Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Huzaz / Fil-zehrec (Goji Berry & Barberry Ekstraktları)

Serbest metin
Lycium / Fil zehrec (Lycium barbarum - Kurt Üzümü)
Mahiyeti Hakkında: Bu deva hudad ağacıdır ve onun karabiber gibi yemişi vardır ve hudad bazı kere ondan edinilir ve bazı kere dahi kadın tuzluğundan edinilir ve arabi ahir nevidir. Ve fil zehrinin kuvveti ondan edinilmiş hudad kuvvetine yakın olur velakin birazcık ondan zayıf olur.
Süs Hakkında: Onunla saça sürülse saçı takviye eder.
Beslenme Organları Hakkında: O ağacın dalları sirke ile pişirilip dalak için içilir ve ona büyük fayda ile faydalı olur, kezalik o pişmişi sarılığa dahi kullanılır.
Boşaltım Organları Hakkında: Yaprağının ve dallarının pişmişi hayızı akıtır ve kendisi dahi yaprak ve dallar gibidir. Ve yemişinden matras miktarı -ekseri nüshada matras vezni vaki olmuştur, onun manası yok değildir. Ve bir eski nüshada "mutrin vezni" vaki olmuştur- içilse çokça balgami hıltı ishal eder.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Fil zehri: Huzzaz ağacıdır. Fil zehri dedikleri üç nevi olur. Bir nevi Hint ve bir nevi Rumi ve bir nevi Arabidir ki sunidir. Zirişk dedikleri kadın tuzluğundan ederler. Ha babında hulan diye ve huzzaz diye zikrolunmuştur. Geldik maksadımız olan fil zehrinin tohumu biber gibi siyah tohumdur. Yaprağı ve tohumu kullanılır. Tabiatı Fulus sözü üzere hararet ve soğuklukta mutedildir. İbni Sina sözü üzere bunun kuvveti yine huzzaz yani hulan kuvvetine yakındır. Eğer kıllara sürülse kuvvet verir. Eğer budaklarını sirke ile içseler dalağa ve sarılığa faydalıdır. Razi sözü üzere yaprağını ağız sivilcelerine ve yüz eserlerine ve makat şişlerine ve yaramaz fasit yaralara vursalar faydalıdır. Eğer gül suyu ile dolama illetine yani kurulgan illetine vursalar faydalıdır ve kökünün dahi pişmiş suyu hayızı akıtır. Bunun şerbet miktarı iki dirhemdir, ziyadesi bağırsağı zayıf eder, ancak Arap zamkı veyahut kitre düzeltir.
Lufiyun: Fil zehri diye fe babında zikrolunmuştur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]

İki ötre ile ya evvelki harfin ötresi ile ve ikinci harfin üstünü ile tutyadır. İyisi odur ki ateşle yana ve dışarısı kara ve içerisi yakut rengi gibi ola ve bu sürülecek ilaç kullanılır ve sürme kullanılır. Kurudur ikinci derecede, mutedildir hararette ve soğuklukta ve bunun eritmesi/çözmesi daha kuvvetlidir tutuculuktan ve kavi eder kılı ve giderir çiyidi ve fayda eder dolamaya ve berk eder eklemleri ve meneder kan gitmesini ve fayda eder göz ağrısına ve cila verir korneaya ve fayda eder siyah sarılığa (sürme edilince) ve dalağa ve fayda eder gevşek şişlere ve safravi kabarcıklara ve yaramaz çıbanlara ve diş eti çıbanlarına (sürülünce) ve mide ishaline.
