🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Zayyân (Od otu / Yaban yasemini)
Serbest metin
Zayyân (Od otu / Yaban yasemini / Akasma)
Clematis cirrhosa, Clematis flammula veya Clematis vitalba
Zayyân: Od otu derler ve yaban yasemini ve yaban nesrini dahi derler. İtburnu ağacı diplerinde biter, sarmaşık gibi sarılır, gül gibi dikeni olur. Muhammed Temimi sözünce behramec budur der. Farsçada akan derler, Latinler yerbe de fugur derler yani ateş otu demek olur, aşebü’n-nar gibi. Ve Berberice lisanı üzere eyzez derler ve bazı halk buna marik ve zenef derler. Latin lisanı üzere celsomino derler, Arapçada susan-ı berri derler. Yasemin yaprağı gibi olur, kökü siyah ve uzun olur, kara çöpleme kadar harareti vardır. Bunun tabiatı dördüncü derecede sıcak ve kurudur dediler. Eğer bunu bir mevkiye kosalar şeytarac gibi yakar derler. Eğer bunun kökünü sirke ile yahut incir ile ak ve kara alacaya sürseler giderir ve eğer siyatik ağrısına yakı eyleseler fayda verir. Eğer bundan iki arpa ağırlığı kadarını dövüp menekşe yağıyla buruna damlatsalar soğuktan olan şakak ağrılarını giderir. Bunun altı dirhemini yüz yirmi dirhem su ile yarı kalıncaya dek pişirip ondan sonra süzüp kıvama getirilip beraberi şeker ile içseler öksürüğe ve astım(nefes darlığı,'rebv')'a fayda eder. Eğer yağını çıkarsalar gövde gevşekliğine/güçsüzlüğüne(süstlüğüne) ve felce sürseler faydalıdır. Ve sirke ile saçkırana sürseler uygundur. Ve kökünü azıcık veya bir saat kadar nasır etlerine kosalar yumuşata. Eğer buçuk dirhem hıyarşembe suyu ile içseler kustura. Ve yaprağı ve budaklarını kurutup dövüp bir dirhem içseler zahmetsiz kustura. Ve kökünün bir danık kadarını mukl ve nişasta karıştırıp içseler, iki kere sevda ishal ettire. Ve kökünü sirke ile pişirip diş ağrısı için gargara etseler fayda eder. Ve çiçeğini kokulasalar soğuk baş ağrısını giderir ve yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yellerini dağıtır. Ve çiçeğini yağ içinde kırk gün güneşte asakoyup ondan sonra o yağı felce ve yüz felcine ve siyatik ağrısına ve kasılmaya ve titremeye ve soğuk yarım baş ağrısına ve hasılı soğuk zahmetlere sürseler giderir, gayet uygun ve münasiptir.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Zayyân: Yaban yaseminidir. Gül dikenleri gibi dikenleri olur. Ekseri itburnuna dolaşıp biter. Kara kökü olur. Eğer kökünü incirle karıştırıp ak ve kara alacaya vursalar gidere. Eğer yakı edip siyatik ağrısına vursalar geri fayda ede. Eğer altı dirhem yüz yirmi dirhem suya koysalar yarı kalıncaya dek pişirseler ondan sonra süzseler, beraberi şekerle kıvama getireler, içseler eski öksürüğe ve astım(nefes darlığı,'rebv')'a beğayet fayda eder. Eğer sirke ile yakı edip saçkırana vursalar fayda ede. Eğer kökünden bir paresini nasır etine vursalar, birkaç saat kosalar katılığını gidere. Eğer üç danığını badem yağı ile karıştırıp pelin ile içseler balgamı ve safrayı ishal ede. Eğer hıyarşembe suyla ezip buçuk dirhemini içseler beğayet kustura. Eğer yapraklarını ve budaklarını dövüp sıksalar, kurutup bir dirhem içseler zahmet etmeden kustura. Eğer kökünü dirhemin üçte ikisi miktarını beraber mukl-i ezrakla ve nişastayla