🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Celbân / Mürdümük / Maş / Kalet (Baklagiller)
Serbest metin
Cülbân / Mürdümük / Fik / Huller (Lathyrus türleri, örn. Lathyrus sativus): Gıda ve hayvan yemi (alef) olarak kullanılan baklagillerdir. Sürekli ve yoğun tüketiminin alt ekstremitelerde sinirsel felce (Lathyrism / "aksaklık getürüp leñg eder") yol açtığı kaydedilmiştir.
Beyka / Beygâ (Vicia türleri): Fiğ veya yabani burçak formlarıdır. Tohumları beyaz mürdümüğe kıyasla daha küçük ve az beyazdır.
Bisille / Cilbân-ı Esved (Pisum sativum): Bezelyedir. Küçük, yuvarlak (müdevver) ve ağır taneli yapısı tarif edilmiş olup, Mısır bölgesinde bu isimle bilinir.
Mâş (Vigna radiata): Mung fasulyesidir. Böğrülceden daha küçük yapıda, yeşil renkli, serinletici (safrayı teskin eden) ve sindirimi hafif bir türdür.
Habbü'l-Kalet / Mâş-ı Hindî (Macrotyloma uniflorum / Horse Gram): Keçiboynuzu çekirdeği veya keten tohumuna benzeyen; yassı, koyu renkli ve parlak (çeşm-zen/göz boncuğu görünümlü) tohumdur. Tıbbi literatürde özellikle böbrek taşlarını parçalaması (teftît) ile öne çıkar.
🌱 Celbân / Mürdümük / Maş / Kalet (Baklagiller)
Celbân: O bir ottur. Küçük yaprakları olur. Ve çiçeği beyaz ile sarı mabeynindedir. Ve bir nevinin derisi yoğun kıvamlı/kalın(galîz) ve gayetle beyazdır. Ve içinde nohuda benzer tohumu var. Bu neve beyaz mürdümük(cilbân-ı ebyaz) derler. Ve bir nevinin iri tohumu var. Evvelkiden küçük ve beyazı azdır. Bu neve fiğ(beyka) derler. Ve bir nevi uzun olur. Hacimde baklaya yakındır lakin siyahtır /Arapça nüshasında: küçük nohuda yakındır yazılmış/. Tohumu büyük ve yuvarlak ve sarıya meyillidir. Ve Mısır'da bezelye(bisille) demekle maruftur veya küçük, yuvarlak, ağır ola ve bu neve siyah mürdümük(cilbân-ı esved) derler. Ve mürdümükten beşinci nevi, kısas derler. Kabuğu ve danesi ince. Ve zikrolan mürdümüğü yılda iki kere ekerler. Birini kışın ahirinde ekerler, yazın(yayın) evvelinde yetişir. Ve birini yazın ortasında ekerler sonbaharda(harîfde) yetişir. Bütünü soğuktur üçüncünün evvelinde ve kurudur(huşkdur) ikincinin ahirinde. Kaçan ki onun beyazını pişireler ve suyunu bal ile içseler böbrekteki ve öksürüğü(su'leyi) ve göğüs ağrılarını(evcâ'-ı sadrı) ve atık-fazlalık maddelerini(fazalâtı) safi eder ve cari eder. Hususan sütü, ve onun bütün nevileri çileyi(kelefi) safi eder yıkamak ile ve üstüne koymak ile. Ve şişleri eritir/çözer(hall eder) bal ile sürmekle. Ve bezelye, burçak(körsine) gibidir, kırık olan şeyleri bitirir. Ve bütünü hayvanların yemidir(alefidir). Ve onun yemeği sevdavi hıltları ve vesveseyi ve yoğun/kalın yelleri(riyâh-ı galîzeyi) tevellüt eder. Ve hayaları büyütür. Fil hastalığı(dâ'ü'l-fîl) ve varis(devâlî) hasıl eder. Ve kılı onun içine koyup incir ağacı ile yumuşak oluncaya kadar pişirmek ve bal şerbetini içseler onun düzelticisidir(muslihidir).
