Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Ebhel/Übhül - Ardıç - Juniperus sabina

Ebhel/Übhül - Ardıç - Juniperus sabina — 1
1 / 2
Ebhel/Übhül - Ardıç - Juniperus sabina — 2
2 / 2
Serbest metin
İbhül, Ardıç Yemişi, Dağ Servisi, Sabina (Juniperus sabina)
-Juniperus horizontalis
-Juniperus monticola
-Juniperus indica
-Juniperus thurifera
-Juniperus occidentalis
-Juniperus pinchotii: Şöyle bi farkı var, meyveleri kızıl.
-Juniperus scopulorum
Yaprakları daha küçücük, meyveleri de daha minicik ama sayıca daha fazla olan,veya yaprak aynı meyve küçük çeşitler:
-Juniperus virginiana
-Juniperus blancoi
Bunlardan daha fazla ebhel çeşidi mevcuttur biz hepsini yazmadık ancak ünlü olanlar çoğunlukla bunlar, yine de, resim ve tariferle uyan daha fazla ebhel çeşidir olduğunu belirtelim. Metinler:


İbhül:
Hemzenin esresiyle ve ha'nın ötresiyle Yunanidir. Ar'ar gibidir (ar'ar servi ağacına derler) yahut bizzat ar'ardır. Yaprakları ılgın (tarfa) ağacı gibidir. Ve büyüdükçe servi ağacı gibi olur. Rengi kızıldır. Piştiğinde siyah olur. İçinde çekirdeği vardır. Tatlı ve kabızdır. Yengeç (Seratan) burcunun evvelinde toplarlar, iyisi ağırı ve siyahıdır. Üçüncüde sıcak ve kurudur ya ikincide sıcaktır ya üçüncüde kurudur, fakat yemekte son derece faydalıdır. Ve idrar söktürür (bevli cari eder) hatta kan işetir. Ve cenini düşürür (iskat eder). Eğer bal ile içseler ve yağlar ile pişirseler kulağa damlatsalar sağır olan kulağı açar. Ve eğer yağ ile pişirseler ve bal ile içseler karında olan kurtları çıkarır. Ve eğer bal ile ezip yeseler astım(nefes darlığı,"rebv") hastalığını ve basurları yok eder. Ve eğer saçkıran (sa'lebe) hastalığına sürseler keser. Ve onun yaprakları, çekirdeği bütün yönlerden hassasını verir. Ve karaciğere zararlıdır, havlican düzelticisidir. Ve yine boğaz ile mideye zararlıdır. Hamama (bir otun adıdır) yahut yağ veya bal onun düzelticisidir. Ve bedeli: Kadarınca seliha (bir ağacın adıdır ki tarçın bulunmadıkta tabipler bedel ederler) ve servi kozalağı ya tarçın ikiden üçe dek.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]

İbhül:
Türkçe dağ servisidir. Yaprağı ılgın yaprağına benzer. Ne zaman bunun yaprağını dövseler balla karıştırsalar eski çıbanlara vursalar bitire. Ve dahi sıcak şişliklere vursalar sakin eyleye. Ve eğer yakı edip gövdeye vursalar deri karardığını gidere. Eğer içseler kan işete. Ve karında ölü çocuğu düşüre. Ve dahi dövseler balla karıştırsalar diş diplerine vursalar çürüyenini gidere. Yeni et bitirip muhkem eyleye. Ve dahi yemişini alsalar demir kap içinde şırlağan yağıyla kararınca kaynatıp ondan sonra sağır olan kulağa damlatsalar aça. Ve dahi yemişinden on dirhem alsalar bir çömleğe koysalar, üzerine batacak kadar sığırın sade yağını koysalar, yağın tümü sinene dek kaynatalar, ondan on dirhem ak şeker ile ezeler (sahk edeler). Günde iki dirhem açken ılıcak suyla içseler basurları gidere. Ve içi yürüte. Ve karında olan kurtları çıkara. Ve dahi incirle dövseler, soğuk almış yerlere yakı eyleyip vursalar fayda ede. Ve yine ne zaman dövseler, iki dirhemini balla karıştırıp içseler adet (hayız) kanını yürüte. Ne zaman yemişinden on iki dirhem alsalar, ezseler, altı dirhem sade yağını kaynatsalar, on sekiz dirhem bal katsalar, nefes darlığı olan kişiye yalatsalar son derece fayda ede. Ve dahi bunun yapraklarını dövseler sirkeyle ezseler kaşı kirpiği dökülen kişiye sürtseler o zahmeti gidere.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]

