Hayvanların Havassı
Örümcek, Ankebut
Serbest metin
Örümcek (Ankebût)
Eğer örümceği bir parça beze bağlayıp şu pazısına bağlasalar sıtmayı defeder.
[Hükemâ-yı Tertîb-i Muâlece]
Mahiyeti Hakkında: Bilinen bir hayvandır.
Fayda ve Özellikleri Hakkında: Örümceğin evi (ağı) cerahat üzerine konulursa akan kanı keser.
Çıbanlar ve Yaralar Hakkında: Ülserler/yaralar üzerine örümceğin ağı konulursa yaranın şişmesini engeller.
Baş Organlarının Hastalıkları Hakkında: Evi yoğun kıvamlı/kalın (galiz) ve beyaz olan örümceğin ağı gül yağıyla pişirilip kulağa damlatılsa ağrısını dindirir.
Sıtmalar/Ateşli Hastalıklar Hakkında: Bazıları dediler ki örümcek ağı bazı merhemlere karıştırılıp bir parça keten bezi onunla bulanıp alın ve şakaklar üzerine yapıştırılsa gün aşırı tutan sıtmada (hummâ-i gıbbda) iyileşme meydana gelir. Ve bir kavim dahi zannetti ki evi yoğun kıvamlı/kalın ve beyaz olan örümceğin ağı bir deriye bağlanıp boyuna yahut pazısına (azuya) asılsa gün aşırı tutan sıtmaya faydalıdır ve Dioskorides'in görüşüne göre dört günde bir tutan sıtmaya (hummâ-i rıb'a) faydalı olur.
[Kanun fi't-Tıb]
Ankebût: O, birçok çeşittir. Ancak mutlak olarak söylendiğinde maksat, evler bucağında ve mekanlarda ağ örendir (nesc edendir). Çeşitlerinin tamamı birinci derecede sıcak ve ikinci derecede kurudur. Üzerine serpmekle yaraları bitirir ve sürmekle şişlikleri çözer/eritir (hall eder). Ne zaman ki zeytinyağında pişirseler ve tütsü yapmakla dört günde bir tutan sıtmayı engeller. Eğer nişadırla ezip aşağıdan fitil olarak kullanmakla basuru zayıflatır. Eğer gül yağı ile kulağa damlatsalar ağrısını yok eder.
[Tezkire-i Davut]
Anâkib: Ankebûtun çoğuludur. Ankebût, Türkçede örümcek dedikleri hayvandır. Çok türlüdür. Tümünün mizacı soğuk ve kurudur, özellikle uçları yani elleri ve ayakları son derece soğuk ve kurudur. İçlerinden mizaçları sıcak dahi olur; mesela şebt ve sebû'u’z-zübân (sinekler aslanı) demekle bilinen örümceklerin mizaçları sıcaktır. Evlerde olan örümceklerden alıp ezip büyük yaralara ve şişliklere koysalar şişirmemesine mani olur (şişirmeye). Eğer merheme karıştırıp gün aşırı, dört günde ve üç günde bir tutan sıtması (hummâ-yı rıb') olanın alnına ve şakaklarına (sakal başlarına) sürseler sıtmayı giderir. Örümcek dokudukları yuvaları (ağları) ki çok türlüdür, onlardan alıp kan aktığı yere koysalar kanı tutar; derin olmayan irinli çıbanlara koysalar şişmesine mani olur. Örümcek yuvalarından bir çeşidi olur ki beyaz olur, evler üzerinde yaparlar, ondan alıp bir deri parçasına bağlayıp dört günde bir tutan sıtması olan kimsenin pazısına bağlasalar sıtmayı giderir ve tekrar gelmesine mani olur. Eğer yaksalar göze faydalıdır, gözü parlatır (cilâ edip) kuvvet verir ve yaramaz hıltları kabul etmesine mani olur. Eğer yakmayıp gül yağıyla pişirip sıcaktan ağrısı olan kulak içine damlatsalar yahut dışarıdan üzerine sürseler ağrısına fayda eder. Bazıları demişler sebû'u’z-zübân yani sinekler aslanı dedikleri örümceği alıp bir kamış parçası içine koyup dört günde bir tutan sıtması olan kimse üzerine assalar sıtmayı giderir. Bazıları demişler diğer örümceklerden her birinde bu hassa vardır. Eğer örümcek yuvasını alıp üzerine sirke damlatıp henüz ortaya çıkan büyük sivri şiş ve çıban üzerine koyup ta kuruyuncaya dek üzerinde dursa fayda edip büyümesine mani olur ve kurutur. Eğer örümcek yuvasıyla kirlenmiş ve paslanmış olan gümüşü ovsalar pasını ve kirini giderip parlatır.
[Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Eğer örümceği bir parça beze bağlayıp şu pazısına bağlasalar sıtmayı defeder.
