🥩 Etler 🥩
Kokoreç ve İşkembe
Serbest metin
Kürûş / Mi'de / Em'â (İşkembe ve Bağırsaklar)
Kürûş (İşkembe): Mahiyeti Hakkında: Maruftur, işkembe manasınadır.
Fiilleri ve Hassaları Hakkında: Gıdası az, keymusu(sindirilince karaciğere gönderilen sıvısı) kötüdür-yaramazdır ve iç organlardan(ahşâdan) ona benzer olan organlar dahi onun gibidir her ne kadar hazmı iyi(ceyyid) olur ise de ve bununla beraber akciğerden gıda vericiliği daha çoktur(ekserdir) lakin kuşların karınları(kursaklar) sindirildikte(münhadım oldukda) en iyi(efdal) gıda olur ve hususan tavuk ve kazın karınlarının gıda vericiliği hazımdan sonra ziyade çok ve iyi olur.
Beslenme Organları Hakkında: Aşağı inmesi yavaştır(batî'ü'l-inhidâmdır).
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Kürûş: İşkembe ve ince bağırsaktır Türkçede .
İşkembe ve bağırsak cümlesi bir tabiattadır. Ama kuşların ince bağırsağı yeğdir ve koyunun dahi işkembesi ve ince bağırsağı aladır. Hipokrat kavli üzere tabiatı soğuk ve sinirseldir. Eğer sedefotu(sedâb) ile pişirseler tez hazmolur ve sirke ile dahi tez hazmolur ve kereviz saçıp yeseler zararı az ola. Ve balgami mizaç yemeyeler, hazmı zordur ve gıdası azdır ve keymusu kötüdür. Çok yeseler varis(devâlî) marazı ihdas eder, bu illet baldırda yoğun olmaktır. Ama havlıcan ve karabiber koymak gerektir ve bostani sedefotu yani mide-nüvas ve sirke ve sair sıcak otlar koyalar. Eğer çok yeseler sonra ishal edici macunlar(cevârişât-ı müshil) yiyeler.
Kokoreç
Mi'â: Bağırsaktır. Süryaniler mi'âyâ derler, Frenkçeler mûse derler. Bağırsağın alası genç ola ve kuzu bağırsağı ola. Tabiatı soğuk ve kurudur, zira at gibi değildir. Sinirsel olduğu mukarrerdir ama ziyade kastedip kazıyalar, pak edeler. Bazılarına göre bunu çok yemek iyi değildir derler, zira baldırda varis(devâlî) illeti ihdas olur derler. Zira yaramaz ve soğukluğa meyilli kan tevellüt eder ve o kan mahalline vasıl olamaz ulaşamaz, bu illet ihdas olur derler. Bari sıcak otlar ile yiyeler.
İşkembe
Mi'de: Mide dahi bütün fiillerde bağırsağa yakındır ama bağırsaktan dahi yeğdir. Tabiatı soğuk ve kurudur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Kürûş: Dedikleri bir incecik bağırsaktır gıdalığı azdır. Eğer sedefotuyla pişirseler yeseler tez hazmolur ve sirke dahi tez hazmeder. Kereviz saçıp yeseler zararı az ola. Evet balgami kişiler yemeyeler.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Em'â: Bağırsaklardır. Bağırsak sinir gibi olan azalardandır. Gıdayı az verir. Olanı dahi yaramazdır. Yemesinden az kan hasıl olur, tez fasit olup - bozulup yanar, hazmı dahi güçtür. Ama şu kimseye ki midesinde safra olup o safra sebebi ile yediği yemek tütünlenir ola, et ile ve safran ve sirke ile pişirip sıcak otlar ile yeseler o makule kimseye iyi gıdadır. Yedikten sonra üzerine kızıl şaraptan birkaç yudum içip uyuya. Yer iken veyahut sonra bir miktar kimyonlu macun(cevâriş-i kemmûn) veyahut karabiberli macun(felâfilî) ve ud macunu(cevâriş-i ûd) yiyeler.
