🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Câvşîr (Opopanax)
Serbest metin
Cavşir (Opopanax)
Özellikle Opopanax chironium
Mutedildir, neme meyillidir, safrayı terencübünden daha fazla ishal eyler, şerbeti on dirhemden otuz dirheme değindir.
[Mebâhis-i Emrâz]
Cavşir Farsçadan arapçalaştırılmıştır, aslı gâv-şîrdir yani sığır sütü demektir. O nebatın sütü beyazlıkta ve çoklukta sığır sütüne benzetilip gâv-şîr tesmiye eylediler. Bahar günlerinde çölde ve kırlarda ve dağlarda ve sair yerlerde çok bulunur. Mahiyeti Hakkında: Bir ağacın yani bir nebatın yaprağıdır, yerden uzak olmaz, incir yaprağına müşabeheti olur, yeşilliği şiddetli olur, beşlidir yani yapraklarının kertikleri beş kertik olur ve yapraklarının kıtaları değirmi olur ve baldırı acur gibi olur ve üzerinde tozlu ince tüy olur ve yaprakları cidden küçük olur ve ucunda dereotu yani durak otu tacı ve tacı gibi olur ve çiçeği sarı ve çiçeğinin rayihası çok güzel olur ve damarı çok olur ve o damarlar tek kökten dallanır ve tek kökünün kabuğu kalın/yoğun kıvamlı(galiz) olur ve o kökün rayihası ağır olur ve o kökün zamkı çıkarılır. Ve çıkarma yolu budur: Baldırının ilk zuhurunda o kök yarılır ve etrafına çukurlar kazılır, yaprak döşenir ve akan rutubet alınıp kurutulur ve hıfz olunur ve ne zaman o yarık kazınıp kazılsa yarık mahalli safran renginde olur. Ve bazı nebat vardır ki vasfolan nebata zikrolunan evsafta müşabih olur, o müşabihler dahi cavşir sınıflarından sayılır. Ve iki nebat vardır ki onlar dahi cavşir sınıflarından sayılır, birine makabis ıskılıyu ve diğerine makabis hırubiyun derler. Evvelki nebatın baldırı daha incedir, o nebat yerden bir arşın miktarı kalkar ve sonra dallanır, rezene misalinde olur, bu nevi daha zayıftır. Ve ikinci nebatın beyaz papatya yaprağı gibi yaprağı olur ve çiçeğinin rengi altın renginde olur. Seçimi Hakkında: Bu nebatın kökünün iyisi beyaz olup tadı dili yakması kasması olmayan köklerdir ve rayihasında koku olanlardır. Ve meyvesinin iyisi baldırında olanlardır ve ortada olan ziyade iyidir. Ve zamkının iyisi cidden mürr ve acı olup içi beyaz ve dışarı safran renginde olanlardır ve kolay ufalanan olup suda hallolandır. Ama siyah renkli olup mülayim ve yumuşak olan zamkı hileli olur, çadır uşağı ile hile edip cavşir yerine satarlar. Tabiatı Hakkında: Üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Şişler ve Sivilceler Hakkında: Cavşir sertlikleri yumuşatır ve çiçeği sivilceleri telyin eder ve yumuşatır. Çıban ve Yaralar Hakkında: Cavşirin kökü adi kemiklerin yani fasit olan kemiklerin tedavisi olur. Ve bazı nüshada ra ile çıplak kemikler vaki olmuştur, ona göre mana budur ki eti gidip üryan ve açık olan kemiklere onunla tedavi olunur demektir. Ve cavşir bal ile müzmin yaralara ve Fars ateşine faydalıdır ve çiçeği dahi cerahatlere ve sivilcelere faydalıdır. Velhasıl cavşirin her eczası pis yaralara faydalıdır.
Eklemler Hakkında: Darp hasebiyle kasında zayıflık olan kimselere bal şerbeti veyahut şarap ile cavşir içirilir. Ve bazıları dediler ki cavşir sinire yaramazdır ve benzer ki o bazının kelamı sahih olan sinire mahsus ola. Fasit(bozulmuş, pis, geçersiz) rutubeti olan sinire şamil olmaya, zira fasit rutubeti olan sinirlerin rutubetini cavşir izale edip siniri ıslah eder ve asli kıvamı üzere kılar, o misilli sinire cavşir ne keyfiyette yaramaz olacakmış! Ve cavşir siyatiğe(ırku'n nisaya) faydalı olur eğer usaresi içilirse ve yorgunluğu izale eder. Ve cavşir ile yakı olunsa guta ve eklemler ağrılarının küllisine faydalı olur.
