kalp ve karın ağrılarına faydalıdır; hususan bal ile ve altın, afyon ve safran ile terkip olunmuş cevheri macun nevi cinsinden ola, saraya dahi faydalıdır ve baş dönmesine ve migrene dahi çok faydası vardır. İbni Baytar sözü hafakan marazına gayet faydalıdır. Bunun törpüden geçmesine sühale derler, bazı devalar ile yeseler hafakana, ağız kokusuna ve yelmeşik yaşlıklara fayda eder. Bunun ameli yakut taşı ameli gibidir, ama ondan daha zayıftır. Eğer gümüş kadehden şarap içseler tez sarhoş olalar. Eğer eğeden geçmiş muvafık devalar ile yeseler sidik zorluğuna faydalıdır ve zambak karıştırıp basurlara sürseler zail eder. Ve gümüş kükürt kokusundan ve dokunduğundan kararır, ama tuz sürseler filhal yine ak olur. Bunun şerbet miktarı bir dankdan bir dirheme değin caizdir, ziyadesi mesaneye zarar eder, ancak bal düzeltir. Takvîmü'l-Edviye sözü mersin yemişi ile şeker düzeltir. Takvîm sahibi sözü mukl düzeltir. Bunun bedeli firuze taşıdır, Leh halkı ona pîrûze derler, maruftur.
...
Mâ'ü'l-fızza: Gümüş madeninden çıkan sudur. Farsçada âb-ı nukre derler. Hafakana fayda eder. Tabiatı itidalle soğuk ve kurutucudur. İçi sürer derler, ishal ile açar, hıltları Hafif(latif) eder ama ishal fazlalığından kanı bozar. Ama keçi boynuzu ile hünnap katıp içseler zararı defola. Bir nevi gümüş suyu dahi vardır, halk arasında gümüş suyu diye meşhurdur ve kezzap dahi derler; yaramaz, yakıcıdır ve öldürücüdür. Bu sudur (bunla)kıyas olunmaya.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Fıdda: İyi cıva ve halis kükürtten olur. O şartla ki kükürt cıvanın onda biri ola. O delil ile ki ne zaman onun bütünü halis kükürt ola, on kadarınca abedden içer. Ve bu, Ay'ın nazarı ve Jüpiter'in müsaadesiyle olur ve üç yıl müddetinde tamam olur. Ve o, küçük mevaliddendir. Ve madenleri çoktur. İyisi Kıbrıs sales Ermenistan adasında olandır. Ve kötüsü Habeşistan adasında olandır. Ve o, kapsayıcıdır. Batında olan altından şeyi, nitekim ki altının batınında gümüş bulunur ve onu çıkarırlar. Bir şey ile ki kükürttün cihetine takviye vere. Ve daha kuvvetlisi nitekim levhalardadır. Merih'in boyası iledir ne zaman ki hile ile kazalar.
Faydaları
Ve o, ikinci derecede soğuk ve kuru veya mutedildir. Hafakana, ağız kokusuna, vesvasa, cinnete, melankoliye, vereme, astıma, istiskaya, dalağa ve bağırsağa içmek ile faydalıdır. Ve şişleri ve basurları cıva ile sürmek halleder. Ve o, ferah getirir; hatta şarabı onun kabında içmek tez sarhoş eder. Ve eğer sürmelere karıştırsalar beyazı gözden zail eder ve göze cila verir. Ve onu safi eylemede acı tuz gibi bir şey olmaz eğer yağ olsa; ve ama kükürt onu bozar evvel defada. Ve ne zaman ki halis olur, onu müheyya ve sahih eder ve cesetlerin ikametine. Ve o, ruhları sabit eder. Ne zaman mezcederler ise diğerlerinden daha büyüktür. Ve eğer halleyleseler(eritip çözseler) kendi kendisi ile saf kükürt olur. Ve barasın temizlenmesinde sürülür. Ve o, bağırsaklara zararlıdır. Kitre düzelticisidir. Ve şerbeti: Yarım dirhemdir.