Hayvanların Havassı
Akbaba ve Bütün akbaba çeşitleri
Serbest metin
Akbaba ve Bütün akbaba çeşitleri (Rehame, Neophron percnopterus)
Mahiyeti: Bilinen hayvandır.
Baş Azaları: Onun ödü yarım baş ağrısı olan tarafın zıt tarafında vaki kulağa menekşe yağı ile damlatılır ve kezalik kulak ağrısı olan tarafın zıt tarafına damlatılır. Ve burun ve kulağında yeli olan çocuklara akbaba ödü buruna çekilir ve damlatılır.
Göz Azaları: O öd soğuk su ile gözünde beyazı olanlara sürme çekilir.
Boşaltım Azaları: Denildi ki onun gübresi gebe kalan kadınlara tütsü olunsa çocuğunu düşürür.
Zehirler: İbn Bıtrık dedi ki onun ödü cam kap içinde gölgede kurutulsa ve onunla engerek yılanı sokanların soktuğu tarafa sürme çekilse faydalı olur. Yazar İbn Bıtrık'in bu kelamını tasdik eylemedi velakin dedi ki bazı başkaları zikreyledi ki akrep ve yılan ve eşek arısı zehirleri hakkında akbaba ödü tecrübe olundu ve tecrübe hasebiyle faydası muhakkak oldu. Ve yazarın zannı ve hesabınca onların tecrübesi ısırılan uzva o ödü sürmekle olmuştur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Nesr: Akbaba(kerkes) kuşudur Türkçe; uşifrago Latince. Bazıları bunu kartaldır derler. Akbaba kuşu büyük kuştur ve gayet yüksek uçar. Acayiplerdendir ki bir gün doğudan batıya varır ve geri dönmeye kadirdir derler, ama uzaktır. Ve ne kadar ırak yerlerde leş bulsa yavrusuna getirir derler ve uçmaya kadir oluncaya değin leşi yer. Ve yumurtladığı zamanda yarasa yemesin diye çınar yaprağı ile örter, gayet gizli yerde yumurta eder derler. Ve Galenos bunun nice kuş idüğünü tabipler bilmedi der. Ama Acayibü’l-Mahlukat sahibi kavli üzere yumurtası zamanında erkeği anında Hind'e varıp dişisine bir taş getirir ki o taş Hint dağlarından gayrı yerde bulunmaz ve o taşın hassasiyeti budur ki yumurtlarken ıstırap çekmez diye beyan etmiş. Eğer akbaba hasta olsa insan etini yer, hoş olur ve eğer gözü görmez olsa insan ölüsünün ödünü çıkarıp gözünü onunla siler, gözü hoş olur. Ve akbaba kuşu gül ve gayrı güzel kokuyu sevmez, hasta olur derler, hayatı Allah'ın emriyle yaramaz koku iledir. Eğer ödünü kulağa damlatsalar sağırlığını giderir ve göze yedi kere çekseler gece görmeyen gışa illetine ve göz karanlığına fayda eder ve göze su inmesine dahi faydalıdır. Eğer iliğini bal ile göze çekseler remet dedikleri göz ağrısına faydalıdır. Eğer etini vers ve bal ve tuz ve kimyonla pişirseler haşereler soktuğuna faydalıdır. Eğer yağını eritip kulağa damlatsalar sağırlığı giderir. İhtiyarat kavli üzere bunun eti sıcak ve kurudur, kasılmaya faydalıdır ve sair kuşlardan yoğun kıvamlı/kalındır(galizdir), sevda hıltı tevellüt ettirir. Eğer ödünü yedi kere soğuk suyla göze sürme eyleseler, hem çevre yanına dürtseler su indiğine faydalıdır ve beraberi bal ile çekseler göz karardığına fayda verir ve kapak kalınlığına ve uyuzuna faydalıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Nesr: Akbaba kerkesdir. Bunun