Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Şekakul - Yaban Havucu

Serbest metin
Pastinaca sativa / Daucus carota

Şakâkul / Cezer-i Berrî (Yaban Havucu) ve Tohumu (Dûkû)
Eşkakil: Süleyman mührü derler, yaban havucudur. ...Şakakul: Eşkakil dahi derler, ama şakakil, Arapçada cezer-i berri; Türkçede yaban havucu; Farsçada gezer-i deşti; Süryanicede sitaflin diyare; Rumcada selvahun, lafeke agriyu; Yunancada asyun; Latincede pastinak; Nemse ve Macar dilinde yasteni; İspanyolcada senamurya; Frenkçede bastenavis. Şakakil ve haşkikul ve hişkikul dahi derler. Gezer-i aklitidir ki Farsçada gezerü’l-berr derler. Şeyh Davud'un sözü üzere hursü’n-nil derler. Bunun tabiatı hususunda çok ihtilaf etmişler. Fules'in sözü üçüncü derecede sıcak ve rutubetlidir, ama rutubeti İbni Baytar'ın sözü üzere hararetten ziyadedir. Bunun reçeli cinsel ilişkiyi ziyade ettirir ve tam ereksiyon getirir, mideyi ve ciğeri kızartır ve çok yeseler ruhu kuvvetli eyler. Bilhassa zencefil reçeliyle beraber yeseler gayet faydalıdır. Galenos'un sözü uzuvları kuvvetlendiricidir. Dioskorides'in sözü ödem/şişkinlik hastalığının(istiskanın) başlangıcına ve bağırsaklara faydalıdır, meniyi ziyade eder, tam ereksiyon getirir. Fules'in sözü cinsel ilişkiye lezzet verir ve rahim boğulmasına faydalıdır ve kuduz it daladığına ve tüm haşerat ısırdığına faydalıdır. Bundan iki dirhem kullanılır. Şeyhü’r-re'is'in sözü bunun kurusu hafif ve tazesi ruh kuvvetini ziyade eder der. Razi'nin sözü bunun bedeli kendi kadar buzidan ve bazıları tarçın ve havuç tohumudur derler. Bundan çok yeseler akciğere zarar eder. Baldırıkara veyahut nebat ki şurup edeler, düzeltir. ...Elleyna: Yaban havucu çeşitlerindendir derler, ama Dioskorides havuç yaprağına benzer bir ottur demiş. Yaprağıyla yemişini inumali şarabıyla içseler çocuk eşini çıkarır ve sidiği damla damla gelene dahi faydalı bir ottur. ...Bezr-i cezerüʼl-berri: Yaban havucudur ki duku derler. ...Cezer-i berri: Yaban havucudur. Minhac sahibinin sözü behmendir der. ...Cezer-i akliti: Yaban havucunun bir çeşididir. Şakakil tabiatındadır. ...Haşkil: Süleyman mührü derler, şakakildir. ...Duku: Türkçede yaban havucunun tohumudur; Farsçada tohm-ı gezer-i berri; Süryanicede dukuva; Rumcada dukus; Yunancada dukitus; Şirazcada tohm-ı cezer-i deşti; Rumcada davukus; Latincede davukum; Macar ve Nemse dilinde berduz; İspanyolcada davuku kıritiko; Frenkçede karote sevaje; Rumca ve Latincede duku agriya; Arapçada duku-yı berri; Süryanicede dukaya agriya; Latincede davkum luntaniye. Bu ota Yunancada düfes demekle hata eyleyip düfes dediler, yanlıştır... Geldik dukunun ahvaline ki dukunun köküne şakakul derler. Yaprağına Farsçada hırs-giyah derler. Zira bu dedikleri hayvan bunu sever derler, o sebepten hırs-giyah derler. Bazıları buna yaban kerevizi dediler, ama değildir. Yaban havucu olduğu muhakkaktır. İyisi taze ve sarı şekil ola. İsa'nın sözü üzere tabiatı üçüncü derecede sıcak ve evvel derecede kurudur. Bağırsak sancılarına faydalıdır, sidiği ve adet kanını söktürür ve oğlancıklar ishaline uygundur. Şerbet miktarı bir dirhemdir. Tıkanıklıkları açar, göğüste balgamı ve atık-fazlalık maddeleri çıkarır ve öksürüğünü yok eder. Ve akrep ısırdığına dahi uygundur, bunu ıslatıp içirip ve akrep soktuğu yere dahi koyalar. Rufes'in sözü üzere mideyi kuvvetli eder ve yemeği hazmeder, meniyi artırır. Galenos'un sözü üzere cinsel arzuyu tahrik edip