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Fıdda: Gümüştür. Tabiatı soğuk ve kurudur. Bir miktar tutması/büzmesi(kabzı) vardır. Gümüşten çıkan cürufta kurutmak ve tutuculuk/büzücülük ziyadedir. Yürek oynamasına ve ağızda çirkin rayihaya faydalıdır ve koyu yaşlıkları kurutur. Yüreğe kuvvet verip ferah vermekte gümüş kuvveti yakuta yakındır. Şarabı gümüş kap içine koysalar tez sarhoş edip sarhoşluğu leziz ola. Eğer gümüşi ufaklayıp sair münasip devalar ile içseler yaşlıklar ve koyu balgamlara ve garip hararet ile hıltlar bozulmasından olan marazlara nef' eyleye. Kükürt gümüşi karartır ama tuz cilalandırıp pak eder. Gümüşten yarım dirhem miktarına dek kullanım caizdir. Gümüş cürufu öldürülmüş cıva ile basur dedikleri çıbanlara iyi sürülmedir ve şol gümüş ki ona kalay katılmış ola çekice gelmeyip parelenir.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Gümüş yağı çıkarmak yolu odur ki iki yüz dirhem nişadır alıp ve dört yüz dirhem Ermeni kili karıştırıp ve kurutup hafif ateşte damıtasın; ondan sonra yavaş yavaş ateşi ziyade edip bütünü damıtılınca yirmi beş dirhem gümüş talaşı alıp seksen dirhem bu damıtılmış sudan alıp bir şişeye koyup bir sıcak yerde yahut güneşe koyup kurusun ta ki gümüşi bir hoşça halledip ondan sonra suyu süzüp sıcak su ile tekrar yıkayasın ta ki suyu gide. Sonra üzerine arak koyup bir sıcak yere koyasın on dare gün onda Yoğun kıvamlı/kalın yapışkan olur; bu yağdan içireler, faydalıdır baş marazlarının soğukdan ve ısıcakdan olanlarına ve sinir marazlarına ve dalakta, ciğerde ve rahimde olan tıkanıklıkların bütününe faydalıdır. Gayrı yolu odur ki dilediğin kadar kireçleşmiş gümüş alıp üzerine damıtılmış sirke koyup benmari usulü mutedil ateşte uçurasın, imbik kabının dibinde yağı baki kalur, bunun üzerine faydası evvelkisinin faydası gibidir.
[Gayetü'l-Münteha]
Fıdda: Azıcık soğuk ve kurudur. İşi yakutun işine benzer. Lakin ondan çok zayıftır.
[İbni Sina - Edviye-i Kalb]
Fıdda: Mahiyeti Hakkında: Maruf, meşhur ve madenidir.
Tabiatı Hakkında: Soğutucu ve kurutucudur.
Fiilleri ve Hassaları: Gümüş cürufu cidden tutucudur/büzücüdür(kabızdır) ve onda çekme ve eritme/çözme(tahlil) vardır; ve onun eğe talaşı gayrı devalar ile yapışkan rutubetlere faydalı olur.
Yaralar Hakkında: Uyuz ve kaşınmaya cidden iyi olur.
Baş Organları Hakkında: Eğe talaşı gayrı hıltlar ile ağız kokusuna faydalı olur. Göz Organları Hakkında: Gümüşten yapılmış mil ile sürme çekilse görmeyi ziyade eder ve gözü cilalandırır.
Göğüs Organları Hakkında: Eğe talaşı gayrı hıltlar ile hafakana faydalı olur.
....
Gümüş Kılkuyruğu(Kılimiyâ-i fıdda):
Mahiyeti Hakkında: Gümüş kılkuyruğunun elde edilişi altın kılkuyruğunun elde edilişi gibi olur.
Tabiatı Hakkında: Tabiatta altın kılkuyruğuna yakın olur ve ondan daha soğuktur. Hassaları: Onda itidalle kurutma ve sızlatmadan cilalandırma olur; hususan yıkanmışında bu fiiller ekser olur, merhemlerde daha iyidir. Ve onun kurutması ve cilası mutedil bedenlerde olur, eti sert olan bedenlerde olmaz.
Yaralar Hakkında: Uyuza, zor yaralara ve yaş yaralara faydalıdır; merhemlere sokulmakla ve kuru toz olarak ekilmekle.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Hubsü'l-fızza: Gümüş çirkidir Türkçede; gümüş bokudur yine Türkçede; süfl-i nukre Farsça, Arapçada. Gümüş bokunun alası yeşil renk olmaktır. Tutucudur/büzücüdür(kabız), emip çekicidir ve kurutucudur. Uyuza, kafa derisi yarasına ve yaralara ekseler faydalıdır. Ve eğer sürseler ve eğer merhem edip fistüllü basurlara koysalar kanını keser, tecrübe edilmiştir.
...
