Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

Mücevherler

Firuze

Serbest metin
Fîrûze
Firuze: Meşhur kıymetli taştır. Tabiatı soğuk ve kurudur. Çok özellikleri vardır. Ezcümle parmağında firuze yüzük olan kimse katlinden ve boğulmaktan emin olacak hatta parmağında firuze ile maktul görülmemiştir diye çoğu kitapta açıklanmıştır. Gerek göze sürme çekmekle gerek sadece bakmakla bütün göz illetlerine büyük faydası vardır ve firuzenin rengi havaya tabidir. Eğer hava güzel olursa dahi saf ve zengin olur. Eğer hava değişirse o da bulanıklaşır. Cafer-i Sadık Hazretleri'nden rivayet edilmiştir: Parmağında firuze olan asla yoksulluk görmez diye buyurdular.
[Lehçetü'l-Lügat]

Firuze(Fîrûzec): Firuze taşıdır, mavi taştır Türkçe; firuze Farsça; türkis bütün Efrenci; abrasalelin Rumca; bahlom İbranice. Firuze taşının alası Nişaburi ve eski maden olmaktır. Bu taş çoğunlukla Horasan ilinden gelir. Göz devalarına girer. Tabiatı soğuk ve ıslaktır. Eğer ezip akrep soktuğuna ve iç yaralarına içseler faydalıdır. Eğer göz devalarına katsalar göz karanlığına ve gece görmeyenlere faydalıdır. Buna yağ ve misk ve tortu katsa rengi değişir. Aristoteles sözü üzere rengi değişmeyen taşı yemek ve içmek olmaz, elmas gibi rengi değişmez o sebepten zehirdir derler. Firuze taşıyan kimseye yılan ve akrep gelmez. Ve firuze taşı padişahlar takınacağı değildir derler, zira heybeti azdır, ama kimyagerler kullanırlar imiş. Ama küçük çocuklara ve atlara taşıtsalar göz ve dil değmeye.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]

Firuze(Fîrûzec): Meşhurdur. Eğer ezip akrep soktuğuna içirseler fayda ede. Ve içte olan çıbanlara fayda ede. Eğer göz otlarına katsalar göze sürme etseler perdesini gidere. Ve keskin ede. Ve kuvvet vere. Eğer yumuşak dövüp dişlere sürseler kurtlarını düşüre. Çürümekten saklaya.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]

Firuze(Fîrûzec): Madenidir. İyi kükürt ve cıva, kükürdün beşte birince soğukluk ile, Satürn ve Güneşin nazarı ile yedi yılda katılaşır. Ve o, yeşil ve mavilik arasında birleşiktir. Ve iyisi mavi ve safisi ki mavi renginde olanıdır. Ve o, Horasan ve Fars dağlarından gelir. İkincide soğuktur ve üçüncüde kurudur. Çarpıntıya ve zehirlere ve mide zayıflığına faydalıdır içmekle. Ve sürmelere dahil olunur. Ve gözyaşı akmasını keser ve gözü aydın eder ve gözde olan eti ve beyazı giderir. Ve bir sözde demişler ki o, sara(epilepsi) ve dalağa faydalıdır ve taşları ezer bal ile içmek. Ve özelliklerindendir ki onu beraberinde taşımak boğulmaz ve yıldırım onu yakmaz. Ve kalbi kuvvetli eder ve korkuyu meneder. Ve o bütün taşlardan daha çabuk bozulur alkol ve yağlar ve güzel koku ile. Ve eğer onu yakıp sıcak nefeslere, cıva gibiye ekseler bağlar. Ve eğer eritip/çözüp(hall eyleseler) istediği şeyleri katılaştırır. Ve eğer yumuşak cesetlere damlatsalar pekiştirir ama böbreklere zararı vardır. Kitre ıslah edicisidir. Ve şerbeti: Yarım dirhem.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]

Firuze(Fîrûzec): Firuze dedikleri taştır. Safirus ve hacerü'l-ayn dahi derler. Nişabur dağından bakır buharından oluşmuştur. Tabiatı soğuk ve ıslaktır. Eğer ezip akrep soktuğuna ve iç yaralarına içseler faydalıdır ve eğer göz devalarına katalar göz karanlığına ve gece görmeyenlere faydalıdır. Buna yağ ve misk ve inci dokuna rengi değişir. Aristoteles sözü: Rengi değişmeyen taşı yemek ve içmek olmaz elmas gibi, zira elmasın rengi değişmez o sebepten zehirdir derler. Firuze taşıyan kimseye yılan ve akrep gelmez eğer onlara taşıtsalar göz ve dil değmeye.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]