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Aktin: Mürdümük. Endülüs ehli lügati üzere maş derler. Mim babında zikrolunur. Cülbân: Fiğ ve mürdümük derler, burçağa benzer bir danedir. Huller ve harfi dahi derler. Hı babında huller diye hıda zikrolunur. Harfâ: Fiğ derler. Mürdümük nevindendir. Huller derler. Ve cim babında cülbân diye zikrolundu. Ve yine bu bapta huller diye zikrolunur. Huller: Mürdümük ve fiğ derler burçak gibi danedir. Hulubbâ ve hulbân derler ve harak dahi derler. Bazı yerlerde vafir olur. Ekmekle ve yalnız dahi yerler. Ve tazesini ve çiğini dahi yerler. Ama baş dönmesi(devvâr) getirir derler. İhtiyarat sahibi dahi baş dönmesi getirir der. Yezd ve Kirman nahiyelerinde çok biter imiş. Bunu her bar yemek adet olanlara aksaklık getirip topal(leñg) eder derler. Tabiatı soğuk ve kurudur. Ve gıdası az verir. Ve yaramaz kan ve sevda hasıl olur ve sinirlere ziyan eder ve şişiricidir/gaz yapıcıdır(neffâhdur). Nihayet pişmiş suyundan bal ile içseler bağırsaktan yaramaz hıltı sürer, çıkarır. Ve hayızı akıtır ve sinede olan atık-fazlalık maddelerini(fazalâtı) eritir/çözer(tahlîl eder). Ve bazıları öküzlere burçak yerine verirler, gayet semirtir. Ve bir nevi dahi olur. Bundan büyük olur, daneleri büyücektir. Mürdümüğün yabani nevidir, ona şevîle derler. Hatta avratlar sütleri artık olmak için yerler.
....
Mâş: Araka Türkçede ve Rumcada; mürdümük Türkçede.
Maş ve mürdümük dedikleri tohumun sıfatı malumdur ki börülceden küçük bir danedir, ekerler biçerler. Yaz günlerinde kullanılır. Bunun alası Şeyh Davud sözü üzere Hindi, ondan Yemenî, ondan Şamîdir ki cümleden alçaktır. O takdirce yeşil gibi ve ağır ola. Kuvvetinin cevheri baklaya yakındır ve yeli(nefhi) bakladan azdır. Tabiatı Hipokrat sözü üzere rutubet ve kurulukta(yübûsetde) mutedildir ama İhtiyarat sözü üzere evvel derecede soğuk ve rutubet ve kuruluğu(yübûseti) mutedildir, kabuksuzu(mukaşşeri) evvelde kurudur(yâbistir). Keymusu aladır, mesela mideden bakladan tez geçer, hususan kabuksuzu ola. Beden ağrılarına yakı(dımâd) edeler, münasiptir; karnı kabız eder(tab'ı imsâk eder). Eğer suyla ve kabuğuyla pişirip ve suyunu döküp ondan sonra kuzu kulağı suyuyla pişirip ve sumak ve nar suyu ve zeytinyağı(zeyt) katıp içseler harareti sakin eder ve karnı kabız eder(tab'ı bağlar) ve öksürüğe, sıtma ile ola, faydalıdır. Eğer dövüp mersin suyuyla azada vaki olan yerlere yakı(dımâd) etseler faydalıdır ve boğaz ve küçük dil ağrılarına dahi dışarıdan pişirip yakı(dımâd) ederlerse dahi aladır. Takvimü’l-Edviye ve Hipokrat sözü üzere mideden inmesi(inhidârı) geçtir ama hazmolduktan sonra ala