🌿 Gıdalar ve Bitkiler 🌿
Karga Ayağı - Geranium tuberosum
Serbest metin
🌿 Riclü'l-Gurâb, Karga Ayağı (Atrîlâl)
Mahiyeti Hakkında: Bu dahi bir devadır ki bu isim ona has kılındı yani bunun isimlendirilmesinde ihtilaf vardır, kimisi atrilaldir dediler ve kimisi diğer nebat olduğuna kanaat getirdiler, iki fırka dahi kendi kanaat getirdikleri isimlendirilene mahsus isimdir diye zannettiler. Boşaltım Organları Hakkında: O otun kökleri pişirilse kronik ishale(ishal-i müzmine) faydalı olur. Ve Fules ihtiyatı eyledi ki kulunca dahi fayda olur ve sürincan ameli gibi amel eder.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Karga ayağı: Şam’da riclü’z-zag derler. Türkçe kuzgun ayağı derler bir ottur Türkçede; pa-yı kelag Farsçada; ricl gurab Süryanicede; tigaris Rumcada; kürikus Temimi'de; gakümin Yunancada. Yaprağı tere yaprağına benzer, yerden yukarı bir karış olur, ortasında olan yaprağı uzunca, iki tarafı kısaca olur, o sebepten kuzgun ayağı derler. Eğer tuzla pişirip yeseler arka ve yan ağrılarına fayda verir ve iki dirhemini dövüp içseler fayda verir. Ve yürek ağrısına ve kulunca faydalıdır, hususen kökü ola, uygundur. Bunun kökü evvel derece ahirinde sıcaktır ve ikinci derece evvelinde kurudur. Bunun şerbeti iki dirhemdir. Asıl gut hastalığı(nikris) için yalnız verilmek gerektir. İki dirhemden üç dirheme varınca caizdir. Ve eklemlere dahi, sürincan gibi zararı yoktur. Bundan bazı münasip devalar ile hap edeler, gayet münasiptir. Ve suyundan kaynatıp ondan kurslar dahi edeler. Hacet vaktinde eklem ağrısına dürterler, faydalıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Tavşancıl ayağı: Tavşancıl ayağı derler ve saksağan ayağı(riclü’l-ak'ak) dahi derler ve karga ayağı ve Mısır’da atrilale karga ayağı derler, henüz zikrolundu. Ve atrilal dahi elif babının ibtidalarında zikrolunmuştur.
Zerkürir: Çekirge ayağı ki karga ayağıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Karga ayağı derler. Yerden yukarı ve bir karış olur. Üçer yaprağı olur. Tere yaprağına benzer, tepesindeki yaprağı uzunca iki yanındaki kısacık olur karga ayağına benzer. Eğer zeytinyağıyla ve tuzla pişirip yeseler arka ve yan başı ve dizler ağrısına fayda eder. Eğer iki dirhemini dövüp eleyip içseler gut hastalığı(nikris) zahmetine fayda ede. Eğer sıksalar suyunu kaynatıp üç payda bir payı kalınca ve bir sırça kaba koyup güneşe koysalar kurutsalar hacet vaktinde iki dirhemini ezip eklemler ağrısına dürtseler ağrısını sakin eder.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Karga ayağı: Bir otun adıdır ki Kudüs'te(Beytü'l-Mukaddes'de) olur. Bir karış kadarı uzanır. Yaprakları yarık ve dallıdır(muşa'abdır). Karga ayağına benzer. Ve zahiri sarıya meyillidir. Ezildiğinde beyaz olur. Ve tadında tatlılık vardır ceviz gibi, kökleri kat kat(müteza'if) yuvarlaktır(müstedirdir) sürincan gibi. Sıcak ve kurudur üçüncüde. İshali kesmede tecrübe olunmuştur ve yelleri ve sancıyı sakin eder ve taşı ezer ve tıkanıklıkları(süddeleri) açar. Ve eğer pişirip yeseler bel ağrısına ve kaburgaya ve butlara faydalıdır. Ve eğer zeytinyağı ile pişirseler yağı azimdir eklemler ağrılarına. Ve eğer hararet var ise aşı(likah) gibi şeyler ona izafe edeler gayet de faydalı olur. Ve o, sıcak mizaçlılara(mahrüreyne) zararlıdır. Hindiba düzelticisidir. Şerbeti: İki miskale değindir. Ve bedeli: Sürincan ve karga ayağı, atrilal dahi ıtlak olunur. Sığırcık ayağı(Riclü'z-zürzür) ve saksağan ayağı(riclü'l-ak'ak) dahi derler.