Fızza: Gümüştür Türkçede; sîm Farsçada; nukre Farsçada. Gümüşün tabiatı soğuk ve kuru, hararet ile rutubette mutedildir. Mâsercûye sözü birinci derecede soğuk ve kurudur. Bazıları gayet tutucudur/büzücüdür(kabızdır) dediler. Takvîm sahibi sözü ikinci derecede soğuk ve kurudur ve kuvvet vericidir. Erbiyâsûs sözü hüzün ve gam illeti için büyük macunlara koyarlar, mizacı düzeltir ve yaramaz hıltlardan kalbi saklar. Teyâdûk sözü bütün kalp ve karın ağrılarına faydalıdır; hususan bal ile ve altın, afyon ve safran ile terkip olunmuş cevheri macun nevi cinsinden ola, saraya dahi faydalıdır ve baş dönmesine ve migrene dahi çok faydası vardır. İbni Baytar sözü hafakan marazına gayet faydalıdır. Bunun törpüden geçmesine sühale derler, bazı devalar ile yeseler hafakana, ağız kokusuna ve yelmeşik yaşlıklara fayda eder. Bunun ameli yakut taşı ameli gibidir, ama ondan daha zayıftır. Eğer gümüş kadehden şarap içseler tez sarhoş olalar. Eğer eğeden geçmiş muvafık devalar ile yeseler sidik zorluğuna faydalıdır ve zambak karıştırıp basurlara sürseler zail eder. Ve gümüş kükürt kokusundan ve dokunduğundan kararır, ama tuz sürseler filhal yine ak olur. Bunun şerbet miktarı bir dankdan bir dirheme değin caizdir, ziyadesi mesaneye zarar eder, ancak bal düzeltir. Takvîmü'l-Edviye sözü mersin yemişi ile şeker düzeltir. Takvîm sahibi sözü mukl düzeltir. Bunun bedeli firuze taşıdır, Leh halkı ona pîrûze derler, maruftur.
...
Mâ'ü'l-fızza: Gümüş madeninden çıkan sudur. Farsçada âb-ı nukre derler. Hafakana fayda eder. Tabiatı itidalle soğuk ve kurutucudur. İçi sürer derler, ishal ile açar, hıltları Hafif(latif) eder ama ishal fazlalığından kanı bozar. Ama keçi boynuzu ile hünnap katıp içseler zararı defola. Bir nevi gümüş suyu dahi vardır, halk arasında gümüş suyu diye meşhurdur ve kezzap dahi derler; yaramaz, yakıcıdır ve öldürücüdür. Bu sudur (bunla)kıyas olunmaya.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Fıdda: İyi cıva ve halis kükürtten olur. O şartla ki kükürt cıvanın onda biri ola. O delil ile ki ne zaman onun bütünü halis kükürt ola, on kadarınca abedden içer. Ve bu, Ay'ın nazarı ve Jüpiter'in müsaadesiyle olur ve üç yıl müddetinde tamam olur. Ve o, küçük mevaliddendir. Ve madenleri çoktur. İyisi Kıbrıs sales Ermenistan adasında olandır. Ve kötüsü Habeşistan adasında olandır. Ve o, kapsayıcıdır. Batında olan altından şeyi, nitekim ki altının batınında gümüş bulunur ve onu çıkarırlar. Bir şey ile ki kükürttün cihetine takviye vere. Ve daha kuvvetlisi nitekim levhalardadır. Merih'in boyası iledir ne zaman ki hile ile kazalar.
