Hayvanların Havassı
Kırkayak - Çıyan
Serbest metin
Kırkayak - Çıyan
Sukülükanderyûn: "Vav"sız ve "nun"suz da okunur. Bazen "ye"ye ve "elif"e dönüşürler. Birincisine kartal pençesi(keffi'n-nesr) ve sırtlan pençesi(keffi'z-zab'a) da derler. "Elif" bölümünde hükmü anlatıldı. İkincisi örümcek gibi çok ayaklı bir hayvandır. Ona ümm-i erba'a ve erba'în derler, yani kırk dördün anası demektir; ebû seb'a ve seb'în de derler, yani yetmiş yedinin babası demektir. Demişlerdir ki o, bozulduğu zaman yılan yumurtasından meydana gelir. O zehirlidir. Sokmasının insanı öldürdüğü çok olur. Üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Sürmekle kaşıntıya faydalıdır. Onu yemek kötü hastalıklara uğratır.
[Tezkire-i Davut]
Sekûlûfendiryâ: Yunanca bir isimdir. Kastedilen, İstanbul’da kırkayak dedikleri hayvandır. Kitabın sahibi der ki: Şu an bizde yetmiş yedi ayaklı demekle meşhurdur ve daha önceden dört ayaklı demekle meşhurdu. Bu hayvanın tıp ilminde bir faydası yoktur. Ancak Hekim Dioscorides (Dîskûrîdûs) bahseder ki; bu hayvanın denizden çıkanını zeytinyağı ile pişirip saçlara sürmelidirler, saçları yolar/döker. Bedenden bir yere değerse o yer kaşınır ve bu hayvan zehirlilerdendir.
[Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Sukülükanderyûn: "Vav"sız ve "nun"suz da okunur. Bazen "ye"ye ve "elif"e dönüşürler. Birincisine kartal pençesi(keffi'n-nesr) ve sırtlan pençesi(keffi'z-zab'a) da derler. "Elif" bölümünde hükmü anlatıldı. İkincisi örümcek gibi çok ayaklı bir hayvandır. Ona ümm-i erba'a ve erba'în derler, yani kırk dördün anası demektir; ebû seb'a ve seb'în de derler, yani yetmiş yedinin babası demektir. Demişlerdir ki o, bozulduğu zaman yılan yumurtasından meydana gelir. O zehirlidir. Sokmasının insanı öldürdüğü çok olur. Üçüncü derecede sıcak ve kurudur. Sürmekle kaşıntıya faydalıdır. Onu yemek kötü hastalıklara uğratır.
[Tezkire-i Davut]
Sekûlûfendiryâ: Yunanca bir isimdir. Kastedilen, İstanbul’da kırkayak dedikleri hayvandır. Kitabın sahibi der ki: Şu an bizde yetmiş yedi ayaklı demekle meşhurdur ve daha önceden dört ayaklı demekle meşhurdu. Bu hayvanın tıp ilminde bir faydası yoktur. Ancak Hekim Dioscorides (Dîskûrîdûs) bahseder ki; bu hayvanın denizden çıkanını zeytinyağı ile pişirip saçlara sürmelidirler, saçları yolar/döker. Bedenden bir yere değerse o yer kaşınır ve bu hayvan zehirlilerdendir.
[Ma La Yesaü't-Tabibe Cehluhu]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
kırk ayak
Sukülükanderyûn: Vâvsız ve nûnsuz dahı okınur. Ve gâhî yâya ve elife kalb olurlar (dönüşürler). Evvelkiye keffi'n-nesr dirler ve keffi'z-zab'a dahı dirler. Elif bâbında hükmi zikr olındı. Ve ikincisi bir çok ayaklu hayvândır örümcek gibi. Aña ümm-i erba'a ve erba'în dirler ya'nî kırk dört anası dimek olur ve ebû seb'a ve seb'în dahı ya'nî yetmiş yediniñ babası dimekdir. Ve dimişler ki ol yılan yumurtasındandır kaçan ki fâsid olur. Ve ol agulıdır. Ve çok olur ki sokması âdemi katl ider. Ve hârr ve yâbisdir üçüncide. Hıkkeye (kaşıntıya) nâfi'dir sürmek ile. Ve yemegi emrâz-ı rediyyeye ugradır.
[Tezkire-i Davut]
Sukülükanderyûn: Vâvsız ve nûnsuz dahı okınur. Ve gâhî yâya ve elife kalb olurlar (dönüşürler). Evvelkiye keffi'n-nesr dirler ve keffi'z-zab'a dahı dirler. Elif bâbında hükmi zikr olındı. Ve ikincisi bir çok ayaklu hayvândır örümcek gibi. Aña ümm-i erba'a ve erba'în dirler ya'nî kırk dört anası dimek olur ve ebû seb'a ve seb'în dahı ya'nî yetmiş yediniñ babası dimekdir. Ve dimişler ki ol yılan yumurtasındandır kaçan ki fâsid olur. Ve ol agulıdır. Ve çok olur ki sokması âdemi katl ider. Ve hârr ve yâbisdir üçüncide. Hıkkeye (kaşıntıya) nâfi'dir sürmek ile. Ve yemegi emrâz-ı rediyyeye ugradır.
[Tezkire-i Davut]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
