🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Çiriş otu, Asphodelus

Serbest metin
Çiriş otu, Asphodelus, eşras/işras أشراس
Önce Botanik olarak Çiriş nedir onu kesinleştirmek üzerinde duralım:
Çiriş Tutkalı / Sirîş (Asphodelus ramosus ve A. aestivus):
Tezkere'de "Ve anın tutkalına bir şey berâber olmaz. hususa kütüb cildlerinde..." ve Ma la yesaüt'te "Bir nesneyi bir nesneye yapışdurmaḳda sāʾirinden tîzdür (hızlıdır)" dediği meşhur Çiriş tutkalı, tam olarak Asphodelus aestivus veya Asphodelus ramosus (Çiriş Otu) türünün yumrulu köklerinden elde edilir. Bu kökler kurutulup dövülerek toz haline getirilir ve suyla karıştırıldığında muazzam bir tutkal olur. Geleneksel ciltçilikte yüzyıllarca kullanılmıştır.
Soğan Yapraklı Görünüm (Asphodelus fistulosus ve A. tenuifolius):
Metinlerde ısrarla "Yapraġı aṭa ṣoġanı yapraġına beñzer" demesi, Asphodelus fistulosus ve A. tenuifolius türleri ile birebir örtüşüyor. Bu türlerin yaprakları içi boş, silindirik ve tıpkı soğan veya pırasa yaprağı gibi dikine çıkar ("fistulosus" zaten boru/kaval şeklinde demektir). "Lâkin andan aglezdir (daha kalındır/kabacadır)" tanımı da bitkinin o etli yapısını çok iyi anlatıyor.
Hunsâ Karmaşası (Eremurus vs. Asphodelus):
Eski tabiplerin (Takvim sahibi, İhtiyarat sahibi) "İşras aslında Hunsâ otunun köküdür" diyerek düştükleri ihtilaf çok ilginçtir. Türkiye'de ve İran'da "Çiriş" adı sadece Asphodelus cinsi için değil, aynı zamanda benzer yumrulu köklere ve salkım çiçeklere sahip olan Eremurus (özellikle Eremurus spectabilis - Yeling otu, Çiriş) cinsi için de kullanılır. İranlılar (Farisîler) Eremurus köklerinden de "sirîş" (tutkal) yaparlar. Nizamül Edviye yazarının "Câmi' sahibi yanılmış, o değildir diyor ama doğrusu budur" demesi, coğrafyaya göre farklı bitkilere (Asphodelus veya Eremurus) Çiriş/İşras denmesinden kaynaklanan ufak kafa karışıklığıdır.
Bervâk / Asphodelus (Usküdâles):
Tezkere'de geçen "Bervâk: Yünânca usküdâles dirler" ifadesi tam bir turna gözünden vurmadır! Eski Yunancada bu bitkinin adı Asphodelos (Ἀσφόδελος)'tur. Arapça ve Farsçaya geçerken bu kelime bozulup "Usküdâles / İsfedeluz / Bervak" halini almıştır. "Bervak", Asphodelus'un Arap tıbbındaki en net isimlerinden biridir.
Özetle: Eşrâs, İşrâs, Bervâk veya Çiriş Otu dediğimiz bitki, kesinlikle Asphodelus'tur.
Bitkinin İlmi
İşras: Çirişliktir. Çiriş (siriş) dahi derler. Badem köküne benzer derler. Amma Minhac, İhtiyarat ve Takvim sahibi hünsa köküdür (aslü'l-hünsadur) dediler, yani hünsa otunun köküdür derler. Amma Cami sahibi ol değildir der, illa hata (sehv) etmiştir. İhtiyarat, Takvim sahibi ve gayrılar hünsa köküdür (aslü'l-hünsadur) demişler. Tahkiki budur. Fariside dahi çiriş (siriş) derler. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Eğer yaksalar ikinci derecede sıcak ve üçüncüde kurudur. Bu otun kökünü saçkırana (dâü's-sa'lebe) sürseler (tıla eyleseler) gayet faydalıdır. Ve dövüp içseler idrarı (bevli) ve adet kanamasını (hayzı) söktürür (idrar eder). Lakin mideyi gevşeticidir (mürahi-yi midedir), illa gülbeşeker ıslah eder. Ve fıtığa dahi yakı eyleseler faydalıdır (müfittir). Ve balgami şişliklere vursalar uygundur (muvafıktır), giderir. Bunun şerbet miktarı beş dirhemdir.
Hünsa kökü (Aslü'l-hünsâ): Çirişlik derler bir otun köküdür.