Übhül:
Mahiyeti Hakkında: Übhül dağ (cebeli) olan ar'arın yemişi olur. (Ar'ar: Dikenli ardıç ağacı, dağ selvisi). O yemiş alıç dedikleri yemişe benzer lakin übhülün siyahlığı ziyade olur ve keskin, güzel kokusu olur. Ve übhülün ağacı iki sınıf olur: Bir sınıfının yaprağı servi yaprağı gibi olur ve dikeni çok olur, ağacının ardı ziyade olur ve boyu uzun olmaz. Ve diğer sınıfının yaprağı ılgın ağacı yaprağı gibi olur ve tadı servi tadı gibi olur. Ve bu sınıfın kuruluğu çok ve harareti az olur ve bu sınıftan iki kısım alınsa bir kısım tarçın makamına geçer.
Tabiatı Hakkında: Bazı tabipler der ki: Übhül ikinci derecede sıcak ve kurudur. Ve bazı nüshada "ikinci derece" bedeline "üçüncü derece" vaki olmuştur.
Fayda ve Özellikleri Hakkında: Eritmesi/çözmesi (tahlili) şiddetli olur, kurutur ve hem yakar ve hafif kabızlığı olur velakin kuvvet ile kabzeder. Ve ısıtıcı ve koku verici yağlara dahil olunur ve çoğunlukla mersin yağına dahil olunur.
Çıbanlar ve Yaralar Hakkında: Übhül ile kangren (akile) üzerine toz edilip serpilse faydası olur ve bal ile kullanılsa eski ve atik yaralara faydası olur ve karınca isimlendirilen yayılan yaralara dahi faydası olur ve organı kara edici yiyici yaralara dahi faydası olur. Ve übhülde yakma ve kuruluk olmakla übhül ile yakı olunsa yarayı iyileştirmez ve cerahat toplama kılmaz, bilakis açık kurutma ile yarayı kurutur.
Baş Organları Hakkında: Bir kepçe içinde yani demirden tava gibi bir nesne içinde übhülün cevizi sirke yağı ile gereğince kaynamayla übhül cevizi siyah olana dek kaynatılsa ve sağırlığı olan kimsenin kulağına o yağ damlatılsa cidden faydalı olur.
Boşaltım/Cinsel Organlar Hakkında: Übhül içilse içen kan işer, gebe hatun içse çocuğunu düşürür. Keza übhülden fitil edinilse yani übhülü dübürüne soksa veyahut yağlanıp tütsüsünü (dumanını) kullansa yine o fiilleri işler.
Bedelleri Hakkında: Übhüle übhülün bir ağırlığında olan seliha veyahut servi kozalağı bedel olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Übhül:
Türkçede ardıç yemişi, dağ servisi, düdük; Farsçada bâr-ı serv-i kûhî, mîve-i âvirs; Süryanicede bûrsâ; Frenklerde sâvîz. Bu ardıç iki çeşit olur. Bir çeşidi yemişsiz olur, antânâs derler. Ve yemişli olanlara Frenkler kezenes derler ve Muhammed et-Temîmî'nin sözüne göre defrân dahi derler. Bu iki çeşidinin biri yemişli ola, übhül derler ve zamkına senderûs derler ki bu zamk nakkaşın kullandığı sandaloosdur. Ve yemişine Türkçe ardıç yemişi derler, cevzü’l-übhül ve semerâtü’l-ar'ar ve Acem'de türüş-i gonce dahi derler ve mîve-i kûhî derler. Bütün Farslar servi cevizine tohm-ı vühl derler. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. İbni Sina'nın sözüne göre evvelde sıcak, ikincide kurudur. Galenos'un sözüne göre üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Bunun en iyisi siyah şekilli, dolu ve yağlı gibi ola ve yaprağı son derece yeşil ola. Bunun yaprağını dövüp bal ile eski çıbanlara vursalar bitirip düzeltir ve eski şişliklere dahi vursalar sakin eder. Ve gövdede bazı yer kararsa, ona kara bere dedikleri izlerdir ve eğer başkasıdır, bunu yakı etseler yok eder. Ve yemişini şırlağan yağıyla demir kap içinde ta ki kara oluncaya dek kaynatıp ondan sağır olan kulağa damlatsalar kulağı