🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Delice Otu (Lolium temulentum)
Serbest metin
Delice Otu, Şeylem, Züvan, Zian (زؤان)
Danka: Buğday içinde bulunan delicedir. Zevan: Delice buğdaydır.
Şeylem: Delicedir Türkçe; şeyluma Süryanice; poliyum Latince; zevan Arapça. Bu habbe buğday arasında değirmice olan deliceye derler, ama asıl buğday arasında olup mesela buğday sulu yerde fasit olup(çürüyüp bozulup, ondan) buğday yerine delice biter. Ufak arpaya benzer bir arık habbedir, sarhoş edici(müskir)dir. Eğer buğdaya katıp ekmek eyleseler acı olur, adetçe sarhoşluk verir. Tabiatı Muhammed Temimi'nin sözü: Üçüncü derecede sıcak ve ikincide kurudur. Takvim yazarının sözü: İkinci derecede sıcak ve kurudur. Hafif(latif)tir ve yıkayıcılığı(cilası) vardır. Eğer alaca hastalığı(behak) üzerine kükürt ile pansuman(tıla) olunsa giderir. Ve keten tohumu ile bazı şişlere ve domuzcuk hastalığı(hanazir)'na vursalar dağıtır(tahlil eder). Eğer domuzcuk hastalığı(hanazir)'nı ve çıbanları açmak murat olursa güvercin boku ile vuralar, domuzcuk hastalığını aça. Eğer temriyeye buğday unuyla vuralar giderir. Eğer hamile avrat buhur eyleseler doğurmaya yardım eder. Eğer dövüp hamur edip diken battığı yere vuralar dikeni çıkarır. Eğer şarapla ıslatıp içseler gayet ağır uyku getirir. Bunun yağı dahi temriyeye buğday yağından yeğdir. Eğer yağını yarım baş ağrısı(şakika)'na sürseler mutedil ve leziz uyku getirir. Velhasıl delicenin sarhoşluğu ve baş dönmesi vardır, illa Takvim yazarının sözü: Halile ve menekşe ıslah eder. Takvim'in sözü: Şehveti(bahı) keser, illa kuru kişniş ıslah eder. Temriyede buna bedel buğday unudur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Zevan: Bir siyah haptır, sarıya meyyaldir. Ve unu buğday gibidir. O sebeple pürüzlüdür. Ve onun budakları iki açılıdır ve danesi arpaya yakındır. Ve bazı kimseler ve Yemen ehli ve onların etrafında olanlar zannederler ki buğday çok yıllar sebebiyle aynı yerde zevana inkılap eder. Ve o, şalgamdan hiddeti ve acılığı ile fark olunur. Ve o, sıcak ve kurudur üçüncüde ya ikincide. Diken çıkarmasında ve şişleri dağıtmada(tahlil etmede) sürmek ile ve bal ile mücerreptir. Saçkıran(daüssaleb) kılını çıkarır sürmek ile. Ve eğer kızdırıp soğuk baş ağrısına koysalar sakin eder ama o, uyuşturucu(muhaddir) ve sersemletici(mükessil)dir. Ve başı hıltlar ile doldurur. Ve yemesi dimağı zayıf olana muzırdır. Ve süt ile kusmak ve ekşi rublar yemek onun ıslah edicisidir.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Sağlığı koruyan(hafız-ı sıhhat) olan, delice gibi yaramaz nesneler karışmaktan pak ola diye, gıdadan kısmayı eylesin.