Bervak: Çirişliktir dediler.
[Nizamü'l-Edviye]
Eşras: Ol, bir ottur ki yaprağı soğan yaprağına benzer lakin ondan daha kalındır / yoğundur (aglezdir). Ve çiçeği beyaza ve kızıla meyillidir ve uzun tohumunda keskinlik (hiddet) ile acılığı vardır. İyisi ağırı ve beyazı ve baharda (eyârda) dirilenidir. İkinci derecede sıcak ve kurudur ve yanmışı üçüncü derecededir. Yanmış safraya (safrayı muhterikaya), sıyrıklara (secece) ve pürüzlülüğe (huşunete) faydalıdır. Ve mutlak manada yapıştırıcıdır. Ve onun tutkalına bir şey beraber olmaz, hususan kitap ciltlerinde ve yarık/çatlak (şakk) olan şeylerde. Ve yorulan kimseyi kuvvetlendirir (kavi eder), hususan onun tohumu. Ve kırık (sınık) olan şeyleri sirkeyle kaynaştırır / onarır (cebr eder). Ve çiriş (şiriç) ile kaşıntıyı (hıkkeyi) ve uyuza (cerebe) ve sert/pek olan şeyleri izale eder. Ve arpa unu ile saçkıran/kellik (su'fe) marazını izale eder lakin tıkanıklıklar (süddeler) peyda eder (ihdas eder). Sirkencübin ıslah edicisidir. Ve mideye zararlıdır. Menekşe (benefşe) ıslah edicisidir. Ve şerbeti: İki miskale değin ve tohumu ikiye değindir. Ve onun bedeli: Magas ve kaynaştırmak/onarmakta (cebr eylemekte) körsinedir.
(Not: Buna da çirişağusu demiş sözlük, ayrıca Nizam da bervak demiş.)
Burvaki: Bu, Acem dilindendir (Acemidir). Ve Yunanca usküdales derler. Ve aslı asarikundur. Ol, bir ottur. Ve budakları çok olmakla yay gibi eğri olurlar. Ve çiçeği beyazdır ve yemişi zeytin gibidir lakin kesicidir. Ve ol, ikinci derecede sıcaktır ve onda ya evvelde rutubetlidir yahut kurudur. Tecrübe olunmuştur yaralara (cerahatlara) ve iltihaplı yaralara (kuruha) eğer eski (kadim) dahi olursa; ve saçkırana (dâü's-sa'lebe), vereme ve istiskaya sürmekle ve içmekle ve dahi külü ile üstüne komakla. Ve bal ile içseler karaciğeri (kebidi) kuvvetlendirir. Ve ol, göğsü ıslah eder ve ferahlatıcıdır (müferrihtir / ıslahu's-sadr). Ve dimağı [kuvvetlendirir] ve özsuyu (şiresi) gözün beyazı için iyi sürmedir (kühl-i ceyyiddir), gözyaşını ve basurları (bevasiri) izale eder ve mesaneye zararlıdır. Anason onun ıslah edicisidir. Şerbeti: Beşe değindir. Bedeli: Ribas.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
İşras: Yaprağı ada soğanı yaprağına benzer bir nebatın köküdür ki ondan çiriş olur. Yaprağı hünsa dedikleri nebat yaprağına dahi benzer, onun için bazıları hata (galat) edip onun köküdür demişler. Bu nebat şark taraflarında ve Şam'da ve soğuk olan yerlerin ekserisinde biter. Bu nebat kökü ile hünsa kökleri arasındakı (mabeynlerindeki) fark budur ki işras kökü ondan kızıl ve uzun ve katıcadır, amma hünsa kökü gevşek ve ancak sarıdır ve kısaraktır. Ve işras nebatının yaprağı yassırak ve yuvarlaklığa (değirmiliğe) yakındır. İşras nebatının ortasından biten baldırı hünsadan uzunraktır ve çiçeği kızıla meyil beyazdır. Ve yemişi yuvarlak (değirmi) ve lezzeti keskindir ve kekreliği vardır. Amma hünsa çiçeği beyaz ve zayıftır. İşras tabiatı birinci derecede sıcak ve kurudur. Eğer yaksalar ikinci derecede sıcak ve üçüncü derecede kuru olur. Bir nesneyi bir nesneye yapıştırmakta diğerlerinden keskindir (tizdir). Onu muhkem dövüp daha sonra (badehu) su ile ezip onun ile çirişleyeler, kemikler kırıklarına (sınıklarına) ve kasık yarılmak ve sair yerler yarılmasına ettikleri yakılara kattıkları devaların iyisidir. Tohumunun harareti, kökü hararetinden ziyadedir. Ondan içmekle yoğun (galiz) hıltları doğrayıp, yıkar (cila eder) ve organları (azayı) muhkem edip taşradan sinirsek eder ve kan tükürmeye fayda eder. Ve eğer bal suyuyla ondan içseler ciğeri pak eyleye. Şerbet miktarı iki dirhem miktara dektir, misli menekşe ile içeler. Ve eğer kökünü yakıp yarım dirhem miktarını içseler idrarı (sidüğü) yürütür. Ve eğer bal veyahut sirke ile karıştırıp saç sakal döküldüğü yere sürtseler fayda eyleye.
[Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Çiriş otu: Onun dibi sıcaktır (ıssıdır), keskindir (tizdir). Eğer onun dibinden bir dirhem miktarı şarapla (sücüle) içseler idrarı (bevli) ve adet kanamasını (hayzı) yürütür.
[Kitabı Tıbb - Kitabı İbnBytr2]
Önce Botanik olarak Çiriş nedir onu kesinleştirmek üzerinde duralım:
Çiriş Tutkalı / Sirîş (Asphodelus ramosus ve A. aestivus):
Tezkere'de "Ve anın tutkalına bir şey berâber olmaz. hususa kütüb cildlerinde..." ve Ma la yesaüt'te "Bir nesneyi bir nesneye yapışdurmaḳda sāʾirinden tîzdür (hızlıdır)" dediği meşhur Çiriş tutkalı, tam olarak Asphodelus aestivus veya Asphodelus ramosus (Çiriş Otu) türünün yumrulu köklerinden elde edilir. Bu kökler kurutulup dövülerek toz haline getirilir ve suyla karıştırıldığında muazzam bir tutkal olur. Geleneksel ciltçilikte yüzyıllarca kullanılmıştır.
Soğan Yapraklı Görünüm (Asphodelus fistulosus ve A. tenuifolius):
Metinlerde ısrarla "Yapraġı aṭa ṣoġanı yapraġına beñzer" demesi, Asphodelus fistulosus ve A. tenuifolius türleri ile birebir örtüşüyor. Bu türlerin yaprakları içi boş, silindirik ve tıpkı soğan veya pırasa yaprağı gibi dikine çıkar ("fistulosus" zaten boru/kaval şeklinde demektir). "Lâkin andan aglezdir (daha kalındır/kabacadır)" tanımı da bitkinin o etli yapısını çok iyi anlatıyor.
Hunsâ Karmaşası (Eremurus vs. Asphodelus):
Eski tabiplerin (Takvim sahibi, İhtiyarat sahibi) "İşras aslında Hunsâ otunun köküdür" diyerek düştükleri ihtilaf çok ilginçtir. Türkiye'de ve İran'da "Çiriş" adı sadece Asphodelus cinsi için değil, aynı zamanda benzer yumrulu köklere ve salkım çiçeklere sahip olan Eremurus (özellikle Eremurus spectabilis - Yeling otu, Çiriş) cinsi için de kullanılır. İranlılar (Farisîler) Eremurus köklerinden de "sirîş" (tutkal) yaparlar. Nizamül Edviye yazarının "Câmi' sahibi yanılmış, o değildir diyor ama doğrusu budur" demesi, coğrafyaya göre farklı bitkilere (Asphodelus veya Eremurus) Çiriş/İşras denmesinden kaynaklanan ufak kafa karışıklığıdır.
Bervâk / Asphodelus (Usküdâles):
Tezkere'de geçen "Bervâk: Yünânca usküdâles dirler" ifadesi tam bir turna gözünden vurmadır! Eski Yunancada bu bitkinin adı Asphodelos (Ἀσφόδελος)'tur. Arapça ve Farsçaya geçerken bu kelime bozulup "Usküdâles / İsfedeluz / Bervak" halini almıştır. "Bervak", Asphodelus'un Arap tıbbındaki en net isimlerinden biridir.
Özetle: Eşrâs, İşrâs, Bervâk veya Çiriş Otu dediğimiz bitki, kesinlikle Asphodelus'tur.
