Bilinmeyen Bitkiler ve Devalar
El- Amali, Alumali, İnumali
Serbest metin
Tam karşılığı günümüzde bilinmiyor, bir ağacın öz suyu.
Al-Amâlî / Ûrmâlî (Asel-i Dâvud)
Al-Amâlî: Bu bir yağdır ki, bala benzer. Ağaçtan akar. Buna Davud peygamber balı derler. Otuz dirhem ezip suyla içseler yaramaz hıltları giderir. Safrayı ishal eder. Göze sürme gibi çekseler göz karardığını giderir. Uyuza ve sinirler ağrısına sürtseler fayda eder.
[İbn Baytar]
Ûrmâlî: Yağ ismidir, Yunancada dühn-i aselî manasındadır ve Davud peygamber balı dahi derler.
Mahiyeti Hakkında: Ûmâlî bir çeşit yağdır ki cidden keskin (hâdd) olur ve bal gibi koyu, belki baldan daha koyu olur. O yağ bir ağacın gövdesinden (sâkından) süzülür/akar (mütehallib olur) ki o ağaç tedmürî ve tatlı (hulv) olur.
Seçimi Hakkında: En iyisi saf olup çok koyu ve eski olanıdır.
Tabiatı Hakkında: Sıcak ve nemlidir (ratbdır) ve sıcaklığı nemliliğinden daha çoktur.
Çıbanlar ve Yaralar Hakkında: Ûrmâlî ile sürülse (tılâ olunsa) yara olmuş uyuza faydalıdır.
Eklem Organları Hakkında: Eklem ağrılarına faydası olur.
Baş Organları Hakkında: Derin uyku (sübât) ve uyuşukluk (kesel) meydana getirir.
Göz Organları Hakkında: Ûrmâlî ile sürme çekilse (iktihâl olunsa) göz kararmasına iyi gelir.
Boşaltım/Cinsel Organlar Hakkında: Üç vukiyye (evâkiy) ûmâlîye dokuz vukiyye su karıştırılsa safrayı (mirreyi) ishal eder, keza çiğ hıltları da ishal eder lakin uyuşukluk (kesel) ve gevşeklik (irhâ) meydana getirir. Ûmâlîyi ishal için kullanan kimseye gerekir ki onun o çeşit yan etkilerinden (avârızından) etkilenmesin ve sakınsın; zira o devadan zikrolunan yan etkiler her ne kadar ortaya çıksa da özünde güvenlidir (selimdir) ve zararının yok olması hızlıdır. Ve vacip olur ki ûmâlî içen kimse üzerine uyumasın.
[Kanun fi't-Tıb]
Âlûmânî: Bulgar yağı derler, ağaçtan akan bir yağdır ki bal gibidir, Davud peygamber balı dahi derler.
Ûrmâlî: Ûmâlî dahi derler. Tedmür dahi derler, bir ağaç budağından alırlar. Tatta tatlı ve koyulukta bal gibi olur. En iyisi eski, saf ve yoğun kıvamlı/kalın (galiz) yani koyu olanıdır. Tabiatı sıcak ve nemlidir. Minhâc'ın sözüne göre sıcaklığı nemliliğinden daha çoktur. Çıbanlı yaş uyuza yakı yapsalar faydalıdır ve eklem ağrılarına da uygundur. Göze sürme gibi çekseler göz kararmasına faydalıdır. Bundan yirmi dirhem kadarını dörtte biri (rub'u) kadar suyla ezip içseler yaramaz hıltı giderir ve safrayı ishal eder ve sinir ağrısına sürtseler fayda eder. Çok yeseler uyku getirir; layık olan şudur ki bunu içseler uyumasınlar, zira ishal etmesi iptal olur (batıl olur).
[Nizamü'l-Edviye]
Elvemâlî: Yunanca isimdir. Manası sıcak baldır (el-aseli's-sâhîn). Ve yine Davud peygamber balı dahi derler. Ve o, sıvı buhura (mey'a-i sâ'ileye) benzer. Dibinden çıkar. İyisi halis yağıdır (semin-i safisidir) ki tatlı ola. Üçüncü derecede sıcak ve ikinci derecede nemlidir. Ülserleri/yaraları (kurûhı), uyuzu ve eklem ağrısını yok eder; yoğun kıvamlı/kalın hıltları çıkarır. Çiğ kullansalar yapışkanlıkları (lüzûcâtı) temizler ama uyuşukluk (kesel) ve uyku getirir; gezmek ve yuvarlanmak onu düzeltir (muslihidir). Şerbeti: Üç dirheme kadardır ve dokuz vukiyye tatlı su. Bedeli: Mısır dikeni/akasya balı (aselü'l-karaz).