karıştırıp içseler, on iki el süre, icabet ettire ve kustura ve astım('rebv')'a ve nefes darlığına fayda ede. Eğer sirke ile pişirip gargara etseler diş ağrısına fayda ede. Eğer çiçeğini yakı edip soğuk baş ağrısına ve yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yellere fayda ede. Eğer çiçeğini yağ içine koyup güneşe asakosalar kırk gün durduktan sonra felce ve yüz felcine ve siyatik ağrısına ve kasılmaya ve titremeye ve soğuk yarım baş ağrısına ve soğuk hastalıklara beğayet fayda ede. Ve bir türlüsü dahi olur. Yaprağı ufacık olur. Ağaçlara dolaşır. Eğer yemişlerinden suyla içseler yada şarapla anomaliyle ezip içseler balgamı ve safrayı ishal ede. Eğer yaprağını yakı edip uyuzlara vursalar fayda ede. Eğer tuzla ve şeytaracla yakı edip yiyici çıbanlarına vursalar fayda ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Zayân: Yaban yasemini. Buna tesmiye olundu. Zira çiçekleri yasemindir. O bir ottur ki yaprakları ince sarmaşığa benzer lakin sütü olmaz ve kış dışında bulunur. Ve ağacın kuvveti on yıla değin kalır. Sıcak ve kurudur dördüncüde. Üç hıltı keser, hususa eklemleri ve nikrisi içmek ve sürmek ile. Ve eğer siyatik ağrısına sürseler beri eder. O şartla ki yağından veya kökünden yarım vakiyye bir rıtl suda kaynatıp yarısı gidince. Ve o, astım(nefes darlığı,'rebv')'ın en büyük şifasıdır ve nefes darlığını ve öksürüğü zail eder. Ve yağı felci ve yüz felcini zail eder ve eserleri söker ve siyah çöplemenin işini işler hatta zannolunur ki o, odur. Ve o, bayılmayı ve krampı meydana getirir. Badem yağı islah edicisidir. Ve şerbeti: Bir miskale değindir.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Zayyân: Yabani yasemindir. Endülüs ehli ona ateş otu yani ateş otluğu derler. Bu yasemini çok kokulasalar burnu kanatır. Yabanlarda ve yaş tepeler başlarında biter. Bu yasemin bitkisi güya ki bir güne sarmaşıktır, bazısı bazısına sarmaşıp biter, yasemine benzer ufak sarı çiçeği vardır. Bitkinin yaprağı büyük sarmaşık yaprağına benzerdir ama ondan çok katıdır ve budakları üzerinde gül dikenine benzer dikenleri vardır. Böğürtlen dedikleri diken yanında çok bulunur, uzun kökü vardır. Kökünden dahi siyah ince budakları uzanır. Endülüs ehli derler ki siyah çöpleme dedikleri deva onun köküdür. Zira fiil ve tesirleri birdir ama hakikatte o çöpleme değildir. Bu kökün tabiatı dördüncü derece evvellerinde sıcak ve kurudur. Siyah çöplemeden harareti ziyadedir. Bitkisi üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Kökünden miskal miktarı insanı katleder. Eğer beden üzerine kosalar bedeni yaka. Eğer sirke veyahut muhkem tatlı incir ile karıştırıp alaca ve sedef üzerine sürüp sıvasalar alaca ve sedefe büyük devalardan ola. Eğer siyatik ağrısı üzerine yakı edip vursalar yaramaz eti yiyip ziyade fayda eyleye. Eğer bir çekirdek miktarını menekşe yağı ile ezip soğuktan şakika yani başın bir canibinde ağrısı olan kimsenin burnundan içeri kosalar fayda eyleye. Eğer yarım vakiyye yani üç dirhem miktarını bir rıtl su içinde ta su yarısına gelinceye dek pişirseler ve o kalan suyu şarap edip eskiden öksürüğü ve nefes darlığı marazı olana içirseler ziyade faydalı deva ola. Eğer ondan