Hayvanların Havassı
Yaban Arısı / Eşek Arısı (Zenâbir / Zerârîc)
Serbest metin
Yaban Arısı / Eşek Arısı (Zenâbir / Zerârîc)**
Zerarir: Banbul kurdudur derler Türkçe, bu kurda lügat ashabı züruce dahi demişler Arapça; ruyanşa Süryanice; kantaritas Latince; hisu kadim Süryanice. Şeyh Davud bu hayvanı arı gibi uçar der. Ama bir kızılca hayvandır ki sinekten büyük, mesela kızıl arı gibi olur ve siyah noktaları olur. Sütleğen(ferbiyun) ağacında çok olur ve ekser ferbiyun sütünü yer, o sebeple zehirli olur, öldürücü zehirdir. Bazıları bunu kuduz it daladığı kimseye verirler, o illet sahibi hoş olur demişler. İhtiyarat sözü bu hayvan Hemedan’da ve o etrafta çok olur. Eğer bundan istimal eylemek murat eyleseler bir yeni bardağa koyup ve ağzını muhkem keten bez ile kapayıp sonrasında sarp sirkeyi kaynatıp ve bunu buharına tutup buharı ile çıkıp ondan istimal edeler. Bunun iyisi altın rengi ola. Tabiatı gayet sıcak ve kurudur, bazıları ikinci derecede sıcak ve kurudur derler. Çıbanlı uyuza ve yaramaz temriyeye ve yengeç misali olur şişlere vursalar gidere ve tırnak barasını dahi giderir ve kör olmuş tırnağı dahi koparır ve islah eder, pansuman edeler. Ve sair sedefe ve alacaya sirke ile pansuman edeler, bazıları hardal dahi katalar demiş. Eğer yalnız hardal ile ezip sürseler kıllar bitirir. Ve bunu zeytinyağı ile pişirseler o zeytinyağını saçkırana ve sedefe dahi sürseler faydalıdır. Bundan azıcık sidik ve hayz idrarı için vermek caizdir. Bunu yağ ile bir hafta güneşte kosalar, ondan bir damla kulağa damlatsalar ağrısını ve sağırlığını giderir ve o yağ balgami şişlere beğayet fayda eder. Bu böceğin bazıları bir danesini ve bazıları bir buçuk danesini yeseler insanı öldürür derler. Eğer bunu hataen yemiş olsalar evvela zekeri şişip ve etrafında çıbanlar peyda olur. Sidiği ve mesanesi bağlanır, işediği takdirce kan işer. Ve ishal ve bağırsak sıyrıntısı ve gönül dönmesi ve akla halel gelmek ve boğazı kurumak ve çabalamak ve bayılmak ve gözü perdelenip ve ağzının lezzeti kalmayıp katran lezzeti gibi olur. Ve bunun zararı yaz vaktinde ziyade olur ve kadın yese karnında oğlancığı düşürür. Ama mesane taşını çıkarmaya hassasiyeti vardır, nihayet kanadını ve ayaklarını içireler yahut bazı devalar ile vereler veya kitre ile vereler. Ve bunu hataen yemiş olsalar evvela kusma ve lavman ile mukayyet olalar ve taze süt ve tatlı badem yağı içireler. Bazıları dereotu dahi fayda eder demiş. Dereotunu sığırın sade yağı ile içirip kusturalar ve yağlı çorbalar ve rafadan yumurta vereler. Ve Takvim sahibi bunun islah edicisi güveyfeneri tohumudur ve mühürlü kildir demiş. Bunun bedeli taynusadır ki çam kurdu derler; bir de yeşil kurt vardır, o kurt bedel olur. Ve tırtıl kurduna dahi Farslar kere-ten derler, boğum boğum olur, ağaçların yaprağını yer. İstanbul’da çok olur. Onulmaz yara üzerine sürseler onuldurur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Zenabir: Bazı kimselerin zannettiği gibi o, bal sineğinin erkeği değildir. Belki o, meşhurdur. Ve onun kızılı ve siyahı olur. Ve sarıya mail olana bal arısı derler yani bal arısı demektir. Ve bazısı yeşil olur. Hiçbir şekil ile istimali caiz değildir. Ve zenabir sıcaktır ve kurudur üçüncüde. Ne zaman ki ezip bal ve tuz ile sedefe ve alacaya kosalar zail eder. Ve eğer sürüp ve şişler üzerine kosalar eritir/çözer(tahlil eder) eğer soğuk şişler ise. Ve onun sokması felci ve uyuşukluğu ve damarlar soğukluğunu iyi eder. Ve o, zehirlidir. Ve sıcak mizaçlılara zararı vardır. Ve çok olur ki şiddetli eleme uğratır. Ve fercin teri onun panzehiridir tecrübe ile. Ve demişler ki onun ezilmişinin şerbeti bir dirheme değindir. Gayet ile kilo aldırır(semizletir).
