Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

Hayvanların Havassı

Sakankur (Scincus scincus)

Serbest metin
Sakankur: Kum kertenkelesidir(Sakankur balıgıdur) Türkçede; mahi-yi sakankur Farsçada; cerdabadibles Süryanicede; sakankuryu Rumcada; iskankur Yunancada; harkafanilus Yunancada; bervibalis Yunancada; verel-i mahi Arapçada, Farsçada; sakankus Arapçada; iskankus Latincede, Rumcada; istinko İspanyolcada; azkankus Frenkçede; sakankur İbranicede. Timsah neslindendir. Bunun göbeği ve erkeği en iyisidir. Hatta sakankur göbeği(sürre-i sakankur) derler. Sakankur Mısır Nil’inde olur. Timsah neslindendir derler. Diğer azasından göbeği yeğdir ve yaz faslında heyecanı vaktinde avlanan diğer zamanda avlanandan yeğdir. Tabiatı ekser tabipler sözü üzere ikinci derecede sıcak ve evvel derecede kurudur. Cinsel münasebetten el çekmiş kişilere faydalıdır. Çoğunlukla şarapla göbeğini içirip ve macununu dahi ederler, mahallerinde zikrolunur. Ve böbreği yağı dahi en iyisidir. Sakankur, meniyi ve cinsel münasebet şehvetini kuvvetli ve ziyade eder. Ve soğuktan olan sinir ağrısına şerbet miktarı bir dirhemdür. Ama başa ziyanı vardır, ancak bal düzeltir. Ve eğer cinsel münasebet şehvetini ziyade harekete getirirse(ereksiyonun çokluğu eziyet verse) mercimek çorbası ve marul yiyeler(bunlar cinsel arzuyu düşürür). Hikayet ederler ki sakankur Mısır Nil’inde olur, dışarı çıkıp kumda yavrular. Nil’e giden yavrusu timsah olur ve karada kalan sakankur olur. Erkek ve dişisi dahi doğurur derler. Ve Cami' sahibinden İhtiyarat-ı Bediyye sahibi hikayet eder ki kış günlerinde yabani tilki bunu görüp üzerine varır, avcılar ondan bilip bulurlar, tilkiyi ve sakankuru, ikisini bile avlarlar. Ve sakankur hem suda ve hem karada gezmeye kadirdir. Ve geçmiş tabiplerin ittifakı bunun üzerinedir ki Remle ve Said deryalarında ziyade bulunur derler. Sakankur kelere benzer, karada ve denizde gezdiği için Fars vilayetinde sakankura su keleri(verel-i mahi) derler. Fars’ın bazı vilayetlerinde su keleri demişler. Ve keler ile sakankurun farkını bilmek dileseler evvela sakankur Nil’e yakın olur ve sakankur başı ince ve kelerin yassı olur ve derisi pürüzlü olur ve sakankur rengi alacalı olur, mesela ak ve siyah ve yeşil ve sarı ile olur, ama kelerin alacası boz ve kırmızı olur ve sarı olur. Ve Muhammed Temimi’den hikayet olunur ki bir sakankurun erkeğinin başında boynuz gibi iki zekeri olur ve dişisinin iki ferci var, başındaki boynuzu ile cinsel münasebet eder imiş der ve iki zekerli erkek sakankur gördüm, der. Hayası dahi iki idi ve kuyruğu bir idi ve pes iki ferçli sakankur olur der. Ve sakankur, kum içinde yirmi dört miktarı yumurta doğurup ondan sakankur doğar derler ve gıdası, anası su balığı ve yabani, küçük, ısırıcı canavarcıklar dahi yedirir derler. Ve hikayet ederler ki sakankuru avcısı avladıkta sakankura elbette yetişirse avcıyı ısırıp ve suya kaçmaya çalışır. Eğer suya yetişirse hoş, eğer yetiştirmezse sakankur derhal işeyip kendi sidiğine bulanır ve kurtulur; ama avcı helak olur. Eğer dahi evvel avcı suya yetişirse avcı kurtulup ve sakankur suya yetişmediği için ve sidiğine bulanamadığı için derhal başı üstüne yıkılıp helak olur. Ve derler ki taze sakankurdan kurımış ve tuzlanmış sakankur yeğdir. Sıcak mizaçlılara çok iyi değildir, ama soğuk mizaçlılara faydası artıktır. Bunun asıl şerbet miktarı bir miskaldir, ama bazıları bazı devalar ile üç