[Şerhi Mücez Fittıb]
Şeylem yağı(Dühnü’ş-şeylem): Külücür yağıdır. Temriyeye dürtseler giderir. Terkibi budur ki, külücürü mermer üzerinde döveler. Üzerine demirden düzelmiş tahtayı kızdırıp koyalar. Damlayan yağını alalar. Ve buğday yağının bir türlü çıkarması dahi böyle olur.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Züvan: Türkçede küncürd dedikleri acı ve sarhoş edici danelerin ismidir. Buğday arasında biter. Bazıları demişler züvan şeylem yani delice dedikleridir ama böyle diyenler galat etti ve böyle diyenlere tabi olanlar dahi galat etti. Azıcık yeşile ve siyaha meyyal danedir, lezzeti acı ve keskindir, tabiata hoş değildir, tadıldıkta acılığı dil içine ziyade batıp gider, dalar ve eğlenir. Danesi küçük ve uzundur, ince başı vardır ve bir dahi ondan yüksek başı vardır. Üzerinde kılıç kabzası başında olan gümüş şeklinde kabı içine girmiş nesnesi vardır. Onun üzerine çevrilmiş duvarda hatıl yeri gibidir. Gah olur çevresinde kıl gibi bitmiş nesneleri olur gah aşağı ve gah yukarı kalkmak ile ezilip düşer. Bu dane ziyade sarhoş eder ve vahşet verip şen eylemez. Bu danelerin bazısı dahi sarı ve uzundur ve bazısı dahi yumrudur. Bu ikisi evvel zikrolunandan kavraktır ve keyfiyeti yaramazdır. Bu danelerin tabiatı üçüncü derece evvellerinde sıcak ve kurudur. Çekici(cazibe) kuvveti vardır. Kadınların sonu dedikleri derisi çıkmayan avrata onunla yakı etseler deriyi çıkara. Eğer şaraplara katsalar kavi olup ziyade sarhoş eyleye, dimağa ve mideye ve akla zarar verir. Evla budur ki içeriden istimal etmekten sakınalar zira yaramazdır ve zehirliliği zahirdir ve ziyade uzun uzak uyutup sersem eder. İstimal edip zarar etmiş olan kimesneye ilaç budur ki kusturalar ve sade yağ içireler ve ovalar ve burnuna dimağa kuvvet verici ve soğutucu güzel rayihalar koyup uyandıralar.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Danka: Buğday içinde bulunan delicedir. Zevan: Delice buğdaydır.
Şeylem: Delicedir Türkçe; şeyluma Süryanice; poliyum Latince; zevan Arapça. Bu habbe buğday arasında değirmice olan deliceye derler, ama asıl buğday arasında olup mesela buğday sulu yerde fasit olup(çürüyüp bozulup, ondan) buğday yerine delice biter. Ufak arpaya benzer bir arık habbedir, sarhoş edici(müskir)dir. Eğer buğdaya katıp ekmek eyleseler acı olur, adetçe sarhoşluk verir. Tabiatı Muhammed Temimi'nin sözü: Üçüncü derecede sıcak ve ikincide kurudur. Takvim yazarının sözü: İkinci derecede sıcak ve kurudur. Hafif(latif)tir ve yıkayıcılığı(cilası) vardır. Eğer alaca hastalığı(behak) üzerine kükürt ile pansuman(tıla) olunsa giderir. Ve keten tohumu ile bazı şişlere ve domuzcuk hastalığı(hanazir)'na vursalar dağıtır(tahlil eder). Eğer domuzcuk hastalığı(hanazir)'nı ve çıbanları açmak murat olursa güvercin boku ile vuralar, domuzcuk hastalığını aça. Eğer temriyeye buğday unuyla vuralar giderir. Eğer hamile avrat buhur eyleseler doğurmaya yardım eder. Eğer dövüp hamur edip diken battığı yere vuralar dikeni çıkarır. Eğer şarapla ıslatıp içseler gayet ağır uyku getirir. Bunun yağı dahi temriyeye buğday yağından yeğdir. Eğer yağını yarım baş ağrısı(şakika)'na sürseler mutedil ve leziz uyku getirir. Velhasıl delicenin sarhoşluğu ve baş dönmesi vardır, illa Takvim yazarının sözü: Halile ve menekşe ıslah eder. Takvim'in sözü: Şehveti(bahı) keser, illa kuru kişniş ıslah eder. Temriyede buna bedel buğday unudur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Zevan: Bir siyah haptır, sarıya meyyaldir. Ve unu buğday gibidir. O sebeple pürüzlüdür. Ve onun budakları iki açılıdır ve danesi arpaya yakındır. Ve bazı kimseler ve Yemen ehli ve onların etrafında olanlar zannederler ki buğday çok yıllar sebebiyle aynı yerde zevana inkılap eder. Ve o, şalgamdan hiddeti ve acılığı ile fark olunur. Ve o, sıcak ve kurudur üçüncüde ya ikincide. Diken çıkarmasında ve şişleri dağıtmada(tahlil etmede) sürmek ile ve bal ile mücerreptir. Saçkıran(daüssaleb) kılını çıkarır sürmek ile. Ve eğer kızdırıp soğuk baş ağrısına koysalar sakin eder ama o, uyuşturucu(muhaddir) ve sersemletici(mükessil)dir. Ve başı hıltlar ile doldurur. Ve yemesi dimağı zayıf olana muzırdır. Ve süt ile kusmak ve ekşi rublar yemek onun ıslah edicisidir.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Sağlığı koruyan(hafız-ı sıhhat) olan, delice gibi yaramaz nesneler karışmaktan pak ola diye, gıdadan kısmayı eylesin.
