🍵 Şaraplar ve Şerbetler 🍵
Elma Şarabı (Şarâb-ı Tüffâh) ve Elma Rubbu
Serbest metin
Elma Şarabı (Şarâb-ı Tüffâh) ve Elma Rubbu
Elma şarabı: Galenos sanatıdır. Temel uzuvların kuvvetlendirilmesinde ve çarpıntının defedilmesinde ve iştahı açmada ve ceninleri(anne karnındaki çocukları) korumada ve ağuları(zehirleri) zail eylemede bir şey ona yetişmez. Ve sanatı: Odur ki elmanın çekirdek ve kabuğunu soyup giderip, dövüp ve on katı su ile pişirip, ta ki dörtte üçü gidinceye dek piştikten sonra süzerek safi edeler. (sonrasında su ile karıştırılıp içilir)
Ve (bu son adım sıcak mizaçlılar için veya tüketim ömrünü arttırmak için:) altıda biri miktarınca ağaç kavunu yada limon ekşisi ona salsınlar ve pelte haline getirsinler(mün'akıd edeler) ve iyi rayihalı şey karıştırsınlar. Ve eğer bir kimse gaz verici olmasından korkar ise beş dirhem anason ve dört dirhem damla sakızı ve iki dirhem kakule ve iki dirhem küçük hindistan cevizi alıp, cümlesini ezip, bir hırkaya bağlayıp şarabın pişmişine salsınlar.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Elma şarabı çarpıntıyı(hafakan, kalp çarpıntısını) giderir ve eğer çarpıntı sıcak olsa azıcık kafur katalar.
[Kitab-ı Tıbb]
Ve eğer ki elmanın kabuğu suyunu ve içini çıkarıp dört parça edip suya koyup ondan sonra bir miktar şekeri onun ile beraber kaynatıp ta ki kıvama gelmeli oldukta evvel elmayı ıslattıkları suyunu dahi katıp ve bir miktar misk dahi katıp içtiklerinde o mertebe yüreğe kuvvet vere ki zayıf olunmaya.
[Hukemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]
Çünkü elma şarabı oldu mutedil / Şüphe götürmeksizin onunla kuvvet buldu gönül / Faydası budur ki kılar yemek hazmı / Lakin safra kopar ondan ey azimli insan! / Onu pes limon şarabı defeder / Zararını giderir bol fayda eder.
[Tutmacı - Tabî'atnâme]
Ve elma şarabı ziyade faydalıdır, elmanın iyisi ki kurdu olmaya bir pare şalla muhkem sileler ve ağaç bıçakla dört pare edeler ve çekirdeğini(üşiğini) gidereler. Ondan sonra bir taş dibek içinde döveler hal ola ondan sıkıp suyunu alalar, safi edeler ve kaynatalar. Yarısı kalınca bir vakiyye şekere o kaynamış sudan buçuk vakiyye koyalar ta kıvamını bulunca ondan indirip bir sırça zarfa koyup kullanalalar.
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
Tatlı elma şarabı mutedildir verir tabiatı onun yüreğe kuvvet / Veli olur ziyade safra hastalığı(renci) / Bulur limon şarabı ile sıhhat. Soğuktur ekşi elmanın şarabı / Eder o kusma ile ishali tutma(imsak) / Veli eyler kulunç hastalığını ziyade / Onu defedici durur pak gülbeşeker.
[Nazmu't-Tabâyi]
Matlab, Elma şarabı: soğuktur, mide ve nefesi kuvvetli eder gönüle ferah verir ve balgamdan olan hastalıkları zail eder. Sanatı, iyi olmuş elmayı alıp, ağaç bıçağıyla dört pare edip çekirdeğini gidere. Sonra taş dibeğe koyup eritip hallede, ondan suyunu sıkıp safi ede, sonra yarısı kalınca kaynata, sonra buçuk vakiyyeye bir vakiyye şeker koyup kıvama getirip hıfz ede.
[Kemâliyye]
Elma rubbu(Rubbü’t-tuffâh): Rub beyan olunmuştur. Elma rubbu kan kaynayıp kan hareketine ve safra galebesine faydalıdır, sakin eder ve safradan olan ishali keser. Ama ishal ile içinden kan gelene içirmeyeler. Safra sebebi ile olan kusmayı meneder, kara safra(sevda) ve diğer yanmış hıltlardan olan gam ve gussayı giderir. Tabiatı ilk derecede soğuktur, kuruluk ve nemlilikte mutedildir. Çıkarmasının yolu budur ki ekşi ve pek elmalardan alalar. Bu makule elmanın iyisi şarabi dedikleri elmadır ki en son kış zamanlarında getirirler. Korunmuş İstanbul’da demir elması dedikleridir. Bu makule elmaları ağaçtan veyahut altından bıçak ile ortasından iki bölüp içinden çekirdeğini ve üstünden kabuğunu soyup ondan sonra mermer veyahut ağaç havan içinde dövüp suyunu sıkalar ve suyunu yavaş ateş ile şu mertebe pişireler ki dört paydan bir pay kala. Ondan sonra indirip sırçadan veyahut mermerden kap içinde hıfz edip hacet vaktinde kullanalalar. Dört pay bilinmesini ağaç paresiyle veyahut içinde pişirdikleri kap içinde nişan etmekle edeler.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Elma şarabı: Galenos sanatıdır. Temel uzuvların kuvvetlendirilmesinde ve çarpıntının defedilmesinde ve iştahı açmada ve ceninleri(anne karnındaki çocukları) korumada ve ağuları(zehirleri) zail eylemede bir şey ona yetişmez. Ve sanatı: Odur ki elmanın çekirdek ve kabuğunu soyup giderip, dövüp ve on katı su ile pişirip, ta ki dörtte üçü gidinceye dek piştikten sonra süzerek safi edeler. (sonrasında su ile karıştırılıp içilir)
Ve (bu son adım sıcak mizaçlılar için veya tüketim ömrünü arttırmak için:) altıda biri miktarınca ağaç kavunu yada limon ekşisi ona salsınlar ve pelte haline getirsinler(mün'akıd edeler) ve iyi rayihalı şey karıştırsınlar. Ve eğer bir kimse gaz verici olmasından korkar ise beş dirhem anason ve dört dirhem damla sakızı ve iki dirhem kakule ve iki dirhem küçük hindistan cevizi alıp, cümlesini ezip, bir hırkaya bağlayıp şarabın pişmişine salsınlar.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Elma şarabı çarpıntıyı(hafakan, kalp çarpıntısını) giderir ve eğer çarpıntı sıcak olsa azıcık kafur katalar.
