Hayvanların Havassı
Tavus Kuşu
Serbest metin
Tavus Kuşu
Yirmi beş yıl yaşar ve 2 yıl olmayınca yumurtlamaz.
[Ahmet Şeyhzade - Tabibnâme]
Tavus(Tâvus): Eğer bunun etini yağıyla kavurma gibi edip ve suyunu içseler zatülcenp illetine fayda eder. Eğer etini ve yağını sedefotu suyu ile ve bal ile karıştırıp yeseler mide, kulunca ve ağrıların envayına faydalıdır. Tavusun eti yoğun kıvamlı/kalın(galiz) ve yaramazdır. Yaz günlerinde boğazladıktan sonra bir gün bir gece ayağına taş bağlayıp asa koyalar, kış günü ise üç gün üç gece dura, o takdirce mideyi arıtıp ve tez hazmolur. Ve sıcak mideye tavus eti faydalıdır. Eğer tavusu boğazladıkları gibi pişirseler eti pişmez ve muzır(zararlı) olur ve hazmolmaz. Ekmek hamuru gelmeden pişirmedikleri gibi bayat eylemeyince pişirmeyeler. Razi sözü üzere tavus bir yemekte ağı olduğunu hisseylese feryat edip o yemek çanağının üzerine kanat açıp o çanağı kırmak murat eder. Gelincik dedikleri hayvanda dahi bu hassa olduğunu beyan etmişler ve kumru kuşunda dahi bu hassa vardır derler. Tavusun kanını onmaz yaraların üzerine anzerut ile bile sürseler veya kurutup ekseler ondurur. Eğer kemiğini ezip yakıp çile ve barasa süreseler giderir. Eğer etini ve yağını nohut ve soğan ile pişirip yeseler cimayı ziyade eyler. Ve beynini bal ve sedefotu ile içirseler kezalik mide ağrısına fayda eder, ama kanını içirseler insanı divane eder. Eğer ödünden bir denk kadar ishali olanlara içirseler hoş edip hapseder(kabz ede). Ve etini bazı nüshada gördüm, gayet kuvvetlendirici yazmışlar ve diz ağrılarına faydalıdır demişler. Ve yağını soğuk vurmuş azaya sürseler ıslah eder. Ve kemiğini götüren kimseye göz değmeye. Ve tavusun pençesini çocuk doğururken zahmet çeken kadınların uyluğuna bağlayıp yahut altında tütsü eyleseler asan doğurup zahmet çekmeye.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Tavus(Tâvûs): Bir Hint kuşudur. Güzel renkleri olur hususa erkeği olanın. Ve derler ki o ayaklarına baktıkta gamgin olur. Zira ayakları siyah ve rengine muhteliftir. Ve erkeğinin kuyruğu bir zira kadarı uzanır. Ve tavus yirmiye değin yumurtlar. Ve kırk günden yavru çıkar lakin yavrularının kuvveti kâmil olmaz, meğer üç yılda. O, sıcak ve kurudur ikincinin ahirinde. Eti kuluncu ve yoğun kıvamlı/kalın yelleri(riyâh-ı galîzayı) keser. Ve mafsalları sakin eder. Ve ödü anzerut ile gözdeki beyazlığı keser. Ve anzerumsuz karın ağrısını ve dizanteriyi zail eder içmek ile. Ve başta olan keli ve izleri zail eder sürmekle. Ve tersi izleri keser ve safi eder. Ve eğer tüyünü yakıp yaralara koysalar yaraları etlendirir ve dişleri cila eder. O, geç hazmolur. Ve mizacı kemdir. Ve harareti şiddetlidir. Sirkede pişirmek ıslah eder ve tıkanıklık üretir. Ve gah olur ki kaşıntı üretir. Tohumlar ve sebzeler ıslah edicisidir. Ve hassalarındandır ki şehveti tahrik ettirir. Ve kemiği çili iyi eder ve kanı sirke ve anzerut ile yaraları zail eder.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Tavus(Tâvûs): Maruf kuştur. Hint vilayetinde çok olur. Sair vilayetlere dahi Hint'ten getirilmiştir. Erkeği büyük olur turna kuşu kadar ve dahi büyük olur. Kuyruğu dahi ziyade uzun olur. En uzun yeleği üç arşun uzunluğuna erişir. Tüyleri çok türlü güzel ala ve nurlu altın gibi yıldırar renkleri olur ve dişisi küçük olup kuyruğu dahi erkeği gibi uzun olmaz ve kedi gibi çağırır, yılda bir kereden gayrı yumurtlamaz. Lakin on dane ve bazısı yirmi daneye dek yumurtlar ve yumurtası üzerine ancak dişisi oturup yavrusu oldukta yalnız besler ve yumurtadan