[Şerhi Mücez Fittıb]
Şeylem yağı(Dühnü’ş-şeylem): Külücür yağıdır. Temriyeye dürtseler giderir. Terkibi budur ki, külücürü mermer üzerinde döveler. Üzerine demirden düzelmiş tahtayı kızdırıp koyalar. Damlayan yağını alalar. Ve buğday yağının bir türlü çıkarması dahi böyle olur.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Züvan: Türkçede küncürd dedikleri acı ve sarhoş edici danelerin ismidir. Buğday arasında biter. Bazıları demişler züvan şeylem yani delice dedikleridir ama böyle diyenler galat etti ve böyle diyenlere tabi olanlar dahi galat etti. Azıcık yeşile ve siyaha meyyal danedir, lezzeti acı ve keskindir, tabiata hoş değildir, tadıldıkta acılığı dil içine ziyade batıp gider, dalar ve eğlenir. Danesi küçük ve uzundur, ince başı vardır ve bir dahi ondan yüksek başı vardır. Üzerinde kılıç kabzası başında olan gümüş şeklinde kabı içine girmiş nesnesi vardır. Onun üzerine çevrilmiş duvarda hatıl yeri gibidir. Gah olur çevresinde kıl gibi bitmiş nesneleri olur gah aşağı ve gah yukarı kalkmak ile ezilip düşer. Bu dane ziyade sarhoş eder ve vahşet verip şen eylemez. Bu danelerin bazısı dahi sarı ve uzundur ve bazısı dahi yumrudur. Bu ikisi evvel zikrolunandan kavraktır ve keyfiyeti yaramazdır. Bu danelerin tabiatı üçüncü derece evvellerinde sıcak ve kurudur. Çekici(cazibe) kuvveti vardır. Kadınların sonu dedikleri derisi çıkmayan avrata onunla yakı etseler deriyi çıkara. Eğer şaraplara katsalar kavi olup ziyade sarhoş eyleye, dimağa ve mideye ve akla zarar verir. Evla budur ki içeriden istimal etmekten sakınalar zira yaramazdır ve zehirliliği zahirdir ve ziyade uzun uzak uyutup sersem eder. İstimal edip zarar etmiş olan kimesneye ilaç budur ki kusturalar ve sade yağ içireler ve ovalar ve burnuna dimağa kuvvet verici ve soğutucu güzel rayihalar koyup uyandıralar.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Delice Otu, Şeylem, Züvan, Zian (زؤان)
Danka: Buğday içinde bulunan delicedir. Züvân ve şeylem deyu ze bâbında ve şın bâbında zikr olunur.
Zevân: Delice buğdaydır. Şeylem derler ki şın bâbında şeylem deyu zikr olunur.
