Mücevherler
💎 Elmas
Serbest metin
💎 Elmas (Mâs / Diamond)
Mahiyeti Hakkında: Elmasın asli maddesi "mas"tır, elif-lam takısı içindir. Kanun sahibi der ki: Layık olan elmas mim babında getirilmek idi lakin lam cüz gibi kullanılıp mas ile şöhreti olmamakla biz dahi meşhura uyarak elif babında getirdik. Tabiatı Hakkında: Bir kavim der ki elmas soğuk ve kurudur ve diğerleri der ki kuvvet ile sıcak ve kurudur. Fiilleri ve Özellikleri Hakkında: Elmasta şiddetli cila olur. Dioskorides der ki elmas yakıcı ve çürütücüdür(muhrik-i mu'affindir). Ziynet Hakkında: Dişleri elmas ziyade cilalandırır. Baş Organları Hakkında: Bir kavim der ki elmas ağız içinde tutulsa(imsak olunsa) dişleri paralar. Ve tabipler dediler ki elmasın bu fiili hassası hasebiyle olur. Ve bir kavim dediler ki elmasın bu fiili onun içindir ki elmas bulunan mahaller engerek(ef'âî) mahalleri olur, lamahale elmas engerekten zehirlilik istifade edip bu fiili kazanılmış kuvvet ile işler ve o kavmin bu kelamı abartısı(mücazefesi) çok olan kimselerin kelamıdır, senetsiz bu kelamı söylediler ve bilmediler ki engereğin zehri hariçe atıldıktan sonra o zehrin fiili batıl olur hususen ki çok müddet geçe. Boşaltım Organları Hakkında: Bir kavim der ki elmastan bir habbe Rum sakızı ile şırınganın(zerrâkanın) tarafına yapıştırılıp mesanesinde taş olanların idrar yoluna girdirilse taşı ufalatır ve bu fiil uzak görülen eşyalardandır. Zehirler Hakkında: Elmas öldürücü zehirdir(semm-i kâtildir). (Esin Kahya isimli kadının 2020 baskılı çevirisinde ise elmasın zehirlere panzehir olduğu yazılmış idi, daha bunun gibi EN AZ 1000 hatası mevcuttur, birazı ekşi sözlükte, birazını nacizane bendeniz deşifre edecektim, her 2-3 sayfada bir hata bulununca bi on sayfa sonra bıktım, yaka silktim ve attım kenara, kitabı sattım gitti, hiçbirimiz kusursuz değiliz ancak en azından anlam ifade eden cümlelerle doğru manayı vermeyi, olabildiğince kastedilen manayı aktarmaya çalışıyoruz, kusursuzluk hedefimiz değil, en azından doğru olması, bi anlam ifade etmesi ve mesela zehire panzehir, panzehire zehir dememesi gereklidir, Allah Teala bizlere doğru çevirileri nasip etsin, ve kısacası, doğru çeviriyi okuyun ey ahali :D)
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Elmas: Elmas taşıdır. Diğer mas taşı derler. Mim babında mas diye nevileri zikrolunur.
Kızıl taş(Hacer-i ahmer): Mercan kökü gibi olur bir taştır. Bir dankı adamı öldürür. Kurtboğan(Bîş) dedikleri yaramaz zehir gibidir. İhtiyarat sahibi elmasın bir nevidir der. Ama herkes elmasa zehirdir derler. Elmasın zehirliği üç köşeli kırıldığı içindir derler. O takdirce zehir olan elmas işbu kızıl taş dedikleri olsa caizdir. Velhasıl bunu yeseler buna ilaç odur ki be babında kurtboğan(Bîş) için yazılmıştır. Kurtboğana eyledikleri ilacı buna dahi edeler.