yağ etseler o yağ felç ve beden gevşemesi marazlarına fayda edip kötürümleri ayak üzerine kaldıra. Eğer sirke ile ezip saç sakal döküldüğü yere ta kanamak mertebesine varınca muhkem ovsalar ziyade fayda edip bir kerede saçları bitire. Eğer kökünden yarım dirhem miktarını badem yağı ile karıştırıp misli pelin otu ve kitre ile karıştırsalar balgamı ve safrayı ziyade kuvvet ile ishal eyleye ama korkuludur. Eğer kökünden ebegümeci suyu ile içseler ziyade kustura. Kezalik budaklarının ve yapraklarının sıkıntısı ve pişirilmişi dahi böyledir. Eğer kökünden üç dirhem miktarını misli besfayic ve misli mukl-i ezrak ile içseler sevda hıltını pak edip ıstırap ve elem vermeye. Eğer sirke ile pişirip onunla gargara etseler dişler ağrılarını giderip iyi ede. Çiçeğini koklamakla soğuktan olan baş ağrılarına ve yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yellere faydalıdır. Çiçeğinden yağ ederler, o yağ içeride olan soğuklara faydalıdır. Bu bitkinin bir nevi dahi vardır; yaprağı ince ve budakları kızıldır, çiçeği dahi kızıla maildir. Bu nevi keskindir, tadılsa lezzeti keskindir, rayihası dahi keskin ve çirkindir ve kendisi yakıcıdır, deriyi soyar ve bunun yaprağı önceden beyan olunanın kökü gibidir belki dahi keskindir.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Clematis cirrhosa, Clematis flammula veya Clematis vitalba
Zayyân: Od otu derler ve yaban yasemini ve yaban nesrini dahi derler. İtburnu ağacı diplerinde biter, sarmaşık gibi sarılır, gül gibi dikeni olur. Muhammed Temimi sözünce behramec budur der. Farsçada akan derler, Latinler yerbe de fugur derler yani ateş otu demek olur, aşebü’n-nar gibi. Ve Berberice lisanı üzere eyzez derler ve bazı halk buna marik ve zenef derler. Latin lisanı üzere celsomino derler, Arapçada susan-ı berri derler. Yasemin yaprağı gibi olur, kökü siyah ve uzun olur, kara çöpleme kadar harareti vardır. Bunun tabiatı dördüncü derecede sıcak ve kurudur dediler. Eğer bunu bir mevkiye kosalar şeytarac gibi yakar derler. Eğer bunun kökünü sirke ile yahut incir ile ak ve kara alacaya sürseler giderir ve eğer siyatik ağrısına yakı eyleseler fayda verir. Eğer bundan iki arpa ağırlığı kadarını dövüp menekşe yağıyla buruna damlatsalar soğuktan olan şakak ağrılarını giderir. Bunun altı dirhemini yüz yirmi dirhem su ile yarı kalıncaya dek pişirip ondan sonra süzüp kıvama getirilip beraberi şeker ile içseler öksürüğe ve astım(nefes darlığı,'rebv')'a fayda eder. Eğer yağını çıkarsalar gövde gevşekliğine/güçsüzlüğüne(süstlüğüne) ve felce sürseler faydalıdır. Ve sirke ile saçkırana sürseler uygundur. Ve kökünü azıcık veya bir saat kadar nasır etlerine kosalar yumuşata. Eğer buçuk dirhem hıyarşembe suyu ile içseler kustura. Ve yaprağı ve budaklarını kurutup dövüp bir dirhem içseler zahmetsiz kustura. Ve kökünün bir danık kadarını mukl ve nişasta karıştırıp içseler, iki kere sevda ishal ettire. Ve kökünü sirke ile pişirip diş ağrısı için gargara etseler fayda eder. Ve çiçeğini kokulasalar soğuk baş ağrısını giderir ve yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yellerini dağıtır. Ve çiçeğini yağ içinde kırk gün güneşte asakoyup ondan sonra o yağı felce ve yüz felcine ve siyatik ağrısına ve kasılmaya ve titremeye ve soğuk yarım baş ağrısına ve hasılı soğuk zahmetlere sürseler giderir, gayet uygun ve münasiptir.