[İbnü'n-Nefîs - Şerh-i Mûcez fi't-Tıbb]

Fil zehri: Farsçadan Arapçalaştırılmış isimdir. Manası fil zehri demektir. Bu takdirce murat huzzaz ki bir ağacın usaresidir o olur. Zira file ondan yedirseler fili katleder. Bazıları demişler manası fil ödü demektir. Zira huzzaz usareyi hıfz için fil ödü içine koyarlarmış. Pes mecazen bu vechile isimlendirmişler. Bazıları demişler fil ödüne benzer kaplar içinde taneleri olur. Onun için böyle nam demişler. Bazıları derler bu isimle isimlendirilmiş olan ancak Hint huzzazıdır Arabisi değildir.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]



Hudad / Huzaz / Fil-zehrec (Goji Berry & Barberry Ekstraktları)
Hudad / Huzaz / Huzzaz / Fil-zehrec (Lycium barbarum - Kurt Üzümü)
Mahiyeti Hakkında: Hudad iki türlüdür, biri Hindi ve diğeri Mekki'dir. Galip zan budur ki Hindi hudad filzecin usaresidir. Ve bazı kere bir vecihle sahtesi yapılır ki otlar ve kökler temyizinde uzmanlığı ve mahareti olanlar dahi fark edemeyip onu Hindi hudad itikat ederler, kadın tuzluğunun usaresi su içinde donuncaya kadar pişirilir ve o donmuş usare hudad zannolunur. Ve Hindi hudadın kuvveti ateşsi ve latif olan cevher ile soğuk topraksı olan cevherden birleşmiş olan cevherin kuvvetine yakın olur. Ama Mekki hudad sunidir. (Kitap notu: Kanun sahibi ve diğerleri Mekki hudad sunidir diye cezm ettiler lakin ne tarik ile suni olduğunu beyan eylemediler. İhtimal olur ki Hindi hudadın sahtesi Hindi hudad ola. Ve sahtesini yapmanın yolu vecihlerle beyan olundu, birisi Kanun'da mezkurdur ki zikrolundu. Ve ihtimal olur ki Mekki hudadın yapımı diğer tarik ile ola, o sanat ashabının beyninde sanatı cihetiyle gizli sırlar olmakla meşhur olmaya). Ve "filzec", "fil-zehrec"den hafifletilmiştir. Hint hudadına fil-zehrec denilir, zira Hindi hudad fili katleder. Fil-zehrec fil zehrinden Arapçalaştırılmıştır, fil zehri manasına. (Kitap notu: "Fil-zehrec" isimlendirmesinin diğer vecihleri İbn Kütbi müfredatında beyan olunmuştur). Dioskorides dedi ki hudad ağacı dikenli bir ağaçtır, üçer zira ve dahi ekser dalları olur ve onun meyvesi karabibere benzer, lezzetlendiricidir yani cismi sıkıdır, gevşek değildir ve tadı acıdır ve pürüzsüzdür ve kabuğu sarıdır ve kökleri çoktur, sarp mekanlarda (Derkenar: Sarp, kolayın zıddıdır, taşlık ve kayalık demektir) ve kurak yerlerde biter. Ve bazı kere hudadın yani yaprağının usaresi çıkarılır eğer yaprak taze ve yaş olup ağacında olduğu hal üzere olur ise, o yaprak dövülür ve sıkılır; eğer yaprak taze olmayıp kuruluk arız olduysa o yaprak çok günlerde su içine konulup ıslatılır ondan sonra pişirilip çıkarılır sonra çok katı oluncaya kadar ateşe iade olunup pişirilir, o pişmiş hudad yaprağının usaresi olur. Ve bazı kere sahtesi yapılıp o pişmişe zeytinyağı tortusu karıştırılır, pelin usaresi dahi karıştırılır ve sığır ödü dahi karıştırılır. Ve bazı kere dahi hudad ağacının meyvesinde usare edinilir, meyvesi güneşe serilir ve ondan sonra sıkılır.
Seçimi Hakkında: Kıl yani tüy konusunda ve takviyesinde Hindi hudad Mekki hudaddan daha kuvvetli olur ve şişlerde Mekki daha kuvvetli olur.
Tabiatı Hakkında: Hudad hararet ve soğuklukta mutedil olur ve ikinci derecede kuru olur.