Faydaları
Ve o, ikinci derecede soğuk ve kuru veya mutedildir. Hafakana, ağız kokusuna, vesvasa, cinnete, melankoliye, vereme, astıma, istiskaya, dalağa ve bağırsağa içmek ile faydalıdır. Ve şişleri ve basurları cıva ile sürmek halleder. Ve o, ferah getirir; hatta şarabı onun kabında içmek tez sarhoş eder. Ve eğer sürmelere karıştırsalar beyazı gözden zail eder ve göze cila verir. Ve onu safi eylemede acı tuz gibi bir şey olmaz eğer yağ olsa; ve ama kükürt onu bozar evvel defada. Ve ne zaman ki halis olur, onu müheyya ve sahih eder ve cesetlerin ikametine. Ve o, ruhları sabit eder. Ne zaman mezcederler ise diğerlerinden daha büyüktür. Ve eğer halleyleseler(eritip çözseler) kendi kendisi ile saf kükürt olur. Ve barasın temizlenmesinde sürülür. Ve o, bağırsaklara zararlıdır. Kitre düzelticisidir. Ve şerbeti: Yarım dirhemdir.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Fıdda: Gümüştür. Tabiatı soğuk ve kurudur. Bir miktar tutması/büzmesi(kabzı) vardır. Gümüşten çıkan cürufta kurutmak ve tutuculuk/büzücülük ziyadedir. Yürek oynamasına ve ağızda çirkin rayihaya faydalıdır ve koyu yaşlıkları kurutur. Yüreğe kuvvet verip ferah vermekte gümüş kuvveti yakuta yakındır. Şarabı gümüş kap içine koysalar tez sarhoş edip sarhoşluğu leziz ola. Eğer gümüşi ufaklayıp sair münasip devalar ile içseler yaşlıklar ve koyu balgamlara ve garip hararet ile hıltlar bozulmasından olan marazlara nef' eyleye. Kükürt gümüşi karartır ama tuz cilalandırıp pak eder. Gümüşten yarım dirhem miktarına dek kullanım caizdir. Gümüş cürufu öldürülmüş cıva ile basur dedikleri çıbanlara iyi sürülmedir ve şol gümüş ki ona kalay katılmış ola çekice gelmeyip parelenir.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Gümüş yağı çıkarmak yolu odur ki iki yüz dirhem nişadır alıp ve dört yüz dirhem Ermeni kili karıştırıp ve kurutup hafif ateşte damıtasın; ondan sonra yavaş yavaş ateşi ziyade edip bütünü damıtılınca yirmi beş dirhem gümüş talaşı alıp seksen dirhem bu damıtılmış sudan alıp bir şişeye koyup bir sıcak yerde yahut güneşe koyup kurusun ta ki gümüşi bir hoşça halledip ondan sonra suyu süzüp sıcak su ile tekrar yıkayasın ta ki suyu gide. Sonra üzerine arak koyup bir sıcak yere koyasın on dare gün onda Yoğun kıvamlı/kalın yapışkan olur; bu yağdan içireler, faydalıdır baş marazlarının soğukdan ve ısıcakdan olanlarına ve sinir marazlarına ve dalakta, ciğerde ve rahimde olan tıkanıklıkların bütününe faydalıdır. Gayrı yolu odur ki dilediğin kadar kireçleşmiş gümüş alıp üzerine damıtılmış sirke koyup benmari usulü mutedil ateşte uçurasın, imbik kabının dibinde yağı baki kalur, bunun üzerine faydası evvelkisinin faydası gibidir.
[Gayetü'l-Münteha]
Fıdda: Azıcık soğuk ve kurudur. İşi yakutun işine benzer. Lakin ondan çok zayıftır.
[İbni Sina - Edviye-i Kalb]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Fıdda: Fi'l-Mâhiyyeti: Ma'rûfe ve meşhûre ve ma'deniyyedür. et-Tab'ı: Müberrid ve müceffifdür. el-Ef'âlü ve'l-Havâssu: Habes-i fıdda cidden kâbızdur ve anda cezb ve tahlîl vardur ve anuñ sühâlesi edviye-i uhrâ ile rutûbât-ı leziceye nâfi' olur. el-Hurûcu ve'l-Kurûhu: Cereb ve hikkeye cidden ceyyid olur. A'dâi'r-Re'si: Sühâlesi ahlât-ı uhrâ ile behara ya'nî agız kokusuna nâfi' olur. A'dâi'l-'Ayni: Fıddadan masnû' mîl ile iktihâl olınsa ebsârı ziyâde eder ve 'aynı cilâlandurur. A'dâi'ş-Sadrı: Sühâlesi ahlât-ı uhrâ ile hafakâna nâfi' olur. Kılimiyâ-i fıdda: el-Mâhiyyetü: Kılimiyâ-i fıddanuñ ittihâzı kılimiyâ-i zehebüñ ittihâzı gibi olur. et-Tab'ı: Tabî'atta kılimiyâ-i zehebe karîb olur ve andan ebreddür. el-Havâssu: Anda bi-i'tidâlin tecfîf ve bilâ-lez' cilâ olur husûsan magsûlünde bu ef'âl ekser olur, merâhimde aslahdur. Ve anuñ tecfîf ve cilâsı ebdân-ı mu'tedilede olur, sulbetü'l-lahm olan ebdânda olmaz. el-Hurûcu ve'l-Kurûhu: Cerebe ve kurûh-ı 'asîreye ve kurûh-ı ratbeye nâfi'dür merâhime idhâl olınmakla ve zerûr kılınmakla.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
