Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Centiyana (Gentiana)

Serbest metin
Gentiana lutea (Sarı Centiyana / Büyük Centiyana)
Gentiana asclepiadea (Susam Otu Yapraklı Centiyana / Mavi Centiyana)
Gentiana pontica (Karadeniz Centiyanası / Rûmî Nevi)

Centiyana (Gentiana)
Mahiyeti: Bu bitkinin köküne yakın olan yaprakları ceviz yaprağına ve sinirli ot yaprağına benzer. Rengi kırmızıdır, ortası yüksek ve kabarıktır. Gövdesi içi boş, düzgün ve parmak kalınlığındadır. Boyu yaklaşık bir metredir (iki zira). Yaprakları birbirinden uzaktır. Meyvesi diplerinde ve filizlerinde yer alır. Kökü uzundur ve loğusa otu köküne benzer. Dağlarda, gölgeli ve nemli sulak yerlerde yetişir. Bazıları bu bitkiye "Centiyana" denmesinin sebebinin, onu ilk keşfedip özelliklerini bulan kişinin "Centin" adındaki bir kral olduğunu söyler. Yetiştiği yerler yüksek dağ başlarıdır. Bitkiden özsu elde edilir. Özsuyu şu şekilde hazırlanır: Centiyana birkaç gün, hatta beş güne kadar su içinde bekletilir. Sonra kaynatılır, süzülür ve tortusundan arındırılır. Ardından bal gibi koyulaşana kadar kaynatmaya devam edilir ve bu şekilde kullanılır.
Seçimi: En iyisi Anadolu (Rumi) türü olandır. Bunun rengi koyu kırmızıdır ve serttir. Bu ilaç odunsu ve köksü bir yapıda olup kalınlığı parmak kadar, bazen daha ince veya daha kalın olabilir. Rengi siyaha çalan bir sarıdır. Kırıldığı zaman iç kısmı ravent kökü rengine benzer şekilde koyu sarıdır.
Tabiatı: Üçüncü derecede sıcak ve ikinci derecede kurudur.
Etkileri ve Özellikleri: Tıkanıklıkları açıcı ve büzücü/tutucu(kabız) özelliği vardır. Kökünün açıcı, inceltici ve temizleyici etkisi çok güçlüdür.
Güzellik: Kökü alaca hastalığı lekesini temizler; özellikle kökünden elde edilen özsu bu lekeleri gidermede çok daha etkilidir.
Çıbanlar ve Yaralar: Yiyici (kangrenöz/aşındırıcı) yaraları iyileştirir ve kötü huylu kronik yaraların sağalmasını sağlar; özellikle özsuyu bu konuda çok etkilidir.
Eklemlere Faydaları: Kasılıp bükülmüş sinirler için iki dirhem centiyana şarapla içilirse iyi gelir. Yüksek bir yerden düşen kişilere de faydalıdır.
Göz Organları: Centiyanadan lapa yapılarak göz iltihaplarında (remed) kullanılır.
Göğüs Organları: Özsuyundan iki dirhem içmek zatülcembe (akciğer zarı iltihabı) çok iyi gelir.
Besin Organları: Karaciğer ve dalak tıkanıklıklarını açar. İki dirhem miktarını şarapla içmek karaciğer ve dalak ağrılarına, bu organların soğukluğuna ve şişliklerine iyi gelir. Kökünü kaynatıp içmek soğuk mizaçlı mideyi düzeltir.
Boşaltım Organları: İdrar ve âdet kanamasını söktürür. Fitil olarak alttan uygulandığında cenini (düşüğü) dışarı atar.
Zehirler: Bu ilaç, akrep sokmalarına karşı diğer tüm ilaçlardan daha faydalıdır. İki dirhem miktarını şarapla içmek; böcek sokmalarına, kuduz köpek ısırmasına ve yırtıcı hayvan saldırılarına karşı korur ve iyileştirir.
Bedelleri: Centiyana yerine, onun ağırlığının bir veya bir buçuk katı kadar asarun ya da yarısı kadar kebere ağacı kökü kabuğu kullanılabilir.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb Cilt 2]