Fiilleri ve Hassaları Hakkında: Hindi hudaddan eritme/çözme(tahlil etme) olur ve az tutuculuk-kabız olur, her kanamaya faydası olur; tahlili tutuculuğundan ekser olur ve tahlili ikinci derecede olur ve tutuculuğu-kabızı kurutuculuğundan dahi daha az ve noksan olur ve latif kuvveti olur.
Süs Hakkında: Tüyleri kızartır ve takviye eder hususan Hindi hudad bu fiili ziyade işler ve çili sağaldır. Ve hepsi hudad dolamayı sağaldır.
Şişler ve Sivilceler Hakkında: Gevşek şişlere ve karıncaya faydalıdır.
Çıbanlar ve Yaralar Hakkında: Hudadın Hindisi ve Mekkisi bu iki kısımdan her birisi kötü yaralardan faydalı olur.
Eklem Aletleri Hakkında: Uzvu ve mafsalları tıkayıp pekiştirir.
Baş Organları Hakkında: Hindinin kulaktan midenin akıntısına ve yaralarına faydası olur. Ve kulak ağrısı için boğaza sürülse yani damağına Hindi hudad sürülse faydası olur ve sağaldır; diş etlerinin şişlerine ve marazlarına cidden faydası olur.
Göz Hakkında: Göz ağrısına faydalıdır ve korneayı cilalandırır ve perdesini izale eder ve göz uyuzuna faydası olur.
Göğüs ve Nefes Hakkında: Hindi hudad kan tükürenlere ve öksürüğü olanlara içirilir.
Beslenme Organları Hakkında: Hindi hudad içilse siyah sarılığa ve dalağa faydası olur ve kezalik Hindi ile o marazlara sürülür ve ağacı dahi o fiili işler ve menşei mide olan ishali dahi defeder.
Boşaltım Organları Hakkında: Makatta olan çatlağa faydası olur. Ve müzmin olan ishal için kezalik midenin itmesinden arız olan ishal için ve kanlı ishal için hudad içilir veyahut fitil olarak kullanılır ve hayızı dahi idrar eder. Ve taze ve yaş olan meyvesi sulu balgamı ishal eder ve dübürde olan yaralara faydalı olur, kadınlarda olan kanamayı meneder ve basurlara faydası olur.
Zehirler Hakkında: Meyvesi öldürücü olan nesneleri kullananlara faydası olur. Bazı nüshalara mana: "Zehirli oklardan faydası olur" demektir. Ve Hindi hudad kuduz köpek ısırması için içirilir.
Bedelleri Hakkında: Hudadın bedeli bir vezni fil-zehrec ve eşit miktarda fufel ve sandalın toplamından bir vezni dahi hudada bedel olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Huzzaz: Fil-zehrec otudur ve Mekki hulan dahi derler. Zift gibi siyah şey derler. Hulan dedikleri birkaç nevi olur, her birinin halini birer miktar bildirelim. Minhac sahibi sözü üzere Mekki ve Hindi olur. Hindisi odur ki fil-zehrec usaresiyle kadın tuzluğu usaresini ocakta donuncaya kadar kavurup ederler. Ve Mekki nevi odur ki sunidir, mesela mısır pekmezi ile sarısabır ve safran ve meyan kökü ve mersin suyu ve nar kabuğu suyu ile ederler. Mekki nevinin şişlere faydası çoktur, Hindi nevinin kıllara faydası çoktur. Ve İhtiyarat sözü üzere Meşhedi nevi dahi olur. Ve Şiraz’da bir nevi dahi olur ki onun yaprağından bah-ı terbik dedikleri terkibi deva ederler ve Şiraz’ın köy ehli ona hülel-i müşkek derler, aylarca kullanırlar. Mekki huzzazın tabiatı hararet ve soğuklukta mutedildir ve ikinci derecede kurudur. Bazıları evvelde soğuk dediler. Ve Hindi nevinin tahlil etmesi ve tutuculuğu-kabızı Mekki