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Zenabir: Zenburun çoğuludur. Zenbur diye ısırıcı büyük sineğe derler. Zenabirden meşhur olan kızıl zenburdur, eşek arısı dedikleri kızıl arı gibi kızıl olduğu için bu makule sineğe dahi zenbur derler. Harareti ve kuruluğu ziyadedir. Eğer zehri ile sedef olan yere sürseler fayda eyleye. Eğer ziyade soğuk tesir etmiş olan kimseyi veyahut çoktan soğuk sebebi ile sinirlerinde marazı olan kimseyi bu makule zenbura soktursalar fayda eyleye. Eğer bu makule zenburu ezip gevşek şişlere yakı etseler fayda eyleye. Ama bal arısı zenburu ki eşek arısı dedikleridir, onun dahi tabiatı sıcak ve kurudur. Bazıları demişler eğer eşek arısının yavrularından alıp kurutsalar sonrasında bir dirhem miktarını dövüp ezip bulamaç ile içseler iyi kilo aldırır(semizletir). Ama siyah zenbur ki göklüğe maildir eğer onlardan alıp ta iyice pişmiş oluncaya dek muhkem pişirip sedef üzerine ve beyaz alaca üzerine ve kalmış çukur nişanlara sürseler fayda edip yaraya.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Zerarir: Banbul kurdudur derler Türkçe, bu kurda lügat ashabı züruce dahi demişler Arapça; ruyanşa Süryanice; kantaritas Latince; hisu kadim Süryanice. Şeyh Davud bu hayvanı arı gibi uçar der. Ama bir kızılca hayvandır ki sinekten büyük, mesela kızıl arı gibi olur ve siyah noktaları olur. Sütleğen(ferbiyun) ağacında çok olur ve ekser ferbiyun sütünü yer, o sebeple zehirli olur, öldürücü zehirdir. Bazıları bunu kuduz it daladığı kimseye verirler, o illet sahibi hoş olur demişler. İhtiyarat sözü bu hayvan Hemedan’da ve o etrafta çok olur. Eğer bundan istimal eylemek murat eyleseler bir yeni bardağa koyup ve ağzını muhkem keten bez ile kapayıp sonrasında sarp sirkeyi kaynatıp ve bunu buharına tutup buharı ile çıkıp ondan istimal edeler. Bunun iyisi altın rengi ola. Tabiatı gayet sıcak ve kurudur, bazıları ikinci derecede sıcak ve kurudur derler. Çıbanlı uyuza ve yaramaz temriyeye ve yengeç misali olur şişlere vursalar gidere ve tırnak barasını dahi giderir ve kör olmuş tırnağı dahi koparır ve islah eder, pansuman edeler. Ve sair sedefe ve alacaya sirke ile pansuman edeler, bazıları hardal dahi katalar demiş. Eğer yalnız hardal ile ezip sürseler kıllar bitirir. Ve bunu zeytinyağı ile pişirseler o zeytinyağını saçkırana ve sedefe dahi sürseler faydalıdır. Bundan azıcık sidik ve hayz idrarı için vermek caizdir. Bunu yağ ile bir hafta güneşte kosalar, ondan bir damla kulağa damlatsalar ağrısını ve sağırlığını giderir ve o yağ balgami şişlere beğayet fayda eder. Bu böceğin bazıları bir danesini ve bazıları bir buçuk danesini yeseler insanı öldürür derler. Eğer bunu hataen yemiş olsalar evvela zekeri şişip ve etrafında çıbanlar peyda olur. Sidiği ve mesanesi bağlanır, işediği takdirce kan işer. Ve ishal ve bağırsak sıyrıntısı ve gönül dönmesi ve akla halel gelmek ve boğazı kurumak ve çabalamak ve bayılmak ve