Hayvanların Havassı
Fil
Serbest metin
Fil / Elephant
Ziblü’l-fîl: Fil dışkısıdır. Farsçada sergîn-i pîl derler. Bunu avratlar yün ile kendilerinde götürse hamile olmayalar. Ve eski sıtmalara dahi faydalıdır, tütsü edeler. (kastedilen sadece yanında taşımak da olabilir veya vajinal fitil de olabilir, belirtilmediği için en iyisi tiksindirici olanları terk edip mecbur kalmadıkça daha temiz alternatiflerdir)
Şahmü’l-fîl: Fil yağıdır. Sıcaktır. Eğer kendilerini bundan yağlasalar haşereler yakın gelmez, kaçar.
Sinâd: File benzer bir hayvandır, ama filden küçüktür ve hortumu vardır. Bu diyarlarda olmaz. Yavrusunu anası doğururken hortumu ile yaladıkta ızdırap verip öldürür imiş. O ecilden anası karnında iken yavrusu başını çıkarıp yerden otlak otlayıp anası dönüp hortumu ile okşayıp ve yalamak istese yavrusu yine içeriye kaçar derler. Nice günlerden sonra tamam kuvvet hasıl edip bir gün hemen anası karnından ve fercinden kendini otlak otlar gibi olup dışarı bırakıp kaçar ve daha anası yanına gelmez. Bu hususu dahi Acayib-i Mahlukat sahibi Muhammed Kazvini dahi tafsil edip tasvir eylemiş. Bunun tabiatı fil tabiatına benzer, cümle hassası dahi fil gibidir.
Âc: Fil kemiğidir Türkçe ve bazıları fil dişine dahi derler Türkçe; Fil kemiğinin tabiatı soğuk ve kurudur ve kurutucudur. Takvim sözü üzere yüze sürmeye ve yüzün buruşuklarına ve çil ve yüz lekesine ve alaca noktalarını gidermeye bundan ala deva olmaz, ama tutkal ile süreler. Ve talaşını eğer avrat yarım dirhem içse hamile ola. Ve eğer nardin yağıyla dahi fitil veya lavman yoluyla götürseler dahi kezalik hamile ola. Ve demir tufalı(demür tûbâlı) ile karıştırıp basurlara sürseler faydalıdır ve yaralar izlerine dahi faydalıdır. Eğer meneviş sakızı ile tırnakta olan dolamaya kosalar ağrısını sakin eder. Ve eğer sığır boynuzuna fil kemiğini sokup oğlancıklar üzerlerinde götürseler vebadan emin olalar. İbni Baytar sözü üzere günde iki dirhemini bal şerbeti ile içseler hafızayı ziyade ede. Eğer yedi güne dek bunun iki dirhemini her gün bal şerbeti ile içip ondan sonra avrat ile cima eylese hamile ola. Sıtmalara tütsü eyleseler eski ve yeni sıtmalara fayda eder. Ve eğer sığır boynuzuna fil azı dişini gök bez ile bağlasalar sığır kızanına fayda eder. Bunun zararını çam fıstığı yemişi ıslah eder. Ve bedeli keçi boynuzudur.
Fîl: Fil derler bir büyük hayvandır. Tabiatı ikinci derecede soğuk ve kurudur. Fil dişine âc derler ve testereden ve eğeden ve törpüden çıkan ufak tefek, kepek gibi nevine talaş(nüşâre) derler, eğer avratlar talaşından her gün iki dirhem miktarını bal şerbeti ile içseler cenini saklar yani oğlancık düşürmez ve kısır avrata bir hafta peş peşe bal şerbeti ile içirseler hamile ola. İhtiyarat'ta tecrübe ettim, bir miskalini nebat şekeri ile üç gün birbiri ardınca verdim, kısır avrat hamile oldu der. Ama akşam yiyip ertesi gün öğleden sonra cima edeler ve eğer bunun talaşından demir eğesi tozuyla dövüp ve karıştırıp makat basurlarına ekseler gayet faydalıdır. Taberi sözü üzere fil kemiğini oğlancıklar üzerlerinde götürse veba isabet etmeye ve evlerde dahi fil kemiği bulunsa veba kar etmeye derler, ama avrat götürmeye, zira hamileliğe manidir ve fil dışkısını avrat şaf gibi götürse hamile olmaya. Eğer dışkısını tütsü eyleseler eski sıtmalara faydalıdır. Eğer yakıp yaş