Baş Organları Hakkında: Yenmesi olan dişlerin yenme mevziine cavşir doldurulsa yani yenmeden hasıl olan deliklerin içine doldurulsa faydalı olur, ağrısını sakin eder ve baş ağrısına ve saraya ve ümmü's-sıbyana faydalı olur. Göz Organları Hakkında: Cavşir ile göze çekilse gözü keskin eder. Göğüs Organları Hakkında: Yan ağrılarına cavşir yaprağı ile yakı olunur; soğuk olan yan ağrısına ve soğuk öksürüğe faydalı olur. Beslenme Organları Hakkında: Cavşirin usaresi sirke ile dalak sertliğine içmekle ve yakı ile faydalıdır. Cavşirden usare edinmenin yolu budur: İki yudum üzüm usaresi içine veyahut bir çömlek usare içine on dirhemi cavşir atılıp iki ay kendi halinde terk olunduktan sonra tasfiye olunur ve o tasfiye edilmiş usare dalağa cidden faydalı olur ve istiskaya dahi faydalı olur. Bir dirhemi bir miskaldir ve bir mutlak yudum yirmi kıst olur. Ve küçük ile yudum kayıt olunursa yalnız dört kıst murat olunur. Ve bal kıstı bir buçuk rıtldır. Boşaltım Organları Hakkında: Cavşir rahim sertliğini yumuşatır ve sidik damlamasına faydalı olur. Sidik idrarı ve hayız idrarı için ve soğuk rahimi dağıtmak için cavşirden fındık miktarı içilir. Bir fındık bir dirhemidir yani bir miskaldir. Cavşirin meyvesi dahi hayızı çok eder hususan pelin otu ile kullanıla. Ve cenini katleder hususan kökü vajinal fitille ve içmekle cenini düşürür. Ve cavşir rahim boğulmasına faydalı ve rahimin şişkinliğini ve sertliğini izale eder, kulunca faydalı olur ve ham hıltı ishal eder ve mesanede olan kaşıntıya faydalı olur. Sıtmalar Hakkında: Titremeli sıtmada ve nöbetle tutan sıtmaya cavşir bal şerbeti ile faydalı olur. Zehirler Hakkında: Cavşirden zift ile merhem edinilir ve kuduz köpeğin ısırmasına yapışması iyi olur. Ve lohusa otu ile içmek sokmalara faydalı olur. Bu menfaatler usaresinde dahi olur. Bedelleri Hakkında: Bedeli incirdir. Kanun sahibi der ki uşşâk fiilde cavşire yakın olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Cavşir Farsçadan arapçalaştırılmıştır. Türkçede cavşir ve oğlan aşı derler. Tabiatı üçüncü derecede sıcak ve ikincide kurudur. Siyatiğe ve diz ağrılarına ve soğuk eklemlere sürülecek ilaç eyleseler faydalıdır. Eski yelmeşikli öksürüğe dahi faydalıdır. Miktar şerbeti yarım miskalden bir miskale değin caizdir. İç ağrısına ve sidik tutulduğuna ve mesane uyuzuna fayda eder.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]
Cavşir: Farsça gâv-şîrden arapçalaştırılmıştır. Gâv-şîr sığır sütü demektir ama murat o değildir. Koyulukta ve beyazlıkta sığır sütüne benzer zamk gibi nesnedir. Nebatı evvel baharda sahralarda ve adalarda ve dağlarda ve gayrı yerlerde çok biter. Yaprağı incir yaprağı gibi kertilmiş ve değirmiliğe meyillidir, kertiği beşten ziyade olmaz. Zeytin yaprağı gibi ziyade yeşildir, yapışıldıkta iridir ve kendisi kalındır. Kalın ve yumuşak baldırı vardır, üzerinde toz gibi ufak püsü vardır, baklada olduğu gibi üzerinde ziyade ufak yaprakları vardır. Nebatının üzerinde güzel rayihalı sarı çiçekli durak otu tacına benzer tacı vardır. Çiçekten sonra rengi siyaha meyilli ufak ve güzel rayihalı ve keskin tohumu olur. Bir kökten salınmış ağır rayihalı ve beyaz damarları vardır. Siyaha meyilli kalın kabuğu vardır, lezzeti acıdır. Bu nebattan zamk çıkarırlar. Şu vecihle ki baldırı iptida zahir oldukta kökünün çevresini kazıyıp çukur edip altına yaprak döşeyip kökünü yarıp yaprak üzerine zamkı akıp çıkar, ondan sonra alıp kurutup hıfz ederler. Cavşir