miskale değin caiz görmüşlerdir, ama herkesin mizacına göre vermek yeğdir. Ve bunun göbeğinden kuyruğuna varınca olan azası yukarı tarafından yeğdir. Ve bunu yedirmek lazım gelse mizacına ve vaktine göre vereler eski şarâbla veyâhût mâ'ü’l-asel ile veyâ mey-puhte yâhût bişmiş kurı üzüm suyu ile veya rafadan yumurta sarısıyla yedireler ve gahi bir dirhemine o kadar roka(cırcir) tohumu katıp yedirseler faydalıdır. Galenos sözü üzere bunun bedeli husyetü’s-sa'lebtir . Eğer macunlarda ise kendi vezni kadar koyalar ve o kadar sığır zekeri kurusu katalar ve o kadar havuç tohumu katalar. Ve Takvim sözü üzere kuşkonmaz ve şeytantersi tohumu buna bedeldir. Ve şerbet miktarı yarım miskaldir. Ve sakankurun bir nevi dahi Hindistan’da Kızıldeniz’de ve Habeş beldelerinde dahi olur. Bu nevinin yine faydası vardır. Ve bir nevi keler vardır, o dahi balıktır. Sayda vilayetinde olur, Sayda balığı(semiketü’s-sayda) derler. Sin babında Sayda balığı diye zikrolunur. ... Sayda balığı(Semek-i sayda): Kum kertenkelesi(Sakankuri) derler, bir kuvvetlendirici kelerdir, küçüktür. Şam’da nezle balığı derler. Sayda nam mahalle yakın bir pınar balığıdır. Bazıları kumdan pınara varır derler bu balık. Bazıları kumdan vardığı için sakankur nevindendir dediler. Yunaniler si'afinu derler ve Süryaniler meskasa derler. İlkbaharda hareketi zamanında tutarlar, karnın yararlar, tuzlayup kurudurlar. En iyisi erkeği olur. Sağ iken erkeği malumdur ve öldüğü vakit erkeği dişisi malum değildir. Erkeğinin kurusundan buçuk dirhem yumurta sarısıyla yemekten sonra yiyip ve hafifçe uyusalar, zekeri kaim eder, çok cinsel münasebet ederler. Ve bunun erkeğinin alameti başı küçük ve bedeni büyük olur. Erkeği erlerin cinsel münasebetini ziyade eder. Ve dişisi avratların iştahasını ziyade eder ve ak şarapla içseler İbni Baytar sözü üzere gayet uygundur, tam ereksiyon(nu'ut-ı tamm) getire. ... İskankur: Kum kertenkelesidir(Sakankur balıgıdur). Sakankus dahi derler. Sin babında sakankur diye zikrolunur. ... Sakankur eti(Lahmü’s-sakankur): Sakankur balığı etidir. Cinsel münasebetten kalmışlara faydalıdır ve meniyi dahi ziyade eder. Göbeği eti diğer yerinden yeğdir. Elif babında iskankur diye ve sin babında sakankur diye zikrolunmuştur. Su keleri(Verel-i mahi): Kum kertenkelesidir(Sakankurdur). Elif babında iskankur ve sin babında sakankur diye zikrolunmuştur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Mahiyeti Hakkında: Bir nevi kelerdir ki Nil'de ve Mısır'da avlanır. Ve zannederler ki o keler Nil'i timsahın yavrusudur, timsahtan karada hasıl olur. Seçimi Hakkında: Onun en iyi azası böbreğinin etrafındaki bölgeler olur. Boşaltım Organları Hakkında: Sakankur cinsel münasebeti uyarır ve tahrik eder hatta o uyarma (kalkıp kıyam etmeyi) sakin olmaya kabil olmaz, ereksiyonun gücünü sakinleştirmek marul ve mercimek çorbasından alınan yudum yudum içmek ile olur. ... İskankur: Kelere benzerdir. Bazıları su keleri derler, Said nahiyelerinde Nil'de ve kumlarında bulunur ve Hint'te ve Kızıldeniz’de bulunur. Erkeğinin iki zekeri ve dişisinin iki ferci olur ve erkeğinde horoz hayası gibi iki yumurta olur ve dişisinin yumurtası yirmi kadar oldukta kuma gömer, kuluçkasız kumda yumurtadan yavrusu çıkar ve büyüklüğü kedi kadar ve kediden küçük olur ve derisi yumuşak olur, ama kelerin derisi pürüzlü olur. Mahiyeti Hakkında: Sakankur su keleridir, Mısır Nil'inden avlanır. Ve bazıları dediler