🫙 Yağlar 🫙
Argan yağı
Serbest metin
Zeytü's-sûdân / argan yağı
Zeytü’s-sûdân: Hercan vilayetinden gelir, gayet sıcaktır. Zeytü’l-hercân dahi derler ve Uzak Batı ehli ercan ve erkan dahi derler. Bunun ağacı iki çeşittir. Bir çeşidi dikenli, büyük olur, yemişi küçük badem gibi olur, yağını ondan alırlar. Ve bir çeşidi dahi yaban bademi gibidir, Arapçada levzü’l-berrî derler. Ama bazıları zeytü’s-sûdân, zeytü’l-hercân değildir, gayrıdır demişler. O zeyt Sudan karalar vilayetinden gelir, gayet sıcaktır demişler. Soğuk hastalıklara fayda eder.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Zeytü’s-Sûdân: Karalar zeyti demektir. Zeyt-i hercan dahi derler. Hercan ercan demektir. Ercan dikenli büyük ağaçtır. Bademin küçüğü gibi yemişi olur. Bazıları buna yaban acı badem derler. Bu yemişi hayvanlar yerler. Çekirdeklerini alıp dövüp içinden yağ çıkarırlar. O yağ sıcaktır, keskindir, ekmeğe katık edip yerler ve mum yerine yakarlar. O yağ balgamı eritip parlatır ve ziyade sıcaktır. Yel sebebi ile olan ağrılara ve soğuktan olan diğer hastalıklara fayda eder, yelleri eritir/çözer dağıtır.
....
Yağı eskiden olan sağırlığa ve kulak ağrılarına bir mertebede faydalıdır ki başka devalar ona beraber olamaz. Yağına zeyt-i Sudan, yani Karalar zeyti derler. Nitekim önceden zikrolunmuştur ve bu bademe Magrib diyarında ercan derler ve hercan dahi derler.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Zeytü’s-sûdân: Hercan vilayetinden gelir, gayet sıcaktır. Zeytü’l-hercân dahi derler ve Uzak Batı ehli ercan ve erkan dahi derler. Bunun ağacı iki çeşittir. Bir çeşidi dikenli, büyük olur, yemişi küçük badem gibi olur, yağını ondan alırlar. Ve bir çeşidi dahi yaban bademi gibidir, Arapçada levzü’l-berrî derler. Ama bazıları zeytü’s-sûdân, zeytü’l-hercân değildir, gayrıdır demişler. O zeyt Sudan karalar vilayetinden gelir, gayet sıcaktır demişler. Soğuk hastalıklara fayda eder.
[Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Zeytü’s-Sûdân: Karalar zeyti demektir. Zeyt-i hercan dahi derler. Hercan ercan demektir. Ercan dikenli büyük ağaçtır. Bademin küçüğü gibi yemişi olur. Bazıları buna yaban acı badem derler. Bu yemişi hayvanlar yerler. Çekirdeklerini alıp dövüp içinden yağ çıkarırlar. O yağ sıcaktır, keskindir, ekmeğe katık edip yerler ve mum yerine yakarlar. O yağ balgamı eritip parlatır ve ziyade sıcaktır. Yel sebebi ile olan ağrılara ve soğuktan olan diğer hastalıklara fayda eder, yelleri eritir/çözer dağıtır.
....
Yağı eskiden olan sağırlığa ve kulak ağrılarına bir mertebede faydalıdır ki başka devalar ona beraber olamaz. Yağına zeyt-i Sudan, yani Karalar zeyti derler. Nitekim önceden zikrolunmuştur ve bu bademe Magrib diyarında ercan derler ve hercan dahi derler.
[Hasan B. Abdurrahman - Tercüme-i Mâ-Lâ Yesa‘u’t-Tabîbe Cehluhu]
Orijinal Tarihî Metin
Eserin özgün nüshasından aktarılmıştır.
Zeytü's-sûdân / Argan yağı
Zeytü’s-sûdân: Hercân vilâyetinden gelür, gâyet issidür. Zeytü’l-hercân dahı derler ve Magribü’l-Aksâ ehli ercân ve erkân dahı derler. Bunun agacı iki nev'dür. Bir nev'i dikenlü, büyük olur, yemişi küçük bâdem gibi olur, yagını andan alurlar. Şîrâz’da ol agaca ercen derler. Ve bir nev'i dahı yabân bâdemi gibidür, buna dahı Şîrâz’da buhrek derler, Arabda levzü’l-berrî derler. Ammâ ba'zılar zeytü’s-sûdân, zeytü’l-hercân degildür, gayrıdur demişler. Ol zeyt Sûdân karalar vilâyetinden gelür, gâyet hârdur demişler. Sovuk marazlara fâ'ide eder. Ammâ levzü’l-berberün menfa'ati cim bâbında cillevzde zikr olınmışdur. [Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Zeytü’s-sûdân: Hercân vilâyetinden gelür, gâyet issidür. Zeytü’l-hercân dahı derler ve Magribü’l-Aksâ ehli ercân ve erkân dahı derler. Bunun agacı iki nev'dür. Bir nev'i dikenlü, büyük olur, yemişi küçük bâdem gibi olur, yagını andan alurlar. Şîrâz’da ol agaca ercen derler. Ve bir nev'i dahı yabân bâdemi gibidür, buna dahı Şîrâz’da buhrek derler, Arabda levzü’l-berrî derler. Ammâ ba'zılar zeytü’s-sûdân, zeytü’l-hercân degildür, gayrıdur demişler. Ol zeyt Sûdân karalar vilâyetinden gelür, gâyet hârdur demişler. Sovuk marazlara fâ'ide eder. Ammâ levzü’l-berberün menfa'ati cim bâbında cillevzde zikr olınmışdur. [Sakızlı İsa Efendi - Nizamü’l-Edviye]
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.