diye ıtlak olunsa murat bu makule zamkıdır. Gah olur baldırından dahi zamk alırlar. Şu zamanda ki Güneş, İkizler burcuna gelmiş ola ki biçim zamanıdır. Ama kökünden olan daha kavidir. Zamkının iyisi odur ki üstü siyaha meyilli sarı olup ele yapışa, kolay ufaklansa içerisi beyaz ola, sirke ile ezseler tez ezilip alışa ve rayihasında ağırlık ola ve Fars vilayeti nahiyelerinden ve Rum vilayetinde Makedonya caniblerinden getirilmiş ola. Ama şu ki siyah veyahut yenmiş ve bitlenmiş ola yaramazdır. Bazıları hile edip bir miktar cavşire çadır uşağı(uşşak) ve bal mumu katıp safi cavşirdir diye satar. Su içinde ıslatıp ezmekle imtihan olunur. Sahih olan filhal ezilip su, süt gibi olur ama hilelisi böyle olmaz. Bu nebat cemian eczasıyla sıcaktır, keskindir, hafifleticidir, yumuşaklık vericidir. En kavisi zamkıdır. Eczasından en yaramazı budakları üzerinde olan tohumudur ama baldırı üzerinde olan o denli yaramaz değildir. Cavşir, üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Dağılır makulesi olan büyük çıbanlara ve çıplak kemiklere fayda edip fesadını giderir ve fasit olmaktan meneder, irinli olan çıbanlarda et bitirir. Eğer şarap ile veyahut bal suyuyla yarım miskal miktarını içseler titretici ve nöbet ile tutan sıtmalara ve siyah et gevşekliğine ve bir nesneye vurulmaktan dolayı uçların kütüklenmesine ve en yerleri ağrılarına ve yan başına bir katı nesneye dokunmaktan veyahut sıkılmaktan olan ağrılara fayda eyler. Bağırsak ağrısını ve balgamdan olan öksürüğü giderir ve sidik damlamasını ve kavuk kaşıntısını ve uyuzunu giderir. Eğer bal ile ezip götürünseler hayız kanını yürütüp karında oğlanı katledip çıkara. Eğer kendinden ölmüş olursa dahi çıkara. Birkaç günden sonra dahi olursa, hususan ondan bir fitil edip götürünseler ziyade fayda eyleye. Sara ve ümmü’s-sıbyan marazlarına fayda eder. Sara, dimağda(beyinde) tıkanıklık olmakla his ve hareket batıl olmakla düşmeye derler. Ümmü’s-sıbyan dahi saradır lakin keskin ve ziyade yakıcı ve kurutucu sıtma ile olur. Soğuktan uzuvda olan ağrılara ve siyatiğe sürülecek ilaç etseler ağrıları gidere. Eğer buçuk dirhem miktarını bir vakıyye mercanköşk ile üç gün her gün şu kimse içse ki cinsel münasebet ettikten sonra onu titreme tutar, ziyade fayda eyleye. İçmekle ve götürünmekle ve sürünmekle rahimde olan şişleri dağıtır. Mecalsizlik defi için olan yağlara katsalar faydası gayete erişe yani ondan ziyade faydalı olmaya. Fars ateşi dedikleri ziyade yakıcı ve deriyi kurutucu olan çıbanın dağılmasını ve yaramazlığını giderir. Eğer zeytinyağı ile yakı etseler guta fayda eyleye. Eğer dişte olan çukurlara doldursalar ağrısını sakin eyleye. Eğer sürme gibi göze çekseler göz nurunu keskin eyleye. Eğer zeytinyağı ile karıştırıp kuduz daladığı yere merhem etseler ziyade fayda eyleye. Eğer kökünü soyup avrat götürünse karnında oğlanı indire. Eğer dövüp ve bal ile macun edip eskiden olan çıbanlara yakı etseler ziyade fayda eyleye. Bu takdirce etsiz olan kemiklere dahi yarayıp üzerine et bitire. Eğer tohumundan ve pelin otundan birer dirhem alıp içseler hayız kanını ziyade getire. Eğer lohusa otu ile içseler zehirli canavarlar ısırdığına fayda eyleye. Eğer şarap ile içseler rahim boğulmasından olan ağrıya fayda eyleye ama yaşlığı ziyade olan siniri nice ıslah ederse nefsinde sağ olan sinire zarar eder. İçmesi yellerden ve balgamdan olan kuluncu ve uyuşmayı giderir. İçmek isteyen kimseye ıslahı budur ki müselles içinde bir gün ve bir gece ıslatıp marmâhûz ya'nî fesleğenden dahi katıp içeler ve bir miskalden ziyade içmeyeler meğerki zaruret ola. İçmesi soğuktan ve yellerden ve kalınlıktan/yoğunluktan(galizlikten) olan marazlara panzehirdir yani ziyade fayda eder mademki hastada sıtma olmaya fayda eder. Ama vücudun dışından sürülecek ilaç etmesi her halde faydalıdır. Cavşir bulunmasa bostani olan incir sütünden vezni miktarı bedelidir. Bazıları demişler kasnı dedikleri zamktan misli bedelidir.