Mas: Elmas taşıdır Türkçede; sengü’l-mas Farsçada; Elmas dedikleri taş dört nevi olur. Evvel nevi Hindidir. Rengi beyaza meyillidir, büyüğü bakla kadar olur ama nadirdir, çok bulunmaz, nişadır gibi parıltısı olur ve safidir. İkinci nevine Makedoni derler. Bunun dahi rengi evvelki gibi olur ama daha büyük bulunur. Üçüncü nevine demiri derler, zira rengi demir rengine benzer. Bu nevi terazide ağır gelir derler. Yemen vilayetinde bulunur ve Suka vilayetinde dahi bulunur, Suka Serendib etekleridir. Dördüncü nevi Kıbrıs elmasıdır ki madeni Kıbrıs’tadır. Gümüş gibi rengi vardır, o bir nevi elmaslardan yumuşaktır. Buna kalemkâr eder, mühür dahi kazıttırmak kabildir, pahada alçaktır. Sahih elmasın tabiatı Temimi ve Teyazuk'un sözü üzere dördüncü derecede soğuk ve kurudur. İhtiyarat’ta ve bazıları sıcak ve kuru demişler ama uzaktır. Derler ki ağızda tutsalar dişleri kırar ve bazıları çürütür demişler. Ama yavaş yavaş kırıp çürütüyor olsa gerektir, soğukluktan dişleri gevrek etmesi de caizdir zira kıyasa mutabık böyle olmaktır. Tıp ilminin bir miktarı dahi kıyastır ve ustalığının(hazâkatinin) manası yalnız bilmek değildir, akıl dahi kabul edip akılla kıyas edip akla mutabık ise amele getirmeye dahi derler. Geldik elmasın hallerine. Elmas Dioskorides'in sözü üzere yakıcı ve çürütücüdür, diğer bedenden hıltları ifsat eder. Onun için bunu öldürücü zehir derler. Bazı tabipler engerek zehri demiş ama Yuhanna bu söze karşı çıkmıştır. İshak'ın sözü üzere eğer mesaneye salacak mil ucuna menengiç sakızı yapıştıra ve dahi ucuna küçük elmas kırıntısı yapıştırıp zeker deliğine o mili salalar ki mesane taşlarını kırar. Ama ekser tabipler böyle zikretmişler ve tehlikelidir diye amele gelmeye tenbih etmişler. Cümle sahih üç nevi elmasın hassası odur ki elmas cümle taşları keser, ancak kurşunu kesmez belki kurşun onu helak eder. Ve elmasa ateş ve demir kâr etmez ve eser eylemez, ancak demir örsle vururlarsa üç köşeli kırıntı olur ve zehir dedikleri o üç köşeli elmastır derler. Elmas soğukluğundan derhal adamı helak eylediğini Latin ve Yunan ve Frenk tabiplerinin bazısı bunun böyle ameline karşıdırlar. Bunun zehirliği üç köşeli olduğu içindir derler. Eğer elması yutsalar elmasın üç köşelisi uğradığı yerleri zahiren çizip her nereye rast gelse yırtar derler. Frengistan’da bazı kimseler karnını yırtıp gördük asla etine tesir etmemiş lakin yara eylemiş, gördük dediler, ama günlerin geçmesiyle ve zamanla eti dahi fasit eylese caizdir dediler. Ama diğer tabiplerin nicesi elması soğukluğundan öldürücü zehirdir dediler. Ve Minhac ve İhtiyarat-ı Bediiyye ve bazı müfredat ashabı eğer hatayla bunu bir kimse yese sıcak suyla ve yağ ile kusturup taze süt içireler diye bolca yazmışlar ama fakire bu gayet uzak gelir. Elması içeride yara ettikten sonra kusmak ve taze süt içmek ve gayrı nesneler içmek ne fayda eder? Eğer içeride derhal sıçan otu ve gayrı helak edici zehirler gibi derhal ezilip cümle bedene tesir etse idi, hele kusma ve ishal ile muayene etseler olurdu.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Mas Dört dürlü olur. Biri Hindi olur, ak olur, bakla kadar. İkincisi nişadır gibi rengi olur. Üçüncüsü demir rengi gibi olur. Dördüncüsü Kıbrısi'dir. Gümüş rengi gibi olur. Bu cümlesinin hassası odur ki, cümle taşları dağıtır keser. Ancak kurşun değil, belki kurşun bunu keser. Helak eder. Dahi buna ateş ve demir kâr etmez. Eğer bu taştan bir pare ağızda tutsalar dişleri pare pare ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Mas: Noktasız sin(Sîn-i mühmele) ile meşhurdur. Taşların nefisindendir. Altın olmaktan yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yaşlığı(rutubeti) onu alıkoyar kuruluğu şiddetli olduğu için. Maddesi kurşunidir. Ve yeri Hind'de Serendib dedikleri yerdir. Ve iyisi zeytinisi, arpacık nişadırı olandır. Makedoniyye ve billuriyye ve kıbrısiyye demekle malumdur. Ve bazıları demişler ki o, mastan değildir. Zira onda ateş tesir eylemiş. Ve kötüsü(kemi) yeşil olanıdır. O, soğuk ve kurudur dördüncüde