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Zayyân: Yaban yaseminidir. Gül dikenleri gibi dikenleri olur. Ekseri itburnuna dolaşıp biter. Kara kökü olur. Eğer kökünü incirle karıştırıp ak ve kara alacaya vursalar gidere. Eğer yakı edip siyatik ağrısına vursalar geri fayda ede. Eğer altı dirhem yüz yirmi dirhem suya koysalar yarı kalıncaya dek pişirseler ondan sonra süzseler, beraberi şekerle kıvama getireler, içseler eski öksürüğe ve astım(nefes darlığı,'rebv')'a beğayet fayda eder. Eğer sirke ile yakı edip saçkırana vursalar fayda ede. Eğer kökünden bir paresini nasır etine vursalar, birkaç saat kosalar katılığını gidere. Eğer üç danığını badem yağı ile karıştırıp pelin ile içseler balgamı ve safrayı ishal ede. Eğer hıyarşembe suyla ezip buçuk dirhemini içseler beğayet kustura. Eğer yapraklarını ve budaklarını dövüp sıksalar, kurutup bir dirhem içseler zahmet etmeden kustura. Eğer kökünü dirhemin üçte ikisi miktarını beraber mukl-i ezrakla ve nişastayla karıştırıp içseler, on iki el süre, icabet ettire ve kustura ve astım('rebv')'a ve nefes darlığına fayda ede. Eğer sirke ile pişirip gargara etseler diş ağrısına fayda ede. Eğer çiçeğini yakı edip soğuk baş ağrısına ve yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yellere fayda ede. Eğer çiçeğini yağ içine koyup güneşe asakosalar kırk gün durduktan sonra felce ve yüz felcine ve siyatik ağrısına ve kasılmaya ve titremeye ve soğuk yarım baş ağrısına ve soğuk hastalıklara beğayet fayda ede. Ve bir türlüsü dahi olur. Yaprağı ufacık olur. Ağaçlara dolaşır. Eğer yemişlerinden suyla içseler yada şarapla anomaliyle ezip içseler balgamı ve safrayı ishal ede. Eğer yaprağını yakı edip uyuzlara vursalar fayda ede. Eğer tuzla ve şeytaracla yakı edip yiyici çıbanlarına vursalar fayda ede.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Zayân: Yaban yasemini. Buna tesmiye olundu. Zira çiçekleri yasemindir. O bir ottur ki yaprakları ince sarmaşığa benzer lakin sütü olmaz ve kış dışında bulunur. Ve ağacın kuvveti on yıla değin kalır. Sıcak ve kurudur dördüncüde. Üç hıltı keser, hususa eklemleri ve nikrisi içmek ve sürmek ile. Ve eğer siyatik ağrısına sürseler beri eder. O şartla ki yağından veya kökünden yarım vakiyye bir rıtl suda kaynatıp yarısı gidince. Ve o, astım(nefes darlığı,'rebv')'ın en büyük şifasıdır ve nefes darlığını ve öksürüğü zail eder. Ve yağı felci ve yüz felcini zail eder ve eserleri söker ve siyah çöplemenin işini işler hatta zannolunur ki o, odur. Ve o, bayılmayı ve krampı meydana getirir. Badem yağı islah edicisidir. Ve şerbeti: Bir miskale değindir.