çıbanlara(sa'feye) yakı olunsa giderir. Tütsüsünden sivrisinek kaçar, sivrisinek çok olduğu yerde eğer fil ateş bulsa ateşin bir kenarına tersleyip yanına oturur ki sivrisineklerden emin olur. İbni Zühr sözü üzere eğer üzüm ağacına ve eğer gayrı kurt olur ağaca fil kemiğini tütsü eyleseler kurt olmaya, meyvesi saf ola ve öküz boğazına siyah iplik ile fil kemiğini asa kosalar hayvanlar vebasından emin olalar. Eğer talaşından ve dağ yarpuzu suyundan onar dirhem miktarını birkaç gün içseler cüzzam illetine faydalıdır ve adam kemiği kırılsa ve çıkarması lazım gelse âc parçasını üzerine bağlasalar, çekici/emici(cezzâb)dir, çıkarır derler. Eğer talaşını yakı edip dolamaya vursalar giderir. Hayatü’l-Hayevan sahibi sözü üzere filin kulağı kirini bir kimse yedi gün peş peşe içse uykusu gelmeye. Eğer fil ödünü yakı edip üç gün dursa alaca lekesi(barası) giderir ve kemiğini oğlancıklar üzerlerinde götürse uyurken korkmaya ve çağırmaya. Fil derisini üzerlerinde götürseler hummâ-yı nâfızaya fayda verir ve kasılma/titreme(teşennüc) olan kimseler derisini götürse fayda verir. Eğer fil dışkısını yakıp bal ile karıştırıp dökülmüş kirpiğe sürseler bitire, derisinin tütsüsüne otursalar basurları gidere.
Karnü’l-fîl: Fil boynuzudur ve fil dişidir ki filin ağzında çıkmıştır. Muhammed Temimi sözü üzere bunun bir tanesini doğurmaz avrat yedi gün bir dirhem yahut bir miskal içse ve sonra cima olunsa hamile ola. Ve eğer bir tanesi sırçacı dükkanında tütsü olunsa sırçalar kırıla.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Fil: Meşhurdur. Azı dişleri âcdır. Eğer talaşını yakı edip dolamaya ve ağrıyır yerlere vursalar sakin ede. Eğer talaşından demir eğesi tozuyla beraber edip dövseler makatta olan basurlara ekseler begayet fayda ede. Eğer fil azı dişini oğlancıklar boynuna assalar vebadan emin ola. Eğer sivrisinek olduğu yerde tütsüleseler kaçalar.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Fil: Bir meşhur hayvandır. Aslı Hint vilayetinde olur ve gayrı vilayetlerde tevellüt etmez. Ve iyisi beyazıdır. Ve o, sıcak ve kurudur üçüncüde. Ve etinde bir fayda malum değildir. Bes ancak faydası kemiklerindedir. Ve eğer bir yerde bir kemik kırık(meksur) olup kalmış olsa fil kemiğini üzerine bağlasalar çeker. Ve demişler ki onun cümle kemiklerine âc derler. Ve sahih olan âc, onun öz dişidir. Ve faydalı olan bu öz dişidir. Ve bu fili bu sanatta o ecilden zikrederler. Ve o, kısır olanları hamile eder ne zaman ki bir hafta içseler ve cüzzamı alıkoyar yarpuz suyu ile ve kanı ve ishali tutar/büzer(habs ider) ve anlayışı ve zekayı ve hafızayı ziyade eder ve mafsal ağrılarını ve butları ve eyeği ağrısını zail eder içmekle. Ve eğer demirin talaşıyla yoğurup basurlar üzerine kosalar gayetle faydalıdır. Ve eğer bir siyah hırkada boyasalar vebayı meneder hatta hayvanlardan bile. Ve eğer bir avrat at sütü ile içseler veya aşağıdan fitil yoluyla götürseler hamile eder. Bu, tecrübe edilmiştir ve ama tersi tahta biti ve sair yerdeki böcekleri(hevâmı) defeder(tard ider) tütsü eylemek ile ve yaraları bitirir üzerine ekmek ile ve yüz lekesini(kelefi) ve siyah eserleri zail eder sürmekle. Ve eğer fitil edip fercde fitil yoluyla götürseler hamileliği meneder.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Âc: Fil dişidir. Gah olur fil kemiklerine dahi âc derler.
