🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Salatalık
Serbest metin
Hıyar / Salatalık (Hıyâr ve Kıssâ)
Soğuk ve yaş oldu tabiatta hıyar
Ki hararet sakin eyler ey hesapsız(bi-şümar)
Hem ateşli sıtmaya(hummaya) sakin kılar
Hem eklemlere ziyan ondan gelir
Pes bal zararın defeder onun
Söz işit kim sağ ola daima tenin
[Tutmacı - Tabiatnâme]
Hıyar ve acur(kıssa) tabiatları soğuk ve rutubetlidir. Ondan hasıl olan gıda gayet yoğun kıvamlıdır/kalındır(galizdir). Ve caizdir ki midede fasit olalar(midede bozulma riski var). Dahi ağılı hılta(zehirli maddeye) döneler helak edeler. Ama yenince dış kabuklarını soyup ve yalnız içini ayıklayıp tuz ile, sirke ile ve bal ile yine zararı az olur. Ama mizacı safravi olana sultanımın yüce mizacı(mizac-ı şerifi) gibi, zararı o derecede değildir.
[Ahmet Şeyhzâde - Tabîbnâme]
Hıyar ve şenhıyar soğuk ve rutubetlidir, mideyi soğutur. Balgamı artırır, geç hazmolur, safrayı keser, kabını kalın soyup yemek gerek.
[Mebâhis-i Emrâz]
Salatalık Turşusu: Soğuk ve yaştır yine sirkeyle hıyar
Sıcaklığı ve susuzluğu defeder
Lakin yel eyler içinde adamın
Defi kimyon ve tatlı macunudur(güvarişdir) onun
[Tutmacı - Tabiatnâme]
Acûr tohumu(Bezrüʼl-kıssa): Büyürek hıyar tohumu Türkçede; acur tohumu Türkçede; şenhıyar tohumu Türkçede. Bunun tabiatı küçük hıyar tohumundan yeğdir. Sidiği(Bevli) akıtır. Şerbet miktarı beş dirhemden on dirheme varınca caizdir. Eğer dövüp bedene sürseler bedenin rengini(levnini) ala eder. Ama başa zararlıdır(muzırdur), ancak sirkencübin düzeltir. Ve çok macuna girer. Her bir mahallinde yazılır(tahrir olunur). Bunun bedeli hıyar(kased) tohumudur ki bundan sonra zikrolunur. Büyük hıyar tohumu(Bezrüʼl-kased): Evvel hasıl olan hıyarın büyüğünün hıyar tohumudur. Sarı hıyar tohumunun alası sarı ve tohumluk olmaktır. Tabiatı soğuk ve rutubetlidir. Yanmış safraya ve dalakta ve ciğerde olan sıcak şişlere ve akciğer ağrılarına ve yaralarına faydalıdır. İshak'ın sözü enisin için zararlıdır, ancak kitre(kesira) düzeltir. Bunun bedeli acur(kıssa) tohumudur ki büyük hıyar tohumudur. Bu dahi macunlara(me'acine) girer. Ama evla odur ki her macuna iki hıyar tohumu(tohm-ı hıyareyn) diye zikrolunursa, iki nevinden dahi katalar. Eğerçi ikisi bir tabiattadır, ama ziyanda başka başkadır ve birbirinin ziyanını defeder. Celmâsâ: Hıyardır. İbni Baytar'ın sözü yenen hıyar(hıyari'l-me'kül), İhtiyarat'ın sözü hıyardır(kaseddir). Her biri bablarında zikrolunur. Hıyar: Şenhıyardır Türkçede; büyük hıyar Türkçede; kased dahi derler Arapçada; Bu hıyara ki büyük hıyar derler, o bir hıyardan hafiftir(latifrekdir). Minhac sahibi dahi bunu acur(kıssa) dedikleri hıyardan hafif(latif) ve soğukçadır(baridrekdir) der. İshak bin İmran ve dahi bazı nüshalarda bunun azıcık tutuculuğu/büzücülüğü(kabzı) vardır ve soğuk ve ağır(sakil) ve yoğun kıvamlıcadır/kalıncadır (galizrekdir) demişler. Tabiatı ikinci derecede soğuk ve rutubetlidir. Yakıcı(Muhrika) sıtmalarına fayda eder. Sidiği akıtır, susuzluğu keser, tabiatı yumuşatır ve sıcak(mahruri) mizaçlıların tabiatını soğutur. Eğer bunun suyunu sıkıp otuz kırk dirhem miktarına on dirhem şeker katıp içseler merari safrayı ishal eder. Bundan çok yemek yaramaz hıltlar tevellüt eder, lakin bundan yediklerinde küçüklerinden yiyeler, tohumu ufak(hurde) ola. Gafıki sözü üzere bunun jeli(lebeni) küçük