Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

🌿 Kırlangıç otu 🌿

🌿 Kırlangıç otu 🌿 — 1
1 / 2
🌿 Kırlangıç otu 🌿 — 2
2 / 2
Serbest metin
Bu deva halidun'un küçüğüdür ve kendi içinde ikiye ayrılır. Halidunun büyüğü ise zerdeçaldır. İkisi de kırlangıç devası anlamına gelir ve göz için kullanılır.
Bu deva yanlış kullanıma müsait olduğu için ve şuan viral olduğu için, hem bu durumu sömürmemek hemde ihtiyaç olan bilgiyi herkes okuyabilsin de gözlerine zarar gelmesin diye premium içerik olmadan full yayınlanmıştır.. Önce;
ÖNEMLİ NOT!!!
Kırlangıç otu yani mamiran(celandine) İKİ ÇEŞİTTİR! Birisi Küçük Kırlangıç Otu'dur ve onun ismi: "Ranunculus ficaria"dır.
Öbür cinsi de günümüzde insanların gözlerine kullandıkları Mâmîrân-ı Kebîr Büyük Kırlangıç Otu'dur. Yani latince: Chelidonium majus (Greater Celandine)
Metinlerde mamiranın yani kırlangıç otunun şarap ve bal ile kaynatıp gargara yapılmasının
beyni tenkiye edeceğini yani beyni temizleyip balgam çekip indireceğini bu sayede arındırmış olacağını eski hekimler belirtmişlerdir. Aynı şekilde kökünün öz suyunu burundan içeri çekmek de beyni temizler şeklinde beyanlar vardır. Gözlere sürmenin faydaları olduğu metinlerde söylense de "kesinlikle suyunun sürülmesi gerektiğini" hiçbir yerde belirtmemişlerdir. Belki onlar kurutup döverek toz haline getirdikleri o tozu, belki de kökünü sürüyor olabilirler, kırlangıç otundan gözlere şifa oluyorsa da buna benzer alternatif kullanım şekilleri denenmeli, suyunu sürmemeye çalışmalıdır zira eski hekimler de günümüz hekimleri de keskin sütleri olan sütleğen bitkilerinin sütlerini göze sürmenin tehlikeli olduğunu tekrar tekrar söylemişlerdir.

Metinler
Küçük kırlangıç otu, Ranunculus ficaria
Ranunculus ficaria (Güncel bilimsel adıyla Ficaria verna - Lesser Celandine / Küçük Kırlangıç Otu veya Arpacık Salebi / Basur Otu)
Frenkçede kelidönya minöre, Arapçada hilaliyye-i asgar, Türkçede sıraca otu. Tabiatının harareti ve kuruluğu dördüncü dereceye ulaşır(baliğ olur). Faydası: Eğer zikrolunan otun kökünü ve yaprağını beraber şarap ile ve bal ile kaynatıp ağızda gargara etseler, beyni(dimağı) ve göğsü temizler/yıkar(tenkiye eder), yapışkan ve sünen(lezic) hıltları kolaylıkla çıkarır. Eğer zikrolunan otun kökünü ve yaprağını toz edip bal ile karıştırıp birer dirhem miktarı kullansalar, sıraca hastalığına derece derece faydası mutlaktır(mukarrerdir). Eğer söz konusu otun yaprağını ve kökünü taze iken imbikte damıtıp söz konusu damıtılmış sudan akşamda ve sabahta birer fincan kullansalar ve söz konusu damıtılmış su ile sıracayı yıkasalar derece derece sıraca hastalığını yok eder. Elhasıl söz konusu otun sıraca hastalığına faydası sonsuz olduğundan Frenk hekimleri söz konusu ota iskrüfülarya diye isimlendirmişler yani sıraca otu demek olur. Dioskorides ve Galenos dahi zikrolunan otu sıraca hususunda büyük medhederler. Gerçekte fakir dahi sıraca hastalığında ve basur hastalığında kullanıp büyük faydasını görmüşüzdür. Ve kuduz it ısırmasına(dalamasına) dahi faydalıdır inşallahü teala gaflet olunmaya.
[Terceme-i Cedîde Fi'l-Havâssi'l-Müfrede]