gözü perdelenip ve ağzının lezzeti kalmayıp katran lezzeti gibi olur. Ve bunun zararı yaz vaktinde ziyade olur ve kadın yese karnında oğlancığı düşürür. Ama mesane taşını çıkarmaya hassasiyeti vardır, nihayet kanadını ve ayaklarını içireler yahut bazı devalar ile vereler veya kitre ile vereler. Ve bunu hataen yemiş olsalar evvela kusma ve lavman ile mukayyet olalar ve taze süt ve tatlı badem yağı içireler. Bazıları dereotu dahi fayda eder demiş. Dereotunu sığırın sade yağı ile içirip kusturalar ve yağlı çorbalar ve rafadan yumurta vereler. Ve Takvim sahibi bunun islah edicisi güveyfeneri tohumudur ve mühürlü kildir demiş. Bunun bedeli taynusadır ki çam kurdu derler; bir de yeşil kurt vardır, o kurt bedel olur. Ve tırtıl kurduna dahi Farslar kere-ten derler, boğum boğum olur, ağaçların yaprağını yer. İstanbul’da çok olur. Onulmaz yara üzerine sürseler onuldurur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Zenabir: Bazı kimselerin zannettiği gibi o, bal sineğinin erkeği değildir. Belki o, meşhurdur. Ve onun kızılı ve siyahı olur. Ve sarıya mail olana bal arısı derler yani bal arısı demektir. Ve bazısı yeşil olur. Hiçbir şekil ile istimali caiz değildir. Ve zenabir sıcaktır ve kurudur üçüncüde. Ne zaman ki ezip bal ve tuz ile sedefe ve alacaya kosalar zail eder. Ve eğer sürüp ve şişler üzerine kosalar eritir/çözer(tahlil eder) eğer soğuk şişler ise. Ve onun sokması felci ve uyuşukluğu ve damarlar soğukluğunu iyi eder. Ve o, zehirlidir. Ve sıcak mizaçlılara zararı vardır. Ve çok olur ki şiddetli eleme uğratır. Ve fercin teri onun panzehiridir tecrübe ile. Ve demişler ki onun ezilmişinin şerbeti bir dirheme değindir. Gayet ile kilo aldırır(semizletir).
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Zenabir: Zenburun çoğuludur. Zenbur diye ısırıcı büyük sineğe derler. Zenabirden meşhur olan kızıl zenburdur, eşek arısı dedikleri kızıl arı gibi kızıl olduğu için bu makule sineğe dahi zenbur derler. Harareti ve kuruluğu ziyadedir. Eğer zehri ile sedef olan yere sürseler fayda eyleye. Eğer ziyade soğuk tesir etmiş olan kimseyi veyahut çoktan soğuk sebebi ile sinirlerinde marazı olan kimseyi bu makule zenbura soktursalar fayda eyleye. Eğer bu makule zenburu ezip gevşek şişlere yakı etseler fayda eyleye. Ama bal arısı zenburu ki eşek arısı dedikleridir, onun dahi tabiatı sıcak ve kurudur. Bazıları demişler eğer eşek arısının yavrularından alıp kurutsalar sonrasında bir dirhem miktarını dövüp ezip bulamaç ile içseler iyi kilo aldırır(semizletir). Ama siyah zenbur ki göklüğe maildir eğer onlardan alıp ta iyice pişmiş oluncaya dek muhkem pişirip sedef üzerine ve beyaz alaca üzerine ve kalmış çukur nişanlara sürseler fayda edip yaraya.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Yaban Arısı / Eşek Arısı / Kantarit (Zenâbir / Zerârîc)