Centiyana: Anadolu türüne Türkçede eşek turpu denir. Rumcada çentıyane denir. Bu ot iki türdür. Biri genellikle yaylalarda ve karlı dağ başlarında yetişen Anadolu türüdür. Diğer türüne cermakanî denir, kırmızı renkli bir köktür. Minhac kitabına göre yaprağı ceviz yaprağına benzer ve meyvesi tepesindeki çanağa benzer bir yapının içinde bulunur. Kökü uzun loğusa otu gibidir. Bu bitkiye "Cıntıyane" denmesinin sebebi; Cintisü'l-melik adında bir kralın bu otla şifa bulması ve bitkinin onun adıyla anılmaya başlanmasıdır. En kaliteli olanı Anadolu türüdür; rengi çok kırmızıdır ve güzel kokar. Tabiatı üçüncü derecede sıcak ve ikinci derecede kurudur. Karaciğer ve dalak tıkanıklıklarını açar, âdeti ve idrarı söktürür. Akrep ve diğer zehirli böcek sokmalarına karşı yarım miskâl içilmesi panzehir etkisi yapar. Bal ve ılık suyla karıştırılıp ısırılan yere lapa olarak sürülebilir. Kadınlar bundan fitil yapıp rahimlerine koyarsa düşüğü dışarı atar. Kuduz köpek ısırmasına, yılan sokmalarına ve öldürücü zehirlere karşı panzehirdir. Karaciğer ve mide ağrıları ile zatülcembe iyi gelir. Göz ilaçları hazırlanırken afyon bulunamazsa, sadece afyon yerine bu otun kullanılması çok uygundur. Kökü ve özsuyu alaca hastalığı lekelerine sürüldüğünde lekeyi geçirir. Kadınlar kökünü fitil olarak kullanırsa anında düşüğe sebep olur. İbni Baytar’a göre, zehirli böcek sokmalarında bir dirhem kökü; biber, sedef otu ve şarapla karıştırılıp içirilir. Özsuyundan bir dirhem içmek kas güçsüzlüğüne, siyatık ağrısına ve sinir zedelenmelerine fayda sağlar. Dövülüp yaraların ve kötü huylu çıbanların üzerine ekilirse iyileştirir. Centirayanın kurusu parçalanıp beş gün suda bekletilir, yumuşadıktan sonra kaynatılır, suyu süzülüp koyulaşana kadar tekrar kaynatılarak kullanılır. Bu su alaca lekesine ve göz şişliklerine iyi gelir. İshak’a göre göğse biraz zararı vardır ancak bu zararını geyik dili otu giderir. Razi’ye göre bedeli, kendi ağırlığının bir buçuk katı kadar asarun ve yarısı kadar kebere kökü kabuğudur. Bazıları yuvarlak loğusa otunun da bedel olabileceğini söyler. İbni Zühr’e göre, bir kadının âdet kanaması aşırı olur ve durmazsa, Anadolu centiyanası kınayla karıştırılıp alnına lapa olarak sürülürse kanamayı keser.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]

Centiyana: Meşhur bir bitkitir. Kökünden bir dirhem; biber, sedef otu ve şarapla içilirse zehirli böcek sokmalarına fayda eder. Suyundan bir dirhem içilirse yan ağrısına, organlardaki halsizliğe, sinir uyuşmalarına, karaciğer ve mide ağrılarına iyi gelir, tıkanıklıkları açar ve vücudu temizler. Kadınlar kökünü fitil gibi rahimlerine koyarsa düşüğe yol açar. Dövülüp yaralara ve kötü çıbanlara ekilirse fayda sağlar. Suyu içildiğinde akrep sokmasına, soğuk mizaçlı karaciğere ve dalağa iyi gelir, tıkanıklıkları açar. Hazırlanışı şöyledir: Kurusu beş gün suda bekletilir, yumuşayana kadar kaynatılır, soğutulduktan sonra iyice sıkılarak süzülür. Elde edilen su kıvam alana kadar tekrar kaynatılır. Bu su alaca lekesine sürülürse fayda eder; göze damlatılırsa sıcak mizaçlı göz şişliklerini indirir. İdrar ve âdet söktürür. Karaciğer ve dalaktaki sert şişlikleri çözer. Bedeli asarun veya kebere kökü kabuğudur.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]