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Zayyân: Yabani yasemindir. Endülüs ehli ona ateş otu yani ateş otluğu derler. Bu yasemini çok kokulasalar burnu kanatır. Yabanlarda ve yaş tepeler başlarında biter. Bu yasemin bitkisi güya ki bir güne sarmaşıktır, bazısı bazısına sarmaşıp biter, yasemine benzer ufak sarı çiçeği vardır. Bitkinin yaprağı büyük sarmaşık yaprağına benzerdir ama ondan çok katıdır ve budakları üzerinde gül dikenine benzer dikenleri vardır. Böğürtlen dedikleri diken yanında çok bulunur, uzun kökü vardır. Kökünden dahi siyah ince budakları uzanır. Endülüs ehli derler ki siyah çöpleme dedikleri deva onun köküdür. Zira fiil ve tesirleri birdir ama hakikatte o çöpleme değildir. Bu kökün tabiatı dördüncü derece evvellerinde sıcak ve kurudur. Siyah çöplemeden harareti ziyadedir. Bitkisi üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Kökünden miskal miktarı insanı katleder. Eğer beden üzerine kosalar bedeni yaka. Eğer sirke veyahut muhkem tatlı incir ile karıştırıp alaca ve sedef üzerine sürüp sıvasalar alaca ve sedefe büyük devalardan ola. Eğer siyatik ağrısı üzerine yakı edip vursalar yaramaz eti yiyip ziyade fayda eyleye. Eğer bir çekirdek miktarını menekşe yağı ile ezip soğuktan şakika yani başın bir canibinde ağrısı olan kimsenin burnundan içeri kosalar fayda eyleye. Eğer yarım vakiyye yani üç dirhem miktarını bir rıtl su içinde ta su yarısına gelinceye dek pişirseler ve o kalan suyu şarap edip eskiden öksürüğü ve nefes darlığı marazı olana içirseler ziyade faydalı deva ola. Eğer ondan yağ etseler o yağ felç ve beden gevşemesi marazlarına fayda edip kötürümleri ayak üzerine kaldıra. Eğer sirke ile ezip saç sakal döküldüğü yere ta kanamak mertebesine varınca muhkem ovsalar ziyade fayda edip bir kerede saçları bitire. Eğer kökünden yarım dirhem miktarını badem yağı ile karıştırıp misli pelin otu ve kitre ile karıştırsalar balgamı ve safrayı ziyade kuvvet ile ishal eyleye ama korkuludur. Eğer kökünden ebegümeci suyu ile içseler ziyade kustura. Kezalik budaklarının ve yapraklarının sıkıntısı ve pişirilmişi dahi böyledir. Eğer kökünden üç dirhem miktarını misli besfayic ve misli mukl-i ezrak ile içseler sevda hıltını pak edip ıstırap ve elem vermeye. Eğer sirke ile pişirip onunla gargara etseler dişler ağrılarını giderip iyi ede. Çiçeğini koklamakla soğuktan olan baş ağrılarına ve yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yellere faydalıdır. Çiçeğinden yağ ederler, o yağ içeride olan soğuklara faydalıdır. Bu bitkinin bir nevi dahi vardır; yaprağı ince ve budakları kızıldır, çiçeği dahi kızıla maildir. Bu nevi keskindir, tadılsa lezzeti keskindir, rayihası dahi keskin ve çirkindir ve kendisi yakıcıdır, deriyi soyar ve bunun yaprağı önceden beyan olunanın kökü gibidir belki dahi keskindir.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Zayyân (Od otu / Yaban yasemini / Akasma)
Zayyân: Od otı derler ve yabân yâsemeni ve yabân nesrîni dahı derler. İt burnı agacı diplerinde biter, sarmaşık gibi sarılur, gül gibi dikeni olur. Muhammed Temîmî kavlince behrâmec budur der. Fârisîde ʿakân derler, Lâtînler yerbe de fûgûr derler yaʿnî âteş otı demek olur, ʿaşebü’n-nâr gibi. Ve Berberiyye lisânı üzere eyzez derler ve baʿzı halk buña marʿik ve zenef derler. Lâtîn lisânı üzere celsômînô derler, ʿArabda sûsân-ı berrî derler. Yâsemen yapragı gibi olur, köki siyâh ve uzun olur, kara harbak kadar harâreti vardur. Bunun tabîʿatı dördünci derecede hâr u yâbisdür dediler. Eger bunı bir mevziʿe kosalar şeytarac gibi yakar derler. Eger bunun