çıkıp büyüyüp organları ve tüyleri tamam bitip uçması üç yıldan önce olmaz. Eti katıdır, kavidir. Mizacı ziyade sıcak kurudur, yaramazdır. Eğer tavuslar ve sair eti yoğun kıvamlı/kalın(galiz) ve katı olandan yemek olursa bu makuleleri boğazlayıp ayaklarına ağır taş bağlayıp ve bir yere asa koyup bir gün veyahut iki veyahut üç gün hayvanın katılığına göre ve vakte göre asılı dura. Bazıları demişler taş ile bastıralar ama evvelki yeğdir. Sonra sirke ile ta yumuşayıncaya(müherrâ olıncaya) dek pişireler ve yağlar ile yiyeler. Evla budur ki onu bedenleri ve mideleri kavi olup ağır işlerde olan ve tabiatları içinde çok gıda olanlardan gayrı kimseler yemeyeler. Eğer etini ve iç yağını ufak doğrayıp azıcık su ile pişirip yan ağrısından şikayet edene çorbasını içirseler fayda eyleye. Eğer etini su ve sedefotu ile pişirip yeseler kulunç ve midede soğuktan olan ağrılara fayda eyleye. Etini yemek ve iç yağını yemek ve avret yerlerini ve uyluklar arası ve oturak yerini onunla yağlamak cimaya ziyade tahrik eder. Eğer ödünü yavuz sirke ile karıştırsalar zehirli canavarlar soktuğu yere sürseler fayda eyleye. Bazıları demişler tavus zehirli taam görünce zıplayıp çağırır. Bazıları demişler tavus zehre baksa veyahut zehir yemiş kimseye baksa zehir kuvvetini sıya yani zarar ettirmeye. Eğer karnında ağrısı olan kimse ödünden sirkencübin ile ve su ile iki denk miktarına dek yese ağrıyı gidere. Eğer kanını anzerut ile karıştırıp yaş ve yaramaz çıbanlara ki yiyici olmasından havfolunursa ona sürseler iyi ede. Eğer tersini siğillere sürseler siğilleri kopara. Eğer kemiklerini yakıp ve dövüp yüzde olan lekeye sürseler iyi ede. Eğer baras üzerine sürseler rengini boza.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Yirmi beş yıl yaşar ve 2 yıl olmayınca yumurtlamaz.
[Ahmet Şeyhzade - Tabibnâme]
Tavus(Tâvus): Eğer bunun etini yağıyla kavurma gibi edip ve suyunu içseler zatülcenp illetine fayda eder. Eğer etini ve yağını sedefotu suyu ile ve bal ile karıştırıp yeseler mide, kulunca ve ağrıların envayına faydalıdır. Tavusun eti yoğun kıvamlı/kalın(galiz) ve yaramazdır. Yaz günlerinde boğazladıktan sonra bir gün bir gece ayağına taş bağlayıp asa koyalar, kış günü ise üç gün üç gece dura, o takdirce mideyi arıtıp ve tez hazmolur. Ve sıcak mideye tavus eti faydalıdır. Eğer tavusu boğazladıkları gibi pişirseler eti pişmez ve muzır(zararlı) olur ve hazmolmaz. Ekmek hamuru gelmeden pişirmedikleri gibi bayat eylemeyince pişirmeyeler. Razi sözü üzere tavus bir yemekte ağı olduğunu hisseylese feryat edip o yemek çanağının üzerine kanat açıp o çanağı kırmak murat eder. Gelincik dedikleri hayvanda dahi bu hassa olduğunu beyan etmişler ve kumru kuşunda dahi bu hassa vardır derler. Tavusun kanını onmaz yaraların üzerine anzerut ile bile sürseler veya kurutup ekseler ondurur. Eğer kemiğini ezip yakıp çile ve barasa süreseler giderir. Eğer etini ve yağını nohut ve soğan ile pişirip yeseler cimayı ziyade eyler. Ve beynini bal ve sedefotu ile içirseler kezalik mide ağrısına fayda eder, ama kanını içirseler insanı divane eder. Eğer ödünden bir denk kadar ishali olanlara içirseler hoş edip hapseder(kabz ede). Ve etini bazı nüshada gördüm, gayet kuvvetlendirici yazmışlar ve diz ağrılarına faydalıdır demişler. Ve yağını soğuk vurmuş azaya sürseler ıslah eder. Ve kemiğini götüren kimseye göz değmeye. Ve tavusun pençesini çocuk doğururken zahmet çeken kadınların uyluğuna bağlayıp yahut altında tütsü eyleseler asan doğurup zahmet çekmeye.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü'l-Edviye]