zekeri kıvama getirir. Erbiyasus'un sözü üzere eklem gevşekliğine fayda eder, mesane taşını çıkarır. Fules'in sözü üzere yürekte olan kurtları ve peygamberdevesini dahi öldürür ve çıkarır. Bunun kullanımı ermeni yavşanı veya acı bakla ile içireler. Mesela iki vezni kadar katıp içireler. Dioskorides'in sözü üzere cinsel ilişki şehvetini tahrik eder ve adet kanını söktürür. Takvim sahibinin sözü üzere mesaneyi zayıf eder, ancak mersin veyahut palamut düzeltir. Ama Minhac sahibinin sözü mesaneye zararlıdır ve cinsel ilişki şehvetini giderir, ancak damla sakızı düzeltir der. ...Zuku: Yaban havucudur. ...Zabr: Şeyh Davud'un sözü üzere yaban havucudur. ...Kukalis: Yaban havucudur. Bazıları düfes demişler ama hatadır, duku diyecek iken hata edip düfes demişler. Düfes pire otudur, duku ise yaban havucudur... İhtiyarat ve İbni Baytar'ın sözü üzere duku agriya derler yani yaban havucu demek olur ve duku-yı berri dahi derler ve devaya agriya dahi derler. İki çeşit olur, bir çeşidi yabani ve bir çeşidi dağlıdır. Yabani çeşidine Şiraz hekimleri ve otacıları terehar derler ve dağlı çeşidine bedran derler. Yelleri dağıtır, aşağılara faydalıdır ve sancıyı keser, yüreği sürer ve özsuyu dişler dibine faydalıdır. Eğer yeseler bedeni terletir, sidiği söktürür.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Şekakul: Beyaz köklerdir, boğumlu olur, eğir şekline benzerdir velakin ondan büyüktür. Tabiatı Hakkında: İkinci derecede sıcaktır ve onda rutubete meyil vardır. Özellikleri Hakkında: Onda yumuşatma vardır ve reçelinde havuç kuvveti vardır. Boşaltım Organları Hakkında: Cinsel arzuyu tahrik eder ve hareket ettirir. Bedelleri Hakkında: Onun bedeli buzidandır. ...Ve yabani havuca benzer bir nebat vardır ki ona şikakul derler ve şekakul dahi derler ve bazı tabipler onu yaban havucu sınıflarından sayarlar. Onun yaban havucu olması sahih olur ise yaban havucunun o sınıfının cinsel arzuyu tahrik etmesi ve hareket ettirmesi bostani havuçtan ziyade olur. Ve havucun adet kanını ve sidiği söktürmesi olur hususen o idrar yabanisinde ziyade olur gerek içmekle olsun ve gerek fitil olsun. Ve havucun tohumu ve kökü sidiği damla damla gelene faydalı olur. ...Duku (Yaban Havucunun Tohumu): Mahiyeti Hakkında: Yaban havucunun tohumudur ve havuç maddesinde onun emri tafsil olundu. Tabiatı Hakkında: Üçüncü derecede sıcak ve ikinci derecenin evvelinde kurudur. Özellikleri Hakkında: Cidden açıcıdır/fethedicidir. Boşaltım Organları Hakkında: Sidiği ve adet kanını söktürür ve ikisinde dahi faydası olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Şakakıl: Ve gah ona haşkal derler. Ve Hekim Davud der ki bizim diyarımızda hursü'n-nil derler. O bir köktür, küçük havuca yakın. Ve budakları boğumludur. Her bir boğumunda bir yaprak olur. Ve başında gök ve beyaz çiçeği olur ve tohumu siyah nohut gibidir. Ve içinde rutubeti olur. Ve tadı tatlı. Ve temmuzda yetişir. Ve dört yıla değin kalır. Sıcaktır üçüncüde veya ikincide ve rutubetlidir ikincide veya evvelkide veya kurudur. Bel ağrısını keser ve şehveti hareketlendirir ve tıkanıklıkları açar ve balgamı ve dalağı yok eder ve iştahı açar lakin baş ağrısı tevellüt eder. Bal düzelticisidir. Ve reçeli havuçtan iyidir. Ve şerbeti: Beşe değindir. Bedeli: Buzidan veya tarçın veya çam fıstığı.