kökini sirke ile yâhûd encîr ile ak ve kara behaka sürseler giderür ve eger ʿırku’n-nisâya yaku eyleseler nefʿ verür. Eger bundan iki arpa agırı kadarın dögüp benefşe yagıyla buruna tamzursalar sovukdan olan tulun agrıların giderür. Bunun altı dirhemin yüz yigirmi dirhem su ile yarı kalınca bişürüp andan soñra süzüp kıvâma getürilüp berâberi şeker ile içseler öksürüge ve zîkü’n-nefese fâʾide eder. Eger yagını çıkarsalar gövde süstligine ve fâlice sürseler müfîddür. Ve sirke ile dâʾü’s-saʿlebe sürseler muvâfıkdur. Ve kökini azacık veyâ bir sâʿat kadar nâsûr etlerine kosalar yumşada. Eger buçuk dirhem hıyârşenbe suyı ile içseler kusdura. Ve yapragı ve budakların kurıdup dögüp bir dirhem içseler zahmetsiz kusdura. Ve kökinün bir dânik kadarın mukl ve nişâsta karışdurup içseler, iki kere sevdâ ishâl etdüre. Ve kökini sirke ile bişürüp diş agrısıyçün mazmaza etseler fâʾide eder. Ve çiçegini kokulasalar sovuk baş agrısını giderür ve galîz yellerin tagıdur. Ve çiçegini yag içinde kırk gün güneşde asakoyup andan soñra ol yagı fâlice ve lakveye ve ʿırku’n-nisâya ve teşennüce ve raʿşeye ve sovuk şakîkaya ve’l-hâsıl sovuk zahmetlere sürseler giderür, gâyet muvâfık ve münâsibdür.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Zayyân: Od otı derler ve yabân yâsemeni ve yabân nesrîni dahı derler. İt burnı agacı diplerinde biter, sarmaşık gibi sarılur, gül gibi dikeni olur. Muhammed Temîmî kavlince behrâmec budur der. Fârisîde ʿakân derler, Lâtînler yerbe de fûgûr derler yaʿnî âteş otı demek olur, ʿaşebü’n-nâr gibi. Ve Berberiyye lisânı üzere eyzez derler ve baʿzı halk buña marʿik ve zenef derler. Lâtîn lisânı üzere celsômînô derler, ʿArabda sûsân-ı berrî derler. Yâsemen yapragı gibi olur, köki siyâh ve uzun olur, kara harbak kadar harâreti vardur. Bunun tabîʿatı dördünci derecede hâr u yâbisdür dediler. Eger bunı bir mevziʿe kosalar şeytarac gibi yakar derler. Eger bunun kökini sirke ile yâhûd encîr ile ak ve kara behaka sürseler giderür ve eger ʿırku’n-nisâya yaku eyleseler nefʿ verür. Eger bundan iki arpa agırı kadarın dögüp benefşe yagıyla buruna tamzursalar sovukdan olan tulun agrıların giderür. Bunun altı dirhemin yüz yigirmi dirhem su ile yarı kalınca bişürüp andan soñra süzüp kıvâma getürilüp berâberi şeker ile içseler öksürüge ve zîkü’n-nefese fâʾide eder. Eger yagını çıkarsalar gövde süstligine ve fâlice sürseler müfîddür. Ve sirke ile dâʾü’s-saʿlebe sürseler muvâfıkdur. Ve kökini azacık veyâ bir sâʿat kadar nâsûr etlerine kosalar yumşada. Eger buçuk dirhem hıyârşenbe suyı ile içseler kusdura. Ve yapragı ve budakların kurıdup dögüp bir dirhem içseler zahmetsiz kusdura. Ve kökinün bir dânik kadarın mukl ve nişâsta karışdurup içseler, iki kere sevdâ ishâl etdüre. Ve kökini sirke ile bişürüp diş agrısıyçün mazmaza etseler fâʾide eder. Ve çiçegini kokulasalar sovuk baş agrısını giderür ve galîz yellerin tagıdur. Ve çiçegini yag içinde kırk gün güneşde asakoyup andan soñra ol yagı fâlice ve lakveye ve ʿırku’n-nisâya ve teşennüce ve raʿşeye ve sovuk şakîkaya ve’l-hâsıl sovuk zahmetlere sürseler giderür, gâyet muvâfık ve münâsibdür.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