Fîl: Bilinen hayvandır. Hint vilayeti ve Hint’e tabi vilayetlerden gayrı yerlerde olmaz. Bazıları derler ki Hint vilayetinden Serendip caniplerinde beyaz ve ziyade büyük filler bulunur. Âc filin azı dişidir. Tabiatı ziyade soğuk ve tutucudur/büzücüdür(kâbızdır). Eğer talaşından yani bıçkılanmış ufağından iki dirhem miktarını bal şerbeti ile içseler hafıza kuvvetine fayda edip zeyrek eyleye. Eğer kısır olan avrat yedi güne dek her gün bal şerbeti ile iki dirhem miktarını içtikten sonra cima olunsa kısırlığı gidip gebe ola. Eğer eğeden çıkan ufağından bir miktar o miktar demir eğelenmişini karıştırıp ve muhkem dövüp oturakta olan basur dedikleri çıbanlara ekseler ziyade fayda eyleye. Bazıları demişler eğer fil dişinden bir parçayı bir oğlancığın boynuna asa kosalar vebadan emin eyleye. Eğer fil tersi ile eskiden sıtması olan kimseyi tütsüleseler sıtması gide. Eğer tersini yakıp yaş çıbanlar(sa'fe) dedikleri yaş çıbanları onunla sıvasalar iyi edip gidere. Eğer sivrisinek olduğu yerlerde tersini yakıp tütsü etseler sinekleri kaçıra. Eğer birkaç kere etseler o yerde mekanları kalmaya. Fil eti yaramazdır, mideye ziyade ağırdır, evla yemeyeler. Zira mideyi zayıflatır ve hazmolunmaz. Eğer ağaçları veyahut asmaları fil kemikleri ile tütsüleseler kurt üşmeye. Eğer fil dişinden bir parçayı siyah bez parçasına bağlayıp bir sığırın üzerine asa kosalar vebaları yani sığırlara düşen hastalığı men eyleye biiznillahi teala. Eğer eğeden çıkmışından on dirhem miktarını dağlarda veyahut ırmaklarda biten yarpuz suyu ile birkaç gün her gün içseler cüzzam marazını durdurup ziyade olmaya komaya. Eğer fil dişini beden içinde kemik sındığı yer üzere kosalar kemiği dışarı çekip kolay çıkara.
[Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Eğer fil dişinden her gün iki dirhem bal şerbeti ile içseler hafızayı ziyade eyleye.
[Kitab-ı Tıbb]
Ziblü’l-fîl: Fil dışkısıdır. Farsçada sergîn-i pîl derler. Bunu avratlar yün ile kendilerinde götürse hamile olmayalar. Ve eski sıtmalara dahi faydalıdır, tütsü edeler. (kastedilen sadece yanında taşımak da olabilir veya vajinal fitil de olabilir, belirtilmediği için en iyisi tiksindirici olanları terk edip mecbur kalmadıkça daha temiz alternatiflerdir)
Şahmü’l-fîl: Fil yağıdır. Sıcaktır. Eğer kendilerini bundan yağlasalar haşereler yakın gelmez, kaçar.
Sinâd: File benzer bir hayvandır, ama filden küçüktür ve hortumu vardır. Bu diyarlarda olmaz. Yavrusunu anası doğururken hortumu ile yaladıkta ızdırap verip öldürür imiş. O ecilden anası karnında iken yavrusu başını çıkarıp yerden otlak otlayıp anası dönüp hortumu ile okşayıp ve yalamak istese yavrusu yine içeriye kaçar derler. Nice günlerden sonra tamam kuvvet hasıl edip bir gün hemen anası karnından ve fercinden kendini otlak otlar gibi olup dışarı bırakıp kaçar ve daha anası yanına gelmez. Bu hususu dahi Acayib-i Mahlukat sahibi Muhammed Kazvini dahi tafsil edip tasvir eylemiş. Bunun tabiatı fil tabiatına benzer, cümle hassası dahi fil gibidir.
Âc: Fil kemiğidir Türkçe ve bazıları fil dişine dahi derler Türkçe; Fil kemiğinin tabiatı soğuk ve kurudur ve kurutucudur. Takvim sözü üzere yüze sürmeye ve yüzün buruşuklarına ve çil ve yüz lekesine ve alaca noktalarını gidermeye bundan ala deva olmaz, ama tutkal ile süreler. Ve talaşını eğer avrat yarım dirhem içse hamile ola. Ve eğer nardin yağıyla dahi fitil veya lavman yoluyla götürseler dahi kezalik hamile ola. Ve demir tufalı(demür tûbâlı) ile karıştırıp basurlara sürseler faydalıdır ve yaralar izlerine dahi faydalıdır. Eğer meneviş sakızı ile tırnakta olan dolamaya kosalar ağrısını sakin eder. Ve eğer sığır boynuzuna fil kemiğini sokup oğlancıklar üzerlerinde götürseler vebadan emin olalar. İbni Baytar sözü üzere günde iki dirhemini bal şerbeti ile içseler hafızayı ziyade ede. Eğer yedi güne dek bunun iki dirhemini her gün bal şerbeti ile içip ondan sonra avrat ile cima eylese hamile ola. Sıtmalara tütsü eyleseler eski ve yeni sıtmalara fayda eder. Ve eğer sığır boynuzuna fil azı dişini gök bez ile bağlasalar sığır kızanına fayda eder. Bunun zararını çam fıstığı yemişi ıslah eder. Ve bedeli keçi boynuzudur.