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Karga ayağı: Önceden elif harfinde zikrolunmuştur ki atrilal ki Türkçede kılur dedikleri nebattır, karga ayağı onun ismidir. Diğer bir nebat dahi bu isimle meşhurdur. O nebat bir karış miktarı uzar, koyu yeşil yaprakları vardır. Koyuluğundan siyah gibidir. Bostanlarda olan tere yaprağına benzer, her yaprağı iki yarılmıştır. Ortalarında üç dane ince yapraklar dahi olur. Onların dahi ortada olan yaprağı yüksek olup iki yanlarında olanlar kısarak olur, karga ayağına benzer. Bazıları bu nebata riclü’z-zag derler. Zag, burnu kızıl, küçürek kargaya derler. Bu nebatın kökleri yere girip gitmiştir. Değirmiliğe(yuvarlaklığa) meyillidir, üstleri sarıdır, ezildikte içi beyazdır sürincan dedikleri deva gibi yaprağının lezzetinde dili büzmeklik ve azıcık burukluk/büzücü tat(kabızlık) ve tatlılık vardır havuçta olduğu gibi. Tabiatı ilk derecede sıcak ve ikinci derece ahirinde kurudur. Kutsal Kudüs(Kuds-i Şerif) caniplerinde çok bulunur. Eskiden olan ishale ve karın ağrısına faydası tecrübe olunmuştur. Hikayet olundu ki bir kimseye arkasında şu mertebede ağrı ve elem hasıl olmuş ki mecalsiz olup kuvveti düşmeli olunca bu nebatı alıp dişi keçi başı ile pişirip çorbasını içip etini yediği gibi derhal iyi olmuş. Yirmi yıldan beri olan ishali giderip iyi ettiği tecrübe olunmuştur. Eğer su ile kaynatıp ondan sonra ham zeytinden olan zeytinyağı ile kavursalar arka ve uyluk ve dizler ağrılarına fayda eyleye. Hasta olan kimseye şerbet miktarı bir miskalden iki miskale dektir ve hastalığa münasip olan macunlar ile bir miskale dektir. Tabiatta tutukluk(kabz) olursa kolaylıkla defedip aça ve zarar etmeye. Bu nebattan sıkıntı dahi ederler. Şu vecihle ki cümle nebatı yerden çıkarıp üzerinde olan toprak ve tozdan yıkayıp pak ettikten sonra havan içine koyup dövüp sıkarlar, suyunu sırlı çömlek içine koyup yavaş ateş ile üç paydan ikisi gidinceye değin pişirirler. Ondan sonra ağzı geniş şişeye koyup güneşe korlar ve her gün bakırdan küçük küskü ile karıştırırlar ta ki yaş olanı kurusuyla alışıp balmumu gibi olup pek olup nice edersin öyle dura ve el altında dağılmaya. Böyle oldukta çörek çörek edip ipliğe dizeler, kullanılmak murat olundukta su ile ezip ağrısı olan en yerlerine bir dane tüy ile sürüp sıvayalar. Eğer ağrı hararet ile olursa bu çörekten iki dirhem miktarını adamotu(yebrühu’s-sanem) dedikleri nebat kökünün kabuğundan bir dirhem ile ezip sıvayalar ziyade fayda eyleye.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Mahiyeti Hakkında: Bu dahi bir devadır ki bu isim ona has kılındı yani bunun isimlendirilmesinde ihtilaf vardır, kimisi atrilaldir dediler ve kimisi diğer nebat olduğuna kanaat getirdiler, iki fırka dahi kendi kanaat getirdikleri isimlendirilene mahsus isimdir diye zannettiler. Boşaltım Organları Hakkında: O otun kökleri pişirilse kronik ishale(ishal-i müzmine) faydalı olur. Ve Fules ihtiyatı eyledi ki kulunca dahi fayda olur ve sürincan ameli gibi amel eder.