Bitkinin İlmi
İşras: Çirişliktir. Çiriş (siriş) dahi derler. Badem köküne benzer derler. Amma Minhac, İhtiyarat ve Takvim sahibi hünsa köküdür (aslü'l-hünsadur) dediler, yani hünsa otunun köküdür derler. Amma Cami sahibi ol değildir der, illa hata (sehv) etmiştir. İhtiyarat, Takvim sahibi ve gayrılar hünsa köküdür (aslü'l-hünsadur) demişler. Tahkiki budur. Fariside dahi çiriş (siriş) derler. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Eğer yaksalar ikinci derecede sıcak ve üçüncüde kurudur. Bu otun kökünü saçkırana (dâü's-sa'lebe) sürseler (tıla eyleseler) gayet faydalıdır. Ve dövüp içseler idrarı (bevli) ve adet kanamasını (hayzı) söktürür (idrar eder). Lakin mideyi gevşeticidir (mürahi-yi midedir), illa gülbeşeker ıslah eder. Ve fıtığa dahi yakı eyleseler faydalıdır (müfittir). Ve balgami şişliklere vursalar uygundur (muvafıktır), giderir. Bunun şerbet miktarı beş dirhemdir.
Hünsa kökü (Aslü'l-hünsâ): Çirişlik derler bir otun köküdür.
Bervak: Çirişliktir dediler.
[Nizamü'l-Edviye]
Eşras: Ol, bir ottur ki yaprağı soğan yaprağına benzer lakin ondan daha kalındır / yoğundur (aglezdir). Ve çiçeği beyaza ve kızıla meyillidir ve uzun tohumunda keskinlik (hiddet) ile acılığı vardır. İyisi ağırı ve beyazı ve baharda (eyârda) dirilenidir. İkinci derecede sıcak ve kurudur ve yanmışı üçüncü derecededir. Yanmış safraya (safrayı muhterikaya), sıyrıklara (secece) ve pürüzlülüğe (huşunete) faydalıdır. Ve mutlak manada yapıştırıcıdır. Ve onun tutkalına bir şey beraber olmaz, hususan kitap ciltlerinde ve yarık/çatlak (şakk) olan şeylerde. Ve yorulan kimseyi kuvvetlendirir (kavi eder), hususan onun tohumu. Ve kırık (sınık) olan şeyleri sirkeyle kaynaştırır / onarır (cebr eder). Ve çiriş (şiriç) ile kaşıntıyı (hıkkeyi) ve uyuza (cerebe) ve sert/pek olan şeyleri izale eder. Ve arpa unu ile saçkıran/kellik (su'fe) marazını izale eder lakin tıkanıklıklar (süddeler) peyda eder (ihdas eder). Sirkencübin ıslah edicisidir. Ve mideye zararlıdır. Menekşe (benefşe) ıslah edicisidir. Ve şerbeti: İki miskale değin ve tohumu ikiye değindir. Ve onun bedeli: Magas ve kaynaştırmak/onarmakta (cebr eylemekte) körsinedir.
(Not: Buna da çirişağusu demiş sözlük, ayrıca Nizam da bervak demiş.)
Burvaki: Bu, Acem dilindendir (Acemidir). Ve Yunanca usküdales derler. Ve aslı asarikundur. Ol, bir ottur. Ve budakları çok olmakla yay gibi eğri olurlar. Ve çiçeği beyazdır ve yemişi zeytin gibidir lakin kesicidir. Ve ol, ikinci derecede sıcaktır ve onda ya evvelde rutubetlidir yahut kurudur. Tecrübe olunmuştur yaralara (cerahatlara) ve iltihaplı yaralara (kuruha) eğer eski (kadim) dahi olursa; ve saçkırana (dâü's-sa'lebe), vereme ve istiskaya sürmekle ve içmekle ve dahi külü ile üstüne komakla. Ve bal ile içseler karaciğeri (kebidi) kuvvetlendirir. Ve ol, göğsü ıslah eder ve ferahlatıcıdır (müferrihtir / ıslahu's-sadr). Ve dimağı [kuvvetlendirir] ve özsuyu (şiresi) gözün beyazı için iyi sürmedir (kühl-i ceyyiddir), gözyaşını ve basurları (bevasiri) izale eder ve mesaneye zararlıdır. Anason onun ıslah edicisidir. Şerbeti: Beşe değindir. Bedeli: Ribas.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