Fîl: Fil derler bir büyük hayvandır. Tabiatı ikinci derecede soğuk ve kurudur. Fil dişine âc derler ve testereden ve eğeden ve törpüden çıkan ufak tefek, kepek gibi nevine talaş(nüşâre) derler, eğer avratlar talaşından her gün iki dirhem miktarını bal şerbeti ile içseler cenini saklar yani oğlancık düşürmez ve kısır avrata bir hafta peş peşe bal şerbeti ile içirseler hamile ola. İhtiyarat'ta tecrübe ettim, bir miskalini nebat şekeri ile üç gün birbiri ardınca verdim, kısır avrat hamile oldu der. Ama akşam yiyip ertesi gün öğleden sonra cima edeler ve eğer bunun talaşından demir eğesi tozuyla dövüp ve karıştırıp makat basurlarına ekseler gayet faydalıdır. Taberi sözü üzere fil kemiğini oğlancıklar üzerlerinde götürse veba isabet etmeye ve evlerde dahi fil kemiği bulunsa veba kar etmeye derler, ama avrat götürmeye, zira hamileliğe manidir ve fil dışkısını avrat şaf gibi götürse hamile olmaya. Eğer dışkısını tütsü eyleseler eski sıtmalara faydalıdır. Eğer yakıp yaş çıbanlara(sa'feye) yakı olunsa giderir. Tütsüsünden sivrisinek kaçar, sivrisinek çok olduğu yerde eğer fil ateş bulsa ateşin bir kenarına tersleyip yanına oturur ki sivrisineklerden emin olur. İbni Zühr sözü üzere eğer üzüm ağacına ve eğer gayrı kurt olur ağaca fil kemiğini tütsü eyleseler kurt olmaya, meyvesi saf ola ve öküz boğazına siyah iplik ile fil kemiğini asa kosalar hayvanlar vebasından emin olalar. Eğer talaşından ve dağ yarpuzu suyundan onar dirhem miktarını birkaç gün içseler cüzzam illetine faydalıdır ve adam kemiği kırılsa ve çıkarması lazım gelse âc parçasını üzerine bağlasalar, çekici/emici(cezzâb)dir, çıkarır derler. Eğer talaşını yakı edip dolamaya vursalar giderir. Hayatü’l-Hayevan sahibi sözü üzere filin kulağı kirini bir kimse yedi gün peş peşe içse uykusu gelmeye. Eğer fil ödünü yakı edip üç gün dursa alaca lekesi(barası) giderir ve kemiğini oğlancıklar üzerlerinde götürse uyurken korkmaya ve çağırmaya. Fil derisini üzerlerinde götürseler hummâ-yı nâfızaya fayda verir ve kasılma/titreme(teşennüc) olan kimseler derisini götürse fayda verir. Eğer fil dışkısını yakıp bal ile karıştırıp dökülmüş kirpiğe sürseler bitire, derisinin tütsüsüne otursalar basurları gidere.