evsafından birisi budur kim, bundan yavuz ve katı yüksek uçar kuş yoktur. Bir günde doğudan batıya varır, geri döner. Bir acayibi dahi budur ki, ne kadar ırak yerde leş yese geri o gün yavrusuna yetişse gerek. Eğer etini yeseler kasılmaya fayda eder. Ödünü yedi kere soğuk suyla göze sürme etseler ve dört yanına dürtseler su indiğine fayda eder. Eğer beraberi bala katsalar göz karardığına dürtseler gidere. Ve uyuzu gidere. İçi yağını eritseler sıcak iken kulağa damlatsalar bir nice zaman sağırlığına fayda eder.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Rahma: O, anuktur. Bununla tabipler katında şöhret bulmuş. O, bir kuştur çemende deve kuşu ile beyaz kaz arasındadır. Ve gözleri gayetle sarıdır. O, dağlarda ve çöllerde sakin olur ve pek yerlerde yumurtlar ve gayetle korkak olur hatta demişler ki eğer silahı görseydi kanı kururdu, demişler. O, sıcaktır üçüncüde ve kurudur evvelkide. Eczalarının iyisi yumurtasıdır cüzzamın faydasına. Tecrübe olunmuştur. Beri eder eğer yerleşmiş olmamış ise. Ve illa çok istimale muhtaçtır. Eğer bir kimse yedi yumurta ile beri olmaz ise beri olmaktan ümidini kessin. Ve istimalinin keyfiyeti odur ki evvel bedeni münasip olan müshil şeyler ile saf eylesinler ve yumurtayı sabahında iken istimal eylesinler ve yemek ve içmekten altmış dereceye değin sabredeler, sonra karın yağını yalasınlar ve bir haftadan sonra yine böylece istimal eylesinler. Beri eder Allahü Teala'nın izniyle. Ve onun kabuğu ne zaman ki ezip cerahatlere ekseler kanını keser ve etini kaynatır. Ve sirke ile kurdeşeni zail eder ve kepeği kezalik. Ve tüyü haşereleri kovar ve tersi sirke ile alacaya gayetle faydalıdır. Ve onun dumanı ve bile götürmek zararlıdır ve düşürtücüdür tecrübe ile ve içmesi dahi kezalik. Ve eğer onun ile sürme çekseler beyazı zail eder ve ödü dahi kezalik. Soğuk su ile eğer buruna damlatsalar ağrının zıt tarafına yarım baş ağrısını derhal zail eder ve kulağa dahi böylece damlatsalar yine kulak ağrısını ve sağırlığı ve yelleri ve çınlamayı zail eder ve tıkanıklıkları açar. Ve onun hassalarındandır ki kurumuş eti ile ne zaman ki tütsü etseler hardal ile doğuran kadının ayakları arasında doğumu kolay eder. Ve demişler ki eğer bağlanan kimseyi bununla yedi kere tütsü etseler açılır. Ve eğer onun başını doğuran kadının ayakları arasına salsalar ya onda assalar doğumu kolay eder. Ve sol kanadının tüyü kezalik doğumu kolay eder. Ve eğer onun ciğerini sirke ile üç danık her günde üç defa cinneti olana içirseler cinneti zail eder. Tecrübe ile naklolunmuştur. Ve eğer beynini içseler adamı ahmak eder ve cinnet getirir ve derisini kurutup şarapla istimal etseler zehirleri keser. Ve onun mizacı kemdir. Ve hararet ve susuzluk getirir ve hıltları yakar. Ve ondan sakınmak evladır. Ve Hekim Davud der ki bazı kitaplarda gördüm ki onun sağ kanadının kemiğini her kim bile götürse insanlar arasında makbul olur ve hacetleri biter.