Büyük kırlangıç otu Chelidonium majus
Mamiran (Büyük Kırlangıç Otu): Frenkçede kelidönya, Arapçada mamiran, Türkçede hilaliyye. Tabiatı hararet ve kurulukta mutedildir. Faydası: Eğer söz konusu otun kökünü şarap ile kaynatıp içseler yaralara fayda edip sinirlere kuvvet verir ve öksürüklere ve şişkinlik/ödem hastalıklarına(istiskaya) fayda eder ve kanlı ishale fayda eder ve sıtmaların çeşitlerine dahi faydalıdır. Ve eğer zikrolunan kökten bir dirhem ve bir miktar şeker ile karıştırıp ve iki kırat safran katıp şarap ile içseler safrayı galebe çalmaktan engeller ve ciğer tıkanıklıklarını(süddelerini) açar/fetheder ve veba sıtmasına fayda eder. Zikrolunan otun çiçeğini damıtıp suyunu içseler kalbe büyük kuvvet verip yüreği bayılmadan engeller ve bedenin içinde olan yaralara fayda edip ağrılarını sakinleştirir ve zehirlerin tümüne fayda eder Allahü tealanın emriyle. Eğer zikrolunan otun taze iken yaprağını, kökünü ve çiçeğini toplayıp mermer havanda dövüp mengenede sıkıp özsuyunu alıp yumurta beyazıyla kestirip şeker ile şerbet eyleyip yine kendi damıtılmış suyuyla ezip içseler kadınların rahim tıkanıklıklarını açıp adet kanlarını söktürür(idrar eder). Velakin uzman hekim(tabib-i hazık) gerektir kullanmaya zira keskinliği ziyade deva olur, her yeni başlayanın kullanması caiz olmaz.
[Terceme-i Cedîde Fi'l-Havâssi'l-Müfrede]

Mamiran (NOT: İbni Sina burada günümüzde ünlü olmayan Ranunculus ficaria yani zehirli ve küçük mamiran cinsini zikrediyor, urûkü's-sabbâgînden daha keskindir demesinden bu anlaşılıyor. Ancak zayıf da olsa bir görüşe göre urûkü's-sabbâgîn zerdeçaldır.)
Mahiyeti Hakkında: Düğüm gibidir, onda az kıvrılma vardır, boyacılar kökünden keskindir(urûkü's-sabbâgînden yani günümüzdeki o meşhur göze kullanılan kırlangıç otundan, Chelidonium majus'dan keskindir).
Tabiatı Hakkında: İkinci derecenin sonunda sıcak ve kurudur.
Fiilleri ve Özellikleri Hakkında: Cidden arındırıcı/temizleyici(cali) ve temizleyicidir/yıkayıcıdır(münakkidir).
Süsleme/Güzellik Hakkında: Tırnakların beyazını ve kırılmış ve çirkin tırnakları temizler/arındırır(cila eder).
Baş Organları Hakkında: Özsuyu başta yoğun kıvamlı/kalın(galiz) rutubeti çeker ve beyni(dimağı) atık-fazlalıklardan temizler/yıkar ve kökü diş ağrısına faydalı olur.
Göz Organları Hakkında: Gözde olan beyazı(katarakt) temizler/yıkar ve onun ile sürme çekilse görmeyi keskinleştirir ve yoğun kıvamlı/kalın rutubetini temizler/arındırır ve bilhassa özsuyunun arındırıcılığı/temizleyiciliği çok olur.
Beslenme Organları Hakkında: Kökü sarılığa(yerakana) faydalı olur.
Boşaltım/Cinsel Organlar Hakkında: Bağırsak burusuna faydalıdır ve Bules'in sözü üzere sidiği söktürmesi dahi vardır.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]