Karnü’l-fîl: Fil boynuzudur ve fil dişidir ki filin ağzında çıkmıştır. Muhammed Temimi sözü üzere bunun bir tanesini doğurmaz avrat yedi gün bir dirhem yahut bir miskal içse ve sonra cima olunsa hamile ola. Ve eğer bir tanesi sırçacı dükkanında tütsü olunsa sırçalar kırıla.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Fil: Meşhurdur. Azı dişleri âcdır. Eğer talaşını yakı edip dolamaya ve ağrıyır yerlere vursalar sakin ede. Eğer talaşından demir eğesi tozuyla beraber edip dövseler makatta olan basurlara ekseler begayet fayda ede. Eğer fil azı dişini oğlancıklar boynuna assalar vebadan emin ola. Eğer sivrisinek olduğu yerde tütsüleseler kaçalar.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Fil: Bir meşhur hayvandır. Aslı Hint vilayetinde olur ve gayrı vilayetlerde tevellüt etmez. Ve iyisi beyazıdır. Ve o, sıcak ve kurudur üçüncüde. Ve etinde bir fayda malum değildir. Bes ancak faydası kemiklerindedir. Ve eğer bir yerde bir kemik kırık(meksur) olup kalmış olsa fil kemiğini üzerine bağlasalar çeker. Ve demişler ki onun cümle kemiklerine âc derler. Ve sahih olan âc, onun öz dişidir. Ve faydalı olan bu öz dişidir. Ve bu fili bu sanatta o ecilden zikrederler. Ve o, kısır olanları hamile eder ne zaman ki bir hafta içseler ve cüzzamı alıkoyar yarpuz suyu ile ve kanı ve ishali tutar/büzer(habs ider) ve anlayışı ve zekayı ve hafızayı ziyade eder ve mafsal ağrılarını ve butları ve eyeği ağrısını zail eder içmekle. Ve eğer demirin talaşıyla yoğurup basurlar üzerine kosalar gayetle faydalıdır. Ve eğer bir siyah hırkada boyasalar vebayı meneder hatta hayvanlardan bile. Ve eğer bir avrat at sütü ile içseler veya aşağıdan fitil yoluyla götürseler hamile eder. Bu, tecrübe edilmiştir ve ama tersi tahta biti ve sair yerdeki böcekleri(hevâmı) defeder(tard ider) tütsü eylemek ile ve yaraları bitirir üzerine ekmek ile ve yüz lekesini(kelefi) ve siyah eserleri zail eder sürmekle. Ve eğer fitil edip fercde fitil yoluyla götürseler hamileliği meneder.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Âc: Fil dişidir. Gah olur fil kemiklerine dahi âc derler.
Fîl: Bilinen hayvandır. Hint vilayeti ve Hint’e tabi vilayetlerden gayrı yerlerde olmaz. Bazıları derler ki Hint vilayetinden Serendip caniplerinde beyaz ve ziyade büyük filler bulunur. Âc filin azı dişidir. Tabiatı ziyade soğuk ve tutucudur/büzücüdür(kâbızdır). Eğer talaşından yani bıçkılanmış ufağından iki dirhem miktarını bal şerbeti ile içseler hafıza kuvvetine fayda edip zeyrek eyleye. Eğer kısır olan avrat yedi güne dek her gün bal şerbeti ile iki dirhem miktarını içtikten sonra cima olunsa kısırlığı gidip gebe ola. Eğer eğeden çıkan ufağından bir miktar o miktar demir eğelenmişini karıştırıp ve muhkem dövüp oturakta olan basur dedikleri çıbanlara ekseler ziyade fayda eyleye. Bazıları demişler eğer fil dişinden bir parçayı bir oğlancığın boynuna asa kosalar vebadan emin eyleye. Eğer fil tersi ile eskiden sıtması olan kimseyi tütsüleseler sıtması gide. Eğer tersini yakıp yaş çıbanlar(sa'fe) dedikleri yaş çıbanları onunla sıvasalar iyi edip gidere. Eğer sivrisinek olduğu yerlerde tersini yakıp tütsü etseler sinekleri kaçıra. Eğer birkaç kere etseler o yerde mekanları kalmaya. Fil eti yaramazdır, mideye ziyade ağırdır, evla yemeyeler. Zira mideyi zayıflatır ve hazmolunmaz. Eğer ağaçları veyahut asmaları fil kemikleri ile tütsüleseler kurt üşmeye. Eğer fil dişinden bir parçayı siyah bez parçasına bağlayıp bir sığırın üzerine asa kosalar vebaları yani sığırlara düşen hastalığı men eyleye biiznillahi teala. Eğer eğeden çıkmışından on dirhem miktarını dağlarda veyahut ırmaklarda biten yarpuz suyu ile birkaç gün her gün içseler cüzzam marazını durdurup ziyade olmaya komaya. Eğer fil dişini beden içinde kemik sındığı yer üzere kosalar kemiği dışarı çekip kolay çıkara.
[Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Eğer fil dişinden her gün iki dirhem bal şerbeti ile içseler hafızayı ziyade eyleye.
[Kitab-ı Tıbb]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
♦ Fil / Elephant
Ziblü’l-fîl: Fîl necesidür. Fârisîde sergîn-i pîl derler. Bunı avratlar yün ile kendüde götürse hâmile olmayalar. Ve eski isitmelere dahı nâfi'dür, buhûr edeler.
