🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Sultan otu, Antirrhinum majus

Serbest metin
Sultan Otu (Aslanağzı / Antirrhinum - Haşîşetü'l-Melik)
Frenkçede antirino, Arapçada haşişetü'l-melik, Türkçede sultan otu. Tabiatı hararet ve kurulukta mutedildir. Faydası: Eğer zikrolunan otun yaprağını ve çiçeğini kaynatıp kadınlar buğusuna otursalar rahim şişliklerini ve sertliğini çözüp/eritip ağrılarını sakin eder ve tutulmuş olan adet kanını açıp rahim hastalıklarından emin olmaya sebep olur. Eğer söz konusu otun çiçeğini ve yaprağını gül yağıyla pişirip karın zarı(sifak) ile kasık(erbiyye) arasına yakı etseler söz konusu hastalıklara zikredildiği gibi fayda eder. Eğer söz konusu otun çiçeğini önceden zikrolunduğu minval üzere pişirip gül yağıyla daha sonra gözde olan şişliklere yakı etseler gözün şişliğini çözüp/eritip ve ağrısını sakin eder ve gözü yıkayıp temizler(cila verir). Ve eğer söz konusu otun tohumunu ezip zambak yağıyla beraber karıştırıp tüm şişliklere yakı etseler şişlikleri çözüp/eritip ağrıları sakin eyler Allahü tealanın emriyle. Söz konusu otun şişlikler hususunda gayet mübalağa üzere yazılmıştır, velakin usta tabibin görüşüne muhtaçtır. Öyle olduğunda büyük faydalar zahir olur inşallahü teala, gaflet olunmaya.
[Terceme-i Cedîde Fi'l-Havâssi'l-Müfrede]
Yenme: Akça ot ve sultan otu ve taşaklıca banbul dahi derler. Şirazlılar sünbül-daru derler. Eğer bal ile şişliklere ve domuzcuğa(hanazire) vursalar giderir. Sinirli yaprakla geyik kulağı dedikleri ot arasında olur, daha küçük olur, yaprağının ortasında gövdesi çıkar, bir karış olur, boğumluca olur. İbni Baytar'ın sözü üzere eğer dövüp cerahatlere ekseler fayda verir. [Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Frenkçede antirino, Arapçada haşişetü'l-melik, Türkçede sultan otu. Tabiatı hararet ve kurulukta mutedildir. Faydası: Eğer zikrolunan otun yaprağını ve çiçeğini kaynatıp kadınlar buğusuna otursalar rahim şişliklerini ve sertliğini çözüp/eritip ağrılarını sakin eder ve tutulmuş olan adet kanını açıp rahim hastalıklarından emin olmaya sebep olur. Eğer söz konusu otun çiçeğini ve yaprağını gül yağıyla pişirip karın zarı(sifak) ile kasık(erbiyye) arasına yakı etseler söz konusu hastalıklara zikredildiği gibi fayda eder. Eğer söz konusu otun çiçeğini önceden zikrolunduğu minval üzere pişirip gül yağıyla daha sonra gözde olan şişliklere yakı etseler gözün şişliğini çözüp/eritip ve ağrısını sakin eder ve gözü yıkayıp temizler(cila verir). Ve eğer söz konusu otun tohumunu ezip zambak yağıyla beraber karıştırıp tüm şişliklere yakı etseler şişlikleri çözüp/eritip ağrıları sakin eyler Allahü tealanın emriyle. Söz konusu otun şişlikler hususunda gayet mübalağa üzere yazılmıştır, velakin usta tabibin görüşüne muhtaçtır. Öyle olduğunda büyük faydalar zahir olur inşallahü teala, gaflet olunmaya.
[Terceme-i Cedîde Fi'l-Havâssi'l-Müfrede]
Yenme: Akça ot ve sultan otu ve taşaklıca banbul dahi derler. Şirazlılar sünbül-daru derler. Eğer bal ile şişliklere ve domuzcuğa(hanazire) vursalar giderir. Sinirli yaprakla geyik kulağı dedikleri ot arasında olur, daha küçük olur, yaprağının ortasında gövdesi çıkar, bir karış olur, boğumluca olur. İbni Baytar'ın sözü üzere eğer dövüp cerahatlere ekseler fayda verir. [Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Sultan Otı (Haşîşetü'l-Melik)
Frengî antirînö, Arabî haşîşetü'l-melik, Türkî sultân otı. Tabî'atı harâret yübûsetde mu'tedildür. Fâ'idesi: Eger zikr olınan otuñ yapragın ve çiçegin kaynadup hâtunlar bugına otursalar rahîm şişlerini ve salâbetini tahlîl edüp evcâ'ını teskîn eder ve mesdûd olan hayzını açup rahîm illetlerinden emîn olmaga bâ'is olur. Eger mezkûr otuñ çiçegin ve yapragın gül yagıyla tabh eyleyüp sifâk ile erbiyye beynine dımâd etseler mezkûr illetlere mezkûr gibi fâ'ide eder. Eger mezkûr otuñ çiçegin sâbıkda zikr olındugı minvâl üzere tabh eyleyüp gül yagıyla ba'dehu gözde olan şişlere dımâd etseler gözüñ şişin tahlîl eyleyüp ve agrısın sâkin eder ve gözi cilâlandurur. Ve eger mezkûr otuñ tohmını sahk eyleyüp zanbak yagıyla ma'an halt eyleyüp cümle şişlere dımâd etseler şişleri tahlîl eyleyüp evcâ'ları teskîn eyler bi-emri'llâhi te'âlâ. Mezkûr otuñ şişler husûsında gâyet mübâlaga üzere yazılmışdur, velâkin tabîb-i hâzıkuñ re'yine muhtâcdur. Öyle olıcak azîm fâ'ideler zâhir olur inşâ'allâhu te'âlâ, gaflet olınmaya.
[Terceme-i Cedîde Fi'l-Havâssi'l-Müfrede]
Frengî antirînö, Arabî haşîşetü'l-melik, Türkî sultân otı. Tabî'atı harâret yübûsetde mu'tedildür. Fâ'idesi: Eger zikr olınan otuñ yapragın ve çiçegin kaynadup hâtunlar bugına otursalar rahîm şişlerini ve salâbetini tahlîl edüp evcâ'ını teskîn eder ve mesdûd olan hayzını açup rahîm illetlerinden emîn olmaga bâ'is olur. Eger mezkûr otuñ çiçegin ve yapragın gül yagıyla tabh eyleyüp sifâk ile erbiyye beynine dımâd etseler mezkûr illetlere mezkûr gibi fâ'ide eder. Eger mezkûr otuñ çiçegin sâbıkda zikr olındugı minvâl üzere tabh eyleyüp gül yagıyla ba'dehu gözde olan şişlere dımâd etseler gözüñ şişin tahlîl eyleyüp ve agrısın sâkin eder ve gözi cilâlandurur. Ve eger mezkûr otuñ tohmını sahk eyleyüp zanbak yagıyla ma'an halt eyleyüp cümle şişlere dımâd etseler şişleri tahlîl eyleyüp evcâ'ları teskîn eyler bi-emri'llâhi te'âlâ. Mezkûr otuñ şişler husûsında gâyet mübâlaga üzere yazılmışdur, velâkin tabîb-i hâzıkuñ re'yine muhtâcdur. Öyle olıcak azîm fâ'ideler zâhir olur inşâ'allâhu te'âlâ, gaflet olınmaya.
[Terceme-i Cedîde Fi'l-Havâssi'l-Müfrede]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