Büyük Mamiran: Türkçede sarı köktür; Frenkçede selidönye;
Mamiran dedikleri iki çeşit olur, küçük ve büyük derler. Rumcasına karamuk kökü derler ve sarı kök(urukü’s-sufr) dahi derler, boyacılar kullanır, kırlangıç devası dahi derler. Hı babında halidun ve ayın babında sarı kök ki zerdeçaldır diye zikrolunmuştur. Geldik bu mahalde maksat olan mamirana ki küçük ve büyük olur demiştik, Çinlisi ve Horasanlısı olur. Temimi'nin sözü üzere Endülüslüsü dahi olur, hatta Endülüs çeşidi Çinlisinden daha kuvvetlidir demişler. Çin çeşidi sarı ve Horasan çeşidi boz veya yeşile meyilli olur. İnce köktür, küreli olur yani kıvrım kıvrım olur. İyisi ince ve boğumlu kök olmaktır. Şeyh Davud Hintlisi dahi olur der. Tabiatı İhtiyarat'ın sözü üzere ikinci derecenin sonunda sıcak ve kurudur ve dördüncü derecede dahi demişler ve bazıları birinci derecede sıcak ve üçüncüde kurudur dediler. Beyazuk'un sözü üzere üçüncü derecede kurudur, arındırıcılığı/temizleyiciliği ve paklayıcılığı/yıkayıcılığı vardır. Tırnakta ve gözde olan beyazlık (katarakt) hastalığını giderir ve göze kuvvetli keskinlik ve aydınlık verir. Ve kökü sarılığa ve sancıya faydalıdır, sidiği dahi söktürür. Eğer ezip lekelere sirke ile sürülse yok eder. Takvimü’l-Edviye'nin sözü üzere eğer bunu macun gibi edip bir cüz bal ve bir cüz pelesenk tohumu ve bir cüz pelesenk odunu ile karıştırıp kanser başlangıcında sürülse uygundur. Eğer bunun yağını alsalar siyatik hastalığına ve eklem ağrısına sürtseler faydalıdır. Fules'in sözü üzere yağı eski baş ve yarım baş ağrılarına bir cüz bundan ve bir cüz sarısabır suyuyla karıştırıp alnına ve şakaklarına yakı etseler ve süsen yağıyla kulak yaralarına koysalar keza faydalıdır ve diş ağrılarına uygundur. Takvim sahibinin sözü üzere pamukçuğa yani beyaz ağız sivilcesine faydalıdır. Şerbet miktarı yarım dirhemdir. Fazlası akciğere ve nefes organlarına ziyan eder, ancak nöbet şekeri ve Arap zamkı düzeltir. Bunun bedeli yine sarı köktür. Bunun kuvveti yirmi yıl bakidir.