Kürûş: İşkembe(kerş) kelimesinin çoğuludur. Kerş, Türkçede işkembe dedikleridir. İşkembeler ve bağırsaklar ve mideler bütününün tabiatları soğuk ve kurudur. Bir miktar yelmeşik-yapışkan rutubetleri dahi vardır. Onlardan olan gıda ete nispet ile azdır yani et çok gıda verir onlar az verirler. Her ne denli yağlı ve semiz olurlarsa ona göre hararete meyli ziyade olup gıda vermesi ziyade ola ama hazmı daha geç ola. Eğer kereviz ve sedefotu ve yavuz sirke ile pişirseler latif olup hazmı dahi tez ola ama kebapları yaramazdır ancak bağırsaklar kebabı yaramaz değildir. Zira onları iç yağıyla yağlayıp kavuralar. Bu takdirce ıslaha yakın olur. Evla budur ki sıcak eczalar ve hoş rayihalı taze otlar ile yiyeler. Daima bunlardan yemek vücutta dışarıya çıkması-atılması güç vafir/bol balgamlar peyda eder. Onun için lazımdır ki gahi gahi ishal edici macunlar kullana. Bazen işkembelerden etli sirkeli çorba(isfîdbâ) yani sirkeli çorbasını ederler. İstanbul’da çarşılarda buşur dedikleri işkembe çorbasıdır. Etli çorbası(isfîdbâsı) bir miktar salah ve itidale yakındır, hususan eğer aspir(usfur) tohumundan katıp onunla yağlı ve koyu olursa iyi ola. İşkembelerin iyisi kuzular ve iki yıllık koyunlar işkembeleridir ondan sonra keçilerden olandır. Sığır işkembesi yoğun kıvamlı/kalındır(galizdir), gayet geç hazmolur lakin lezizdir. Islahı budur ki sirke ile parça parça pişirip ve dahi kereviz ve sarımsak ve doğrayıcı sıcak otlar ile yiyeler. Bedenlerinde ince ve sulu kan hasıl olması murat edenlere işkembeler iyi gıdadır. Kezalik yemek yendikte midede ziyade hararetten yemekleri tütünlenenlere iyi gıdadır. Sirkeli çorbasını edip ondan sonra üzerine havlıcan ve karabiber ekip yeseler ıslah olunur.
Mi'de: Yemek yendikten sonra bedende durup piştiği mahaldir. İnsan ve atta mide sair hayvanlarda işkembe yerinedir, sinirli azalardandır. Tabiatları ve mizaçları bağırsaklar gibidir lakin kalınlıkları ve gıda vermeleri bağırsaklardan olandan ziyadedir.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Kürûş (İşkembe): Mahiyeti Hakkında: Maruftur, işkembe manasınadır.
Fiilleri ve Hassaları Hakkında: Gıdası az, keymusu(sindirilince karaciğere gönderilen sıvısı) kötüdür-yaramazdır ve iç organlardan(ahşâdan) ona benzer olan organlar dahi onun gibidir her ne kadar hazmı iyi(ceyyid) olur ise de ve bununla beraber akciğerden gıda vericiliği daha çoktur(ekserdir) lakin kuşların karınları(kursaklar) sindirildikte(münhadım oldukda) en iyi(efdal) gıda olur ve hususan tavuk ve kazın karınlarının gıda vericiliği hazımdan sonra ziyade çok ve iyi olur.
Beslenme Organları Hakkında: Aşağı inmesi yavaştır(batî'ü'l-inhidâmdır).
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Kürûş: İşkembe ve ince bağırsaktır Türkçede .
İşkembe ve bağırsak cümlesi bir tabiattadır. Ama kuşların ince bağırsağı yeğdir ve koyunun dahi işkembesi ve ince bağırsağı aladır. Hipokrat kavli üzere tabiatı soğuk ve sinirseldir. Eğer sedefotu(sedâb) ile pişirseler tez hazmolur ve sirke ile dahi tez hazmolur ve kereviz saçıp yeseler zararı az ola. Ve balgami mizaç yemeyeler, hazmı zordur ve gıdası azdır ve keymusu kötüdür. Çok yeseler varis(devâlî) marazı ihdas eder, bu illet baldırda yoğun olmaktır. Ama havlıcan ve karabiber koymak gerektir ve bostani sedefotu yani mide-nüvas ve sirke ve sair sıcak otlar koyalar. Eğer çok yeseler sonra ishal edici macunlar(cevârişât-ı müshil) yiyeler.
Kokoreç
Mi'â: Bağırsaktır. Süryaniler mi'âyâ derler, Frenkçeler mûse derler. Bağırsağın alası genç ola ve kuzu bağırsağı ola. Tabiatı soğuk ve kurudur, zira at gibi değildir. Sinirsel olduğu mukarrerdir ama ziyade kastedip kazıyalar, pak edeler. Bazılarına göre bunu çok yemek iyi değildir derler, zira baldırda varis(devâlî) illeti ihdas olur derler. Zira yaramaz ve soğukluğa meyilli kan tevellüt eder ve o kan mahalline vasıl olamaz ulaşamaz, bu illet ihdas olur derler. Bari sıcak otlar ile yiyeler.
İşkembe
Mi'de: Mide dahi bütün fiillerde bağırsağa yakındır ama bağırsaktan dahi yeğdir. Tabiatı soğuk ve kurudur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Kürûş: Dedikleri bir incecik bağırsaktır gıdalığı azdır. Eğer sedefotuyla pişirseler yeseler tez hazmolur ve sirke dahi tez hazmeder. Kereviz saçıp yeseler zararı az ola. Evet balgami kişiler yemeyeler.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Em'â: Bağırsaklardır. Bağırsak sinir gibi olan azalardandır. Gıdayı az verir. Olanı dahi yaramazdır. Yemesinden az kan hasıl olur, tez fasit olup - bozulup yanar, hazmı dahi güçtür. Ama şu kimseye ki midesinde safra olup o safra sebebi ile yediği yemek tütünlenir ola, et ile ve safran ve sirke ile pişirip sıcak otlar ile yeseler o makule kimseye iyi gıdadır. Yedikten sonra üzerine kızıl şaraptan birkaç yudum içip uyuya. Yer iken veyahut sonra bir miktar kimyonlu macun(cevâriş-i kemmûn) veyahut karabiberli macun(felâfilî) ve ud macunu(cevâriş-i ûd) yiyeler.