hıyar jelinden(lebeninden) aladır, ama hıyarın cismi(cirmi) geç hazmolur. Çok yeseler susuzluk hasıl olur. Ancak bal ve dağ kuru üzümü(mevizec) yahut günlük ve nane ile olmuş tatlı macun(cevariş) düzeltir. Ama sirke ile eyledikleri hıyar gayet soğuk olur ve harareti söndürür. Ancak midede çok eğlenir. Evla budur ki bundan sonra çok yemek yemeyeler ve koruklu ve yoğurtlu aş gibiler yemeyeler ve üzerine su içmeyeler. Eğer bunun kabuğundan dört dirhem miktarını hamile avrat yese derhal kolaylıkla(asanlıkla) doğura. Ve küçük hıyara acur(kıssa) derler. Kaf babında zikrolunur. Şu'arir: Hıyardır, mesela küçük hıyardır, büyük hıyar değildir. Küçük acurdur(Kıssa'-ı küçekdir). Kaf babında zikrolunur. Fakküs: Büyük hıyardır, eğri hıyar derler. Arabistan’da çok olur, hazmı güçtür, küçüğünü ve tazesini yiyeler, zira büyüğü bağırsakta sancı peyda eder, ama düzelticisi sırf şarap veyahut tatlı macunlardır(cevarişlerdir). Kıssa'-ı bostani: Uzun hıyardır. Küçük hıyar diye hı babında zikrolunmuştur Türkçede; kuş'ur Arapçada; fakküs Arapçada; şenhıyar Farsçada; acur Arapçada,
Uzun hıyarın alası Nişaburi ve taze olmaktır. Her meyvenin malumdur ki bir yere nispeti vardır yani bir vilayete mensuptur, mesela Şami dut derler, buna dahi Nişaburi hıyar derler. Tabiatı Maserbüye sözü üzere ikinci derecede soğuk ve rutubetlidir ve İhtiyarat sözü üzere üçüncüde soğuk ve rutubetlidir. Evveli kuvveti sidiği idrar eder ve eski sıtmalara ve hararete fayda verir. Bukrat ve Razi kavilleri üzere harareti söndürür ve susuzluğu giderir, sidiği idrar eder, sıcak midelere uygundur. Eğer kökünü bal ile içseler azıcık kusturur. Mesih sözü üzere dahi idrar eder ve yumuşatması(telyini) vardır, zeker ve mesane ağrılarına faydası vardır. İshak sözü üzere yaprağı balgami kurdeşenine vursalar faydalıdır. Eğer bu nevi hıyarı çok yeseler sindirilmiş gıdası(kimusu) yaramazdır, caiz ki sıtma(isitme) getire, hususen üstüne su içeler veya mideye ağrı getirir. Bunun zararını ya tuz ya bal veya siyah üzüm veya nane yahut diğer baharatlar yani sıcak otlar yiyeler ve sirkencübin dahi caizdir, ama sirkencübin, kavun ve küçük hıyar ardınca yeseler dahi münasiptir. Büyük hıyar onlardan ağırdır(sakildir). Razi sözü üzere dahi bunun ağırlığı(sıkleti) küçük hıyardan ziyadedir ve yüreği dahi şişirir ve soğuk mizaçlılara gayet yaramazdır. Çok yemeyeler ve üzerine kimyonlu tatlı macunlar(kemmuni cevarişler) ve kuvvetli ve sırf şarap ve sıcak otla pişmiş üçte biri kalana dek kaynatılmış şarap(müselles) içeler. Ama bunları dahi çok içmeyeler ta ki o yediği hıyar hazma yakın ola. Ondan içseler sakıncası yoktur, cümle yaş meyvelere ve üzüm üstüne dahi tezcek şarap ve müselles içmeyeler zira sancı getirir. Bunun bedeli odur ki küçük hıyar ve büyük hıyar ve taze olmamış kavun birbirlerine bedeldir ve tohumları dahi bedeldir, çok farkı yoktur. Küçük acur(Kıssa'-ı bostani-yi sagir): Küçük hıyar. İbtida yetişir yeşil hıyardır ki kabuğunu alnına yapıştırsalar safra galebesini ve baş ağrısını(suda'ı) giderir derler. Hı babında hıyar diye zikrolundu ve henüz hıyar(kased) diye dahi zikrolunur. Kased: Küçük hıyardır. Kuş'ar: Yemen ehli lügatidir. Acurdur(Kıssadır) yani hıyardır. Zikrolunmuştur. Hıyar suyu(Ma'ü’l-hıyar): Uzun hıyar suyudur. Farsçada ab-ı kıssa derler. Eğer tatlı hıyar suyunu içseler safrayı ishal eder ve göğsü yumuşatır. Gerektir ki altmış dirhem hıyar suyuna on dirhem şeker katalar. Sıtma alametini ve susuzluğunu giderir, içi ishal eder.