nevinden azdır, ama Müfrede sahibi sözü üzere bütün halde Hindi nevi daha kuvvetlidir. Herzeden kan sızsa şüphesiz faydalıdır, mesela eğer bağırsaktan ve eğer gayrı yerden ve avratlardan ki zamansız akan kana ve bütün şişlere ve yaramaz ve fasit-çürümüş çıban olacak ufunetlü(enfeksiyonlu) şişlere ve çile ve yaralarına ve bağırsak sıyrılması illetine hem yiyeler ve hem yürek üstüne süreler ve hem münasip lavmana katalar. Ve eski ishale ve bağırsak yaralarının her nevine müfittir. Ve boğmacaya ve boğaz ağrısı nevilerine gargara ederler, zail eder. Ve avrat kendinde fitil olarak götürse rahimden akan yaşlığı keser. Ve kan tükürenlere ve öksürüğe suyla içireler. Ve siyah yerekana ve dalak marazlarına hem yiyeler ve hem yakı edeler. Bunun şerbet miktarı yarım dirhemdir. Ve dolamaya, ekser tırnak dibinde çıkar, o çıbana dahi yakı edeler. Ve kuduz it daladığına faydalıdır. Eğer yaprağı ve eğer yemişi ve eğer budakları ve eğer işbu terkibi ki zikrolunmuştur, eğer o minval üzere ettikleri hulandır, bütünü kullanıla gelmiştir. Eğer yaprağını dalak illetlerine yakı eyleseler sirke ile kaynatıp yakı edeler. Ve yemişini bir buçuk dirhem içseler hassaten balgamı ishal eder ve öldürücü otların zararını defeder. Ve bu ottan hatun tuzluğu ile düzdükleri terkip ejder kanı ki iki kardeş kanı derler, o kuvvette olur. Eğer gövdede gevşeklik olsa, vursalar fayda eder. Kanı her nerden olursa keser, kılları kara eder ve cüzama dahi faydalıdır. Her gün buçuk dirhem gargara etseler ve hem sürseler bütün marazlara, hassaten boğmacaya/bademcik iltihabına veya şişine faydalıdır. Ve eğer göz kapaklarına sürseler bütün göz ağrılarına gayet faydalıdır. Hulan: Havlan ve hevlan dahi derler. Huzzazdır, zira huzzaz usaresidir. Ve Mekki ve Hindidir. Mekki hulan ve Hindi hulan dahi derler. Zift gibi siyah bir zamktır. Huzzazda zikrolundu.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]

Mekki hulan derler, tabiatı hararet ve soğuklukta mutedildir ve ikinci derecede kurudur, bütün şişlere ve yaramaz ve fasit çıban olacak ufunetlü(enfeksiyonlu) şişlere ve çil yaralarına müfittir. Sürme gibi çekseler gözü ruşen eder karanlığını giderir ve boğmacaya ve boğaz ağrısı nevilerine gargara edeler zail eder bunun şerbet miktarı yarım dirhemdir.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]

Huzaz: İsmi Arabidir, Yunancada lukyun derler. Huzaz, dikenli bir ağaçtır ki üç arşın miktarı budakları uzanır ve yaprakları çimşir ağacı yaprağına benzer sık ve katıdır. Siyah bibere benzer katıca ve üstü düz ve lezzeti mayhoş yemişi vardır ve ağacın kabuğu saman gibi sarıdır. Ağaç gibi katı ve bir canibe gitmiş kökleri vardır. Bu ağaç sarp ve kuru yerlerde biter. İyisi odur ki Hicazi olup Mekke etrafında hasıl ola. Bu ağaçtan murat usaresidir. Usaresi sarısabır gibi acı nesnedir. Bazıları tutyadır derler, bazıları ağacını getirmeye üşenip hemen yaprağını dövüp yine içinden çıkan suyu ile çörek çörek edip yine kendi ağacına veyahut gayrıya yapıştırıp kuruturlar. Ondan sonra alıp