Zerârîc: Banbul kurdıdur derler Türkî, bu kurda ashâb-ı lügât zürûce dahı demişler ʿArabî, Fârisî. Fârisîde âb-gîlûd demişler. Mekesek Fârisî; kantarîdus Rûmî; rûyânşâ Süryânî; kîşrâş Rûmî; sefîrâsûn Yûnânî; kantârîtâs Lâtîn; îrʿalan Hindî; hîsû Süryânî-yi kadîm; zûnânâ Kadîm. Şeyh Dâvud bu hayvânı arı gibi uçar der. Ammâ bir kızılca hayvândur ki sinekden büyük, meselâ kızıl aru gibi olur ve siyâh noktaları olur. Südlügen agacında çok olur ve ekser südlügen südini yer, ol ecilden zehr-nâk olur, semm-i kâtildür. Baʿzılar bunı kuduz it taladugı kimesneye verürler, ol ʿillet sâhibi hoş olur demişler. Kavl-i İhtiyârât bu hayvân Hemedân’da ve ol etrâfda çok olur. Eger bundan istiʿmâl eylemek murâd eyleseler bir yeni bardaga koyup ve agzın muhkem kettân bez ile kapayup baʿde sarp sirkeyi kaynadup ve bunı buhârına tutup buhârı ile mütesâʿid olup andan istiʿmâl edeler. Bunun aʿlâsı zeheb reng ola. Tabîʿatı gâyet hâr u yâbisdür, baʿzılar ikinci derecede hâr u yâbis derler. Çıbanlu uyuza ve yaramaz demregüye ve seretân misillü olur şişlere ursalar gidere ve dırnak barasını dahı giderür ve kör olmış dırnagı dahı koparur ve ıslâh eder, tılâ edeler. Ve sâʾir barasa ve behaka sirke ile tılâ edeler, baʿzılar hardal dahı katalar demiş. Eger yalınuz hardal ile sahk edüp sürseler kıllar bitürür. Ve bunı zeyt ile bişürseler ol zeyti dâʾü’s-saʿlebe ve barasa dahı sürseler müfîddür. Bundan cüzʾice bevl ve hayz idrârı içün vermek câʾizdür. Bunı yag ile bir hafta güneşde kosalar, andan bir tamla kulaga tamzursalar agrısın ve sagırlıgın giderür ve ol yag balgamî şişlere be-gâyet fâʾide eder. Bu böcegün baʿzılar bir dânesin ve baʿzılar bir buçuk dânesin yeseler âdemi öldürür derler. Eger bunı hatâen yemiş olsalar evvelâ zekeri şişüp ve etrâfında çıbanlar peydâ olur. Bevli ve mesânesi baglanur, tebevvül eyledügi takdîrce kan tebevvül eder. Ve ishâl ve bagırsak sıyrundısı ve gönül dönmek ve ʿakla halel gelmek ve bogazı kurımak ve çabalamak ve gaşy olmak ve gözi perdelenüp ve agzınun lezzeti kalmayup katrân lezzeti gibi olur. Ve bunun zararı yaz vaktinde ziyâde olur ve ʿavrat yese karnında oglancıgı düşürür. Ammâ mesâne taşını çıkarmaga hâssiyyeti vardur, nihâyet kanadın ve ayakların içüreler yâhûd baʿzı edviye ile vereler veyâ kesîrâ ile vereler. Ve bunı hatâen yemiş olsalar evvelâ kayʾ ve hukne ile mukayyed olalar ve tâze süd ve tatlu bâdem yagı içüreler. Baʿzılar torak otı dahı fâʾide eder demiş. Torak otını sıgırun sâde yagı ile içürüp kusduralar ve yaglu çorbalar ve rûfidân yumurda vereler. Ve sâhib-i Takvîm bunun muslihi kâknec habbıdur ve tîn-i mahtûmdur demiş. Bunun bedeli taynûsâdur ki sanavber kurdı derler; bir de yeşil kurd vardur, ol kurd bedel olur. Ammâ taynûsâ tı bâbında zikr olınur. Ve tırtıl kurdına dahı Fârisîler kere-ten derler, bogun bogun olur, agaçlarun yapragın yer. İslâmbôl’da çok olur. Onılmaz yara üzerine sürseler onıldur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Zerârîc: Banbul kurdıdur derler Türkî, bu kurda