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Hıyar: Türk lisanında dahi bu isimle meşhurdur, malumdur. Tabiatı ikinci derece ahirinde soğuk ve rutubetlidir. Tohumunun soğukluğu ziyadedir. Cisminin(Cirminin) yoğun kıvamlı/kalındır (galiz) ve mideye ağırlığı ve soğukluğu acurdan(kıssadan) ziyadedir. Acur(Kıssa) gah olur hıyarın ziyade büyük ve uzununa derler ve gah olur tamam olmamış olan kavuna dahi ıtlak ederler. Pes hıyarın harareti söndürmesi ve soğutması ziyadedir, yoğun kıvamlı/kalın (galiz) balgam peyda eder ve midenin sinirlerine ve cezb yani çekmek için olan lifine dahi zarar eder ve gıdayı çiğ eder ve mideye zahmet ve elem verir ve soğuk ve ham hıltlar peyda eder. Malum ola ki her yemek ve içecek ki hazmı güç olup mideyi soğutup ağır eyleye, o makule yemeğe garip hararet(hararet-i garibe) galip olup bozulursa(müte'affin olursa) ondan zehirli hılt(hılt-ı semmi) yani zehirli ve zararlı hılt hasıl olur. Bu manaya ziyade mahsus hıyardır daha sonra kavundur. Hıyarın iyisi odur ki küçük olup çekirdekleri dahi küçük olup çok ve sık ve beraberce bitmiş olalar. Evla budur ki hıyarın içi ki çekirdeklisidir ondan gayrı nesnesini yemeyeler. Hıyar içi yangınları olan ciğer ve mide hararetlerini söndürür ve darlığı ve tasası olan nefse hoşluk verir, kokulaması dahi nefsin kuvvetini geri yerine getirir. Keza kokulaması ziyade hararet sebebi ile çok ishal olmakla arız olan zayıflığı sakin edip kuvveti yerine getirir hatta ussu dahi gitmiş olursa fayda eder. Tohumu safra sebebi ile olan yangına ve dalak ve ciğerde olan sıcak şişlere ve akciğer ağrılarına ve akciğerde olan sıcak çıbanlara iyidir ve sidiği yürütür ve safravi olan hıltları çıkarır ama hıyar yemek boş böğür ağrılarını tahrik eder. Mizaçları soğuk olanlara yemesi yaramazdır, ama mizaçları sıcak olanlara içi iyidir. Eğer mizaçları soğuk olanlar veyahut sıcak olanlar hıyar yemesinden zarar görürlerse mizacı sıcak olanlar üzerine bir miktar kuru üzüm ve bir miktar nane yiyip zararını defede ve mizacı soğuk olan kimse üzerine bir miktar kimyonlu tatlı macun(cevariş-i kemmun) veyahut karabiberli tatlı macundan(cevariş-i felafiliden) yiye, defola. Hıyardan sıkılan sudan içseler ancak mide ve bağırsaklarda olan safrayı ishal edip çıkara. Bu makule suyunun şerbet miktarı üç ratldan yarım(nısf-ı) ratla dek miktardır. On dirhem nöbet şekeri(sükker-i nebat) ile içeler. Hıyar turşusunu ki sirke ile ola soğutucudur ve söndürücüdür. Hıyar, bedende çok eğlenir, yemek ile ve yemek üzerine yemeyeler. Eğer doğurması sarplanmış olan avrata hıyarın kurumuş kabuğundan iki buçuk miskal miktarı içirseler doğurmasını kolay(asan) eyleye.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Hıyar ne zaman safraya dönüşmese(müstehil olmasa) ateşi sakinleştirir(teskin-i ateş eder) ve eğer bir kişi hıyar ki soğuktur yoğun kıvamlıdır/kalındır(galizdir) ağırdır(sakildir) imrenip yemek dilese ki adama ziyan eder ve midede çok durur ve soğuk yelleri hıltları hasıl eder, yiyince gençken yiye üstüne sıcak macun yiye. Evet içinde sıcak verem olan kişi yerse kayırmaz, o da az yiye, içini yiye çekirdeğiyle ve hem gayet harareti olan kişi yese hararetini sakin eyleye.