[Tezkire-i Davut]
Alâvmâlî: Yunanca isimdir. Manası ballı yağ demektir. Davud peygamber balı dahi derler. Baldan koyuluğu fazla, tatlı bir nemliliktir (rutubettir). Bir ağaç gövdesinden (özdeğinden) akar. Şam-ı Şerif'te Tedmür nahiyesinden gayrı yerde olmaz. Tabiatı sıcaktır, sıcaklığı son derece kuvvetlidir. Eğer dokuz vukiyye suyla o baldan üç vukiyye miktarına varıncaya kadar içseler, hazmolmayıp kalan fazlalıkları, safraları ve yaramaz hıltları ishal eyler. İçmesinden uyuşukluk (kesel) ve gevşemek arız olur ama zarar eylemez; içen kimseye layıktır ki bir yerde durmayıp çok hareket eylesin, yoksa bayıltır (bî-hûd eder). Bazen olur ki bu ağacın budaklarından yağ çıkarırlar. Şu şekilde ki; zeytinyağı yahut yağ içinde o mertebe pişirirler ki kuvveti yağa geçer. İyisi odur ki eski olup saf ve koyu olsun; ve bu bal kızdırıcıdır. Eğer göze çekseler göz kararmasına fayda eyler. Eğer uyuzlara sıvasalar fayda eyler ve sinirler ağrılarını dindirir. Eğer içen kimse hareket etmeyip uyumak sebebiyle ishal etmeyip eylemi gecikse (fi'li avk olunup) ve ishal eder mi etmez mi diye şüphe olsa, lavman (hukne) yapıp sirkencübin ve sade ayva şarabı versinler.
[Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Al-Amâlî / Ûrmâlî (Asel-i Dâvud)
Al-Amâlî: Bu bir yağdır ki, bala benzer. Ağaçtan akar. Buna Davud peygamber balı derler. Otuz dirhem ezip suyla içseler yaramaz hıltları giderir. Safrayı ishal eder. Göze sürme gibi çekseler göz karardığını giderir. Uyuza ve sinirler ağrısına sürtseler fayda eder.
[İbn Baytar]
Ûrmâlî: Yağ ismidir, Yunancada dühn-i aselî manasındadır ve Davud peygamber balı dahi derler.
Mahiyeti Hakkında: Ûmâlî bir çeşit yağdır ki cidden keskin (hâdd) olur ve bal gibi koyu, belki baldan daha koyu olur. O yağ bir ağacın gövdesinden (sâkından) süzülür/akar (mütehallib olur) ki o ağaç tedmürî ve tatlı (hulv) olur.
Seçimi Hakkında: En iyisi saf olup çok koyu ve eski olanıdır.
Tabiatı Hakkında: Sıcak ve nemlidir (ratbdır) ve sıcaklığı nemliliğinden daha çoktur.
Çıbanlar ve Yaralar Hakkında: Ûrmâlî ile sürülse (tılâ olunsa) yara olmuş uyuza faydalıdır.
Eklem Organları Hakkında: Eklem ağrılarına faydası olur.
Baş Organları Hakkında: Derin uyku (sübât) ve uyuşukluk (kesel) meydana getirir.
Göz Organları Hakkında: Ûrmâlî ile sürme çekilse (iktihâl olunsa) göz kararmasına iyi gelir.
Boşaltım/Cinsel Organlar Hakkında: Üç vukiyye (evâkiy) ûmâlîye dokuz vukiyye su karıştırılsa safrayı (mirreyi) ishal eder, keza çiğ hıltları da ishal eder lakin uyuşukluk (kesel) ve gevşeklik (irhâ) meydana getirir. Ûmâlîyi ishal için kullanan kimseye gerekir ki onun o çeşit yan etkilerinden (avârızından) etkilenmesin ve sakınsın; zira o devadan zikrolunan yan etkiler her ne kadar ortaya çıksa da özünde güvenlidir (selimdir) ve zararının yok olması hızlıdır. Ve vacip olur ki ûmâlî içen kimse üzerine uyumasın.
[Kanun fi't-Tıb]
Âlûmânî: Bulgar yağı derler, ağaçtan akan bir yağdır ki bal gibidir, Davud peygamber balı dahi derler.
