Abonelikler
Uygulamamızı indirin
Freed Science

Kadim Tıbbın İhyası

Özgür Tıp amblemi

Tıbbi Miras Arşivi

🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿

Biberiyye, biberiye Salvia rosmarinus Rosemary

Biberiyye, biberiye Salvia rosmarinus Rosemary — 1
1 / 1
Serbest metin
Frengice (Avrupa dillerinde) rozmarino, Arapça (İklilü'l) cebel, Türkçe biberiye. Tabiatı ikinci derecede sıcak ve kurudur. Faydası: Eğer zikrolunan otu toplayıp adet üzere Rum pelin otuyla(afsentin-i rümiyle), papatya çiçeğiyle ve mercanköşkle (merzencüş) pişirip şeker ile şerbet edip içseler; midede ve bağırsaklarda (em'âda) olan koyu yelleri dağıtıp ağrılarını sakin eder. Böbreği ve mesaneyi temizler. Eğer zikrolunan şerbetten kullansalar adı geçen uzuvlara kuvvet verir. Zikri geçen bu otu ezip yılan soktuğu yere koysalar zehrini kesip acısından kurtuluşa sebep olur. Eğer zikrolunan biberiyeyi imbikte damıtıp yağını ve suyunu çıkarıp kullansalar, adı geçen hastalıkların cümlesine Allah'ın emriyle gayet münasiptir ve latif bir devadır. Buna benzer özellikleri sonsuzdur, hatta zikrolunan biberiyenin çiçeğinde panzehir özelliği ispat etmişlerdir. Mide hastalıklarında, böbrek (külâ) ve mesane hastalıklarında büyük etkisi (azim fiili) vardır. Eğer mezkur biberiyenin çiçeğini toplayıp gülbeşeker gibi macun (hamire) etseler mezkur hastalıklarda büyük faydası müşahede olunur; lakin hekimlerin çoğu bundan gafil olmuşlardır ama Frenk hekimleri gayet metheder, gayet mübarek ottur.
[Tercüme-i Cedide fi'l-Havâssi'l-Müfrede]

İklîlü'l-cebel: Bu bir ottur ki bir arşın uzanır. Yaprakları hırçın ve incedir, kokusu (rayihası) iyi ve çiçeği beyaz ile mavi (gök) arasındadır. Yuvarlak yemişi vardır. Bir kavilde İskenderiye'de biter imiş. Ona kurdumana derlermiş lakin sabit değildir. İyisi haziran ayında derlenendir (toplanandır). İkinci derecede sıcak ve kurudur. İstiskaya (Ascites/Dropsy), sarılığa (yerakana), ciğer ağrısına ve dalağa faydalıdır. İdrarı yürütür (cari eder) ve şişlikleri dağıtır (tahlil eder). Eğer eti onunla doldursalar tuz yerini tutar ve kokusunu bozulmadan (fesat olmadan) korur. Eğer yapraklarını göz ağrısı üzerine koysalar ıslah eder. Sıcak mizaçlının (mahrur) başını ağrıtır. Sirkencübin ıslah eder. Şerbet miktarı beşe kadardır. Bedeli kendi ağırlığı kadar pelin otu (efsentin) ve yarısı kadar mürsafi'dir (mürr).
[Davud-u Antaki - El Tezkire]

Biberiye Çiçeği Reçeli: Biberiye çiçeğinin reçeli/marmelatı (murabbası) tarifidir (tarîkidir). Biberiye çiçeği temiz ve pak ola bir okka (vukiyye), nöbet şekeri iki okka. Yapılışı: Bunları şeker ile yoğurup ve ateşe koyup bir kere kaynatıp ve indirip, cam (sırçalı) bir kap içine koyup ağzını iyice/sıkıca (pekçe) kapayıp kırk gün güneşte durup ondan sonra koruyalar. Faydaları budur: Mideye, nefsani ruha, kalbe ve yüreğe kuvvet verip mideden yeli çıkarır (ihraç eder).
[Tuhfetü'l-Eribin]

Hubzü’l-meryem: Biberiye derler ve biberine dahi derler ama bunun yaprağı biberiyeye benzemez. Mesela nezle otuna (âkırkarhâ) benzer. Üç çeşittir. Bir çeşidine iklîlü’l-cebel derler. Ve bir çeşidi dahi ona pek benzemez ve çok bulunmaz, bu diyarlarda çok meşhur değildir. Ve bir çeşidi dağlıdır (cebelîdir). Yaprağı uzunca, budakları ve ağacı dahi büyük ve kalın olur. Ama asıl Rum’da meşhur olup ve kullanılan (müsta'mel) olan biberiyenin çiçeği olur. Çoğu tabipler çiçeğinden macun ederler ve ciğerde verem dedikleri hastalık (illet) sahibine verirler, çoğunlukla uygun (muvafık) gelir.
Âzânü’l-kays: İhtiyârât'ın kavli üzere biberiye derler, biberine dahi derler. Hayyü’l-âlem çeşidindendir (nev'indendir) dahi derler. Bazıları kûtûlîdûn dahi derler. Şîrâz: Şeyh Davud'un kavli üzere âzânü’l-kays derler.
İklîlü’l-cebel: Türkçe biberine, Türkçe biberiye derler. Latince rozmarinu derler. Ve bir çeşidi dahi vardır, Arapçasına hubzü’l-meryem derler. Evvelki çeşidinden yaprağı ve dalları küçüktür, başı hilal otuna benzer. Ve bir çeşidi dahi vardır, evvelki çeşidi gibidir. Bu çeşidine iklîlü’l-berrî derler.
[Nizamü’l-Edviye]

Erişim kontrol ediliyor…

Orijinal Tarihî Metin

Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.

İklilül cebel اكليل الجبل azanül kays Âzânü’l-kays: İhtiyârât kavli üzere biberiyye derler, biberîne dahı derler. Hayyü’l-ʿâlem nevʿindendür dahı derler. Baʿzılar kûtûlîdûn dahı derler. Kaf bâbında kûtûlîdûn deyü zikr olınur. Şîrâz: Şeyh Dâvud kavli üzere âzânü’l-kays derler şiraz [Nizamü’l-Edviye]

Orijinal metnin devamı kilitli

Erişim kontrol ediliyor…

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…

Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.