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Karga ayağı: Şam’da riclü’z-zag derler. Türkçe kuzgun ayağı derler bir ottur Türkçede; pa-yı kelag Farsçada; ricl gurab Süryanicede; tigaris Rumcada; kürikus Temimi'de; gakümin Yunancada. Yaprağı tere yaprağına benzer, yerden yukarı bir karış olur, ortasında olan yaprağı uzunca, iki tarafı kısaca olur, o sebepten kuzgun ayağı derler. Eğer tuzla pişirip yeseler arka ve yan ağrılarına fayda verir ve iki dirhemini dövüp içseler fayda verir. Ve yürek ağrısına ve kulunca faydalıdır, hususen kökü ola, uygundur. Bunun kökü evvel derece ahirinde sıcaktır ve ikinci derece evvelinde kurudur. Bunun şerbeti iki dirhemdir. Asıl gut hastalığı(nikris) için yalnız verilmek gerektir. İki dirhemden üç dirheme varınca caizdir. Ve eklemlere dahi, sürincan gibi zararı yoktur. Bundan bazı münasip devalar ile hap edeler, gayet münasiptir. Ve suyundan kaynatıp ondan kurslar dahi edeler. Hacet vaktinde eklem ağrısına dürterler, faydalıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Tavşancıl ayağı: Tavşancıl ayağı derler ve saksağan ayağı(riclü’l-ak'ak) dahi derler ve karga ayağı ve Mısır’da atrilale karga ayağı derler, henüz zikrolundu. Ve atrilal dahi elif babının ibtidalarında zikrolunmuştur.
Zerkürir: Çekirge ayağı ki karga ayağıdır.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Karga ayağı derler. Yerden yukarı ve bir karış olur. Üçer yaprağı olur. Tere yaprağına benzer, tepesindeki yaprağı uzunca iki yanındaki kısacık olur karga ayağına benzer. Eğer zeytinyağıyla ve tuzla pişirip yeseler arka ve yan başı ve dizler ağrısına fayda eder. Eğer iki dirhemini dövüp eleyip içseler gut hastalığı(nikris) zahmetine fayda ede. Eğer sıksalar suyunu kaynatıp üç payda bir payı kalınca ve bir sırça kaba koyup güneşe koysalar kurutsalar hacet vaktinde iki dirhemini ezip eklemler ağrısına dürtseler ağrısını sakin eder.
[İbni Baytar - Kitabü'l-Cami Fi'l-Müfredat]
Karga ayağı: Bir otun adıdır ki Kudüs'te(Beytü'l-Mukaddes'de) olur. Bir karış kadarı uzanır. Yaprakları yarık ve dallıdır(muşa'abdır). Karga ayağına benzer. Ve zahiri sarıya meyillidir. Ezildiğinde beyaz olur. Ve tadında tatlılık vardır ceviz gibi, kökleri kat kat(müteza'if) yuvarlaktır(müstedirdir) sürincan gibi. Sıcak ve kurudur üçüncüde. İshali kesmede tecrübe olunmuştur ve yelleri ve sancıyı sakin eder ve taşı ezer ve tıkanıklıkları(süddeleri) açar. Ve eğer pişirip yeseler bel ağrısına ve kaburgaya ve butlara faydalıdır. Ve eğer zeytinyağı ile pişirseler yağı azimdir eklemler ağrılarına. Ve eğer hararet var ise aşı(likah) gibi şeyler ona izafe edeler gayet de faydalı olur. Ve o, sıcak mizaçlılara(mahrüreyne) zararlıdır. Hindiba düzelticisidir. Şerbeti: İki miskale değindir. Ve bedeli: Sürincan ve karga ayağı, atrilal dahi ıtlak olunur. Sığırcık ayağı(Riclü'z-zürzür) ve saksağan ayağı(riclü'l-ak'ak) dahi derler.