Şeylem: Delicedür Türkî; cev-i dü-behlû Fârisî; şeylûmâ Süryânî; yîlerî Rûmî; eâmîvâ Yûnânî; îrâ Rûmî; pôliyûm Lâtîn; yûyû İspânya; yuvâbîrâ Efrencî; lôliyâm Efrencî; hîdâ Süryânî; ezvân Yûnânî; velûke Afrîkî; zevân Arabî. Bu habbe buğday arasında değirmice olan deliceye derler, ammâ asıl buğday arasında olup meselâ buğday sulu yerde fâsid olup buğday yerine delice biter. Hurde arpaya benzer bir arık habbedür, müskirdür. Eğer buğdaya katıp etmek eyleseler acı olur, âdetce sekr (sarhoşluk) verir. Tabîatı Muhammed Temîmî kavlince üçüncü derecede hâr ve ikincide yâbisdür. Sâhib-i Takvîm kavli üzere ikinci derecede hâr u yâbisdür. Latîfdür ve cilâsı vardır. Eğer behak üzerine kibrît ile tılâ olunsa giderir. Ve keten tohumu ile ba'zı şişlere ve hanâzîre ursalar tahlîl eder. Eğer hanâzîri ve çıbanları açmak murâd olursa güvercin boku ile uralar, hanâzîri aça. Eğer demreğuya buğday unuyla ursalar giderir. Eğer hâmile avrat buhûr eyleseler doğurmağa yardım eder. Eğer döğüp hamîr edip diken battığı mevzi'e ursalar dikeni çıkarır. Eğer şarâbla ıslatıp içseler gâyet ağır uyku getirir. Bunun yağı dahi demreğuya buğday yağından yeğdir. Eğer yağın şakîkaya sürseler mu'tedil ve lezîz uyku getirir. Ve’l-hâsıl delicenin sekri ve sederi (sarhoşluk ve baş dönmesi/sersemlemesi) vardır, illâ sâhib-i Takvîm kavli üzere helîlec ve benefşe ıslâh eder. Takvîm kavli üzere bâhı kat' eder, illâ kuru kişniş ıslâh eder. Demreğuda buna bedel buğday unudur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Danka: Buğday içinde bulunan delicedir. Züvân ve şeylem deyu ze bâbında ve şın bâbında zikr olunur.
Zevân: Delice buğdaydır. Şeylem derler ki şın bâbında şeylem deyu zikr olunur.
Şeylem: Delicedür Türkî; cev-i dü-behlû Fârisî; şeylûmâ Süryânî; yîlerî Rûmî; eâmîvâ Yûnânî; îrâ Rûmî; pôliyûm Lâtîn; yûyû İspânya; yuvâbîrâ Efrencî; lôliyâm Efrencî; hîdâ Süryânî; ezvân Yûnânî; velûke Afrîkî; zevân Arabî. Bu habbe buğday arasında değirmice olan deliceye derler, ammâ asıl buğday arasında olup meselâ buğday sulu yerde fâsid olup buğday yerine delice biter. Hurde arpaya benzer bir arık habbedür, müskirdür. Eğer buğdaya katıp etmek eyleseler acı olur, âdetce sekr (sarhoşluk) verir. Tabîatı Muhammed Temîmî kavlince üçüncü derecede hâr ve ikincide yâbisdür. Sâhib-i Takvîm kavli üzere ikinci derecede hâr u yâbisdür. Latîfdür ve cilâsı vardır. Eğer behak üzerine kibrît ile tılâ olunsa giderir. Ve keten tohumu ile ba'zı şişlere ve hanâzîre ursalar tahlîl eder. Eğer hanâzîri ve çıbanları açmak murâd olursa güvercin boku ile uralar, hanâzîri aça. Eğer demreğuya buğday unuyla ursalar giderir. Eğer hâmile avrat buhûr eyleseler doğurmağa yardım eder. Eğer döğüp hamîr edip diken battığı mevzi'e ursalar dikeni çıkarır. Eğer şarâbla ıslatıp içseler gâyet ağır uyku getirir. Bunun yağı dahi demreğuya buğday yağından yeğdir. Eğer yağın şakîkaya sürseler mu'tedil ve lezîz uyku getirir. Ve’l-hâsıl delicenin sekri ve sederi (sarhoşluk ve baş dönmesi/sersemlemesi) vardır, illâ sâhib-i Takvîm kavli üzere helîlec ve benefşe ıslâh eder. Takvîm kavli üzere bâhı kat' eder, illâ kuru kişniş ıslâh eder. Demreğuda buna bedel buğday unudur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