Firuze(Fîrûzec): Firuze dedikleri bilinen taştır. Rengi mavilik ile yeşillikten birleşmiştir. İyisi odur ki büyük olup saf ola ve maviliği ziyade olup kalın ola. Firuze hava açık olunca o dahi açık olur ve hava bulanık olduğunda o dahi bulanık olur. Tabiatı ziyade soğuk ve kurudur. Horasan Vilayeti ve Şiraz’da madenleri vardır oradan getirirler. Firuze kimya eczasına girer. Altını ve gümüşü sağlamlaştırıp kıvama getirmek için katarlar ve göz için olan devalara dahi girer. Göze Yıkayıcı verir ve göz azasına kuvvet verir ve yaşarmasını giderir. Bazıları derler dirhem miktarını şarap ile içseler zehre deva ola ve eskiden olan ishali tuta ve bağırsaklar ve diğer içeride olan yaramaz yaralara ve çıbanlara fayda eder ve gözde olan kornea tabakası çatlağına fayda edip bitiştirir ve göze katı nesne dokunmaktan yahut şişten göz perdeleri ayrılmış olsa geri bir yere getirir. Bazıları derler dirhemin altıda biri miktarını akrep soktuğu kimseye içirseler fayda edip elemi gidere. İyisi İshakidir ki parıldar ve cilalı ola. Firuzeye yağ dokunsa rengi bozulur. Keza ter bütün rengini giderip bozar. Keza misk sürseler bütün rengi gidip bozulur. Demişler ki her taş ki rengi bu makule ve diğer nesneler ile gide yüzük edinip takınmaya yaramazdır. Onun için onu padişahlar hazine edip takınmazlar.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]

Bırakalar ve soğuduğundan sonra çıkaralar, yine bezir yağına bırakalar, birkaç gün içinde yatıralar, pes çıkaralar, iyi olmuş ola. Ve dahi firuzenin faydalarından biri odur ki, kim ki firuzeye daimi bakmayı adet edinse gözünün nuru artar ve eğer ezip göz otlarına katarlar ise gözlerinin nuru artar. İskender Aristoteles'ten nasihat umduğu vakit Aristoteles Nasihat-name adlı bir kitap yazdıydı, İskender'e gönderdiydi. O kitapta demiştir: "Ey padişahlar lideri, emanet olsun sana ki, firuzeyi daimi yüzüğünün taşında ve hamailinde beraberinde taşıyasın ve nuruna bakıp taşımayı uğur ve hayır ve iyi fal bilesin. Zira, bu taşı beraberinde taşıyanlara müjde olsun ki, daimi düşman üzerine galip ve muzaffer olurlar ve asla onlara ölüm (katledilmek) vaki olmaz." Ve eydür: "Hiç maktul(katledilen) görmedim ki, yüzüğünde veya hamailinde firuze olmuş ola." Ve bundandır, Acem padişahları ve uluları firuzeyi daimi yüzüklerinin taşlarında ve hamaillerinde taşırlardı ve hem nevruz günlerinde kıymetli mücevherleri meclislerine getirirlerdi, münasip nesneler üzerine dökerlerdi ve firuzeyi şarap kadehlerine ve sırça kadehlere bırakırlardı. O gün geceye değin içkiden ve sohbetten ayrı iş güç görmezlerdi ve bu cevherlerin tamamına gerçi bakmayı uğur ve bereket ve iyi fal görürlerdi, lakin baktıklarının çoğu firuzeydi. Zira, firuzeyi beraberinde taşımak ve yüzüne bakmak, hekimler iyi faldır, demişlerdir ve bu zikrolan faydalar her firuzede yoktur, belki Ebu İshaki'nin iyisinde ve halisinde bulunur.
[Tuhfe-i Murâdî]

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Fîrûze
Fîrûze: Meşhûr kıymetli taştır. Tabî'atı bârid ve yâbistir. Havâss-ı kesîresi vardır. Ezcümle parmağında pîrûze yüzük olan kimesne katlinden ve garktan ve mahûf düşler görmekten ve vesveseden emîn olacak hatta parmağında pîrûze ile maktûl görülmemiştir diye ekser kütübde musarrahtır. Gerek iktihâl ile gerek mücerred nazar ile cemî' göz illetlerine nef'-i azîmi vardır ve pîrûzenin rengi havaya tâbidir. Eğer hava güzel olursa dahi sâf ve zengin olur. Eğer mütegayyir olursa o da mütekeddir olur. Câfer-i Sâdık Hazretleri'nden mervîdir: Parmağında pîrûze olan aslâ yoksulluk görmez diye buyurdular.
[Lehçetü'l-Lügat]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.