hılt tevellüt eder, mesela sıtmalılara latif gıda olur. Eğer muvafık otlar ile ve tatlı badem yağıyla pişirseler dahi faydalıdır. İbni Maseveyh sözü üzere eğer üzüm suyuyla aza ağrılarına dahi sürseler faydalıdır. Eğer bunu iki kere suyla pişirseler karnı kabız eder(tab'ı imsâk eder), hususan sumak ve nar tohumu(habbı) koyalar. Eğer dövüp mersin suyuyla karıştırıp buruşmuş azaya sürseler faydalıdır. İbni Baytar sözü üzere safrayı sakin eder, cimayı zayıf eder. Eğer sıcak mizaçlılara yedirseler hararetini sakin eder. Eğer bir suyla pişirip suyunu içseler içini yumuşata ve soğuk mizaçlılara hardal ile yedireler. Eğer unundan bulamaç(herîse) edip yeseler öksürüğe ve nezlelere fayda ede ve sıtmaları sakin eder. Eğer sirke ile pişirip yeseler ve çıbanlı uyuza dürtseler faydalıdır. Ama bu tohum kıl ağartır derler, Takvim sözü üzere kıl ağartan(saç beyazlatan) devalardandır. Ama öksürüğe ve akciğere ve göğse yakı(dımâd) etseler ve eğer düşmekten ve dökülmeden ve bu makule zor görmüş azaya pişirip yakı etseler faydalıdır. Bunun şerbet miktarı yoktur. Ama ziyade yeseler geç hazmolur, bal ve anason düzeltir(ıslah eder). Ama şehvete dahi zararı vardır, ancak aspir(kurtum) düzeltir. Bunun bedeli bakla ile nohuttur, ama şehvete müteallik değildir. Bunun kuvveti otuz yıl bakidir.
.....
Mâş-ı Hindî: Kaf babında kalet diye zikrolunmuştur. Mâşiyye: Mürdümükten pişirirler ve terbiye ederler. Akciğere ve göğse ve öksürüğe faydalıdır. Sanatı mahallinden görüle. Mecc: Mürdümük. Maş derler ama Acem maşına derler. Mim evvelinde zikrolunmuştur. Muhh: Maş diye zikrolunmuştur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Eğer mürdümüğü yeseler sidiği yürütür, itidale yakındır evet zükâma ziyan eder beyni zayıf kişiye yaramaz eğer taze yeseler yaramaz düşler getirir onun zararını defetmeye hardal yiyeler... Maş safrayı sakin eder ve kanı noksanlaştırır.
[Kitab-ı Tıbb]
Beyka / Beygâ (Vicia türleri): Fiğ veya yabani burçak formlarıdır. Tohumları beyaz mürdümüğe kıyasla daha küçük ve az beyazdır.
Bisille / Cilbân-ı Esved (Pisum sativum): Bezelyedir. Küçük, yuvarlak (müdevver) ve ağır taneli yapısı tarif edilmiş olup, Mısır bölgesinde bu isimle bilinir.
Mâş (Vigna radiata): Mung fasulyesidir. Böğrülceden daha küçük yapıda, yeşil renkli, serinletici (safrayı teskin eden) ve sindirimi hafif bir türdür.
Habbü'l-Kalet / Mâş-ı Hindî (Macrotyloma uniflorum / Horse Gram): Keçiboynuzu çekirdeği veya keten tohumuna benzeyen; yassı, koyu renkli ve parlak (çeşm-zen/göz boncuğu görünümlü) tohumdur. Tıbbi literatürde özellikle böbrek taşlarını parçalaması (teftît) ile öne çıkar.
