🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Sinameki
Serbest metin
Sinâmekî, Senna alexandrina (Cassia angustifolia)
Eğer dört veya yedi dirhemini suyla ıslatıp ondan sonra ocakta kaynatıp sabahla içseler, safrayı ve balgamı ve kara safra olan fikirleri sürer, giderir ve şişe ve sair marazlara çok faydası vardır ve yüreği kavi eyler, eğer yalnız üç dirhemini dövüp içseler yine bu faydaları ede, lakin ağacını gidere yaprağını döve. Eğer sinamekinin(sînâ-i mekkînüñ) dört dirhemini ya yedi dirhemini kaynatıp içseler, safrayı ve balgamı ve gayrı hıltları ishal eder ve guta(nıkrise) ve siyatiğe(ırku’n-nisâya) iyidir ve eklem ağrısına ve kara safra olan fikirlere ve kasılmaya(teşennüce) ve kıllar dökülmeye ve uyuza ve kaşıntıya ve uçuğa faydalı ola ve eğer yaprağından üç dirhem dövülmüş içse yine bu faydalar mukarrerdir.
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
Eklem ağrısı: Eğer sinamekiyi dahi kullansalar defola.
[Hükemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]
Saba: Buna sinameki(sînâ-yı mekkî) derler. Bazıları sinanın usaresidir derler ve bazıları zerde renk usaresidir derler. Tabiatı soğuktur. Eğer sıcak guta(nıkrise) vursalar ziyade faydalıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Sinameki birinci derecede sıcak ve kurudur safrayı ve balgamı ve kara safrayı ishal eder kullanılan yaprağıdır ağacını arıtmak gerek.
[Mebâhis-i Emrâz]
Sara(Sar'a) bahsinde: Eğer bir miktar sinameki dahi içse faydalıdır. Ve dahi merhem kim dört dirhem yahut yedi dirhem sinameki kaynatıp içseler yürekte ve uzuvlarda olan illetlere ve dahi safravi ve kara safra ve gayrı hıltlara ziyade faydası olup ve guta(nıkrise) ve siyatiğe(ırku'n-nisâya) ve eklem ağrılarına ve kara safra fikirlere ve kasılmaya(teşennüce) ve kıl dökülmesine ve uyuza ve kaşıntıya ve uçuğa faydalıdır ve her kim hemen üç dirhemini yaprağıyla beraber ezip içseler bu zikrolunan marazlara faydası olup ve sairince derde devadır, faydalıdır.
[Hükemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]
Sina: Sinameki Türkçede; sinameki(sînâ-yı mekkî) Farsçada, senna Latincede. Bunun tohumuna bazıları Hicaz arazisinde habbü’s-senaya yani sena hapına samaryuma derler ve bazıları dahi günebakan(râ'iyyü’ş-şems) derler. Bunun hapı nohut gibi olur. Sena, Hicaz’da ve çölde olur, ama Hicazi nevinin hakikati odur ki yalnız biter ve kırmızıca olur ve yaprağı sedef otu(sezâb) yaprağından büyük olur ve etrafında mercimek gibi şey olur ve gahi siyahça olur. Eğer ağızda çiğneseler azıcık acılığı olur ve salyası/yapışkan sıvısı keten tohumu salyası/yapışkan sıvısı gibidir ve incecik kökleri olur, kökünün asla faydası olmaz. Ama bir nevi dahi olur, onun ismine Yunanca aluten derler. Geldik imdi senanın tabiatına ki birinci derecede sıcak ve kurudur. Ve faydasının evvel hassasiyeti kara safraya ve el ayak kuruluktan yarılsa ona dahi gayet muvafıktır. Bundan iki dirhem kullanılır, üç dirhemden ziyade olmaz. Bazıları beş dirhem ve yedi dirheme değin caiz görmüşler, ama gençlere ve sıcak mizaçlılara çok vermek reva değildir. Ve kıl dökülmeye dahi faydalıdır ve sinirli etlerin kasılmasına(teşennücine) dahi faydalıdır. Uyuza ve çıbanlara ve kaşıntıya dahi faydalıdır. Eğer tatlı yağ ile pişirip içseler çok balgam çıkarır ve arka ve bel ve uyluk ağrısına dahi