ya sıcaktır. Kalbi kuvvetli eder bile kullanmakla ve korkudan emin eder ve avratları tez doğurtur. Ve eğer dişe koysalar zahmetsiz dişi ezer. Ve onun altıgen olanı demişler ki sarayı meneder. Ve insanlar arasında şayi olmuş ki onu ağızda tutmak ile katleder. Bu hatadır. Belki katleylemesi yutmak iledir. Zira karına girdikte bağırsakları deler. Ve eğer böyle olmasaydı böbrek taşını ezmekte bir şey onun gibi değil idi(ancak öldürücü yara ettiği için bu amaç ile, yani böbrek taşı için kullanılması imkansız ve yasak olmaktadır). Zekere dahil eylemek keza tehlikesi vardır. Ve bu, tecrübe edilmiştir. Ve hassasındandır ki madeni olan şeyleri deler. Ve onda amel eder. Ancak karkaşem ki o, onda amel eder istediği gibi. Ve eğer önceleyen(mütekaddim) ola sabun ile onu halledeler. Donmuş olan suları halleder ve eserleri cila eder vaktince. Ve eğer bir kimse ki Zühal mizanda iken veya kutlu burca muttasıl iken bir adamın suretini ki elinde silah ola, o taşa nakşedeler. Her kim onu bile kullansa gayetle cesur ve heybetli olur ve kadri artar.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Mas: Elmas taşıdır ki beyaz kıymetli cevherdir gayet parıltılı ve safi olur ve hassası odur ki elmas cümle taşları keser ve ateş ve demir kâr etmez. Bazı faziletlilerden(fuzalâdan) ve usta taifesinden(tâ'ife-i hazzâkdan) nice kimseler elmas madenleri keser ve ancak kurşunu kesmez belki kurşun elması keser ve helak eder diye eserlerinde tahrir ve onlardan naklolunur lakin akıl sahipleri bu nakle kani değildir ancak kırmak istediklerinde demir vursalar, üzerine koyup vursalar üçer köşeli kırıntılar olup ve o ufak kırıntılara zayi olmasın hıfz eylesin diye kurşuna sararlar yoksa kurşun elması kesmek nice mutasavverdir akıl sahiplerinden olanlar bu rivayete karşıdırlar(münkirlerdir). Sahih elmasın tabiatı Muhammed Temimi'nin sözü üzere dördüncü derecede soğuk ve kurudur İhtiyarat'ın sözü ve bazıları sıcak ve kurudur demişler ama uzaktır ve derler ki ağızda tutsalar dişleri kırar ve bazıları çürütür demişler ama yavaş yavaş kırıp çürütmek gerektir, soğukluğundan dişleri gevrek etmek caizdir zira kıyasa mutabık böyle olmaktır. Dioskorides'in sözü üzere yakıcı ve açıcıdır(müfettihtir) diğer bedenden hıltları ifsat eder onun için bunu öldürücü zehir derler. Bazı tabipler engerek zehri demişler ama Yuhanna bu söze karşıdırlar. İshak'ın sözü eğer mesaneye salacak mil ucuna menengiç sakızı yapıştırıp ve dahi ucuna küçük elmas parçası yapıştırıp zeker deliğine o mili salalar ki mesane taşlarını kırar ama ekser tabipler böyle zikretmişlerdir. Zehir dedikleri üç köşeli elmasa derler, elmas soğukluğundan derhal adamı helak eylediği Latin ve Yunan tabiplerinin bazısını bunun böyle ameline karşıdırlar bunun zehirliği üç köşeli olduğu içindir derler. Eğer elması yutsalar elmasın üç köşelisi uğradığı yerleri zahiren çizip faraza her nereye rast gelse yırtar derler. Frengistan’da bazı kimseler elmas yutan adamın karnını yarıp gördük asla etine tesir eylememiş lakin yara eylemiş gördük dediler ama günlerin geçmesi ve zamanla eti dahi fasit eylese caizdir dediler ama diğer tabiplerin nicesi elması soğukluğundan öldürücü zehirdir dediler. Bunun tabiatı kimisi soğuk ve kuru demişler kimisi sıcak ve kuru demişler bu bir taştır cümle cevherler bununla delinir ve kendisini kurşundan gayrı bir şey delmez ve hassa budur ki Hekim Aristo der ki elması ağız içine koymak caiz değildir zira dişleri kırar eğer bir hamile doğururken üstüne asalar doğurmak elemini duymaya.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]