Küçük Mamiran: Türkçede küçük mamirandır; Farsçada mamiran-ı kuçek; Rumcada hildünya mikro; Latincede selidönya minös; Macar ve Nemsede feygurat; İspanyolcada aşgar de fularmiye minör; Frenkçede esklere pötit; Temimi'de ferfiyun-ı agriya. Ve bir çeşidi dahi vardır. Tasvirleri kırmızı başlıklı üç rakamlı resimli kitapta vardır. Ve küçük mamiranın yaprakları enli ve büyük ve seyrek olur ve memeli kökü vardır ve kökünden beş altı dal çıkar ve ucunda çiçek verir ve çiçeklerinin bazısı iner, yere döşenir. Bunun kuvveti evvelki çeşidinden azdır. Tabiatı sıcak ve kurudur. Temimi'nin sözü üzere insanın etini yakar ve yaş uyuzu giderir ve tırnak yarıklarını ve kör tırnağı dahi düşürür. Ve kökünün özsuyunu bal ile başa dökseler başı pak eder, arıtır.
NOT: Aşağıdaki metin zerdeçub-zerdeçal olarak vurgulanmış olup burada bir kategorize sistemi düşünülebilir. Haliduniyunun büyük çeşidi zerdeçaldır, küçük çeşidi de mamiran yani kırlangıç otudur, kırlangıç otu da kendi içinde ikiye ayrılır. Bunların üçüne de kırlangıç otu manasına gelen haliduniyun denilmektedir. Uruku-s Sabbagin yani boyacılar kökü de ayrı olarak kendi içinde ikiye ayrılır, birisi zerdeçala, birisi de kırlangıç otuna ıtlak olunur. En doğrusunu Allah bilir.
Haliduniyun: İki çeşit olur. Büyük çeşidine zerdeçal ve küçük çeşidine mamiran derler. Türkçede sarı köktür; Farsçada zerdeçal; Süryanicede haliduniyun; Rumcada haliduniyye; Yunancada halidumun; Rumcada kilidönya zire; İspanyolcada gülönderer; Latincede hiröndü. Haliduniyunun manası kırlangıç devası demektir. Zira Akakir sahibi ve İhtiyarat sahibi ve nice nüsha ve kitap sahipleri derler ki kırlangıç yavrusunun gözü görmez olsa anaları mamiranın dalından getirip yavrularının gözlerine sürer, gözleri açılır derler. Ama İbni Baytar bu sözü kabul eylemez, bu ot kırlangıç ortaya çıktığı zaman bulunur, halk ondan dolayı yanılır ve kırlangıç öyle yapmış zanneder, der. Ama Akakir sahibi ayın babında sarı kökte ve mim babında mamiranda tüm fiilini beyan ettikten sonra hı babında haliduniyunda dahi tabiatı ve şerbet miktarı ve fayda ve zararını ve zararı gidermeyi detaylı olarak beyan etmişti. O takdirce tekrar beyan olunmaya ihtiyaç olmamakla ayın babında sarı kök diye zerdeçalı ve mim babında mamiranı zikredelim.

Devaü’l-huttaf: Kırlangıç devası derler ki halidumiyun dahi derler. Hı babında halidun diye zikrolunmuştur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]

Mameyran: Bir ottur ki gövdesinde düğümler vardır. Hintli olan iyisidir. Ve o siyaha meyillidir. Ve Çinli olan sarıya meyillidir. Diğerleri yeşilliğe meyillidir. Sular kenarında olur. Ve yaprakları sarmaşık gibidir. Onda acılık vardır. Ve tohumu susam gibidir. Başakta yetişir. Ve kuvveti yirmi yıla dek kalır. O, üçüncüde veya dördüncüde sıcak ve kurudur ve ikinci derecede kurudur. İçmekle bağırsak burusunu ve yelleri/gazları ve sarılığı ve tıkanıklıkları yok eder ve bal ile sürmek diğer eserleri temizler/arındırır. Bilhassa tırnakta olan beyazı yok eder ve çiğnemek ile dişleri kuvvetli eder. Ve göze çekmek ile gözü aydınlatır ve beyazını (katarakt) yok eder ama böbreklere zararlıdır. Bal düzelticisidir. Şerbeti: Bir miskal.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]

Büyük Mamiran: Türkçede karamuk kökü derler ve sarı kök dahi derler boyacılar kullanır. Tabiatı İhtiyarat'ın sözü üzere ikinci derecede sıcak ve kurudur, arındırıcılığı/temizleyiciliği ve paklayıcılığı/yıkayıcılığı vardır. Tırnakta ve gözde olan beyazlık(katarakt) hastalığını giderir ve göze kuvvetli keskinlik ve aydınlık verir. Kökü sarılığa ve sancıya faydalıdır, sidiği dahi söktürür. Eğer ezip lekelere sirke ile sürülse yok eder. Eğer bunun yağını alsalar siyatik hastalığına ve eklem ağrısına sürtseler faydalıdır. Diş ağrılarına ve diplerine uygundur. Şerbet miktarı yarım dirhemdir. Fazlası akciğere ve nefes organlarına ziyan eder, ancak nöbet şekeri ve Arap zamkı düzeltir.
[Hazerfen Hüseyin Efendi - Tuhfetü'l-Erîb]