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Duku: Yaban havucunun tohumudur. Sözü üzere tabiatı üçüncü derecede sıcak ve evvelde kurudur. Bağırsak sancılarına faydalıdır ve sidiği ve adet kanını söktürür ve oğlancıklar ishaline uygundur. Şerbet miktarı bir dirhemdir. Tıkanıklıkları açar ve göğüste balgami atık-fazlalıkları çıkarır ve öksürüğünü yok eder. Galenos'un sözü üzere cinsel arzuyu tahrik eder, zekeri kıvama getirir. Fules'in sözü üzere yürekte olan kurtları ve peygamberdevesini dahi öldürür ve çıkarır. Bunun kullanımı ermeni yavşanı veya acı bakla ile içireler mesela iki vezni kadar katıp içeler.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]
Şakakul: Nebati isimdir. Haşfil dahi derler, bir nebat kökleridir. Bazıları demişler yaban havucunun köküdür. Ama bu kelam hatadır, başka nebat köküdür. Nebatının yaprağı mercimek yaprağına benzerdir. Kökleri ki şakakuldur parmak kalınlığında ve dahi kalın ve ince ve uzun ve bazı yerleri sıkılıp büzülmüştür ve kamışı ayrık otu dedikleri nebat kamışı gibi boğumludur. Yer yüzüne yakın her boğumu üzerinde bir yaprak vardır. Bahar ahirinde ekin ibtidasında çıkar. Çiçeği kamışı ucunda menekşe gibidir ama büyücek olur. Çiçekten sonra nohut kadar siyah tohumu olur ki içi siyah ve yapışkan tatlı su ile doludur. Kökü dahi tatlıdır, bir miktar harareti dahi vardır. Gölgeli yerlerde ve çok ağaçlı yerlerde ağaçlar altında ve yaş yerlerde biter ve toplanması ekin zamanındadır. Zira o zamanlarda zahir olur. Tabiatı birinci derecede sıcak ve ahirinde rutubetlidir. Cinsel ilişkiye tahrik edicidir, aleti kıvama getiricidir ve cinsel ilişkiyi ziyade ettiricidir, arkaya kuvvet vericidir. İçeride olan soğuklukları defedip böbrekleri ve mide ve ciğeri sıcak eder. Ama mideye uygun değildir, iştahı düşürür, bal düzeltir. Evla budur ki bal ile reçel edeler, bu takdirce ruhları ziyade edip ruhlara kuvvet vere. Cinsel ilişki için bedeli buzeydandır. Bazıları demişler misli tarçın ve bazıları demişler fıstık içidir.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]

Erişim kontrol ediliyor…

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Şakâkul / Cezer-i Berrî (Yabân Hevîci) ve Tohmı (Dûkû)
Eşkâkîl: Mühr-i süleymân derler, yabân hevîcidür.
...Şakâkul: Eşkâkîl dahı derler, ammâ şakâkîl, cezer-i berrî Arabî; yabân hevîci Türkî; gezer-i deştî Fârisî; sitaflîn diyâre Süryânî; selvâhûn Rûmî; lâfeke agriyû Rûmî; asyûn Yûnânî; pâstinâk Lâtîn; yâstenî Nemse ve Mâcar, senâmûryâ İspânyôl; bâstenâvis Fırânca. Şakâkîl ve haşkîkul ve hişkîkul dahı derler. Gezer-i aklîtîdür ki Fârisîde gezerü’l-berr derler. Şeyh Dâvud kavli üzere hursü’n-nîl derler. Bunuñ tabî'atı husûsında çok ihtilâf etmişler. Kavl-i Fûles üçünci derecede hârr u ratbdur, ammâ rutûbeti İbni Baytâr kavli üzere harâretden ziyâdedür. Bunuñ mürebbâsı cimâ'ı ziyâde etdürür ve nu'ût-ı tâmm getürür, mi'deyi ve cigeri kızardur ve çok yeseler rûhı kavî eyler. Bâ-husûs zencebîl mürebbâsıyla bile yeseler gâyet müfîddür. Kavl-i Câlînûs mukavvî-i a'zâdur. Kavl-i Dîskûrîdûs istiskâ ibtidâsına ve bagırsaklara nâfi'dür, menîyi ziyâde eder, nu'ût-ı tâmm getürür. Kavl-i Fûles cimâ'a lezzet verür ve ihtinâk-ı rahme nâfi'dür ve kuduz it taladugına ve cümle haşerât ısırdugına nâfi'dür. Bundan iki dirhem isti'mâl olınur. Şeyhü’r-re'îs bunuñ kurısı latîf ve tâzesi rûh kuvvetin ziyâde eder der. Kavl-i Râzî bunuñ bedeli kendü kadar bûzîdân ve ba'zılar dârçîn ve hevîc tohmıdur derler. Bundan çok yeseler ak cigere zarar eder. Baldırıkara veyâhût nebât ki cüllâb edeler, ıslâh eder.