Mas: Türkçede elmas dedikleri malum kıymetli taştır. Birkaç dürlüdür: Birisi Hindidir ki beyaz olur ve ekser bulunanı bakla danesi kadar olur. Hindisinin rengi safi nişadır rengine yakındır. Bir sınıfı dahi Makedoni'dir ki beyazlıkta Hindiden aşağıdır ama miktarda büyücektir. Bir sınıfı dahi demiridir yani demire benzerdir. Magnezya(Magnîsâ) dedikleri taş ki sırçaya katarlar ona benzerdir. Dördüncüsü Kıbrısi'dir ki Kıbrıs vilayeti madenlerinde bulunur gümüşe benzer. Bazı hekimler bunu elmas değildir başka diğer taştır derler. Zira elmasa ateş ve demir kâr etmez ama buna eğerçi demir kâr etmez ateş kâr eder. Bir sınıfı dahi vardır ki azıcık yeşilliğe ve bozluğa meyillidir. Cümle sınıflarının(asnâfının) tabiatleri hadden ziyade kurudur ve dördüncü derecede soğuktur. Bazıları demişler sıcaktır, ziyade cila edicidir, dişleri pak edip cila eder lakin tehlikelidir(muhâtaradır). Ağızda tutsalar dişleri kırar. Elmas cemi diğer madenleri kırıp ufaltır ve ufaklar ancak kurşunu kıramaz belki kurşun onu kırıp onunla ufaklanır. İhtiyarat-ı Bedii nam Farsça müfredat sahibi zikreder ki bu kelam vaki dışıdır(gayr-ı vâki'dir). Elması kırmak murat oldukta örs üzerine kurşun paresi koyup ve elması kurşun üzerine korlar ondan sonra çekiç ile vurup kurşun onu tutup yabana sıçramaya komaz. Bu hatalı inanış ondan neşet eder. Matkap ki Türkçede matkap dedikleri aletler uçlarına elmas koyup onunla yakut ve diğer cevherleri delerler. Eğer elmastan yarım dirhem miktarı yeseler kuruluğu veyahut içeride uzvu kesip doğramakla katleder. İlaç budur ki derhal kusup ve taze sağılmış ve sıcak sığır sütü ve sade yağ içireler. Bazıları demişler eğer azıcık miktar ondan içseler su yollarında olan taşları ufaklayıp çıkara. Bazıları demişler içmesi tehlikelidir. Pes evla budur ki azıcık elmas paresini menengiç sakızı(ilk-i butm) dedikleri sakız paresine yapıştırıp ve o sakızı ince ve düz demir başına yapıştıralar ve demiri yağlar ile yağlayalar ve zekerden içeri ta taş olduğu yere eriştireler ama bu dahi güç ve tehlikelidir. Zira bazı sinir veyahut damar ve diğer nesneye uğrayıp yırtmak ihtimali vardır.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Mahiyeti Hakkında: Elmasın asli maddesi "mas"tır, elif-lam takısı içindir. Kanun sahibi der ki: Layık olan elmas mim babında getirilmek idi lakin lam cüz gibi kullanılıp mas ile şöhreti olmamakla biz dahi meşhura uyarak elif babında getirdik. Tabiatı Hakkında: Bir kavim der ki elmas soğuk ve kurudur ve diğerleri der ki kuvvet ile sıcak ve kurudur. Fiilleri ve Özellikleri Hakkında: Elmasta şiddetli cila olur. Dioskorides der ki elmas yakıcı ve çürütücüdür(muhrik-i mu'affindir). Ziynet Hakkında: Dişleri elmas ziyade cilalandırır. Baş Organları Hakkında: Bir kavim der ki elmas ağız içinde tutulsa(imsak olunsa) dişleri paralar. Ve tabipler dediler ki elmasın bu fiili hassası hasebiyle olur. Ve bir kavim dediler ki elmasın bu fiili onun içindir ki elmas bulunan mahaller engerek(ef'âî) mahalleri olur, lamahale elmas engerekten zehirlilik istifade edip bu fiili kazanılmış kuvvet ile işler ve o kavmin bu kelamı abartısı(mücazefesi) çok olan kimselerin kelamıdır, senetsiz bu kelamı söylediler ve bilmediler ki engereğin zehri hariçe atıldıktan sonra o zehrin fiili batıl olur hususen ki çok müddet geçe. Boşaltım Organları Hakkında: Bir kavim der ki elmastan bir habbe Rum sakızı ile şırınganın(zerrâkanın) tarafına yapıştırılıp mesanesinde taş olanların idrar yoluna girdirilse taşı ufalatır ve bu fiil uzak görülen eşyalardandır. Zehirler Hakkında: Elmas öldürücü zehirdir(semm-i kâtildir). (Esin Kahya isimli kadının 2020 baskılı çevirisinde ise elmasın zehirlere panzehir olduğu yazılmış idi, daha bunun gibi EN AZ 1000 hatası mevcuttur, birazı ekşi sözlükte, birazını nacizane bendeniz deşifre edecektim, her 2-3 sayfada bir hata bulununca bi on sayfa sonra bıktım, yaka silktim ve attım kenara, kitabı sattım gitti, hiçbirimiz kusursuz değiliz ancak en azından anlam ifade eden cümlelerle doğru manayı vermeyi, olabildiğince kastedilen manayı aktarmaya çalışıyoruz, kusursuzluk hedefimiz değil, en azından doğru olması, bi anlam ifade etmesi ve mesela zehire panzehir, panzehire zehir dememesi gereklidir, Allah Teala bizlere doğru çevirileri nasip etsin, ve kısacası, doğru çeviriyi okuyun ey ahali :D)
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Elmas: Elmas taşıdır. Diğer mas taşı derler. Mim babında mas diye nevileri zikrolunur.