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Oğlan aşı ne zaman dövüp göze çekseler nuru ziyade eder. Eğer dövüp göze çekseler ak düştüğünü gidere.
[Kitab-ı Tıbb]
Özellikle Opopanax chironium
Mutedildir, neme meyillidir, safrayı terencübünden daha fazla ishal eyler, şerbeti on dirhemden otuz dirheme değindir.
[Mebâhis-i Emrâz]
Cavşir Farsçadan arapçalaştırılmıştır, aslı gâv-şîrdir yani sığır sütü demektir. O nebatın sütü beyazlıkta ve çoklukta sığır sütüne benzetilip gâv-şîr tesmiye eylediler. Bahar günlerinde çölde ve kırlarda ve dağlarda ve sair yerlerde çok bulunur. Mahiyeti Hakkında: Bir ağacın yani bir nebatın yaprağıdır, yerden uzak olmaz, incir yaprağına müşabeheti olur, yeşilliği şiddetli olur, beşlidir yani yapraklarının kertikleri beş kertik olur ve yapraklarının kıtaları değirmi olur ve baldırı acur gibi olur ve üzerinde tozlu ince tüy olur ve yaprakları cidden küçük olur ve ucunda dereotu yani durak otu tacı ve tacı gibi olur ve çiçeği sarı ve çiçeğinin rayihası çok güzel olur ve damarı çok olur ve o damarlar tek kökten dallanır ve tek kökünün kabuğu kalın/yoğun kıvamlı(galiz) olur ve o kökün rayihası ağır olur ve o kökün zamkı çıkarılır. Ve çıkarma yolu budur: Baldırının ilk zuhurunda o kök yarılır ve etrafına çukurlar kazılır, yaprak döşenir ve akan rutubet alınıp kurutulur ve hıfz olunur ve ne zaman o yarık kazınıp kazılsa yarık mahalli safran renginde olur. Ve bazı nebat vardır ki vasfolan nebata zikrolunan evsafta müşabih olur, o müşabihler dahi cavşir sınıflarından sayılır. Ve iki nebat vardır ki onlar dahi cavşir sınıflarından sayılır, birine makabis ıskılıyu ve diğerine makabis hırubiyun derler. Evvelki nebatın baldırı daha incedir, o nebat yerden bir arşın miktarı kalkar ve sonra dallanır, rezene misalinde olur, bu nevi daha zayıftır. Ve ikinci nebatın beyaz papatya yaprağı gibi yaprağı olur ve çiçeğinin rengi altın renginde olur. Seçimi Hakkında: Bu nebatın kökünün iyisi beyaz olup tadı dili yakması kasması olmayan köklerdir ve rayihasında koku olanlardır. Ve meyvesinin iyisi baldırında olanlardır ve ortada olan ziyade iyidir. Ve zamkının iyisi cidden mürr ve acı olup içi beyaz ve dışarı safran renginde olanlardır ve kolay ufalanan olup suda hallolandır. Ama siyah renkli olup mülayim ve yumuşak olan zamkı hileli olur, çadır uşağı ile hile edip cavşir yerine satarlar. Tabiatı Hakkında: Üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Şişler ve Sivilceler Hakkında: Cavşir sertlikleri yumuşatır ve çiçeği sivilceleri telyin eder ve yumuşatır. Çıban ve Yaralar Hakkında: Cavşirin kökü adi kemiklerin yani fasit olan kemiklerin tedavisi olur. Ve bazı nüshada ra ile çıplak kemikler vaki olmuştur, ona göre mana budur ki eti gidip üryan ve açık olan kemiklere onunla tedavi olunur demektir. Ve cavşir bal ile müzmin yaralara ve Fars ateşine faydalıdır ve çiçeği dahi cerahatlere ve sivilcelere faydalıdır. Velhasıl cavşirin her eczası pis yaralara faydalıdır.