Neser: O, avcı kuşlardandır. Cüssesi azimdir. Ve siyah kızıllığa maildir. Ve gagası uzundur ve bacağında olan tüyler kamış gibidir. Ve gözü beyaz ile siyah arasındadır. Ve adamı alıp istediği yere uçar. Ve demişler ki o, bir günde Irak'tan uçup Hind'e gitmiş ve yine dönmüş. Zira evladını safran ile sarılamışlar varıp sarılık taşını getirmiş. Ve o taş bulunmaz, illa Serendib'de. Ve bin yıl yaşar. Ve her yılda bir dane yumurta yumurtlar. Sıcak ve kurudur üçüncüde. Eti yoğun kıvamlı/kalındır(galizdir) ve yelleri zail eder ve tıkanıklıkları açar ve mesane taşlarını(haşayı) ezer ve balgamı keser ve yağı öksürüğe faydalıdır içmekle ve eklemler ve bel ağrısını ve bacaklara sürmekle. Ve kanı, ödü gibi beyazı gözden söker ve suyunu meneder göze çekmekle ve sürmekle ve iç yağı sağırlığı ve gübresi çili zail eder. Ve tüyü, keli ve uyuzu ve kaşıntıyı ve yaraları zail eder ama onun eti yoğun kıvamlı/kalındır(galizdir). Tarçın ve sirke onun islah edicisidir.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Nesr: Türkçede kerkes dedikleri kuştur. Yırtıcı kuşlardandır, büyük kuştur, rengi tavşancıl kuşu siyahlığı ve hecizi dedikleri doğan bozluğu arasındadır, bilinendir. Murat edicek sair kuşlardan diğer kuş ondan yüksek uçamaz. Bazıları demişler sabahtan öğleye veyahut öğleden akşama dek iki bin fersah miktarı yerden uçup gelir. Eti ziyade sıcak ve kurudur, kuruluğu ziyadedir. Etini yemek kasılma marazına faydalıdır. Eti ziyade çirkin rayihalıdır. Etinden hasıl olan hılt yaramazdır. Yoğun kıvamlılığında(galizlığında) ve ondan hasıl olan hılt yaramazlığında (bişey) ona yaklaşmaz ancak koca turna eti yaklaşır. Eğer ödü ile soğuk su ile yedi kere göze çekip ve göz çevresine sürseler göze su inmesine fayda eyleye. Eğer Hint fındığının salgısından misli ile karıştırsalar gözlerde olan karanlığa fayda edip kapaklarında olan yoğun kıvamlılığı(galizlığı) ve giciği gidere. Eğer iç yağını eritip sıcak iken kulağa damlatsalar sağırlığa fayda eyleye, hususan nice zaman etseler ziyade fayda eyleye.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa'u't-Tabîbe Cehluhu]
Mahiyeti: Bilinen hayvandır.
Baş Azaları: Onun ödü yarım baş ağrısı olan tarafın zıt tarafında vaki kulağa menekşe yağı ile damlatılır ve kezalik kulak ağrısı olan tarafın zıt tarafına damlatılır. Ve burun ve kulağında yeli olan çocuklara akbaba ödü buruna çekilir ve damlatılır.
Göz Azaları: O öd soğuk su ile gözünde beyazı olanlara sürme çekilir.
Boşaltım Azaları: Denildi ki onun gübresi gebe kalan kadınlara tütsü olunsa çocuğunu düşürür.
