🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Bahar otu, Sığır gözü çiçeği,Behar بهار


Serbest metin
Prima Fiore Maggiore (Resim 1): Yaprakları marul gibi salata yapılıp yenilen, cümle otlardan evvel baharda çıkan bu bitki, Görsel 1'deki Bellis perennis (Çayır Papatyası)'dır.
Görsel 2'deki o 3 puflu bitki Taraxacum officinale (Karahindiba) veya Senecio vulgaris (Kanarya otu)'dur. İkisi de bahar otu olarak geçtiği için aynı başlığa aktardık.
Küçük Sınıf (Aynü'l-hacel / Keklik Gözü): Büyük ihtimalle Adonis annua (Keklikgözü / Kan damlası) veya küçük bir Anthemis (Papatya) türü.
RESİM 1
Frenk dilinde prîmâ fiyôrî mâgiyôre, Arapçada haşîşetü'r-rabî', Türkçede bahar otu derler. Bütün otlardan önce çıkar; tarlalarda ve bahçelerde bulunur. Tabiatı birinci derecede soğuk ve kurudur. Faydasına gelince; bahsedilen otun tazeyken özsuyunu çıkarıp yumurta akıyla temizledikten sonra yeterli miktarda şekerle kuralına uygun bir şerbet kaynatıp içerlerse ve yine kendi damıtılmış suyuyla kullanırlarsa karaciğerdeki yaraları/ülserleri iyileştirir. Bahsedilen otun yaprağını dövüp karaciğer şişliğinin üzerine yakı yaparlarsa bunu yavaşça eritir/çözer(tahlil eder); diğer ateşli şişliklere koyarlarsa şişliği giderip ağrısını dindirir. Eğer bu otun yaprağını marul salatası gibi salata yapıp yerlerse bağırsakları yumuşak tutar. Çiçeğini toplayıp reçelini(mürabba) pişirerek kullanırlarsa, daha önce bahsedilen hastalıklarda büyük bir fayda görülür. Otun çiçeğini kaynatıp içerlerse göğsü yumuşatır ve bedeni dengede tutar. Eğer bu otu imbikte damıtıp bu damıtılmış suyu içerlerse, daha önce sayılan hastalıkların tamamına yavaş yavaş ve kolaylıkla fayda sağlayacağı kesindir, inşallah ihmal edilmemelidir.
[Terceme-i Cedide Fi'l-Havassi'l-Müfrede]
Mahiyeti Hakkında: Behâr öyle bir devadır ki ona gâv-çeşm, yani sığır gözü derler. Çiçeğinin yaprakları sarı, ortası kırmızı olur. Papatya çiçeğinden daha dolgunca olur, yani yaprak katları ve katmeri daha fazladır.
Tabiatı Hakkında: İkinci derecede sıcak ve birinci derecede kurudur.
Baş Organları Hakkında: Behâr bitkisini koklamak, baştaki yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yellere açık bir şekilde fayda sağlar.
[El-Kanun Fi't-Tıb]
Gâv-çeşm: Sığır gözü papatyasıdır, behâr da derler.
[Nizamü'l-Edviye]
Ahdâku’l-marzâ: Hastaların gözlerinin halkası demektir. Kastedilen şey behâr dedikleri çiçektir ki, Türkçede inek papatyası dedikleri çiçeğin sarı olanıdır. Süryani dilinde ayn-ı a'lâ derler.
Behâr: Türkçede papatya dedikleri bâbûnec bitkisinin bir çeşididir ki aslında ukhuvân-ı asferdir. Mağrip diyarında hubzü’l-gurâb, yani karga ekmeği derler; Yunancada âbkîlun, yani aynü’l-bakar, yani sığır gözü derler. Farsçada da bu anlama gelen gâv-çeşm ismini vermişlerdir. Tek başına kullanıldığında çiçeği kastedilir. Tabiatı ikinci derecenin başlarında sıcak ve birinci derecede kurudur. En iyisi büyük, kalın ve sarı olanıdır. Koklanması baştaki yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yellere fayda eder. Eğer erimiş bal mumu ve yağ ile karıştırırlarsa sert şişlikleri indirir. Eğer sarılık hastalığı olan kişi hamama girip çıktıktan sonra ukhuvân bitkisinden içerse, yüzünün sararmasını ve kararmasını giderip uzun süre güzel kalmasını sağlar. Şam'da ukhuvân bitkisinin küçük olan bir çeşidi vardır. Buna aynü’l-hacel, yani keklik gözü derler. Eğer onu kurutup iyice döverek ezdikten sonra bazı sürmelere katıp göze çekerlerse; göz kararmasını giderir, göz tabakalarını güçlendirir, göze su inmesini engeller ve çıbanlardan kalan izleri yok eder.
[Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
RESİM 2
Frenk dilinde kaltâ, Arapçada nergis, Türkçede bahar çiçeği derler. Tabiatı birinci derecede sıcak ve kurudur. Faydası şudur ki; bahsedilen otu kaynatıp kadınlar içerse tıkanmış adet kanamasını söktürür. Bu otu kurutup döverek aç karnına kullanırlarsa safrayı düzeltir. Eğer bahsedilen otu çiçeği ve yaprağıyla birlikte damıtıp, bu damıtılmış suyla bir bezi ıslatarak gözdeki şişliklere koyarlarsa şişlikleri eritip/çözer(tahlil eder) ve ağrısını dindirir. Veba sıtmasında, çürümeli sıtmada ve buna benzer diğer hastalıklarda hekimin görüşüyle kullanılırsa, Allah'ın izniyle hastalığın ortadan kalkmasına sebep olur. Eğer bahsedilen otu yaprağı ve çiçeğiyle birlikte sıkıp merheme katarak yaralara/ülserlere koyarlarsa iyileştirir. Toz haline getirip diş diplerine sürerlerse veya bir pamuk içine koyup çürük dişin içine yerleştirirlerse ağrısını dindirir. Ancak kadınların adet kanamasını söktürme konusunda son derece şaşırtıcı etkileri olan bir devadır. Kadınlar kaynatıp buharına otururlarsa ve çiçeğini bir bez içine koyup vajinal yoldan fitil gibi alırlarsa adet kanamasını söktürür ve ağrıları dindirir, ihmal edilmemelidir.
[Terceme-i Cedide Fi'l-Havassi'l-Müfrede]
Görsel 2'deki o 3 puflu bitki Taraxacum officinale (Karahindiba) veya Senecio vulgaris (Kanarya otu)'dur. İkisi de bahar otu olarak geçtiği için aynı başlığa aktardık.
Küçük Sınıf (Aynü'l-hacel / Keklik Gözü): Büyük ihtimalle Adonis annua (Keklikgözü / Kan damlası) veya küçük bir Anthemis (Papatya) türü.
RESİM 1
Frenk dilinde prîmâ fiyôrî mâgiyôre, Arapçada haşîşetü'r-rabî', Türkçede bahar otu derler. Bütün otlardan önce çıkar; tarlalarda ve bahçelerde bulunur. Tabiatı birinci derecede soğuk ve kurudur. Faydasına gelince; bahsedilen otun tazeyken özsuyunu çıkarıp yumurta akıyla temizledikten sonra yeterli miktarda şekerle kuralına uygun bir şerbet kaynatıp içerlerse ve yine kendi damıtılmış suyuyla kullanırlarsa karaciğerdeki yaraları/ülserleri iyileştirir. Bahsedilen otun yaprağını dövüp karaciğer şişliğinin üzerine yakı yaparlarsa bunu yavaşça eritir/çözer(tahlil eder); diğer ateşli şişliklere koyarlarsa şişliği giderip ağrısını dindirir. Eğer bu otun yaprağını marul salatası gibi salata yapıp yerlerse bağırsakları yumuşak tutar. Çiçeğini toplayıp reçelini(mürabba) pişirerek kullanırlarsa, daha önce bahsedilen hastalıklarda büyük bir fayda görülür. Otun çiçeğini kaynatıp içerlerse göğsü yumuşatır ve bedeni dengede tutar. Eğer bu otu imbikte damıtıp bu damıtılmış suyu içerlerse, daha önce sayılan hastalıkların tamamına yavaş yavaş ve kolaylıkla fayda sağlayacağı kesindir, inşallah ihmal edilmemelidir.
[Terceme-i Cedide Fi'l-Havassi'l-Müfrede]
Mahiyeti Hakkında: Behâr öyle bir devadır ki ona gâv-çeşm, yani sığır gözü derler. Çiçeğinin yaprakları sarı, ortası kırmızı olur. Papatya çiçeğinden daha dolgunca olur, yani yaprak katları ve katmeri daha fazladır.
Tabiatı Hakkında: İkinci derecede sıcak ve birinci derecede kurudur.
Baş Organları Hakkında: Behâr bitkisini koklamak, baştaki yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yellere açık bir şekilde fayda sağlar.