🌱 Celbân / Mürdümük / Maş / Kalet (Baklagiller)
Celbân: O bir ottur. Küçük yaprakları olur. Ve çiçeği beyaz ile sarı mabeynindedir. Ve bir nevinin derisi yoğun kıvamlı/kalın(galîz) ve gayetle beyazdır. Ve içinde nohuda benzer tohumu var. Bu neve beyaz mürdümük(cilbân-ı ebyaz) derler. Ve bir nevinin iri tohumu var. Evvelkiden küçük ve beyazı azdır. Bu neve fiğ(beyka) derler. Ve bir nevi uzun olur. Hacimde baklaya yakındır lakin siyahtır /Arapça nüshasında: küçük nohuda yakındır yazılmış/. Tohumu büyük ve yuvarlak ve sarıya meyillidir. Ve Mısır'da bezelye(bisille) demekle maruftur veya küçük, yuvarlak, ağır ola ve bu neve siyah mürdümük(cilbân-ı esved) derler. Ve mürdümükten beşinci nevi, kısas derler. Kabuğu ve danesi ince. Ve zikrolan mürdümüğü yılda iki kere ekerler. Birini kışın ahirinde ekerler, yazın(yayın) evvelinde yetişir. Ve birini yazın ortasında ekerler sonbaharda(harîfde) yetişir. Bütünü soğuktur üçüncünün evvelinde ve kurudur(huşkdur) ikincinin ahirinde. Kaçan ki onun beyazını pişireler ve suyunu bal ile içseler böbrekteki ve öksürüğü(su'leyi) ve göğüs ağrılarını(evcâ'-ı sadrı) ve atık-fazlalık maddelerini(fazalâtı) safi eder ve cari eder. Hususan sütü, ve onun bütün nevileri çileyi(kelefi) safi eder yıkamak ile ve üstüne koymak ile. Ve şişleri eritir/çözer(hall eder) bal ile sürmekle. Ve bezelye, burçak(körsine) gibidir, kırık olan şeyleri bitirir. Ve bütünü hayvanların yemidir(alefidir). Ve onun yemeği sevdavi hıltları ve vesveseyi ve yoğun/kalın yelleri(riyâh-ı galîzeyi) tevellüt eder. Ve hayaları büyütür. Fil hastalığı(dâ'ü'l-fîl) ve varis(devâlî) hasıl eder. Ve kılı onun içine koyup incir ağacı ile yumuşak oluncaya kadar pişirmek ve bal şerbetini içseler onun düzelticisidir(muslihidir).
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Aktin: Mürdümük. Endülüs ehli lügati üzere maş derler. Mim babında zikrolunur. Cülbân: Fiğ ve mürdümük derler, burçağa benzer bir danedir. Huller ve harfi dahi derler. Hı babında huller diye hıda zikrolunur. Harfâ: Fiğ derler. Mürdümük nevindendir. Huller derler. Ve cim babında cülbân diye zikrolundu. Ve yine bu bapta huller diye zikrolunur. Huller: Mürdümük ve fiğ derler burçak gibi danedir. Hulubbâ ve hulbân derler ve harak dahi derler. Bazı yerlerde vafir olur. Ekmekle ve yalnız dahi yerler. Ve tazesini ve çiğini dahi yerler. Ama baş dönmesi(devvâr) getirir derler. İhtiyarat sahibi dahi baş dönmesi getirir der. Yezd ve Kirman nahiyelerinde çok biter imiş. Bunu her bar yemek adet olanlara aksaklık getirip topal(leñg) eder derler. Tabiatı soğuk ve kurudur. Ve gıdası az verir. Ve yaramaz kan ve sevda hasıl olur ve sinirlere ziyan eder ve şişiricidir/gaz yapıcıdır(neffâhdur). Nihayet pişmiş suyundan bal ile içseler bağırsaktan yaramaz hıltı sürer, çıkarır. Ve hayızı akıtır ve sinede olan atık-fazlalık maddelerini(fazalâtı) eritir/çözer(tahlîl eder). Ve bazıları öküzlere burçak yerine verirler, gayet semirtir. Ve bir nevi dahi olur. Bundan büyük olur, daneleri büyücektir. Mürdümüğün yabani nevidir, ona şevîle derler. Hatta avratlar sütleri artık olmak için yerler.
....
Mâş: Araka Türkçede ve Rumcada; mürdümük Türkçede.