[Kitab-ı Tıbb]
Ve eğer ki elmanın kabuğu suyunu ve içini çıkarıp dört parça edip suya koyup ondan sonra bir miktar şekeri onun ile beraber kaynatıp ta ki kıvama gelmeli oldukta evvel elmayı ıslattıkları suyunu dahi katıp ve bir miktar misk dahi katıp içtiklerinde o mertebe yüreğe kuvvet vere ki zayıf olunmaya.
[Hukemâ-yı Tertîb-i Mu'âlece]
Çünkü elma şarabı oldu mutedil / Şüphe götürmeksizin onunla kuvvet buldu gönül / Faydası budur ki kılar yemek hazmı / Lakin safra kopar ondan ey azimli insan! / Onu pes limon şarabı defeder / Zararını giderir bol fayda eder.
[Tutmacı - Tabî'atnâme]
Ve elma şarabı ziyade faydalıdır, elmanın iyisi ki kurdu olmaya bir pare şalla muhkem sileler ve ağaç bıçakla dört pare edeler ve çekirdeğini(üşiğini) gidereler. Ondan sonra bir taş dibek içinde döveler hal ola ondan sıkıp suyunu alalar, safi edeler ve kaynatalar. Yarısı kalınca bir vakiyye şekere o kaynamış sudan buçuk vakiyye koyalar ta kıvamını bulunca ondan indirip bir sırça zarfa koyup kullanalalar.
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
Tatlı elma şarabı mutedildir verir tabiatı onun yüreğe kuvvet / Veli olur ziyade safra hastalığı(renci) / Bulur limon şarabı ile sıhhat. Soğuktur ekşi elmanın şarabı / Eder o kusma ile ishali tutma(imsak) / Veli eyler kulunç hastalığını ziyade / Onu defedici durur pak gülbeşeker.
[Nazmu't-Tabâyi]
Matlab, Elma şarabı: soğuktur, mide ve nefesi kuvvetli eder gönüle ferah verir ve balgamdan olan hastalıkları zail eder. Sanatı, iyi olmuş elmayı alıp, ağaç bıçağıyla dört pare edip çekirdeğini gidere. Sonra taş dibeğe koyup eritip hallede, ondan suyunu sıkıp safi ede, sonra yarısı kalınca kaynata, sonra buçuk vakiyyeye bir vakiyye şeker koyup kıvama getirip hıfz ede.
[Kemâliyye]
Elma rubbu(Rubbü’t-tuffâh): Rub beyan olunmuştur. Elma rubbu kan kaynayıp kan hareketine ve safra galebesine faydalıdır, sakin eder ve safradan olan ishali keser. Ama ishal ile içinden kan gelene içirmeyeler. Safra sebebi ile olan kusmayı meneder, kara safra(sevda) ve diğer yanmış hıltlardan olan gam ve gussayı giderir. Tabiatı ilk derecede soğuktur, kuruluk ve nemlilikte mutedildir. Çıkarmasının yolu budur ki ekşi ve pek elmalardan alalar. Bu makule elmanın iyisi şarabi dedikleri elmadır ki en son kış zamanlarında getirirler. Korunmuş İstanbul’da demir elması dedikleridir. Bu makule elmaları ağaçtan veyahut altından bıçak ile ortasından iki bölüp içinden çekirdeğini ve üstünden kabuğunu soyup ondan sonra mermer veyahut ağaç havan içinde dövüp suyunu sıkalar ve suyunu yavaş ateş ile şu mertebe pişireler ki dört paydan bir pay kala. Ondan sonra indirip sırçadan veyahut mermerden kap içinde hıfz edip hacet vaktinde kullanalalar. Dört pay bilinmesini ağaç paresiyle veyahut içinde pişirdikleri kap içinde nişan etmekle edeler.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Elma Şarabı (Şarâb-ı Tüffâh) ve Elma Rubbu
Çün elma şarâbı oldı mu'tedil / Şüphe götürmeksüzin anuñla kuvvet buldı dil / Nef'i budur ki kılar hazm-ı ta'âm / Lâkin safrâ kopar andan ey azîmlü insân! / Anı pes limon şarâbı def' eder / Zararını giderür bol nef' eder.
[Tutmacı - Tabî'atnâme]
Çün elma şarâbı oldı mu'tedil / Şüphe götürmeksüzin anuñla kuvvet buldı dil / Nef'i budur ki kılar hazm-ı ta'âm / Lâkin safrâ kopar andan ey azîmlü insân! / Anı pes limon şarâbı def' eder / Zararını giderür bol nef' eder.
[Tutmacı - Tabî'atnâme]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