faydalıdır. Velhasıl sinanın hassasiyeti kara safra ve safraları ihraç eder ve kalbi kavi eder ve azıcık balgam hıltlarını dahi çıkarır. Ama bunun suyuyla pişmişi beş dirhemden altı dirheme varıncaya dek suyu caizdir. Ve kara safra fikirlere ve uçuğa(epilepsiye) dahi faydalıdır, pak eder. Ve bundan eğer yaşlı yani yaşlı adamlara verseler makuldür, ama raventi yaşlı ve yaşlı adamlara çok vermek hatadır, zira yaşlı kimselerin mideleri soğuktur, ravent münasip değildir, sina münasiptir. Ve gençlere dahi sina vermeyeler, orta yaşlılara vereler. Bu takdirce mizacı hasebiyle ikisinden dahi karıştırıp vereler, gayet muvafıktır. Zira senanın harareti ziyadecedir, raventin soğukluğunu dengeler. Ve yel şişlerini giderir ve tutukluğu/kabızlığı açar ve tabiatı sürer ve saçkıran(dâ'ü’s-sa'leb) ve yılan hastalığı(dâ'ü’l-hayye) şerbetlerinde ve safra ve kara safra için verdikleri şerbetlerde bundan muvafık müshil şerbeti olmaz. Ama kavuğa ziyan eder, ancak sarı halile ıslah eder ve sahip kavli üzere erik ve demirhindi ıslah eder. Ve bedeli besfayic ve şahtere ve raventtir ve Çin sümbülü(sünbül-i hıtâyî) derler ak ve sarıya benzer bir köktür.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Sena: Bir bahar otudur kına gibi. Ancak onun yaprakları incerektir ve çiçeği göktür, kozaları olur. Ve içinde tohumu var. Ve onun bir nevinin yaprakları yassı ve çiçeği sarı olur. Hicaz'da ona aşrık derler. Yayda yetişir. Ve iyisi Hicazisidir. Ve kuvveti yetmiş yıla değin kalır. Sıcaktır ikincinin ahirinde ve kurudur evvelkide. Üç hıltı ishal eder ve yapışkanlıkları bedenin nihayetinden çıkarır ve bedeni safi eder ve eski baş ağrısını ve yarım baş ağrısını(şakîkayı) ve kaburga ve butlar ağrılarını zail eder hususa dört mislince zeytinyağında yarısı gidinceye kadar pişirseler. O, basurları(bevâsîri) ve bel ağrısını zail eder. Ve eğer sirke ile pişirip kıvama getirirseler kaşıntıyı ve uyuzu ve siyah lekeyi(kelefi) ve çili(nemşi) zail eder ve yaraları etlendirir ve kılı dökülmeden alıkor ve siyah eder sürmek ile. Ve o, gam ve keder getirir ve gönül bulandırır. Ve onu ağacından safi eylemek(sadece yaprakları olmalı, dalları olmamalı) ve yağ ile ovmak ve anason veya yıldız anasonu karıştırmak onun düzelticisidir. Ve şerbeti: Gayrı şeyler ile üçe değindir ve tek başına oldukta zayıflığınca ve pişmişinden ona değindir. Ve bedeli: Mislince türbüt ve yarısınca aspur ve çeyreğince menekşe çiçeği.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Sena bir ağacın yaprağıdır ki hastalara deva ederler iyisi Mekkidir ona nispet edip sinameki derler. Tabiatı birinci derecede kurudur hassasiyeti kara safraya ve el ve ayak kuruluğuna gayet muvafıktır. Bundan iki dirhem kullanılır üç dirhemden ziyade olmaz. Bazıları beş dirhem ve yedi dirheme değin caiz görmüşler ama gençlere ve sıcak mizaçlılara çok vermek deva değildir. Uyuza ve çıbanlara ve kaşıntıya faydalıdır. Eğer tatlı yağla pişirip içseler çok balgam çıkarır ve arka ve bel ve uyluk ağrısına dahi faydalıdır. Velhasıl senanın hassasiyeti kara safra ve safraları ihraç eder ve kalbi kavi eder. Ama bunun suyuyla pişmişi beş dirhemden altı dirheme varıncaya dek suyu caizdir. Kara safra fikirlere ve uçuğa(epilepsi) fayda ve bedeni atık-fazlalık maddelerden pak eder. Bundan yaşlı adamlara verseler mutedildir(dengelidir).