[Davud-u Antaki - El Tezkire]
Karga ayağı: Önceden elif harfinde zikrolunmuştur ki atrilal ki Türkçede kılur dedikleri nebattır, karga ayağı onun ismidir. Diğer bir nebat dahi bu isimle meşhurdur. O nebat bir karış miktarı uzar, koyu yeşil yaprakları vardır. Koyuluğundan siyah gibidir. Bostanlarda olan tere yaprağına benzer, her yaprağı iki yarılmıştır. Ortalarında üç dane ince yapraklar dahi olur. Onların dahi ortada olan yaprağı yüksek olup iki yanlarında olanlar kısarak olur, karga ayağına benzer. Bazıları bu nebata riclü’z-zag derler. Zag, burnu kızıl, küçürek kargaya derler. Bu nebatın kökleri yere girip gitmiştir. Değirmiliğe(yuvarlaklığa) meyillidir, üstleri sarıdır, ezildikte içi beyazdır sürincan dedikleri deva gibi yaprağının lezzetinde dili büzmeklik ve azıcık burukluk/büzücü tat(kabızlık) ve tatlılık vardır havuçta olduğu gibi. Tabiatı ilk derecede sıcak ve ikinci derece ahirinde kurudur. Kutsal Kudüs(Kuds-i Şerif) caniplerinde çok bulunur. Eskiden olan ishale ve karın ağrısına faydası tecrübe olunmuştur. Hikayet olundu ki bir kimseye arkasında şu mertebede ağrı ve elem hasıl olmuş ki mecalsiz olup kuvveti düşmeli olunca bu nebatı alıp dişi keçi başı ile pişirip çorbasını içip etini yediği gibi derhal iyi olmuş. Yirmi yıldan beri olan ishali giderip iyi ettiği tecrübe olunmuştur. Eğer su ile kaynatıp ondan sonra ham zeytinden olan zeytinyağı ile kavursalar arka ve uyluk ve dizler ağrılarına fayda eyleye. Hasta olan kimseye şerbet miktarı bir miskalden iki miskale dektir ve hastalığa münasip olan macunlar ile bir miskale dektir. Tabiatta tutukluk(kabz) olursa kolaylıkla defedip aça ve zarar etmeye. Bu nebattan sıkıntı dahi ederler. Şu vecihle ki cümle nebatı yerden çıkarıp üzerinde olan toprak ve tozdan yıkayıp pak ettikten sonra havan içine koyup dövüp sıkarlar, suyunu sırlı çömlek içine koyup yavaş ateş ile üç paydan ikisi gidinceye değin pişirirler. Ondan sonra ağzı geniş şişeye koyup güneşe korlar ve her gün bakırdan küçük küskü ile karıştırırlar ta ki yaş olanı kurusuyla alışıp balmumu gibi olup pek olup nice edersin öyle dura ve el altında dağılmaya. Böyle oldukta çörek çörek edip ipliğe dizeler, kullanılmak murat olundukta su ile ezip ağrısı olan en yerlerine bir dane tüy ile sürüp sıvayalar. Eğer ağrı hararet ile olursa bu çörekten iki dirhem miktarını adamotu(yebrühu’s-sanem) dedikleri nebat kökünün kabuğundan bir dirhem ile ezip sıvayalar ziyade fayda eyleye.
[İbnü’l-Kütbî - Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Riclü'l-Gurâb, Karga Ayagı (Atrîlâl / رجل الغراب)
el-Mâhiyyetü: Bu dahı bir devâdur ki bu ism aña hâss kılındı ya'nî bunuñ müsemmâsında ihtilâf vardur, kimisi âtrîlâldür (اطريلال , Carum) dediler ve kimisi nebt-i âher oldugına zâhib oldular, iki ferîk dahı kendü zâhib oldukları müsemmâya mahsûs ismdür deyu zu'm eylediler.
A'zâü’n-Nefzi: Ol haşîşetüñ usûlü tabh olınsa ishâl-i müzmine nâfi' olur. Ve Fûles ihtiyâtı eyledi ki kûlunca dahı nef' olur ve sûrincân ameli gibi amel eder.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
el-Mâhiyyetü: Bu dahı bir devâdur ki bu ism aña hâss kılındı ya'nî bunuñ müsemmâsında ihtilâf vardur, kimisi âtrîlâldür (اطريلال , Carum) dediler ve kimisi nebt-i âher oldugına zâhib oldular, iki ferîk dahı kendü zâhib oldukları müsemmâya mahsûs ismdür deyu zu'm eylediler.
A'zâü’n-Nefzi: Ol haşîşetüñ usûlü tabh olınsa ishâl-i müzmine nâfi' olur. Ve Fûles ihtiyâtı eyledi ki kûlunca dahı nef' olur ve sûrincân ameli gibi amel eder.
[İbni Sina - El Kanun fi't-Tıbb]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