İşras: Yaprağı ada soğanı yaprağına benzer bir nebatın köküdür ki ondan çiriş olur. Yaprağı hünsa dedikleri nebat yaprağına dahi benzer, onun için bazıları hata (galat) edip onun köküdür demişler. Bu nebat şark taraflarında ve Şam'da ve soğuk olan yerlerin ekserisinde biter. Bu nebat kökü ile hünsa kökleri arasındakı (mabeynlerindeki) fark budur ki işras kökü ondan kızıl ve uzun ve katıcadır, amma hünsa kökü gevşek ve ancak sarıdır ve kısaraktır. Ve işras nebatının yaprağı yassırak ve yuvarlaklığa (değirmiliğe) yakındır. İşras nebatının ortasından biten baldırı hünsadan uzunraktır ve çiçeği kızıla meyil beyazdır. Ve yemişi yuvarlak (değirmi) ve lezzeti keskindir ve kekreliği vardır. Amma hünsa çiçeği beyaz ve zayıftır. İşras tabiatı birinci derecede sıcak ve kurudur. Eğer yaksalar ikinci derecede sıcak ve üçüncü derecede kuru olur. Bir nesneyi bir nesneye yapıştırmakta diğerlerinden keskindir (tizdir). Onu muhkem dövüp daha sonra (badehu) su ile ezip onun ile çirişleyeler, kemikler kırıklarına (sınıklarına) ve kasık yarılmak ve sair yerler yarılmasına ettikleri yakılara kattıkları devaların iyisidir. Tohumunun harareti, kökü hararetinden ziyadedir. Ondan içmekle yoğun (galiz) hıltları doğrayıp, yıkar (cila eder) ve organları (azayı) muhkem edip taşradan sinirsek eder ve kan tükürmeye fayda eder. Ve eğer bal suyuyla ondan içseler ciğeri pak eyleye. Şerbet miktarı iki dirhem miktara dektir, misli menekşe ile içeler. Ve eğer kökünü yakıp yarım dirhem miktarını içseler idrarı (sidüğü) yürütür. Ve eğer bal veyahut sirke ile karıştırıp saç sakal döküldüğü yere sürtseler fayda eyleye.
[Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Çiriş otu: Onun dibi sıcaktır (ıssıdır), keskindir (tizdir). Eğer onun dibinden bir dirhem miktarı şarapla (sücüle) içseler idrarı (bevli) ve adet kanamasını (hayzı) yürütür.
[Kitabı Tıbb - Kitabı İbnBytr2]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
eşras/işras أشراس
İşrâs: Çirişlikdür. Sirîş dahı derler. Bâdem kökine benzer derler. Ammâ Minhâc ve İhtiyârât ve sâhib-i Takvîm aslü’l-hunsâdur dediler yaʿnî hunsâ otınun kökidür derler. Ammâ sâhib-i Câmiʿ ol degildür der. İllâ sehv etmişdür. İhtiyârât ve sâhib-i Takvîm ve gayrılar aslü’l-hunsâdur demişler. Tahkîki budur. Fârisîde dahı sirîş derler. Tabîʿatı ikinci derecede hâr u yâbisdür. Eger yaksalar ikinci derecede hâr ve üçüncide yâbisdür. Bu otun kökini dâʾü’s-saʿlebe tılâ eyleseler gâyet nâfiʿdür. Ve dögüp içseler bevli ve hayzı idrâr eder. Lâkin mürahî-yi miʿdedür, illâ gülbeşeker ıslâh eder. Ve fıtıka dahı yaku eyleseler müfîddür. Ve balgamî şişlere ursalar muvâfıkdur, giderür. Bunun mikdâr-ı şerbeti beş dirhemdür.
[Aynı Eserden İlave]
İşrâs: Çirişlikdür. Sirîş dahı derler. Bâdem kökine benzer derler. Ammâ Minhâc ve İhtiyârât ve sâhib-i Takvîm aslü’l-hunsâdur dediler yaʿnî hunsâ otınun kökidür derler. Ammâ sâhib-i Câmiʿ ol degildür der. İllâ sehv etmişdür. İhtiyârât ve sâhib-i Takvîm ve gayrılar aslü’l-hunsâdur demişler. Tahkîki budur. Fârisîde dahı sirîş derler. Tabîʿatı ikinci derecede hâr u yâbisdür. Eger yaksalar ikinci derecede hâr ve üçüncide yâbisdür. Bu otun kökini dâʾü’s-saʿlebe tılâ eyleseler gâyet nâfiʿdür. Ve dögüp içseler bevli ve hayzı idrâr eder. Lâkin mürahî-yi miʿdedür, illâ gülbeşeker ıslâh eder. Ve fıtıka dahı yaku eyleseler müfîddür. Ve balgamî şişlere ursalar muvâfıkdur, giderür. Bunun mikdâr-ı şerbeti beş dirhemdür.
[Aynı Eserden İlave]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