Ûrmâlî: Ûmâlî dahi derler. Tedmür dahi derler, bir ağaç budağından alırlar. Tatta tatlı ve koyulukta bal gibi olur. En iyisi eski, saf ve yoğun kıvamlı/kalın (galiz) yani koyu olanıdır. Tabiatı sıcak ve nemlidir. Minhâc'ın sözüne göre sıcaklığı nemliliğinden daha çoktur. Çıbanlı yaş uyuza yakı yapsalar faydalıdır ve eklem ağrılarına da uygundur. Göze sürme gibi çekseler göz kararmasına faydalıdır. Bundan yirmi dirhem kadarını dörtte biri (rub'u) kadar suyla ezip içseler yaramaz hıltı giderir ve safrayı ishal eder ve sinir ağrısına sürtseler fayda eder. Çok yeseler uyku getirir; layık olan şudur ki bunu içseler uyumasınlar, zira ishal etmesi iptal olur (batıl olur).
[Nizamü'l-Edviye]
Elvemâlî: Yunanca isimdir. Manası sıcak baldır (el-aseli's-sâhîn). Ve yine Davud peygamber balı dahi derler. Ve o, sıvı buhura (mey'a-i sâ'ileye) benzer. Dibinden çıkar. İyisi halis yağıdır (semin-i safisidir) ki tatlı ola. Üçüncü derecede sıcak ve ikinci derecede nemlidir. Ülserleri/yaraları (kurûhı), uyuzu ve eklem ağrısını yok eder; yoğun kıvamlı/kalın hıltları çıkarır. Çiğ kullansalar yapışkanlıkları (lüzûcâtı) temizler ama uyuşukluk (kesel) ve uyku getirir; gezmek ve yuvarlanmak onu düzeltir (muslihidir). Şerbeti: Üç dirheme kadardır ve dokuz vukiyye tatlı su. Bedeli: Mısır dikeni/akasya balı (aselü'l-karaz).
[Tezkire-i Davut]
Alâvmâlî: Yunanca isimdir. Manası ballı yağ demektir. Davud peygamber balı dahi derler. Baldan koyuluğu fazla, tatlı bir nemliliktir (rutubettir). Bir ağaç gövdesinden (özdeğinden) akar. Şam-ı Şerif'te Tedmür nahiyesinden gayrı yerde olmaz. Tabiatı sıcaktır, sıcaklığı son derece kuvvetlidir. Eğer dokuz vukiyye suyla o baldan üç vukiyye miktarına varıncaya kadar içseler, hazmolmayıp kalan fazlalıkları, safraları ve yaramaz hıltları ishal eyler. İçmesinden uyuşukluk (kesel) ve gevşemek arız olur ama zarar eylemez; içen kimseye layıktır ki bir yerde durmayıp çok hareket eylesin, yoksa bayıltır (bî-hûd eder). Bazen olur ki bu ağacın budaklarından yağ çıkarırlar. Şu şekilde ki; zeytinyağı yahut yağ içinde o mertebe pişirirler ki kuvveti yağa geçer. İyisi odur ki eski olup saf ve koyu olsun; ve bu bal kızdırıcıdır. Eğer göze çekseler göz kararmasına fayda eyler. Eğer uyuzlara sıvasalar fayda eyler ve sinirler ağrılarını dindirir. Eğer içen kimse hareket etmeyip uyumak sebebiyle ishal etmeyip eylemi gecikse (fi'li avk olunup) ve ishal eder mi etmez mi diye şüphe olsa, lavman (hukne) yapıp sirkencübin ve sade ayva şarabı versinler.
[Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Al-Amâlî / Ûrmâlî (Asel-i Dâvud)
Al-Amâlî: Bu bir yagdur ki, bala beñzer. Agaçdan akar. Buña Dâvûd peygamber balı dirler. Otuz dirhem ezüb suyla içseler yaramaz hıltları gidere. Ve safrâyı ishâl ide. Ve göze sürme gibi çekseler göz karardugın gidere. Ve uyuza ve siñirler agrısına dürtseler fâ'ide ide.
[İbn Baytar]
Al-Amâlî: Bu bir yagdur ki, bala beñzer. Agaçdan akar. Buña Dâvûd peygamber balı dirler. Otuz dirhem ezüb suyla içseler yaramaz hıltları gidere. Ve safrâyı ishâl ide. Ve göze sürme gibi çekseler göz karardugın gidere. Ve uyuza ve siñirler agrısına dürtseler fâ'ide ide.
[İbn Baytar]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