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]
Sena: Hicaz yani Mekke-i Mükerreme caniblerinde biter bir nebat ismidir. Kullanılan yaprağıdır. Yaprağı kına yaprağına benzerdir. Şekilde böbreğe benzer keseler içinde tohumu olur. Senanın iyisi Mekke’den getirdikleridir. Tabiatı sıcak ve kurudur. Bazıları zannetmişler ki hararet ve kuruluğu birinci derecededir ama böyle değildir. Belki harareti ikinci derece ahirinde ve kuruluğu birinci derecededir. Sena, bütün hıltları ishal eder ve hıltları çıkarmak için bedenin derin yerlerine dalar. Yanıp kül gibi olmuş olan hıltları çıkarmakta azim hassası vardır. Pes guta(nıkris) ve siyatiğe(ırku’n-nesâ) marazlarına ve birbirine karışmış balgam ve safradan hasıl olan eklem yerleri ağrılarına fayda eder ve kara safrayı ishal etmekle kara safradan olan marazlara ve kara sevda(mâlîhûlyâ) marazına fayda eder. Mesela çatlaklar ve eskiden olan baş ağrısı ve uyuz ve sivilceler ve kaşıntı marazlarına fayda eder. Sara(Sar') marazını dahi iyi eder. Kullanıldıkta tatsızlığı vardır. Kendini pişirip suyunu içmek cismini içmekten yeğdir. Dövülmüşünden şerbet miktarı bir dirhemden üç dirheme dektir. Pişirilmiş suyundan şerbet miktarı üç dirhemden altı dirheme dektir. Sena, susatır ve tasa ve ıstırap verir. Menekşe ve taze yemişler suları düzeltir. Eğer onunla saçlara sürüp doldursalar saçları kavi edip dökülmesine mani ola. Eğer kına ile karıştırıp saçlara kına gibi vursalar saçları güzel siyah eyleye. Eğer yarım vakıyye yani altı dirhem miktarını ham zeytinden olan zeytinyağı içinde pişirip içseler arkada uyluklarda olan ham balgam hıltlarını çıkara ve ziyade fayda eyleye.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Eğer dört veya yedi dirhemini suyla ıslatıp ondan sonra ocakta kaynatıp sabahla içseler, safrayı ve balgamı ve kara safra olan fikirleri sürer, giderir ve şişe ve sair marazlara çok faydası vardır ve yüreği kavi eyler, eğer yalnız üç dirhemini dövüp içseler yine bu faydaları ede, lakin ağacını gidere yaprağını döve. Eğer sinamekinin(sînâ-i mekkînüñ) dört dirhemini ya yedi dirhemini kaynatıp içseler, safrayı ve balgamı ve gayrı hıltları ishal eder ve guta(nıkrise) ve siyatiğe(ırku’n-nisâya) iyidir ve eklem ağrısına ve kara safra olan fikirlere ve kasılmaya(teşennüce) ve kıllar dökülmeye ve uyuza ve kaşıntıya ve uçuğa faydalı ola ve eğer yaprağından üç dirhem dövülmüş içse yine bu faydalar mukarrerdir.
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
Eklem ağrısı: Eğer sinamekiyi dahi kullansalar defola.
[Hükemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]
Saba: Buna sinameki(sînâ-yı mekkî) derler. Bazıları sinanın usaresidir derler ve bazıları zerde renk usaresidir derler. Tabiatı soğuktur. Eğer sıcak guta(nıkrise) vursalar ziyade faydalıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Sinameki birinci derecede sıcak ve kurudur safrayı ve balgamı ve kara safrayı ishal eder kullanılan yaprağıdır ağacını arıtmak gerek.
[Mebâhis-i Emrâz]
Sara(Sar'a) bahsinde: Eğer bir miktar sinameki dahi içse faydalıdır. Ve dahi merhem kim dört dirhem yahut yedi dirhem sinameki kaynatıp içseler yürekte ve uzuvlarda olan illetlere ve dahi safravi ve kara safra ve gayrı hıltlara ziyade faydası olup ve guta(nıkrise) ve siyatiğe(ırku'n-nisâya) ve eklem ağrılarına ve kara safra fikirlere ve kasılmaya(teşennüce) ve kıl dökülmesine ve uyuza ve kaşıntıya ve uçuğa faydalıdır ve her kim hemen üç dirhemini yaprağıyla beraber ezip içseler bu zikrolunan marazlara faydası olup ve sairince derde devadır, faydalıdır.
[Hükemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]
Sina: Sinameki Türkçede; sinameki(sînâ-yı mekkî) Farsçada, senna Latincede. Bunun tohumuna bazıları Hicaz arazisinde habbü’s-senaya yani sena hapına samaryuma derler ve bazıları dahi günebakan(râ'iyyü’ş-şems) derler. Bunun hapı nohut gibi olur. Sena, Hicaz’da ve çölde olur, ama Hicazi nevinin hakikati odur ki yalnız biter ve kırmızıca olur ve yaprağı sedef otu(sezâb) yaprağından büyük olur ve etrafında mercimek gibi şey olur ve gahi siyahça olur. Eğer ağızda çiğneseler azıcık acılığı olur ve salyası/yapışkan sıvısı keten tohumu salyası/yapışkan sıvısı gibidir ve incecik kökleri olur, kökünün asla faydası olmaz. Ama bir nevi dahi olur, onun ismine Yunanca aluten derler. Geldik imdi senanın tabiatına ki birinci derecede sıcak ve kurudur. Ve faydasının evvel hassasiyeti kara safraya ve el ayak kuruluktan yarılsa ona dahi gayet muvafıktır. Bundan iki dirhem kullanılır, üç dirhemden ziyade olmaz. Bazıları beş dirhem ve yedi dirheme değin caiz görmüşler, ama gençlere ve sıcak mizaçlılara çok vermek reva değildir. Ve kıl dökülmeye dahi faydalıdır ve sinirli etlerin kasılmasına(teşennücine) dahi faydalıdır. Uyuza ve çıbanlara ve kaşıntıya dahi faydalıdır. Eğer tatlı yağ ile pişirip içseler çok balgam çıkarır ve arka ve bel ve uyluk ağrısına dahi faydalıdır. Velhasıl sinanın hassasiyeti kara safra ve safraları ihraç eder ve kalbi kavi eder ve azıcık balgam hıltlarını dahi çıkarır. Ama bunun suyuyla pişmişi beş dirhemden altı dirheme varıncaya dek suyu caizdir. Ve kara safra fikirlere ve uçuğa(epilepsiye) dahi faydalıdır, pak eder. Ve bundan eğer yaşlı yani yaşlı adamlara verseler makuldür, ama raventi yaşlı ve yaşlı adamlara çok vermek hatadır, zira yaşlı kimselerin mideleri soğuktur, ravent münasip değildir, sina münasiptir. Ve gençlere dahi sina vermeyeler, orta yaşlılara vereler. Bu takdirce mizacı hasebiyle ikisinden dahi karıştırıp vereler, gayet muvafıktır. Zira senanın harareti ziyadecedir, raventin soğukluğunu dengeler. Ve yel şişlerini giderir ve tutukluğu/kabızlığı açar ve tabiatı sürer ve saçkıran(dâ'ü’s-sa'leb) ve yılan hastalığı(dâ'ü’l-hayye) şerbetlerinde ve safra ve kara safra için verdikleri şerbetlerde bundan muvafık müshil şerbeti olmaz. Ama kavuğa ziyan eder, ancak sarı halile ıslah eder ve sahip kavli üzere erik ve demirhindi ıslah eder. Ve bedeli besfayic ve şahtere ve raventtir ve Çin sümbülü(sünbül-i hıtâyî) derler ak ve sarıya benzer bir köktür.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Sena: Bir bahar otudur kına gibi. Ancak onun yaprakları incerektir ve çiçeği göktür, kozaları olur. Ve içinde tohumu var. Ve onun bir nevinin yaprakları yassı ve çiçeği sarı olur. Hicaz'da ona aşrık derler. Yayda yetişir. Ve iyisi Hicazisidir. Ve kuvveti yetmiş yıla değin kalır. Sıcaktır ikincinin ahirinde ve kurudur evvelkide. Üç hıltı ishal eder ve yapışkanlıkları bedenin nihayetinden çıkarır ve bedeni safi eder ve eski baş ağrısını ve yarım baş ağrısını(şakîkayı) ve kaburga ve butlar ağrılarını zail eder hususa dört mislince zeytinyağında yarısı gidinceye kadar pişirseler. O, basurları(bevâsîri) ve bel ağrısını zail eder. Ve eğer sirke ile pişirip kıvama getirirseler kaşıntıyı ve uyuzu ve siyah lekeyi(kelefi) ve çili(nemşi) zail eder ve yaraları etlendirir ve kılı dökülmeden alıkor ve siyah eder sürmek ile. Ve o, gam ve keder getirir ve gönül bulandırır. Ve onu ağacından safi eylemek(sadece yaprakları olmalı, dalları olmamalı) ve yağ ile ovmak ve anason veya yıldız anasonu karıştırmak onun düzelticisidir. Ve şerbeti: Gayrı şeyler ile üçe değindir ve tek başına oldukta zayıflığınca ve pişmişinden ona değindir. Ve bedeli: Mislince türbüt ve yarısınca aspur ve çeyreğince menekşe çiçeği.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Sena bir ağacın yaprağıdır ki hastalara deva ederler iyisi Mekkidir ona nispet edip sinameki derler. Tabiatı birinci derecede kurudur hassasiyeti kara safraya ve el ve ayak kuruluğuna gayet muvafıktır. Bundan iki dirhem kullanılır üç dirhemden ziyade olmaz. Bazıları beş dirhem ve yedi dirheme değin caiz görmüşler ama gençlere ve sıcak mizaçlılara çok vermek deva değildir. Uyuza ve çıbanlara ve kaşıntıya faydalıdır. Eğer tatlı yağla pişirip içseler çok balgam çıkarır ve arka ve bel ve uyluk ağrısına dahi faydalıdır. Velhasıl senanın hassasiyeti kara safra ve safraları ihraç eder ve kalbi kavi eder. Ama bunun suyuyla pişmişi beş dirhemden altı dirheme varıncaya dek suyu caizdir. Kara safra fikirlere ve uçuğa(epilepsi) fayda ve bedeni atık-fazlalık maddelerden pak eder. Bundan yaşlı adamlara verseler mutedildir(dengelidir).