Kızıl taş(Hacer-i ahmer): Mercan kökü gibi olur bir taştır. Bir dankı adamı öldürür. Kurtboğan(Bîş) dedikleri yaramaz zehir gibidir. İhtiyarat sahibi elmasın bir nevidir der. Ama herkes elmasa zehirdir derler. Elmasın zehirliği üç köşeli kırıldığı içindir derler. O takdirce zehir olan elmas işbu kızıl taş dedikleri olsa caizdir. Velhasıl bunu yeseler buna ilaç odur ki be babında kurtboğan(Bîş) için yazılmıştır. Kurtboğana eyledikleri ilacı buna dahi edeler.
Mas: Elmas taşıdır Türkçede; sengü’l-mas Farsçada; Elmas dedikleri taş dört nevi olur. Evvel nevi Hindidir. Rengi beyaza meyillidir, büyüğü bakla kadar olur ama nadirdir, çok bulunmaz, nişadır gibi parıltısı olur ve safidir. İkinci nevine Makedoni derler. Bunun dahi rengi evvelki gibi olur ama daha büyük bulunur. Üçüncü nevine demiri derler, zira rengi demir rengine benzer. Bu nevi terazide ağır gelir derler. Yemen vilayetinde bulunur ve Suka vilayetinde dahi bulunur, Suka Serendib etekleridir. Dördüncü nevi Kıbrıs elmasıdır ki madeni Kıbrıs’tadır. Gümüş gibi rengi vardır, o bir nevi elmaslardan yumuşaktır. Buna kalemkâr eder, mühür dahi kazıttırmak kabildir, pahada alçaktır. Sahih elmasın tabiatı Temimi ve Teyazuk'un sözü üzere dördüncü derecede soğuk ve kurudur. İhtiyarat’ta ve bazıları sıcak ve kuru demişler ama uzaktır. Derler ki ağızda tutsalar dişleri kırar ve bazıları çürütür demişler. Ama yavaş yavaş kırıp çürütüyor olsa gerektir, soğukluktan dişleri gevrek etmesi de caizdir zira kıyasa mutabık böyle olmaktır. Tıp ilminin bir miktarı dahi kıyastır ve ustalığının(hazâkatinin) manası yalnız bilmek değildir, akıl dahi kabul edip akılla kıyas edip akla mutabık ise amele getirmeye dahi derler. Geldik elmasın hallerine. Elmas Dioskorides'in sözü üzere yakıcı ve çürütücüdür, diğer bedenden hıltları ifsat eder. Onun için bunu öldürücü zehir derler. Bazı tabipler engerek zehri demiş ama Yuhanna bu söze karşı çıkmıştır. İshak'ın sözü üzere eğer mesaneye salacak mil ucuna menengiç sakızı yapıştıra ve dahi ucuna küçük elmas kırıntısı yapıştırıp zeker deliğine o mili salalar ki mesane taşlarını kırar. Ama ekser tabipler böyle zikretmişler ve tehlikelidir diye amele gelmeye tenbih etmişler. Cümle sahih üç nevi elmasın hassası odur ki elmas cümle taşları keser, ancak kurşunu kesmez belki kurşun onu helak eder. Ve elmasa ateş ve demir kâr etmez ve eser eylemez, ancak demir örsle vururlarsa üç köşeli kırıntı olur ve zehir dedikleri o üç köşeli elmastır derler. Elmas soğukluğundan derhal adamı helak eylediğini Latin ve Yunan ve Frenk tabiplerinin bazısı bunun böyle ameline karşıdırlar. Bunun zehirliği üç köşeli olduğu içindir derler. Eğer elması yutsalar elmasın üç köşelisi uğradığı yerleri zahiren çizip her nereye rast gelse yırtar derler. Frengistan’da bazı kimseler karnını yırtıp gördük asla etine tesir etmemiş lakin yara eylemiş, gördük dediler, ama günlerin geçmesiyle ve zamanla eti dahi fasit eylese caizdir dediler. Ama diğer tabiplerin nicesi elması soğukluğundan öldürücü zehirdir dediler. Ve Minhac ve İhtiyarat-ı Bediiyye ve bazı müfredat ashabı eğer hatayla bunu bir kimse yese sıcak suyla ve yağ ile kusturup taze süt içireler diye bolca yazmışlar ama fakire bu gayet uzak gelir. Elması içeride yara ettikten sonra kusmak ve taze süt içmek ve gayrı nesneler içmek ne fayda eder? Eğer içeride derhal sıçan otu ve gayrı helak edici zehirler gibi derhal ezilip cümle bedene tesir etse idi, hele kusma ve ishal ile muayene etseler olurdu.