[İbni Baytar - Kitab-ı Tıbb]
Hıyar Yemek sırasında vücudu serinletip yumuşatır. Fakat yeteri kadar yenmelidir. Yaz mevsiminde salatası mideye serinlik verip iştahı açar. Çekirdekleri yumuşatıcı ve serinlik vericidir. Kavun, karpuz ve hıyar çekirdekleriyle karıştırılarak yapılan ilaç (sübye) idrar yolu iltihaplanmasına iyi gelir. Hıyarın soğukluğu bazı mideler için sakıncalıdır. Böyle durumlarda hıyarın soğukluğunu giderecek bir şey kullanmak gerekir. Sahih-i Buhari'de geçen -Abdullah İbn-i Cafer (r.a.)'ın rivayet ettiği hadislerdendir- rivayete göre: “Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem hıyarı taze hurma ile birlikte yerdi.”
[Sıhhatnümâ]
Soğuk ve yaş oldu tabiatta hıyar
Ki hararet sakin eyler ey hesapsız(bi-şümar)
Hem ateşli sıtmaya(hummaya) sakin kılar
Hem eklemlere ziyan ondan gelir
Pes bal zararın defeder onun
Söz işit kim sağ ola daima tenin
[Tutmacı - Tabiatnâme]
Hıyar ve acur(kıssa) tabiatları soğuk ve rutubetlidir. Ondan hasıl olan gıda gayet yoğun kıvamlıdır/kalındır(galizdir). Ve caizdir ki midede fasit olalar(midede bozulma riski var). Dahi ağılı hılta(zehirli maddeye) döneler helak edeler. Ama yenince dış kabuklarını soyup ve yalnız içini ayıklayıp tuz ile, sirke ile ve bal ile yine zararı az olur. Ama mizacı safravi olana sultanımın yüce mizacı(mizac-ı şerifi) gibi, zararı o derecede değildir.
[Ahmet Şeyhzâde - Tabîbnâme]
Hıyar ve şenhıyar soğuk ve rutubetlidir, mideyi soğutur. Balgamı artırır, geç hazmolur, safrayı keser, kabını kalın soyup yemek gerek.