Şahmü’l-fîl: Fîl yagıdur. Hârdur. Eger kendüyi bundan yaglasalar haşerât yakın gelmez, kaçar.
Sinâd: Fîle benzer bir hayvândur, ammâ fîlden küçükdür ve hortumı vardur. Bu diyârlarda olmaz. Yavrusını anası togururken hortumı ile yaladukda ıztırâb verüp öldürür imiş. Ol ecilden anası karnında iken yavrusı başın çıkarup yerden otlak otlayup anası dönüp hortumile ohşayup ve yalamak istese yavrusı yine içerüye kaçar derler. Nice günlerden sonra tamâm kuvvet hâsıl edüp bir gün hemân anası karnından ve fercinden kendüyi otlak otlar gibi olup taşra bıragup kaçar ve gayrı anası yanına gelmez. Bu husûsı dahı Acâyib-i Mahlûkât sâhibi Muhammed Kazvînî dahı tafsîl edüp tasvîr eylemiş. Bunun tabî'atı fîl tabî'atına benzer, cemî' hâssiyyeti dahı fîl gibidür.
Âc: Fîl kemügidür Türkî ve ba'zılar fîl dişine dahı derler Türkî; pîl-dendân Fârisî; üstuhân-ı pîl Fârisî; kenâr arîfîlâ Süryânî; erîmâ Rûmî elbaftarûs. Fîl kemüginün tabî'atı bârid ü yâbisdür ve müceffifdür. Takvîm kavli üzere yüze sürmege ve yüzün buruşuklarına ve nemeş ve kelefe ve alaca noktaların gidermege bundan a'lâ devâ olmaz, ammâ tutkal ile süreler. Ve nüşâresin eger avrat buçuk dirhem içse hâmile ola. Ve eger nârdîn yagıyla dahı götürseler dahı kezâlik hâmile ola. Ve demür tûbâlı ile karışdurup bevâsîre sürseler nâfi'dür ve yaralar âsârına dahı nâfi'dür. Eger meneviş sakızı ile tırnakda olan kurulgana kosalar agrısın sâkin eder. Ve eger sıgır boynuzına fîl kemügini sokup oglancıklar götürseler vebâdan emîn olalar. İbni Baytâr kavli üzere günde iki dirhemin mâ'ü’l-asel ile içseler hıfzı ziyâde ede. Eger yedi güne dek bunun iki dirhemin her gün mâ'ü’l-asel ile içüp andan sonra avrat ile cimâ' eylese hâmile ola. Hummâlara buhûr eyleseler eski ve yeni isitmelere fâ'ide eder. Ve eger sıgır boynuzına fîl azusını gök bez ile baglasalar sıgır kızanına fâ'ide eder. Bunun zararın sanavber yemişi ıslâh eder. Ve bedeli keçi boynuzıdur.
Fîl: Fîl derler bir büyük hayvândur Türkî; merkebü’l-hindî Arabî; merkebü’l-mülûkü’l-hindî Arabî; pîl Fârisî; mahmûdî Arabî, Hayâtü’l-Hayevân; ebû’l-huccâc ve ebû’l-cirmân ve ebû dagfel ve ebû külsûm ve ebû mezâhim künyet, derler ve dişi fîle ümmü şibl derler. Künyet, Elâfîs, elâfe Rûmî; bekânde cümle Efrencî. Tabî'atı ikinci derecede bârid ü yâbisdür. Fîl dişine âc derler ve destereden ve igneden ve törpiden çıkan hurde, kepek gibi nev'ine nüşâre derler, eger avratlar nüşâresinden her gün iki dirhem mikdârın mâ'ü’l-asel ile içseler cenîni saklar ya'nî oglancık düşürmez ve akîm avrata ya'nî kısıra bir hafta pey-â-pey mâ'ü’l-asel ile içürseler hâmile ola. İhtiyârâtda tecribe etdüm, bir miskâlin nebât şekeri ile üç gün biribiri ardınca verdüm, kısır avrat hâmile oldı der. Ammâ ahşam yiyüp ertesi öyleden sonra cimâ' edeler ve eger bunun nüşâresinden demür bürâdesiyle sahk ve halt edüp mak'ad bevâsîrine ekseler gâyet nâfi'dür. Taberî kavli üzere fîl kemügini oglancıklar götürse vebâ isâbet etmeye ve evlerde dahı fîl kemügi bulınsa vebâ kâr etmeye derler, ammâ avrat götürmeye, zîrâ hamle mâni'dür ve fîl necesini avrat şâf gibi götürse hâmile olmaya. Eger necesini buhûr eyleseler eski isitmelere nâfi'dür. Eger yakup sa'feye tılâ olınsa giderür. Buhûrından sivrisinek kaçar, sivrisinek çok oldugı yerde eger fîl âteş bulsa âteşün bir kenârına tersleyüp yanına oturur ki sivrisineklerden emîn olur. İbni Zühr kavli