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Mas Dört dürlü olur. Biri Hindi olur, ak olur, bakla kadar. İkincisi nişadır gibi rengi olur. Üçüncüsü demir rengi gibi olur. Dördüncüsü Kıbrısi'dir. Gümüş rengi gibi olur. Bu cümlesinin hassası odur ki, cümle taşları dağıtır keser. Ancak kurşun değil, belki kurşun bunu keser. Helak eder. Dahi buna ateş ve demir kâr etmez. Eğer bu taştan bir pare ağızda tutsalar dişleri pare pare ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Mas: Noktasız sin(Sîn-i mühmele) ile meşhurdur. Taşların nefisindendir. Altın olmaktan yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yaşlığı(rutubeti) onu alıkoyar kuruluğu şiddetli olduğu için. Maddesi kurşunidir. Ve yeri Hind'de Serendib dedikleri yerdir. Ve iyisi zeytinisi, arpacık nişadırı olandır. Makedoniyye ve billuriyye ve kıbrısiyye demekle malumdur. Ve bazıları demişler ki o, mastan değildir. Zira onda ateş tesir eylemiş. Ve kötüsü(kemi) yeşil olanıdır. O, soğuk ve kurudur dördüncüde ya sıcaktır. Kalbi kuvvetli eder bile kullanmakla ve korkudan emin eder ve avratları tez doğurtur. Ve eğer dişe koysalar zahmetsiz dişi ezer. Ve onun altıgen olanı demişler ki sarayı meneder. Ve insanlar arasında şayi olmuş ki onu ağızda tutmak ile katleder. Bu hatadır. Belki katleylemesi yutmak iledir. Zira karına girdikte bağırsakları deler. Ve eğer böyle olmasaydı böbrek taşını ezmekte bir şey onun gibi değil idi(ancak öldürücü yara ettiği için bu amaç ile, yani böbrek taşı için kullanılması imkansız ve yasak olmaktadır). Zekere dahil eylemek keza tehlikesi vardır. Ve bu, tecrübe edilmiştir. Ve hassasındandır ki madeni olan şeyleri deler. Ve onda amel eder. Ancak karkaşem ki o, onda amel eder istediği gibi. Ve eğer önceleyen(mütekaddim) ola sabun ile onu halledeler. Donmuş olan suları halleder ve eserleri cila eder vaktince. Ve eğer bir kimse ki Zühal mizanda iken veya kutlu burca muttasıl iken bir adamın suretini ki elinde silah ola, o taşa nakşedeler. Her kim onu bile kullansa gayetle cesur ve heybetli olur ve kadri artar.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Mas: Elmas taşıdır ki beyaz kıymetli cevherdir gayet parıltılı ve safi olur ve hassası odur ki elmas cümle taşları keser ve ateş ve demir kâr etmez. Bazı faziletlilerden(fuzalâdan) ve usta taifesinden(tâ'ife-i hazzâkdan) nice kimseler elmas madenleri keser ve ancak kurşunu kesmez belki kurşun elması keser ve helak eder diye eserlerinde tahrir ve onlardan naklolunur lakin akıl sahipleri bu nakle kani değildir ancak kırmak istediklerinde demir vursalar, üzerine koyup vursalar üçer köşeli kırıntılar olup ve o ufak kırıntılara zayi olmasın hıfz eylesin diye kurşuna sararlar yoksa kurşun elması kesmek nice mutasavverdir akıl sahiplerinden olanlar bu rivayete karşıdırlar(münkirlerdir). Sahih elmasın tabiatı Muhammed Temimi'nin sözü üzere dördüncü derecede soğuk ve kurudur İhtiyarat'ın sözü ve bazıları sıcak ve kurudur demişler ama uzaktır ve derler ki ağızda tutsalar dişleri kırar ve bazıları çürütür demişler ama yavaş yavaş kırıp çürütmek gerektir, soğukluğundan dişleri gevrek etmek caizdir zira kıyasa mutabık böyle olmaktır. Dioskorides'in sözü üzere yakıcı ve açıcıdır(müfettihtir) diğer bedenden hıltları ifsat eder onun için bunu öldürücü zehir derler. Bazı tabipler engerek zehri demişler ama Yuhanna bu söze karşıdırlar. İshak'ın sözü eğer mesaneye salacak mil ucuna menengiç sakızı yapıştırıp ve dahi ucuna küçük elmas parçası yapıştırıp zeker deliğine o mili salalar ki mesane taşlarını kırar