Tavus(Tâvûs): Bir Hint kuşudur. Güzel renkleri olur hususa erkeği olanın. Ve derler ki o ayaklarına baktıkta gamgin olur. Zira ayakları siyah ve rengine muhteliftir. Ve erkeğinin kuyruğu bir zira kadarı uzanır. Ve tavus yirmiye değin yumurtlar. Ve kırk günden yavru çıkar lakin yavrularının kuvveti kâmil olmaz, meğer üç yılda. O, sıcak ve kurudur ikincinin ahirinde. Eti kuluncu ve yoğun kıvamlı/kalın yelleri(riyâh-ı galîzayı) keser. Ve mafsalları sakin eder. Ve ödü anzerut ile gözdeki beyazlığı keser. Ve anzerumsuz karın ağrısını ve dizanteriyi zail eder içmek ile. Ve başta olan keli ve izleri zail eder sürmekle. Ve tersi izleri keser ve safi eder. Ve eğer tüyünü yakıp yaralara koysalar yaraları etlendirir ve dişleri cila eder. O, geç hazmolur. Ve mizacı kemdir. Ve harareti şiddetlidir. Sirkede pişirmek ıslah eder ve tıkanıklık üretir. Ve gah olur ki kaşıntı üretir. Tohumlar ve sebzeler ıslah edicisidir. Ve hassalarındandır ki şehveti tahrik ettirir. Ve kemiği çili iyi eder ve kanı sirke ve anzerut ile yaraları zail eder.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Tavus(Tâvûs): Maruf kuştur. Hint vilayetinde çok olur. Sair vilayetlere dahi Hint'ten getirilmiştir. Erkeği büyük olur turna kuşu kadar ve dahi büyük olur. Kuyruğu dahi ziyade uzun olur. En uzun yeleği üç arşun uzunluğuna erişir. Tüyleri çok türlü güzel ala ve nurlu altın gibi yıldırar renkleri olur ve dişisi küçük olup kuyruğu dahi erkeği gibi uzun olmaz ve kedi gibi çağırır, yılda bir kereden gayrı yumurtlamaz. Lakin on dane ve bazısı yirmi daneye dek yumurtlar ve yumurtası üzerine ancak dişisi oturup yavrusu oldukta yalnız besler ve yumurtadan çıkıp büyüyüp organları ve tüyleri tamam bitip uçması üç yıldan önce olmaz. Eti katıdır, kavidir. Mizacı ziyade sıcak kurudur, yaramazdır. Eğer tavuslar ve sair eti yoğun kıvamlı/kalın(galiz) ve katı olandan yemek olursa bu makuleleri boğazlayıp ayaklarına ağır taş bağlayıp ve bir yere asa koyup bir gün veyahut iki veyahut üç gün hayvanın katılığına göre ve vakte göre asılı dura. Bazıları demişler taş ile bastıralar ama evvelki yeğdir. Sonra sirke ile ta yumuşayıncaya(müherrâ olıncaya) dek pişireler ve yağlar ile yiyeler. Evla budur ki onu bedenleri ve mideleri kavi olup ağır işlerde olan ve tabiatları içinde çok gıda olanlardan gayrı kimseler yemeyeler. Eğer etini ve iç yağını ufak doğrayıp azıcık su ile pişirip yan ağrısından şikayet edene çorbasını içirseler fayda eyleye. Eğer etini su ve sedefotu ile pişirip yeseler kulunç ve midede soğuktan olan ağrılara fayda eyleye. Etini yemek ve iç yağını yemek ve avret yerlerini ve uyluklar arası ve oturak yerini onunla yağlamak cimaya ziyade tahrik eder. Eğer ödünü yavuz sirke ile karıştırsalar zehirli canavarlar soktuğu yere sürseler fayda eyleye. Bazıları demişler tavus zehirli taam görünce zıplayıp çağırır. Bazıları demişler tavus zehre baksa veyahut zehir yemiş kimseye baksa zehir kuvvetini sıya yani zarar ettirmeye. Eğer karnında ağrısı olan kimse ödünden sirkencübin ile ve su ile iki denk miktarına dek yese ağrıyı gidere. Eğer kanını anzerut ile karıştırıp yaş ve yaramaz çıbanlara ki yiyici olmasından havfolunursa ona sürseler iyi ede. Eğer tersini siğillere sürseler siğilleri kopara. Eğer kemiklerini yakıp ve dövüp yüzde olan lekeye sürseler iyi ede. Eğer baras üzerine sürseler rengini boza.
[Hasan B. Abdurrahmân - Ma la yesaüt tabibe cehluhu]
Erişim kontrol ediliyor…
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