aça. Ve yalnız dövüp kangren zahmetlerine ve yaralarına ekseler fayda vere. Ve üç dirhemini bal ile yalasalar adet kanını akıtır ve içindeki ölmüş çocuğu çıkarır ve eğer içinde sağ ise öldürür (çocuk düşürür). Ve on dirhem yemişini keza beş dirhem sade yağ ve beş on dirhem miktarı bal ile karıştırıp nefes darlığına ve astım(nefes darlığı,"rebv") sahibine yalatsalar faydalıdır. Ve yaprağını dövüp sirke ile ezip kaş ve kirpiği dökülen kimseye sürtseler fayda eder. Ve dövüp bal ile karıştırıp diş diplerine vursalar çürük eti giderip yeni et bitire ve muhkem ede. Ve avratlar bunu kendinde götürseler (fitil yapsalar) ve tütsü etseler çocuğunu düşürür. Bunun şerbet miktarı iki dirhemdir. Fazlası geçilmeye, zira helak edicidir, sakınmak gerektir. Her defa bundan kullanılsa yarım dirhem kadar tarçın katalar. Bunun karaciğere zararı vardır, ama eğir yahut havlican yahut hamama düzeltir. Ve bunun bedeli bostani servi kozalağına yarım kadarı tarçın yahut kendi kadarı tarçın katalar, bedel olur. Bazıları tarçın yerine kendi kadar seliha katalar demişler.
Erfenes: Übhüldür ki ardıcın bir çeşididir.
Semeretüʼl-ar'ar: Dağ servisidir ki kara ardıç yemişi derler. Elif babında übhül diye ve cim babında cevzüʼl-übhül diye zikrolunur.
Senderek: Übhül ardıcının bir çeşididir. Araplarda arkanis dahi derler ve Frenk lisanında çinepre derler. Bunun bütün faydası ve diğer halleri übhül diye elif babında zikrolunmuştur.
Şeceretu’l-lâh: Hint çam ağacı ve Hint sanavberidir derler ve übhül-i hindi dahi derler. Farsçada dîv-dâr derler. Dal babında zikrolunmuştur. Ve buna şeceret-i ekle dahi derler, henüz zikrolunur.
Şeceretü’l-ekle: Hint çam ağacıdır. Şeceretü’l-lâh diye henüz zikrolundu.
Safîne: Yaban servi ağacıdır. Muhammed Temimi übhül değildir, ama übhüle benzer demiş. Elif babında zikrolunmuştur.
Ar'ar: Dağ servisidir. İki cins olur, yemişli çeşidinin tanesine übhül diye zikrolundu Türkçede; Farsçada serv-i kûhî, dîv-dâr; Şiraz'da vühl; Süryanicede serv dunyâ tûdâ; Frenklerde sâvînîz. Ar'ar dedikleri dağ servisidir. Frenkler yemişsiz çeşidine antânâs derler. Yemişi elif babında übhül diye zikrolundu. Dağ servisinin tabiatı Mesih'in sözüne göre ikinci derecede sıcak ve kurudur ve bazıları üçüncüde sıcak, evvelde kurudur dediler. Isıtıcı ve ince kıvamlı/hafif yapıcıdır. Rahim boğulması için ve idrarı ve adet kanını indirmek için tütsüsüne otursalar son derece faydalıdır ve haşerat dahi kaçar. Bundan iki dirhem kullanılır. Eğer bunun suyundan içseler göğüs ağrısına ve öksürüğe ve yürek şişliklerine ve sancıya ve zehirli otlar zararı define faydalıdır. İbni Sina'nın sözüne göre tıkanıklıkları açar. Mesih bin Hekim'in sözü üzerine bundan içseler göğsü ve karaciğeri pak etmek bunun şanındandır ve zehirli otlara faydalıdır ve haşerat zararını defeder. Şerif'in sözüne göre bunun taneli çeşidinin üç tanesini tülbentte götürseler yüzlü/saygın olup halk ona itaat edip muteber ola. Eğer bundan daima yeseler saraya faydalıdır, ama çok yemeyeler. Eğer çok yeseler bağırsağa zararı vardır, ancak karnıyarık otu (katuna) ve şeker düzeltir. Takvim'in sözüne göre mesaneye zarar eder, ancak palamut düzeltir. Bunun bedeli servi kozalağıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]