...Elleynâ: Yabân hevîci envâ'ındandur derler, ammâ Dîskûrîdûs hevîc yapragına beñzer bir otdur demiş. Yapragıyla yemişini inûmâlî şarâbıyla içseler meşîmeyi çıkarur ve taktîr-i bevle dahı müfîd bir otdur.
...Bezr-i cezerüʼl-berrî: Yabân hevîcidür ki dûkû derler.
...Cezer-i berrî: Yabân hevîcidür. Sâhib-i Minhâc behmendür der.
...Cezer-i aklîtî: Yabân hevîcinüñ bir nev'idür. Şakâkîl tabî'atındadur.
...Haşkîl: Mühr-i süleymân derler, şakâkîldür.
...Dûkû: Yabân hevîcinüñ tohmıdur Türkî; tohm-ı gezer-i berrî Fârisî; dûkuvâ Süryânî; dukûs Rûmî; dûkîtus Yûnânî; tohm-ı cezer-i deştî Şîrâzî; dâvukûs Rûmî; dâvukûm Lâtîn; berdûz Mâcar, Nemse; dâvukû kırîtikô İspânya; kârôte sevâje Fırânca; dûkû agriyâ Rûmî, Lâtîn; dûkû-yı berrî Arabî; dûkâyâ agriyâ Süryânî; dâvkûm lûntâniye Lâtîn. Bu ota Yûnânca dûfes demekle galat eyleyüp dûfes dediler, hilâfdur... Geldük dûkûnuñ ahvâline ki dûkûnuñ kökine şakâkul derler. Yapragına Fârisîde hırs-giyâh derler. Zîrâ bu dedükleri hayvân bunı sever derler, ol ecilden hırs-giyâh derler. Ba'zılar buña kerefs-i berrî dediler, ammâ degildür. Yabân hevîci oldugı muhakkakdur. A'lâsı tâze ve sarı şekl ola. Îsâ kavli üzere tabî'atı üçünci derecede hârr ve evvel derecede yâbisdür. Bagırsak sancularına nâfi'dür, bevli ve hayzı idrâr eder ve oglancıklar ishâline muvâfıkdur. Mikdâr-ı şerbeti bir dirhemdür. Süddeleri açar, gögüsde balgamı ve fezalâtı çıkarur ve öksürügini zâ'il eder. Ve akreb ısırdugına dahı muvâfıkdur, bunı ısladup içürüp ve akreb sokdugı mevzi'e dahı koyalar. Rûfes kavli üzere mi'deyi kavî eder ve ta'âmı hazm eder, menîyi arturur. Câlînûs kavli üzere şehvet-i bâhı tahrîk edüp zekeri kıvâma getürür. Erbiyâsûs kavli üzere istirhâ-yı mefâsıla fâ'ide eder, mesâne taşını çıkarur. Fûles kavli üzere yürekde olan kurtları ve namâz-bûgı dahı öldürür ve çıkarur. Bunuñ isti'mâli şîh-i ermenî veyâ türmüs baklasıyla içüreler. Meselâ iki vezni kadar katup içüreler. Dîskûrîdûs kavli üzere şehvet-i cimâ'ı tahrîk eder ve hayzı idrâr eder. Sâhib-i Takvîm kavli üzere mesâneyi za'îf eder, illâ mersîn veyâhût bellût ıslâh eder. Ammâ Sâhib-i Minhâc mesâneye muzırdur ve şehvet-i cimâ'ı giderür, illâ mastakî ıslâh eder der.
...Zûkû: Yabân hevîcidür.
...Zabr: Şeyh Dâvud kavli üzere yabân hevîcidür.
...Kûkâlis: Yabân hevîcidür. Ba'zılar dûfes demişler ammâ hatâdur, dûkû diyecek iken galat edüp dûfes demişler. Dûfes pire otıdur, dûkû ise yabân hevîcidür... İhtiyârât ve İbni Baytâr kavli üzere dûkû agriyâ derler ya'nî yabân hevîci demek olur ve dûkû-yı berrî dahı derler ve devâyâ agriyâ dahı derler. İki nev' olur, bir nev'i berrî ve bir nev'i cebelîdür. Berrî nev'ine Şîrâz hükemâsı ve aşşâbları terehar derler ve cebelî nev'ine bedrân derler. Yelleri tagıdur, sefele nâfi'dür ve sancuyı keser, yüregi sürer ve usâresi dişler dibine nâfi'dür. Eger yeseler bedeni derledir, bevli idrâr eder.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.