Eklemler Hakkında: Darp hasebiyle kasında zayıflık olan kimselere bal şerbeti veyahut şarap ile cavşir içirilir. Ve bazıları dediler ki cavşir sinire yaramazdır ve benzer ki o bazının kelamı sahih olan sinire mahsus ola. Fasit(bozulmuş, pis, geçersiz) rutubeti olan sinire şamil olmaya, zira fasit rutubeti olan sinirlerin rutubetini cavşir izale edip siniri ıslah eder ve asli kıvamı üzere kılar, o misilli sinire cavşir ne keyfiyette yaramaz olacakmış! Ve cavşir siyatiğe(ırku'n nisaya) faydalı olur eğer usaresi içilirse ve yorgunluğu izale eder. Ve cavşir ile yakı olunsa guta ve eklemler ağrılarının küllisine faydalı olur.
Baş Organları Hakkında: Yenmesi olan dişlerin yenme mevziine cavşir doldurulsa yani yenmeden hasıl olan deliklerin içine doldurulsa faydalı olur, ağrısını sakin eder ve baş ağrısına ve saraya ve ümmü's-sıbyana faydalı olur. Göz Organları Hakkında: Cavşir ile göze çekilse gözü keskin eder. Göğüs Organları Hakkında: Yan ağrılarına cavşir yaprağı ile yakı olunur; soğuk olan yan ağrısına ve soğuk öksürüğe faydalı olur. Beslenme Organları Hakkında: Cavşirin usaresi sirke ile dalak sertliğine içmekle ve yakı ile faydalıdır. Cavşirden usare edinmenin yolu budur: İki yudum üzüm usaresi içine veyahut bir çömlek usare içine on dirhemi cavşir atılıp iki ay kendi halinde terk olunduktan sonra tasfiye olunur ve o tasfiye edilmiş usare dalağa cidden faydalı olur ve istiskaya dahi faydalı olur. Bir dirhemi bir miskaldir ve bir mutlak yudum yirmi kıst olur. Ve küçük ile yudum kayıt olunursa yalnız dört kıst murat olunur. Ve bal kıstı bir buçuk rıtldır. Boşaltım Organları Hakkında: Cavşir rahim sertliğini yumuşatır ve sidik damlamasına faydalı olur. Sidik idrarı ve hayız idrarı için ve soğuk rahimi dağıtmak için cavşirden fındık miktarı içilir. Bir fındık bir dirhemidir yani bir miskaldir. Cavşirin meyvesi dahi hayızı çok eder hususan pelin otu ile kullanıla. Ve cenini katleder hususan kökü vajinal fitille ve içmekle cenini düşürür. Ve cavşir rahim boğulmasına faydalı ve rahimin şişkinliğini ve sertliğini izale eder, kulunca faydalı olur ve ham hıltı ishal eder ve mesanede olan kaşıntıya faydalı olur. Sıtmalar Hakkında: Titremeli sıtmada ve nöbetle tutan sıtmaya cavşir bal şerbeti ile faydalı olur. Zehirler Hakkında: Cavşirden zift ile merhem edinilir ve kuduz köpeğin ısırmasına yapışması iyi olur. Ve lohusa otu ile içmek sokmalara faydalı olur. Bu menfaatler usaresinde dahi olur. Bedelleri Hakkında: Bedeli incirdir. Kanun sahibi der ki uşşâk fiilde cavşire yakın olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Cavşir Farsçadan arapçalaştırılmıştır. Türkçede cavşir ve oğlan aşı derler. Tabiatı üçüncü derecede sıcak ve ikincide kurudur. Siyatiğe ve diz ağrılarına ve soğuk eklemlere sürülecek ilaç eyleseler faydalıdır. Eski yelmeşikli öksürüğe dahi faydalıdır. Miktar şerbeti yarım miskalden bir miskale değin caizdir. İç ağrısına ve sidik tutulduğuna ve mesane uyuzuna fayda eder.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]