sair şehirlere götürürler. Bazıları dahi kuru iken alıp nice günler su içinde ıslatıp ondan sonra suyu içinde pişmiş olup kuvveti çıkıncaya dek pişirirler ve tasfiye edip tekrar suyunu kaynatırlar ta şu mertebede ki bal gibi koyu olur ve hıfz ederler. Gah olur yalnız yemişinden dahi usare ederler zikrolunduğu üzere. Bazıları pişirirken zeytinyağının çökeltisinden katıp veyahut pelin usaresinden ve sığır ödünden veyahut kadın tuzluğu yaprağını ve dikenini pişirip onun koyu suyundan veyahut pekmezi sarısabır ile ve mürsafi ile ve safran ve zerdeçöp ki Türkçede zerdeçal derler ve mersin suyu ile ve nar kabuğu ile kaynatıp bunlardan katıp hile ederlermiş. Bu ağacın usaresinin iyisi odur ki ateşe gösterilse ateş gibi olup şule vere, ve söndürülse kana benzer köpüğü ola ve dışarısı siyah olup içerisi yakut gibi olup bir miktar sarılığı ola ve yağ rayihası gibi çirkin rayihası olmayıp bir miktar büzücü tadı ve acılığı ola. Tabiatı hararet ve soğuklukta mutedildir, kurudur. Pes kabız olup eritici/çözücü(muhallil) ve maddeleri menedici ve soğutucudur. Mekke’den getirdiklerinin tutuculuğu-kabızı ziyade ve eritmesi/çözmesi azdır. Hint’ten getirdiklerinin tahlil etmesi çok ve tutuculuğu-kabızı azdır. Bu ikiden başkası iyi değildir ve belli faydası yoktur. Mekke’den getirdikleri huzaz, şişlere ve maddeleri menetmeye iyidir. Gözde olan karanlığı giderir ve gözde olan kaşıntıyı giderir ve eskiden beri olan yaşlıkları giderir, hususan kulaklarda olan yaşlıkları ve irinleri ziyade defeder. Eğer çiğneyip damağa sürseler boğazda olan şişlere fayda eyleye. Eğer gevşemiş olan diş etlerine sürseler fayda eyleye. Çıbanlara ve oturakta olan çatlaklara ve sıyrılmış olan yerlere sürerler, fayda eder. Eğer beş dirheme dek miktarını içseler veyahut onunla lavman etseler eskiden olan ishali keser ve bağırsaklarda olan çıbanlara fayda eyleye. Gah olur öksürük ile kan tükürmek için içirirler ve kuduz dalayana içirirler fayda eder ama Hint’ten getirdikleri huzaz yaprağı zeytin yaprağına benzer bir kökten çıkar budaklı bir ağaç usaresidir. O ağaca Farsça lisanında fil-zehrec derler ve usaresine Hindi havlan derler. Bu usare dahi Mekki huzazın ettiği bütün hassaları kuvvet ile verir ancak maddeleri menetmez. Eğer saçlara kına vurur gibi vursalar veyahut pişirip suyu ile birkaç kere yıkasalar saçları kararta. Gül suyu ile dolama ki tırnaklar diplerinde çıkan şiştir onu iyi eder ve karınca dedikleri çıban ki ziyade keskin ve ince safradan olur çıbanlardır, ona fayda eder ve sair yerlere dağılmasını meneder. Eğer bu ağacın yapraklarını budakları ile sirke ile pişirseler şişmiş olan dalağa fayda eyleye ve sarılık ki beden kararmasına veyahut sararmasına derler, onu giderir ve hayız kanını yürütür. Eğer pişirmeyip kullansalar bedeninde zayıflık olan kimseye fayda eyleye. Eğer yemişinden mistarun vezni ki dokuz dirhem miktardır içseler balgamı ishal edip öldürücü olan devalardan fayda eyleye. Huzaz ve havlan nişanlarındandır ki saçları daima anın ile yıkasalar ve kına vurur