üzere eger üzüm agacına ve eger gayrı kurd olur agaca fîl kemügini buhûr eyleseler kurd olmaya, meyvesi sâfî ola ve öküz bogazına siyâh iplik ile fîl kemügini asakosalar hayvânlar vebâsından emîn olalar. Eger nüşâresinden ve tag yarpuzı suyından onar dirhem mikdârın birkaç gün içseler cüdâm illetine nâfi'dür ve âdem kemügi kırılsa ve çıkarması lâzım gelse âc pâresini üzerine baglasalar, cezzâbdur, çıkarur derler. Eger nüşâresin yaku edüp kurulgana ursalar giderür. Hayâtü’l-Hayevân sâhibi kavli üzere fîlün kulagı vesahın bir kimesne yedi gün mütevâliyeten içse uyhusı gelmeye. Eger fîl ödini tılâ edüp üç gün tursa barası giderür ve kemügini oglancıklar götürse uyurken korkmaya ve çagırmaya. Fîl derisin götürseler hummâ-yı nâfızaya nef' verür ve teşennüc olan kimesneler derisin götürse nef' verür. Eger fîl necesini yakup asel ile karışdurup dökilmiş kirpige sürseler bitüre, derisinün buhûrına otursalar bevâsîri gidere.
Karnü’l-fîl: Fîl boynuzıdur ve fîl dişidür ki fîlün agzında çıkmışdur. Muhammed Temîmî kavli üzere bunun bir dânesini togurmaz avrat yedi gün bir dirhem yâhûd bir miskâl içse ve ba'de mücâma'at olınsa hâmile ola. Ve eger bir dânesi sırçacı dükkânında buhûr olınsa sırçalar kırıla.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Ziblü’l-fîl: Fîl necesidür. Fârisîde sergîn-i pîl derler. Bunı avratlar yün ile kendüde götürse hâmile olmayalar. Ve eski isitmelere dahı nâfi'dür, buhûr edeler.
Şahmü’l-fîl: Fîl yagıdur. Hârdur. Eger kendüyi bundan yaglasalar haşerât yakın gelmez, kaçar.
Sinâd: Fîle benzer bir hayvândur, ammâ fîlden küçükdür ve hortumı vardur. Bu diyârlarda olmaz. Yavrusını anası togururken hortumı ile yaladukda ıztırâb verüp öldürür imiş. Ol ecilden anası karnında iken yavrusı başın çıkarup yerden otlak otlayup anası dönüp hortumile ohşayup ve yalamak istese yavrusı yine içerüye kaçar derler. Nice günlerden sonra tamâm kuvvet hâsıl edüp bir gün hemân anası karnından ve fercinden kendüyi otlak otlar gibi olup taşra bıragup kaçar ve gayrı anası yanına gelmez. Bu husûsı dahı Acâyib-i Mahlûkât sâhibi Muhammed Kazvînî dahı tafsîl edüp tasvîr eylemiş. Bunun tabî'atı fîl tabî'atına benzer, cemî' hâssiyyeti dahı fîl gibidür.
Âc: Fîl kemügidür Türkî ve ba'zılar fîl dişine dahı derler Türkî; pîl-dendân Fârisî; üstuhân-ı pîl Fârisî; kenâr arîfîlâ Süryânî; erîmâ Rûmî elbaftarûs. Fîl kemüginün tabî'atı bârid ü yâbisdür ve müceffifdür. Takvîm kavli üzere yüze sürmege ve yüzün buruşuklarına ve nemeş ve kelefe ve alaca noktaların gidermege bundan a'lâ devâ olmaz, ammâ tutkal ile süreler. Ve nüşâresin eger avrat buçuk dirhem içse hâmile ola. Ve eger nârdîn yagıyla dahı götürseler dahı kezâlik hâmile ola. Ve demür tûbâlı ile karışdurup bevâsîre sürseler nâfi'dür ve yaralar âsârına dahı nâfi'dür. Eger meneviş sakızı ile tırnakda olan kurulgana kosalar agrısın sâkin eder. Ve eger sıgır boynuzına fîl kemügini sokup oglancıklar götürseler vebâdan emîn olalar. İbni Baytâr kavli üzere günde iki dirhemin mâ'ü’l-asel ile içseler hıfzı ziyâde ede. Eger yedi güne dek bunun iki dirhemin her gün mâ'ü’l-asel ile içüp andan sonra avrat ile cimâ' eylese hâmile ola. Hummâlara buhûr eyleseler eski ve yeni isitmelere fâ'ide eder. Ve eger sıgır boynuzına fîl azusını gök bez ile baglasalar sıgır kızanına fâ'ide eder. Bunun zararın sanavber yemişi ıslâh eder. Ve bedeli keçi boynuzıdur.