Cavşir: Farsça gâv-şîrden arapçalaştırılmıştır. Gâv-şîr sığır sütü demektir ama murat o değildir. Koyulukta ve beyazlıkta sığır sütüne benzer zamk gibi nesnedir. Nebatı evvel baharda sahralarda ve adalarda ve dağlarda ve gayrı yerlerde çok biter. Yaprağı incir yaprağı gibi kertilmiş ve değirmiliğe meyillidir, kertiği beşten ziyade olmaz. Zeytin yaprağı gibi ziyade yeşildir, yapışıldıkta iridir ve kendisi kalındır. Kalın ve yumuşak baldırı vardır, üzerinde toz gibi ufak püsü vardır, baklada olduğu gibi üzerinde ziyade ufak yaprakları vardır. Nebatının üzerinde güzel rayihalı sarı çiçekli durak otu tacına benzer tacı vardır. Çiçekten sonra rengi siyaha meyilli ufak ve güzel rayihalı ve keskin tohumu olur. Bir kökten salınmış ağır rayihalı ve beyaz damarları vardır. Siyaha meyilli kalın kabuğu vardır, lezzeti acıdır. Bu nebattan zamk çıkarırlar. Şu vecihle ki baldırı iptida zahir oldukta kökünün çevresini kazıyıp çukur edip altına yaprak döşeyip kökünü yarıp yaprak üzerine zamkı akıp çıkar, ondan sonra alıp kurutup hıfz ederler. Cavşir diye ıtlak olunsa murat bu makule zamkıdır. Gah olur baldırından dahi zamk alırlar. Şu zamanda ki Güneş, İkizler burcuna gelmiş ola ki biçim zamanıdır. Ama kökünden olan daha kavidir. Zamkının iyisi odur ki üstü siyaha meyilli sarı olup ele yapışa, kolay ufaklansa içerisi beyaz ola, sirke ile ezseler tez ezilip alışa ve rayihasında ağırlık ola ve Fars vilayeti nahiyelerinden ve Rum vilayetinde Makedonya caniblerinden getirilmiş ola. Ama şu ki siyah veyahut yenmiş ve bitlenmiş ola yaramazdır. Bazıları hile edip bir miktar cavşire çadır uşağı(uşşak) ve bal mumu katıp safi cavşirdir diye satar. Su içinde ıslatıp ezmekle imtihan olunur. Sahih olan filhal ezilip su, süt gibi olur ama hilelisi böyle olmaz. Bu nebat cemian eczasıyla sıcaktır, keskindir, hafifleticidir, yumuşaklık vericidir. En kavisi zamkıdır. Eczasından en yaramazı budakları üzerinde olan tohumudur ama baldırı üzerinde olan o denli yaramaz değildir. Cavşir, üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Dağılır makulesi olan büyük çıbanlara ve çıplak kemiklere fayda edip fesadını giderir ve fasit olmaktan meneder, irinli olan çıbanlarda et bitirir. Eğer şarap ile veyahut bal suyuyla yarım miskal miktarını içseler titretici ve nöbet ile tutan sıtmalara ve siyah et gevşekliğine ve bir nesneye vurulmaktan dolayı uçların kütüklenmesine ve en yerleri ağrılarına ve yan başına bir katı nesneye dokunmaktan veyahut sıkılmaktan olan ağrılara fayda eyler. Bağırsak ağrısını ve balgamdan olan öksürüğü giderir ve sidik damlamasını ve kavuk kaşıntısını ve uyuzunu giderir. Eğer bal ile ezip götürünseler hayız kanını yürütüp karında oğlanı katledip çıkara. Eğer kendinden ölmüş olursa dahi çıkara. Birkaç günden sonra dahi olursa, hususan ondan bir fitil edip