Ebhül:
Türkçede ardıç dedikleri ağaçtır. Yunan lisanında berasi derler. Ardıç, çam ağaçlarından bir türlüsüdür. Soğuk vilayetlerde dağlarda ve derelerde biter. İki türlüdür: Birisinin yaprağı küçüktür, ılgın ağacının yaprağı gibidir. Birisinin dahi yaprağı büyüktür, servi ağacının gibidir, ama bunun kokusu daha çirkin, daha keskindir. Ama küçük yapraklısının ağacı yassıca ve kısacadır ve büyük yapraklısı uzunca ve incecedir. İkisi dahi büyük ağaçlardandır. Ebhül diye söylense küçük yapraklısının tanesi kastedilir yani ebhül dedikleri tanesidir. Bazıları demişler ebhül, çam ağacının yemişine derler ama bu kelam yanlıştır. Zira ebhül, çam yemişinden büyüktür, Arabistan kirazı dedikleri yemişe benzer, tam erişip henüz taze iken rengi kızıldır ve kendisi yağlıdır ve içinde birkaç çekirdeği vardır ve bıçkıdan çıkan ufaktan toplanmış gibi nesne ile üstleri örtülmüştür. Tam kemalinin nihayetine eriştikte siyahlığa meyleder. Bir miktar tatlılığı ve kabızlığı ve keskinliği ve hoş kokusu vardır. Tabiatı üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Ziyade ince kıvamlıdır/hafiftir, hıltları tutuşturur ve eskiden kalıp muhkem ve yaramaz olan iltihapları giderir. Bal karıştırıp üzerine koysalar bu faydaları eder ve çıbanlardan sonra kalan kızıllığı giderir ve adet kanını ziyade yürütür, hatta kan işetir ve avrat karnında çocukları bozar ve düşürür, eğer içmekle ve eğer tütsü edinmekle böyle eder. Bu husus için şerbet miktarı iki dirhemden üçe dektir. Yunan lisanında guluks dedikleri üzüm ağdasından ettikleri yağ ile karıştırsalar ince/hafif olduğundan başka pişirici ve şişlikleri ve maddeleri indirici olur. Ardıcın iki türlüsünün dahi yaprakları çıbanlar ulaşıp dağılmasını engeller. Eğer taze iken yakı edip sıcak şişliklere vursalar sakin eder. Eğer yaprağını dövüp veyahut dövmeyip onunla insan bedenini ovsalar siyahlığını ve kirliliğini ve bedende sinmeyip kalan artıklardan olan izleri gidere. Eğer ince dövüp büyük kızıl çıbanlar deşilip tamam içerisi akmadan mührelenip pekiştiği yere vursalar mühresini gidere. Eğer ebhülü muhkem dövüp ve bal ile karıştırıp çürüyüp yaramaz kokusu olan diş etlerine sürseler iyi ede. Eğer zambak yağı veyahut şırlağan yağı veyahut zeytinyağı ile demirden kepçe veyahut tava içinde yağı siyah oluncaya dek kaynatıp o yağdan kulak içine damlatsalar eskiden ve yeniden olan sağırlığı gidere, kesindir. Eğer çekirdeksizinden on dirhem miktarını çömleğe koyup üstüne çıkıp örtecek kadar sığır sütünden olmuş sade yağ içine koyup ve çömleği yavaş ateşe koyup ta yağı gidene dek pişireler, daha sonra dövüp ezeler ve on dirhem miktarı şeker peyniri katalar ve her sabah açken iki dirhem miktarını ılık su ile içeler, basur dedikleri çıbanlardan ve yellerinden hasıl olan karın aşağısında ağrılarına fayda eyleye ve karnı ishal eyleye ve içinde olan solucanları ve kabak çekirdeği kurdu dedikleri kurtları dahi kıra. Ama sıcak mizaçlı kimseye ve henüz oğlancık olanlara ve gebelere içirmeyeler, zarar eder. Eğer kuru incir ile alıştırıp soğuktan donmuş olan yerlere yani el ve ayak ve diğer yerlere yakı etseler ziyade fayda eyleye. Eğer bal ile macun edip nice zamandan beri adet kanı kesilmiş olan avrat bir dirhemden iki dirheme dek ve üç dirheme dek miktarını nice zaman yese adet kanını geri yürüte. Eğer muhkem dövülüp ezilmişinden bir okka yani on iki dirhem ve sade yağdan yarım okka ve ikisi kadar bal ile karıştırıp nice zaman bari haftadan az zaman koyu iken yutsalar astım(nefes darlığı,"rebv") hastalığına fayda eyleye, denenmiştir. Astım(nefes darlığı,"rebv"), nefes yolları tutulmakla tez tez nefes almak hastalığına derler. Bu hastalığa dîk-ı nefes (nefes darlığı) dahi derler. Eğer sirke ile ezip saç ve sakal döküldüğü yere sürseler iyi ede, denenmiştir. Demişler ki karaciğere zarar eder, havlican ve hamama özellikle zararını defeder. Ve geri demişler ki boğaza ve midede olan ince sinirlere zarar eder. Sade yağ ve bal zararını defeder. Hıltları eritip/çözüp ince kıvamlı/hafif etmekte bedeli tarçındır. Ve mutlaka bedeli ağırlığınca seliha ve ağırlığınca servi ağacının kozalağıdır.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]