Mamiran: Daha önce ayın harfinde sarı kök ve boyacılar kökü diye zikrolunan ot ki Türkçede kırlangıç otu demekle meşhurdur. Mamiran onun iki sınıfından küçük sınıfıdır. Otunun baldırı vardır. Üzerinde yerden yukarı bitmiş budakları vardır. Yaprakları büyük sarmaşık yapraklarına benzer lakin yuvarlaklığı ziyadedir ve daha küçüktür ve rengi beyazlığa daha yakındır ve yapışkanlığı vardır. Bir yere toplanmış buğdaya benzer ufak ve çok budaklı kökü vardır. Bu ot sular yanlarında ve meşeliklerde biter. Köklerinin tabiatı üçüncü derecenin sonunda sıcak ve kurudur. İyisi odur ki sarı ve ince ve katı ve boğumlu olup taze ola. Hepsinden kuvvetli olanı Hintlisidir daha sonra Çin vilayetinden getirdikleridir. Deriyi kabartır çıban eder ve kaşıntıyı ve uyuzu koparır. Üzerine sürmekle ve onun ile yıkamakla kaşıntıya şifa olur. Eğer tırnaklar üzerine koysalar yarıp üstünü soya. Pes tırnaklarda olan beyazı giderip temizler/arındırır. Göz devalarının ve devalardan arındırıcıların/temizleyicilerin büyüklerindendir. Eğer köklerinin özsuyunu alıp bal ile burundan içeri koysalar başı pak eyleye. Eğer şarap ile kullanılsa tıkanıklık sebebi ile sarılıkları olanlara fayda eyleye. Eğer çiğneseler dişler ağrılarına fayda eyleye ve sidiği söktürür. Eğer sirke ile ezseler ve yüzde ve diğer yerde olan leke ve noktalara sürseler gidere ve içmekle bağırsaklar ağrısını giderir. Kullanım miktarı yarım miskale dektir. Bazıları demişler böbreklere zarar eder. Islahı(düzeltilmesi) bal iledir.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Frengî kelîdönya minöre Arabî hilâliyye-i asgar Türkî sıraca otı. Tabî'atı harâret yübûseti derece-i râbi'aya bâlig olur. Fâ'idesi eger zikr olınan otuñ kökin ve yapragın ma'an şarâb ile ve bal ile kaynadup agızda gargara etseler dimâgı ve gögsi tenkiye eder, yapışgan ve lezic hıltları sühûlet ile ihrâc eder. Eger zikr olınan otuñ kökin ve yapragın süfûf edüp bal ile karışdurup birer dirhem mikdârı isti'mâl etseler sıraca illetine tedrîc ile nef'i mukarrerdür. Eger mezkûr otuñ yapragın ve kökin tâze iken inbikde takdîr edüp mezkûr mukattar sudan ahşâmda ve sabâhda birer fincân isti'mâl etseler ve mezkûr mukattar su ile sıracayı gasl etseler tedrîc ile sıraca illetini def' eder. El-hâsıl mezkûr otuñ sıraca illetine fâ'idesi bî-nihâye oldugından hükemâ-i efrenc mezkûr ota iskrüfülârya deyu tesmiye eylemişler ya'nî sıraca otı demek olur. Dîskurîdüs ve Câlînûs dahı zikr olınan otı sıraca husûsında azîm medh ederler. Fi'l-vâki' fakîr dahı sıraca illetinde ve bevâsîr illetinde isti'mâl eyleyüp azîm fâ'idesin görmüşüzdür. Ve kuduz it dalamasına dahı nâfi'dür inşâ-Allâhu te'âlâ gaflet olınmaya.
[Terceme-i Cedîde Fi'l-Havâssi'l-Müfrede]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.