ama ekser tabipler böyle zikretmişlerdir. Zehir dedikleri üç köşeli elmasa derler, elmas soğukluğundan derhal adamı helak eylediği Latin ve Yunan tabiplerinin bazısını bunun böyle ameline karşıdırlar bunun zehirliği üç köşeli olduğu içindir derler. Eğer elması yutsalar elmasın üç köşelisi uğradığı yerleri zahiren çizip faraza her nereye rast gelse yırtar derler. Frengistan’da bazı kimseler elmas yutan adamın karnını yarıp gördük asla etine tesir eylememiş lakin yara eylemiş gördük dediler ama günlerin geçmesi ve zamanla eti dahi fasit eylese caizdir dediler ama diğer tabiplerin nicesi elması soğukluğundan öldürücü zehirdir dediler. Bunun tabiatı kimisi soğuk ve kuru demişler kimisi sıcak ve kuru demişler bu bir taştır cümle cevherler bununla delinir ve kendisini kurşundan gayrı bir şey delmez ve hassa budur ki Hekim Aristo der ki elması ağız içine koymak caiz değildir zira dişleri kırar eğer bir hamile doğururken üstüne asalar doğurmak elemini duymaya.
[Hazerfan Hüseyin Efendi - Tuhfetül Eribin Nafia Lir-Ruhani Vet-Tabib]
Mas: Türkçede elmas dedikleri malum kıymetli taştır. Birkaç dürlüdür: Birisi Hindidir ki beyaz olur ve ekser bulunanı bakla danesi kadar olur. Hindisinin rengi safi nişadır rengine yakındır. Bir sınıfı dahi Makedoni'dir ki beyazlıkta Hindiden aşağıdır ama miktarda büyücektir. Bir sınıfı dahi demiridir yani demire benzerdir. Magnezya(Magnîsâ) dedikleri taş ki sırçaya katarlar ona benzerdir. Dördüncüsü Kıbrısi'dir ki Kıbrıs vilayeti madenlerinde bulunur gümüşe benzer. Bazı hekimler bunu elmas değildir başka diğer taştır derler. Zira elmasa ateş ve demir kâr etmez ama buna eğerçi demir kâr etmez ateş kâr eder. Bir sınıfı dahi vardır ki azıcık yeşilliğe ve bozluğa meyillidir. Cümle sınıflarının(asnâfının) tabiatleri hadden ziyade kurudur ve dördüncü derecede soğuktur. Bazıları demişler sıcaktır, ziyade cila edicidir, dişleri pak edip cila eder lakin tehlikelidir(muhâtaradır). Ağızda tutsalar dişleri kırar. Elmas cemi diğer madenleri kırıp ufaltır ve ufaklar ancak kurşunu kıramaz belki kurşun onu kırıp onunla ufaklanır. İhtiyarat-ı Bedii nam Farsça müfredat sahibi zikreder ki bu kelam vaki dışıdır(gayr-ı vâki'dir). Elması kırmak murat oldukta örs üzerine kurşun paresi koyup ve elması kurşun üzerine korlar ondan sonra çekiç ile vurup kurşun onu tutup yabana sıçramaya komaz. Bu hatalı inanış ondan neşet eder. Matkap ki Türkçede matkap dedikleri aletler uçlarına elmas koyup onunla yakut ve diğer cevherleri delerler. Eğer elmastan yarım dirhem miktarı yeseler kuruluğu veyahut içeride uzvu kesip doğramakla katleder. İlaç budur ki derhal kusup ve taze sağılmış ve sıcak sığır sütü ve sade yağ içireler. Bazıları demişler eğer azıcık miktar ondan içseler su yollarında olan taşları ufaklayıp çıkara. Bazıları demişler içmesi tehlikelidir. Pes evla budur ki azıcık elmas paresini menengiç sakızı(ilk-i butm) dedikleri sakız paresine yapıştırıp ve o sakızı ince ve düz demir başına yapıştıralar ve demiri yağlar ile yağlayalar ve zekerden içeri ta taş olduğu yere eriştireler ama bu dahi güç ve tehlikelidir. Zira bazı sinir veyahut damar ve diğer nesneye uğrayıp yırtmak ihtimali vardır.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Elmas (Mâs / Diamond)
Fi’l-Mâhiyyeti: Elmâsıñ mâdde-i asliyyesi "mâs"dur, elif-lâm ta'rîf içündür. Sâhib-i Kânûn der ki: Lâyık olan elmâs bâbü'l-mîmde îrâd olınmak idi lâkin lâm cüz gibi isti'mâl olınup mâs ile şöhreti olmamakla biz dahı meşhûra ittibâ'an elif bâbında îrâd eyledük.