ashâb-ı lügât zürûce dahı demişler ʿArabî, Fârisî. Fârisîde âb-gîlûd demişler. Mekesek Fârisî; kantarîdus Rûmî; rûyânşâ Süryânî; kîşrâş Rûmî; sefîrâsûn Yûnânî; kantârîtâs Lâtîn; îrʿalan Hindî; hîsû Süryânî-yi kadîm; zûnânâ Kadîm. Şeyh Dâvud bu hayvânı arı gibi uçar der. Ammâ bir kızılca hayvândur ki sinekden büyük, meselâ kızıl aru gibi olur ve siyâh noktaları olur. Südlügen agacında çok olur ve ekser südlügen südini yer, ol ecilden zehr-nâk olur, semm-i kâtildür. Baʿzılar bunı kuduz it taladugı kimesneye verürler, ol ʿillet sâhibi hoş olur demişler. Kavl-i İhtiyârât bu hayvân Hemedân’da ve ol etrâfda çok olur. Eger bundan istiʿmâl eylemek murâd eyleseler bir yeni bardaga koyup ve agzın muhkem kettân bez ile kapayup baʿde sarp sirkeyi kaynadup ve bunı buhârına tutup buhârı ile mütesâʿid olup andan istiʿmâl edeler. Bunun aʿlâsı zeheb reng ola. Tabîʿatı gâyet hâr u yâbisdür, baʿzılar ikinci derecede hâr u yâbis derler. Çıbanlu uyuza ve yaramaz demregüye ve seretân misillü olur şişlere ursalar gidere ve dırnak barasını dahı giderür ve kör olmış dırnagı dahı koparur ve ıslâh eder, tılâ edeler. Ve sâʾir barasa ve behaka sirke ile tılâ edeler, baʿzılar hardal dahı katalar demiş. Eger yalınuz hardal ile sahk edüp sürseler kıllar bitürür. Ve bunı zeyt ile bişürseler ol zeyti dâʾü’s-saʿlebe ve barasa dahı sürseler müfîddür. Bundan cüzʾice bevl ve hayz idrârı içün vermek câʾizdür. Bunı yag ile bir hafta güneşde kosalar, andan bir tamla kulaga tamzursalar agrısın ve sagırlıgın giderür ve ol yag balgamî şişlere be-gâyet fâʾide eder. Bu böcegün baʿzılar bir dânesin ve baʿzılar bir buçuk dânesin yeseler âdemi öldürür derler. Eger bunı hatâen yemiş olsalar evvelâ zekeri şişüp ve etrâfında çıbanlar peydâ olur. Bevli ve mesânesi baglanur, tebevvül eyledügi takdîrce kan tebevvül eder. Ve ishâl ve bagırsak sıyrundısı ve gönül dönmek ve ʿakla halel gelmek ve bogazı kurımak ve çabalamak ve gaşy olmak ve gözi perdelenüp ve agzınun lezzeti kalmayup katrân lezzeti gibi olur. Ve bunun zararı yaz vaktinde ziyâde olur ve ʿavrat yese karnında oglancıgı düşürür. Ammâ mesâne taşını çıkarmaga hâssiyyeti vardur, nihâyet kanadın ve ayakların içüreler yâhûd baʿzı edviye ile vereler veyâ kesîrâ ile vereler. Ve bunı hatâen yemiş olsalar evvelâ kayʾ ve hukne ile mukayyed olalar ve tâze süd ve tatlu bâdem yagı içüreler. Baʿzılar torak otı dahı fâʾide eder demiş. Torak otını sıgırun sâde yagı ile içürüp kusduralar ve yaglu çorbalar ve rûfidân yumurda vereler. Ve sâhib-i Takvîm bunun muslihi kâknec habbıdur ve tîn-i mahtûmdur demiş. Bunun bedeli taynûsâdur ki sanavber kurdı derler; bir de yeşil kurd vardur, ol kurd bedel olur. Ammâ taynûsâ tı bâbında zikr olınur. Ve tırtıl kurdına dahı Fârisîler kere-ten derler, bogun bogun olur, agaçlarun yapragın yer. İslâmbôl’da çok olur. Onılmaz yara üzerine sürseler onıldur.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