[Mebâhis-i Emrâz]
Salatalık Turşusu: Soğuk ve yaştır yine sirkeyle hıyar
Sıcaklığı ve susuzluğu defeder
Lakin yel eyler içinde adamın
Defi kimyon ve tatlı macunudur(güvarişdir) onun
[Tutmacı - Tabiatnâme]
Acûr tohumu(Bezrüʼl-kıssa): Büyürek hıyar tohumu Türkçede; acur tohumu Türkçede; şenhıyar tohumu Türkçede. Bunun tabiatı küçük hıyar tohumundan yeğdir. Sidiği(Bevli) akıtır. Şerbet miktarı beş dirhemden on dirheme varınca caizdir. Eğer dövüp bedene sürseler bedenin rengini(levnini) ala eder. Ama başa zararlıdır(muzırdur), ancak sirkencübin düzeltir. Ve çok macuna girer. Her bir mahallinde yazılır(tahrir olunur). Bunun bedeli hıyar(kased) tohumudur ki bundan sonra zikrolunur. Büyük hıyar tohumu(Bezrüʼl-kased): Evvel hasıl olan hıyarın büyüğünün hıyar tohumudur. Sarı hıyar tohumunun alası sarı ve tohumluk olmaktır. Tabiatı soğuk ve rutubetlidir. Yanmış safraya ve dalakta ve ciğerde olan sıcak şişlere ve akciğer ağrılarına ve yaralarına faydalıdır. İshak'ın sözü enisin için zararlıdır, ancak kitre(kesira) düzeltir. Bunun bedeli acur(kıssa) tohumudur ki büyük hıyar tohumudur. Bu dahi macunlara(me'acine) girer. Ama evla odur ki her macuna iki hıyar tohumu(tohm-ı hıyareyn) diye zikrolunursa, iki nevinden dahi katalar. Eğerçi ikisi bir tabiattadır, ama ziyanda başka başkadır ve birbirinin ziyanını defeder. Celmâsâ: Hıyardır. İbni Baytar'ın sözü yenen hıyar(hıyari'l-me'kül), İhtiyarat'ın sözü hıyardır(kaseddir). Her biri bablarında zikrolunur. Hıyar: Şenhıyardır Türkçede; büyük hıyar Türkçede; kased dahi derler Arapçada; Bu hıyara ki büyük hıyar derler, o bir hıyardan hafiftir(latifrekdir). Minhac sahibi dahi bunu acur(kıssa) dedikleri hıyardan hafif(latif) ve soğukçadır(baridrekdir) der. İshak bin İmran ve dahi bazı nüshalarda bunun azıcık tutuculuğu/büzücülüğü(kabzı) vardır ve soğuk ve ağır(sakil) ve yoğun kıvamlıcadır/kalıncadır (galizrekdir) demişler. Tabiatı ikinci derecede soğuk ve rutubetlidir. Yakıcı(Muhrika) sıtmalarına fayda eder. Sidiği akıtır, susuzluğu keser, tabiatı yumuşatır ve sıcak(mahruri) mizaçlıların tabiatını soğutur. Eğer bunun suyunu sıkıp otuz kırk dirhem miktarına on dirhem şeker katıp içseler merari safrayı ishal eder. Bundan çok yemek yaramaz hıltlar tevellüt eder, lakin bundan yediklerinde küçüklerinden yiyeler, tohumu ufak(hurde) ola. Gafıki sözü üzere bunun jeli(lebeni) küçük hıyar jelinden(lebeninden) aladır, ama hıyarın cismi(cirmi) geç hazmolur. Çok yeseler susuzluk hasıl olur. Ancak bal ve dağ kuru üzümü(mevizec) yahut günlük ve nane ile olmuş tatlı macun(cevariş) düzeltir. Ama sirke ile eyledikleri hıyar gayet soğuk olur ve harareti söndürür. Ancak midede çok eğlenir. Evla budur ki bundan sonra çok yemek yemeyeler ve koruklu ve yoğurtlu aş gibiler yemeyeler ve üzerine su içmeyeler. Eğer bunun kabuğundan dört dirhem miktarını hamile avrat yese derhal kolaylıkla(asanlıkla) doğura. Ve küçük hıyara acur(kıssa) derler. Kaf babında zikrolunur. Şu'arir: Hıyardır, mesela küçük hıyardır, büyük hıyar değildir. Küçük acurdur(Kıssa'-ı küçekdir). Kaf babında zikrolunur. Fakküs: Büyük hıyardır, eğri hıyar derler. Arabistan’da çok olur, hazmı güçtür, küçüğünü ve tazesini yiyeler, zira büyüğü bağırsakta sancı peyda eder, ama düzelticisi sırf şarap veyahut tatlı macunlardır(cevarişlerdir). Kıssa'-ı bostani: Uzun hıyardır. Küçük hıyar diye hı babında zikrolunmuştur Türkçede; kuş'ur Arapçada; fakküs Arapçada; şenhıyar Farsçada; acur Arapçada,