Fi't-Tab'ı: Bir kavm der ki elmâs bârid-i yâbisdür ve âherleri der ki kuvvet ile hârr-ı yâbisdür.
Fi’l-Ef'âli ve’l-Havâssı: Elmâsda cilâ-i şedîd olur. Dîskûrîdûs der ki elmâs muhrik-i mu'affindür.
Fi’z-Zîneti: Dişleri elmâs ziyâde cilâlandurur.
Fi A'zâ'i’r-Re'si: Bir kavm der ki elmâs agız içinde imsâk olınsa dişleri paralar. Ve etibbâ dediler ki elmâsıñ bu fi'li hâssiyyeti hasebiyle olur. Ve bir kavm dediler ki elmâsıñ bu fi'li anuñ içündür ki elmâs bulınan mahaller ef'âî mahalleri olur, lâ-mahâle elmâs ef'âîden semmiyyet istifâde edüp bu fi'li kuvvet-i müstefâde ile işler ve ol kavmüñ bu kelâmı mücâzefesi kesîr olan kimesnelerüñ kelâmıdur, bilâ-sened bu kelâmı söylediler ve bilmediler ki ef'ânıñ semmi hârice tarh olındukdan soñra ol semmüñ fi'li bâtıl olur husûsan ki müddet-i kesîre mürûr eyleye.
Fi A'zâ'i’n-Nefzi: Bir kavm der ki elmâsdan bir habbe Rûmî sakız ile zerrâkanıñ tarafına yapışdurılup mesânesinde hasât olanlaruñ ihlîline idhâl olınsa hasâtı teftît eder ve bu fi'il istib'âd olınan eşyâlardandur.
Fi’s-Sümûmi: Elmâs semm-i kâtildür.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Fi’l-Mâhiyyeti: Elmâsıñ mâdde-i asliyyesi "mâs"dur, elif-lâm ta'rîf içündür. Sâhib-i Kânûn der ki: Lâyık olan elmâs bâbü'l-mîmde îrâd olınmak idi lâkin lâm cüz gibi isti'mâl olınup mâs ile şöhreti olmamakla biz dahı meşhûra ittibâ'an elif bâbında îrâd eyledük.
Fi't-Tab'ı: Bir kavm der ki elmâs bârid-i yâbisdür ve âherleri der ki kuvvet ile hârr-ı yâbisdür.
Fi’l-Ef'âli ve’l-Havâssı: Elmâsda cilâ-i şedîd olur. Dîskûrîdûs der ki elmâs muhrik-i mu'affindür.
Fi’z-Zîneti: Dişleri elmâs ziyâde cilâlandurur.
Fi A'zâ'i’r-Re'si: Bir kavm der ki elmâs agız içinde imsâk olınsa dişleri paralar. Ve etibbâ dediler ki elmâsıñ bu fi'li hâssiyyeti hasebiyle olur. Ve bir kavm dediler ki elmâsıñ bu fi'li anuñ içündür ki elmâs bulınan mahaller ef'âî mahalleri olur, lâ-mahâle elmâs ef'âîden semmiyyet istifâde edüp bu fi'li kuvvet-i müstefâde ile işler ve ol kavmüñ bu kelâmı mücâzefesi kesîr olan kimesnelerüñ kelâmıdur, bilâ-sened bu kelâmı söylediler ve bilmediler ki ef'ânıñ semmi hârice tarh olındukdan soñra ol semmüñ fi'li bâtıl olur husûsan ki müddet-i kesîre mürûr eyleye.
Fi A'zâ'i’n-Nefzi: Bir kavm der ki elmâsdan bir habbe Rûmî sakız ile zerrâkanıñ tarafına yapışdurılup mesânesinde hasât olanlaruñ ihlîline idhâl olınsa hasâtı teftît eder ve bu fi'il istib'âd olınan eşyâlardandur.
Fi’s-Sümûmi: Elmâs semm-i kâtildür.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