ki sakankur timsah neslindendir, zira timsah neslini suyun haricine bıraksa ve o nesil suyun taşrasında büyüse sakankur olur. Seçimi Hakkında: Sakankurun en iyisi ve en faziletlisi bahar faslında ve heyecanı vaktinde avlanandır ve azasının en iyisi göbeği olur. Eklem Organları Hakkında: Sinirlerde olan soğuk illetlere sakankurun faydası olur. Boşaltım Organları Hakkında: Sakankurun tuzu cinsel münasebeti tahrik edicidir, pes tuzunda cinsel münasebet tahrik oldukta etinin tahriki ziyade olduğunu ondan fehmeyle ve etleri beyninde göbeğinin etinin cinsel münasebeti tahriki katbekat olduğunu dahi anla. Keza böbreklerine yakın olan etleri ve iç yağı dahi mübalağa ile cinsel münasebeti tahrik eder.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Sakankur Meşhurdur. Cinsel münasebeti gayet kuvvetli eder. Bu kelerin bûresinden(bure: Boraks, tuzlama yapıp kuruttukları eti tuz haline getirmeye sakankur tuzu derler, buresi de boraks ile yapılan olsa gerek, zira eskiden boraks dahili olarak da kullanılırdı.) bir dirhem içseler şöyle kıvama getire ki marul yemeyince sakin olmaz. Bazıları Nil kenarında olur derler. Timsahtan hasıl olur derler. Evet iki türlüdür. Erkeği ve dişisi olur. Erkeğinin Bedevos hayası gibi hayası olur. Ve iki zekeri olur. Ve dişisinin dahi iki ferci olur. Yirmi yumurta yumurtlar. Kumda gömekoyar. Yavrusu çıkınca acayibinden birisi budur ki adamı sokar. Seğirtir suya girer. Yahut işer sidiğine girer yuvalanır. Kendi kurtulur, soktuğu adam ölür. Eğer soktuğu adam önce suya girse veya eşip yuvalansa sidiğine, kendi kurtulur, o ölür. Şimdi bunun faydalısı erkeğidir. Karnın yaralar. İçin arıdalar. Böbreğin ve hayasın ve içi yağın gidermeyeler. Başın ve kuyruğun ve elin ve ayağın keseler. İçine tuz ekeler. Bir muhtedil havalu yerde asakoyalar kuruya. Eğer tazeyken içi yağıyla yeseler cinsel münasebeti gayet kuvvetli ede. Ve zekeri muhkem eyleye. Eğer göbeğin ve böbreğin ve hayasın ve kuyruğu dibini yeseler gayet acayip göreler. Ve sinirlerin soğuk hastalığına fayda ede. Eğer kurusından bir miskal veya üç miskal yumuşak dövseler eski şarap ile veya rafadan yumurta ile veya roka(cırcir) tohumuyla içseler cinsel münasebeti ziyade eyleye. Eğer iki dirhemin beraber yumurtayla ve roka tohumuyla içseler zekeri gayet kıvama getire. Eğer yumurta sarısıyla karıştırıp yeseler cinsel münasebeti gayet kuvvetli ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Sakankur: O, bir müstakil hayvandır. Ve demişler ki o, timsah yumurtasından hasıl olur fasit oldukta. Ve iki zira kadarı uzanır balık gibidir lakin keler dedikleri hayvana benzer. Belki el an Mısır'da mevcut olan galiba keler dedikleridir. Ve iyisi Hint sakankurudur. Ve Kulzüm'de ve Feyyum'da ki Mısır işlerindendir. Orada hasıl olanlardır. Ve gayrı yerlerde olanı kemdir. Ve iyisi şubat ayının ahirinde avlananıdır ve tuttukları zamanda boğazlananıdır ve başın ve kuyruğun kesüp bazıların baki komak ile. Ve için yarup tuz ile toldurup ve gölgede asup kuruyınca koyalar. Ve onun Hindisi bozulmaz eğerçi tuzlamazlar ise. O, sıcak ve kurudur üçüncünün ahirinde. Şehveti tahriklendirir ve meniyi ziyade eder. Ve çok olur ki zekeri bazen hatta öldürmeye yakın eder, hususa mercimek ve bal ile bişürmek. Ve hususan iç yağı ve göbeği ile felci ve yüz felcini(lakveyi) ve gut hastalığını(nikrisi) ve uyuşmayı(haderi) ve tetanozu(kezazı) ve eklem ağrılarını zail eder ve şehveti kuvvet ile açar. Ve kafur ve marul tohumu düzelticisidir. Ve kullanımının kadarı üç dirheme değindir. Ve bedeli: Savl balığı.