[Hükemâ-yı Tertîb-i Muâlece]
Mahiyeti Hakkında: Bilinen bir hayvandır.
Fayda ve Özellikleri Hakkında: Örümceğin evi (ağı) cerahat üzerine konulursa akan kanı keser.
Çıbanlar ve Yaralar Hakkında: Ülserler/yaralar üzerine örümceğin ağı konulursa yaranın şişmesini engeller.
Baş Organlarının Hastalıkları Hakkında: Evi yoğun kıvamlı/kalın (galiz) ve beyaz olan örümceğin ağı gül yağıyla pişirilip kulağa damlatılsa ağrısını dindirir.
Sıtmalar/Ateşli Hastalıklar Hakkında: Bazıları dediler ki örümcek ağı bazı merhemlere karıştırılıp bir parça keten bezi onunla bulanıp alın ve şakaklar üzerine yapıştırılsa gün aşırı tutan sıtmada (hummâ-i gıbbda) iyileşme meydana gelir. Ve bir kavim dahi zannetti ki evi yoğun kıvamlı/kalın ve beyaz olan örümceğin ağı bir deriye bağlanıp boyuna yahut pazısına (azuya) asılsa gün aşırı tutan sıtmaya faydalıdır ve Dioskorides'in görüşüne göre dört günde bir tutan sıtmaya (hummâ-i rıb'a) faydalı olur.
[Kanun fi't-Tıb]
Ankebût: O, birçok çeşittir. Ancak mutlak olarak söylendiğinde maksat, evler bucağında ve mekanlarda ağ örendir (nesc edendir). Çeşitlerinin tamamı birinci derecede sıcak ve ikinci derecede kurudur. Üzerine serpmekle yaraları bitirir ve sürmekle şişlikleri çözer/eritir (hall eder). Ne zaman ki zeytinyağında pişirseler ve tütsü yapmakla dört günde bir tutan sıtmayı engeller. Eğer nişadırla ezip aşağıdan fitil olarak kullanmakla basuru zayıflatır. Eğer gül yağı ile kulağa damlatsalar ağrısını yok eder.
[Tezkire-i Davut]
Anâkib: Ankebûtun çoğuludur. Ankebût, Türkçede örümcek dedikleri hayvandır. Çok türlüdür. Tümünün mizacı soğuk ve kurudur, özellikle uçları yani elleri ve ayakları son derece soğuk ve kurudur. İçlerinden mizaçları sıcak dahi olur; mesela şebt ve sebû'u’z-zübân (sinekler aslanı) demekle bilinen örümceklerin mizaçları sıcaktır. Evlerde olan örümceklerden alıp ezip büyük yaralara ve şişliklere koysalar şişirmemesine mani olur (şişirmeye). Eğer merheme karıştırıp gün aşırı, dört günde ve üç günde bir tutan sıtması (hummâ-yı rıb') olanın alnına ve şakaklarına (sakal başlarına) sürseler sıtmayı giderir. Örümcek dokudukları yuvaları (ağları) ki çok türlüdür, onlardan alıp kan aktığı yere koysalar kanı tutar; derin olmayan irinli çıbanlara koysalar şişmesine mani olur. Örümcek yuvalarından bir çeşidi olur ki beyaz olur, evler üzerinde yaparlar, ondan alıp bir deri parçasına bağlayıp dört günde bir tutan sıtması olan kimsenin pazısına bağlasalar sıtmayı giderir ve tekrar gelmesine mani olur. Eğer yaksalar göze faydalıdır, gözü parlatır (cilâ edip) kuvvet verir ve yaramaz hıltları kabul etmesine mani olur. Eğer yakmayıp gül yağıyla pişirip sıcaktan ağrısı olan kulak içine damlatsalar yahut dışarıdan üzerine sürseler ağrısına fayda eder. Bazıları demişler sebû'u’z-zübân yani sinekler aslanı dedikleri örümceği alıp bir kamış parçası içine koyup dört günde bir tutan sıtması olan kimse üzerine assalar sıtmayı giderir. Bazıları demişler diğer örümceklerden her birinde bu hassa vardır. Eğer örümcek yuvasını alıp üzerine sirke damlatıp henüz ortaya çıkan büyük sivri şiş ve çıban üzerine koyup ta kuruyuncaya dek üzerinde dursa fayda edip büyümesine mani olur ve kurutur. Eğer örümcek yuvasıyla kirlenmiş ve paslanmış olan gümüşü ovsalar pasını ve kirini giderip parlatır.
[Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Örümcek ankebut عنكبوت
Örümcek (Ankebût)
Eger, örümcegi bir pâre beze baglayup şol tolugına baglasalar ısıtmayı def' ide.
[Hükemâ-yı Tertîb-i Muâlece]
Örümcek (Ankebût)
Eger, örümcegi bir pâre beze baglayup şol tolugına baglasalar ısıtmayı def' ide.
[Hükemâ-yı Tertîb-i Muâlece]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