Fîl: Fîl derler bir büyük hayvândur Türkî; merkebü’l-hindî Arabî; merkebü’l-mülûkü’l-hindî Arabî; pîl Fârisî; mahmûdî Arabî, Hayâtü’l-Hayevân; ebû’l-huccâc ve ebû’l-cirmân ve ebû dagfel ve ebû külsûm ve ebû mezâhim künyet, derler ve dişi fîle ümmü şibl derler. Künyet, Elâfîs, elâfe Rûmî; bekânde cümle Efrencî. Tabî'atı ikinci derecede bârid ü yâbisdür. Fîl dişine âc derler ve destereden ve igneden ve törpiden çıkan hurde, kepek gibi nev'ine nüşâre derler, eger avratlar nüşâresinden her gün iki dirhem mikdârın mâ'ü’l-asel ile içseler cenîni saklar ya'nî oglancık düşürmez ve akîm avrata ya'nî kısıra bir hafta pey-â-pey mâ'ü’l-asel ile içürseler hâmile ola. İhtiyârâtda tecribe etdüm, bir miskâlin nebât şekeri ile üç gün biribiri ardınca verdüm, kısır avrat hâmile oldı der. Ammâ ahşam yiyüp ertesi öyleden sonra cimâ' edeler ve eger bunun nüşâresinden demür bürâdesiyle sahk ve halt edüp mak'ad bevâsîrine ekseler gâyet nâfi'dür. Taberî kavli üzere fîl kemügini oglancıklar götürse vebâ isâbet etmeye ve evlerde dahı fîl kemügi bulınsa vebâ kâr etmeye derler, ammâ avrat götürmeye, zîrâ hamle mâni'dür ve fîl necesini avrat şâf gibi götürse hâmile olmaya. Eger necesini buhûr eyleseler eski isitmelere nâfi'dür. Eger yakup sa'feye tılâ olınsa giderür. Buhûrından sivrisinek kaçar, sivrisinek çok oldugı yerde eger fîl âteş bulsa âteşün bir kenârına tersleyüp yanına oturur ki sivrisineklerden emîn olur. İbni Zühr kavli üzere eger üzüm agacına ve eger gayrı kurd olur agaca fîl kemügini buhûr eyleseler kurd olmaya, meyvesi sâfî ola ve öküz bogazına siyâh iplik ile fîl kemügini asakosalar hayvânlar vebâsından emîn olalar. Eger nüşâresinden ve tag yarpuzı suyından onar dirhem mikdârın birkaç gün içseler cüdâm illetine nâfi'dür ve âdem kemügi kırılsa ve çıkarması lâzım gelse âc pâresini üzerine baglasalar, cezzâbdur, çıkarur derler. Eger nüşâresin yaku edüp kurulgana ursalar giderür. Hayâtü’l-Hayevân sâhibi kavli üzere fîlün kulagı vesahın bir kimesne yedi gün mütevâliyeten içse uyhusı gelmeye. Eger fîl ödini tılâ edüp üç gün tursa barası giderür ve kemügini oglancıklar götürse uyurken korkmaya ve çagırmaya. Fîl derisin götürseler hummâ-yı nâfızaya nef' verür ve teşennüc olan kimesneler derisin götürse nef' verür. Eger fîl necesini yakup asel ile karışdurup dökilmiş kirpige sürseler bitüre, derisinün buhûrına otursalar bevâsîri gidere.
Karnü’l-fîl: Fîl boynuzıdur ve fîl dişidür ki fîlün agzında çıkmışdur. Muhammed Temîmî kavli üzere bunun bir dânesini togurmaz avrat yedi gün bir dirhem yâhûd bir miskâl içse ve ba'de mücâma'at olınsa hâmile ola. Ve eger bir dânesi sırçacı dükkânında buhûr olınsa sırçalar kırıla.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