gibi vursalar saçları çok eder. Eğer suyu veyahut pişirip suyu ile gargara etseler boğazda olan ağrılara fayda eyleye. Eğer kuduz daladığı yere doldursalar şu vechile ki dibine erişse fayda eyleye. Eğer her gün soğuk su ile buçuk miskal miktarını içirseler fayda eyleye. Eğer bulunmasa fil-zehrecten vezni miktarı bedelidir. Bazıları demişler fufel ve beyaz sandaldan beraber edip misli kadar bedelidir. [Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]

Erişim kontrol ediliyor…

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Hudad / Huzaz / Huzzaz / Fil-zehrec (Lycium barbarum - Kurt Üzümü)
Fi’l-Mâhiyyeti: Hudad iki dürlüdür, biri Hindî ve âheri Mekkîdür. Zann-ı gâlib budur ki hudad-ı Hindî fîlzecin usâresidür. Ve ba'zı kerre bir vechle gaşş olınur ki a'şâb ve akâkîr temyîzinde hazk ve mehâreti olanlar dahı fark edemeyüp onı hudad-ı Hindî i'tikâd ederler, zirişkin ya'nî emîrbârîsin usâresi su içinde akd olıncaya kadar tabh olınur ve o usâre-i mün'akide hudad zann olınur. Ve hudad-ı Hindînüñ kuvveti nârî ve latîf olan cevher ile ardiyye-i bâride olan cevherden mürekkeb olan cevherüñ kuvvetine karîb olur. Ammâ hudad-ı Mekkî masnû'dur.
(Derkenar: Sâhib-i Kânûn ve âherleri hudad-ı Mekkî masnû'dur deyu cezm etdiler lâkin ne tarîk ile masnû' oldugını beyân eylemediler. İhtimâl olur ki hudad-ı Hindînüñ magşûşı hudad-ı Hindî ola. Ve gaşşıñ tarîki vücûhla beyân olındı, birisi Kânûn'da mezkûrdur ki zikr olındı. Ve ihtimâl olur ki hudad-ı Mekkînüñ sınâ'ati tarîk-i âher ile ola, o sınâ'at ashâbınuñ beyninde cihet-i sınâ'ası esrâr-ı mektûme olmakla müştehir olmaya).
Bu mezkûrlar tab' ile olan nüshada evvelen mezkûrdur, nüsha-i sultâniyyede âher levhada mezkûrdur. Ve "fîlzec" "fîl-zehrec"den muhaffefdür. Hudad-ı Hindîye fîl-zehrec tesmiye olınur, zîrâ hudad-ı Hindî fîli katl eder. Fîl-zehrec "fîl-zehr"den mu'arrebdür, semm-i fîl ma'nâsına.
(Derkenar: "Fîl-zehrec" tesmiyesinüñ vücûh-ı uhrâsı İbn Kütbî müfredâtında beyân olınmışdur).
Diskûrîdûs dedi ki şecere-i hudad dikenlü bir agaçdur, üçer zirâ' ve dahı ekser dalları olur ve onuñ mîvesi fülfüle beñzer, mülezzizdür ya'nî cismi sıkıdur, gevşek degildür ve mezâkı mürrdür ya'nî acıdur ve melâsetlüdür ve kabugı sarıdur ve kökleri kesîredür, emâkin-i va'ire
(Derkenar: "Va'ir" sehl'iñ zıddıdur, taşlık ve kayalık demekdür) ve yâbisede biter. Ve ba'zı kerre hudadıñ ya'nî yapragınuñ usâresi istihrâc olınur eger yaprak tâze ve tarî olup agacında oldugı hâl üzere olur ise, o yaprak dakk olınur ve asr olınur; eger yaprak tâze olmayup yübûset ârız oldıysa o yaprak eyyâm-ı kesîrede su içine vaz' olınup nükû' kılınur ba'dehu tabh olınup ihrâc olınur soñra mükerreren katı olıncaya kadar nâra i'âde olınup tabh olınur, o matbûh hudad yapragınuñ usâresi olur. Ve ba'zı kerre gaşş olınup o tabîha zeytûn tortusı halt olınur, efsentîn usâresi dahı halt olınur ve bakar merâresi dahı halt olınur. Ve ba'zı kerre dahı şecere-i hudadiñ mîvesinde usâre ittihâz olınur, semeresi güneşe serilür ve ba'dehu asr olınur.