Zehirler: İbn Bıtrık dedi ki onun ödü cam kap içinde gölgede kurutulsa ve onunla engerek yılanı sokanların soktuğu tarafa sürme çekilse faydalı olur. Yazar İbn Bıtrık'in bu kelamını tasdik eylemedi velakin dedi ki bazı başkaları zikreyledi ki akrep ve yılan ve eşek arısı zehirleri hakkında akbaba ödü tecrübe olundu ve tecrübe hasebiyle faydası muhakkak oldu. Ve yazarın zannı ve hesabınca onların tecrübesi ısırılan uzva o ödü sürmekle olmuştur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Nesr: Akbaba(kerkes) kuşudur Türkçe; uşifrago Latince. Bazıları bunu kartaldır derler. Akbaba kuşu büyük kuştur ve gayet yüksek uçar. Acayiplerdendir ki bir gün doğudan batıya varır ve geri dönmeye kadirdir derler, ama uzaktır. Ve ne kadar ırak yerlerde leş bulsa yavrusuna getirir derler ve uçmaya kadir oluncaya değin leşi yer. Ve yumurtladığı zamanda yarasa yemesin diye çınar yaprağı ile örter, gayet gizli yerde yumurta eder derler. Ve Galenos bunun nice kuş idüğünü tabipler bilmedi der. Ama Acayibü’l-Mahlukat sahibi kavli üzere yumurtası zamanında erkeği anında Hind'e varıp dişisine bir taş getirir ki o taş Hint dağlarından gayrı yerde bulunmaz ve o taşın hassasiyeti budur ki yumurtlarken ıstırap çekmez diye beyan etmiş. Eğer akbaba hasta olsa insan etini yer, hoş olur ve eğer gözü görmez olsa insan ölüsünün ödünü çıkarıp gözünü onunla siler, gözü hoş olur. Ve akbaba kuşu gül ve gayrı güzel kokuyu sevmez, hasta olur derler, hayatı Allah'ın emriyle yaramaz koku iledir. Eğer ödünü kulağa damlatsalar sağırlığını giderir ve göze yedi kere çekseler gece görmeyen gışa illetine ve göz karanlığına fayda eder ve göze su inmesine dahi faydalıdır. Eğer iliğini bal ile göze çekseler remet dedikleri göz ağrısına faydalıdır. Eğer etini vers ve bal ve tuz ve kimyonla pişirseler haşereler soktuğuna faydalıdır. Eğer yağını eritip kulağa damlatsalar sağırlığı giderir. İhtiyarat kavli üzere bunun eti sıcak ve kurudur, kasılmaya faydalıdır ve sair kuşlardan yoğun kıvamlı/kalındır(galizdir), sevda hıltı tevellüt ettirir. Eğer ödünü yedi kere soğuk suyla göze sürme eyleseler, hem çevre yanına dürtseler su indiğine faydalıdır ve beraberi bal ile çekseler göz karardığına fayda verir ve kapak kalınlığına ve uyuzuna faydalıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Nesr: Akbaba kerkesdir. Bunun evsafından birisi budur kim, bundan yavuz ve katı yüksek uçar kuş yoktur. Bir günde doğudan batıya varır, geri döner. Bir acayibi dahi budur ki, ne kadar ırak yerde leş yese geri o gün yavrusuna yetişse gerek. Eğer etini yeseler kasılmaya fayda eder. Ödünü yedi kere soğuk suyla göze sürme etseler ve dört yanına dürtseler su indiğine fayda eder. Eğer beraberi bala katsalar göz karardığına dürtseler gidere. Ve uyuzu gidere. İçi yağını eritseler sıcak iken kulağa damlatsalar bir nice zaman sağırlığına fayda eder.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Rahma: O, anuktur. Bununla tabipler katında şöhret bulmuş. O, bir kuştur çemende deve kuşu ile beyaz kaz arasındadır. Ve gözleri gayetle sarıdır. O, dağlarda ve çöllerde sakin olur ve pek yerlerde yumurtlar ve gayetle korkak olur hatta demişler ki eğer silahı görseydi kanı kururdu, demişler. O, sıcaktır üçüncüde ve kurudur evvelkide. Eczalarının iyisi yumurtasıdır cüzzamın faydasına. Tecrübe olunmuştur. Beri eder eğer yerleşmiş olmamış ise. Ve illa çok istimale muhtaçtır. Eğer bir kimse yedi yumurta ile beri olmaz ise beri olmaktan ümidini kessin. Ve istimalinin keyfiyeti odur ki evvel bedeni münasip olan müshil şeyler ile saf eylesinler ve yumurtayı sabahında iken istimal eylesinler ve yemek ve içmekten altmış dereceye değin sabredeler, sonra karın yağını yalasınlar ve bir haftadan sonra yine böylece istimal eylesinler. Beri eder Allahü Teala'nın