Centiyana: Farsçada guşe veya beşedşeked denir. İsmi Yunancadır ve Yunan krallarından birinin adından gelir; bazen cinyatiş olarak da anılır. Loğusa otundan daha kalın yapılıdır. Yere yakın yaprakları ceviz yaprağına benzer ve sonradan sararır. Gövdesi bir karış kadar uzanır, kırmızı çiçekleri vardır ve tohumu susama benzer. Ne kadar kırmızı olursa o kadar kalitelidir. İlkbaharda ve eylülde olgunlaşır. Kökünün gücü üç yıl, cam şişede saklanırsa özsuyunun(usaresinin) gücü yedi yıl dayanır. Pelin otuyla karıştırıldığında görüntü olarak ayırt edilemez, sadece güzel kokusu sayesinde fark edilir. İkinci derecede sıcak ve birinci derecede kurudur. Şişlikleri kesinlikle dağıtır; özellikle karaciğer ve dalak şişliklerine iyi gelir. Kırık organların iyileşmesini içilerek ve dışarıdan sarılarak hızlandırır. Vücuttaki atık maddeleri, özellikle de âdet kanını söktürür; alttan fitil olarak uygulandığında çocuk düşürür ve tıkanıklıkları açar. Soğuktan kaynaklanan ağrıları geçirir, mideyi ısıtır ve zehirlerin etkisini giderir; özellikle akrep zehrine karşı sedef otuyla birlikte kullanıldığında muhteşem bir fayda sağlar. Mideye (şirdene) zararı vardır; geyik dili otu bu zararını düzeltir. İçim miktarı bir dirhemdir. Bedeli, kendi miktarı kadar asarun, yarısı kadar kebere ağacı kabuğu veya kendi kadar kostus ya da loğusa otudur.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]

Centiyana: Adını Cintin adlı bir kraldan alır. "Dörtlü panzehir" denilen meşhur karışımın bileşenlerinden biridir; çünkü bu devayı ilk olarak bu kral ortaya çıkarmıştır. Bazılarına göre kral amansız bir hastalıktan bu ot sayesinde kurtulmuş, bu yüzden bitkiye onun adı verilmiştir. Dağlarda, gölgeli, nemli ve karlı yerlerde yetişen bir bitkinin köküdür. İki türdür: En iyisi olan Anadolu türünün yaprakları ceviz yaprağına benzer, kızılımsıdır ve kenarları tırtıklıdır. İçi boş ve üstü düzgün olan gövdesi parmak kalınlığında ve yaklaşık bir metre uzunluğundadır. Üzerinde birbirinden uzak küçük yaprakları bulunur. Çiçeği koyu kırmızı ve mavimsi, kökü ise uzun, kalın ve kırmızıdan toz rengine çalan bir yapıdadır; tadı acıdır. Diğer bir türü Acem diyarından, Cermakan’dan getirilir; yaprakları kuzu kulağı gibi ekşimsidir. Ancak tıpta kullanılan ve en kaliteli olanı ilk türüdür. "Centiyana" denildiğinde doğrudan kökü kastedilir. Tabiatı üçüncü derecenin başlarında sıcak ve kurudur. Bir miskâl centiyana; biber, sedef otu ve şarapla içilirse zehirli böcek sokmalarına iyi gelir. Sıkılmış suyundan bir miskâl suyla içilirse yan ağrılarına, düşmeden kaynaklanan ezilmelere, sinir uyuşmalarına, kas çekilmelerine ve mide ile karaciğerdeki soğuk mizaçlı ağrılara şifa olur. Kadınlar kökünü fitil yapıp rahmine koyarsa cenini güçlü bir şekilde dışarı atar. Büyük ve iltihaplı çıbanların üzerine konursa fayda eder; yayılan ve aşındırıcı çıbanları iyileştirir. Bu tür dış tedavilerde özsuyu çok daha etkilidir. Bazen şişmiş gözlere lapa yapılarak sürülür ve göz için hazırlanan keskin ilaçların içine katılır. Kökü dövülüp sirkeyle birlikte alaca lekesi üzerine sürülürse lekeyi geçirir.

Özsuyu şu şekilde elde edilir: Kökler dövülüp suda beş gün bekletilir. Sonra aynı su içinde kökler açılıp su azalarak koyulaşana kadar kaynatılır. Kökler içinden çıkarıldıktan sonra elde edilen su, daha da koyulaşması için ateşte kaynatılmaya devam edilir ve yağlı bir toprak kapta saklanır. Bu özsu hem içilerek hem de lapa olarak akrep sokmalarına, karaciğer tıkanıklıklarına ve dalak sertleşmelerine karşı son derece etkilidir. Özetle; zehirlerin etkisini gidermede harika bir panzehir gücü vardır, kuduz böceklerin ve içilen zehirlerin zararını yok eder. Dövülüp yarım miskâl içilirse idrarı söktürür, âdeti başlatır ve cenini düşürür. Bir miskâle kadar bal ve sıcak suyla içilmesi uygundur. Isırılan yere lapa olarak konulursa fayda sağlar. Bazı hekimler göğse zarar verdiğini söyler; geyik dili otu bu zararını düzeltir. Karaciğer ve dalaktaki sert şişlikleri eritmede ve tıkanıklıkları açmada bedeli, kendi ağırlığının bir buçuk katı kadar asarun veya yarısı kadar kebere kökü kabuğudur; kebere kökü doğrudan da kullanılabilir. Bazıları rumi kerevizin, bazıları ise kendi ağırlığı kadar kostus kökünün bedel olabileceğini belirtmiştir.
[Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