Maş ve mürdümük dedikleri tohumun sıfatı malumdur ki börülceden küçük bir danedir, ekerler biçerler. Yaz günlerinde kullanılır. Bunun alası Şeyh Davud sözü üzere Hindi, ondan Yemenî, ondan Şamîdir ki cümleden alçaktır. O takdirce yeşil gibi ve ağır ola. Kuvvetinin cevheri baklaya yakındır ve yeli(nefhi) bakladan azdır. Tabiatı Hipokrat sözü üzere rutubet ve kurulukta(yübûsetde) mutedildir ama İhtiyarat sözü üzere evvel derecede soğuk ve rutubet ve kuruluğu(yübûseti) mutedildir, kabuksuzu(mukaşşeri) evvelde kurudur(yâbistir). Keymusu aladır, mesela mideden bakladan tez geçer, hususan kabuksuzu ola. Beden ağrılarına yakı(dımâd) edeler, münasiptir; karnı kabız eder(tab'ı imsâk eder). Eğer suyla ve kabuğuyla pişirip ve suyunu döküp ondan sonra kuzu kulağı suyuyla pişirip ve sumak ve nar suyu ve zeytinyağı(zeyt) katıp içseler harareti sakin eder ve karnı kabız eder(tab'ı bağlar) ve öksürüğe, sıtma ile ola, faydalıdır. Eğer dövüp mersin suyuyla azada vaki olan yerlere yakı(dımâd) etseler faydalıdır ve boğaz ve küçük dil ağrılarına dahi dışarıdan pişirip yakı(dımâd) ederlerse dahi aladır. Takvimü’l-Edviye ve Hipokrat sözü üzere mideden inmesi(inhidârı) geçtir ama hazmolduktan sonra ala hılt tevellüt eder, mesela sıtmalılara latif gıda olur. Eğer muvafık otlar ile ve tatlı badem yağıyla pişirseler dahi faydalıdır. İbni Maseveyh sözü üzere eğer üzüm suyuyla aza ağrılarına dahi sürseler faydalıdır. Eğer bunu iki kere suyla pişirseler karnı kabız eder(tab'ı imsâk eder), hususan sumak ve nar tohumu(habbı) koyalar. Eğer dövüp mersin suyuyla karıştırıp buruşmuş azaya sürseler faydalıdır. İbni Baytar sözü üzere safrayı sakin eder, cimayı zayıf eder. Eğer sıcak mizaçlılara yedirseler hararetini sakin eder. Eğer bir suyla pişirip suyunu içseler içini yumuşata ve soğuk mizaçlılara hardal ile yedireler. Eğer unundan bulamaç(herîse) edip yeseler öksürüğe ve nezlelere fayda ede ve sıtmaları sakin eder. Eğer sirke ile pişirip yeseler ve çıbanlı uyuza dürtseler faydalıdır. Ama bu tohum kıl ağartır derler, Takvim sözü üzere kıl ağartan(saç beyazlatan) devalardandır. Ama öksürüğe ve akciğere ve göğse yakı(dımâd) etseler ve eğer düşmekten ve dökülmeden ve bu makule zor görmüş azaya pişirip yakı etseler faydalıdır. Bunun şerbet miktarı yoktur. Ama ziyade yeseler geç hazmolur, bal ve anason düzeltir(ıslah eder). Ama şehvete dahi zararı vardır, ancak aspir(kurtum) düzeltir. Bunun bedeli bakla ile nohuttur, ama şehvete müteallik değildir. Bunun kuvveti otuz yıl bakidir.
.....
Mâş-ı Hindî: Kaf babında kalet diye zikrolunmuştur. Mâşiyye: Mürdümükten pişirirler ve terbiye ederler. Akciğere ve göğse ve öksürüğe faydalıdır. Sanatı mahallinden görüle. Mecc: Mürdümük. Maş derler ama Acem maşına derler. Mim evvelinde zikrolunmuştur. Muhh: Maş diye zikrolunmuştur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Eğer mürdümüğü yeseler sidiği yürütür, itidale yakındır evet zükâma ziyan eder beyni zayıf kişiye yaramaz eğer taze yeseler yaramaz düşler getirir onun zararını defetmeye hardal yiyeler... Maş safrayı sakin eder ve kanı noksanlaştırır.