Fi'l-İhtiyârı: Şa'r ya'nî tüy emrinde ve takviyesinde hudad-ı Hindî hudad-ı Mekkîden akvâ olur ve evrâmda Mekkî akvâ olur.
Tabî'atı: Hudad hârr ve berdde mu'tedil olur ve derece-i sâniyede yâbis olur.
Fi’l-Ef'âli ve’l-Havâssı: Hudad-ı Hindîden tahlîl olur ve kabz-ı yesîr olur, her nezfe menfa'ati olur; tahlîli kabzından ekser olur ve tahlîli derece-i sâniyede olur ve kabzı tecfîfinden dahı ednâ ve ekall olur ve kuvve-i latîfesi olur.
Fi'z-Zîneti: Tüyleri muhammirdür, kızardur ve takviye eder husûsan hudad-ı Hindî bu fi'li ziyâde işler ve kelefi sagaldur. Ve cemî'an hudad dâhısı sagaldur.
Fi’l-Evrâmi ve 'l-Büsûri: Rıhv şişlere ve nemleye nâfi'dür.
Fi'l-Hurâcı ve’l-Kurûhi: Hudadiñ Hindîsi ve Mekkîsi bu iki kısımdan her birisi kurûh-ı habîseden nâfi' olur.
Fi’l-Âlâti’l-Mefâsıli: A'zâyı ve mafsalları sedd edüp pekişdürür.
Fi-A'zâi 'r-Re'si: Hindînüñ kulakdan midenüñ seyelânına ve kurhalarına nef'i olur. Ve kulaġ içün tehannük olınsa ya'nî hanekine hudad-ı Hindî mesh olınsa nef'i olur ve sagaldur; diş etlerinüñ şişlerine ve emrâzına cidden nef'i olur.
Fi'l-Ayni: Remede nâfi'dür ve tabaka-i karniyyeyi cilâlandurur ve gışâvesini izâle eder ve göz cerebine nef'i olur.
Fi 'ş-Sadrı ve 'n-Nefesi: Hudad-ı Hindî kan tükürenlere ve öksürügi olanlara saky olınur.
Fi-A'zâi'l-Gızâi: Hudad-ı Hindî şürb olınsa yerekân-ı esvede ve tıhâle nef'i olur ve kezâlik Hindî ile o marazlara tılâ olınur ve şeceresi dahı o fi'li işler ve menşe'i mi'de olan ishâli dahı def' eder.
Fi-A'zâi'n-Nefdi: Mak'adede olan şikâka nef'i olur. Ve müzmin olan ishâl içün kezâlik def'-i mi'deden ârız olan ishâl içün ve züsentâriyâ içün hudad şürb olınur veyâhût ihtimâl olınur ve tamsı dahı idrâr eder. Ve tâze ve tarî olan semeresi balgam-ı mâ'îyi ishâl eder ve dübürde olan kurhalara nâfi' olur, nisâda olan nezfi men' eder ve bevâsîre menfa'ati olur.
Fi's-Sümûmi: Mîvesi kattâl olan nesneleri isti'mâl edenlere nef'i olur. Ba'zı nüshalara ma'nâ: "Sihâm-ı mesmûmeden nef'i olur" demekdür. Ve hudad-ı Hindî kelb-i kelîb addası içün saky olınur.
Fi’l-Ebdâli: Hudadiñ bedeli bir vezni fîl-zehrec ve mütesâviyyü'l-mikdâr fûfel ve sandalıñ mecmû'ından bir vezni dahı hudada bedel olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.