izniyle. Ve onun kabuğu ne zaman ki ezip cerahatlere ekseler kanını keser ve etini kaynatır. Ve sirke ile kurdeşeni zail eder ve kepeği kezalik. Ve tüyü haşereleri kovar ve tersi sirke ile alacaya gayetle faydalıdır. Ve onun dumanı ve bile götürmek zararlıdır ve düşürtücüdür tecrübe ile ve içmesi dahi kezalik. Ve eğer onun ile sürme çekseler beyazı zail eder ve ödü dahi kezalik. Soğuk su ile eğer buruna damlatsalar ağrının zıt tarafına yarım baş ağrısını derhal zail eder ve kulağa dahi böylece damlatsalar yine kulak ağrısını ve sağırlığı ve yelleri ve çınlamayı zail eder ve tıkanıklıkları açar. Ve onun hassalarındandır ki kurumuş eti ile ne zaman ki tütsü etseler hardal ile doğuran kadının ayakları arasında doğumu kolay eder. Ve demişler ki eğer bağlanan kimseyi bununla yedi kere tütsü etseler açılır. Ve eğer onun başını doğuran kadının ayakları arasına salsalar ya onda assalar doğumu kolay eder. Ve sol kanadının tüyü kezalik doğumu kolay eder. Ve eğer onun ciğerini sirke ile üç danık her günde üç defa cinneti olana içirseler cinneti zail eder. Tecrübe ile naklolunmuştur. Ve eğer beynini içseler adamı ahmak eder ve cinnet getirir ve derisini kurutup şarapla istimal etseler zehirleri keser. Ve onun mizacı kemdir. Ve hararet ve susuzluk getirir ve hıltları yakar. Ve ondan sakınmak evladır. Ve Hekim Davud der ki bazı kitaplarda gördüm ki onun sağ kanadının kemiğini her kim bile götürse insanlar arasında makbul olur ve hacetleri biter.
Neser: O, avcı kuşlardandır. Cüssesi azimdir. Ve siyah kızıllığa maildir. Ve gagası uzundur ve bacağında olan tüyler kamış gibidir. Ve gözü beyaz ile siyah arasındadır. Ve adamı alıp istediği yere uçar. Ve demişler ki o, bir günde Irak'tan uçup Hind'e gitmiş ve yine dönmüş. Zira evladını safran ile sarılamışlar varıp sarılık taşını getirmiş. Ve o taş bulunmaz, illa Serendib'de. Ve bin yıl yaşar. Ve her yılda bir dane yumurta yumurtlar. Sıcak ve kurudur üçüncüde. Eti yoğun kıvamlı/kalındır(galizdir) ve yelleri zail eder ve tıkanıklıkları açar ve mesane taşlarını(haşayı) ezer ve balgamı keser ve yağı öksürüğe faydalıdır içmekle ve eklemler ve bel ağrısını ve bacaklara sürmekle. Ve kanı, ödü gibi beyazı gözden söker ve suyunu meneder göze çekmekle ve sürmekle ve iç yağı sağırlığı ve gübresi çili zail eder. Ve tüyü, keli ve uyuzu ve kaşıntıyı ve yaraları zail eder ama onun eti yoğun kıvamlı/kalındır(galizdir). Tarçın ve sirke onun islah edicisidir.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Nesr: Türkçede kerkes dedikleri kuştur. Yırtıcı kuşlardandır, büyük kuştur, rengi tavşancıl kuşu siyahlığı ve hecizi dedikleri doğan bozluğu arasındadır, bilinendir. Murat edicek sair kuşlardan diğer kuş ondan yüksek uçamaz. Bazıları demişler sabahtan öğleye veyahut öğleden akşama dek iki bin fersah miktarı yerden uçup gelir. Eti ziyade sıcak ve kurudur, kuruluğu ziyadedir. Etini yemek kasılma marazına faydalıdır. Eti ziyade çirkin rayihalıdır. Etinden hasıl olan hılt yaramazdır. Yoğun kıvamlılığında(galizlığında) ve ondan hasıl olan hılt yaramazlığında (bişey) ona yaklaşmaz ancak koca turna eti yaklaşır. Eğer ödü ile soğuk su ile yedi kere göze çekip ve göz çevresine sürseler göze su inmesine fayda eyleye. Eğer Hint fındığının salgısından misli ile karıştırsalar gözlerde olan karanlığa fayda edip kapaklarında olan yoğun kıvamlılığı(galizlığı) ve giciği gidere. Eğer iç yağını eritip sıcak iken kulağa damlatsalar sağırlığa fayda eyleye, hususan nice zaman etseler ziyade fayda eyleye.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa'u't-Tabîbe Cehluhu]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Ak baba ve Bütün akbaba çeşitleri Rehame رخمه Neoves yani akbaba türünden neophron ve Neophron percnopterus
el-Mâhiyyetü: Hayvân-ı ma'rûftur.