[El-Kanun Fi't-Tıb]
Gâv-çeşm: Sığır gözü papatyasıdır, behâr da derler.
[Nizamü'l-Edviye]
Ahdâku’l-marzâ: Hastaların gözlerinin halkası demektir. Kastedilen şey behâr dedikleri çiçektir ki, Türkçede inek papatyası dedikleri çiçeğin sarı olanıdır. Süryani dilinde ayn-ı a'lâ derler.
Behâr: Türkçede papatya dedikleri bâbûnec bitkisinin bir çeşididir ki aslında ukhuvân-ı asferdir. Mağrip diyarında hubzü’l-gurâb, yani karga ekmeği derler; Yunancada âbkîlun, yani aynü’l-bakar, yani sığır gözü derler. Farsçada da bu anlama gelen gâv-çeşm ismini vermişlerdir. Tek başına kullanıldığında çiçeği kastedilir. Tabiatı ikinci derecenin başlarında sıcak ve birinci derecede kurudur. En iyisi büyük, kalın ve sarı olanıdır. Koklanması baştaki yoğun kıvamlı/kalın(galiz) yellere fayda eder. Eğer erimiş bal mumu ve yağ ile karıştırırlarsa sert şişlikleri indirir. Eğer sarılık hastalığı olan kişi hamama girip çıktıktan sonra ukhuvân bitkisinden içerse, yüzünün sararmasını ve kararmasını giderip uzun süre güzel kalmasını sağlar. Şam'da ukhuvân bitkisinin küçük olan bir çeşidi vardır. Buna aynü’l-hacel, yani keklik gözü derler. Eğer onu kurutup iyice döverek ezdikten sonra bazı sürmelere katıp göze çekerlerse; göz kararmasını giderir, göz tabakalarını güçlendirir, göze su inmesini engeller ve çıbanlardan kalan izleri yok eder.
[Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
RESİM 2
Frenk dilinde kaltâ, Arapçada nergis, Türkçede bahar çiçeği derler. Tabiatı birinci derecede sıcak ve kurudur. Faydası şudur ki; bahsedilen otu kaynatıp kadınlar içerse tıkanmış adet kanamasını söktürür. Bu otu kurutup döverek aç karnına kullanırlarsa safrayı düzeltir. Eğer bahsedilen otu çiçeği ve yaprağıyla birlikte damıtıp, bu damıtılmış suyla bir bezi ıslatarak gözdeki şişliklere koyarlarsa şişlikleri eritip/çözer(tahlil eder) ve ağrısını dindirir. Veba sıtmasında, çürümeli sıtmada ve buna benzer diğer hastalıklarda hekimin görüşüyle kullanılırsa, Allah'ın izniyle hastalığın ortadan kalkmasına sebep olur. Eğer bahsedilen otu yaprağı ve çiçeğiyle birlikte sıkıp merheme katarak yaralara/ülserlere koyarlarsa iyileştirir. Toz haline getirip diş diplerine sürerlerse veya bir pamuk içine koyup çürük dişin içine yerleştirirlerse ağrısını dindirir. Ancak kadınların adet kanamasını söktürme konusunda son derece şaşırtıcı etkileri olan bir devadır. Kadınlar kaynatıp buharına otururlarsa ve çiçeğini bir bez içine koyup vajinal yoldan fitil gibi alırlarsa adet kanamasını söktürür ve ağrıları dindirir, ihmal edilmemelidir.
[Terceme-i Cedide Fi'l-Havassi'l-Müfrede]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Fi’l-Mâhiyyeti: Behâr o devâdır ki oña gâv-çeşm derler ya'nî sıgır gözi derler, çiçeginiñ yaprakları sarı olur ve ortası kırmızı olur, papatya çiçeginden semânetli olur ya'nî katları ve katmeri ziyâde olur.
Fi't-Tabı'ı: Derece-i sâniyede hârr ve derece-i ûlâda yâbistir.
Fi-A'zâı'r-Re’si: Behârı şemm edip koklamak başda olan riyâh-ı galîzaya menfa'at-i zâhire ile nâfi' olur.
[El-Kanun Fi't-Tıb]
Fi't-Tabı'ı: Derece-i sâniyede hârr ve derece-i ûlâda yâbistir.
Fi-A'zâı'r-Re’si: Behârı şemm edip koklamak başda olan riyâh-ı galîzaya menfa'at-i zâhire ile nâfi' olur.
[El-Kanun Fi't-Tıb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