götürünseler ziyade fayda eyleye. Sara ve ümmü’s-sıbyan marazlarına fayda eder. Sara, dimağda(beyinde) tıkanıklık olmakla his ve hareket batıl olmakla düşmeye derler. Ümmü’s-sıbyan dahi saradır lakin keskin ve ziyade yakıcı ve kurutucu sıtma ile olur. Soğuktan uzuvda olan ağrılara ve siyatiğe sürülecek ilaç etseler ağrıları gidere. Eğer buçuk dirhem miktarını bir vakıyye mercanköşk ile üç gün her gün şu kimse içse ki cinsel münasebet ettikten sonra onu titreme tutar, ziyade fayda eyleye. İçmekle ve götürünmekle ve sürünmekle rahimde olan şişleri dağıtır. Mecalsizlik defi için olan yağlara katsalar faydası gayete erişe yani ondan ziyade faydalı olmaya. Fars ateşi dedikleri ziyade yakıcı ve deriyi kurutucu olan çıbanın dağılmasını ve yaramazlığını giderir. Eğer zeytinyağı ile yakı etseler guta fayda eyleye. Eğer dişte olan çukurlara doldursalar ağrısını sakin eyleye. Eğer sürme gibi göze çekseler göz nurunu keskin eyleye. Eğer zeytinyağı ile karıştırıp kuduz daladığı yere merhem etseler ziyade fayda eyleye. Eğer kökünü soyup avrat götürünse karnında oğlanı indire. Eğer dövüp ve bal ile macun edip eskiden olan çıbanlara yakı etseler ziyade fayda eyleye. Bu takdirce etsiz olan kemiklere dahi yarayıp üzerine et bitire. Eğer tohumundan ve pelin otundan birer dirhem alıp içseler hayız kanını ziyade getire. Eğer lohusa otu ile içseler zehirli canavarlar ısırdığına fayda eyleye. Eğer şarap ile içseler rahim boğulmasından olan ağrıya fayda eyleye ama yaşlığı ziyade olan siniri nice ıslah ederse nefsinde sağ olan sinire zarar eder. İçmesi yellerden ve balgamdan olan kuluncu ve uyuşmayı giderir. İçmek isteyen kimseye ıslahı budur ki müselles içinde bir gün ve bir gece ıslatıp marmâhûz ya'nî fesleğenden dahi katıp içeler ve bir miskalden ziyade içmeyeler meğerki zaruret ola. İçmesi soğuktan ve yellerden ve kalınlıktan/yoğunluktan(galizlikten) olan marazlara panzehirdir yani ziyade fayda eder mademki hastada sıtma olmaya fayda eder. Ama vücudun dışından sürülecek ilaç etmesi her halde faydalıdır. Cavşir bulunmasa bostani olan incir sütünden vezni miktarı bedelidir. Bazıları demişler kasnı dedikleri zamktan misli bedelidir.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Oğlan aşı ne zaman dövüp göze çekseler nuru ziyade eder. Eğer dövüp göze çekseler ak düştüğünü gidere.
[Kitab-ı Tıbb]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Câvşîr (Opopanax)
(Arama Kelimeleri/Dizin: Cavşir, Câvşîr, Opopanax, Opopanax chironium, Gâv-şîr, Oglan aşı)
Mu'tedildür, rutûbete mâ'ildür, safrâyı terencübînden artuk ishâl eyler, şerbeti on diremden otuz direme degindür.
[Mebâhis-i Emrâz]
(Arama Kelimeleri/Dizin: Cavşir, Câvşîr, Opopanax, Opopanax chironium, Gâv-şîr, Oglan aşı)
Mu'tedildür, rutûbete mâ'ildür, safrâyı terencübînden artuk ishâl eyler, şerbeti on diremden otuz direme degindür.
[Mebâhis-i Emrâz]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