Ebhül, ardıç yemişi, karaciğere ziyan eder.
[Kitab-ı Tıbb - İbni Baytar 2]

Erişim kontrol ediliyor…

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

İbhül ابه‍ل, Ardıç Yemişi, Dağ Servisi, Sabina (Juniperus sabina)
İbhül:
Hemzeniñ kesriyle ve ha'nıñ zammı ile Yûnânîdür. Ar'ar gibidür (ar'ar serv agacına derler) yâhut nefs-i ar'ardur. Yaprakları tarfâ (ılgın) agacı gibidür. Ve büyüdükce serv agacı gibi olur. Reñgi kızıldur. Bişdikde siyâh olur. İçinde çekirdegi vardur. Datlu ve kâbızdur. Seratân'ıñ evvelinde cem' ederler, eyüsi agırı ve siyâhıdur. Hârr ve huşkdur üçüncide yâ ikincide yâ huşkdur üçüncide, fakat yemekde gâyetle nâfi'dür. Ve bevli cârî eder hattâ kan işedür. Ve cenîni iskât eder. Eger bal ile içseler ve edhân ile bişürseler kulaga damzırsalar sagır olan kulagı açar. Ve eger yagıyıl bişürseler ve bal ile içseler yürekde (el-batn) olan kurtları ihrâc eyler. Ve eger bal ile ezüp yeseler maraz-ı rebveyi ve bevâsîri zâyil eder. Ve eger maraz-ı sa'lebe (saçkırana) sürseler kat' eyler. Ve anuñ yaprakları, çekirdegi hâssiyyeti verür cemî' vucûhdan. Ve cigere muzırdur, havlincân muslihidür. Ve yine bogaz ile mi'deye muzırdur. Hamâmâ (bir otuñ adur) yâhut yag veyâ bal anuñ muslihidür. Ve bedeli: Kadarınca selîha (bir agacıñ adıdur ki dârçînî bulınmadıkda etıbbâ bedel ederler) ve cevz-i serv yâ dârçînî ikiden üçe degin.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.