Uzun hıyarın alası Nişaburi ve taze olmaktır. Her meyvenin malumdur ki bir yere nispeti vardır yani bir vilayete mensuptur, mesela Şami dut derler, buna dahi Nişaburi hıyar derler. Tabiatı Maserbüye sözü üzere ikinci derecede soğuk ve rutubetlidir ve İhtiyarat sözü üzere üçüncüde soğuk ve rutubetlidir. Evveli kuvveti sidiği idrar eder ve eski sıtmalara ve hararete fayda verir. Bukrat ve Razi kavilleri üzere harareti söndürür ve susuzluğu giderir, sidiği idrar eder, sıcak midelere uygundur. Eğer kökünü bal ile içseler azıcık kusturur. Mesih sözü üzere dahi idrar eder ve yumuşatması(telyini) vardır, zeker ve mesane ağrılarına faydası vardır. İshak sözü üzere yaprağı balgami kurdeşenine vursalar faydalıdır. Eğer bu nevi hıyarı çok yeseler sindirilmiş gıdası(kimusu) yaramazdır, caiz ki sıtma(isitme) getire, hususen üstüne su içeler veya mideye ağrı getirir. Bunun zararını ya tuz ya bal veya siyah üzüm veya nane yahut diğer baharatlar yani sıcak otlar yiyeler ve sirkencübin dahi caizdir, ama sirkencübin, kavun ve küçük hıyar ardınca yeseler dahi münasiptir. Büyük hıyar onlardan ağırdır(sakildir). Razi sözü üzere dahi bunun ağırlığı(sıkleti) küçük hıyardan ziyadedir ve yüreği dahi şişirir ve soğuk mizaçlılara gayet yaramazdır. Çok yemeyeler ve üzerine kimyonlu tatlı macunlar(kemmuni cevarişler) ve kuvvetli ve sırf şarap ve sıcak otla pişmiş üçte biri kalana dek kaynatılmış şarap(müselles) içeler. Ama bunları dahi çok içmeyeler ta ki o yediği hıyar hazma yakın ola. Ondan içseler sakıncası yoktur, cümle yaş meyvelere ve üzüm üstüne dahi tezcek şarap ve müselles içmeyeler zira sancı getirir. Bunun bedeli odur ki küçük hıyar ve büyük hıyar ve taze olmamış kavun birbirlerine bedeldir ve tohumları dahi bedeldir, çok farkı yoktur. Küçük acur(Kıssa'-ı bostani-yi sagir): Küçük hıyar. İbtida yetişir yeşil hıyardır ki kabuğunu alnına yapıştırsalar safra galebesini ve baş ağrısını(suda'ı) giderir derler. Hı babında hıyar diye zikrolundu ve henüz hıyar(kased) diye dahi zikrolunur. Kased: Küçük hıyardır. Kuş'ar: Yemen ehli lügatidir. Acurdur(Kıssadır) yani hıyardır. Zikrolunmuştur. Hıyar suyu(Ma'ü’l-hıyar): Uzun hıyar suyudur. Farsçada ab-ı kıssa derler. Eğer tatlı hıyar suyunu içseler safrayı ishal eder ve göğsü yumuşatır. Gerektir ki altmış dirhem hıyar suyuna on dirhem şeker katalar. Sıtma alametini ve susuzluğunu giderir, içi ishal eder.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Hıyar: Türk lisanında dahi bu isimle meşhurdur, malumdur. Tabiatı ikinci derece ahirinde soğuk ve rutubetlidir. Tohumunun soğukluğu ziyadedir. Cisminin(Cirminin) yoğun kıvamlı/kalındır (galiz) ve mideye ağırlığı ve soğukluğu acurdan(kıssadan) ziyadedir. Acur(Kıssa) gah olur hıyarın ziyade büyük ve uzununa derler ve gah olur tamam olmamış olan kavuna dahi ıtlak ederler. Pes hıyarın harareti söndürmesi ve soğutması ziyadedir, yoğun kıvamlı/kalın (galiz) balgam peyda eder ve midenin sinirlerine ve cezb yani çekmek için olan lifine dahi zarar eder ve gıdayı çiğ eder ve mideye zahmet ve elem verir ve soğuk ve ham hıltlar peyda eder. Malum ola ki her yemek ve içecek ki hazmı güç olup mideyi soğutup ağır eyleye, o makule yemeğe garip hararet(hararet-i garibe) galip olup bozulursa(müte'affin olursa) ondan zehirli hılt(hılt-ı semmi) yani zehirli ve zararlı hılt hasıl olur. Bu manaya ziyade mahsus hıyardır daha sonra kavundur. Hıyarın iyisi odur ki küçük olup