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Sakankur: Sakankur balığı Mısır Nil'inde olur timsah neslindendir. Muhammed Temimi sözü üzere sakankur kum içine yirmiden ziyade yumurta doğurup onlardan sakankur doğar der ve gıdası anası su balığı ve diğer yaban ısırıcı canavarcıklar dahi yedirir, yavrularından Nil'e giden yavrusu timsah olur ve karada kalanlar sakankur olur. Sakankurun diğer azasında göbeği ve böbreği ve yağı yeğ ve aladır ve yaz faslında heyecanı vaktinde avlanan diğer zamanda avlanandan yeğdir. Tabipler sözü üzere ikinci derecede sıcak ve evvel derecede kurudur. Cinsel münasebetten el çekmiş kişilere faydalıdır. Eğer şarapla göbeğini içirtip ve macununu dahi ederler meniyi ve cinsel münasebet şehvetini kuvvetli eder ve ziyade eder ve soğuktan olan sinirler ağrısına faydalıdır. Taze sakankurdan kurutulmuş ve tuzlanmış sakankur yeğdir. Sıcak mizaçlılara çok iyi değildir ama soğuk mizaçlılara faydası artıktır. Bunun şerbet miktarı bir miskaldir ama bazıları bazı devalar ile üç miskale degin caiz görmüşler ama herkesin mizacına göre vermek yeğdir. Buna bedel tilkikuyruğu otu(husyetü’s-sa'leb) ve kendi vezni miktarı sığır zekeri kurusudur.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]

Erişim kontrol ediliyor…

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Sakankûr: Sakankûr balıgıdur Türkî; mâhî-yi sakankûr Fârisî; cerdâbâdîbles Süryânî; sakânkûryû Rûmî; iskânkûr Yûnânî; hârkâfânîlûs Yûnânî; bervîbâlîs Yûnânî; verel-i mâhî Arabî, Fârisî; sakankus Arabî; iskankûs Lâtîn, Rûmî; istinkô İspânya; azkankûs Efrencî; sâkankûr İbrî. Timsâh neslindendür. Bunuñ göbegi ve erkegi a'lâdur. Hattâ sürre-i sakankûr derler. Sakankûr Mısır Nîl’inde olur. Timsâh neslindendür derler. Sâ'ir a'zâsından göbegi yegdür ve yaz faslında heyecânı vaktinde sayd olınan sâ'ir zamânda sayd olınandan yegdür. Tabî'atı ekser etibbâ kavli üzere ikinci derecede hârr ve evvel derecede yâbisdür. Cimâ'dan el çekmiş kişilere nâfi'dür. Ekser şarâbla göbegini içürüp ve ma'cûnın dahı ederler, mahallerinde zikr olınur. Ve bögregi yagı dahı a'lâdur. Sakankûr, menîyi ve şehvet-i cimâ'ı kavî ve ziyâde eder. Ve sovukdan olan sinir agrısına mikdâr-ı şerbeti bir dirhemdür. Ammâ başa ziyânı vardur, illâ asel ıslâh eder. Ve eger şehvet-i bâhı ziyâde harekete getürürse mercimek şôrbâsı ve tatlu mârûl yiyeler. Hikâyet ederler ki sakankûr Mısır Nîl’inde olur, taşra çıkup kumda yavrılar. Eger Nîl’e giden yavrısı timsâh olur ve karada kalan sakankûr olur. Erkek ve dişisi dahı togurur derler. Ve sâhib-i Câmi''den İhtiyârât-ı Bedî'iyye sâhibi hikâyet eder ki kış eyyâmında beyâbânî dilkü bunı görüp üzerine varur, sayyâdlar andan bilüp bulurlar, dilküyi ve sakankûrı, ikisini bile sayd ederler. Ve sakankûr hem suda ve hem karada gezmege kâdirdür. Ve etibbâ-yı selefüñ ittifâkı bunuñ üzerinedür ki Remle ve Sa'îd deryâlarında ziyâde bulınur derler. Sakankûr kelere beñzer, karada ve denizde gezdügiyçün Fars vilâyetinde sakankûra verel-i mâhî derler. Fars’uñ ba'zı vilâyetlerinde verel-i mâ'î demişler. Ve keler ile sakankûruñ farkını bilmek dileseler evvelâ sakankûr Nîl’e karîb olur ve sakankûr başı ince ve kelerüñ yassı olur ve derisi haşîn olur ve sakankûr rengi ablak olur, meselâ ak ve siyâh ve yeşil ve sarı ile olur, ammâ kelerüñ alacası boz ve kırmızı olur ve sarı olur. Ve Muhammed Temîmî’den hikâyet olınur ki bir sakankûruñ erkeginüñ başında şâh gibi iki zekeri olur ve dişisinüñ iki ferci var, başındaki şâhı ile cimâ' eder imiş der ve iki zekerlü erkek sakankûr gördüm, der. Husyesi dahı iki idi ve kuyrugı bir idi ve pes iki ferclü sakankûr olur der. Ve sakankûr, kum içinde yigirmi dört mikdârı yumurda togurup andan sakankûr togar derler ve gıdâsı, anası su balıgı ve beyâbânî, küçük, ısırıcı cânavarcuklar dahı yedürür derler. Ve hikâyet ederler ki sakankûrı sayyâdı sayd eyledükde sakankûra elbette yetişürse sayyâdı ısırup ve suya kaçmaga çalışur. Eger suya yetişürse hoş, eger yetişmezse sakankûr fi’l-hâl tebevvül edüp kendü bevline bulanur ve kurtılur; ammâ sayyâd helâk olur. Eger dahı evvel sayyâd suya yetişürse sayyâd kurtılup ve sakankûr suya yetişmedügiyçün ve bevline bulanamadugıyçün fi’l-hâl başı üstine yıkılup helâk olur. Ve derler ki tâze sakankûrdan kurımış ve tuzlanmış sakankûr yegdür. İssi mizâclulara çok eyü degildür, ammâ sovuk mizâclulara nef'i artıkdur. Bunuñ asıl mikdâr-ı şerbeti bir miskâldür, ammâ ba'zılar ba'zı devâlar ile üç miskâle degin câ'iz görmişlerdür, ammâ herkesüñ mizâcına göre vermek yegdür. Ve bunuñ göbeginden kuyrugına varınca olan a'zâsı yukaru tarafından yegdür. Ve bunı yedürmek lâzım gelse mizâcına ve vaktine göre vereler ve eski şarâbla veyâhût mâ'ü’l-asel ile veyâ mey-puhte yâhût bişmiş kurı üzüm nakî'i ile veyâ rûfâdân yumurda sarusıyla yedüreler ve gâhî bir dirhemine ol kadar cırcîr tohmı katup yedürseler müfîddür. Câlînûs kavli üzere bunuñ bedeli husyetü’s-sa'lebdür. Eger me'âcînde ise kendü vezni kadar koyalar ve ol kadar sıgır zekeri kurusı katalar ve ol kadar hevîc tohmı katalar. Ve Takvîm kavli üzere helyûn ve hıltît tohmı buña bedeldür. Ve mikdâr-ı şerbeti yarım miskâldür. Ve sakankûruñ bir nev'i dahı Hindistân’da Bahr-i Kulzüm’de ve bilâd-ı Habeş’de dahı olur. Bu nev'inüñ yine nef'i vardur. Ve bir nev' keler vardur, ol dahı balıkdur. Saydâ vilâyetinde olur, semîketü’s-saydâ derler. Sîn bâbında semîketü’s-saydâ deyu zikr olınur.
...
Semek-i saydâ: Sakankûrî derler, bir mukavvî kelerdür, küçükdür. Şâm’da semeketü’n-nezle derler. Saydâ nâm mahalle karîb bir bıñar balıgıdur. Ba'zılar kumdan bınara varur derler bu balık. Ba'zılar kumdan vardugı içün sakankûr nev'indendür dediler. Yûnânîler sîa'fînû derler ve Süryânîler meskâsâ derler. Evvel bahârda hareketi zamânında tutarlar, karnın yararlar, tuzlayup kurudurlar. A'lâsı erkegi olur. Sag iken erkegi ma'lûmdur ve öldügi vaktin erkegi dişisi ma'lûm degildür. Erkeginüñ kurusından buçuk dirhem yumurda sarusıyla ta'âmdan soñra yiyüp ve sehilce uyusalar, zekeri kâ'im eder, çok cimâ' edeler. Ve bunuñ erkeginüñ alâmeti başı küçük ve bedeni büyük olur. Erkegi erlerüñ cimâ'ın ziyâde eder. Ve dişisi avratlaruñ iştihâsını ziyâde eder ve ak şarâbla içseler İbni Baytâr kavli üzere gâyet muvâfıkdur, nu'ût-ı tâmm getüre.
...
İskankûr: Sakankûr balıgıdur. Sakankus dahı derler. Sîn bâbında sakankûr deyu zikr olınur.
...
Lahmü’s-sakankûr: Sakankûr balıgı etidür. Cimâ'dan kalmışlara nâfi'dür ve menîyi dahı ziyâde eder. Göbegi eti sâ'ir yerinden yegdür. Elif bâbında iskankûr deyu ve sîn bâbında sakankûr deyu zikr olınmışdur.
Verel-i mâhî: Sakankûrdur. Elif bâbında iskankûr ve sîn bâbında sakankûr deyu zikr olınmışdur.

[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.