[Kitab-ı Tıbb]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Celbân / Mürdümük / Maş / Kalet (Baklagiller)
Celbân: Ol bir otdur. Küçük yaprakları olur. Ve çiçegi beyâz ile sarı mâ-beynindedür. Ve bir nev'inüñ derisi galîz ve gâyet ile beyâzdur. Ve içinde nohuda beñzer tohumı var. Bu nev'e cilbân-ı ebyaz derler. Ve bir nev'inüñ iri tohumı var. Evvelkiden küçük ve beyâzı azdur. Bu nev'e beyka derler. Ve bir nev'i uzun olur. Hacimde baklaya karîbdür lâkin siyâhdur /Arapça nüshasında: küçük nohuda karîbdür yazılmış/. Tohumı büyük ve müdevver ve sarıya mâildür. Ve Mısır'da bisille demekle ma'rûfdur veyâ küçük, müdevver, agır ola ve bu nev'e cilbân-ı esved derler. Ve cilbândan nev'-i hâmise, kısas derler. Kabugı ve dânesi iñce. Ve zikr olan cilbânı yılda iki kerre ekerler. Birin kışıñ âhirinde ekerler, yayıñ evvelinde yetişür. Ve birin yayıñ vasatında ekerler harîfde yetişür. Cemî'si bâriddür üçüncinüñ evvelinde ve huşkdur ikincinüñ âhirinde. Kaçan ki onuñ beyâzını bişüreler ve suyın bal ile içseler bögrekdeği ve su'leyi ve evcâ'-ı sadrı ve fazalâtı sâfî eder ve cârî eder. Husûsan südi, ve anuñ dükeli envâ'ı kelefi sâfî eder yuykamak ile ve üstüne komak ile. Ve şişleri hall eder bal ile sürmekle. Ve bisille, körsine gibidür, meksûr olan şeyleri bitürür. Ve cemî'si hayvânâtıñ alefidür. Ve anuñ yemegi ahlât-ı sevdâvî ve vesvâsı ve riyâh-ı galîzeyi tevellüd eder. Ve hayâları büyütdür. Dâ'ü'l-fîli ve devâlî hâsıl eder. Ve kılı anuñ içine koyup incîr agacı ile yumşak olınca bişürmek ve bal şerbetin içseler anuñ muslihidür.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Celbân: Ol bir otdur. Küçük yaprakları olur. Ve çiçegi beyâz ile sarı mâ-beynindedür. Ve bir nev'inüñ derisi galîz ve gâyet ile beyâzdur. Ve içinde nohuda beñzer tohumı var. Bu nev'e cilbân-ı ebyaz derler. Ve bir nev'inüñ iri tohumı var. Evvelkiden küçük ve beyâzı azdur. Bu nev'e beyka derler. Ve bir nev'i uzun olur. Hacimde baklaya karîbdür lâkin siyâhdur /Arapça nüshasında: küçük nohuda karîbdür yazılmış/. Tohumı büyük ve müdevver ve sarıya mâildür. Ve Mısır'da bisille demekle ma'rûfdur veyâ küçük, müdevver, agır ola ve bu nev'e cilbân-ı esved derler. Ve cilbândan nev'-i hâmise, kısas derler. Kabugı ve dânesi iñce. Ve zikr olan cilbânı yılda iki kerre ekerler. Birin kışıñ âhirinde ekerler, yayıñ evvelinde yetişür. Ve birin yayıñ vasatında ekerler harîfde yetişür. Cemî'si bâriddür üçüncinüñ evvelinde ve huşkdur ikincinüñ âhirinde. Kaçan ki onuñ beyâzını bişüreler ve suyın bal ile içseler bögrekdeği ve su'leyi ve evcâ'-ı sadrı ve fazalâtı sâfî eder ve cârî eder. Husûsan südi, ve anuñ dükeli envâ'ı kelefi sâfî eder yuykamak ile ve üstüne komak ile. Ve şişleri hall eder bal ile sürmekle. Ve bisille, körsine gibidür, meksûr olan şeyleri bitürür. Ve cemî'si hayvânâtıñ alefidür. Ve anuñ yemegi ahlât-ı sevdâvî ve vesvâsı ve riyâh-ı galîzeyi tevellüd eder. Ve hayâları büyütdür. Dâ'ü'l-fîli ve devâlî hâsıl eder. Ve kılı anuñ içine koyup incîr agacı ile yumşak olınca bişürmek ve bal şerbetin içseler anuñ muslihidür.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