Kürûş: İşkembe(kerş) kelimesinin çoğuludur. Kerş, Türkçede işkembe dedikleridir. İşkembeler ve bağırsaklar ve mideler bütününün tabiatları soğuk ve kurudur. Bir miktar yelmeşik-yapışkan rutubetleri dahi vardır. Onlardan olan gıda ete nispet ile azdır yani et çok gıda verir onlar az verirler. Her ne denli yağlı ve semiz olurlarsa ona göre hararete meyli ziyade olup gıda vermesi ziyade ola ama hazmı daha geç ola. Eğer kereviz ve sedefotu ve yavuz sirke ile pişirseler latif olup hazmı dahi tez ola ama kebapları yaramazdır ancak bağırsaklar kebabı yaramaz değildir. Zira onları iç yağıyla yağlayıp kavuralar. Bu takdirce ıslaha yakın olur. Evla budur ki sıcak eczalar ve hoş rayihalı taze otlar ile yiyeler. Daima bunlardan yemek vücutta dışarıya çıkması-atılması güç vafir/bol balgamlar peyda eder. Onun için lazımdır ki gahi gahi ishal edici macunlar kullana. Bazen işkembelerden etli sirkeli çorba(isfîdbâ) yani sirkeli çorbasını ederler. İstanbul’da çarşılarda buşur dedikleri işkembe çorbasıdır. Etli çorbası(isfîdbâsı) bir miktar salah ve itidale yakındır, hususan eğer aspir(usfur) tohumundan katıp onunla yağlı ve koyu olursa iyi ola. İşkembelerin iyisi kuzular ve iki yıllık koyunlar işkembeleridir ondan sonra keçilerden olandır. Sığır işkembesi yoğun kıvamlı/kalındır(galizdir), gayet geç hazmolur lakin lezizdir. Islahı budur ki sirke ile parça parça pişirip ve dahi kereviz ve sarımsak ve doğrayıcı sıcak otlar ile yiyeler. Bedenlerinde ince ve sulu kan hasıl olması murat edenlere işkembeler iyi gıdadır. Kezalik yemek yendikte midede ziyade hararetten yemekleri tütünlenenlere iyi gıdadır. Sirkeli çorbasını edip ondan sonra üzerine havlıcan ve karabiber ekip yeseler ıslah olunur.
Mi'de: Yemek yendikten sonra bedende durup piştiği mahaldir. İnsan ve atta mide sair hayvanlarda işkembe yerinedir, sinirli azalardandır. Tabiatları ve mizaçları bağırsaklar gibidir lakin kalınlıkları ve gıda vermeleri bağırsaklardan olandan ziyadedir.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Kürûş / Mi'de / Em'â (İşkembe ve Bağırsaklar)
Kürûş (İşkembe):
Fi'l-Mâhiyyeti: Ma'tûfdur, işkembe ma'nâsınadur.
Fi'l-Ef'âli ve'l-Havâssı: Gıdâsı kalîl, keymûsu redîdür ve ahşâdan oña müşâbih olan dahı onuñ gibidür her ne kadar hazmı ceyyid olur ise ve ma'a-zâlik râyeden gıdâ'iyyeti ekserdür lâkin tuyûruñ butûnı münhadım oldukda efdal gıdâ olur ve husûsan decâc ve ivezziñ butûnunuñ gıdâ'iyyeti ba'de'l-hazm ziyâde ekser ve efdal olur.
Fi-A'zâi’l-Gıdâi: Batî'ü'l-inhidâmdur. Rûmen.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Kürûş (İşkembe):
Fi'l-Mâhiyyeti: Ma'tûfdur, işkembe ma'nâsınadur.
Fi'l-Ef'âli ve'l-Havâssı: Gıdâsı kalîl, keymûsu redîdür ve ahşâdan oña müşâbih olan dahı onuñ gibidür her ne kadar hazmı ceyyid olur ise ve ma'a-zâlik râyeden gıdâ'iyyeti ekserdür lâkin tuyûruñ butûnı münhadım oldukda efdal gıdâ olur ve husûsan decâc ve ivezziñ butûnunuñ gıdâ'iyyeti ba'de'l-hazm ziyâde ekser ve efdal olur.
Fi-A'zâi’l-Gıdâi: Batî'ü'l-inhidâmdur. Rûmen.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