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]
Sena: Hicaz yani Mekke-i Mükerreme caniblerinde biter bir nebat ismidir. Kullanılan yaprağıdır. Yaprağı kına yaprağına benzerdir. Şekilde böbreğe benzer keseler içinde tohumu olur. Senanın iyisi Mekke’den getirdikleridir. Tabiatı sıcak ve kurudur. Bazıları zannetmişler ki hararet ve kuruluğu birinci derecededir ama böyle değildir. Belki harareti ikinci derece ahirinde ve kuruluğu birinci derecededir. Sena, bütün hıltları ishal eder ve hıltları çıkarmak için bedenin derin yerlerine dalar. Yanıp kül gibi olmuş olan hıltları çıkarmakta azim hassası vardır. Pes guta(nıkris) ve siyatiğe(ırku’n-nesâ) marazlarına ve birbirine karışmış balgam ve safradan hasıl olan eklem yerleri ağrılarına fayda eder ve kara safrayı ishal etmekle kara safradan olan marazlara ve kara sevda(mâlîhûlyâ) marazına fayda eder. Mesela çatlaklar ve eskiden olan baş ağrısı ve uyuz ve sivilceler ve kaşıntı marazlarına fayda eder. Sara(Sar') marazını dahi iyi eder. Kullanıldıkta tatsızlığı vardır. Kendini pişirip suyunu içmek cismini içmekten yeğdir. Dövülmüşünden şerbet miktarı bir dirhemden üç dirheme dektir. Pişirilmiş suyundan şerbet miktarı üç dirhemden altı dirheme dektir. Sena, susatır ve tasa ve ıstırap verir. Menekşe ve taze yemişler suları düzeltir. Eğer onunla saçlara sürüp doldursalar saçları kavi edip dökülmesine mani ola. Eğer kına ile karıştırıp saçlara kına gibi vursalar saçları güzel siyah eyleye. Eğer yarım vakıyye yani altı dirhem miktarını ham zeytinden olan zeytinyağı içinde pişirip içseler arkada uyluklarda olan ham balgam hıltlarını çıkara ve ziyade fayda eyleye.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Sinâmekî, siñemeki, sinâmaki, el-senâ Senna alexandrina. (Cassia angustifolia) Eger dört veyâ yedi dirhemin suyla ısladup andan ocakda kaynadup sabâhla içseler, safrâyı ve balgamı ve sevdâvî olan fikirleri sürer, giderür ve şişe ve sâ'ir marazlara çok nef'i vardur ve yüregi kavî eyler, eger yalıñuz üç dirhemin dögüp içseler yiñe bu fâ'ideleri ede, lâkin agacın gidere yapragın döge. Eger sînâ-i mekkînüñ dört dirhemin yâ yedi dirhemin kaynadup içseler, safrâyı ve balgamı ve gayrı hıltları ishâl eder ve nıkrise ve ırku’n-nisâya eyüdür ve mafsallar agrısına ve sevdâvî olan fikirlere ve teşennüce ve kıllar dökülmege ve uyuza ve gicige ve uçuga müfîd ola ve eger yapragından üç dirhem dögülmiş içse yiñe bu fâ'ideler mukarrerdür. [Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