çekirdekleri dahi küçük olup çok ve sık ve beraberce bitmiş olalar. Evla budur ki hıyarın içi ki çekirdeklisidir ondan gayrı nesnesini yemeyeler. Hıyar içi yangınları olan ciğer ve mide hararetlerini söndürür ve darlığı ve tasası olan nefse hoşluk verir, kokulaması dahi nefsin kuvvetini geri yerine getirir. Keza kokulaması ziyade hararet sebebi ile çok ishal olmakla arız olan zayıflığı sakin edip kuvveti yerine getirir hatta ussu dahi gitmiş olursa fayda eder. Tohumu safra sebebi ile olan yangına ve dalak ve ciğerde olan sıcak şişlere ve akciğer ağrılarına ve akciğerde olan sıcak çıbanlara iyidir ve sidiği yürütür ve safravi olan hıltları çıkarır ama hıyar yemek boş böğür ağrılarını tahrik eder. Mizaçları soğuk olanlara yemesi yaramazdır, ama mizaçları sıcak olanlara içi iyidir. Eğer mizaçları soğuk olanlar veyahut sıcak olanlar hıyar yemesinden zarar görürlerse mizacı sıcak olanlar üzerine bir miktar kuru üzüm ve bir miktar nane yiyip zararını defede ve mizacı soğuk olan kimse üzerine bir miktar kimyonlu tatlı macun(cevariş-i kemmun) veyahut karabiberli tatlı macundan(cevariş-i felafiliden) yiye, defola. Hıyardan sıkılan sudan içseler ancak mide ve bağırsaklarda olan safrayı ishal edip çıkara. Bu makule suyunun şerbet miktarı üç ratldan yarım(nısf-ı) ratla dek miktardır. On dirhem nöbet şekeri(sükker-i nebat) ile içeler. Hıyar turşusunu ki sirke ile ola soğutucudur ve söndürücüdür. Hıyar, bedende çok eğlenir, yemek ile ve yemek üzerine yemeyeler. Eğer doğurması sarplanmış olan avrata hıyarın kurumuş kabuğundan iki buçuk miskal miktarı içirseler doğurmasını kolay(asan) eyleye.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Hıyar ne zaman safraya dönüşmese(müstehil olmasa) ateşi sakinleştirir(teskin-i ateş eder) ve eğer bir kişi hıyar ki soğuktur yoğun kıvamlıdır/kalındır(galizdir) ağırdır(sakildir) imrenip yemek dilese ki adama ziyan eder ve midede çok durur ve soğuk yelleri hıltları hasıl eder, yiyince gençken yiye üstüne sıcak macun yiye. Evet içinde sıcak verem olan kişi yerse kayırmaz, o da az yiye, içini yiye çekirdeğiyle ve hem gayet harareti olan kişi yese hararetini sakin eyleye.
[İbni Baytar - Kitab-ı Tıbb]
Hıyar Yemek sırasında vücudu serinletip yumuşatır. Fakat yeteri kadar yenmelidir. Yaz mevsiminde salatası mideye serinlik verip iştahı açar. Çekirdekleri yumuşatıcı ve serinlik vericidir. Kavun, karpuz ve hıyar çekirdekleriyle karıştırılarak yapılan ilaç (sübye) idrar yolu iltihaplanmasına iyi gelir. Hıyarın soğukluğu bazı mideler için sakıncalıdır. Böyle durumlarda hıyarın soğukluğunu giderecek bir şey kullanmak gerekir. Sahih-i Buhari'de geçen -Abdullah İbn-i Cafer (r.a.)'ın rivayet ettiği hadislerdendir- rivayete göre: “Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem hıyarı taze hurma ile birlikte yerdi.”
[Sıhhatnümâ]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Soguk ve yaş oldı tabî'atda hıyar
Ki harâret sâkin eyler ey bî-şümâr
Hem âteşli hummâya (yakıcı hummâ, teb-i muhrika) sâkin kılur
Hem mefâsıla (eklemlere) ziyân andan gelür
Pes asel (bal) zararın def' eder anuñ
Söz işit kim sag ola dâ'imâ tenüñ
[Tutmacı - Tabiatnâme]
Ki harâret sâkin eyler ey bî-şümâr
Hem âteşli hummâya (yakıcı hummâ, teb-i muhrika) sâkin kılur
Hem mefâsıla (eklemlere) ziyân andan gelür
Pes asel (bal) zararın def' eder anuñ
Söz işit kim sag ola dâ'imâ tenüñ
[Tutmacı - Tabiatnâme]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
