Cinsellik
Kadın ve Erkek Hakkında Genel Bilgiler
Serbest metin
Kadın ve Erkek Hakkında Genel Bilgiler
Eğer erkek adam yetmiş yaşına varıncaya dek oğlu ve kızı olur ve kadın elli yaşına varıncaya dek oğlu kızı olur. Ve hayızlı kadın eğer aynaya baksa donuk olur, eğer bostana girse, kavun tatsız olur ve kovan katına varsa külli ziyan olur.
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
İnsanlar erkek ve kadın olmak üzere iki cinsiyettir. Erkek, daha sıcak, daha kuru ve daha kuvvetlidir. Kadınlar, daha soğuk ve daha rutubetlidir. Bundan dolayı kadınlar erkekten daha zayıftır. Damarların nabzı cinsiyete göre farklılık arz eder. Erkeklerin nabzı, kadınların nabzına kıyasla çok daha büyük, çok daha kuvvetli, biraz daha yavaş ve seviye bakımından oldukça düzensizdir. Erkeklerin nabzının, kadınların nabzından çok daha büyük olmasının sebebi, erkeğin, kadından daha sıcak olması ve daha güçlü olmasıdır. Erkeğin nabzının daha güçlü olmasının sebebi, erkeklerin bedeninin, kadının bedeninden daha güçlü olmasıdır. Erkeğin nabzının daha yavaş olmasının sebebi, büyüklük bakımından ihtiyaç duyulan şeyi karşılamasıdır. Erkeğin nabzının seviye bakımından oldukça düzensiz olmasının sebebi, önceki sebeple aynıdır. Çünkü kuvvet zayıfladığı anda ihtiyaç kesintisizlikle karşılanmaktadır. Kadının nabzına gelecek olursak bu, erkeğin nabzına kıyasla, çok daha küçük, oldukça zayıf, biraz daha hızlı ve seviye bakımından oldukça kesintisizdir. Bunun sebebi, erkeklerin nabzı konusunda yukarıda açıkladığımız sebeplerin aksidir.
[Galenos Külliyatı]
BEDENİN OLUŞUMU VE ANNE-BABA MENİSİ: Ve biz deriz ki; bizim bedenlerimizin var oluşunun başlangıcı İKİ ŞEYDİR: 1. Erkeklerin Menisi: Erkeklerin menisi hakkında en doğru görüş şudur: O meni "Etken(Fail)" makamındadır. Yani o menide "Dondurucu/Mayalayıcı Güç" vardır. Tıpkı peyniri mayalayan ve donduran peynir mayası olduğu gibi! 2. Kadınların Menisi ve Adet Kanları: Bedenlerimizin oluşumunun ikinci başlangıcı budur. (İbni Sina'nın adet kanını neden 'başlangıç' olarak saydığının gerekçesi şudur: Ruha üflenmeden önce, sperm damlasına bitkisel bir nefes verilir. Bitki her ne kadar ruh sahibi değilse de topraktan beslenip nasıl büyüyorsa; aynen öyle sperm de ruh verilmeden önce adet kanı ile beslenip büyür. Sonra o et parçasından bedenin asıl parçaları birleşir. İşte bu yüzden adet kanı, bedenin başlangıcından sayılmıştır. Allame bu ince detaya hiç girip itiraz etmemiştir. Zira meşhur olan görüş, asıl parçaların sadece spermden oluştuğudur.) Kadının menisi hakkında en doğru söz şudur: O meni "Madde" menzilesindedir. Yani "Etken" değildir! Aksine erkeğin menisinin fiilini ve mayalamasını kabul edip pıhtılaşır, mayalanır. Tıpkı peynir mayası süte karıştırıldığında, sütün o mayayı kabul edip peynirleşmesi/pıhtılaşması gibi. Tıpkı peynir mayasının "Etken(Fail)", sütün ise ondan etkilenen maddesi(madde-i münfailesi) olduğu gibi... Aynen öyle de; Erkeğin menisi Etken(Fail), dişinin menisi ise ondan Etkilenen ve Madde'dir. Ve o iki meni toptan bedenin bir parçası olurlar. Bu iki cevher, yani erkeğin ve dişinin menisi, "Yaş/Nemli" ve "Akıcı" olmak bakımından eşittirler. Erkeğin menisi yaş ve akıcı olduğu gibi dişinin menisi de yaş ve akıcı olur. Lakin bu iki meniden her biri Dört Elementten mürekkeptir (meydana gelmiştir). Kadınların menisinde SU VE TOPRAK çoktur/ziyadedir. Erkeklerin menisinde HAVA VE ATEŞ çoktur/ziyadedir. Bu söylenenlerden şu sonuç çıkar: Bedenlerimizin ilk pıhtılaşması/mayalanması ve var olmasında; maddenin (kadın menisinin) Yaş/Nemli olması sebebiyle BEDEN, "RUTUBET/NEM ÜZERE" MAYALANIP PIHTILAŞIR! Sonradan, topraksallık ve toprak sebebiyle bedende bir "Sertlik(Salabet)" ve "Peklik" oluşur. Ateşte de (erkek menisinde) bir olgunlaştırma/pişirme(indac) gücü olduğu için; o iki unsur (ateş ve toprak) birbirine yardım edip destek olurlar. O rutubet/nem üzere mayalanmış olan bedenimizi sertleştirip, pekiştirir ve pişirirler!
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Eğer erkek adam yetmiş yaşına varıncaya dek oğlu ve kızı olur ve kadın elli yaşına varıncaya dek oğlu kızı olur. Ve hayızlı kadın eğer aynaya baksa donuk olur, eğer bostana girse, kavun tatsız olur ve kovan katına varsa külli ziyan olur.
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
İnsanlar erkek ve kadın olmak üzere iki cinsiyettir. Erkek, daha sıcak, daha kuru ve daha kuvvetlidir. Kadınlar, daha soğuk ve daha rutubetlidir. Bundan dolayı kadınlar erkekten daha zayıftır. Damarların nabzı cinsiyete göre farklılık arz eder. Erkeklerin nabzı, kadınların nabzına kıyasla çok daha büyük, çok daha kuvvetli, biraz daha yavaş ve seviye bakımından oldukça düzensizdir. Erkeklerin nabzının, kadınların nabzından çok daha büyük olmasının sebebi, erkeğin, kadından daha sıcak olması ve daha güçlü olmasıdır. Erkeğin nabzının daha güçlü olmasının sebebi, erkeklerin bedeninin, kadının bedeninden daha güçlü olmasıdır. Erkeğin nabzının daha yavaş olmasının sebebi, büyüklük bakımından ihtiyaç duyulan şeyi karşılamasıdır. Erkeğin nabzının seviye bakımından oldukça düzensiz olmasının sebebi, önceki sebeple aynıdır. Çünkü kuvvet zayıfladığı anda ihtiyaç kesintisizlikle karşılanmaktadır. Kadının nabzına gelecek olursak bu, erkeğin nabzına kıyasla, çok daha küçük, oldukça zayıf, biraz daha hızlı ve seviye bakımından oldukça kesintisizdir. Bunun sebebi, erkeklerin nabzı konusunda yukarıda açıkladığımız sebeplerin aksidir.
[Galenos Külliyatı]
BEDENİN OLUŞUMU VE ANNE-BABA MENİSİ: Ve biz deriz ki; bizim bedenlerimizin var oluşunun başlangıcı İKİ ŞEYDİR: 1. Erkeklerin Menisi: Erkeklerin menisi hakkında en doğru görüş şudur: O meni "Etken(Fail)" makamındadır. Yani o menide "Dondurucu/Mayalayıcı Güç" vardır. Tıpkı peyniri mayalayan ve donduran peynir mayası olduğu gibi! 2. Kadınların Menisi ve Adet Kanları: Bedenlerimizin oluşumunun ikinci başlangıcı budur. (İbni Sina'nın adet kanını neden 'başlangıç' olarak saydığının gerekçesi şudur: Ruha üflenmeden önce, sperm damlasına bitkisel bir nefes verilir. Bitki her ne kadar ruh sahibi değilse de topraktan beslenip nasıl büyüyorsa; aynen öyle sperm de ruh verilmeden önce adet kanı ile beslenip büyür. Sonra o et parçasından bedenin asıl parçaları birleşir. İşte bu yüzden adet kanı, bedenin başlangıcından sayılmıştır. Allame bu ince detaya hiç girip itiraz etmemiştir. Zira meşhur olan görüş, asıl parçaların sadece spermden oluştuğudur.) Kadının menisi hakkında en doğru söz şudur: O meni "Madde" menzilesindedir. Yani "Etken" değildir! Aksine erkeğin menisinin fiilini ve mayalamasını kabul edip pıhtılaşır, mayalanır. Tıpkı peynir mayası süte karıştırıldığında, sütün o mayayı kabul edip peynirleşmesi/pıhtılaşması gibi. Tıpkı peynir mayasının "Etken(Fail)", sütün ise ondan etkilenen maddesi(madde-i münfailesi) olduğu gibi... Aynen öyle de; Erkeğin menisi Etken(Fail), dişinin menisi ise ondan Etkilenen ve Madde'dir. Ve o iki meni toptan bedenin bir parçası olurlar. Bu iki cevher, yani erkeğin ve dişinin menisi, "Yaş/Nemli" ve "Akıcı" olmak bakımından eşittirler. Erkeğin menisi yaş ve akıcı olduğu gibi dişinin menisi de yaş ve akıcı olur. Lakin bu iki meniden her biri Dört Elementten mürekkeptir (meydana gelmiştir). Kadınların menisinde SU VE TOPRAK çoktur/ziyadedir. Erkeklerin menisinde HAVA VE ATEŞ çoktur/ziyadedir. Bu söylenenlerden şu sonuç çıkar: Bedenlerimizin ilk pıhtılaşması/mayalanması ve var olmasında; maddenin (kadın menisinin) Yaş/Nemli olması sebebiyle BEDEN, "RUTUBET/NEM ÜZERE" MAYALANIP PIHTILAŞIR! Sonradan, topraksallık ve toprak sebebiyle bedende bir "Sertlik(Salabet)" ve "Peklik" oluşur. Ateşte de (erkek menisinde) bir olgunlaştırma/pişirme(indac) gücü olduğu için; o iki unsur (ateş ve toprak) birbirine yardım edip destek olurlar. O rutubet/nem üzere mayalanmış olan bedenimizi sertleştirip, pekiştirir ve pişirirler!
[İbni Sina - El Kanun Fittıb]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Kadın ve Erkek Hakkında Genel Bilgiler
Eger erkek âdem yetmiş yaşına varınca oglı ve kızı olur ve ʿavrat elli yaşına varınca oglı kızı olur. Ve hayize ʿavrat eger aynaya baksa tonuk olur, eger bûstâna girse, kavun datsız olur ve kovan katına varsa küllî ziyân olur.
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
Eger erkek âdem yetmiş yaşına varınca oglı ve kızı olur ve ʿavrat elli yaşına varınca oglı kızı olur. Ve hayize ʿavrat eger aynaya baksa tonuk olur, eger bûstâna girse, kavun datsız olur ve kovan katına varsa küllî ziyân olur.
[Mir Salih B. Havabin - Risâle fi't-Tıb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