A'dâü’r-Re’si: Onun merâresi şakîkası olan cânibin hilâfı cânibinde vâki' üzüne dühn-i benefsec ile taktîr olunur ve kezâlik veca'-ı üzün olan cânibin hilâfı cânibine taktîr olunur. Ve enf ve üzününde rîhi olan sıbyâna merâre-i rehame se'ût ve katûr kılınır.
A'dâü’l-Ayni: O merâre mâ-ı bârid ile 'aynında beyâz olanlara iktihâl olunur.
A'dâü’n-Nefzı: Denildi ki onun zibli gebe kalan hâtunlara tebhîr olunsa hamlini iskât eder.
es-Sümûmu: İbn Bıtrîk dedi ki onun merâresi inâ-i zücâc içinde zıllda tecfîf olunsa ve onunla ef'î les' edenlerin les'i cânibine iktihâl olunsa nâfi' olur. İbn Bıtrîk'in bu kelâmını musannif tasdîk eylemedi velâkin dedi ki ba'zı âher zikr eyledi ki 'akreb ve hayye ve zünbûr semmleri hakkında rehame mirâresi tecrübe olundu ve bi-hasebi't-tecribe nef'i muhakkak oldu. Ve musannifin zann u hisbânı üzere onların tecribesi 'udv-ı melsû'a o mirâreyi lath kılınmakla olmuştur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
el-Mâhiyyetü: Hayvân-ı ma'rûftur.
A'dâü’r-Re’si: Onun merâresi şakîkası olan cânibin hilâfı cânibinde vâki' üzüne dühn-i benefsec ile taktîr olunur ve kezâlik veca'-ı üzün olan cânibin hilâfı cânibine taktîr olunur. Ve enf ve üzününde rîhi olan sıbyâna merâre-i rehame se'ût ve katûr kılınır.
A'dâü’l-Ayni: O merâre mâ-ı bârid ile 'aynında beyâz olanlara iktihâl olunur.
A'dâü’n-Nefzı: Denildi ki onun zibli gebe kalan hâtunlara tebhîr olunsa hamlini iskât eder.
es-Sümûmu: İbn Bıtrîk dedi ki onun merâresi inâ-i zücâc içinde zıllda tecfîf olunsa ve onunla ef'î les' edenlerin les'i cânibine iktihâl olunsa nâfi' olur. İbn Bıtrîk'in bu kelâmını musannif tasdîk eylemedi velâkin dedi ki ba'zı âher zikr eyledi ki 'akreb ve hayye ve zünbûr semmleri hakkında rehame mirâresi tecrübe olundu ve bi-hasebi't-tecribe nef'i muhakkak oldu. Ve musannifin zann u hisbânı üzere onların tecribesi 'udv-ı melsû'a o mirâreyi lath kılınmakla olmuştur.
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