Centiyana (Gentiana)
Fi’l-Mahiyyeti: Bu nebtin köküne muttasıl ve karîb olan yaprağı cevz yaprağına müşabihtir ve lisan-ı hamel yaprağına dahi müşabihtir yani sinirli yaprağı gibidir ve levni kırmızıdır ve ortası müşerref ve alidir ve sakı ecvef ve emlestir ve sakı parmak gılazında olur ve tûlü iki zira' olur ve yaprakları biri birinden müteba'id ve uzak olur ve mivesi akma'ında ve filizlerinde olur ve kökü uzun olur, zeravend köküne müşabih olur ve cibalde muzıll yani gölgeli yerlerde ve nedavetli sulak yerlerde nabit olur. Ve ba'dılar dediler ki o nebte onun için centiyânâ tesmiye olundu ki o nebti evvelâ taarruf edip havassını istihrac eyleyen kimsenin ismi Centin nâm melik idi. Ve menabiti yüce dağ başlarında olur. Ondan 'usare ittihaz olunur. Ve usare ittihazının tariki budur ki centiyânâ birkaç gün su içinde nak' olunur, beş güne varınca kadar su içinde terk olunur sonra tabh olunup tasfiye ve tervik olunur ve ba'dehu 'asel gibi katı ve koyu olur, o vakt isti'mal olunur.
Fi'l-İhtiyârı: Ecvedi Rûmî olan centiyânâdır, Rûmînin levni humret-i şedid ile ahmer olur ve salabet üzere olur. Ve o deva deva haşeb ve 'urûktur, gılaz-ı isbada olur ve isbadan kalın ve ince dahi olur ve sevada mail asfer olur ve kesr olundukta meksiri ve kırılan mahalli rivend levnine karîb olup sufret-i şedide ile asfer olur.
Fi't-Tabi'ı: Derece-i salisede harr ve derece-i saniyede yabis olur.
Fi’l-Ef'ali ve'l-Havassı: Teftih ve kabdı vardır ve kökün teftihi ve teltif ve cilası mübalağa üzere olur.
Fi'z-Zîneti: Kökü behakı cali olur hususan kökün zikri sabık olan 'usaresinin behakı cilası ziyade olur.
Fi'l-Huracı ve'l-Kurûhı: Teekkülü olan cirahati sağaltır ve kurûh-ı habiselere dahi ba'is-i bür'ü sıhhat olur hususan usaresi bu fiili ziyade işler.
Fi menafi'i'l-Mefâsılı: Dolaşıp mültevî olan sinirlere şarab ile iki dirhem mikdarı centiyânâ şürb olunsa nafi' olur. Ve mevdi'-i 'aliden düşen kimselere dahi bu deva nafi' olur.
Fi a'dâi'l-'Aynı: Centiyânâdan letûh ittihaz olunup remedde isti'mal olunur.
Fi a'dâi'ş-Sadrı: İki dirhem mikdarı 'usaresi zâtü'l-cenbe nafi' ve ceyyid devadır.
Fi a'dâi'l-Gıdâi: Kebid ve tıhal süddelerini açar, müfettihtir; iki dirhem mikdarını şarab ile şürb eylemek kebid ve tıhal ağrılarına ve bürûdetlerine ve veremlerine nafi' olur ve kökünü şürb etmek baride olan mi'deyi ıslah eder.
Fi a'dâi'n-Nefdi: Bevl ve tamsı idrar eder; siyafi gibi aslı dahi ihtimal olunur ve cenini ihrac eder.
Fi's-Sümûmı: Les'a-i 'akraba bu deva cümle devalardan enfa' olur. İki dirhem mikdarı şarab ile cemi'an hevammin les'alarına ve kelb-i kelibin 'addasına ve cemi'an yırtıcı hayvanatın 'addalarına nafi' olur.
Fi’l-Ebdali: Centiyânânın bedeli bir misli ve nısf misli esarûn veyahûd keber kökünün kışûrundan centiyânâ vezninin nısfı olur.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb Cilt 2]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.